Hakkımda Asılsız Haber Yapıldı, Ne Yapabilirim? Kişilik Haklarına Saldırı Davaları (TMK 24-25)

Hakkımda Asılsız Haber Yapıldı, Ne Yapabilirim? Kişilik Haklarına Saldırı Davaları (TMK 24-25)

Kısaca

  • TMK m. 24 kuralı tersine çevirir: kişilik hakkına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır; hukuka uygunluk istisnadır ve ispatı saldıranın üzerindedir.
  • Yalnızca üç sebep saldırıyı haklı kılar: zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, kanunun verdiği yetkinin kullanılması.
  • TMK m. 25 dört ayrı dava tanır: önleme (saldırı tehlikesi), durdurma (sürmekte olan saldırı), tespit (sona ermiş ama etkileri süren saldırı) ve bunlarla birlikte düzeltme/kararın yayımlanması.
  • Ayrıca maddi tazminat, manevi tazminat ve saldırıdan elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre devri istenebilir.
  • Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez; miras bırakan ileri sürmemişse mirasçılara geçmez.
  • Yetki kuralı davacı lehinedir: dava davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
  • Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir; acı ve elem bu zararın görüntüsüdür, kendisi değil.
  • Basın yayınının hukuka uygun sayılması için dört şart birlikte gerçekleşmelidir: gerçeğe uygunluk, haber niteliği, objektiflik ve özle biçim arasında ölçülülük.
  • Somut delile dayanmayan olgu isnadı, değer yargısından farklıdır ve ifade özgürlüğü kapsamında korunmaz.
  • Kamuya mal olmamış kişinin buzlanmamış fotoğrafı ve tapu senedi gibi kişisel verilerinin yayımlanması, haber doğru olsa bile dengeyi bozar.
  • Siyasetçilerin eleştiriye daha geniş tahammül göstermesi beklenir; ancak bu, delilsiz suç isnadını meşrulaştırmaz.
  • Yayın dava açıldıktan sonra kaldırılsa bile, manevi tazminat talebi ayakta kalır.

Kısa cevap: TMK m.24’e göre kişilik hakkına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır; yalnızca zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ve kanunun verdiği yetkinin kullanılması saldırıyı haklı kılar. TMK m.25 önleme, durdurma ve tespit davalarını tanır; ayrıca maddi ve manevi tazminat da istenebilir.

İnternet haberciliğinin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte kişilik hakkı uyuşmazlıkları, hukuk mahkemelerinin en yoğun dosya gruplarından biri hâline geldi. Bu davaların çekirdeğinde her zaman aynı gerilim vardır: bir yanda şeref ve itibarın korunması, öte yanda ifade ve basın özgürlüğü.

Türk Medeni Kanunu bu gerilimi iki maddede çözer. 24. madde hukuka aykırılığın ölçütünü koyar, 25. madde ise açılabilecek davaları sayar. Buna Türk Borçlar Kanunu m. 58’in manevi tazminat düzenlemesi eklenir. Uygulamadaki asıl mesele ise maddelerin metni değil, çatışan iki hak arasında yapılacak dengelemedir.

Kanunî dayanak

Hukuka aykırılığın ölçütü TMK m. 24’tedir:

“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”

Açılabilecek davalar TMK m. 25’te sayılmıştır:

“Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.

Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.

Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.

Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.”

Manevi tazminatın dayanağı TBK m. 58’dir:

“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”

Basın özgürlüğünün sınırı ise 5187 sayılı Basın Kanunu m. 3’te çizilmiştir:

“Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.

Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.”

TMK m. 25’teki davalar

DavaNe zaman açılır?TalepZarar şartı
Önleme davasıSaldırı tehlikesi varsaTehlikenin önlenmesiAranmaz
Durdurma (son verme)Saldırı sürüyorsaSaldırıya son verilmesiAranmaz
Tespit davasıSaldırı bitmiş ama etkileri sürüyorsaHukuka aykırılığın tespitiAranmaz
Düzeltme / yayımYukarıdakilerle birlikteKararın bildirilmesi veya yayımlanmasıAranmaz
Maddi tazminatMalvarlığı zararı doğmuşsaZararın giderilmesiAranır
Manevi tazminatKişilik değerlerinde eksilme varsaPara veya kınama kararıAranır
Kazancın devriSaldırıdan kazanç elde edilmişseVekâletsiz iş görme hükümlerine göre devirKazanç aranır

Kritik nokta: Önleme, durdurma ve tespit davaları için zarar da kusur da aranmaz. Hukuka aykırı saldırının veya saldırı tehlikesinin bulunması yeterlidir. Uygulamada en sık yapılan hata, dava dilekçesinin yalnızca manevi tazminat üzerine kurulmasıdır; oysa yayının kaldırılması ya da benzer yayınların tekrarının önlenmesi, çoğu zaman paradan daha etkili bir sonuçtur. Bir başka önemli ayrıntı: yayının dava açıldıktan sonra kaldırılmış olması, manevi tazminat talebini ortadan kaldırmaz.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Delilleri hemen sabitleyin. Haber, paylaşım ve yorumların ekran görüntüsünü URL ve tarih görünecek şekilde alın; mümkünse noter tespiti yaptırın.
  2. Arşiv kayıtlarını çıkarın. İçerik silinse bile arama motoru önbelleği ve web arşivi kayıtları delil olarak kullanılabilir.
  3. Saldırının türünü belirleyin. Değer yargısı mı, olgu isnadı mı? Olgu isnadı ise dayanılan delil olup olmadığı araştırılmalıdır.
  4. Doğru davaları birlikte açın. Sadece tazminat değil; önleme, durdurma, tespit ve kararın yayımlanması taleplerini de dilekçeye ekleyin.
  5. Husumeti eksiksiz yöneltin. Yazının sahibi, yayın sahibi ve imtiyaz sahibi ayrı ayrı değerlendirilmelidir; yanlış kişiye açılan dava husumetten reddedilir.
  6. Yetki kuralını kullanın. TMK m. 25/son uyarınca davayı kendi yerleşim yeriniz mahkemesinde açabilirsiniz.
  7. Erişim engeli yolunu ayrıca işletin. Sulh ceza hâkimliğinden alınacak erişimin engellenmesi kararı hızlı sonuç verir; hukuk davasıyla birlikte yürütülebilir.
  8. Erişim engeline uyulmamasını belgeleyin. Karara rağmen paylaşımların sürdürülmesi, saldırının ağırlığını artıran bir olgudur.
  9. Kamuya mal olma durumunuzu ortaya koyun. Tanınmayan bir kişi bakımından koruma daha geniştir; bu husus açıkça anlatılmalıdır.
  10. Kişisel veri boyutunu ayrıca vurgulayın. Buzlanmamış fotoğraf, tapu senedi, kimlik ve adres bilgisi gibi verilerin yayımı ayrı bir hukuka aykırılık oluşturur.
  11. Manevi tazminat ölçütlerini somutlaştırın. Yayının erişim sayısı, süresi, tekrarı, tarafların sıfatı ve ekonomik durumu ayrı ayrı ileri sürülmelidir.
  12. Süreleri takip edin. Tazminat talepleri haksız fiil zamanaşımına tabidir; internet yayınlarında süre, yayının devam ettiği süre boyunca yenilenir.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24555, K. 2021/11017, 23.12.2021

TMK m. 25’teki davaların çerçevesi ve önleme davasının şartı: Bir gazete aleyhine açılan saldırının önlenmesi davası, yerel mahkemece reddedilmişti. Daire, uyduğu bozma ilamında dava türlerini sıralamıştır: “Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesinde kişilik hakkının korunması için açılacak davalara yer verilmiştir. Buna göre davacı, mahkemeden; saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve bu davalarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanmasını isteyebilir. Bu tür istemlerle açılan davaların görülme yeri de genel mahkemelerdir.” Önleme davasının şartını ise şöyle belirlemiştir: “Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden… TMK 25/1 maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte saldırı tehlikesinin devam ettiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulü ile saldırı tehlikesinin önlenmesi kararının verilmesi gerekir.” Bozmaya uyularak saldırı tehlikesinin önlenmesine karar verilmiştir. Sonuç: Hüküm ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5156, K. 2025/14572, 23.10.2025

Değer yargısı ile olgu isnadı ayrımı — delilsiz suç isnadı korunmaz: Bir kamu görevlisi ve eski siyasi yönetici hakkında, internet sitelerinde ve sosyal medyada terör örgütüyle bağlantılı olduğu algısı yaratan yayınlar yapılmış; bölge adliye mahkemesi davacının siyasi kimliği gereği bu söylemlere tahammül etmesi gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire önce manevi zararın tanımını vermiştir: “Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir.” Ardından dengeleme ölçütlerini saymıştır: “Dava konusu açıklamanın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sağladığı katkı, ilgili kişinin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve işlevi ile yazıya konu olan faaliyetin niteliği, açıklama veya yayının konusu, kapsamı, şekli ve etkileri, ilgili kişinin daha önceki davranışları, bilgilerin elde edilme koşulları ve gerçekliği ile uygulanan yaptırımın niteliği.” Somut olayda sonuç şu olmuştur: “sarf edilen söz ve ifadelerin değer yargısı olarak değerlendirilemeyeceği, somut bir delile dayanılmaksızın, davacıya olgu isnadında bulunulduğu, kesin yargı içeren şekilde beyanda bulunularak özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, sert eleştiri sınırlarının aşıldığı… haberlere erişim engeli kararı verilmesinden sonra iş bu kararı işlevsiz bırakacak şekilde sosyal medyadan paylaşımlara devam edildiği, davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.” Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9378, K. 2025/15836, 27.11.2025

Haber doğru olsa bile özle biçim dengesi bozulabilir: Adli bir olayla ilgili haberde, kamuya mal olmamış davacının buzlanmamış fotoğrafı ve tapu senedi yayımlanmıştı. Daire, basın yayınının hukuka uygun sayılması için gereken dört şartı birlikte aramıştır: “basın özgürlüğünün kişilik haklarına üstün tutulabilmesi için yayının gerçeğe uygun olması, gerçeğe uygun yayının haber niteliği taşıması, gerçeğe uygun haberlerin verilmesinde nesnel (objektif) ölçütlere uyulması, haberin veriliş biçimi yönünden özle biçim arasında ölçülülük bulunması gerekir. Bir yayının hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi ancak açıklanan bütün bu koşulların birlikte varlığı hâlinde mümkündür.” Dengenin ne zaman bozulacağını da göstermiştir: “Haberde gerekli, yararlı ve ilgili olmayan nitelemeler ve yorumlar yapıldığı, haberin içeriğine uygun düşmeyen, tahrik edici, kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı, güveni zedeleyici bir üslubun kullanıldığı durumlarda, özle biçim arasındaki denge bozulmuş sayılır.” Somut olayda “kamuya mal olmamış davacının haber ekindeki linklerde yer alan buzlanmamış fotoğrafı ve kişisel veri niteliğinde olan tapu senedinin yayınlanması ile öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu” kabul edilmiştir. Yayın dava açıldıktan sonra kaldırılmış olsa da manevi tazminat talebi ayakta kalmıştır. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı manevi tazminat yönünden BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5189, K. 2025/15831, 27.11.2025

Rahatsız edici ifade her zaman saldırı değildir: Sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan tespit, durdurma ve önleme davasında Daire, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına dayanarak sınırı çizmiştir: “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan ‘bilgi’ ya da ‘düşünceler’ için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, ‘demokratik toplumun’ onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu…” Bu çerçevede “dava konusu paylaşımlarda davacılara yönelik eleştiri sınırlarının aşılmadığının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının” anlaşıldığı belirtilmiştir. Sonuç: Davanın reddine ilişkin karar ONANMIŞTIR (oy birliği).

Bu dört karar birlikte okunduğunda, kişilik hakkı davalarının nasıl kazanıldığı ya da kaybedildiği görülür. Birinci halka doğru davanın seçilmesidir. TMK m. 25 birbirinden bağımsız dört talep sunar ve bunların üçü — önleme, durdurma, tespit — zarar ve kusur aranmaksızın karara bağlanır. 2021 tarihli karar, önleme davasının şartını “dava tarihinde saldırı tehlikesinin devam ediyor olması” biçiminde somutlaştırır. Benzer yayınların sürüyor olması bu tehlikenin göstergesidir. Dilekçesini yalnızca manevi tazminat üzerine kuran davacı, çoğu zaman asıl istediği sonucu — yayının durması ve tekrarlanmaması — elde edemeden dosyayı kapatır.

İkinci halka hukuka aykırılığın ölçütüdür ve burada TMK m. 24 davacıya önemli bir avantaj verir: kişilik hakkına yapılan her saldırı kural olarak hukuka aykırıdır. Saldırıyı hukuka uygun kılabilecek yalnızca üç sebep vardır ve bunları ispat yükü saldıranın üzerindedir. Basın davalarında en çok başvurulan sebep “daha üstün nitelikte kamusal yarar”dır; ancak 2025 tarihli kararın gösterdiği gibi bu savunma, dört şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Haberin gerçeğe uygun olması tek başına yetmez; haber niteliği taşımalı, objektif ölçütlere uyulmalı ve özle biçim arasında ölçülülük bulunmalıdır. Bir haber tamamen doğru olabilir, buna rağmen kamuya mal olmamış bir kişinin tanınmasını sağlayan fotoğrafın ve tapu senedinin eklenmesiyle hukuka aykırı hâle gelebilir.

Üçüncü halka değer yargısı ile olgu isnadı ayrımıdır ve pratikte sonucu en çok belirleyen ayrım budur. Değer yargısı, doğruluğu ispatlanamayacak bir kanaat açıklamasıdır ve ifade özgürlüğünün en geniş korumasından yararlanır; hoşa gitmeyen, sarsıcı, rahatsız edici olması onu korumasız bırakmaz. Buna karşılık olgu isnadı, doğruluğu ispatlanabilir bir vakıa iddiasıdır. 2025 tarihli iki karar bu ayrımın iki ucunu gösterir: eleştiri sınırları içinde kalan sert paylaşımlarda dava reddedilirken, hiçbir soruşturma ve delil bulunmaksızın kesin yargı içerecek biçimde yapılan suç isnadında saldırı kabul edilmiştir. Davalı için pratik sonuç şudur: bir iddiayı olgu olarak ortaya koyacaksanız elinizde somut dayanak bulunmalıdır.

Dördüncü halka tarafların sıfatıdır. Siyasetçilerin ve kamuya mal olmuş kişilerin eleştiriye daha geniş tahammül göstermesi beklenir; tanınırlık, dengeleme ölçütlerinden biridir. Ancak bu genişleme sınırsız değildir. Yargıtay, en geniş hâlde dahi ifade özgürlüğünün kişinin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerektiğini vurgular. Tersinden bakıldığında, kamuya mal olmamış kişiler bakımından koruma belirgin biçimde güçlüdür ve kişisel verilerinin yayımlanmasına neredeyse hiç tolerans gösterilmez.

Son olarak iki usulî ayrıntı: birincisi, erişim engeli kararına rağmen yayına devam edilmesi, saldırının ağırlığını artıran bağımsız bir olgu olarak değerlendirilmektedir. İkincisi, davanın açılmasından sonra içeriğin kaldırılması davayı konusuz bırakmaz; kaldırma yalnızca durdurma talebini karşılar, geçmişte doğmuş manevi zarar bakımından tazminat istemi ayakta kalır. Bu nedenle dava açıldıktan sonra yayının silinmesi hâlinde talep daraltılmamalı, manevi tazminat istemi sürdürülmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Sadece manevi tazminat istemekÖnleme, durdurma, tespit ve kararın yayımlanması talepleri birlikte ileri sürülmelidir
Yayın kaldırılınca davadan vazgeçmekKaldırma manevi tazminat talebini ortadan kaldırmaz
Ekran görüntüsü almadan dava açmakİçerik silinebilir; noter tespiti veya arşiv kaydı şarttır
Yalnızca yazarı ya da yalnızca siteyi dava etmekEser sahibi, yayın sahibi ve imtiyaz sahibi ayrı ayrı değerlendirilmelidir
Değer yargısı niteliğindeki eleştiriyi saldırı saymakRahatsız edici, sarsıcı ifadeler de ifade özgürlüğü kapsamındadır
Haber doğru diye savunmayı orada bırakmakGerçeğe uygunluk tek başına yetmez; dört şart birlikte aranır
Davayı davalının yerleşim yerinde açmak zorunda sanmakTMK m. 25/son davacının kendi yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar
Manevi tazminat alacağını devretmek veya mirasçı olarak sürdürmekKarşı taraf kabul etmedikçe devredilemez; miras bırakan ileri sürmemişse mirasçılara geçmez
Saldırıdan elde edilen kazancı hiç talep etmemekTMK m. 25/3 kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre devrini ayrıca mümkün kılar
Kişilik hakkı nedir, neleri kapsar?

Kişinin hayatı, sağlığı, vücut bütünlüğü, şeref ve itibarı, adı, resmi, sesi, özel hayatı ve sırları, mesleki ve ekonomik itibarı gibi kişiliğe bağlı değerlerin bütünüdür. Bunlardan herhangi birine yapılan hukuka aykırı müdahale kişilik hakkı saldırısıdır.

Hangi davaları açabilirim?

Saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti ve bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın yayımlanması. Ayrıca maddi ve manevi tazminat ile saldırıdan elde edilen kazancın devri istenebilir.

Tazminat istemek için kusur şart mı?

Önleme, durdurma ve tespit davalarında ne zarar ne kusur aranır. Maddi ve manevi tazminat için ise zarar gerekir; manevi tazminatta TBK m. 58 uygulanır.

Saldırı hangi hâllerde hukuka uygun sayılır?

Yalnızca üç hâlde: zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, kanunun verdiği yetkinin kullanılması. Bunların dışındaki her saldırı hukuka aykırıdır ve ispat yükü saldıranın üzerindedir.

Basın haberinin hukuka uygun olması için ne gerekir?

Dört şart birlikte bulunmalıdır: yayının gerçeğe uygun olması, haber niteliği taşıması, objektif ölçütlere uyulması ve haberin veriliş biçimi bakımından özle biçim arasında ölçülülük bulunması. Şartlardan biri eksikse hukuka aykırılık doğar.

Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır nedir?

Değer yargısı niteliğindeki eleştiri, hoşa gitmese ve rahatsız edici olsa bile korunur. Buna karşılık somut delile dayanmayan, kesin yargı içeren olgu isnadı ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez.

Siyasetçiler hakkında her şey söylenebilir mi?

Hayır. Kamuya mal olmuş kişilerin eleştiriye daha geniş tahammül göstermesi beklenir, ancak en geniş hâlde dahi ifade özgürlüğü kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşamaz. Delilsiz suç isnadı bu sınırı aşar.

Fotoğrafımın habere konulması saldırı mıdır?

Kamuya mal olmamış bir kişinin tanınmasını sağlayacak biçimde buzlanmamış fotoğrafının yayımlanması, haber doğru olsa bile özle biçim arasındaki dengeyi bozar ve hukuka aykırılık doğurur.

Tapu senedi, kimlik gibi belgelerin yayımlanması ne olur?

Bunlar kişisel veri niteliğindedir. Haberin konusuyla zorunlu bağlantısı bulunmayan kişisel verilerin yayımlanması ayrı bir hukuka aykırılık oluşturur ve özel hayatın gizliliğinin ihlali boyutunu da gündeme getirir.

Nerede dava açmalıyım?

TMK m. 25/son uyarınca kendi yerleşim yerinizdeki veya davalının yerleşim yerindeki mahkemede. Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir.

Erişim engeli kararı yeterli mi?

Erişim engeli hızlı bir koruma sağlar ancak tazminat ve tespit sonucunu doğurmaz. Ayrıca engel kararına rağmen paylaşımların sürdürülmesi, hukuk davasında saldırının ağırlığını artıran bir olgu olarak değerlendirilir. Ayrıntı için erişimin engellenmesi ve içerik sildirme yazımıza bakabilirsiniz.

Dava açtıktan sonra içerik kaldırıldı; davam düştü mü?

Hayır. Kaldırma yalnızca durdurma talebini karşılar. Geçmişte doğmuş manevi zarar bakımından tazminat istemi ayakta kalır ve karara bağlanır.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Saldırının ağırlığı, yayının erişimi ve süresi, tarafların sıfatı ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilir. Ölçütler için manevi tazminatın belirlenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Vefat eden yakınım için manevi tazminat isteyebilir miyim?

Manevi tazminat istemi, miras bırakan tarafından ileri sürülmemişse mirasçılara geçmez. Ancak mirasçıların kendi kişilik haklarının zedelendiği hâller ayrıca değerlendirilir.

Saldırıdan para kazanılmışsa ne yapabilirim?

TMK m. 25/3 uyarınca hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre size verilmesini isteyebilirsiniz. Bu talep tazminattan bağımsızdır ve dilekçede açıkça belirtilmelidir.

İlgili mevzuat

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 12, 13, 26, 28 — Temel haklar, sınırlama, ifade ve basın hürriyeti
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 23 — Kişiliğin korunması, vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24 — Saldırıya karşı korunma ve hukuka uygunluk sebepleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 25 — Kişilik hakkının korunmasına ilişkin davalar ve yetki
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 26 — Ad üzerindeki hakkın korunması
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 58 — Haksız fiil ve kişilik hakkının zedelenmesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72 — Haksız fiilde zamanaşımı
  • 5187 sayılı Basın Kanunu m. 3, 14 — Basın özgürlüğü ve düzeltme-cevap hakkı
  • 5651 sayılı Kanun m. 9/A — Özel hayatın gizliliği nedeniyle erişimin engellenmesi (m.9, AYM’nin 11.10.2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir)
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8, 10 — Özel hayata saygı ve ifade özgürlüğü

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: hakaret nedeniyle manevi tazminat davası, erişimin engellenmesi ve içerik sildirme, unutulma hakkı, özel hayatın gizliliğini ihlal, manevi tazminatın belirlenmesi, haksız fiilde zamanaşımı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, ifadenin değer yargısı mı olgu isnadı mı olduğuna, tarafların sıfatına ve özle biçim arasındaki dengeye göre değişir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Hakkını Kullanan Her Zaman Haklı mıdır? Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması (TMK 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası Nedir?

İçindekilerSigortasız İşçi Çalıştırma Cezası: Hukuki Sorumluluklar ve İşçinin HaklarıSigortasız İşçi Çalıştırma Nedir?Sigortasız İşçi Çalıştırma: Cezalar, Haklarınız ve Bilmeniz…

15.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İş Hukuku Avukatı İstanbul –İstanbul  İşçi Avukatı

İçindekilerİstanbul İşçi Avukatı: İşçi Alacakları, İşe İade ve İş Davalarında Sürelerİşçi Avukatına Hangi Konularda Başvurulur?İş Davası Açmadan Önce…

24.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

İçindekilerEvlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Süreç ve ŞartlarEvlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması: Şartlar ve SüreçEvlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanma…

18.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Hukuk Yargılamasında Tanıkla İspat

İçindekilerTanıkla İspatın Tanımı ve Hukuki NiteliğiTanığın Rolü ve ÖnemiTanıkla İspatın Takdiri Delil Olmasının SonuçlarıTanıkla İspatın Sınırları: Parasal Sınırlar…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Evlilikte Şiddetin Cezası ve Hukuki Sonuçları

İçindekilerŞiddet Nedir? Tanım ve KapsamŞiddet Türleri1. Fiziksel Şiddet2. Psikolojik Şiddet (Duygusal Şiddet)3. Cinsel Şiddet4. Ekonomik Şiddet5. Sosyal ŞiddetEvlilikte…

15.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara