Terekenin Tespiti Davası: Koruma Önlemleri ve Tereke Temsilcisi

legapro kapak 16127 LegaPro Hukuk Terekenin Tespiti Davası: Koruma Önlemleri ve Tereke Temsilcisi

Kısaca

  • Terekenin tespiti, bağımsız bir “dava” olmaktan çok, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminden istenen bir koruma önlemidir; hâkim bu önlemleri istem üzerine veya resen alabilir.
  • Önlemler özellikle terekedeki mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
  • Terekenin defterinin tutulması, mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunması hâlinde zorunludur (TMK m.590/3).
  • Koruma önlemlerine ilişkin kararlar nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi kabil değildir; bu kararlar tereke üzerinde mülkiyet uyuşmazlığını çözmez.
  • Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır ve terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
  • Bir mirasçı tek başına terekeye ait alacağı miras payı oranında isteyemez; diğer mirasçıların katılımı, muvafakati ya da tereke temsilcisi atanması gerekir.
  • Tereke temsilcisi atandığında mirasçıların davayı takip ve kararı temyiz etme yetkisi sona erer; bu yetki temsilciye geçer.

Bir ölümün ardından mirasçılar çoğu zaman aynı soruyla karşılaşır: geride ne kaldı? Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, alacaklar ve borçlar bir arada durur; kimin neye eriştiği belirsizdir. Türk Medeni Kanunu bu belirsizliği yönetmek için sulh hâkimine geniş bir yetki tanımıştır.

Bu yazıda terekenin tespitinin hukuki niteliğini, hangi önlemlerin alınabileceğini, defter tutmanın şartlarını, tereke temsilcisinin yetkilerini ve bu süreçteki kararlara karşı hangi yolların açık olduğunu Yargıtay’ın son dönem kararlarıyla ele alıyoruz.

Koruma önlemlerinin genel çerçevesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.589: “Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.

Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.

Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır.

Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.”

ÖnlemAmacı
Mal ve hakların yazımı (tespit)Terekede ne bulunduğunun kayda geçirilmesi
Terekenin mühürlenmesiMalların kaybolmasının veya el değiştirmesinin önlenmesi
Terekenin resmen yönetilmesiTerekenin bir yönetici eliyle korunması ve işletilmesi
Vasiyetnamelerin açılmasıÖlüme bağlı tasarrufun içeriğinin ilgililere duyurulması
Tereke temsilcisi atanması (m.640/3)Paylaşmaya kadar miras ortaklığının temsil edilmesi

Yetkili mahkeme, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Ölüm başka bir yerde gerçekleşmişse, o yerin sulh hâkimi durumu gecikmeksizin bildirir ve orada bulunan mallar için gerekli önlemleri alarak dosyayı yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Defter tutma: ne zaman zorunlu?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.590: “Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:

1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa,

2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa,

3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa,

Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.”

Üçüncü bent uygulamada en çok kullanılan yoldur ve tek bir sürenin kaçırılmaması gerekir: ölüm tarihinden başlayarak bir ay. Bu süre içinde istemde bulunulduğunda hâkim defter tutulmasına karar verir. Süre geçtikten sonra da terekenin korunmasına yönelik başka önlemler istenebilir; ancak m.590/3’ün sağladığı bu doğrudan imkân ortadan kalkar.

Defter tutma ile resmî defter (mirasın resmî defter tutularak kabulü) birbirinden farklıdır. Buradaki defter, koruma amaçlı bir tespit işlemidir; mirasçının sorumluluğunu deftere yazılanlarla sınırlayan resmî defter ise ayrı bir kurumdur ve kendi şartlarına tabidir.

Tespit kararının hukuki değeri

Terekenin tespiti sırasında düzenlenen tutanak, o anda nerede neyin bulunduğunu gösterir. Bu son derece değerli bir delildir; ancak mülkiyet uyuşmazlığını çözmez. Tespit sırasında bir eşyanın veya paranın yazılmış olması, o malın tereke malı olduğunu kesin olarak ortaya koymaz; üçüncü kişi ya da mirasçılardan biri, o mal üzerinde istihkak iddiasında bulunabilir.

