Temsil ve Yetkisiz Temsil (TBK m. 40-48): Yetkinin Kapsami ve Icazet

legapro kapak 16381 LegaPro Hukuk Temsil ve Yetkisiz Temsil (TBK m. 40-48): Yetkinin Kapsami ve Icazet

Kısaca

  • Yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar — TBK m. 40.
  • Temsilci sıfatını bildirmezse sonuçlar kendisine ait olur; ancak karşı taraf temsil ilişkisini durumdan çıkarıyorsa yine temsil olunan bağlanır.
  • Yetkinin içeriği ve derecesi, yetkiyi doğuran hukukî işleme göre belirlenir; yetki üçüncü kişilere bildirilmişse o bildirime göre belirlenir.
  • Temsil olunan yetkiyi her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir; bu haktan önceden feragat edemez.
  • Geri alma üçüncü kişilere bildirilmezse, yetkinin geri alındığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
  • Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem, temsil olunan onamadıkça onu bağlamaz (TBK m. 46). Onama açık veya örtülü (zımnî icazet) olabilir.
  • Karşı taraf, temsil olunandan uygun bir süre içinde onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir; onanmazsa işlemle bağlı olmaktan kurtulur.
  • Onanmazsa sözleşme kesin hükümsüz hâle gelir ve yetkisiz temsilciden menfi zarar istenebilir (TBK m. 47).
  • Hakkaniyet gerektiriyorsa kusurlu yetkisiz temsilciden “diğer zararlar”, yani sözleşme geçerli olsaydı istenebilecek müspet zararlar da istenebilir.
  • Karşı taraf yetkisizliği biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yetkisiz temsilciden tazminat isteyemez.
  • Ticari temsilci işletmenin olağan ve olağanüstü tüm işlerini yapabilir ve iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkilidir; ticari vekil ise ancak olağan işleri yapar.
  • Vekilin, temsil olunandan başkasının borcu için teminat vermesi ancak vekâletnamede bu yönde açık yetki varsa mümkündür.

Bir işlem “başkası adına” yapıldığında ortaya üç kişilik bir ilişki çıkar: temsil olunan, temsilci ve karşı taraf. Hukuk bu üçlünün her birine ayrı bir koruma verir. Temsil olunan, vermediği yetkiyle bağlanmaz; karşı taraf, görünüşe güvendiği ölçüde korunur; temsilci ise yetkisini aştığında kendisi sorumlu olur.

Uygulamada ihtilaflar hemen her zaman iki soruda düğümlenir: vekâletnamede yazan yetki, yapılan işlemi kapsıyor mu? Ve kapsamıyorsa temsil olunan bu işlemi sonradan benimsemiş (icazet vermiş) sayılabilir mi? Aşağıda bu iki soruyu, yetkisizlik hâlinde kimin neyi isteyebileceğiyle birlikte ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TBK m. 40“Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.

Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır.”

Yetkinin kapsamı ve sona ermesi ayrı maddelerde düzenlenmiştir:

TBK m. 41“Başkası adına ve hesabına temsil kamu hukukundan doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve derecesi bu konudaki yasal hükümlere; temsil hukuksal bir işlemden doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve derecesi o hukuksal işleme göre belirlenir. Temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmişse temsil yetkisinin içeriği ve derecesi, bu bildirime göre belirlenir.”

TBK m. 42“Temsil olunan, hukuki bir işlemden doğan temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir… Temsil olunan, bu hakkından önceden feragat edemez. Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.”

TBK m. 43“Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.”

Yetkisiz temsilin çerçevesi ise şudur:

TBK m. 46“Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.

Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur.”

TBK m. 47“Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır.”

TBK m. 48“Ortaklık temsilcileri ile organlarının ve ticari vekillerin yetkisine ilişkin hükümler saklıdır.”

Ticari temsilci ile ticari vekilin farkı

ÖlçütTicari temsilci (TBK m. 547)Ticari vekil (TBK m. 551)
Yetkinin kapsamıİşletmenin olağan ve olağanüstü bütün işleriYalnız işletmenin alışılmış (olağan) işlemleri
Kambiyo taahhüdüİyiniyetli üçüncü kişilere karşı yetkilidirAçıkça yetkilendirilmedikçe yapamaz
Ödünç almaİşletme amacı kapsamındaysa yetkilidirAçık yetki gerekir
Dava açma / takipYetki kapsamındaAçık yetki gerekir
Taşınmaz devri veya sınırlandırmaAçıkça yetkili kılınmadıkça yapamazAçıkça yetkili kılınmadıkça yapamaz
Ticaret siciline tescilTescil edilirTescil edilmez
Nitelendirme ölçütüSıfata değil, verilen yetkilerin içerik ve genişliğine bakılır

Kritik nokta. Bir kişinin ticari temsilci mi yoksa ticari vekil mi olduğu, kendisine verilen unvana göre değil, yetkilerin içerik ve kapsamına göre belirlenir. Yargıtay’ın ölçütü nettir: verilen yetkiler işletmenin hem olağan hem olağanüstü işlerini idare etmeye olanak tanıyacak genişlikteyse ticari temsilci, yalnızca olağan işlerle sınırlıysa ticari vekil vardır. Sonuç ağırdır: geniş yetkili bir vekâletname veren kişi, vekâletnamede “bono düzenleme” yazmasa bile, o kişinin düzenlediği bonodan sorumlu olabilir. Buna karşılık dar yetkili bir vekâletnamede yazılı olmayan her işlem yetkisiz temsildir.

Ne yapmalı?

  1. Vekâletnameyi işlem öncesinde okuyun; yapılacak işlemin madde madde karşılığının bulunup bulunmadığını denetleyin.
  2. Genel ifadelere güvenmeyin: teminat verme, kambiyo taahhüdü ve taşınmaz devri gibi ağır işlemler için açık yetki arayın.
  3. Temsil olunandan başkasının borcu için ipotek veya kefalet verilecekse, vekâletnamede bunun açıkça yazılı olduğunu doğrulayın.
  4. Şirket ve tüzel kişilerde imza sirkülerini ve ticaret sicil kayıtlarını inceleyin; organ kararı gerektiren işlemlerde karar örneğini isteyin.
  5. Temsilcinin sıfatını işlemde açıkça belirtmesini sağlayın; aksi hâlde sonuçlar temsilciye ait olabilir.
  6. Yetkiyi geri aldıysanız, daha önce bildirim yaptığınız üçüncü kişilere azli ayrıca bildirin; aksi hâlde iyiniyetli kişilere karşı ileri süremezsiniz.
  7. Yetkisiz temsille karşılaştıysanız, temsil olunana uygun süre vererek onayıp onamayacağını sorun ve bunu yazılı yapın.
  8. Zımnî icazete yol açacak davranışlardan kaçının: işlemi benimseyen ödemeler, işten yararlanma veya işleme dayalı dava açma icazet sayılabilir.
  9. Onama yoksa sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu ve talebinizin kural olarak menfi zarar olduğunu hesaba katın.
  10. Müspet zarar istiyorsanız hakkaniyet ölçütünü besleyin: tarafların ekonomik durumu, kusurun derecesi ve zararın büyüklüğü.
  11. Yetkisiz temsilciye karşı dava açarken, işlemi yaptığınız sırada yetkisizliği bilmediğinizi ortaya koyun.
  12. Sebepsiz zenginleşme yolunun saklı olduğunu unutmayın; edim karşı tarafın malvarlığında kaldıysa bu yolu da değerlendirin.

Yargıtay kararlarından

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/258, K. 2022/138, 15.02.2022

Sıfata değil yetkinin genişliğine bakılır; ticari temsilci, vekâletnamede yazmasa bile kambiyo taahhüdünde bulunabilir. Oğluna geniş bir vekâletname veren davacı, oğlunun kendisi adına düzenlediği bonodan borçlu olmadığının tespitini istemişti. Hukuk Genel Kurulu, ticari temsilci ile ticari vekil arasındaki ayrımı ayrıntılandırmıştır: ticari temsilci işletmenin “olağan ve olağanüstü nitelikteki bütün işlerini yapma yetkisine sahip olduğu hâlde, ticarî vekil, kural olarak sadece olağan işleri yapabilir”; ticari vekilin müvekkilini borç altına sokabilmesi için açık yetki şarttır, oysa ticari temsilcide bu gerekmez. Nitelendirme ölçütünü de koymuştur: “Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise, ortada ticarî mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise, ticarî vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.” Somut vekâletnamedeki yetkileri sayarak vekilin ticari mümessil olduğunu, bu sıfatla iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili bulunduğunu saptamış ve direnme kararının ONANMASINA, oy birliğiyle hükmetmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2469, K. 2024/3730, 22.05.2024

Başkasının borcu için teminat verilmesi ancak vekâletnamede açık yetki varsa mümkündür. Davacının verdiği vekâletnamede “bilcümle taşınmaz mallarım üzerinde… her türlü ipotek hakları tesis etmeye” ibaresi bulunmasına rağmen vekil, dava dışı bir şirketin borcuna teminat olarak banka lehine ipotek tesis ettirmişti. Daire ilkeyi şöyle koymuştur: “vekilin temsil yetkisini kural olarak temsil edilen yararına kullanması gerektiği, temsil yetkisinin temsil edilenden başka birinin borcu için verilmesi hâlinde ise vekâletnamede bu konuda açık yetki bulunması gerektiği, vekâletnamede bu yönde bir açıklık yok ise vekil edenin nam ve hesabına yapılacak muamele ve tasarruflar için yetki verildiğinin kabul edilmesi gerektiği.” Somut olayda vekâletnamede başkasının borcu için ipotek verileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığını, dolayısıyla banka adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu belirlemiş; alt mahkeme kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA, oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4120, K. 2024/2490, 23.09.2024

Onama yoksa sözleşme kesin hükümsüzdür; yetkisiz temsilciden menfi zarar, hakkaniyet gerektiriyorsa müspet zarar istenebilir. Sulama birliği başkanının, meclis kararı olmaksızın birlik adına düzenlediği bonolara dayanılarak birlik aleyhine takip yapılmış, itirazın iptali istenmişti. Daire, TBK m. 47’yi aktardıktan sonra sonucu şöyle bağlamıştır: “Yetkisiz temsil hâlinde, temsil olunan tarafından sözleşmenin onanmaması hâlinde sözleşme kesin hükümsüz hâle gelmektedir. Bu durumda yetkisiz temsilciden, işlemin geçersiz olması sebebiyle meydana gelen menfi zararın tazmin edilmesi talep edilebilir.” Maddedeki “diğer zararlar” kavramını da açıklamıştır: bununla “sözleşme geçerli olarak kurulmuş olsaydı istenebilecek olan müspet zararların kastedildiği”, hakkaniyetin gerekip gerekmediğinin ise “tarafların ekonomik durumu, kusurun derecesi ve zararın büyüklüğü gibi somut olaya ilişkin bütün önemli hususlar gözetilerek” belirleneceği vurgulanmıştır. Birlik başkanının tek başına borçlandırma yetkisi bulunmadığını, kayıtlarda da bir giriş görünmediğini saptayarak kararı ONANMASINA, oy birliğiyle hükmetmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/3739, K. 2024/1111, 25.04.2024

Zımnî icazet: işten haberdar olup benimseyen temsil olunan, yetkisiz temsilcinin sözleşmesiyle bağlanır. Yüklenicinin kalfasıyla sözleşme yapan taşeron, işi tamamladığı hâlde bedelini alamayınca alacak davası açmıştı. Yüklenici sözleşmede imzasının bulunmadığını savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi, TBK m. 40 uyarınca yetkisiz temsilcinin işleminin temsil olunanı bağlamayacağını, ancak “TBK’nın 46/I. fıkrası gereğince yetkili olmayan temsilcinin yaptığı hukuki işlemin temsil olunan tarafından benimsenmesi ya da onanması hâlinde temsil olunanı bağlayacağını” belirterek, sözleşmeyi imzalayan kişinin davalının sigortalı çalışanı olduğunu ve davalının yapılan işten haberdar olup zımnî icazet verdiğini saptamış ve kabul kararını yerinde bulmuştu. Daire, bu değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; kararı yalnızca hesaplama yönünden, davacının dava tarihine kadar bekleyerek zararın artmasına sebep olduğu ve TBK m. 114 yollamasıyla m. 52 uyarınca kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle BOZULMASINA, oy birliğiyle karar vermiştir.

Bu dört karar, temsil uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen üç eksende toplanıyor. Birincisi yetkinin kapsamıdır ve burada iki yönlü bir denge vardır: bir yandan geniş yetki veren kişi, verdiği yetkinin doğal sonucu olan işlemlerden — vekâletnamede tek tek yazmasa bile — sorumlu olabilir; öte yandan ağır işlemler bakımından açık yetki aranır ve “her türlü ipotek tesis etmeye” gibi genel bir ibare, temsil olunandan başkasının borcu için teminat verme yetkisini kapsamaz. Buradaki ayrım, yetkinin kural olarak temsil olunanın yararına kullanılması gerektiği ilkesinden doğar. İkincisi icazettir: yetkisiz temsilde işlem kendiliğinden geçersiz değil, temsil olunanın onamasına bağlıdır; onama açık olabileceği gibi davranışlardan da çıkarılabilir — işten haberdar olup ondan yararlanan, hatta o işe dayanarak dava açan temsil olunan zımnen icazet vermiş sayılabilir. Karşı taraf bu belirsizlikte beklemek zorunda değildir; uygun bir süre vererek temsil olunanı seçim yapmaya zorlayabilir ve süre geçince bağlı olmaktan kurtulur. Üçüncüsü sorumluluğun kapsamıdır: onama yoksa sözleşme kesin hükümsüzdür ve kural, yetkisiz temsilcinin menfi zararı gidermesidir; müspet zarar ancak hakkaniyet gerektirdiğinde ve kusurlu temsilciden istenebilir. Buna karşılık karşı taraf yetkisizliği biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa hiçbir tazminat isteyemez — tapu ve ticaret sicili gibi alenî kayıtların varlığı, bu “bilmesi gerekirdi” değerlendirmesini doğrudan etkiler.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Vekâletnameyi okumadan işlem yapmakYetki dışı işlem temsil olunanı bağlamazYapılacak işlemin vekâletnamedeki karşılığını denetleyin
Genel ibareleri “her yetkiyi kapsar” saymakAğır işlemler için açık yetki aranırTeminat, kambiyo ve devir işlemlerinde açık yetki arayın
Üçüncü kişinin borcu için vekille ipotek kurmakVekâletnamede açık yetki yoksa tescil yolsuz olurVekâletnameye bu yetkiyi ayrıca yazdırın
Temsilcinin sıfatını belirtmemesiSonuçlar temsilciye ait olabilirİşlem metninde temsil sıfatını açıkça yazın
Azli üçüncü kişilere bildirmemekYetkinin geri alındığı iyiniyetlilere karşı ileri sürülemezDaha önce bildirim yapılan herkese azli bildirin
Yetkisiz işlemi bekleyip belirsizlikte kalmakSözleşme askıda kalır, planlama bozulurTemsil olunana süre verip onay isteyin
İşten yararlanıp sonra “imzam yok” demekBu davranış zımnî icazet sayılabilirBenimsemek istemiyorsanız derhâl ve açıkça reddedin
Doğrudan müspet zarar talep etmekKural menfi zarardır; müspet zarar hakkaniyete bağlıdırTalebi menfi zarar üzerine kurup müspet zararı terditli isteyin
Sicilde görünen yetki sınırını göz ardı etmek“Bilmesi gerekirdi” değerlendirmesiyle tazminat hakkı düşebilirTicaret sicili ve imza sirkülerini işlem öncesi inceleyin

Sık sorulan sorular

Yetkisiz temsil nedir?

Bir kişinin yetkisi olmadığı hâlde temsilci sıfatıyla başkası adına hukukî işlem yapmasıdır. Bu işlem, temsil olunan onamadıkça onu bağlamaz.

Onama (icazet) nasıl verilir?

Açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. İşlemi benimseyen davranışlar, ondan yararlanma veya işleme dayanarak hak ileri sürme zımnî icazet sayılabilir.

Temsil olunan onaylamazsa ne olur?

Sözleşme kesin hükümsüz hâle gelir. Bu durumda yetkisiz temsilciden, işlemin geçersiz olmasından doğan menfi zararın tazmini istenebilir.

Müspet zararımı da isteyebilir miyim?

Ancak hakkaniyet gerektiriyorsa ve kusurlu yetkisiz temsilciden. Hakkaniyet değerlendirmesinde tarafların ekonomik durumu, kusurun derecesi ve zararın büyüklüğü dikkate alınır.

Yetkisizliği biliyordum; yine de tazminat isteyebilir miyim?

Hayır. Yetkisiz temsilci, işlem sırasında karşı tarafın yetkisizliği bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kendisinden zararın giderilmesi istenemez.

Belirsizlik ne kadar sürer?

Karşı taraf, temsil olunandan uygun bir süre içinde işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu sürede onanmazsa işlemle bağlı olmaktan kurtulur.

Vekâletnamede yazmayan bir işlem her zaman geçersiz mi?

Hayır. Yetkinin içeriği yetkiyi doğuran işleme göre belirlenir; geniş yetki verilmişse bunun doğal kapsamına giren işlemler de yetki içinde sayılabilir. Ancak ağır işlemler için açık yetki aranır.

Vekilim, benim dışımda birinin borcu için ipotek verebilir mi?

Ancak vekâletnamede bu konuda açık yetki varsa. Aksi hâlde yalnızca vekil edenin nam ve hesabına yapılacak işlemler için yetki verildiği kabul edilir ve kurulan ipotek geçersiz sayılır.

Ticari temsilci ile ticari vekil arasındaki fark nedir?

Ticari temsilci işletmenin olağan ve olağanüstü tüm işlerini yapabilir; ticari vekil ise kural olarak yalnız olağan işleri yapar ve ödünç alma, kambiyo taahhüdü, dava açma için açık yetki gerekir.

Vekâletnamede “bono düzenleme” yazmıyorsa bono geçersiz mi?

Verilen yetkiler işletmenin bütün işlerini idare edecek genişlikteyse kişi ticari temsilci sayılabilir; bu hâlde iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi vardır.

Vekilimi azlettim; işlem yine beni bağlar mı?

Yetkiyi üçüncü kişilere bildirdiyseniz, geri aldığınızı da bildirmeniz gerekir. Aksi hâlde geri almayı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremezsiniz. Bu konuda azil ve istifa kurallarına da bakılmalıdır.

Temsilci sıfatını söylemezse ne olur?

Kural olarak işlemin sonuçları temsilciye ait olur. Ancak karşı taraf temsil ilişkisini durumdan çıkarıyorsa veya işlemi kiminle yaptığı farksızsa, sonuçlar yine temsil olunana ait olur.

Temsil yetkisi ölümle sona erer mi?

Kural olarak evet. Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça temsil olunanın ya da temsilcinin ölümü, gaipliği, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası yetkiyi sona erdirir.

Yetkisiz temsil ile vekâletsiz iş görme aynı şey mi?

Hayır. Yetkisiz temsilde bir kişi başkası adına hukukî işlem yapar ve işlem onamaya bağlıdır. Vekâletsiz iş görmede ise kişi, yetkisi olmadan başkasının işini görür ve kendi hükümlerine göre sonuç doğar.

Şirket adına yetkisiz kişinin yaptığı işlem şirketi bağlar mı?

Ortaklık temsilcileri ile organlarının yetkisine ilişkin özel hükümler saklıdır. Ticaret sicilindeki kayıtlar karşısında karşı tarafın iyiniyetli sayılması güçleşir; ancak şirket işleme icazet verirse işlem şirketi bağlar.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 40 — Temsilin hükümleri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 41 — Temsil yetkisinin içeriği ve derecesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 42 — Yetkinin sınırlanması ve geri alınması
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 43 — Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer sona erme hâlleri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 46 — Yetkisiz temsil ve onama
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 47 — Onamama hâlinde sorumluluk
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 48 — Saklı hükümler
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 547-548 — Ticari temsilci
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 551 — Ticari vekil
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1022, 1025 — Tescilin etkisi ve yolsuz tescil

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: vekâletname nedir, vekâlet sözleşmesinde azil ve istifa, vekâletsiz iş görme, borcun üstlenilmesi, irade bozuklukları.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, vekâletnamenin metnine ve tarafların davranışlarına göre değişir. Yetkisiz temsilde askı hâlinin uzaması taraf haklarını zayıflattığından, onay talebinin yazılı ve süreli yapılması önemlidir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dava Sartlari (HMK m. 114-115): Usulden Ret ve Tamamlanabilir Eksiklik

İçindekilerKanunî dayanakDava şartı eksikliğinde izlenecek yolNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Islah (HMK m. 176-182): Sartlari, Suresi ve Sonuclari

İçindekilerKanunî dayanakTamamen ıslah ile kısmen ıslahın farkıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Islah, tarafın daha önce yaptığı…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Haksiz Fiilde Zamanasimi (TBK m. 72): Iki Yil, On Yil ve Uzamis Ceza Zamanasimi

İçindekilerKanunî dayanakÜç sürenin birlikte işleyişiNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zararın ve…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Muteselsil Sorumluluk ve Rucu (TBK m. 61-62, 162-168)

İçindekilerKanunî dayanakDış ilişki ile iç ilişkinin karşılaştırmasıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Birden çok kişi birlikte bir…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Alacaklinin Temerrudu ve Tevdi Mahalli Tayini (TBK m. 106-111)

İçindekilerKanunî dayanakKira ilişkisinde ödeme yeri belirlenmesi: hangi hâlde nasıl?Ne yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Gereği gibi önerilen…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borcun Ustlenilmesi (TBK m. 195-204): Ic ve Dis Ustlenme

İçindekilerKanunî dayanakBenzer kurumlarla karşılaştırmaNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Borcun üstlenilmesi, borç ilişkisinin konusu değişmeksizin borçlunun değişmesini…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara