İşyeri Devredilirse Kıdem Sıfırlanır mı? Devreden İşverenin İki Yıllık Sorumluluğu (İş K. m.6)

- İşyeri devri iş sözleşmesini sona erdirmez; sözleşmeler tüm hak ve borçlarıyla devralana geçer.
- Kıdem sıfırlanmaz — devralan, işçinin ilk işe giriş tarihini esas almak zorundadır.
- Devir, işveren için haklı fesih sebebi oluşturmaz; işçi de yalnızca devir gerekçesiyle haklı fesih yapamaz.
- Devirden önce doğmuş borçlardan iki işveren birlikte sorumludur; devredenin sorumluluğu 2 yılla sınırlıdır.
- Dava, her iki işverene birlikte yöneltilmelidir.
- Devirde imzalatılan istifa–yeni giriş işlemi muvazaalıysa kıdem baştan hesaplanır.
Kısa cevap: İşyeri devri iş sözleşmesini sona erdirmez ve sözleşmeler tüm hak ve borçlarıyla devralana geçer; kıdem sıfırlanmaz ve devralan işçinin ilk işe giriş tarihini esas almak zorundadır. Devirden önce doğmuş borçlardan iki işveren birlikte sorumludur, ancak devredenin sorumluluğu 2 yılla sınırlıdır.
Çalıştığınız işyeri satıldı, devredildi ya da başka bir şirkete geçti. En sık sorulan soru şudur: “Kıdemim sıfırlanır mı, tazminatımı şimdi almalı mıyım?” Cevap İş Kanunu m.6’da nettir: işyeri devri, iş sözleşmesini sona erdirmez ve kıdemi sıfırlamaz.
Uygulamadaki asıl risk, devir sırasında işçiye imzalatılan istifa dilekçesi ve yeni işe giriş işlemidir. Amaç kıdemi sıfırlamaktır ve bu işlem, koşulları varsa muvazaalı sayılarak geçersiz kılınabilir.
Temel kural: sözleşmeler kendiliğinden geçer
İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.
- Yeni sözleşme imzalanmasına gerek yoktur. Sözleşme aynı şartlarla devam eder.
- Kıdem devam eder. Devralan işveren, hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.
- Ücret, unvan, çalışma koşulları ve yıllık izin hakları korunur.
- İşçinin onayı aranmaz; geçiş kanundan doğar.
Devir tek başına fesih sebebi değildir
İş Kanunu m.6 açıkça belirtir: işyerinin devri, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshi için haklı sebep oluşturmaz. Aynı şekilde işçi de yalnızca devir gerekçesiyle haklı fesih yapıp kıdem tazminatı talep edemez.
Ancak devir; ücretin düşürülmesi, görev yerinin esaslı biçimde değiştirilmesi, unvanın geriletilmesi gibi sonuçlar doğuruyorsa İş K. m.22 ve m.24 devreye girer. Bu hâlde işçi değişikliği yazılı olarak kabul etmezse ve işveren yine de uygularsa, işçi haklı nedenle feshedip kıdem tazminatını talep edebilir.
Kim, hangi borçtan sorumlu?
Bu, uygulamadaki en kritik ayrımdır:
| Borcun doğduğu dönem | Devreden işveren | Devralan işveren |
|---|---|---|
| Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde muaccel | Sorumlu — devirden itibaren 2 yıl | Sorumlu |
| Devirden sonra doğmuş | Sorumlu değil | Tek başına sorumlu |
| Kıdem tazminatı | Kendi dönemi ve kendi dönemindeki ücret düzeyi ile sınırlı | Tamamından sorumlu |
Bu nedenle işçi, alacak davasında hem devreden hem devralan işvereni birlikte hasım göstermelidir. Yalnızca birine yöneltilen dava, alacağın bir kısmı bakımından sonuçsuz kalabilir.
İki yıllık sınırın istisnası
Tüzel kişiliğin birleşme, katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme hâlinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Bu hâlde külli halefiyet söz konusudur ve yeni tüzel kişi tüm borçlardan sorumludur.
Hangi hâller “devir” sayılır?
| Devir sayılan | Kural olarak devir sayılmayan |
|---|---|
| İşyerinin satılması, bağışlanması | Yalnızca makine ve demirbaş satışı |
| Kiralanması, intifa hakkı kurulması | İşçilerin ve faaliyetin devri olmaksızın taşınmaz satışı |
| Şirket birleşmeleri ve bölünmeleri | Hisse devri (işveren tüzel kişi aynı kalır) |
| İşyerinin bir bölümünün devri — üretim hattı, şube, departman | Salt marka veya isim hakkı devri |
Belirleyici ölçüt, ekonomik bütünlüğün kimliğini koruyarak devam edip etmediğidir. İşçilerin, müşteri portföyünün ve faaliyetin birlikte geçmesi devri gösterir.
