Miras Sebebiyle İstihkak Davası (TMK 637): Adi İstihkaktan Farkı

legapro kapak 16012 LegaPro Hukuk Miras Sebebiyle İstihkak Davası (TMK 637): Adi İstihkaktan Farkı
Kısaca

  • TMK m.637/1: yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi ya da bazı tereke mallarını elinde bulundurana karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek dava açabilir.
  • Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.
  • Üstün hak iddiası yoksa açılan dava adi istihkak davasıdır.
  • Adi istihkakta TMK m.639’daki zamanaşımı uygulanmaz; mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı yoktur.
  • TMK m.639: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl.
  • İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
  • Mirasçılık sıfatı ketmedilerek mal satılmışsa, miras payları oranında tazminata hükmedilir.

Tereke malını elinde tutan bir kişiye karşı açılan dava, iki farklı hukuki nitelik taşıyabilir.

Bu ayrım, sadece isimlendirme meselesi değildir — zamanaşımı tümüyle buna bağlıdır.

Ayrımın ölçütü

TMK m.637/1: “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.”

Buna karşılık, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulundurana karşı dava açan yasal ya da atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa, açılan dava adi istihkak davasıdır.

Miras sebebiyle istihkakAdi istihkak
ŞartÜstün hak iddiası varÜstün hak iddiası yok
DayanakTMK m.637Mülkiyet hakkı
ZamanaşımıTMK m.639 (1 / 10 / 20 yıl)Yok — mal mevcut olduğu sürece

Zamanaşımı (m.639)

“Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.”

Uygulamada belirleyici olan şudur: taraflar arasında mirasçılık sıfatı üzerinde uyuşmazlık bulunmuyorsa — yani davalı, davacının mirasçılığına itiraz etmiyorsa — miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemez. Bu hâlde dava adi istihkak niteliğindedir ve mirasçılar arasındaki adi istihkakta zamanaşımı söz konusu olmaz.

Ketmedilen mirasçılık

Mirasçılık belgesinde mirasçılık sıfatı gizlenerek (ketmedilerek) tereke malı üçüncü kişiye satılmış veya bağışlanmışsa, gerçek mirasçıların bu tasarrufta iradeleri bulunmadığından, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden miras payları oranında tazminata hükmedilmesi gerekir.

Gaiplik bağlantısı

TMK m.585: gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür. İyiniyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir.

Ne yapmalı?

  1. Davalının mirasçılığınıza itiraz edip etmediğini netleştirin.
  2. İtiraz yoksa davanın adi istihkak olduğunu ve zamanaşımı işlemediğini vurgulayın.
  3. Mirasçılık belgesini ve varsa iptal kararını dosyaya koyun.
  4. Öğrenme tarihini belgeyle ortaya koyun; bir yıllık süre buradan işler.
  5. Davalının kötü niyetli olduğunu ispatlarsanız süre yirmi yıla çıkar.
  6. Mal üçüncü kişiye devredilmişse aynen iade yerine bedel talep edin.
  7. Bedeli dava tarihindeki değer üzerinden hesaplatın.
Yargıtay uygulaması — nitelik ve zamanaşımı

