Alacaklinin Temerrudu ve Tevdi Mahalli Tayini (TBK m. 106-111)

legapro kapak 16383 LegaPro Hukuk Alacaklinin Temerrudu ve Tevdi Mahalli Tayini (TBK m. 106-111)

Kısaca

  • Gereği gibi önerilen edimi haklı bir sebep olmaksızın kabul etmeyen veya gerekli hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınan alacaklı temerrüde düşer — TBK m. 106.
  • Bu durumda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulur (TBK m. 107).
  • Tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler; para borçlarında ifa yeri, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.
  • Bu yetki kuralı özel ve kesin niteliktedir; ileri sürülmese bile mahkemece resen gözetilir.
  • Tevdi mahalli belirlenmesi, HMK m. 382/2-d uyarınca bir çekişmesiz yargı işidir ve sulh hukuk mahkemesinden istenir.
  • Yargıtay 2025’te bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek, talep dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmeksizin karar verilebileceğini benimsemiştir.
  • Karar esası çözmez, kesin hüküm oluşturmaz; ilgililer istinaf yoluna başvurarak denetim sağlayabilir.
  • Kiralananın iadesinde de aynı yol işler: kiraya veren anahtarı almaktan kaçınırsa kiracı tevdi mahalli tayini isteyip anahtarı oraya bırakmalı ve durumu kiraya verene bildirmelidir.
  • Kiracının iade borcu ancak bu bildirim tarihinde sona erer; aksi hâlde kira ödeme dâhil yükümlülükler devam eder.
  • Tevdi edilmeye elverişli olmayan veya bozulabilen ya da saklanması masraflı şeyler, ihtar koşuluyla hâkimin izniyle satılıp bedeli tevdi edilebilir (TBK m. 108).
  • Borçlu, alacaklı kabul beyanında bulunmadıkça veya tevdi bir rehni ortadan kaldırmadıkça tevdi edileni geri alabilir (TBK m. 109).
  • Alacaklının kim olduğunda duraksama gibi alacaklıdan kaynaklanan sebeplerde de tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkı kullanılabilir (TBK m. 111).

Borcu ödemek isteyip de ödeyememek, hukuk düzeninin çözümsüz bıraktığı bir durum değildir. Kiraya veren hesabını kapatmışsa, satıcı malı teslim almıyorsa, alacaklının kim olduğu tartışmalıysa, borçlu belirsizlik içinde beklemek ve temerrüde düşmek zorunda değildir.

Türk Borçlar Kanunu bu hâller için iki araç verir: alacaklının temerrüdü ve tevdi hakkı. Uygulamada bu araçlar en çok kira ilişkilerinde kullanılır; çünkü ödemenin bir ay gecikmesi, temerrüt nedeniyle tahliyeye ya da iki haklı ihtar sebebiyle tahliyeye kadar giden ağır sonuçlar doğurabilir. Aşağıda kurumun şartlarını, hangi mahkemeye nasıl başvurulacağını ve kararın sonuçlarını ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TBK m. 106“Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.”

TBK m. 107“Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.”

Tevdiye elverişli olmayan edimler için satış yolu öngörülmüştür:

TBK m. 108“Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir.

Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir.”

Tevdiin geri alınması, teslim gerektirmeyen borçlar ve diğer ifa engelleri:

TBK m. 109“Alacaklı, tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamış veya tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmuş olmadıkça borçlu, tevdi edilen şeyi geri alabilir. Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak, bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür.”

TBK m. 110“Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa, alacaklının temerrüdü hâlinde borçlu, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir.”

TBK m. 111“Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.”

Usul yönünden dayanaklar şunlardır:

HMK m. 382/2-d — Tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması, borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır.

TBK m. 89 — Para borçlarında ifa yeri, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.

Kira ilişkisinde ödeme yeri belirlenmesi: hangi hâlde nasıl?

