Muteselsil Sorumluluk ve Rucu (TBK m. 61-62, 162-168)

legapro kapak 16385 LegaPro Hukuk Muteselsil Sorumluluk ve Rucu (TBK m. 61-62, 162-168)

Kısaca

  • Birden çok kişi birlikte bir zarara sebep olmuşsa ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumluysa, haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır — TBK m. 61.
  • 6098 sayılı Kanun, eski kanundaki “tam teselsül – eksik teselsül” ayrımına son vermiştir; iki hâl aynı rejime tabidir.
  • Dış ilişkide her borçlu, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK m. 162/1).
  • Alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmını dilerse hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir; sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer (TBK m. 163).
  • Bu nedenle mahkeme, kusur oranlarına bölerek değil, teselsül kurallarına göre hüküm kurmalıdır — talep teselsüle dayanıyorsa.
  • Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, tüm sorumluların alacaklıya karşı borcu azalır (TBK m. 166/1).
  • Alacaklının bir borçluyla yaptığı ibra, diğerlerini de o borçlunun iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtarır (TBK m. 166/3).
  • Kısmi ödeme yapılmışsa, tazminattan mahsup edilirken ödeme tarihine göre güncellenmelidir.
  • İç ilişkide paylaştırmada bütün durum ve koşullar, özellikle kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu gözetilir (TBK m. 62/1).
  • Kendi payından fazlasını ödeyen, fazlası için diğerlerine rücu eder ve zarar görenin haklarına halef olur (TBK m. 62/2).
  • Yalnızca kendi payını ödeyen borçlu, diğerlerine rücu edemez; rücu borcu ise müteselsil değildir, her borçluya payı oranında yönelinir.
  • Rücu sıralamasında kural: önce haksız fiiliyle zarara yol açan, en son kusuru olmaksızın yalnız kanun gereği sorumlu tutulan kişi.

Bir trafik kazasında iki sürücü de kusurluysa, zarar gören yaya tazminatının tamamını hangisinden isteyebilir? Bir iş kazasında hem işveren hem üçüncü kişi kusurluysa Kurum kime, ne kadar rücu edebilir? Bu soruların cevabı müteselsil sorumluluk kurumunda saklıdır.

Kurum iki ayrı katmanda çalışır. Dış ilişkide amaç zarar göreni korumaktır: o, kusur paylaşımıyla uğraşmadan tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir. İç ilişkide ise amaç sorumlular arasında adil bir dağıtımdır: kendi payından fazlasını ödeyen, fazlasını diğerlerinden geri alır. Uygulamadaki hataların çoğu bu iki katmanın karıştırılmasından doğar.

Kanunî dayanak

TBK m. 61“Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”

TBK m. 62“Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.”

Dış ilişkinin genel hükümleri müteselsil borçluluk bölümündedir:

TBK m. 163“Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.”

TBK m. 166“Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.

Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.

Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.”

İç ilişkideki paylaşım ve rücu şöyledir:

TBK m. 167“Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.

Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.”

Dış ilişki ile iç ilişkinin karşılaştırması

ÖlçütDış ilişki (alacaklı – borçlular)İç ilişki (borçlular arası)
Sorumluluğun kapsamıHer borçlu borcun tamamındanHer borçlu kendi payından
Kusur oranının rolüTalebi bölmez; alacaklı tamamını birinden isteyebilirPaylaşımın temel ölçütüdür
Dava seçeneğiHepsine, bir kısmına veya yalnız birineFazladan ödeyen, diğerlerine payı oranında
Borcun niteliğiMüteselsilMüteselsil değil; her borçlu kendi payını öder
Ödemenin etkisiÖdeme kadar herkesin borcu azalırFazla ödeyen rücu hakkı ve halefiyet kazanır
İbranın etkisiDiğerleri, ibra edilenin iç ilişkideki payı oranında kurtulurİbra edilen kendi payından sorumlu kalır
Tahsil edilemeyen payDiğer borçlular eşit olarak üstlenir

Kritik nokta. Talebini teselsüle dayandıran zarar görene karşı mahkemenin kusur oranına göre bölünmüş hüküm kurması hatalıdır. Yargıtay bunu açıkça belirtir: müteselsil sorumlulukta kural olarak borçluların her biri borcun tamamından sorumludur ve “kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar gören isterse tüm hasar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de hasarın tamamını isteyebilir”. Kusur oranı, iç ilişkideki rücu hesabında devreye girer; dış ilişkide zarar görenin tahsilini sınırlamaz. Tek istisna, sigortacı gibi sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olan borçlulardır.

Ne yapmalı?

  1. Zarar görense talebinizi açıkça “müştereken ve müteselsilen” kurun; aksi hâlde hüküm kusur oranına bölünebilir.
  2. Tüm sorumluları tespit edin: sürücü, işleten, teşebbüs sahibi, sigortacı, işveren, üçüncü kişi.
  3. Sorumluluğu sınırlı olanları ayırın; sigortacı poliçe limitiyle, güvence hesabı kendi limitiyle sorumludur.
  4. Daha önce yapılmış kısmi ödemeleri dosyaya sunun; bunlar ödeme tarihine göre güncellenip tazminattan mahsup edilir.
  5. Bir borçluyla sulh olup feragat ettiyseniz, feragatin ana para, işlemiş faiz ve yargılama gideri kalemlerine ayrı ayrı sirayet ettiğini hesaba katın.
  6. İbra sözleşmesi yapıyorsanız, bunun diğer borçluları da ibra edilenin iç payı oranında kurtaracağını bilerek metni kaleme alın.
  7. Sorumluysanız ve payınızdan fazlasını ödediyseniz, ödeme belgelerini saklayıp rücu davası açın.
  8. Rücu davasında her borçluya yalnız payı oranında yönelin; rücu borcu müteselsil değildir.
  9. Kusur oranını mahkemede tespit ettirin; iç paylaşımda kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu esastır.
  10. Sorumlulardan biri ödeme gücünü yitirmişse, ondan alınamayan payın diğerlerince eşit üstlenileceğini talep edin.
  11. Rücu sıralamasını gözetin: önce haksız fiiliyle zarara yol açan, en son yalnız kanun gereği sorumlu olan.
  12. Halefiyetin kapsamını kullanın: ödeme yapan borçlu, alacaklının teminat ve fer’î haklarına da halef olur.

Yargıtay kararlarından

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/5172, K. 2022/10334, 15.09.2022

Talep teselsüle dayanıyorsa hüküm kusur oranına bölünemez. Ölümlü trafik kazasında yakınları, zararın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişti. Bilirkişi raporunda davalı sürücü %70, dava dışı sürücü %30 kusurlu bulunmuş; mahkeme tazminatı kusur oranına göre hükmetmişti. Daire önce dayanakları sıralamıştır: KTK m. 85 ve 88 uyarınca aynı kazada birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar müteselsilen sorumludur; TBK m. 61-62 gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verirse müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır ve “Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nın 162. ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.” Somut olayda “kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm hasar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de hasarın tamamını isteyebilmesine göre kusuru olan davalıların tazminatın tamamından sorumlu olduğu (davalı ve Güvence Hesabının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla)” kabul edilmesi gerekirken kusur oranında hüküm kurulmasını isabetsiz bulmuştur. Karar, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, oy çokluğuyla verilmiştir (karşı oy yalnız manevi tazminata ilişkin ayrı bir bende yöneliktir).

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6957, K. 2025/16085, 26.11.2025

Tam ve eksik teselsül ayrımına son verilmiştir; rücu borcu müteselsil değildir ve halefiyet kanundan doğar. Kurumun iş kazası nedeniyle işverene ve üçüncü kişiye karşı açtığı rücuan tazminat davasında Daire, müteselsil borç kavramını ayrıntılandırmıştır: müteselsil borç, “her borçlunun iç ilişkideki payına bakılmaksızın borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu” bir ilişkidir; ifa asıl alacağı ortadan kaldırmaz, alacak hakkı ödeme yapan borçluya geçer ve o, “alacaklının halefi olarak diğerlerine rücu edebilmektedir. Bununla birlikte, rücua konu olan borcun müteselsil niteliği bulunmadığından, sorumluluktan kurtulmak için her borçlunun borcun tümü yerine, kendine düşen payını ödemesi yeterli olmaktadır ki burada kanundan doğan halefiyet söz konusudur.” Yeni kanun bakımından ise: “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda eksik ve tam teselsül ayırımına son verilmiş”, m. 61 ve 62 ile hem birlikte sebebiyet hem de çeşitli sebeplerden sorumluluk aynı rejime bağlanmıştır. Rücu sıralaması bakımından da “kural olarak ilk önce, haksız eylemiyle zarara yol açan sorumlu tutulmakta, en son olarak da kusuru olmaksızın ve sözleşme gereği sorumluluğu olmadığı hâlde kanun hükmü gereğince sorumlu tutulan kişiye başvurulmaktadır” denilmiştir. Karar, mahkeme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle verilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9924, K. 2025/3008, 20.02.2025

Bir borçluyla yapılan sulh ve feragat, ödenen bütün kalemler yönünden diğerlerine sirayet eder. Bisiklet sürücüsünün yaralandığı kazada davacı, trafik sigortacısıyla sulh protokolü yapıp ana para, işlemiş faiz ve yargılama gideri tahsil etmiş ve o davalı yönünden davadan feragat etmişti. Daire, müteselsil sorumluluğun sonuçlarını maddeleriyle sıralamıştır: her borçlu alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (m. 162/1); alacaklı borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden talep edebilir (m. 163/1); “Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1)”; ibra, diğerlerini de ibra edilenin borca katılma payı oranında kurtarır (m. 166/3); ödeme yapan, tatmin ettiği oranda alacaklının halefi olur (m. 168/1) ve “Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.” Somut olayda yapılması gerekeni “ödeme kalemleri olan ana para, işlemiş faiz ve yargılama gideri yönünden feragati sirayet ettirerek poliçe limitini aşan zararı belirlemek” olarak göstermiş; mahkeme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4128, K. 2023/7651, 07.06.2023

Daha önce yapılan kısmi ödeme, güncellenerek tazminattan mahsup edilmelidir. Yaya olarak yaralanan davacının sigorta tahkimindeki tazminat talebi kabul edilmiş; ancak davalı sigorta şirketinin, kazaya karışan diğer aracın da trafik sigortacısı sıfatıyla daha önce yaptığı 34.000 TL ödeme hesaba katılmamıştı. Daire, TBK m. 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166 ve 168’i sıralayıp müteselsil sorumluluğun sonuçlarını ortaya koyduktan sonra şu ölçütü vurgulamıştır: “müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması hâlinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.” Somut olayda yapılan kısmi ödemenin “Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ıncı maddesine göre güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edildikten sonra ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken” gözetilmemesini bozma sebebi saymıştır. Karar, BOZULMASINA, oy birliğiyle verilmiştir.