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2017/5151, K.2018/95, 09.01.2018
    Mirasçılığa itiraz yoksa zamanaşımı işlemez. Davacılar mirasbırakanın kardeşleri, davalı ise sağ kalan eşiydi; davacılar, davalının müşterek banka hesabından çektiği paradan paylarına düşen bedeli istemişti. Yerel mahkeme davayı miras sebebiyle istihkak sayarak, TMK m.637 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle zamanaşımından reddetmişti. Daire ölçütü uyguladı: “Terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa, açılan dava adi istihkak davasıdır. TMK 639 maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin adi istihkak davasında uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı yoktur.” Somut olayda davalı, davacıların mirasçılık sıfatına itiraz etmemişti; taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmadığından miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemezdi. Bu nedenle mahkemenin esas hakkında inceleme yaparak karar vermesi gerekirken zamanaşımından ret kararı vermesi isabetsiz bulundu.
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2019/3156, K.2019/8389, 09.12.2019
    Gerçekten miras sebebiyle istihkaksa bir yıllık süre işler. Daire, TMK m.639‘u aynen aktardı ve uyguladı: “miras sebebiyle istihkak davasında terekeden doğan alacak istemi öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar.” Somut olayda mirasçıların açtıkları miras sebebiyle istihkak davası ile miras paylarına yönelik işlem yapıldığından haberdar oldukları kabul edilerek asıl davanın açıldığı 02.06.2009 tarihi esas alındı; birleşen davanın açıldığı 11.12.2012 tarihi ile arasında bir yılı aşkın süre geçtiğinden, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik zamanaşımı itirazının kabulü gerekiyordu. Yerel mahkeme ise birleşen davada uygulanması gerekmeyen TMK m.571‘deki hak düşürücü süreye dayanmıştı. Daire, davanın reddi sonucu itibarıyla doğru olduğundan hükmün gerekçesini ve hüküm sonucunu düzelterek onadı. Karar, sürenin başlangıcının miras payına yönelik işlemden haberdar olma anı olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2020/1849, K.2021/5424, 23.06.2021
    Gaiplik ve geri verme yükümlülüğünde m.639’a atıf. Davacılar, mirasçılık belgesiyle mirasçı olduklarını tespit ettirdikten sonra TMK m.588/3 uyarınca dava açarak taşınmazlardaki Hazine adına tescil edilen hisselerin iptali ile adlarına tescilini sağlamış, sonrasında taşınmazlardan geçmişe yönelik elde edilmiş tüm gelirlerin kendilerine ödenmesini istemişlerdi. Daire, iki hükmü birlikte ele aldı. TMK m.585: “Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler. İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.” TMK m.639 ise bir yıl, her hâlde on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl sürelerini öngörür. Karar, gaipliğe bağlı tereke tasfiyelerinde geri verme yükümlülüğünün iyiniyet ölçütüne göre farklı sürelere tabi olduğunu ortaya koyar.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2019/6484, K.2020/1593, 19.02.2020
    Kayyım yönetimindeki gelirler ve m.585-639 ilişkisi. Taşınmazın maliki gaip olduğundan sulh hukuk mahkemesi kararıyla defterdar kayyım olarak atanmış; kayyım hesap cetveline göre uzun yıllar boyunca kira ve ecrimisil geliri elde edilmişti. Sonradan açılan davada taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek davacı vakıf adına tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmişti. Daire, iki hükmü birlikte değerlendirdi: TMK m.585 uyarınca gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür ve iyiniyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir; atıf yapılan m.639 ise bir yıl ve her hâlde on yıl sürelerini öngörür. Karar, gaipliğe bağlı olarak üçüncü kişilerin elinde kalan tereke değerlerinin iadesinde iyiniyet ölçütünün ve m.639 sürelerinin belirleyici olduğunu göstermesi bakımından değerlidir.

Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Miras sebebiyle istihkak davası, 4721 sayılı TMK m.637‘de düzenlenmiştir: yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu davayı açabilir ve hâkim bu davada mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer. Davanın ayırt edici unsuru, adından da anlaşılacağı üzere mirasçılıkta üstün hak iddiasıdır. Yargıtay bu unsuru sıkı biçimde arar ve bulunmadığı hâllerde davayı yeniden nitelendirir: “Terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa, açılan dava adi istihkak davasıdır.” Bu nitelendirmenin sonucu, uygulamada davaların kaderini belirleyen bir farklılıktır: TMK m.639’da yazılı zamanaşımı süresinin adi istihkak davasında uygulanma olanağı bulunmaz ve mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı yoktur. Somut ölçüt ise davalının tutumudur: davalı, davacının mirasçılık sıfatına itiraz etmemişse ve taraflar arasında mirasçılık sıfatı üzerinde uyuşmazlık bulunmuyorsa, miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemez; mirasçılar arasındaki bu tür uyuşmazlıklar adi istihkak sayılır ve zamanaşımı itirazı dinlenmez. Bu nedenle zamanaşımından ret kararları, çoğu kez esasa girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmaktadır. Gerçekten miras sebebiyle istihkak söz konusu olduğunda ise TMK m.639 devreye girer: dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Bir yıllık sürenin başlangıcı, uygulamada mirasçının miras payına yönelik işlem yapıldığından haberdar olduğu an olarak belirlenmektedir; nitekim asıl dava tarihi ile birleşen dava tarihi arasında bir yılı aşkın süre geçtiği bir dosyada zamanaşımı itirazının kabulü gerektiği kabul edilmiştir. Kurumun bir başka görünümü, gaiplik ve tereke tasfiyesiyle ilgilidir: TMK m.585 uyarınca gaip ortaya çıkar ya da üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür ve iyiniyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir — yani m.639’a atıf yapılır. Nihayet uygulamada sık karşılaşılan bir senaryo, mirasçılık sıfatının ketmedilmesidir: mirasçılardan bir kısmının, diğerlerini göstermeyen bir mirasçılık belgesi çıkartarak tereke malını üçüncü kişiye satması ya da bağışlaması. Bu hâlde gerçek mirasçıların tasarrufta iradeleri bulunmadığından, aynen iade mümkün olmasa bile taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden miras payları oranında tazminata hükmedilmesi gerekir; mirasçılık belgesi iptal ettirilip yenisi alınmış olması bu talebi destekler. Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir başka ayrıntı da, tereke malının kayıt maliki ile gerçek pay durumu arasındaki ilişkidir: taşınmaz doğrudan mirasbırakan adına kayıtlı olmasa bile, aradaki bir başka murisin payı üzerinden davacıların miras hissesi bulunabileceği gözetilmelidir.