Hisse devri devir değildir. Şirketin ortakları değişse bile işveren tüzel kişi aynı kaldığından, iş sözleşmeleri bakımından bir devir söz konusu olmaz. Kıdem zaten kesintisiz devam eder ve m.6’daki birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.
Devir mi, “çıkış–giriş” mi?
Uygulamada sık görülen bir yöntem, işçiye devir sırasında istifa dilekçesi imzalatılıp yeni şirkette yeni işe giriş yapılmasıdır. Amaç kıdemi sıfırlamaktır.
- İşlem işçinin gerçek iradesini yansıtmıyorsa muvazaalıdır.
- Hizmetin kesintisiz sürdüğü şu delillerle ispatlanır: SGK hizmet dökümü, aynı işyeri adresi, aynı amir, aynı iş ve görev tanımı, aynı e-posta ve yaka kartı.
- Bu ispat sağlanırsa kıdem baştan itibaren hesaplanır.
- Devirde kıdem tazminatı ödenmiş ve ibraname imzalanmışsa, ibranamenin geçerliliği ayrıca denetlenir.
İbranamenin geçerlilik şartları (TBK m.420): yazılı olmalı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olmalı, ibra konusu alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmeli ve ödeme eksiksiz olarak banka aracılığıyla yapılmalıdır. Bu şartları taşımayan ibraname geçersizdir. Kısmi ödeme içeren belgeler ise ibra değil makbuz hükmündedir.
Örnek olay
Sekiz yıldır bir fabrikada çalışan işçinin işyeri, 2022’de başka bir şirkete devrediliyor. Devir sırasında işçiye istifa dilekçesi imzalatılıyor, kıdem tazminatı ödenmiyor ve yeni şirkette sıfırdan giriş yapılıyor. İşçi 2026’da işten çıkarılıyor.
- SGK hizmet dökümünde kesintisiz çalışma görünüyorsa, çıkış–giriş işleminin muvazaalı olduğu ileri sürülür.
- Aynı adres, aynı iş ve aynı amir olguları tanıkla ortaya konur.
- Kıdem 2018’den itibaren hesaplanır; 2022 değil.
- Devirden önce doğmuş alacaklar için devreden işverenin sorumluluğu iki yılla sınırlıdır; 2026’daki dava tarihinde bu süre dolmuştur.
- Ancak kıdem tazminatı bakımından devralan işveren tamamından sorumludur; işçi tam kıdemini devralandan isteyebilir.
- Dava yine de her iki işverene yöneltilerek açılmalıdır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2015/1836, K.2015/2640, 18.11.2015 Devrin iş ilişkisine etkisini bütün olarak ortaya koyar. İş Kanunu m.6 uyarınca işyerinin veya bir bölümünün devrinde, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Kıdem tazminatı bakımından 1475 sayılı Kanun m.14 uygulanır ve işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/12620, K.2015/25027, 09.09.2015 En çok yanlış bilinen noktayı düzeltir: “İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. İşyerinin devri işverenin yönetim hakkının son aşaması olup, işyeri devri çalışma koşullarında değişiklik anlamına da gelmez.” Yani “işyeri el değiştirdi” diyerek istifa edip kıdem tazminatı talep etmek sonuç vermez; talebin dayanağı devir değil, devirle birlikte çalışma koşullarında yapılan esaslı değişiklik ya da ödenmeyen alacaklar olmalıdır.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2013/6758, K.2014/9123, 19.03.2014 İki sınırı netleştirir. Birincisi devredenin sorumluluğunun kapsamı: “işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.” Yani devirden sonraki ücret artışları devreden işvereni bağlamaz. İkincisi devrin ispatı: İş Kanunu m.6’daki “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. Resmî bir devir sözleşmesi bulunmaması, devrin yok sayılmasını gerektirmez.
- Devirde istifa dilekçesi imzalamak. Devirde buna gerek yoktur; imzalanması kıdem iddiasını zayıflatır.
- Yalnızca bir işvereni dava etmek. Her iki işveren birlikte hasım gösterilmelidir.
- İki yıllık süreyi hesaba katmamak. Devredenin sorumluluğu devirden itibaren iki yılla sınırlıdır.
- Eski bordroları saklamamak. Devir öncesi ücret düzeyi, devredenin sorumluluk sınırının hesabında gerekir.
- İbranameyi incelemeden imzalamak. Bir ay kuralı ve banka ödemesi şartı denetlenmelidir.
- Hisse devrini işyeri devri sanmak. Ortak değişikliğinde işveren tüzel kişi aynı kalır.
- Esaslı değişikliği sessizce kabul etmek. Ücret veya görev değişikliğine yazılı itiraz edilmelidir.
İşçi için kontrol listesi
- İstifa dilekçesi imzalamayın.
- SGK hizmet dökümünüzü alın ve çıkış–giriş yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Eski bordrolarınızı ve iş sözleşmenizi saklayın.
- Çalışma koşullarında esaslı değişiklik dayatılırsa yazılı kabul etmeyin ve itirazınızı yazılı bildirin.
- Devirde tazminat ödenmişse ibranameyi ve ödeme kanalını inceleyin.
- Dava açarken her iki işvereni hasım gösterin ve iki yıllık sınırı hesaba katın.
- Arabuluculuk başvurusunda da her iki işvereni taraf gösterin — eksik taraf davada sorun çıkarır.
İşyeri devredilirse kıdemim sıfırlanır mı?
Hayır. İş Kanunu m.6 uyarınca işyeri devrinde, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer. Devralan işveren, hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yani kıdem, ilk işe giriş tarihinden itibaren kesintisiz devam eder ve yıllık izin süreleri de bu kıdeme göre belirlenir.
Devirde tazminatımı alıp yeniden başlamalı mıyım?
Buna gerek yoktur ve genellikle işçinin aleyhinedir. Devir tek başına fesih sebebi olmadığından tazminat talep hakkı doğmaz; sözleşme aynı şartlarla devam eder. Devirde alınan tazminat, o günkü ücret üzerinden hesaplanır ve kıdem sıfırlanır; oysa sözleşme devam ettiğinde tazminat, ileride son ücret üzerinden ve tam kıdemle hesaplanacaktır. Bu nedenle devirde istifa dilekçesi imzalanması işçi lehine değildir.
Alacaklarımı hangi işverenden isteyeceğim?
Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Devirden sonra doğan borçlardan yalnızca devralan sorumludur. Kıdem tazminatı bakımından devralan tamamından sorumlu olmakla birlikte, devreden kendi dönemi ve o dönemdeki ücret düzeyiyle sınırlı olarak sorumlu tutulur. Bu nedenle dava her iki işverene birlikte yöneltilmelidir.
Devirde istifa dilekçesi imzalattılar, ne yapabilirim?
İşlem işçinin gerçek iradesini yansıtmıyorsa muvazaalı sayılır ve kıdem baştan itibaren hesaplanır. Hizmetin kesintisiz sürdüğü SGK hizmet dökümü, aynı işyeri adresi, aynı amir, aynı görev tanımı, aynı e-posta hesabı ve yaka kartı gibi delillerle ispatlanır. Devirde kıdem tazminatı ödenmiş ve ibraname imzalanmışsa ibranamenin geçerliliği ayrıca denetlenir: yazılı olması, fesihten en az bir ay sonra düzenlenmesi, alacak türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekir.
Hisse devri işyeri devri sayılır mı?
Hayır. Hisse devrinde şirketin ortakları değişir ancak işveren tüzel kişi aynı kalır; iş sözleşmeleri bakımından bir devir söz konusu olmaz. Kıdem zaten kesintisiz devam eder ve İş Kanunu m.6’daki birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Buna karşılık şirket birleşmesi, bölünmesi veya tür değişikliği hâllerinde külli halefiyet gündeme gelir ve yeni tüzel kişi tüm borçlardan sorumlu olur.
Devirden sonra ücretim düşürülürse ne yapabilirim?
Devir, çalışma koşullarında tek taraflı değişiklik yapma yetkisi vermez. Ücretin düşürülmesi, görev yerinin esaslı biçimde değiştirilmesi veya unvanın geriletilmesi çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturur ve İş Kanunu m.22 uygulanır: değişiklik yazılı olarak bildirilir, işçi altı iş günü içinde yazılı kabul etmezse bağlayıcı olmaz. İşveren değişikliği yine de uygularsa işçi haklı nedenle feshedip kıdem tazminatını talep edebilir.
Sadece makineler satıldı, bu devir mi?
Kural olarak hayır. İşyeri devrinden söz edebilmek için ekonomik bütünlüğün kimliğini koruyarak el değiştirmesi gerekir; belirleyici olan işçilerin, faaliyetin ve müşteri portföyünün birlikte geçip geçmediğidir. Yalnızca makine ve demirbaşların satılması, işçilerin ve faaliyetin devri olmaksızın gerçekleşmişse işyeri devri sayılmaz. Buna karşılık bir üretim hattının, şubenin veya departmanın işçileriyle birlikte devri, işyerinin bir bölümünün devri olarak m.6 kapsamına girer.
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6 — İşyerinin veya bir bölümünün devri
- 4857 sayılı İş Kanunu m.22 — Çalışma koşullarında esaslı değişiklik
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24 — İşçinin haklı nedenle derhâl fesih hakkı
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14 — Kıdem tazminatı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 — İbra sözleşmesinin geçerlilik şartları
- 6102 sayılı TTK m.134 vd. — Birleşme, bölünme ve tür değiştirme
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 — Zorunlu arabuluculuk
Alt işveren ilişkisindeki muvazaa iddiaları için alt işveren muvazaası, SGK çıkış kodu ve belge işlemleri için çalışma belgesi ve çıkış kodu, tazminat hesabı için kıdem tazminatı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz. Alan bilgisi: İş Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.