Ticari Temsilci ve Ticari Vekil: Şirketi Kim, Hangi İşlemde Bağlar?

- Ticari temsilci de ticari vekil de organ değildir; ikisi de işletme sahibinin tek taraflı hukuki işlemle verdiği iradi temsil yetkisine dayanır.
- Ticari temsilci, işletmeyi yönetmek ve ticaret unvanı altında işletme sahibini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetkilendirilen kişidir (TBK m. 547).
- Ticari temsilcinin yetkisinin kapsamı kanunla çizilmiştir: iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve işletmenin amacına giren her türlü işlemi yapmaya yetkili sayılır (TBK m. 548).
- Ancak ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez veya bir hakla sınırlandıramaz.
- Ticari vekil, ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin işletmeyi yönetmek veya bazı işleri yürütmek üzere yetkilendirilen kişidir; yetkisi işletmenin alışılmış işlemleriyle sınırlıdır (TBK m. 551).
- Ticari vekil, açıkça yetkili kılınmadıkça ödünç para alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.
- Ticari temsilcilik ticaret siciline tescil edilir; ancak işletme sahibinin sorumluluğu tescile bağlı değildir. Ticari vekilin yetkisi ise sicile tescil edilemez.
- Yetki, bir şubenin işleriyle veya çift imza şartıyla sınırlandırılabilir; bu sınırlamalar tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez (TBK m. 549).
- Diğer sınırlamalar ise tescil edilmiş olsalar bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
- Yetkinin sona ermesi, verilmesi tescil edilmemiş olsa bile tescil edilir; tescil ve ilan yapılmadıkça yetki iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından geçerliliğini korur (TBK m. 550).
- Ticaret şirketlerinde ticari temsilci atama yetkisi organlara aittir; limited şirkette şirket sözleşmesinde aksi yoksa genel kurul yetkilidir.
- Tacir yardımcıları için TBK m. 553’te rekabet yasağı öngörülmüştür; ihlâl hâlinde işletme sahibi zararının giderilmesini veya işin kendi hesabına yapılmış sayılmasını isteyebilir.
- İşletme sahibi yetkileri her zaman geri alabilir; işletme sahibinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi yetkiyi kendiliğinden sona erdirmez (TBK m. 554).
- Uygulamada en çok çekişme, bir vekâletnameyle imza atan kişinin “ticari temsilci mi, ticari vekil mi” olduğu noktasında çıkar; sonuç, şirketin bonodan sorumlu olup olmadığını belirler.
Bir bono, bir çek ya da uzun vadeli bir tedarik sözleşmesi, işletme sahibi olmayan biri tarafından imzalanmıştır. Bu imza şirketi bağlar mı? Sorunun cevabı çoğu zaman tek bir ayrımda düğümlenir: imzayı atan kişi ticari temsilci midir, yoksa ticari vekil mi? İki kurum arasındaki mesafe küçük görünür, ama sonuçları taban tabana zıttır.
Bu yazıda Türk Borçlar Kanunu’nun 547 ile 554. maddeleri arasında düzenlenen tacir yardımcılarını — ticari temsilci, ticari vekil ve satış görevlileri — yetki kapsamları, sicile tescilin rolü, rekabet yasağı ve yetkinin sona ermesi başlıkları altında, Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TBK m. 547 – Ticari temsilci: “Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir. İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.”
TBK m. 548 – Yetkinin kapsamı: “Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz.”
TBK m. 549 – Yetkinin sınırlandırılması: “Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir. Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerlerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz. Temsil yetkisine ilişkin yukarıdaki sınırlamalar, ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.”
TBK m. 550 – Yetkinin sona ermesi: “Temsil yetkisinin verildiği ticaret siciline tescil edilmemiş olsa bile, sona erdiği tescil edilir. Temsil yetkisinin sona erdiği ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği sürece, bu yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur.”
TBK m. 551 – Ticari vekil: “Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.”
TBK m. 553 – Rekabet yasağı: “Bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kendilerinin ya da bir üçüncü kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramazlar…”
TBK m. 554 – Yetkilerin geri alınması: “İşletme sahibi, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerini, aralarındaki hizmet, vekâlet, ortaklık ve benzeri sözleşmelerden doğan hakları saklı kalmak koşuluyla, her zaman geri alabilir. İşletme sahibinin fiil ehliyetini kaybetmesi veya ölümü, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkisini sona erdirmez.”
Ticari temsilci mi, ticari vekil mi?
| Ölçüt | Ticari temsilci (TBK m. 547-550) | Ticari vekil (TBK m. 551) |
|---|---|---|
| Yetkinin kaynağı | Tek taraflı hukuki işlem; iradi temsil | Tek taraflı hukuki işlem; iradi temsil |
| Yetkinin kapsamı | İşletmenin olağan ve olağanüstü bütün işleri | Sadece işletmenin alışılmış (mutad) işleri |
| Kambiyo taahhüdü | Kanunen yetkili sayılır | Açıkça yetkilendirilmedikçe yapamaz |
| Ödünç para alma | İşletmenin amacına giriyorsa yetkilidir | Açık yetki olmadan alamaz |
| Dava açma / takip | Yetkilidir | Açık yetki olmadan davacı veya davalı olarak taciri temsil edemez |
| Taşınmaz devri | Açıkça yetkili kılınmadıkça devredemez, sınırlandıramaz | Olağanüstü işlem olduğundan özel yetki gerekir |
| Ticaret siciline tescil | Tescil zorunludur; sorumluluk tescile bağlı değildir | Yetkisi sicile tescil edilemez |
| Sınırlamaların üçüncü kişiye etkisi | Şube ve çift imza sınırlaması tescille hüküm doğurur; diğer sınırlamalar tescil edilse de ileri sürülemez | Kapsam kanunla belirlendiğinden özel yetki belgesi esas alınır |
| Rekabet yasağı | Her ikisi ve diğer tacir yardımcıları için TBK m. 553 uygulanır | |
Kritik nokta: Ticaret şirketleri organları aracılığıyla yönetilip temsil edildiğinden, ticari temsilci atama yetkisi de organlara aittir. Limited şirkette, şirket sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa ticari temsilci atamaya genel kurul yetkilidir; bu yetki, şirket sözleşmesinde öngörülmesi şartıyla müdürlere bırakılabilir. Bu nedenle bir müdürün noterden verdiği vekâletnameyle atadığı kişinin sıfatı kendiliğinden “ticari temsilci” olmaz. Vekâletnamenin içeriği ve ortaklar kurulu kararının bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce sıfatı belirleyin. İmzayı atan kişi organ (müdür, yönetim kurulu üyesi) mi, ticari temsilci mi, ticari vekil mi, yoksa satış görevlisi mi? Her biri için farklı kanun hükmü uygulanır.
- Ticaret sicil kaydını çıkarın. Ticari temsilcilik tescile tabidir; sicil kaydı, tescilli bir temsilcilik bulunup bulunmadığını gösterir. Sicilde kayıt yoksa bu, tek başına yetkinin yokluğu anlamına gelmez ama incelemeyi vekâletnameye yöneltir.
- Vekâletnameyi kelime kelime okuyun. Kambiyo senedi düzenleme, ödünç alma, dava açma gibi yetkiler açıkça sayılmış mı? Ticari vekilde bu yetkiler açık olmadıkça bulunmaz.
- Atama kararını arayın. Şirketlerde ticari temsilci atama yetkisi organa aittir. Ortaklar kurulu veya genel kurul kararı ya da şirket sözleşmesindeki yetkilendirme dosyaya konulmalıdır.
- İşlemin olağan mı olağanüstü mü olduğunu tartın. Ticari vekilin yetkisi işletmenin alışılmış işlemleriyle sınırlıdır; olağanüstü işlemler için özel yetki gerekir.
- Üçüncü kişinin iyiniyetini değerlendirin. Kanun, iyiniyetli üçüncü kişiyi korur. Sicile tescil edilmemiş şube veya çift imza sınırlaması, iyiniyetli üçüncü kişiye karşı hüküm doğurmaz.
- Çift imza şartını kontrol edin. Tescil edilmiş bir birlikte imza sınırlaması varsa, temsilcilerden yalnızca birinin attığı imza işletme sahibini bağlamaz.
- Yetkinin sona erdiği tarihi tescil ettirin. Azil veya istifa hâlinde sona erme tescil ve ilan edilmedikçe yetki, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından geçerliliğini korur. Tescil gecikmesi, sonradan doğan borçlarda işletme sahibini bağlar.
- İmza inkârı varsa doğru kişi üzerinden araştırma isteyin. Kambiyo takibinde imzanın kime ait olduğu ve o kişinin sıfatı birlikte araştırılmalıdır; yanlış kişi üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu değiştirmez.
- Esnaf–tacir ayrımını gözden kaçırmayın. Yürürlükteki düzenlemede ticari temsilci ve ticari vekil ticari işletme için öngörülmüştür; borçlunun esnaf mı yoksa ticari işletme sahibi mi olduğu belirleyici olabilir.
- Rekabet yasağını sözleşmeye yazın. TBK m. 553 zaten kanuni bir yasak getirir; ihlâl hâlinde zararın giderilmesi veya işlemin işletme hesabına yapılmış sayılması istenebilir. Sözleşmeye eklenecek açık hüküm ispat kolaylığı sağlar.
- Yetkiyi geri alırken sözleşmesel hakları ayrı düşünün. İşletme sahibi yetkiyi her zaman geri alabilir; ancak hizmet, vekâlet veya ortaklık sözleşmesinden doğan haklar saklıdır ve haksız sona erdirme tazminat doğurabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/12-2, K. 2013/866, 19.06.2013
Ticari temsilci, ticari vekil atayabilir; atanan ticari vekil verilen yetkiyle şirket adına kambiyo senedi düzenleyebilir. Kambiyo senetlerine mahsus takipte borçlu şirket, senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüş; Özel Daire, ortaklar kurulu kararına dayanmayan bir yetkilendirmeyle şirketin borçlandırılamayacağı gerekçesiyle bozma kararı vermişti. Kurul, kavramları ayırdıktan sonra ölçütü şöyle koymuştur: “Ticari mümessil, bir işletmenin tüm işlerini idare etmekle görevlendirildiğinden, onun, işletmenin hem olağan hem olağanüstü nitelikteki bütün işleri yapmaya yetkisi vardır. Buna karşılık genel yetkili ticari vekil, işletmenin sadece olağan (mutad) işleriyle sınırlı temsil yetkisine sahiptir.” Somut olayda ise “Limited şirketlerde ticari mümessil tayin etmeye genel kurul yetkili olup, ticari mümessil ise ticari vekil atayabilir” denilerek şirketin ticari mümessili tarafından verilen vekâletnameyle atanan kişinin ticari vekil sıfatıyla kambiyo senedi düzenlemeye yetkili olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak yerel mahkemenin direnme gerekçesi doğru bulunmamakla birlikte, sonucu itibarıyla doğru olan direnme kararı değişik gerekçeyle onanmış ve karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1149, K. 2017/2029, 20.12.2017
Vekâletnamede bono düzenleme yetkisi yoksa ve organ kararı da bulunmuyorsa şirket senetten sorumlu tutulamaz. Limited şirket aleyhine bonoya dayalı kambiyo takibi başlatılmış; şirket, senetteki imzanın müdürüne ait olmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, müdür tarafından verilen vekâletnamenin içeriği itibarıyla imzalayanın ticari mümessil sayılması ve bono düzenlemeye yetkili olması gerektiği gerekçesiyle direnmiştir. Kurul, ticari temsilci ile ticari vekil arasındaki farkları ayrıntılı biçimde ortaya koyduktan sonra somut olayda iki tespit yapmıştır: “Dosya içerisindeki 18.08.2008 tarihli vekâletname incelendiğinde; Mehmet Sökmen’e bono düzenleme konusunda özel bir yetki verilmemiştir. Ayrıca Mehmet Sökmen’in şirket ortaklar kurulu tarafından verilmiş şirketi borçlandırma yetkisi de bulunmamaktadır.” Bu nedenle “yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır” denilmiştir. Sonuç olarak direnme kararı bozulmuş ve karar oy birliği ile verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/26693, K. 2015/987, 19.01.2015
Ticari vekil sıfatıyla atanan kişi, vekâletnamede bono düzenleme yetkisi yoksa şirketi bağlamaz. Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu şirket, senetteki imzanın şirket yetkilisince atılmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiş, icra mahkemesi itirazı reddetmiştir. Daire, ticari mümessillik ile ticari vekâlet arasındaki farkları sıraladıktan sonra —“Ticari vekil, özel yetki verilmedikçe tacir adına ödünç alamaz, kambiyo taahhütlerinde bulunamaz ve davacı veya davalı olarak mahkemelerde taciri temsil edemez”— dosyadaki belgelere dönmüştür: “Davacı şirket tarafından … verilen 21.12.2012 ve 18.12.2012 tarihli vekaletnamelerde şirketin bazı işlemleri için …’in ticari vekil olarak atandığı ve bu vekaletnamelerde de şirket nam ve hesabına kambiyo senetlerinden olan bono düzenleme yetkisinin olmadığı anlaşılmaktadır.” Daire bu tespit üzerine borca itirazın kabulüyle takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak mahkeme kararı borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle bozulmuş; karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18485, K. 2017/11040, 19.09.2017
Ticari temsilci yalnızca ticari işletme için atanabilir; borçlunun esnaf mı tacir mi olduğu araştırılmalıdır. Çeke dayalı kambiyo takibinde borçlu imzaya ve borca itiraz etmiş; icra mahkemesi, borçlunun noter vekâletnamesiyle atadığı ticari temsilcinin kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili olduğundan hareketle imza incelemesinin o kişi yönünden de yapılması gerektiğini, borçlunun ise temsilciyi hazır etmediğini belirterek istemi reddetmiştir. Daire ticari temsilci ile ticari vekil arasındaki farkları ayrıntılandırdıktan sonra kritik bir noktaya işaret etmiştir: “818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 449/3. maddesi, esnaf işletmelerine ticari temsilci atanmasına olanak tanımakta iken, bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na alınmamıştır. Dolayısıyla, hem ticari temsilci hem de ticari vekil, sadece ticari işletme için tayin edilebilir.” Borçlu kendisinin esnaf olduğunu belirttiğinden Daire, “takip borçlusu …’nun, çeklerin keşide tarihi itibariyle, esnaf mı yoksa ticari işletme sahibi mi olduğu araştırılıp, araştırma neticesinde elde edilecek sonuca göre imza incelemesinin İİK’nun 170. maddesi çerçevesinde yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir” demiştir. Sonuç olarak karar, borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle ve oybirliğiyle bozulmuştur.
Bu dört karar birlikte okunduğunda, tacir yardımcıları hukukunun tek bir soruya indirgenebileceği görülüyor: bu imza, işletme sahibini bağlar mı? Cevap üç aşamalı bir incelemeyi gerektiriyor — sıfat, yetkinin kapsamı ve üçüncü kişinin iyiniyeti.
Birinci aşamada sıfat belirlenir. Yargıtay her dört kararda da aynı doktrinel çerçeveyi kurmuştur: ticari temsilcilik bir sözleşme değil, tek taraflı hukuki işlemle verilen bir temsil yetkisidir; kanuni değil iradi temsildir; ancak kapsamı kanunla çizilmiştir. Bu son özellik önemlidir, çünkü “sınırı kanunla çizilmiş iradi temsil yetkisi” formülü, işletme sahibinin iç ilişkide koyduğu sınırların dış ilişkide her zaman sonuç doğurmayacağını açıklar.
İkinci aşamada yetkinin kapsamı ölçülür. Ticari temsilci işletmenin hem olağan hem olağanüstü işlerini yapmaya yetkilidir; genel yetkili ticari vekil ise yalnızca olağan işlerle sınırlıdır ve olağanüstü işlemler için özel yetkiye ihtiyaç duyar. Kambiyo taahhüdü tam da bu ayrımın düğüm noktasıdır: ticari temsilci kanunen yetkili sayılırken, ticari vekil açıkça yetkilendirilmedikçe bono ya da çek düzenleyemez. 12. Hukuk Dairesinin 2015 tarihli kararı bu kuralı en yalın hâliyle uygulamıştır — vekâletnamede bono düzenleme yetkisi bulunmadığı için şirket senetten sorumlu tutulmamıştır.
Üçüncü aşamada iyiniyet ve tescilin rolü değerlendirilir. TBK m. 547/2’ye göre işletme sahibi ticari temsilcilik yetkisini tescil ettirmek zorundadır, ama sorumluluğu tescile bağlı değildir; yani tescil edilmemiş bir ticari temsilcinin işlemi de işletme sahibini bağlayabilir. Buna karşılık TBK m. 549, şube sınırlaması ve çift imza şartını yalnızca tescil edilmişse iyiniyetli üçüncü kişiye karşı hüküm doğurur saymakta; diğer sınırlamaları ise tescil edilseler bile üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez kılmaktadır. TBK m. 550 aynı mantığı sona erme için tekrarlar: yetkinin sona erdiği tescil ve ilan edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından yetki devam ediyor sayılır. Bu üç hüküm birlikte, ticari hayatta güven ilkesinin nasıl korunduğunu gösterir.
Dördüncü olarak, şirketlerde atama yetkisi meselesi vardır. Yargıtay, ticaret şirketlerinin organları aracılığıyla idare ve temsil edildiğini, dolayısıyla ticari temsilci atama yetkisinin de organlara ait olduğunu vurgulamaktadır. Limited şirkette şirket sözleşmesinde aksi yoksa bu yetki genel kuruldadır; şirket sözleşmesinde öngörülürse müdürlere bırakılabilir. Hukuk Genel Kurulunun 2013 tarihli kararı bu noktada bir kapı aralamıştır: ticari mümessil, kendisi ticari vekil atayabilir ve verdiği yetki çerçevesinde bu vekil şirket adına kambiyo senedi düzenleyebilir. Buna karşılık 2017 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında vekâletnamede bono düzenleme konusunda özel yetki bulunmadığı ve ortaklar kurulu kararı da olmadığı için sonuç tersine dönmüştür. İki karar çelişmez; aynı ölçütün farklı belgelere uygulanmasından ibarettir. Belirleyici olan vekâletnamenin içeriğidir.
Beşinci olarak, 12. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli kararı yürürlük değişikliğinden doğan bir tuzağa dikkat çeker. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu esnaf işletmelerine de ticari temsilci atanmasına izin verirken, 6098 sayılı Kanun bu imkânı korumamıştır. Dolayısıyla borçlunun esnaf mı yoksa ticari işletme sahibi mi olduğu, atamanın geçerliliğini doğrudan etkiler ve araştırılmadan hüküm kurulamaz. Eski tarihli kararlara dayanılarak yapılan savunmalarda bu ayrımın gözden kaçırılması sık rastlanan bir hatadır.
Altıncı olarak, TBK m. 552’de düzenlenen satış görevlileri çoğu zaman unutulur. Toptan, yarı toptan veya perakende satış yapan işletmelerin görevlileri, müşterilerin görebileceği bir yerde yazılı aksine duyuru yapılmadıkça alışılmış satış işlemlerini yapmaya, fatura imzalamaya ve ayıp bildirimlerini işletme adına kabul etmeye yetkilidir. Bir mağaza görevlisine yapılan ayıp bildiriminin geçerli sayılması, uygulamada tüketici uyuşmazlıklarında sonucu değiştirebilecek bir ayrıntıdır.
Yedinci olarak, rekabet yasağı bağımsız bir koruma sağlar. TBK m. 553, işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan tacir yardımcılarının, izin olmaksızın işletmenin yaptığı türden iş yapmasını yasaklar. İhlâl hâlinde işletme sahibi zararının giderilmesini isteyebileceği gibi, bunun yerine yapılan işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını, alınan ücretin verilmesini veya alacağın devrini de talep edebilir. Bu seçimlik haklar, zararın ispatının güç olduğu hâllerde işletme sahibine somut bir alternatif sunar.
Son olarak, yetkinin sona ermesinin iki farklı boyutu vardır. TBK m. 554 uyarınca işletme sahibi yetkiyi her zaman geri alabilir; bu, temsil ilişkisinin niteliği gereğidir. Ancak aralarındaki hizmet, vekâlet veya ortaklık sözleşmesinden doğan haklar saklıdır; yani yetkinin geri alınması sözleşmenin haksız feshi sonucunu doğurabilir ve tazminat gündeme gelebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise işletme sahibinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesinin yetkiyi kendiliğinden sona erdirmediğini söyler — ticari işletmenin sürekliliğini korumaya yönelik bilinçli bir tercihtir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Noter vekâletnamesi olan herkesi ticari temsilci saymak | Sıfat, vekâletnamenin içeriğine ve atama usulüne göre belirlenir |
| Ticari vekile kambiyo taahhüdü yetkisi olduğunu varsaymak | Ticari vekil açıkça yetkilendirilmedikçe bono veya çek düzenleyemez |
| Şirkette müdürün tek başına ticari temsilci atayabileceğini düşünmek | Atama yetkisi organa aittir; limited şirkette şirket sözleşmesinde aksi yoksa genel kurul yetkilidir |
| Tescil edilmeyen temsilciliğin hiç sonuç doğurmayacağını sanmak | İşletme sahibinin sorumluluğu tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir |
| İç talimatla konulan sınırı üçüncü kişiye karşı ileri sürmek | Şube ve çift imza dışındaki sınırlamalar, tescil edilse bile iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez |
| Azilden sonra tescil ve ilanı ihmal etmek | Sona erme tescil ve ilan edilmedikçe yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur |
| Esnaf işletmesine ticari temsilci atamak | Yürürlükteki TBK’da ticari temsilci ve ticari vekil ticari işletme için öngörülmüştür |
| Çift imza şartına rağmen tek imzayla işlem yapmak | Tescilli birlikte imza sınırlamasında tek imza işletme sahibini bağlamaz |
| Rekabet yasağı ihlâlinde yalnızca zarar tazminine odaklanmak | TBK m. 553 ayrıca işin işletme hesabına yapılmış sayılmasını isteme hakkı verir |
Ticari temsilci kimdir?
TBK m. 547’ye göre ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında kendisini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetkilendirdiği kişidir. Yetki tek taraflı bir hukuki işlemle verilir; bir sözleşme değildir. Kapsamı ise kanunla belirlenmiştir, bu yönüyle “sınırı kanunla çizilmiş iradi temsil yetkisi” olarak nitelenir.
Ticari vekil ile ticari temsilci arasındaki temel fark nedir?
Ticari temsilci işletmenin hem olağan hem olağanüstü bütün işlerini yapmaya yetkilidir. Genel yetkili ticari vekilin yetkisi ise işletmenin alışılmış işlemleriyle sınırlıdır; olağanüstü işlemler için işletme sahibinin özel yetkisi gerekir. Ayrıca ticari vekil açıkça yetkilendirilmedikçe ödünç para alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.
Ticari temsilci şirket adına senet imzalayabilir mi?
Evet. TBK m. 548 uyarınca ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve işletmenin amacına giren her türlü işlemi yapmaya yetkili sayılır. Bu yetki için ayrıca özel bir yetkilendirmeye ihtiyaç yoktur. Buna karşılık taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde hak tesisi için açık yetki aranır.
Ticari temsilcilik ticaret siciline tescil edilmezse ne olur?
İşletme sahibi tescil ettirmek zorundadır, ancak TBK m. 547/2 açıkça belirtir ki işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir. Yani tescil yapılmamış olsa bile temsilcinin işlemi işletme sahibini bağlayabilir. Tescil, üçüncü kişiler bakımından aleniyet sağlar ve sınırlamaların ileri sürülebilmesi için önem taşır.
Ticari vekilin yetkisi sicile tescil edilebilir mi?
Hayır. Yargıtay kararlarında istikrarlı biçimde belirtildiği üzere ticari temsilcinin temsil yetkisi ticaret siciline tescil edilirken, ticari vekilin temsil yetkisi sicile tescil edilemez. Bu nedenle ticari vekilin yetkisinin kapsamı sicilden değil, kendisine verilen belgeden ve işlemin niteliğinden anlaşılır.
Şirkette ticari temsilciyi kim atar?
Ticaret şirketleri organları aracılığıyla idare ve temsil edildiğinden atama yetkisi organlara aittir. Limited şirkette, şirket sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça ticari temsilci atamaya genel kurul yetkilidir. Ticari temsilci doğrudan şirket sözleşmesiyle atanabileceği gibi, şirket sözleşmesinde kararlaştırılması şartıyla bu yetki şirketi idare ve temsile yetkili müdürlere de bırakılabilir.
Ticari temsilci başka birini yetkilendirebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2013 tarihli kararında, limited şirkette ticari mümessil atamaya genel kurulun yetkili olduğu, ticari mümessilin ise ticari vekil atayabileceği kabul edilmiştir. Aynı dosyada ticari mümessil tarafından verilen vekâletnameyle atanan kişinin ticari vekil sıfatıyla şirket adına kambiyo senedi düzenlemeye yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Belirleyici olan vekâletnamenin içeriğidir.
Şirket, temsilcinin yetkisini sınırlandırabilir mi?
Evet, ancak sınırın üçüncü kişiye karşı sonuç doğurması ayrı bir meseledir. TBK m. 549’a göre yetki bir şubenin işleriyle veya birlikte imza şartıyla sınırlandırılabilir; bu iki sınırlama ticaret siciline tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz. Diğer sınırlamalar ise tescil edilmiş olsalar bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Çift imza şartı varken tek imzayla yapılan işlem geçerli mi?
Tescil edilmiş bir birlikte imza sınırlaması varsa, diğerlerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin attığı imza işletme sahibini bağlamaz. Bu, TBK m. 549/2’de açıkça düzenlenmiştir. Sınırlama tescil edilmemişse iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden sonuç değişebilir.
Temsilciyi azlettim, üçüncü kişilere karşı ne yapmalıyım?
TBK m. 550 uyarınca temsil yetkisinin verildiği tescil edilmemiş olsa bile sona erdiği tescil edilir. Sona erme ticaret siciline tescil ve ilan edilmedikçe yetki, iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur. Bu nedenle azil kararının hemen ardından sicil işlemlerinin tamamlanması, sonradan doğacak borçlardan korunmanın en etkili yoludur.
Mağaza görevlisine yapılan ayıp bildirimi geçerli midir?
TBK m. 552 uyarınca toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan işletmelerin görevlileri, müşterilerin kolaylıkla görebileceği bir yerde yazıyla aksine duyuru yapılmadıkça, alışılmış satış işlemlerini yapmaya, yetkili oldukları işlemlerde fatura imzalamaya ve alışılmış işlemlerden doğan ayıp bildirimlerini işletme adına kabul etmeye yetkilidir. Satış bedelini isteyip alma yetkisi ise ayrı şartlara bağlıdır.
Ticari temsilci esnaf için de atanabilir mi?
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu esnaf işletmelerine ticari temsilci atanmasına olanak tanıyordu; ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin belirttiği üzere bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na alınmamıştır. Dolayısıyla yürürlükteki düzenlemede hem ticari temsilci hem ticari vekil yalnızca ticari işletme için atanabilir. Borçlunun esnaf mı tacir mi olduğu bu nedenle araştırılması gereken bir husustur.
Tacir yardımcıları için rekabet yasağı var mı?
Evet. TBK m. 553’e göre işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın kendileri veya üçüncü kişi hesabına işletmenin yaptığı türden iş yapamazlar. Bu, sözleşmeye hüküm konulmasa da uygulanan kanuni bir yasaktır.
Rekabet yasağı ihlâl edilirse ne istenebilir?
İşletme sahibi, aralarındaki hukuki ilişkiden doğan hakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Bunun yerine, yapılan veya üçüncü kişilere yaptırılan işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını, bu işler dolayısıyla alınan ücretin verilmesini veya aynı işlerden doğan alacağın devredilmesini de talep edebilir. Zararın ispatı güç olduğunda ikinci seçenek pratik bir çözüm sunar.
İşletme sahibi ölürse temsilcinin yetkisi düşer mi?
Hayır. TBK m. 554/2 uyarınca işletme sahibinin fiil ehliyetini kaybetmesi veya ölümü, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkisini sona erdirmez. Bu, ticari işletmenin faaliyetinin kesintisiz sürmesini sağlamaya yönelik bir kuraldır. İşletme sahibi ise yetkileri, sözleşmelerden doğan haklar saklı kalmak koşuluyla her zaman geri alabilir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 40-48 – Temsil ve yetkisiz temsil
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 547 – Ticari temsilci
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 548 – Temsil yetkisinin kapsamı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 549 – Temsil yetkisinin sınırlandırılması
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 550 – Temsil yetkisinin sona ermesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 551 – Ticari vekil
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 552 – Diğer tacir yardımcıları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 553 – Rekabet yasağı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 554 – Yetkilerin sona ermesi
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 616 ve 631 – Limited şirkette genel kurulun ve müdürlerin yetkileri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 368 – Anonim şirkette ticari temsilci ve vekil atanması
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 170 – Kambiyo takibinde imza itirazının incelenmesi
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: temsil ve yetkisiz temsil, limited şirket müdürünün sorumluluğu ve azli, acentelik ve denkleştirme tazminatı, tacir olmanın hükümleri ve rekabet yasağı sözleşmesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.