Miras sebebiyle istihkak davası ne zaman açılır?

TMK m.637 uyarınca yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu davayı açabilir. Davanın ayırt edici unsuru üstün hak iddiasıdır; bu iddia yoksa dava adi istihkak niteliğindedir. Hâkim bu davada mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.

Adi istihkakta zamanaşımı var mı?

Yoktur. Yargıtay, TMK m.639’da yazılı zamanaşımı süresinin adi istihkak davasında uygulanma olanağı bulunmadığını ve mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı olmadığını açıkça belirtmektedir. Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda davalı, davacının mirasçılık sıfatına itiraz etmemişse dava adi istihkak sayılır ve zamanaşımı itirazı dinlenmez.

Zamanaşımı süreleri ne kadar?

TMK m.639 uyarınca miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.

Bir yıllık süre ne zaman işlemeye başlar?

Öğrenme anından. Yargıtay, mirasçıların açtıkları dava ile miras paylarına yönelik işlem yapıldığından haberdar oldukları kabul edilerek sürenin bu tarihten hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Bir dosyada asıl dava tarihi ile birleşen dava tarihi arasında bir yılı aşkın süre geçtiğinden birleşen dava bakımından zamanaşımı itirazının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Mirasçılığım gizlenerek mal satıldı; ne isteyebilirim?

Miras payınız oranında tazminat. Yargıtay, mirasçılık belgesine göre mirasçı olan kişilerin mirasçılık sıfatları ketmedilerek taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı olaylarda, gerçek mirasçıların bu tasarrufta iradelerinin bulunmaması nedeniyle taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden miras payları oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı iyiniyetli değilse ne olur?

Zamanaşımı süresi uzar. TMK m.639’un son cümlesi uyarınca iyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Bu nedenle davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundururken iyiniyetli olup olmadığı, dosyada ayrıca ispatlanması gereken önemli bir husustur; kötü niyetin ortaya konulması bir yıllık ve on yıllık sürelerin aşıldığı dosyalarda dava hakkını korur.

Gaiplik hâlinde tereke malını alanlar ne yapar?

TMK m.585 uyarınca gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür. İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir.

Mal üçüncü kişiye geçmişse aynen iade istenebilir mi?

Malın el değiştirdiği hâllerde uygulamada aynen iade yerine bedel talep edilmektedir. Yargıtay, tereke malının üçüncü kişiye satıldığı ve sonrasında bağışlandığı bir olayda, mirasçıların bu tasarruflarda iradeleri bulunmadığından taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden miras payları oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı TMK m.637 — Miras sebebiyle istihkak davası
  • 4721 sayılı TMK m.638 — Davanın sonuçları
  • 4721 sayılı TMK m.639 — Zamanaşımı
  • 4721 sayılı TMK m.585 — Gaiplik hâlinde geri verme
  • 4721 sayılı TMK m.588 — Gaiplik kararı ve tescil
  • 4721 sayılı TMK m.598 — Mirasçılık belgesi
  • 6100 sayılı HMK m.33 — Hukuki nitelendirme hâkime aittir

Bağlantılı başlıklar için miras davası nedir, mirastan mal kaçırma ve terekenin resmî defteri yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Miras hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara