İyi Hâl İndirimi Nedir? Takdirî İndirimde Oran ve Şeklî Tutum Yasağı (TCK m.62)

Kısaca
- Kamuoyunda “iyi hâl indirimi” denen kurum, kanunda takdirî indirim nedenleri başlığıyla TCK m.62’de düzenlenmiştir.
- İndirim oranı sınırlıdır: diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir; ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine yirmi beş yıl hapis verilir.
- Kanun bir alt sınır koymamıştır; hâkim altıda bire kadar olan aralıkta takdir yetkisini kullanır.
- Takdirî indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilebilir.
- 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun maddeye bir cümle eklemiştir: failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.
- Bu değişiklik, uygulamada “kravat indirimi” olarak eleştirilen kararların önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
- Aynı fıkranın son cümlesi açıktır: takdirî indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.
- CMK m.230/1-c uyarınca ceza, TCK m.61 ve 62’deki sıra ve esaslara göre belirlenir ve bu gerekçede gösterilir.
- “Sanığın lehine takdirî indirim nedeni bulunmadığından” biçimindeki kalıp cümle yetersiz gerekçe sayılmakta ve bozma sebebi olmaktadır.
- Aynı şekilde indirimin uygulanmasında da somut olguya dayanmayan kalıp gerekçeler denetime elverişli değildir.
- Takdirî indirim, TCK m.61’e göre temel ceza belirlenip artırım ve indirimler yapıldıktan sonra uygulanır.
- Etkin pişmanlık, haksız tahrik veya yaş küçüklüğü gibi kanunî indirim nedenleriyle karıştırılmamalıdır; onlar takdire bağlı değildir.
- Takdirî indirimin uygulanmaması ya da uygulanması, temyiz dilekçesinde geçerli bir temyiz sebebi olarak ileri sürülebilir.
- İndirim uygulanmış olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi diğer kurumların ayrıca tartışılması gereğini ortadan kaldırmaz.
- Uygulamada indirim çoğunlukla altıda bir oranında yapılmakla birlikte, bu bir zorunluluk değil takdirin üst sınırıdır.
Kısa cevap: Kamuoyunda “iyi hâl indirimi” denen kurum, TCK m.62’de takdirî indirim nedenleri başlığıyla düzenlenmiştir; diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun maddeye bir cümle eklemiştir: failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.
Bir ceza davasında karar okunduğunda en çok tartışılan cümlelerden biri şudur: “sanığın duruşmadaki iyi hâli dikkate alınarak cezasından takdiren altıda bir oranında indirim yapılmasına.” Bu cümlenin kanundaki karşılığı TCK m.62’dir ve maddenin metni 2022’de değişmiştir. Değişiklikten sonra artık mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî davranışlar indirim nedeni sayılamamaktadır.
Aşağıda takdirî indirimin oranı, hangi olguların indirim nedeni olabileceği, 7406 sayılı Kanun’la getirilen sınır, gerekçe zorunluluğu ve bunun kanun yolundaki sonuçları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile daire kararları üzerinden ele alınmıştır.
Kanunî dayanak
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.62 — Takdirî indirim nedenleri
“(1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.”
“(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.”
Değişiklik uyarısı — 7406 sayılı Kanun (12.05.2022)
Maddenin ikinci fıkrasına 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle “Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.” cümlesi eklenmiştir.
Dolayısıyla kararlarda yer alan “duruşmadaki iyi hâli”, “saygılı tavrı”, “pişmanlık ifade eden söylemi” gibi ifadelerin, mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî bir davranışın ötesinde somut bir olguya dayanıp dayanmadığı ayrıca denetlenmelidir. Bu tarihten önceki içtihatlar okunurken değişiklik gözetilmelidir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.230/1 — Gerekçede gösterilecek hususlar
“c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.”
