Mirasçılık Belgesinin İptali Davası

Kısaca
- Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenen kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur; soy ilişkisini gösterir ve terekenin mirasçılara intikalini sağlar.
- TMK m.598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; iptal istemi süreye bağlı değildir.
- İptal davası hasımlı olarak açılır; çekişmesiz yargı kapsamından çıkıp çekişmeli yargı niteliği kazandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- Belgede mirasçı olarak gösterilen kişiler ile ölmüşlerse onların mirasçılarının davada taraf olması zorunludur; taraf koşulu kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece resen incelenir.
- Davacı, mirasçı olduğunu ve belgede hiç gösterilmediğini ya da olması gerekenden az pay verildiğini kanıtlamak zorundadır; buna karşılık hâkim, diğer mirasçıları ve payları resen araştırır.
- Yasal mirasçı sıfatı bulunmayan kişiler — üçüncü kişiler ve yalnızca atanmış mirasçı olanlar — kural olarak yasal mirasçılık belgesinin iptalini isteyemez; aktif husumet yokluğundan dava reddedilir.
- Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (TMK m.17).
Veraset ilamı, miras işlemlerinin anahtarıdır: tapu devri, banka hesaplarının çözülmesi, araç intikali, hatta icra takibi hep bu belgeye dayanır. Bu yüzden belgede yer alan bir hata — eksik mirasçı, yanlış pay, yok sayılan evlatlık ilişkisi — kâğıt üzerinde küçük görünse de sonuçları ağırdır.
Bu yazıda mirasçılık belgesinin iptali davasının kim tarafından, kime karşı ve hangi mahkemede açılacağını, ispat yükünün nasıl dağıldığını ve hangi hataların iptal sebebi sayıldığını Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin son dönem kararları üzerinden ele alıyoruz.
Mirasçılık belgesi nedir, ne işe yarar?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598: “Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.”
Maddeden çıkan üç temel nokta vardır. Birincisi, iki farklı belge söz konusudur: birinci fıkraya göre verilen yasal mirasçılık belgesi ve ikinci fıkraya göre verilen atanmış mirasçılık belgesi. İkincisi, yasal mirasçılık belgesi sulh mahkemesinden alınabileceği gibi noterlikten de alınabilir. Üçüncüsü, belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; iptal istemi için bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Belgenin hukuki değeri de sınırlıdır: mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenmiş kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Kesin hüküm değildir; aksi kanıtlanabilir.
Görevli mahkeme: sulh mu, asliye mi?
Mirasçılık belgesinin verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Buna karşılık belgenin iptali farklıdır: bu davaların hasımlı olarak açılması zorunlu bulunduğundan uyuşmazlık çekişmesiz yargı kapsamından çıkarak çekişmeli yargı niteliği kazanır. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
| Talep | Yargı türü | Görevli mahkeme |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi verilmesi | Çekişmesiz yargı | Sulh hukuk mahkemesi (ya da noterlik) |
| Mirasçılık belgesinin iptali | Çekişmeli yargı | Asliye hukuk mahkemesi |
| Atanmış mirasçılık belgesi verilmesi | Çekişmesiz yargı | Sulh hukuk mahkemesi |
| Ölüme bağlı tasarrufun iptali | Çekişmeli yargı | Asliye hukuk mahkemesi |
Kim dava açabilir? Aktif husumet
Uygulamada davaların önemli bir bölümü esasa hiç girilmeden, aktif husumet yokluğundan reddedilir. Yerleşik kabul şudur: mirasçılık belgesinin iptali davası, mirasçılar ile mirasçı sıfatı bulunmamakla birlikte mahkemece bu konuda yetkilendirilen kişiler tarafından açılabilir.
| Kim? | Dava açabilir mi? | Neden? |
|---|---|---|
| Belgede hiç gösterilmeyen yasal mirasçı | Evet | Mirasçılık sıfatı ve hukuki yararı vardır |
| Belgede az pay verilen yasal mirasçı | Evet | Payı olması gerekenden az gösterilmiştir |
| Mahkemece yetkilendirilen kişi | Evet | Yetki belgesine dayanır |
| Yalnızca atanmış mirasçı olan kişi | Kural olarak hayır | Yasal mirasçılık belgesinin iptalini isteyemez; kendisi m.598/2’ye göre atanmış mirasçılık belgesi isteyebilir |
| Mirasbırakanın kiracısı, alacaklısı gibi üçüncü kişiler | Kural olarak hayır | Mirasçı sıfatı ve mahkemece verilmiş yetki yoktur |
Bu ayrımın mantığı şudur: yasal mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçıları arasındaki kan ve soy ilişkisini gösterir. Vasiyetnameye dayanan bir kişinin bu soy ilişkisini tartışmaya açmakta hukuki yararı bulunmaz; onun yolu, kendi sıfatını gösteren belgeyi istemek ve gerekiyorsa ölüme bağlı tasarrufun geçerliliği tartışmasını yürütmektir.
Kime karşı açılır? Zorunlu dava arkadaşlığı
Mirasçılık belgesinin iptali davalarında mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Verilecek hükümle hukuki durumları etkileneceğinden, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen kişilerin — ölmüşlerse onların mirasçılarının — davada taraf olmaları zorunludur.
Bu bir usul inceliği değil, kamu düzenine ilişkin bir koşuldur; taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece kendiliğinden incelenir. Taraf teşkili sağlanmadan verilen hüküm, esasa ilişkin değerlendirme doğru olsa bile ayakta kalmaz.
İspat: kim neyi göstermek zorunda?
| Yük | Kimde? |
|---|---|
| Mirasbırakanın mirasçısı olduğunu kanıtlamak | Davacı |
| Belgede mirasçı gösterilmediğini veya az pay verildiğini kanıtlamak | Davacı |
| Diğer mirasçıları tespit etmek | Hâkim (resen) |
| Mirasçıların paylarını belirlemek | Hâkim (resen) |
| Gerekli delillere başvurmak | Hâkim, resen araştırma ilkesi uyarınca |
Nüfus kayıtları burada merkezî önemdedir; ancak mutlak değildir. TMK m.30 uyarınca doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; kütükte kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durum her türlü delille kanıtlanabilir.
Hangi hatalar iptal sebebidir?
| Hata türü | Örnek |
|---|---|
| Mirasçı eksikliği | Bir çocuğun ya da evlatlığın belgeye hiç yazılmaması |
| Fazla mirasçı | Mirasçı olmayan bir kişinin belgede yer alması |
| Yanlış hukuk uygulaması | Ölüm tarihinde yürürlükte olmayan hükümlere göre pay belirlenmesi |
| Evlatlık ilişkisinin gözetilmemesi | Evlâtlık ve altsoyunun, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olacağının dikkate alınmaması |
| Reddedilen mirasın gözetilmemesi | Mirası reddetmiş bir kişinin mirasçı olarak gösterilmesi |
| Pay hesabı hatası | Paylar toplamının payda ile uyuşmaması veya bir mirasçıya eksik/fazla pay yazılması |
Son satır özellikle önemlidir: aritmetik bir tutarsızlık bile — payların toplamının paydaya eşit olmaması gibi — tek başına bozma sebebi olabilmektedir. Bu nedenle hükümdeki pay dağılımı kalem kalem kontrol edilmelidir.
Uygulanacak hukuk: ölüm tarihi belirleyicidir
TMK m.17 uyarınca miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. Uzun yıllar önce gerçekleşen ölümlerde bu kural doğrudan sonuç doğurur: 1926’da yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminde açılan bir mirasta, sağ kalan eşin payı bugünkü kurallara göre değil, o tarihteki hükümlere göre hesaplanır.
Eski tarihli veraset ilamlarının iptali istemlerinde en sık rastlanan hata da budur: belge, ölüm tarihinde yürürlükte olmayan bir düzenlemeye göre düzenlenmiştir.
Ne yapmalı?
- Önce sıfatınızı netleştirin. Yasal mirasçı mısınız, atanmış mirasçı mı, yoksa üçüncü kişi mi? Aktif husumet bu ayrımla belirlenir.
- Üçüncü kişiyseniz yetki belgesi alın. Mirasçı sıfatınız yoksa, dava açabilmek için mahkemeden yetkilendirilmiş olmanız gerekir.
- Asliye hukuk mahkemesinde dava açın. İptal davası hasımlı ve çekişmeli yargıya tabidir.
- Taraf listesini eksiksiz kurun. Belgede mirasçı görünen herkesi, ölmüşlerse mirasçılarını davalı gösterin.
- Nüfus kayıtlarını baştan toplayın. Ölüm tarihleri, evlenme ve evlat edinme kayıtları hesabın temelidir.
- Ölüm tarihini ve o tarihteki mevzuatı belirleyin. Özellikle eski tarihli mirasta uygulanacak hükümler farklıdır.
- Payları kendiniz de hesaplayın. Paydayı ve pay dağılımını kontrol edin; aritmetik hatalar sıkça karşımıza çıkmaktadır.
- Yeni belge talebini de ekleyin. Yalnızca iptal değil, doğru içerikli yeni mirasçılık belgesi verilmesini de talep edin.
- Süre kaygısı taşımayın, gecikmeyin. Geçersizlik her zaman ileri sürülebilir; ancak hatalı belgeye dayanılarak yapılan tapu ve banka işlemleri geri alınması güç sonuçlar doğurabilir.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4529, K. 2025/172, 09.01.2025
Belgenin karine değeri, zorunlu dava arkadaşlığı ve resen araştırma. 1960 yılında ölen mirasbırakanın veraset ilamında sağ kalan eşin payının, ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre belirlenmediği ileri sürülerek iptal istenmişti. Daire, kararı oy birliğiyle bozarken çerçeveyi şöyle çizmiştir: “Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.” Taraf teşkili bakımından: “Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. (…) Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir.” İspat bakımından ise davacının, mirasçı olduğunu ve belgede gösterilmediğini veya az pay verildiğini kanıtlaması gerektiği; buna karşılık diğer mirasçıları tespit etmenin ve payları belirlemenin hâkimin görevi olduğu, resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli bütün delillere başvurulabileceği belirtilmiştir. Bozma sebebi ise esasa değil hesaba ilişkindir: hükümde dağıtılan payların toplamı kabul edilen paydaya ulaşmamış ve bazı mirasçıların payları hatalı yazılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/871, K. 2025/4581, 24.10.2025
Mirasbırakanın kiracısı, mirasçılık belgesinin iptalini isteyemez. Mirasbırakanla arasında kira ilişkisi bulunan davacı, davalının mirasçı olmadığı hâlde belgede mirasçı gösterildiğini ileri sürerek iptal istemişti. Yerel mahkeme, mirasçılık belgesinin iptali davasının mirasçılar ile mirasçı sıfatı bulunmayan ancak mahkemelerce yetki verilen kişiler tarafından açılabileceği gerekçesiyle davayı, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-(d) ve 115/2 hükümleri uyarınca aktif husumet dava şartı eksikliğinden usulden reddetmiş; istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire kararı oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/947, K. 2024/4729, 22.10.2024
Yalnızca atanmış mirasçı olan kişi, yasal mirasçılık belgesinin iptalini isteyemez. Vasiyetname yoluyla atanmış mirasçı sıfatı bulunan ancak yasal mirasçı sıfatı bulunmayan davacı, mirasbırakanın kan ve soy ilişkisini gösteren mirasçılık belgesinin iptalini istemişti. Bölge adliye mahkemesi, bu kişinin söz konusu belgenin iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Daire de bu değerlendirmeyi benimsemiştir: “davacının ise atanmış mirasçı olarak 4721 sayılı Kanun’un 598 inci maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden atanmış mirasçılık belgesi isteyebileceğinden 4721 sayılı Kanun’un 598 inci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş mirasçılık belgesinin iptalini istemekte davada aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.” Daire, kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/915, K. 2023/1832, 30.03.2023
Evlâtlık ilişkisi gözetilmeden düzenlenen veraset ilamı iptal edilir. 1955 yılında evlât edinilen davacı, kendisinin tek mirasçı olmasına rağmen düzenlenen mirasçılık belgesinde evlâtlık olduğu hususunun gözetilmediğini ileri sürerek iptal istemişti. Yerel mahkeme davayı kabul ederek belgeyi iptal etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, TMK m.30, m.500 ve m.598’i esas alarak yaptığı değerlendirmede, evlâtlık ve altsoyunun evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olacağını, evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığının da devam edeceğini, buna karşılık evlât edinen ve hısımlarının evlâtlığa mirasçı olamayacağını hatırlatmış; mirasbırakanın başkaca altsoyu bulunmadığından tek mirasçının davacı olduğu ve Hazinenin mirasçı olamayacağı sonucuna vararak kararı onamıştır.
