Tam Yargı Davası: İdareden Tazminat Nasıl İstenir?

İdarenin bir işlemi ya da eylemi yüzünden zarara uğradıysanız, bu zararın tazminini istemenin yolu tam yargı davasıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2’de, iptal davasının yanında ikinci temel dava türü olarak düzenlenmiştir. İptal davası işlemi ortadan kaldırır; tam yargı davası ise zararı karşılar.
İşlemden mi, eylemden mi? Süreler farklı
İdari işlemden doğan zarar (İYUK m.12)
İlgililer, haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi; iptal davasıyla birlikte ya da iptal davasının karara bağlanması üzerine bu kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.
Uygulamada en yaygın yol, iptal davasının sonucunu bekleyip kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde tazminat davası açmaktır — çünkü iptal kararı, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyarak tazminat davasının en güçlü delilini oluşturur.
İdari eylemden doğan zarar (İYUK m.13)
Burada zorunlu bir ön başvuru vardır. İdari eylemlerden hakları ihlâl edilenler, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde önce ilgili idareye başvurmak zorundadır.
Bu başvuru üzerine talep kısmen veya tamamen reddedilirse, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi işler. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Ön başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. İdari eylem davalarındaki en sık usul hatası budur.
Hangi hâllerde açılır?
- İptal edilen işlemin doğurduğu zarar: haksız yere görevden alınan memurun yoksun kaldığı parasal haklar, iptal edilen disiplin cezasının doğurduğu kayıplar, ruhsatı hukuka aykırı iptal edilen işletmenin ticari zararı.
- Hizmet kusuru: kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi. Kamu hastanesindeki tıbbi hata, yol bakımsızlığından doğan kaza, altyapı yetersizliğinden kaynaklanan su baskını, okulda gözetim eksikliği.
- Kusursuz sorumluluk: hizmet kusuru bulunmasa dahi, sosyal risk ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkeleri gereği idarenin sorumlu tutulduğu hâller. Terör olaylarından doğan zararlar ile tehlikeli faaliyetlerden kaynaklanan zararlar tipik örneklerdir.
Neler talep edilebilir?
- Maddi tazminat: fiilî zarar ve yoksun kalınan kazanç. Memur davalarında parasal haklar, bedensel zararda tedavi gideri ve iş göremezlik, ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı.
- Manevi tazminat: kişilik haklarına ve manevi bütünlüğe yönelik zarar.
- Faiz. Talep edilmeyen faize hükmedilmez; faizin türü ve başlangıç tarihi dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Miktar artırımı
Tazminat tutarı yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle netleşir. İYUK, dava dilekçesinde belirtilen miktarın bir defaya mahsus artırılabilmesine imkân tanır. Bu nedenle dava açarken tutar makul belirlenmeli ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır. Artırım hakkının ne zaman ve nasıl kullanılacağı usul bakımından kritiktir; süresinde yapılmayan artırım talebi kabul edilmez.
Görevli ve yetkili mahkeme
Dava, kural olarak İdare Mahkemesinde görülür; vergi uyuşmazlıklarında Vergi Mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından İYUK m.32 vd. hükümleri uygulanır: kural olarak dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; taşınmaza, kamu görevlilerine ve tam yargı davalarına ilişkin özel yetki kuralları ayrıca düzenlenmiştir.
Adli yargı ile ayrım
Her zarar idari yargıya gitmez. İdarenin özel hukuk ilişkisinden doğan sorumluluğu (örneğin idarenin taraf olduğu bir kira ya da satım sözleşmesi) adli yargıda görülür. Ayrıca kamu görevlisinin kişisel kusuru ile hizmet kusuru ayrımı önemlidir: hizmet kusuru varsa idareye karşı idari yargıda, salt kişisel kusur varsa görevliye karşı adli yargıda dava açılır. Uygulamada bu ayrım tartışmalı olduğundan, görev itirazı riskine karşı dosyanın baştan doğru değerlendirilmesi gerekir.
Ne yapmalı?
- Zararı belgeleyin. Fatura, ödeme belgesi, sağlık raporu, bilirkişi raporu, fotoğraf ve tanık.
- Eylem davasında ön başvuruyu atlamayın ve başvuru tarihini belgeleyin.
- Süreleri hesaplayın. İşlemde altmış gün, eylemde bir yıl / beş yıl.
- İptal davasıyla birlikte mi, sonra mı? İptal kararı beklenerek açılan tam yargı davası genellikle daha güçlüdür, ancak süre kaçırılmamalıdır.
- Ödeme gücünüz yetersizse adli yardım talep edin.
- Delil kaybolacaksa delil tespiti isteyin.
İşlemin iptali için idari işlemin iptali dava dilekçesi, idari para cezaları için idari para cezasına itiraz örneklerimize bakabilirsiniz. Alan bilgisi: İdare Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.