| Konu | Takdirî indirim (TCK m.62) | Kanunî indirim nedenleri |
|---|---|---|
| Niteliği | Hâkimin takdirine bağlıdır | Şartları varsa uygulanması zorunludur |
| Örnek | Geçmiş, sosyal ilişkiler, pişmanlık | Haksız tahrik, yaş küçüklüğü, etkin pişmanlık |
| Oran | Diğer cezaların altıda birine kadarı | Her maddede ayrı ayrı belirlenmiştir |
| Sıra | TCK m.61’deki işlemlerden sonra | İlgili maddedeki sıraya göre |
| Gerekçe | Kararda gerekçeleriyle gösterilir | Şartların gerçekleştiği gösterilir |
| Şeklî tutum | 7406 s.K. sonrası dikkate alınmaz | Kavramsal olarak zaten ilgisizdir |
| Ağırlaştırılmış müebbette | Müebbet hapse dönüşür | İlgili maddeye göre değişir |
| Müebbette | Yirmi beş yıl hapse dönüşür | İlgili maddeye göre değişir |
| Kanun yolu | Uygulanması/uygulanmaması temyiz sebebi olabilir | Uygulanmaması bozma sebebidir |
Kritik nokta
TCK m.62 hâkime bir takdir yetkisi tanır; ancak bu yetki gerekçesiz kullanılamaz. Fıkranın son cümlesi “Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir” demektedir. Yargıtay uygulamasında hem indirimi uygulamayan hem de uygulayan kararlarda kalıp cümleler yetersiz sayılmakta ve hükümler bu nedenle bozulmaktadır. Gerekçe, dosyaya özgü somut olgulara dayanmalıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce sıralamayı doğru kurun: TCK m.61’e göre temel ceza belirlenip nitelikli hâller ve kanunî artırım-indirim nedenleri uygulandıktan sonra m.62’ye geçilir.
- Takdirî indirimi kanunî indirim nedenleriyle karıştırmayın. Haksız tahrik, yaş küçüklüğü veya etkin pişmanlık şartları varsa uygulanması zorunludur; m.62 ise takdiridir.
- Savunmada m.62’yi ayrı bir başlık altında ileri sürün ve hangi somut olguya dayandığınızı yazın: geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ya da cezanın geleceğine etkisi.
- Somut olguları belgelendirin: sabıka kaydı, çalışma belgesi, öğrenci belgesi, sağlık raporu, zararın giderildiğine dair makbuz gibi.
- Zarar giderilmişse bunu m.62 kapsamında ayrıca vurgulayın; ödeme yapıldığına dair belgeyi dosyaya sunun.
- “Duruşmadaki iyi hâl” ifadesine dayanmayın. 12.05.2022 sonrasında mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.
- Katılan vekili iseniz aynı hükümden ters yönde yararlanın: indirim şeklî bir davranışa dayandırılmışsa bunu kanun yolunda ileri sürün.
- Mahkeme indirimi uygulamamışsa gerekçeyi okuyun. “Lehe takdirî indirim nedeni bulunmadığından” gibi kalıp cümleler yetersiz gerekçedir.
- Temyiz dilekçesinde m.62’yi açık bir temyiz sebebi olarak yazın; Ceza Genel Kurulu bu yöndeki ifadeleri geçerli temyiz sebebi saymaktadır.
- Dilekçede yalnızca “hüküm usul ve yasaya aykırıdır” demeyin; hangi hukuka aykırılığa dayandığınızı anlaşılır biçimde gösterin.
- İndirim uygulanmışsa dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme başlıklarının ayrıca tartışılmasını isteyin.
- Oran konusunda beklentiyi doğru kurun: altıda bir, kanunun izin verdiği azamî orandır; daha az oranda indirim de mümkündür.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.07.2023 T., 2023/148 E., 2023/387 K.
TCK m.62’ye yönelik itiraz geçerli bir temyiz sebebidir. Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyette katılan vekilleri, cezada takdirî indirime gidilmemesi gerektiğini ve indirimin duruşmadaki hâl ve tavırlara dayandırılmasının doğru olmadığını temyiz dilekçelerinde ileri sürmüşlerdi. Özel Daire bu dilekçelerde temyiz sebebi gösterilmediği gerekçesiyle temyiz istemlerini reddetmişti. Ceza Genel Kurulu bu değerlendirmeyi isabetli bulmamış ve şu sonuca varmıştır: “katılan bakanlık vekilinin vekâlet ücreti ve TCK’nın 61. maddesinde yazılı cezanın şahsileştirilmesine; katılan mağdure vekilinin ise TCK’nın 62. maddesinde yazılı takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına yönelen sebeplerin, CMK’nın 294 ve 301. maddelerinde yer alan hükümler de gözetildiğinde, maddi hukuka aykırılık ve muhakeme hukukuna aykırılık iddiasının varlığı bakımından yeterli bir temyiz nedeni olarak değerlendirilmesi gerektiği” kabul edilmelidir. Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE ve Özel Dairenin onama kararının KALDIRILMASINA, 05.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla. Üç üye itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır; ayrıca kararda alıntılanan “en üst hadden cezalandırılması ve cezasında takdiri indirime gidilmemesi gerekmektedir” ifadesi katılan vekilinin temyiz dilekçesinden aktarılmış olup Kurulun hükmü değildir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 16.10.2024 T., 2022/14658 E., 2024/24102 K.
“Lehine takdirî indirim nedeni bulunmadığından” kalıbı yetersiz gerekçedir. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyette TCK m.62 uygulanmamış, gerekçe olarak yalnızca bir cümlelik bir kalıp kullanılmıştı. Daire şu tespiti yapmıştır: “Sanık hakkında geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak takdiri indirime karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, ‘Sanığın lehine takdiri indirim nedeni bulunmadığından’ şeklindeki yetersiz gerekçe ile hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması” hukuka aykırı görülmüştür. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK m.302/2 uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 09.10.2024 T., 2022/14520 E., 2024/23740 K.
Aynı ölçüt bir hafta arayla yinelenmiştir. Yine uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan bir hükümde Daire, ölçütü şöyle ifade etmiştir: “Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde bir karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden” TCK m.62 hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Kararın gösterdiği şey, bu denetimin istisnaî değil rutin bir temyiz denetimi hâline geldiğidir. Sonuç: kararın BOZULMASINA.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 06.10.2025 T., 2021/31575 E., 2025/11993 K.
İndirim uygulandı diye diğer kurumlar tartışmasız bırakılamaz. Kaçakçılık suçundan yargılanan sanık, kovuşturma aşamasında eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırmış ve hakkında TCK m.62 uyarınca takdirî indirim uygulanmıştı. Daire, hükmü birden çok yönden bozarken şu noktayı da bozma sebebi saymıştır: “Sanığın kovuşturma aşamasında dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını mal müdürlüğüne yatırdığı, artık giderilmesi gereken bir kamu zararının bulunmadığı, duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği takdiri indirim uygulanan sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği… sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması.” Sonuç: hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.10.2025.
Bu dört karar ve 2022 değişikliği birlikte okunduğunda ne çıkıyor?
Birinci halka — kurumun adı yanıltıcıdır. Kanunda “iyi hâl indirimi” diye bir kurum yoktur; madde başlığı “takdiri indirim nedenleri”dir. Fıkrada sayılanlar da duruşmadaki hâlle sınırlı değildir: failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri. Savunmanın işi bu dört başlıktan hangisine dayandığını göstermektir.
İkinci halka — 2022’de yasak bir cümle eklendi. 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’la getirilen ek cümle, failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlarının indirim nedeni sayılamayacağını söyler. Bu, kamuoyunda uzun süre eleştirilen uygulamaya doğrudan bir cevaptır. Gerekçesi yalnızca “duruşmadaki iyi hâl” olan bir indirim, bu cümle karşısında artık kendi başına savunulabilir değildir.
Üçüncü halka — gerekçe zorunluluğu maddenin kendi içindedir. Aynı fıkranın son cümlesi, takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterileceğini emreder. CMK m.230/1-c de cezanın TCK m.61 ve 62’deki sıra ve esaslara göre belirlenmesini ve bunun gerekçede gösterilmesini arar. Yani gerekçe, hâkimin nezaketen yaptığı bir açıklama değil, kanunun aradığı bir unsurdur.
Dördüncü halka — kalıp cümle gerekçe değildir. 10. Ceza Dairesinin bir hafta arayla verdiği iki karar, “sanığın lehine takdiri indirim nedeni bulunmadığından” biçimindeki cümleyi yetersiz gerekçe sayarak hükümleri bozmuştur. Bu, uygulamada çok yaygın bir kalıptır ve bozma riski taşır. Aynı ölçüt tersine de işler: indirimin gerekçesi de somut olgulara dayanmalıdır.
Beşinci halka — denetim iki yönlüdür. Takdirî indirim tartışması yalnızca sanığın değil, katılanın da lehine kurulabilir. Ceza Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli kararında, katılan vekillerinin m.62’nin uygulanmamasına yönelik itirazları geçerli temyiz sebebi sayılmış ve Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmıştır. Yani indirim yapılması da yapılmaması da kanun yolunda denetlenebilir.
Altıncı halka — temyiz dilekçesinin yazımı belirleyicidir. Aynı Ceza Genel Kurulu kararı, “hükmü temyiz ediyorum” ya da “hüküm usul ve yasaya aykırıdır” gibi ifadelerin geçerli bir temyiz sebebi sayılmayacağını, buna karşılık m.62’nin uygulanmamasına yönelen somut itirazın yeterli olduğunu göstermektedir. Dilekçedeki bir cümlelik fark, dosyanın esastan incelenip incelenmemesini belirlemektedir.
Yedinci halka — oran bir hak değil, üst sınırdır. Madde “altıda birine kadarı indirilir” der. Uygulamada indirim çoğunlukla altıda bir oranında yapılmakla birlikte hâkim daha düşük bir oran da uygulayabilir. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapiste ise oran değil, doğrudan bir dönüşüm öngörülmüştür: sırasıyla müebbet hapis ve yirmi beş yıl hapis.
Sekizinci halka — indirim tek başına yeterli değildir. 7. Ceza Dairesinin 06.10.2025 tarihli kararı, TCK m.62 uygulanmış olsa dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin şartların ayrıca ve karar yerinde tartışılması gerektiğini göstermektedir. Bireyselleştirme kurumları birbirinin yerine geçmez; her biri ayrı gerekçe ister. Kısa süreli cezalarda seçenek yaptırıma çevirme, iki yıla kadar cezalarda erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıkları birlikte değerlendirilmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| İndirimi yalnız “duruşmadaki iyi hâl”e dayandırmak | 7406 sayılı Kanun’la getirilen yasak nedeniyle savunulamaz | Geçmiş, sosyal ilişkiler, pişmanlık veya geleceğe etki başlıklarından birine dayanmak |
| Takdirî indirimi kanunî indirimle karıştırmak | Zorunlu indirimler talep edilmeden geçilir | Haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve etkin pişmanlığı ayrı ayrı ileri sürmek |
| Somut belge sunmadan indirim istemek | Talep soyut kalır, gerekçede karşılık bulmaz | Sabıka kaydı, çalışma-öğrenim belgesi, ödeme makbuzu sunmak |
| Kalıp gerekçeli ret kararını kabullenmek | Bozma sebebi olan gerekçesizlik gözden kaçar | Gerekçenin dosyaya özgü ve yeterli olup olmadığını denetlemek |
| Temyiz dilekçesine “usul ve yasaya aykırıdır” yazmakla yetinmek | Temyiz istemi sebep gösterilmediğinden reddedilebilir | m.62’yi ve dayandığı hukuka aykırılığı açıkça yazmak |
| İndirim uygulandı diye HAGB’yi istememek | Ayrı bir bireyselleştirme imkânı kaybedilir | Her kurumu ayrı başlıkta talep etmek |
| Katılan olarak indirimin gerekçesini incelememek | Şeklî davranışa dayalı indirim denetimsiz kalır | Gerekçeyi 7406 sayılı Kanun’un ek cümlesi ışığında değerlendirmek |
| Sıralamayı ters kurmak | Ceza hesabı hatalı olur | Önce m.61, sonra m.62 uygulanmasını denetlemek |
| Altıda birlik indirimi hak sanmak | Beklenti karşılanmayınca yanlış strateji kurulur | Altıda birin azamî oran olduğunu bilerek talebi kurmak |
“İyi hâl indirimi” kanunda böyle mi geçiyor?
Hayır. Kurumun kanundaki adı “takdiri indirim nedenleri”dir ve TCK m.62’de düzenlenmiştir. Kamuoyundaki “iyi hâl indirimi” ifadesi maddenin ikinci fıkrasındaki bazı ölçütlerin kısaltılmış hâlidir.
İndirim oranı ne kadardır?
TCK m.62/1 uyarınca diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis, müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl hapis cezası verilir.
Hâkim altıda birden az indirim yapabilir mi?