Bu dört karar, kurumun iki katmanını net biçimde ayırıyor. Dış ilişkide korunan zarar görendir: kusurun sorumlular arasında nasıl paylaşıldığı onu ilgilendirmez, tazminatın tamamını dilediği sorumludan isteyebilir ve sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer. Bu yüzden teselsüle dayanan bir talepte hükmün kusur oranına bölünmesi bozma sebebidir; tek gerçek sınır, sigortacı ve güvence hesabı gibi sorumluluğu limitle bağlı olanlardır. İç ilişkide ise ölçü tamamen değişir: paylaşımda kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu esastır, kendi payından fazlasını ödeyen fazlası için rücu eder ve alacaklının haklarına halef olur; buna karşılık yalnız kendi payını ödeyen kimseye rücu edemez. Üçüncü olarak, rücu borcunun kendisi müteselsil değildir — her borçluya ancak payı oranında yönelinir, tahsil edilemeyen pay ise diğerlerince eşit üstlenilir. Dördüncüsü, ödemenin ve ibranın etkisi hesaplanabilir bir büyüklüktür: yapılan her ödeme herkesin borcunu o oranda azaltır, ibra ise diğerlerini yalnızca ibra edilenin iç payı kadar kurtarır — ve geçmişte yapılmış kısmi ödemeler mahsup edilirken güncellenmelidir. Nihayet 6098 sayılı Kanun, eski “tam teselsül – eksik teselsül” ayrımını kaldırarak birlikte sebebiyet ile farklı sebeplerden sorumluluğu tek rejimde birleştirmiş; rücu sıralamasında ise önce haksız fiil failine, en son yalnız kanun gereği sorumlu olana başvurulması ilkesi korunmuştur.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Talebi “kusuru oranında” kurmakHüküm bölünür, tahsil riski zarar görene kalır“Müştereken ve müteselsilen” ibaresini açıkça yazın
Yalnız bir sorumluyu davaya dahil etmekTahsil kabiliyeti düşükse alacak fiilen elde edilemezTüm sorumluları belirleyip birlikte dava edin
Sigortacıyı limitsiz sorumlu saymakSigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdırLimit üstü kısmı işleten ve sürücüden isteyin
Önceki ödemeyi bildirmemekMahsup edilmeyen ödeme bozma sebebidirÖdeme belgelerini sunun, güncellenerek mahsubunu isteyin
Kısmi ödemeyi nominal tutarla düşmekÖdeme tarihine göre güncelleme gerekirGüncellenmiş tutar üzerinden mahsup yaptırın
Sulh ve feragati yalnız ana paraya bağlamakFeragat işlemiş faiz ve yargılama giderine de sirayet ederKalemleri ayrı ayrı hesaplayıp bakiyeyi belirletin
İbranın etkisini hesaplamamakİbra, diğerlerini ibra edilenin iç payı oranında kurtarırİbra metnini bu sonucu bilerek düzenleyin
Kendi payını ödeyip rücu davası açmakYalnız payını ödeyen rücu edemezPayınızdan fazla ödediğinizi belgeleyin
Rücuyu tüm borçlulardan müteselsilen istemekRücu borcu müteselsil değildirHer borçluya payı oranında rücu edin

Sık sorulan sorular

Müteselsil sorumluluk nedir?

Birden çok kişinin aynı zarardan, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmasıdır. Alacaklı, tamamını dilediği borçludan isteyebilir.

Tam teselsül – eksik teselsül ayrımı hâlâ var mı?

Hayır. Yargıtay, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda bu ayrıma son verildiğini; m. 61’in hem birlikte sebebiyet hem de çeşitli sebeplerden sorumluluğu aynı rejime bağladığını belirtir.

Kusuru %20 olan birinden zararın tamamını isteyebilir miyim?

Kural olarak evet. Kusur oranı iç ilişkideki paylaşımın ölçütüdür; dış ilişkide alacaklının talebini bölmez. Sorumluluğu limitle sınırlı olanlar (örneğin sigortacı) istisnadır.

Mahkeme kusur oranına göre hüküm kurarsa ne olur?

Talep teselsüle dayanıyorsa bu bozma sebebidir; sorumluların tazminatın tamamından sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmelidir.

Borçlulardan biri ödeme yaparsa diğerleri ne olur?

Yapılan ödeme oranında hepsinin alacaklıya karşı borcu azalır. Borcun tamamı ödenirse diğerleri de borçtan kurtulur.

Bir borçluyu ibra edersem diğerleri de kurtulur mu?

Tamamen değil. İbra, diğer borçluları ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK m. 166/3).

Sigorta şirketiyle sulh olup feragat ettim; kalan sorumlulardan ne isteyebilirim?

Ödenen kalemler (ana para, işlemiş faiz, yargılama gideri) yönünden feragat diğerlerine sirayet eder; siz yalnız bakiye zararı isteyebilirsiniz.

Rücu hakkı ne zaman doğar?

Kendi payına düşenden fazlasını ödediğinizde. Yalnız kendi payınızı ödediyseniz diğer müteselsil borçluya rücu edemezsiniz.

Rücu ederken herkesten tamamını isteyebilir miyim?

Hayır. Rücu borcu müteselsil değildir; her borçluya ancak payı oranında rücu edilir (TBK m. 167/2).

Sorumlulardan biri ödeyemezse ne olur?

Ondan alınamayan miktarı diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdür (TBK m. 167/3).

İç ilişkideki paylar nasıl belirlenir?

Aksi kararlaştırılmadıkça veya ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça eşittir. Haksız fiilde ise bütün durum ve koşullar, özellikle kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu gözetilir (TBK m. 62/1).

Halefiyet ne işe yarar?

Fazladan ödeme yapan borçlu, ödediği oranda alacaklının haklarına halef olur; alacağın teminatları ve fer’îleri de ona geçer. Bu, sigortacının rücu hakkında da temel dayanaktır.

Rücuda kime önce başvurulur?

Kural olarak önce haksız eylemiyle zarara yol açan sorumlu tutulur; en son olarak kusuru olmaksızın ve sözleşme gereği sorumluluğu bulunmadığı hâlde yalnız kanun gereği sorumlu tutulan kişiye başvurulur.

İş kazasında SGK kime rücu eder?

5510 sayılı Kanun m. 21 uyarınca işverene ve kusurlu üçüncü kişiye. Bu kişiler arasında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunur; ayrıntılar için SGK rücu davaları yazımıza bakabilirsiniz.

Müteselsil sorumluluk sözleşmeyle kurulabilir mi?

Evet. Teselsül, kanundan doğabileceği gibi borçluların her birinin borcun tamamından sorumlu olduğunu beyan etmesiyle sözleşmeden de doğar. Müteselsil kefalet bunun tipik örneğidir.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 61 — Müteselsil sorumluluk (dış ilişki)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 62 — İç ilişkide paylaşım ve rücu
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162-163 — Müteselsil borçluluk ve alacaklının seçim hakkı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 165-166 — Borçlunun davranışı ve borcun sona ermesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 167 — İç ilişkide paylaşım
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 168 — Alacaklıya halef olma
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 155 — Zamanaşımının kesilmesi ve müteselsil borçlular
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, 88, 91 — İşletenin sorumluluğu ve zorunlu sigorta
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 21 — Kurumun rücu hakkı
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 — Sigorta tahkimi

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası tazminat davası, SGK rücu davaları, sigortacının rücu hakkı, kefalet sözleşmesi.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, kusur dağılımına ve yapılan ödemelere göre değişir. Talebin teselsüle dayandırılması ve önceki ödemelerin dosyaya sunulması, sonucu doğrudan etkileyen iki noktadır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dava Sartlari (HMK m. 114-115): Usulden Ret ve Tamamlanabilir Eksiklik

İçindekilerKanunî dayanakDava şartı eksikliğinde izlenecek yolNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Islah (HMK m. 176-182): Sartlari, Suresi ve Sonuclari

İçindekilerKanunî dayanakTamamen ıslah ile kısmen ıslahın farkıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Islah, tarafın daha önce yaptığı…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Haksiz Fiilde Zamanasimi (TBK m. 72): Iki Yil, On Yil ve Uzamis Ceza Zamanasimi

İçindekilerKanunî dayanakÜç sürenin birlikte işleyişiNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zararın ve…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Alacaklinin Temerrudu ve Tevdi Mahalli Tayini (TBK m. 106-111)

İçindekilerKanunî dayanakKira ilişkisinde ödeme yeri belirlenmesi: hangi hâlde nasıl?Ne yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Gereği gibi önerilen…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Temsil ve Yetkisiz Temsil (TBK m. 40-48): Yetkinin Kapsami ve Icazet

İçindekilerKanunî dayanakTicari temsilci ile ticari vekilin farkıNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Yetkili temsilcinin başkası adına ve…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borcun Ustlenilmesi (TBK m. 195-204): Ic ve Dis Ustlenme

İçindekilerKanunî dayanakBenzer kurumlarla karşılaştırmaNe yapmalı?Sık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Borcun üstlenilmesi, borç ilişkisinin konusu değişmeksizin borçlunun değişmesini…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara