Islah (HMK m. 176-182): Sartlari, Suresi ve Sonuclari

Kısaca
- Islah, tarafın daha önce yaptığı bir usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır — HMK m. 176.
- Mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır; karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
- Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m. 176/2); ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınmaz.
- Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir (HMK m. 177/1); sözlü yargılama aşamasında ıslah istenemez.
- Bozma veya kaldırma sonrası ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar yeniden ıslah mümkündür (m. 177/2); ancak bozmaya uymakla doğan hukukî durum ortadan kaldırılamaz.
- Islah sözlü veya yazılı yapılabilir; dilekçeyle yapılması zorunlu değildir.
- Tamamen ıslahta dava dilekçesi dâhil tüm usul işlemleri yapılmamış sayılır; bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni dava dilekçesi verilmelidir (m. 180).
- Kısmen ıslahta, ıslah eden tarafa ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir (m. 181).
- Henüz ıslah hakkı kullanılmamışken yalnızca süre istenmişse m. 181’deki kesin süre uygulanmaz; ölçü m. 177’deki tahkikatın bitimidir.
- Islahla dava türü değiştirilemez: kısmi dava, ıslah yoluyla belirsiz alacak davasına dönüştürülemez.
- Islahla artırılan kısım için karşı taraf ayrıca zamanaşımı def’i ileri sürebilir; kısmi davada saklı tutulan kesim için zamanaşımı kesilmez.
- Islahtan doğan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararı için teminat yatırılmazsa ıslah yapılmamış sayılır (m. 178); kötüniyetli ıslah dikkate alınmaz ve disiplin para cezası gerektirir (m. 182).
Dava açıldığında talep edilen miktar çoğu zaman tahmindir. Bilirkişi raporu geldiğinde gerçek zarar ortaya çıkar ve davacı talebini yükseltmek ister. Bunu yapmanın yolu ıslahtır — ve ıslah, medenî usul hukukunun taraflara verdiği en güçlü ama en kolay yakılan haklardan biridir.
Çünkü ıslah bir kez kullanılır, tahkikat bitene kadar kullanılmalıdır, harcı ve teminatı süresinde yatırılmalıdır ve dava türünü değiştirmeye yaramaz. Bu dört sınırdan birine takılan taraf, esasen haklı olduğu alacağın önemli bir kısmını kaybeder. Aşağıda kurumun sınırlarını ve Yargıtay’ın çizdiği çerçeveyi ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
HMK m. 176 — “(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.”
Zaman ve şekil bakımından:
HMK m. 177 — “(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
(2) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.
(3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.”
Islahın maliyeti ve etkisi:
HMK m. 178 — “(1) Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır…”
HMK m. 179 — “(1) Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.
(2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları… ıslah ile geçersiz kılınamaz.”
Tam ve kısmî ıslahın usulü ile kötüniyetin yaptırımı:
HMK m. 180 — “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.”
HMK m. 181 — “(1) Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.”
HMK m. 182 — “(1) Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hâkim, kötüniyetle ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder.”
Tamamen ıslah ile kısmen ıslahın farkı
| Ölçüt | Tamamen ıslah | Kısmen ıslah |
|---|---|---|
| Kapsamı | Dava dilekçesi dâhil tüm usul işlemleri yapılmamış sayılır | Teşmil edilen noktadan sonraki işlemler yapılmamış sayılır |
| Tipik amaç | Dava sebebini veya talep sonucunu değiştirmek | İddiayı veya talep sonucunu genişletmek |
| İzlenecek usul | Bir hafta içinde yeni dava dilekçesi verilir (m. 180) | Bir hafta içinde ıslah edilen işlem yapılır (m. 181) |
| Yaptırım | Süre kaçırılırsa ıslah hakkı kullanılmış sayılır | Süre kaçırılırsa ıslah hiç yapılmamış sayılır |
| Sayı sınırı | Aynı davada yalnızca bir kez | |
| Zaman sınırı | Tahkikatın sona ermesine kadar | |
| Karşı tarafın rızası | Gerekmez; ıslah tek taraflı irade beyanıdır | |
Kritik nokta. Islahla dava türü değiştirilemez. Yargıtay bunu açıkça ortaya koyar: “Islahla dava türü değiştirilmez. Islahla vakıalar ve talep sonucu değiştirilebilir” ve “Islah yolu ile kısmi dava belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyecektir.” Üstelik böyle bir dilekçe verildiğinde, kabul edilebilir olmaması onun verilmemiş sayılması sonucunu doğurmaz: tek ıslah hakkı tüketilmiş olur ve sonraki artırım dilekçesi ikinci ıslah sayılarak reddedilir. Bu nedenle davanın türü baştan doğru seçilmeli; ıslah, tür değiştirmek için değil talep sonucunu artırmak için kullanılmalıdır.
Ne yapmalı?
- Dava türünü baştan doğru belirleyin: alacak gerçekten belirsizse belirsiz alacak, değilse kısmi dava veya tam eda davası.
- Tek ıslah hakkınızı erken harcamayın; talebi artırmak için bilirkişi raporunun kesinleşmesini bekleyin.
- Tahkikatın hangi celsede biteceğini takip edin; sözlü yargılamaya geçildikten sonra ıslah yapılamaz.
- Islahı sözlü olarak duruşmada da yapabileceğinizi bilin; tutanağa geçirilmesi yeterlidir.
- Duruşmada yalnızca süre istiyorsanız bunu tutanağa net yazdırın; henüz ıslah hakkı kullanılmadıysa m. 181’in kesin süresi işlemez.
- Islah hakkını kullandıysanız harç ve teminatı bir hafta içinde yatırın; aksi hâlde ıslah yapılmamış sayılır.
- Tamamen ıslahta bir hafta içinde yeni dava dilekçesi vermeyi unutmayın.
- Islah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarınızı açıkça saklı tutun; talebi sınırlandırmış görünmekten kaçının.
- Islah dilekçesini ve varsa ekini aynı gün ve birlikte sunun; ayrı havale edilen ek dilekçeler tartışmaya yol açar.
- Bozma veya kaldırma sonrası tahkikata ilişkin işlem yapıldıysa yeniden ıslah imkânını değerlendirin; ancak bozmaya uymakla doğan durumu bozamazsınız.
- Karşı taraf iseniz, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürün.
- Islahla hükmedilecek miktara faizin kural olarak ıslah tarihinden yürütüleceğini hesaba katın.
Yargıtay kararlarından
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1078, K. 2023/986, 18.10.2023
Islah tek taraflı bir irade beyanıdır; aynı tarihli ıslah dilekçesi ve eki bir bütün olarak değerlendirilir. İhalesi iptal edilen taşınmazlar nedeniyle kısmi dava açan davacılar, bilirkişi raporundan sonra aynı gün iki dilekçe vererek talebi 15.000.000 TL’ye yükseltmiş; dilekçelerden yalnız ikincisinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştu. Uyuşmazlık, talebin bu miktarla sınırlandırılmış sayılıp sayılmayacağıydı. Hukuk Genel Kurulu önce kurumu tanımlamıştır: ıslah, “taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur”; “mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan, yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir.” Tam ve kısmî ıslah ayrımını da ortaya koymuştur: talep sonucunun değiştirilmesi tamamen ıslah, genişletilmesi kısmen ıslahtır. Somut olayda hâkim havaleli kısa dilekçenin, yazı işleri müdürü havaleli ayrıntılı dilekçeye atıf yaptığını ve ikincisinin “ilkinde atıf yapılan, ıslaha göre düzenlenmiş dava dilekçesi olduğunun kabulü gerekir” sonucuna varmıştır. Karar, direnmenin uygun bulunmasına ve dosyanın sair temyiz itirazları için Özel Daireye gönderilmesine, oy çokluğuyla hükmetmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2648, K. 2023/6237, 10.05.2023
Islahla dava türü değiştirilemez; kabul edilemez bir ıslah dilekçesi de tek ıslah hakkını tüketir. Kısmi dava açan davacı, 2018 tarihli dilekçeyle davasını “belirsiz alacak davası olarak ıslah ettiğini” bildirip talebini artırmış; 2022 tarihli ikinci bir dilekçeyle talebi yeniden yükseltmişti. Hakem heyeti ikinci dilekçedeki miktarı kabul etmişti. Daire ilkeyi net koymuştur: “ıslahla dava türü değiştirilmez. Islahla vakıalar ve talep sonucu değiştirilebilir” ve “Islah yolu ile kısmi dava belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyecektir.” Devamında usulî sonucu belirlemiştir: “Bir dilekçedeki talebin kabul edilebilir olup olmaması o dilekçenin verilmediği sonucunu doğurmaz”; dolayısıyla ilk dilekçeyle ıslah hakkı kullanılmıştır ve “HMK 176 madde uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerinden” ikinci dilekçeyle artırılan kısım reddedilmelidir. Karar, BOZULMASINA, oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5816, K. 2023/49, 09.01.2023
Bir kez ıslah kuralı bozmadan sonraki aşamada da geçerlidir; ıslahla hükmedilen miktara faiz ıslah tarihinden yürür. Mahkeme, HMK m. 177’ye 2020’de eklenen ikinci fıkra kapsamında bozmadan sonra tahkikata yönelik işlem yapıldığı gerekçesiyle tahkikatın sonuna kadar ıslah yapılabileceğini kabul edip ıslah edilen davayı kabul etmişti. Daire, kararın “aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulacağına ilişkin HMK 176/2 nci maddesine aykırı şekilde” verildiğini saptamıştır. Ayrıca faiz başlangıcı bakımından, “davacının 19.03.2015 tarihli ıslah dilekçesindeki miktar ve taleple bağlılık ilkesi gereği de ıslah ile hükmedilecek miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” demiştir. Karar, hükmün BOZULMASINA, oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/3235, K. 2024/4534, 11.03.2024
Islah hakkı henüz kullanılmamışken verilen bir haftalık kesin süre bağlayıcı değildir; ölçü tahkikatın bitimidir. Duruşmada ıslah için süre isteyen davacı vekiline mahkeme bir haftalık kesin süre vermiş, ıslah dilekçesi bu sürenin bitiminden sonra ama tahkikat bitmeden sunulmuştu. Adalet Bakanlığı, süre geçtikten sonraki ıslaha değer verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Daire ayrımı şöyle kurmuştur: ıslah hakkı kullanılmışsa, ıslaha ilişkin usul işleminin (örneğin harcın ödenmesinin) tamamlanması için m. 181’deki bir haftalık kesin süre verilebilir; “Ancak henüz ıslah hakkının kullanılmadığı, ıslah hakkının kullanılması için süre talep edildiği bir anda, 181 inci maddenin uygulanmasından söz edilmesi de mümkün değildir.” Bu durumda “ıslah hakkının 6100 sayılı Kanun’un 177 nci maddesi gereğince tahkikat bitimine kadar kullanılabileceği dikkate alınmalı”dır. Davacının hakkını tahkikat sona ermeden kullandığını ve usul işlemini aynı anda tamamladığını saptayarak Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, oy birliğiyle karar vermiştir.
Bu dört karar birlikte, ıslahın dört sınırını çiziyor. Birincisi nitelik: ıslah tek taraflı bir irade beyanıdır, karşı tarafın veya mahkemenin onayına bağlı değildir — bu, onu iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının gerçek istisnası yapar. İkincisi sayı: aynı davada yalnızca bir kez kullanılabilir ve bu kural bozmadan sonraki aşamada da işler; üstelik hukuken kabul edilemez bir ıslah dilekçesi bile hakkı tüketir, çünkü dilekçenin kabul edilemez olması onun verilmemiş sayılması sonucunu doğurmaz. Üçüncüsü zaman: sınır tahkikatın sona ermesidir; sözlü yargılamaya geçildikten sonra ıslah istenemez, buna karşılık bozma veya kaldırma sonrası tahkikata ilişkin işlem yapılmışsa yeniden bir pencere açılır. Dördüncüsü konu: ıslah vakıaları ve talep sonucunu değiştirmeye yarar, dava türünü değiştirmeye değil — kısmi dava, ıslahla belirsiz alacak davasına dönüştürülemez. Bu sınırların yanına iki pratik sonuç eklenir: ıslahla hükmedilecek miktara faiz kural olarak ıslah tarihinden yürür ve ıslah hakkının kullanılmasıyla ıslaha ilişkin usul işleminin tamamlanması farklı şeylerdir — bir haftalık kesin süre yalnız ikincisi için işler.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Islahla dava türünü değiştirmeye çalışmak | Islah dava türünü değiştirmez ve tek hak tükenir | Dava türünü baştan doğru seçin |
| İkinci bir ıslah dilekçesi vermek | Aynı davada yalnız bir kez ıslah mümkündür | Tek ıslahı doğru zamanda ve tam kapsamlı yapın |
| Sözlü yargılamada ıslah istemek | Sınır tahkikatın sona ermesidir | Tahkikat kapanmadan hakkı kullanın |
| Harcı ve teminatı süresinde yatırmamak | Islah yapılmamış sayılır | Bir haftalık süreye uyun ve makbuzları dosyaya sunun |
| Tamamen ıslahta yeni dava dilekçesi vermemek | Islah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi devam edilir | Bildirimden itibaren bir hafta içinde dilekçeyi sunun |
| Islah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutmamak | Talebin o miktarla sınırlandırıldığı tartışması doğar | Saklı tutma kaydını açıkça yazın |
| Islah dilekçesi ile ekini ayrı havale ettirmek | Ekin ıslah dilekçesinin parçası olup olmadığı tartışılır | Dilekçeyi ve ekini birlikte sunun |
| Zamanaşımı def’ini ıslah tebliğinden sonra geciktirmek | Süresinde ileri sürülmeyen def’i dikkate alınmaz | Tebliğden itibaren yasal süre içinde def’ide bulunun |
| Islahla artırılan kısma dava tarihinden faiz istemek | Faiz kural olarak ıslah tarihinden yürür | Faiz başlangıcını ıslah tarihine göre kurun |
Sık sorulan sorular
Islah nedir?
Taraflardan birinin daha önce yaptığı bir usul işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesidir. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır.
Karşı tarafın kabulü gerekir mi?
Hayır. Islah mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır; yasal şartları yerine getirildiğinde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir.
Kaç kez ıslah yapılabilir?
Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m. 176/2). İkinci ıslah dilekçesi dikkate alınmaz.
Islah ne zamana kadar yapılabilir?
Tahkikatın sona ermesine kadar. Sözlü yargılama aşamasına geçildikten sonra ıslah isteminde bulunulamaz.
Bozmadan sonra yeniden ıslah yapabilir miyim?
HMK m. 177/2 uyarınca dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde mahkeme tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar ıslah mümkündür. Ancak bir kez ıslah kuralı geçerliliğini korur ve bozmaya uymakla doğan hukukî durum ortadan kaldırılamaz.
Islah dilekçeyle mi yapılmak zorunda?
Hayır. HMK m. 177/3 uyarınca ıslah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir; duruşmada tutanağa geçirilmesi de yeterlidir.
Bir haftalık kesin süreyi kaçırırsam ne olur?
Kısmen ıslahta, ıslah edilen işlem bu sürede yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Ancak bu süre, ıslah hakkı zaten kullanılmışsa işler.
Duruşmada sadece süre istedim; kesin süre işler mi?
Hayır. Yargıtay, ıslah hakkı henüz kullanılmamışken yalnızca süre talep edilmesi hâlinde HMK m. 181’in uygulanamayacağını, ölçünün m. 177’deki tahkikatın bitimi olduğunu kabul etmektedir.
Kısmi davamı ıslahla belirsiz alacak davasına çevirebilir miyim?
Hayır. Islahla dava türü değiştirilemez; ıslah yoluyla kısmi dava belirsiz alacak davasına dönüştürülemez. Ayrıntı için belirsiz alacak davası ve kısmi dava yazımıza bakabilirsiniz.
Islahla artırdığım kısım zamanaşımına uğrar mı?
Uğrayabilir. Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez; karşı taraf ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren süresinde def’ide bulunabilir.
Islahtan sonra alınmış bilirkişi raporu geçersiz olur mu?
Hayır. HMK m. 179/2 uyarınca ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ıslahla geçersiz kılınamaz.
Islah harcı ne zaman yatırılır?
Islaha ilişkin usul işleminin tamamlanması için verilen bir haftalık süre içinde. Hesaplama için ıslah harcı hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.
Islah ile davadan feragat aynı şey mi?
Hayır. Feragat talep sonucundan vazgeçmedir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur; ıslah ise yapılmış bir usul işleminin düzeltilmesidir.
Islah kötüye kullanılırsa ne olur?
HMK m. 182 uyarınca ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amacıyla yapıldığı anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir; ayrıca zararların ödenmesine ve disiplin para cezasına hükmedilir.
Islahla artırılan miktara faiz ne zamandan işler?
Kural olarak ıslah tarihinden. Taleple bağlılık ilkesi gereği, ıslah dilekçesindeki miktar ve tarih esas alınır.
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176 — Islahın kapsamı ve sayısı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 177 — Islahın zamanı ve şekli
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 178 — Teminat ve yargılama giderleri
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 179 — Islahın etkisi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 180 — Davanın tamamen ıslahı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 181 — Kısmen ıslah
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 182 — Kötüniyetli ıslah
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 109 — Belirsiz alacak davası ve kısmi dava
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 186 — Taleple bağlılık ve sözlü yargılama
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: belirsiz alacak davası ve kısmi dava, ıslah harcı hesaplama, haksız fiilde zamanaşımı, bilirkişi raporuna itiraz, davadan feragat.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada sonuç, tahkikatın hangi aşamada olduğuna ve ıslahın kapsamına göre değişir. Tek kullanımlık bir hak olması nedeniyle ıslahın zamanlaması, davanın önemli bir bölümünü belirleyebilir.