Yapabilir. Madde “altıda birine kadarı” ifadesini kullanmaktadır; bu, azamî oranı gösterir. Uygulamada çoğunlukla altıda bir uygulanmakla birlikte bu bir zorunluluk değildir.
Hangi olgular takdirî indirim nedeni olabilir?
TCK m.62/2’ye göre failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir.
Duruşmadaki tavrım indirim sebebi olur mu?
12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca, failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Bu nedenle salt duruşmadaki görünüme dayanan bir talep zayıftır.
Mahkeme indirimi neden yapmadığını yazmak zorunda mı?
Zorundadır. TCK m.62/2’nin son cümlesi takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterileceğini emreder; CMK m.230/1-c de cezanın m.61 ve 62’deki sıra ve esaslara göre belirlenmesini ve gerekçede gösterilmesini arar.
“Lehine takdirî indirim nedeni bulunmadığından” gerekçesi yeterli mi?
Değildir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli kararında bu kalıp yetersiz gerekçe sayılmış ve TCK m.62’nin uygulanmaması hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Takdirî indirim ne zaman uygulanır?
CMK m.230/1-c’nin işaret ettiği sıraya göre, önce TCK m.61 uyarınca temel ceza belirlenip nitelikli hâller ile kanunî artırım ve indirim nedenleri uygulanır; takdirî indirim bunlardan sonra gelir.
Etkin pişmanlıkla takdirî indirim aynı şey mi?
Değildir. Etkin pişmanlık kanunda şartları gösterilen ve şartlar gerçekleştiğinde uygulanması gereken bir indirim nedenidir. Takdirî indirim ise hâkimin takdirine bağlıdır ve ikisi bir arada uygulanabilir.
Zararı gidermem indirim sağlar mı?
Kendiliğinden sağlamaz, ancak fiilden sonraki pişmanlığı gösteren bir davranış olarak m.62/2 kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.10.2025 tarihli kararına konu olayda kamu zararının giderilmiş olması bu bağlamda anılmıştır.
İndirim yapılmamasını temyiz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Ceza Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli kararında, TCK m.62’nin uygulanmamasına yönelen itirazın yeterli bir temyiz nedeni olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Katılan olarak indirime itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Aynı Ceza Genel Kurulu kararına konu olayda itirazlar katılan vekillerinden gelmiş ve Özel Dairenin bu temyiz istemlerini reddetmesi isabetli bulunmamıştır.
Temyiz dilekçemde ne yazmalıyım?
Hangi hukuka aykırılığa dayandığınızı anlaşılır biçimde göstermelisiniz. Yalnızca “hükmü temyiz ediyorum” veya “hüküm usul ve yasaya aykırıdır” biçimindeki ifadeler geçerli temyiz sebebi sayılmamaktadır.
İndirim uygulandıysa HAGB da kendiliğinden değerlendirilir mi?
Değerlendirilmez. 7. Ceza Dairesinin 06.10.2025 tarihli kararında, TCK m.62 uygulanmış olmasına rağmen CMK m.231’in uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması bozma sebebi sayılmıştır.
2022 öncesi kararlar hâlâ geçerli mi?
Maddenin değişmeyen kısımları bakımından geçerlidir; ancak duruşmadaki şeklî tutum ve davranışlara dayanan değerlendirmeler 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’la getirilen yasak nedeniyle artık dayanak olamaz. Eski kararlar bu süzgeçten geçirilerek okunmalıdır.
İlgili mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.61 — Cezanın belirlenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.62 — Takdiri indirim nedenleri
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.29 — Haksız tahrik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.31 — Yaş küçüklüğü
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.50 — Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51 — Hapis cezasının ertelenmesi
- 7406 sayılı Kanun m.1 (12.05.2022) — TCK m.62/2’ye eklenen cümle
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.230 — Hükmün gerekçesinde gösterilecek hususlar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.288 ve m.294 — Temyiz nedeni ve temyiz başvurusunun içeriği
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.298 — Temyiz isteminin reddi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.301 — Temyizde incelenecek hususlar
İlgili yazılar: seçenek yaptırımlara çevirme, hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, haksız tahrik, etkin pişmanlık.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; dosyadaki olgular ve gerekçenin içeriği sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.