Sözleşmedeki durumKiraya verenin davranışıKiracının izleyeceği yol
Ödeme yeri gösterilmemiş, teamül de oluşmamışBanka hesabı bildirmiyorÖnce PTT’den konutta ödemeli gönderilmeli; kabul edilmezse ödeme yeri istenmeli
Ödeme yeri gösterilmemiş, teamül de oluşmamışEski hesabını kapatmışYine önce PTT’den konutta ödemeli gönderim; sonra ödeme yeri talebi
Sözleşmede banka hesabı / IBAN yazılıHesabı kapatmış veya havaleye kapatmışPTT’ye gerek yok; doğrudan ödeme yeri belirlenmesi istenebilir
Ödeme yeri yazılı değil ama uzun süredir aynı hesaba yatırılıyor (teamül)O hesabı kapatmış veya havaleye kapatmışDoğrudan ödeme yeri belirlenmesi istenebilir
Sözleşmede elden ödeme yazılı veya yer gösterilmemişHesap numarası vermiyorTevsik zorunluluğu nedeniyle hesap numarası istemekte hukukî yarar vardır
Kira sözleşmesi sona ermişAnahtarı teslim almıyorTevdi mahalli tayini alınıp anahtar oraya bırakılmalı ve durum kiraya verene bildirilmelidir

Kritik nokta. Anahtarın emlakçıya bırakılması usulüne uygun teslim sayılmaz. Yasal anahtar teslimi ya bizzat kiraya verene, ya tevdi mahalline, ya da notere emanet tutanağıyla yapılır ve keyfiyet kiraya verene tebliğ edilir. Kiracının iade borcu ancak bu bildirim tarihinde sona erer; o tarihe kadar kira ödeme dâhil bütün yükümlülükleri devam eder. Bununla birlikte, usulüne uygun teslim olmasa bile kiralanan fiilen kiraya verenin hâkimiyetine girmişse (örneğin orada tadilat yaptırmışsa) tahliyenin o tarihte gerçekleştiği kabul edilir.

Ne yapmalı?

  1. Önce alacaklının temerrüdünü belgeleyin: iade edilen havale dekontları, kapatılmış hesap kaydı, teslim alınmayan PTT gönderisi, cevapsız ihtarname.
  2. Sözleşmede ödeme yeri kararlaştırılmışsa önce ona uyduğunuzu; kararlaştırılmamışsa teamül oluşup oluşmadığını ortaya koyun.
  3. Sözleşmede yer gösterilmemiş ve teamül de yoksa, doğrudan mahkemeye gitmeden önce PTT’den konutta ödemeli gönderim yapın.
  4. Gönderiyi net tutarda yapın; ödeme tarihi PTT’ye yatırma tarihidir.
  5. Tevdi mahalli talebini sulh hukuk mahkemesine, çekişmesiz yargı işi olarak ve değişik iş üzerinden sunun.
  6. Yetkili mahkemeyi ifa yerine göre belirleyin: para borçlarında bu, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.
  7. Talebi ivedi olarak inceletmek için dilekçede temerrüt riskini ve tahliye tehlikesini açıkça belirtin.
  8. Karar çıkınca belirlenen hesaba ödemeyi zamanında ve eksiksiz yapın; dekontları saklayın.
  9. Kararı ve tevdi işlemini karşı tarafa bildirin; özellikle anahtar teslimi bakımından bildirim tarihi belirleyicidir.
  10. Tevdi edilemeyecek nitelikte bir şey söz konusuysa TBK m. 108 uyarınca ihtar çekip hâkimden satış izni isteyin.
  11. Alacaklının kimliğinde duraksama varsa (temlik, malik değişikliği, birden çok talep) TBK m. 111’e dayanın.
  12. Teslim gerektirmeyen borçlarda tevdi yerine TBK m. 110 uyarınca sözleşmeden dönme yolunu değerlendirin.

Yargıtay kararlarından

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1494, K. 2025/3047, 26.05.2025

Tevdi mahalli kararı, talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin verilebilir. Bölge adliye mahkemeleri arasında, ödeme yeri belirlenmesi taleplerinde talep dilekçesinin karşı tarafa tebliğinin gerekip gerekmediği konusunda çıkan uyuşmazlık, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca Daireye taşınmıştı. Daire, HMK m. 382’ye dayanarak tevdi mahalli belirlenmesinin çekişmesiz yargı işi olduğunu, bu işlerde “bir dava yoktur ve birbirine zıt talepler ileri süren iki taraf da bulunmadığından tek taraflı bir yargılama söz konusudur” demiş; kararların esası çözmediğini ve maddi anlamda hüküm teşkil etmediğini, ilgililerin yargılamada yer almasalar bile istinafa başvurabileceğini vurgulamıştır. Kira bakımından da gerekçe göstermiştir: ödeme yeri tayini talebinde çekişmeli yargı usulünün uygulanması “kiracının temerrüde düşmesine sebep verebileceğinden TBK m. 315’te düzenlenen temerrüt nedeniyle tahliye gibi ağır sonuçlar ortaya çıkarabilecektir”; hatta aynı kira döneminde iki kez temerrüt, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye sebebi olur. Sonuçta “tevdi mahalli kararının verilmesi öncesinde talep dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak değerlendirilmeyecektir” diyerek, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12300, K. 2025/4945, 14.04.2025

Yetki: tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler ve bu kesin yetki resen gözetilir. Bursa ve Alanya sulh hukuk mahkemeleri arasında, tevdi mahalli belirlenmesi talebinde hangi yerin yetkili olduğu konusunda olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkmıştı. Alanya mahkemesi, çekişmesiz yargı işlerinde HMK m. 384 uyarınca talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu ve kesin yetki bulunmadığını savunmuştu. Daire ise TBK m. 107’deki “Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler” hükmünden hareketle, ifa yerinin TBK m. 89’a göre belirleneceğini, para borçlarında bunun aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu saptamıştır. Kilit tespit şudur: “6098 sayılı Kanun’un 107 nci maddesindeki yetki düzenlenmesinin gerek kesin yetki olması gerekse yetkiye ilişkin özel hüküm içermesi nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un 384 üncü maddesindeki genel yetki düzenlemesinin istisnası olduğu ve ileri sürülmese dahi mahkemece resen dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.” Buna göre alacaklının yerleşim yerindeki mahkemenin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/550, K. 2022/576, 19.04.2022

Kiraya veren anahtarı almazsa iade borcu, ancak tevdi mahalline teslim ve bildirimle sona erer. Kira süresi dolmadan taşınmazı boşaltan kiracı, kiraya veren anahtarı teslim almaya yanaşmayınca sulh hukuk mahkemesinden tevdi mahalli kararı almış, anahtarı oraya bırakmış ve karar kiraya verene tebliğ edilmişti. Hukuk Genel Kurulu önce ilkeyi koymuştur: kiralananın tahliye edildiğinin kabulü için fiilen boşaltılması yetmez, “anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerekir”; tahliye tarihi çekişmeliyse ispat yükü kiracıdadır. Devamında tevdi yolunu tarif etmiştir: “Eğer, kiraya veren anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdî mahalli tayini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiraya verene bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde ve bildirim tarihinde son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.” Erken tahliyede kiraya verenin zararının, taşınmazın aynı koşullarla yeniden kiralanabileceği makul süreyle sınırlı olduğunu; sözleşmedeki bir aylık fesih ihbar süresinin bu makul süreyi belirlediğini saptayarak direnme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle ve kesin olarak hükmetmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3809, K. 2026/168, 14.01.2026

Tevdi ve satış hakkını kullanmayan borçlu değil, edimi teslim almayan alacaklı ağır kusurludur. Aracını tamire bırakan iş sahibi, yüklenicinin mesajla yaptığı ihtara rağmen altı ay boyunca aracı teslim almamış; sonra araçta oluşan zararın tazminini istemişti. Daire, tamir ve bakım edimini yerine getiren yüklenicinin aracın teslim alınması için ihtarda bulunduğunu ve aracın alınmadığını saptadıktan sonra şu sonuca varmıştır: “Bu durumda davacı TBK’nın 106. maddesi gereğince alacaklı temerrüde düşmüştür. Böyle bir durumda davalının TBK’nın 107. maddesi gereğince aracı tevdi hakkı veya TBK’nın 108. maddesi gereğince hakimin izniyle aracı satma hakkı bulunmasına rağmen bu haklarını kullanmamıştır.” Zararın doğmasında “davacının ağır kusurlu olduğu”nu belirleyerek, TBK m. 114/2 yollamasıyla m. 52 uyarınca indirim yapılması gerektiğini vurgulamış; bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar vermiştir.

Bu dört karar, kurumu baştan sona kuruyor. Maddi hukuk yönünden: edimi gereği gibi önerilen alacaklı haklı sebep olmaksızın kabulden kaçınırsa temerrüde düşer; bu andan itibaren hasar ve giderler ona geçer, borçlu ise tevdi ederek borcundan kurtulabilir ya da tevdiye elverişsiz mallarda hâkim izniyle satış yoluna gidebilir. Bu hakların varlığı borçlu için sadece bir imkân değil, aynı zamanda bir yüktür: onları kullanmayan taraf, malın bekleyerek zarar görmesinde kusur payıyla karşılaşabilir — nitekim aracını almayan iş sahibi ağır kusurlu sayılmıştır. Usul yönünden iki nokta belirleyicidir. Yetki özel ve kesindir: tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler, para borçlarında bu alacaklının yerleşim yeridir ve mahkeme bunu resen gözetir; çekişmesiz yargıya ilişkin genel yetki kuralı burada uygulanmaz. Yargılama ise hızlıdır: talep çekişmesiz yargı işi olduğundan dilekçenin karşı tarafa tebliği zorunlu değildir, çünkü beklemenin bedeli kiracı için tahliyeye kadar gidebilir; karşı tarafın hukukî dinlenilme hakkı, karara karşı istinaf yolu ve sonradan açılacak alacak davalarıyla korunur. Nihayet kira ilişkisinde tevdi, yalnız paraya değil anahtara da ilişkindir: anahtarı almayan kiraya veren karşısında iade borcu, tevdi mahalline teslim ve bildirimle sona erer — emlakçıya bırakma bu sonucu doğurmaz.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Ödeme yapılamayınca hiçbir şey yapmadan beklemekTemerrüt kiracı aleyhine işler, tahliye riski doğarDerhâl tevdi mahalli tayini isteyin
Talebi asliye hukuk mahkemesine sunmakÇekişmesiz yargı işi sulh hukuk mahkemesine aittirSulh hukuk mahkemesine değişik iş olarak başvurun
Kendi yerleşim yerindeki mahkemeye başvurmakYetki ifa yerine göre belirlenir ve kesindirPara borçlarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesine gidin
Teamül yokken doğrudan mahkemeye gitmekÖnce PTT’den konutta ödemeli gönderim beklenirGönderiyi yapıp kabul edilmediğini belgeleyin
PTT gönderisini eksik tutarda yapmakGönderinin net tutarda olması gerekirKesintileri hesaba katıp net tutarı gönderin
Anahtarı emlakçıya bırakmakUsulüne uygun teslim sayılmazKiraya verene, tevdi mahalline veya notere teslim edin
Tevdi işlemini karşı tarafa bildirmemekİade borcu bildirim tarihinde sona ererKararı ve teslimi kiraya verene tebliğ ettirin
Bozulabilir malı tevdi etmeye çalışmakTevdiye elverişsiz mallarda tevdi çözüm değildirİhtar çekip hâkimden satış izni isteyin (m. 108)
Alacaklı belirsizken rastgele birine ödeme yapmakBorç sona ermeyebilir, çifte ödeme riski doğarTBK m. 111’e dayanıp tevdi yoluna gidin

Sık sorulan sorular

Alacaklı ne zaman temerrüde düşer?

Gereği gibi kendisine önerilen yapma veya verme edimini haklı bir sebep olmaksızın kabulden ya da borçlunun ifa edebilmesi için kendisine düşen hazırlık fiillerini yapmaktan kaçındığında.

Tevdi mahalli tayini nedir?

Alacaklının temerrüdü hâlinde borçlunun, teslim edeceği şeyi bırakabileceği yerin mahkemece belirlenmesidir. Borçlu tevdi ile borcundan kurtulur; hasar ve giderler alacaklıya aittir.

Hangi mahkemeye başvurulur?

Sulh hukuk mahkemesine, çekişmesiz yargı işi olarak. Yetkili mahkeme, TBK m. 107 uyarınca ifa yerindeki mahkemedir; para borçlarında bu, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.

Yetki itirazı ileri sürülmezse mahkeme kendiliğinden bakar mı?

Evet. TBK m. 107’deki yetki hem kesin hem de özel hüküm niteliğinde olduğundan mahkemece resen dikkate alınır.

Talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir mi?

Zorunlu değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025 tarihli kararıyla, tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmeyeceğini belirlemiştir.

Karşı tarafın hakkı nasıl korunur?

Karar esası çözmez ve kesin hüküm oluşturmaz. İlgililer yargılamada yer almasalar bile istinaf yoluna başvurabilir; ayrıca sonradan açılacak alacak veya itirazın iptali davalarında iddialarını ileri sürebilirler.

Kiraya veren hesabını kapattı; hemen mahkemeye gidebilir miyim?

Sözleşmede ödeme yeri olarak banka/IBAN yazılıysa ya da uzun süredir aynı hesaba ödeme yaparak teamül oluşmuşsa doğrudan başvurabilirsiniz. Ödeme yeri belirlenmemiş ve teamül de yoksa önce PTT’den konutta ödemeli göndermeniz beklenir.

Kira ödemesi elden yapılabilir mi?

Vergi mevzuatındaki tevsik zorunluluğu nedeniyle konut ve çatılı iş yeri kiralarında ödemelerin banka veya PTT üzerinden yapılması gerekir. Bu nedenle kiracının kiraya verenden hesap numarası istemesinde hukukî yarar vardır.

Kiraya veren anahtarı almıyor; ne yapmalıyım?

Tevdi mahalli tayini isteyip anahtarı belirlenen yere teslim edin ve durumu kiraya verene bildirin. İade borcunuz ancak bu bildirim tarihinde sona erer.

Anahtarı emlakçıya bıraktım; teslim sayılır mı?

Kural olarak hayır. Ancak usulüne uygun teslim olmasa bile kiralanan fiilen kiraya verenin hâkimiyetine girmişse (örneğin tadilat yaptırmışsa) tahliyenin o tarihte gerçekleştiği kabul edilir.

Süresinden önce tahliye edersem ne kadar kira öderim?

Kural olarak tahliye tarihi ile taşınmazın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre arasındaki dönem için. Sözleşmede fesih ihbar süresi kararlaştırılmışsa bu süre makul süreyi belirler.

Bozulabilir bir malı tevdi edemiyorum; çözüm ne?

TBK m. 108 uyarınca alacaklıya önceden ihtarda bulunmak koşuluyla hâkimin izniyle malı açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi edebilirsiniz. Borsada kayıtlı, piyasa fiyatı olan veya değeri gidere göre az mallarda hâkim ihtar koşulunu aramadan satışa izin verebilir.

Tevdi ettiğim şeyi geri alabilir miyim?

Alacaklı kabul beyanında bulunmadıkça veya tevdi bir rehnin ortadan kalkması sonucunu doğurmadıkça geri alabilirsiniz. Geri aldığınız anda alacak bütün yan haklarıyla yeniden canlanır.

Alacaklının kim olduğu tartışmalı; ödeme yapamıyorum.

TBK m. 111 bu durumu düzenler: alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama ya da alacaklıdan kaynaklanan başka kişisel bir sebeple ifa edilemiyorsa, borçlu tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.

Tevdi mahalline yatan paralar sonradan kime ödenir?

Gerçek alacaklının kim olduğu belirlendikten sonra ona. Kiracılık/kiraya verenlik sıfatının tespiti üzerine, tevdi mahalline yatırılan bedellerin hak sahibine ödenmesi gerekir.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 106 — Alacaklının temerrüdü
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 107 — Tevdi hakkı ve tevdi yeri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 108 — Satış hakkı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 109 — Tevdi konusunu geri alma
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 110 — Diğer edimlerde sözleşmeden dönme
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 111 — Diğer ifa engelleri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 89 — İfa yeri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 315, 334, 352 — Kirada temerrüt, iade ve tahliye
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382, 384, 388 — Çekişmesiz yargı işleri
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer m. 257 — Tahsilat ve ödemelerin tevsiki

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kiracı tahliye davası, kira bedelinin tespiti davası, depozito nedir, ifa imkânsızlığı, zamanaşımının kesilmesi ve durması.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, sözleşme hükümlerine ve ödeme geçmişine göre değişir. Tevdi mahalli talebinin gecikmesi temerrüt ve tahliye riski doğurduğundan, başvurunun ivedilikle yapılması önem taşır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dava Sartlari (HMK m. 114-115): Usulden Ret ve Tamamlanabilir Eksiklik

İçindekilerKanunî dayanakDava şartı eksikliğinde izlenecek yolNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Islah (HMK m. 176-182): Sartlari, Suresi ve Sonuclari

İçindekilerKanunî dayanakTamamen ıslah ile kısmen ıslahın farkıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Islah, tarafın daha önce yaptığı…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Haksiz Fiilde Zamanasimi (TBK m. 72): Iki Yil, On Yil ve Uzamis Ceza Zamanasimi

İçindekilerKanunî dayanakÜç sürenin birlikte işleyişiNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zararın ve…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Muteselsil Sorumluluk ve Rucu (TBK m. 61-62, 162-168)

İçindekilerKanunî dayanakDış ilişki ile iç ilişkinin karşılaştırmasıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Birden çok kişi birlikte bir…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Temsil ve Yetkisiz Temsil (TBK m. 40-48): Yetkinin Kapsami ve Icazet

İçindekilerKanunî dayanakTicari temsilci ile ticari vekilin farkıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Yetkili temsilcinin başkası adına ve…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borcun Ustlenilmesi (TBK m. 195-204): Ic ve Dis Ustlenme

İçindekilerKanunî dayanakBenzer kurumlarla karşılaştırmaNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Borcun üstlenilmesi, borç ilişkisinin konusu değişmeksizin borçlunun değişmesini…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara