Şirket veya Kooperatif Hakkında Yanlış Bilgi Suçu (TCK 164): Genel Kurula Gerçeğe Aykırı Bilanço, Kamuya Beyan ve Sınırları

- TCK m.164’e göre şirket veya kooperatifin yetkilileri kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda ya da önerilerde, ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verir veya verdirirse altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adli para cezası alır.
- Fail kurucu, ortak, idareci, müdür, temsilci, yönetim veya denetim kurulu üyesi ya da tasfiye memuru olabilir.
- Suç yalnızca iki yolla işlenebilir: kamuya yapılan beyanlar veya genel kurula sunulan rapor ve öneriler.
- Madde gerekçesine göre kamuya beyan, basın ve yayın yoluyla ya da postayla prospektüs gönderilerek belirli olmayan kişilere hitap edilmesidir.
- Yargıtay, genel kurula gerçeğe uymayan bilanço sunulmasını veya gerçeğe aykırı kârlardan bahsedilmesini bu suça örnek göstermektedir.
- Bilgilerin gerçeğe aykırı olduğu bilinerek aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi gerekir.
- Ayrıca şirket veya kooperatifle ilgili bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğraması ya da en azından zarar tehlikesiyle karşılaşması aranır.
- Haciz sırasında icra memuruna şirketin devredildiğinin söylenmesi kamuya yapılmış bir beyan sayılmamıştır.
- Aynı olayda haciz tutanağına geçen bu beyan, resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmamıştır.
- Şirket adresinin değiştiğinin ticaret siciline bildirilmemesi bu suçu oluşturmaz.
- Tasfiye memurlarının mal beyanında şirketin aktifi ve pasifi olmadığını bildirmesi, kamunun veya genel kurulun aldatılması niteliğinde görülmemiştir.
- Tasfiye edilen şirketin borcu ortaya çıkarsa ek tasfiye için yeniden tescil imkânı bulunduğundan Yargıtay bu olayda zarar unsurunu da oluşmuş saymamıştır.
- Adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında TCK m.53/1’deki hak yoksunlukları uygulanamaz.
- Suç şikâyete bağlı değildir; olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
Şirket ve kooperatiflerde pay sahipleri, ortaklar, alacaklılar ve yatırımcılar, yönetimin açıkladığı bilgilere güvenerek karar verir. Genel kurula sunulan bilanço, faaliyet raporu veya kamuya yapılan bir açıklama gerçeği yansıtmıyorsa bu kişiler ciddi zarara uğrayabilir. TCK 164 bu tür yanıltıcı bilgilendirmeleri cezalandırmaktadır.
Uygulamada ise şirket yetkililerinin alacaklılara, icra memurlarına veya ticaret siciline karşı yaptığı her gerçeğe aykırı beyanın bu suç kapsamında şikâyet edildiği görülmektedir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, suçun sınırlı sayıdaki hareket biçimini ve aldatma kastı ile zarar unsurunu vurgulayarak bu şikâyetlerin önemli bir kısmında suçun oluşmadığına karar vermiştir. Aşağıda bu kararlar üzerinden suçun kapsamı ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hal | TCK m.164 | Altı ay–üç yıl hapis veya bin güne kadar adli para |
| Fail çevresi | TCK m.164 | Kanunda sayılan şirket ve kooperatif yetkilileri |
| Kamuya beyan | Madde gerekçesi | Basın, yayın veya prospektüsle belirsiz kişilere hitap |
| Genel kurula rapor veya öneri | TCK m.164 | Gerçeğe aykırı bilanço veya kâr bilgisi örnek gösterilmiş |
| İcra memuruna şirketin devredildiğini söylemek | Y15CD 11.11.2019 | TCK 164 ve 206 oluşmaz, bozma |
| Adres değişikliğini sicile bildirmemek | Y15CD 16.09.2019 | Suç oluşmaz, beraat onandı |
| Tasfiye memurunun aktif-pasif yok beyanı | Y15CD 07.11.2016 | Aldatma ve zarar yok, beraat onandı |
| Genel kurula gerçeğe aykırı bilanço iddiası | Y15CD 12.04.2017 | Delillere göre beraat onandı |
| Adli para cezasında hak yoksunluğu | TCK m.53/2 | 53/1 yoksunlukları uygulanmaz |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Gerçeğe aykırı bilginin hangi belgede yer aldığını belirleyin: kamuya açıklama, genel kurul raporu, bilanço veya öneri.
- Genel kurul toplantı tutanağını, hazır bulunanlar listesini ve sunulan raporların tam metnini temin edin.
- Bilginin gerçeğe aykırı olduğunu gösteren defter, banka kaydı ve sözleşme gibi belgeleri toplayın.
- Bilginin “önemli” nitelikte olduğunu, yani kararları etkileyecek düzeyde bulunduğunu açıklayın.
- Bu bilgi nedeniyle uğradığınız zararı veya zarar tehlikesini somut olarak ortaya koyun.
- Beyanda bulunan kişinin kanunda sayılan sıfatlardan birini taşıdığını ticaret sicili kayıtlarıyla belgeleyin.
- Bilançonun gerçeğe aykırılığı için muhasebe ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi incelemesi talep edin.
- Pay sahibi veya ortaksanız genel kurul kararlarının iptali gibi hukuki yolları süresinde değerlendirin.
- Tasfiye edilmiş şirkette alacağınız varsa ek tasfiye için yeniden tescil davası açma imkânını araştırın.
- Yöneticilerin kişisel sorumluluğu için sorumluluk davası yolunu değerlendirin.
- Şirket yöneticisiyseniz genel kurula sunulan bilgilerin dayanaklarını ve denetim raporlarını saklayın.
- Olağan dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan uzun süren yargılamaları takip edin.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 11.11.2019 T., 2017/30885 E., 2019/11393 K.
Haciz için şirkete gelen icra memuruna şirketin devredildiğini söyleyen yönetim kurulu başkanının beyanı kamuya yapılmış bir beyan olmadığından TCK 164’teki suçu, tutanak bu beyanın doğruluğunu ispat etmediğinden de TCK 206’daki suçu oluşturmaz. Sanık bir holding anonim şirketinin ortağı ve yönetim kurulu başkanıdır. Şirketin borcu nedeniyle başlatılan icra takibi kesinleşmiş, haciz için şirkete gelen icra memuruna sanık şirketin bir ay önce başka bir kişiye devredildiğini söylemiş; bu beyan haciz tutanağına yazılmış ve haciz işlemine son verilmiştir. Ticaret sicil müdürlüğünün yazısıyla şirketin devredilmediği anlaşılmıştır. Mahkeme sanığı hem şirket hakkında yanlış bilgi hem de resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından adli para cezalarına mahkûm etmiştir. Daire, TCK 164 bakımından kamuya yapılan beyanlarda veya genel kurula sunulan raporlarda gerçeğe aykırı bilgi verilmesi gerektiğini ve kamuya beyandan maksadın madde gerekçesinde açıklandığı üzere basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüs gönderilerek belirli olmayan kişilere hitap edilmesi olduğunu belirtmiştir. TCK 206 bakımından ise “kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmî belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olmasının gerektiği” açıklamasını yapmıştır. Kabule göre de adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında TCK 53/1’deki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Hükümler 11.11.2019 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 16.09.2019 T., 2017/11893 E., 2019/8311 K.
Şirket adresinin değiştiğinin ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmemesi TCK 164’te suç olarak tanımlanan hareketlerden değildir. Katılanların alacaklarını tahsil için haciz işlemi amacıyla, sanığın yetkilisi olduğu şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine gidilmiş, ancak şirketlerin bu adreslerde faaliyet göstermediği tespit edilmiştir. Katılanlar sanığın bu şekilde şirket hakkında yanlış bilgi verdiğini ileri sürmüş, mahkeme sanığın beraatine karar vermiştir. Daire suçun unsurlarını açıklarken, genel kurula sunulan raporlarda gerçeğe uymayan bilanço yapılması veya gerçeğe aykırı kârlardan bahsedilmesi gibi eylemlerin bu suçu oluşturabileceğini belirtmiş; ancak “yapılan açıklamanın sunulan raporların veya önerilerin gerçeğe aykırı olduğu bilinerek aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi ve buna dayalı olarak şirket ya da kooperatifle ilgili bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğramış veya en azından zarara uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olması zorunludur” demiştir. Somut olayda “şirket adreslerinin değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmemesinin anılan kanun maddesinde suç olarak düzenlenen eylemlerden olmadığı” sonucuna varmıştır. Beraat hükmü 16.09.2019 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 07.11.2016 T., 2014/2451 E., 2016/8391 K.
Şirketin alacaklısı olduğu mahkeme kararıyla belirlenen kişiye rağmen mal beyanında şirketin aktifi ve pasifi olmadığını bildiren tasfiye memurlarının eylemi, kamunun veya genel kurulun aldatılması niteliği taşımadığı ve ihya imkânı nedeniyle zarar doğurmadığı için suç oluşturmaz. Sanıklar, ortağı oldukları şirketin tasfiye memuru olarak görev yapmıştır. Şikâyetçinin şirkete karşı açtığı davada şirketten alacaklı olduğu mahkeme kararıyla tespit edilmesine rağmen sanıklar 25.12.2009 tarihinde mal beyanında bulunarak “Şirketin aktif ve pasifi yoktur” açıklaması yapmıştır. Mahkeme sanıkların beraatine karar vermiştir. Daire, şirketin tasfiye işleminde hukuka veya usule aykırı bir durum tespit edilmediğini ve sanıkların kamunun veya şirket genel kurulunun aldatılmasına ilişkin beyanlarının bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca “şirketin borçlu olduğunun anlaşılması halinde dahi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi gereğince şirketin ek tasfiyesi için tüzel kişilik kazandırılarak ihya edilmek suretiyle yeniden sicile tesciline karar verileceğinden herhangi bir zarar durumunun söz konusu olmadığı” ve meselenin hukuk mahkemelerince çözümleneceği sonucuna varmıştır. Beraat hükümleri 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 12.04.2017 T., 2014/20979 E., 2017/9145 K.
Genel kurula gerçeğe aykırı bilanço sunulduğu iddiasında, savunmalar, katılan beyanı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek suçun sübut bulmadığına ilişkin beraat kararı yerinde görülmüştür. Şirket ortaklarından olan sanık ile şirkette ön muhasebeci denetçi olarak görev yapan diğer sanığın genel kurulda gerçeğe aykırı bilanço sunmak suretiyle şirket hakkında yanlış bilgi verme suçunu işledikleri iddia edilmiştir. Mahkeme sanıkların beraatine karar vermiş, katılan vekili eksik araştırma yapıldığını ve suçun sübut bulduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Daire, “Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre sanıkların beraatına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir” diyerek katılan vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu karar, genel kurula sunulan bilançonun suçun tipik konusu olmasına rağmen gerçeğe aykırılığın ve failin bu konudaki bilgisinin delillerle ortaya konması gerektiğini göstermektedir. Beraat hükümleri 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.
15. Ceza Dairesinin 2019 tarihli iki kararı, suçun yalnızca kamuya yapılan beyanlar ile genel kurula sunulan rapor ve önerilerle işlenebileceğini vurgulamaktadır. İcra memuruna yapılan bireysel bir beyan veya sicile adres değişikliğinin bildirilmemesi bu kapsamda görülmemiştir. Bu tür durumlar alacaklının hukuki yollarla korunmasını gerektirebilir; yöneticilerin kişisel sorumluluğu için yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yazımıza bakılabilir.
2016 tarihli karar, tasfiye memurlarının gerçeğe aykırı beyanlarında dahi aldatma ve zarar unsurlarının ayrıca arandığını ortaya koymaktadır. Tasfiyesi tamamlanmış şirkete karşı alacağını tahsil etmek isteyen alacaklı için şirketin ihyası ve ek tasfiye yolu önem taşımaktadır.
2017 tarihli karar ise suçun en tipik görünümü olan genel kurula gerçeğe aykırı bilanço sunulması iddiasında bile ispatın belirleyici olduğunu göstermektedir. Genel kurulda alınan kararlara karşı pay sahiplerinin başvurabileceği yollar için anonim şirkette genel kurul kararlarının iptali ve kooperatif genel kurul kararının iptali, halka açık şirketlerde yanıltıcı bilgi ve bilgi kullanımı için sermaye piyasasında bilgi suistimali yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her yalan beyanı TCK 164 saymak | Suç sınırlı hareketlerle işlenir | Kamuya beyan veya genel kurul raporu olup olmadığını belirleyin |
| İcra memuruna yapılan beyanı şikâyet etmek | Kamuya beyan sayılmamıştır | İcra ve hukuk yollarını değerlendirin |
| Adres değişikliğini suç saymak | Maddede düzenlenen bir hareket değildir | Sicil kayıtlarına ilişkin idari yolları kullanın |
| Zarar unsurunu açıklamamak | Zarar veya zarar tehlikesi aranır | Somut zararı belgeleyin |
| Aldatma kastını göstermemek | Bilerek gerçeğe aykırı bilgi verilmesi gerekir | Failin gerçeği bildiğini gösteren delil sunun |
| Uzman bilirkişi istememek | Bilançonun gerçeğe aykırılığı ispatlanamaz | Muhasebe ve ticaret hukuku uzmanı talep edin |
| Failin sıfatını belgelememek | Suç yalnızca sayılan kişilerce işlenir | Ticaret sicil kayıtlarını sunun |
| Tasfiye sonrası hukuki yolu atlamak | Zarar giderilemez | Ek tasfiye için yeniden tescil isteyin |
| Adli para cezasına hak yoksunluğu eklemek | TCK 53/2’ye aykırıdır | 53/1 yoksunluklarını uygulamayın |
Şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi suçu nedir?
TCK m.164’te düzenlenen, şirket veya kooperatif yetkililerinin kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları rapor ve önerilerde ilgilileri zarara uğratabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler vermesi veya verdirmesidir.
Cezası nedir?
Altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adli para cezasıdır.
Bu suçu kimler işleyebilir?
Şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri, yönetim veya denetim kurulu üyeleri ile tasfiye memurları bu suçun faili olabilir.
“Kamuya yapılan beyan” ne demek?
Madde gerekçesine göre basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüs gönderilerek belirli olmayan kişilere hitap edilmesidir. 15. Ceza Dairesi, icra memuruna yapılan bireysel beyanı bu kapsamda görmemiştir.
Genel kurula gerçeğe aykırı bilanço sunmak suç mu?
Evet, suçun tipik örneklerindendir. Ancak bilançonun gerçeğe aykırı olduğu, failin bunu bildiği ve ilgililerin zarara uğradığı veya zarar tehlikesiyle karşılaştığı delillerle ortaya konmalıdır.
İcra memuruna şirketin devredildiğini söylemek suç mu?
15. Ceza Dairesi, bu beyanın kamuya yapılmış bir beyan olmadığını ve haciz tutanağının beyanın doğruluğunu ispat edici güce sahip olmadığını belirterek TCK 164 ve 206’daki suçların oluşmadığına karar vermiştir.
Şirket adresini sicile bildirmemek suç mu?
15. Ceza Dairesine göre şirket adresinin değiştiğinin ticaret siciline bildirilmemesi TCK 164’te suç olarak düzenlenen eylemlerden değildir.
Tasfiye memurunun yanlış beyanı suç oluşturur mu?
Tasfiye memurları da bu suçun faili olabilir. Ancak 15. Ceza Dairesi, mal beyanında şirketin aktifi ve pasifi olmadığını bildiren tasfiye memurlarının eyleminde kamunun veya genel kurulun aldatılması ve zarar unsurunun bulunmadığını kabul etmiştir.
Zarar şartı var mı?
15. Ceza Dairesine göre şirket veya kooperatifle ilgili bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğraması veya en azından zarar tehlikesiyle karşılaşması gerekir.
Tasfiye edilen şirketten alacağımı nasıl alırım?
TTK m.547’ye göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemleri gerekirse alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir.
Resmî belgede yalan beyan suçundan farkı nedir?
TCK m.206, resmî belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanı cezalandırır. 15. Ceza Dairesine göre bu suçun oluşması için düzenlenen belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici güce sahip olması gerekir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.164’te şikâyet şartı öngörülmemiştir.
Adli para cezası verilirse hak yoksunluğu uygulanır mı?
15. Ceza Dairesi, TCK m.53/2 gereğince adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında 53/1’deki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğini belirtmiştir.
Zamanaşımı ne kadar?
Suçun üst sınırı beş yılı geçmediğinden olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.164 — Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.206 — Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157 — Dolandırıcılık
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.547 — Ek tasfiye için yeniden tescil
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — Anonim şirket genel kurulu ve finansal tablolar
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu — Genel kurul hükümleri
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu — Kamuyu aydınlatma yükümlülükleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.63 — Bilirkişi incelemesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.226 — Hukuki nitelendirmenin değişmesi
İlgili yazılarımız: Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · Şirketin ihyası ve ek tasfiye · Genel kurul kararlarının iptali · Anonim şirkette azlık hakları · Sermaye piyasasında bilgi suistimali
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.