Dört karar birlikte okunduğunda mirasçılık belgesinin iptali davasının iki kapıdan geçtiği görülüyor. Birinci kapı sıfat: bu dava herkese açık değil. Yasal mirasçılar ve mahkemece yetkilendirilmiş kişiler dışında kimse yasal mirasçılık belgesinin iptalini isteyemiyor. Mirasbırakanla ticari ya da sözleşmesel ilişkisi olan üçüncü kişiler — kiracı, alacaklı — bu kapıdan giremiyor; ilginç biçimde, vasiyetnameye dayanan atanmış mirasçı da giremiyor, çünkü iptali istenen belge onun sıfatını değil, mirasbırakanın kan ve soy ilişkisini gösteriyor. Bu kişilerin yolu ayrı: kendi sıfatlarını gösteren belgeyi istemek. İkinci kapı taraf teşkili: belgede mirasçı görünen herkes, ölmüşse mirasçıları davada yer almak zorunda. Bu bir usul formalitesi değil, kamu düzeni meselesi olarak görülüyor ve mahkeme tarafından resen inceleniyor. Bu iki kapıdan geçildiğinde ise yargılama, alışılmış taraf hakimiyeti mantığından uzaklaşıyor: davacı yalnızca kendi mirasçılığını ve belgedeki eksikliği göstermekle yükümlü; diğer mirasçıları bulmak ve payları hesaplamak hâkimin görevi ve bunun için resen araştırma yapabiliyor. Uygulanacak hukuk da davanın açıldığı tarihe değil, mirasbırakanın öldüğü tarihe göre belirleniyor — bu yüzden onlarca yıl önceki ölümlerde bugün yürürlükte olmayan kanun hükümleri devreye giriyor. Nihayet dikkat çekici bir ayrıntı: dosyaların bir kısmı esasa ilişkin hatadan değil, hüküm fıkrasındaki pay dağılımının aritmetik tutarsızlığından bozuluyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun yaratır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açmak | İptal davası çekişmeli yargıya tabidir | Asliye hukuk mahkemesinde dava açmak |
| Davayı hasımsız açmak | Bu davaların hasımlı açılması zorunludur | Belgede mirasçı görünen herkesi davalı göstermek |
| Ölmüş mirasçıların yerine mirasçılarını dahil etmemek | Zorunlu dava arkadaşlığı eksik kalır | Ölen mirasçıların mirasçılarını da taraf yapmak |
| Üçüncü kişi olarak yetki belgesiz dava açmak | Aktif husumet dava şartı eksikliği doğar | Mahkemeden yetki belgesi almak |
| Atanmış mirasçı sıfatıyla yasal belgeyi iptal ettirmeye çalışmak | Bu belge kan ve soy ilişkisini gösterir | Atanmış mirasçılık belgesi istemek |
| Güncel mevzuata göre pay hesaplamak | Uygulanacak hükümler ölüm tarihine göre belirlenir | Ölüm tarihindeki mevzuatı esas almak |
| Yalnızca iptal talep etmek | İptalden sonra doğru belge kendiliğinden doğmaz | Yeni mirasçılık belgesi verilmesini de talep etmek |
| Hükümdeki pay dağılımını kontrol etmemek | Aritmetik tutarsızlık bozma sebebi olabilir | Payda ve payları kalem kalem denetlemek |
Mirasçılık belgesinin iptali için süre var mı?
Hayır. TMK m.598/3 açıkça, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Bununla birlikte hatalı belgeye dayanılarak yapılmış tapu devri, banka ödemesi gibi işlemler zaman geçtikçe telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden gecikmemek yerinde olur.
İptal davası hangi mahkemede açılır?
Asliye hukuk mahkemesinde. Yargıtay kararlarında, veraset belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açılmasının zorunlu bulunduğu, bu nedenle çekişmesiz yargı kapsamından çıkıp çekişmeli yargı mahiyeti aldığı ve 6100 sayılı Kanun’un 382/2-c maddesinin 6. bendi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmektedir.
Mirasçı olmayan biri iptal davası açabilir mi?
Kural olarak hayır. Bu dava, mirasçılar ile mirasçı sıfatı bulunmamakla birlikte mahkemelerce bu konuda yetki verilen kişiler tarafından açılabilir. Mirasbırakanın kiracısı gibi üçüncü kişilerin yetki belgesi olmaksızın açtığı davalar aktif husumet dava şartı eksikliğinden usulden reddedilmektedir.
Vasiyetnameyle atanmış mirasçıyım; veraset ilamının iptalini isteyebilir miyim?
Yasal mirasçı sıfatınız yoksa kural olarak isteyemezsiniz. Yargıtay, atanmış mirasçının TMK m.598 uyarınca kendi sıfatını gösteren atanmış mirasçılık belgesini isteyebileceğini, ancak mirasbırakanın kan ve soy ilişkisini gösteren yasal mirasçılık belgesinin iptalini istemekte aktif husumetinin bulunmadığını kabul etmektedir.
Davayı kime karşı açmalıyım?
İptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen kişilerin tamamına; bu kişilerden ölmüş olanlar varsa onların mirasçılarına karşı. Mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece resen incelenir.
İspat yükü kimde?
Davacı; mirasbırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini ya da mirasçı gösterilmesine rağmen olması gerekenden az pay verildiğini kanıtlamak zorundadır. Buna karşılık diğer mirasçıları tespit etmek ve payları belirlemek hâkimin görevidir; hâkim resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli bütün delillere başvurabilir.
Nüfus kaydı yanlışsa ne yapılır?
TMK m.30 uyarınca doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durum her türlü delille kanıtlanabilir. Bu nedenle nüfus kaydındaki hata, mirasçılık iddiasının önünde mutlak bir engel değildir.
Evlatlık mirasçı olur mu?
Evet. TMK m.500 uyarınca evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlât edinen ve hısımları evlâtlığa mirasçı olamaz. Evlâtlık ilişkisinin gözetilmeden düzenlendiği mirasçılık belgeleri iptal edilebilmektedir.
Eski tarihli bir ölümde paylar nasıl hesaplanır?
TMK m.17 uyarınca miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. Örneğin 1926–2001 arasında gerçekleşen ölümlerde 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin o tarihte yürürlükte olan hükümleri uygulanır; sağ kalan eşin payı bugünkü kurallardan farklı olabilir.
Belge iptal edilirse yenisi kendiliğinden verilir mi?
Hayır. Uygulamada dava, “mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi” şeklinde kurulur. Yalnızca iptal talep edilirse, doğru içerikli belge için ayrıca başvurmak gerekebilir; bu da zaman kaybına yol açar.
Noterden alınan mirasçılık belgesi de iptal edilebilir mi?
TMK m.598/1 uyarınca yasal mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilebilir. Belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebileceğinden, hangi makam tarafından düzenlendiğine bakılmaksızın hatalı bir belgenin iptali istenebilir.
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.17 — Mirasçılık ve mirasın geçişinde uygulanacak hukuk
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.30 — Doğum ve ölümün ispatı
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.500 — Evlâtlığın mirasçılığı
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598 — Mirasçılık belgesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 ve m.115 — Dava şartları ve dava şartlarının incelenmesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382 — Çekişmesiz yargı işleri
Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: mirasçılık belgesi verilmesi ve veraset ilamı, veraset ilamı nedir, nasıl alınır, terekenin tespiti davası ve mirasın hükmen reddi ve borca batıklık.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.