Bunun usul hukukundaki karşılığı şudur: terekenin tespiti, korunması ve yönetilmesi ile ilgili TMK m.589 ve devamı gereğince alınması gereken önlemlere ilişkin kararlar nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi kabil değildir. Bu kararlar tedbir niteliğindedir ve esasa ilişkin bir hüküm kurmaz.

SoruCevap
Tespit kararı mülkiyeti belirler mi?Hayır; koruma amaçlıdır
Temyiz edilebilir mi?Kural olarak hayır; nihai hüküm niteliğinde değildir
Tereke dışı olduğu iddia edilen mal ne olur?İstihkak iddiası ayrı bir davada çözülür
Kimler istemde bulunabilir?Mirasçılar ve ilgililer; hâkim resen de karar verebilir
Giderleri kim karşılar?İleride terekeden alınmak üzere başvuran; resen karar verilen hâllerde Devlet

Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti

Birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf eder.

Elbirliği mülkiyetinde malikler paydaş değil ortaktır; ortaklığın tüzel kişiliği yoktur ve hakkın süjesi ortaklık değil, bir bütün hâlinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır. Bunun usul hukukundaki sonucu nettir: ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.

Bu nedenle terekeye dâhil bir alacak için bir mirasçının tek başına, üstelik kendi miras payı oranında dava açması mümkün değildir. İzlenmesi gereken yol şudur:

  1. Diğer mirasçıların davaya katılması sağlanır ya da yazılı muvafakatleri alınır.
  2. Bu sağlanamazsa, TMK m.640/3 uyarınca terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacıya uygun ve kesin süre verilir.
  3. Atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya temsilci tarafından devam edilir; bu hâlde ayrıca diğer mirasçıların katılımına veya muvafakatine gerek kalmaz.
  4. Kesin süreye rağmen katılım, muvafakat veya temsilci tayini sağlanamaz ya da temsilci icazet vermezse dava reddedilir.

Tereke temsilcisi: yetkisi nereden başlar, nerede biter?

Miras ortaklığı temsilcisi, sulh mahkemesince mirasçılardan birinin istemi üzerine, paylaşmaya kadar atanır. Görevi miras ortaklığını temsil etmek, terekeyi idare etmek, gereken davaları açmak ve husumeti kabul etmektir. Temsilci mirasçılara karşı vekâlet hükümlerine göre sorumludur.

Temsilcinin hukuki niteliği de belirlenmiştir: miras ortaklığı temsilcisi özel kayyım niteliğindedir ve vasi tayinindeki usul kayyım için de uygulanır. Bunun pratik sonucu, temsilcinin şahsına yönelik itirazların nerede inceleneceğidir:

AşamaGörevli merci
Temsilcinin sıfatına itiraz ve kaçınma sebeplerinin incelenmesiÖncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi
Vesayet makamının itirazı reddetmesiDenetim makamı olan asliye hukuk mahkemesi

Temsilci atandıktan sonra dava takibi tamamen ona geçer. Bunun en çok gözden kaçan sonucu şudur: mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlı olarak hükmü temyiz etme hakkı da miras ortaklığını temsilen tereke temsilcisine geçer. Temsilci kanun yoluna başvurmamışsa, mirasçının kendi başına yaptığı istinaf veya temyiz başvurusu reddedilir.

Terekede istihkak iddiaları

Tespit sırasında yazıya geçen bir malın gerçekte kime ait olduğu ayrı bir tartışmadır. Mirasçılıktaki üstün hakkını ileri süren yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Terekeye temsilci atanmışsa dava temsilci tarafından da açılabilir.

Üçüncü kişilerin tereke malı üzerindeki iddiaları ise genel hükümlere göre çözülür. Her iki hâlde de belirleyici olan, tespit tutanağı değil, mülkiyet ve zilyetliğe ilişkin delillerdir.

Ne yapmalı?

  1. Bir aylık süreyi takip edin. Defter tutulmasını istiyorsanız istemin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde yapılması gerekir.
  2. Doğru mahkemeye başvurun. Yetkili mahkeme mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir.
  3. Talebinizi somutlaştırın. Hangi banka, hangi taşınmaz, hangi araç, hangi kasa — sorgulanmasını istediğiniz kalemleri açıkça yazın.
  4. Mühürleme ve resmî yönetim seçeneklerini değerlendirin. Malların kaybolma riski varsa yalnızca tespitle yetinmeyin.
  5. Tespitin sınırını bilin. Tutanak mülkiyeti belirlemez; hak iddianızı ayrı bir davada ileri sürmeniz gerekebilir.
  6. Koruma kararına temyiz yolu aramayın. Bu kararlar nihai hüküm niteliğinde olmadığından kanun yolu kural olarak kapalıdır.
  7. Terekeye ilişkin davada taraf teşkilini baştan kurun. Diğer mirasçıların katılımını veya muvafakatini sağlayın; olmuyorsa temsilci tayin ettirin.
  8. Miras payı oranında talep kurmayın. Terekeye dâhil alacak, elbirliği mülkiyeti gereği bütün olarak istenir.
  9. Temsilci atandıysa kanun yolunu ona kullandırın. Mirasçının kendi başına yaptığı başvuru reddedilir.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1231, K. 2023/2585, 15.05.2023

Koruma önlemlerine ilişkin kararlar temyiz edilemez. Terekenin teslimi istemine ilişkin dosyada verilen karar Hazine vekilince temyiz edilmişti. Daire, temyiz dilekçesinin reddine oy birliğiyle karar verirken ilkeyi tek cümlede ortaya koymuştur: “Terekenin tespiti, korunması ve yönetilmesi ile ilgili TMK’nın 589 ve devamı maddeleri gereğince alınması gereken önlemlere ilişkin verilen kararlar nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi kabil değildir.” Kararda ayrıca mahkemece yapılan işlemin, terekenin muhafazası ve hak sahiplerine intikalinin temini için alınması gereken tedbirlere ilişkin olduğu (TMK m.589) vurgulanmış; Hazine vekilinin davada taraf sıfatı bulunmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararının da olmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6370, K. 2024/322, 18.01.2024

Tereke temsilcisi özel kayyım niteliğindedir; şahsına itiraz vesayet makamında incelenir. Miras ortaklığına temsilci atanmasına karar verilen dosyada davalı, atanan kişinin tarafsız olamayacağını ve ikametinin uygun olmadığını ileri sürerek temyize gitmişti. Daire oy birliğiyle verdiği kararda şu çerçeveyi çizmiştir: “Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 431 inci maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır.” Buna göre temsilcinin sıfatına yapılan itirazların ve ileri sürdüğü kaçınma sebeplerinin incelenmesi öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, bu makam kabul etmezse denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir. Daire, temsilcinin şahsına yönelik itiraz dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/7883, K. 2023/5477, 12.10.2023

Temsilci atandıktan sonra mirasçının temyiz hakkı kalmaz. Elbirliği mülkiyetine tabi tereke nedeniyle temsilci atanmış, gerekçeli karar temsilciye tebliğ edilmiş ancak temsilci temyize başvurmamış; başvuruyu mirasçılar vekili yapmıştı. Daire, oy birliğiyle ve kesin olarak temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir. Gerekçe şöyledir: “Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkar. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.” Karar, temsilci atandıktan sonra kanun yolu sürelerinin kimin üzerinden işleyeceğini kesin biçimde göstermektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4199, K. 2024/2673, 30.09.2024

Terekeye dâhil alacak, miras payı oranında istenemez; mahkeme taraf teşkili için süre vermelidir. Mirasçıların bir kısmı, mirasbırakanın üçüncü kişilerden olan alacağını miras payları oranında talep etmiş; yerel mahkeme aktif dava ehliyeti yokluğundan davayı usulden reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Gerekçede elbirliği mülkiyetinin usul hukukundaki sonucu açıklanmıştır: “Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.” Daire ayrıca izlenecek usulü adım adım göstermiştir: diğer mirasçıların katılımı veya muvafakati sağlanmalı, olmazsa TMK m.640/3 uyarınca temsilci tayin ettirilmesi için uygun süre verilmeli; atanan temsilci davaya icazet verirse davaya onun tarafından devam edilmeli ve bu hâlde ayrıca diğer mirasçıların muvafakati aranmamalıdır. Kesin süreye rağmen bunlar sağlanamazsa dava reddedilir.

Dört karar birlikte okunduğunda tereke sürecinin iki farklı hukuki mantıkla işlediği görülüyor. Birinci mantık koruma: TMK m.589 ve devamı, sulh hâkimine terekeyi olduğu gibi dondurma ve kayıt altına alma yetkisi veriyor. Bu yetki geniş — hâkim resen de harekete geçebiliyor — ama sonucu dar: alınan kararlar tedbir niteliğinde olduğundan nihai hüküm sayılmıyor ve kural olarak temyiz edilemiyor. Tespit tutanağı bir mülkiyet belgesi değil, bir fotoğraf; kimin neye sahip olduğu tartışması buraya değil, istihkak davasına ait. İkinci mantık temsil: mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olduğundan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı var ve hiçbiri terekeye ait bir hakkı tek başına, üstelik kendi payı oranında isteyemiyor. Kanun bu kilidi açmak için tereke temsilcisi kurumunu öngörüyor; ancak temsilci atandığı anda dengeler değişiyor — davayı takip ve kanun yoluna başvurma yetkisi tümüyle temsilciye geçiyor, mirasçının kendi başına yaptığı temyiz reddediliyor. Temsilcinin kendisi de denetimsiz değil: özel kayyım sayıldığından şahsına yönelik itirazlar vasi tayinindeki usule göre, önce sulh hukuk sonra asliye hukuk mahkemesinde inceleniyor. Uygulamada bu iki mantığın karıştırılması ciddi hak kayıplarına yol açıyor: koruma kararına temyize gidip süre yitirmek ya da temsilci atandığını bilerek kanun yoluna mirasçı adına başvurmak, esasa hiç girilmeden dosyanın kapanmasına neden olabiliyor.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun yaratırDoğrusu
Defter tutma istemini geç yapmakTMK m.590/3 istemi ölüm tarihinden itibaren bir ayla sınırlarSüreyi ölüm tarihinden itibaren hesaplayıp başvurmak
Yetkisiz mahkemeye başvurmakYetkili mahkeme mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidirYerleşim yerini nüfus kaydıyla belirleyip oraya başvurmak
Tespit tutanağını mülkiyet belgesi saymakTespit koruma amaçlıdır, hak sahipliğini belirlemezHak iddiasını istihkak davasında ileri sürmek
Koruma kararını temyiz etmekBu kararlar nihai hüküm niteliğinde değildirİtirazı ilgili usul içinde ve doğru mercide dile getirmek
Terekeye ait alacağı pay oranında istemekElbirliği mülkiyetinde pay oranında talep mümkün değildirTüm mirasçılarla veya temsilci aracılığıyla dava açmak
Taraf teşkili için verilen kesin süreyi kaçırmakSüre sonunda dava reddedilirMuvafakat toplamak ya da süresinde temsilci tayin ettirmek
Temsilci varken mirasçı adına temyize gitmekTakip ve temyiz yetkisi temsilciye geçmiştirKanun yoluna temsilci eliyle başvurmak
Temsilcinin şahsına itirazı temyiz yoluyla dile getirmekİtiraz önce vesayet makamında incelenirSulh hukuk mahkemesine, reddedilirse asliye hukuk mahkemesine başvurmak
Terekenin tespiti nedir?

Mirasbırakanın ölümüyle geride kalan mal ve hakların kayda geçirilmesidir. TMK m.589 uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya resen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır; bu önlemler özellikle mal ve hakların yazımı, mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.

Nereye ve ne zaman başvurmalıyım?

Başvuru, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır. Terekenin defterinin tutulması isteniyorsa, mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunması gerekir. Diğer koruma önlemleri bakımından kanun bu şekilde bir süre öngörmemiştir.

Tespit sırasında yazılan mal kesin olarak terekeye mi aittir?

Hayır. Tespit koruma amaçlı bir işlemdir ve mülkiyet uyuşmazlığını çözmez. Bir malın tereke dışında olduğu iddiası ya da mirasçılardan birinin üstün hak iddiası ayrı bir yargılamada, örneğin miras sebebiyle istihkak davasında ele alınır.

Tereke tespitine ilişkin karara itiraz edebilir miyim?

Yargıtay, terekenin tespiti, korunması ve yönetilmesi ile ilgili TMK m.589 ve devamı gereğince alınan önlemlere ilişkin kararların nihai hüküm niteliğinde olmadığını ve temyizinin kabil olmadığını kabul etmektedir. Bu nedenle itirazlar kanun yolu yerine ilgili usul içinde ve doğru mercide dile getirilmelidir.

Tereke temsilcisi ne iş yapar?

Miras ortaklığını temsil eder, terekeyi idare eder, gereken davaları açar ve husumeti kabul eder. Mirasçılara karşı vekâlet hükümlerine göre sorumludur. TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesince paylaşmaya kadar atanır.

Temsilci atanınca benim yetkim ne olur?

Temsilci atandıktan sonra davayı takip yetkisi tamamen temsilciye geçer. Mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi sona erer; buna bağlı olarak hükmü temyiz etme hakkı da miras ortaklığını temsilen tereke temsilcisine geçer. Mirasçının kendi başına yaptığı kanun yolu başvurusu reddedilir.

Atanan temsilciyi beğenmedim, ne yapabilirim?

Miras ortaklığı temsilcisi özel kayyım niteliğinde olduğundan, vasi tayinindeki usul burada da uygulanır. Temsilcinin sıfatına yönelik itirazlar ve ileri sürdüğü kaçınma sebepleri öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince incelenir; bu makam itirazı reddederse denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesi inceler.

Terekeye ait alacağı miras payım oranında dava edebilir miyim?

Hayır. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle mirasçının payı oranında alacak talep etmesi mümkün değildir; davanın tüm mirasçılarla birlikte ya da tereke temsilcisi aracılığıyla yürütülmesi gerekir.

Diğer mirasçılar davaya katılmıyorsa ne olur?

Mahkeme, davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların katılmalarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da TMK m.640/3 uyarınca terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacıya uygun bir süre verir. Atanan temsilci açılan davaya icazet verirse davaya temsilci tarafından devam edilir ve ayrıca diğer mirasçıların muvafakati aranmaz. Kesin süreye rağmen bunlar sağlanamazsa dava reddedilir.

Tereke tespitinin masraflarını kim öder?

TMK m.589/3 uyarınca önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır. Önleme hâkimin resen karar verdiği hâllerde ise giderler Devlet tarafından karşılanır.

Mirasbırakan başka bir şehirde öldüyse ne olur?

Mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüşse, o yerin sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir; ölüm yerinde bulunan malların korunması için gerekli önlemleri alır ve bununla ilgili dosyayı, varsa vasiyetnameyle birlikte yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.589 — Koruma önlemleri, genel olarak
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.590 — Defter tutma
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.592 — Mühürleme
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.637 — Miras sebebiyle istihkak davası
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640 — Miras ortaklığı ve temsilci atanması
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.397, m.422 ve m.431 — Vesayet ve denetim makamları, kayyımlıkta usul
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.701 ve m.702 — Elbirliği mülkiyeti
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94 — Kesin süre

Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: tereke ne demek, tereke davası nedir, terekenin resmî defteri, miras sebebiyle istihkak davası ve mirasın hükmen reddi ve borca batıklık.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Miras hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara