Alt İşveren (Taşeron) Muvazaası Nedir? Asıl İşverenin İşçisi Sayılma Şartları

- Geçerli alt işverenlik için iş, yardımcı iş olmalı ya da asıl işin bir bölümüyse uzmanlık gerektirmelidir.
- Alt işveren, o iş için görevlendirdiği işçileri sadece o işyerinde çalıştırmalıdır.
- Asıl işverenin işçilerinin haklarının kısıtlanması ve daha önce o işyerinde çalışmış kişiyle alt işverenlik kurulması yasaktır.
- Muvazaa tespit edilirse işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.
- Muvazaa olmasa bile asıl işveren, alt işveren işçilerine karşı birlikte sorumludur.
- Dava ve arabuluculuk başvurusu her iki işverene birlikte yöneltilmelidir.
Kısa cevap: Geçerli alt işverenlik için iş yardımcı iş olmalı ya da asıl işin bir bölümüyse uzmanlık gerektirmelidir ve alt işveren işçilerini sadece o işyerinde çalıştırmalıdır. Muvazaa tespit edilirse işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır; muvazaa olmasa bile asıl işveren alt işveren işçilerine karşı birlikte sorumludur.
Kâğıt üzerinde taşeron şirketin işçisisiniz, ama işi asıl işverenin amiri veriyor, aynı işi onun kadrolu işçileriyle yan yana yapıyorsunuz ve taşeron şirket her yıl değişiyor — siz aynı yerde çalışmaya devam ediyorsunuz. Bu tablo, İş Kanunu m.2’de düzenlenen alt işveren muvazaası iddiasının tipik görünümüdür.
Muvazaanın tespiti, işçi bakımından yalnızca “kimin işçisi olduğu” sorusunu değil, kıdemin başlangıcını, ücret düzeyini ve iş güvencesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını da belirler.
Geçerli bir alt işverenlik nasıl olur?
İş K. m.2 uyarınca alt işveren, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde — işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde — iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran kişidir.
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| 1. İşin niteliği | Yardımcı iş olmalı; asıl işin bir bölümü ise uzmanlık gerektirmeli |
| 2. İşçilerin tahsisi | Alt işveren, o işçileri sadece o işyerinde çalıştırmalı |
| 3. Gerçek işverenlik | Kendi ekipmanı, kendi yönetimi, kendi talimat yetkisi bulunmalı |
Yardımcı iş, asıl işin yürütülmesi için gerekli olmakla birlikte onun bir parçası olmayan işlerdir: temizlik, güvenlik, yemek, ulaşım, bahçe bakımı gibi. Bu işlerde uzmanlık şartı aranmaz.
Kanunun açık yasakları
İş K. m.2 iki hâli açıkça yasaklar:
- Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak haklarının kısıtlanması suretiyle çalıştırılması,
- Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işverenlik ilişkisi kurulması.
Ayrıca asıl işin bölünerek alt işverenlere verilmesi — uzmanlık şartı yoksa — muvazaalı işlem sayılır. Bu hâllerde alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.
Muvazaa belirtileri
| Belirti | Nasıl ispatlanır |
|---|---|
| Talimatı asıl işverenin yöneticileri veriyor | Tanık, e-posta, görev yazısı |
| İzin, mesai ve görev dağılımını asıl işveren yapıyor | İzin formu, vardiya çizelgesi |
| Aynı işi kadrolu işçilerle ayırt edilemeyecek biçimde yapıyorsunuz | Tanık, görev tanımı |
| Araç, gereç ve mekân tamamen asıl işverene ait | Zimmet kaydı, fotoğraf |
| Alt işveren şirket sık değişiyor, işçi kadrosu aynı kalıyor | SGK hizmet dökümü |
| Alt işverenin bu işyeri dışında faaliyeti yok | Ticaret sicil kaydı, vergi kaydı |
| İhale şartnamesinde iş, personel temini olarak tarif edilmiş | Şartname (mahkemece celbedilir) |
| Yaka kartı, e-posta hesabı, giriş kartı asıl işverene ait | Kart örneği, e-posta başlıkları |
Muvazaa tespit edilirse sonuçları
- İşçi, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Kıdem, ilk işe giriş tarihinden hesaplanır.
- Asıl işverenin emsal işçilerine uygulanan ücret ve sosyal haklardan yararlandırılması gündeme gelir; ücret farkı alacağı doğar.
- Toplu iş sözleşmesi varsa TİS hükümlerinden yararlanma talebi ileri sürülebilir.
- İş güvencesi hükümleri asıl işveren nezdindeki işçi sayısına göre değerlendirilir; işe iade imkânı doğabilir.
- Alt işverenin sık değişmesi, hizmetin kesintisiz sayılmasını engellemez.
Muvazaa iddiasının en güçlü tarafı ücret farkı talebidir. Aynı işi yapan kadrolu işçi ile taşeron işçisi arasındaki ücret ve sosyal hak farkı, muvazaa tespit edildiğinde geçmişe dönük olarak istenebilir. Toplu iş sözleşmesi bulunan işyerlerinde bu fark ciddi tutarlara ulaşabilir.
Muvazaa olmasa bile: birlikte sorumluluk
Alt işverenlik ilişkisi geçerli olsa dahi, İş K. m.2 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Yani işçi, alacaklarını her iki işverenden birlikte talep edebilir. Bu, alt işverenin ödeme gücü kalmadığında işçiyi koruyan temel güvencedir.
Dava ve arabuluculuk başvurusu mutlaka her iki işverene birlikte yöneltilmelidir. Arabuluculukta eksik taraf gösterilmesi, ileride açılacak davanın o taraf bakımından dava şartı yokluğundan reddine yol açar. Bu, uygulamada en sık yaşanan usul kaybıdır.
Kamu ihalelerinde durum
Kamu kurumlarında yürütülen hizmet alımlarında muvazaa iddiaları bakımından özel değerlendirmeler yapılır. Kamu kurumu ile yüklenici arasındaki ilişkinin ihale mevzuatına dayanması, muvazaa incelemesini ortadan kaldırmaz; ancak asıl işin bölünmesi ve uzmanlık ölçütleri kamu hizmetinin niteliğine göre değerlendirilir.
Örnek olay
Bir hastanede on yıldır temizlik işçisi olarak çalışan kişi, bu süre içinde beş farklı taşeron şirketin bordrosunda görünüyor. İşi hastane başhekimliğinin görevlendirdiği sorumlu veriyor, izinleri hastane onaylıyor, malzeme hastaneye ait.
- Temizlik bir yardımcı iştir; bu yönüyle alt işverenliğe konu olabilir.
- Ancak talimat yetkisinin asıl işverende olması, izinlerin onun tarafından onaylanması ve malzemenin ona ait olması muvazaa belirtileridir.
- SGK hizmet dökümünde beş farklı şirket görünse de çalışmanın kesintisiz olduğu ortaya konur.
- Muvazaa kabul edilirse işçi on yıllık kıdemle asıl işverenin işçisi sayılır.
- Asıl işverenin emsal temizlik işçilerine ödediği ücret ve sosyal haklarla arasındaki fark geçmişe dönük istenebilir.
- Muvazaa kabul edilmese bile asıl işveren, alacaklardan birlikte sorumludur.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/12393, K.2024/13997, 21.10.2024 İhale dönemleri bakımından belirleyicidir: “bir ihale dönemi için kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçersiz olması veya muvazaaya dayanması, önceki ve sonraki ihale dönemleri bakımından bir sonuç doğurmaz. Her ihale sözleşmesi kendi dönemi ve şartlarında değerlendirmeye tâbi tutulmalıdır.” Kesinleşmiş muvazaa tespiti yalnızca tespit edilen dönemi bağlar; diğer dönemler için muvazaa araştırması yeniden yapılmalıdır. Kararda ayrıca 6552 sayılı Kanun’la 4734 sayılı Kanun m.62/1-e ve 4735 sayılı Kanun m.8’de yapılan değişiklikler hatırlatılarak, 11.09.2014 tarihinden sonra yapılan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleriyle kurulan ilişkinin sırf işçi teminine dayalı olduğu gerekçesiyle geçersiz sayılamayacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2009/49852, K.2010/5183, 01.03.2010 Muvazaa sayılmayan olguları tek tek sayar. Hizmet alım sözleşmesi ile idari ve teknik şartnamelerde yüklenicinin eleman seçiminde ve değişikliğinde idarenin uygun görüşünü alacağı, görev yerlerinin değiştirilmemesi ve yıllık izin sürelerinin idarenin isteği doğrultusunda belirlenmesi gibi düzenlemeler bulunması, asıl işverenin denetim yetkisi, işyeri güvenliği ve müteselsil sorumluluğu nedeniyle olağan karşılanmalıdır; bu hükümler muvazaayı göstermez. Aynı şekilde “alt işverenlerin değişmesine rağmen işçinin ara vermeden yine alt işverene bağlı olarak çalışmış olması da alt işverenlik uygulamasının muvazaalı olduğunu kabule yeterli değildir.” Kararda, önceki ihalelerde araç ve gereçlerin belediyeye ait olmasına karşılık dava konusu şartnamede bunların yükleniciye ait olacağının belirtilmesi ayırt edici olgu sayılmış; belediyelerin temizlik ve çöp hizmetlerini 5393 sayılı Kanun m.67 uyarınca satın alabileceği de vurgulanmıştır.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/9071, K.2024/14267, 23.10.2024 İspat rejimini açıklar. Geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek verilmesi hâlinde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme unsurunun gerçekleşmesi gerekir. Kararda bu hususların “aksi kanıtlanabilen adi kanuni karineler olduğu kabul edilmelidir” denilmekte; muvazaanın ise TBK m.19’da düzenlendiği ve tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerini gizlemesi olduğu belirtilmektedir. Olayda İş Teftiş Kurulu’nun muvazaa raporuna dayalı tespitin Yargıtay onamasından geçerek kesinleşmesi üzerine işçi, baştan itibaren belediyenin işçisi sayılmıştır.
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2014/14979, K.2014/18506, 23.06.2014 Muvazaanın en somut sonucunu gösterir: muvazaalı alt işverenlik ilişkisi nedeniyle işçi asıl işverenin işçisi sayıldığından, asıl işveren ile sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilmiştir. Karar ayrıca ilişkinin varlığı için dört unsuru sayar: iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri.
- Yalnızca taşeron şirketi dava etmek. Asıl işveren de hasım gösterilmelidir; şirket tasfiye olmuşsa alacak tahsil edilemez.
- Arabuluculukta eksik taraf göstermek. Dava şartı yokluğundan ret sonucu doğurur.
- Belgeleri çalışırken toplamamak. İş ilişkisi bittikten sonra e-posta, kart ve görev yazılarına erişim güçleşir.
- İhale şartnamesini istememek. İşin tarifi ve uzmanlık şartı burada görülür; mahkemeden celbi talep edilmelidir.
- İşe iade için bir aylık süreyi kaçırmak. Fesihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
- Ücret farkı talebini atlamak. Muvazaanın en güçlü mali sonucu budur.
- Her taşeron değişiminde ibraname imzalamak. Geçerlilik şartlarını taşımayan ibraname geçersizdir; yine de imzalamadan önce incelenmelidir.
Nasıl ispatlanır?
- SGK hizmet dökümü — alt işveren değişimlerine rağmen kesintisiz çalışmayı gösterir.
- İhale şartnamesi ve hizmet alım sözleşmesi — işin tarifi ve uzmanlık şartının varlığı burada görülür.
- Tanık beyanları — talimatı kimin verdiği, işin nasıl bölüşüldüğü konusunda belirleyicidir.
- Görev yazıları, vardiya çizelgeleri, izin formları — üzerinde asıl işverenin logosu veya imzası varsa güçlü delildir.
- Yaka kartı, e-posta hesabı, giriş kartı — asıl işverene ait olması muvazaayı destekler.
- İş müfettişi raporu — Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılan başvuru üzerine düzenlenen tespit raporları önemli delildir. Bu raporlara karşı ilgili taraflar iş mahkemesine itiraz edebilir.
Süreç nasıl işletilir?
- Çalışırken belgeleri toplayın; sonradan erişim güçleşir.
- Muvazaa tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurabilirsiniz.
- Alacak talepleri için arabuluculuk dava şartıdır; başvuruda her iki işvereni taraf gösterin.
- İşe iade talebi varsa fesihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurun.
- Ücret farkı ve TİS’ten yararlanma taleplerini ayrıca ileri sürün.
- Zamanaşımı sürelerini gözetin; ücret nitelikli alacaklarda süre daha kısadır.
Taşeron işçisiyim, asıl işverenin işçisi sayılabilir miyim?
Alt işverenlik ilişkisi muvazaalıysa evet. Muvazaa hâlinde işçi, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür ve kıdem ilk işe giriş tarihinden hesaplanır. Muvazaa göstergeleri arasında talimatın asıl işverence verilmesi, izin ve vardiya düzeninin onun tarafından belirlenmesi, araç ve gerecin ona ait olması, alt işveren şirketin sık değişmesine rağmen işçi kadrosunun aynı kalması ve alt işverenin bu işyeri dışında faaliyetinin bulunmaması sayılabilir.
Hangi işler alt işverene verilebilir?
İş Kanunu m.2 uyarınca iki hâl mümkündür: işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işler ile asıl işin bir bölümü. Ancak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi şarttır. Temizlik, güvenlik, yemek ve ulaşım gibi yardımcı işlerde uzmanlık aranmaz. Uzmanlık şartı olmadan asıl işin bölünerek verilmesi muvazaalı sayılır.
Muvazaa yoksa asıl işverenden alacak isteyebilir miyim?
Evet. Alt işverenlik ilişkisi geçerli olsa bile asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Bu, alt işveren şirketin ödeme gücü kalmadığında ya da tasfiye olduğunda işçiyi koruyan temel güvencedir. Bu nedenle dava her iki işverene birlikte yöneltilmelidir.
Arabuluculuk başvurusunda kimleri taraf göstermeliyim?
Hem alt işvereni hem asıl işvereni birlikte taraf göstermelisiniz. İşçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır ve arabuluculukta taraf olarak gösterilmeyen kişiye karşı sonradan açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Bu, uygulamada en sık yaşanan usul kaybıdır ve alacağın önemli bir bölümünün tahsil edilememesine yol açabilir. İşe iade talebi varsa ayrıca fesihten itibaren bir ay içinde başvurulmalıdır.
Muvazaa kabul edilirse ne kazanırım?
Kıdeminiz ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanır; alt işveren değişimleri hizmeti kesintiye uğratmaz. Asıl işverenin emsal işçilerine uygulanan ücret ve sosyal haklardan yararlandırılmanız gündeme gelir ve geçmişe dönük ücret farkı alacağı doğar. İşyerinde toplu iş sözleşmesi varsa TİS hükümlerinden yararlanma talebinde bulunabilirsiniz. Ayrıca iş güvencesi hükümleri asıl işveren nezdindeki işçi sayısına göre değerlendirileceğinden işe iade imkânı doğabilir.
Kamu kurumunda çalışıyorsam muvazaa iddiası ileri sürebilir miyim?
Kamu kurumu ile yüklenici arasındaki ilişkinin ihale mevzuatına dayanması, muvazaa incelemesini ortadan kaldırmaz. Ancak asıl işin bölünmesi ve uzmanlık ölçütleri kamu hizmetinin niteliğine göre değerlendirilir ve bu alanda özel düzenlemeler bulunabilir. Bu nedenle kamu ihalesi kapsamındaki çalışmalarda, ihale şartnamesinin ve hizmet alım sözleşmesinin içeriği belirleyici olur; mahkemeden bu belgelerin celbi mutlaka talep edilmelidir.
Muvazaa nasıl tespit ettirilir?
İki yol vardır. Birincisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurarak iş müfettişi incelemesi istemektir; müfettiş raporu muvazaa iddiasında önemli bir delil oluşturur ve ilgili taraflar bu rapora karşı iş mahkemesine itiraz edebilir. İkincisi, doğrudan iş mahkemesinde açılacak davada muvazaanın tespitini istemektir. Her iki yolda da SGK hizmet dökümü, ihale şartnamesi, görev yazıları, izin formları ve tanık beyanları temel delil niteliğindedir.
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2 — Alt işveren tanımı, muvazaa yasağı ve birlikte sorumluluk
- 4857 sayılı İş Kanunu m.3 — İşyerini bildirme ve alt işverenlik sözleşmesinin tesciliyle iş müfettişi incelemesi
- 4857 sayılı İş Kanunu m.5 — Eşit davranma ilkesi
- 4857 sayılı İş Kanunu m.18-21 — İş güvencesi ve işe iade
- Alt İşverenlik Yönetmeliği — Sözleşmenin tescili ve muvazaa incelemesi usulü
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu — TİS’ten yararlanma
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 — Zorunlu arabuluculuk ve taraf gösterme
İşyerinin el değiştirmesi hâlindeki haklar için işyeri devri ve işçi hakları, SGK çıkış kodu için çalışma belgesi ve çıkış kodu, tazminat hesabı için kıdem tazminatı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz. Alan bilgisi: İş Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.