Kimler Tanıklık Yapmayabilir? Tanıklıktan Çekinme Hakkı (CMK m.45-48)

Kimler Tanıklık Yapmayabilir? Tanıklıktan Çekinme Hakkı (CMK m.45-48)
Kısaca
  • Yakınlık sebebiyle çekinme (m.45): nişanlı; evlilik bağı kalmasa bile eş; üstsoy ve altsoy; üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları; evlâtlık bağı bulunanlar.
  • Meslek sebebiyle çekinme (m.46): avukatlar ve stajyer/yardımcıları; hekim, diş hekimi, eczacı, ebe ve diğer tıp mensupları; malî müşavirler ve noterler.
  • Avukatlar dışındakiler, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemez (m.46/2). Avukat, müvekkili rıza gösterse bile çekinebilir.
  • m.48: tanık, kendisini veya m.45/1’deki yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir; bu önceden bildirilir.
  • Çekinme hakkı dinlenmeden önce hatırlatılır ve tanık dinlenirken de her zaman çekinebilir (m.45/3).
  • Hak hatırlatılmadan alınan beyan delil olarak değerlendirilemez.
  • m.210/2: tanık duruşmada çekinirse önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz — soruşturmadaki beyanı da hükme esas alınamaz.

Kısa cevap: Yakınlık sebebiyle nişanlı, eş, üstsoy ve altsoy ile kanunda sayılan kan ve kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir (CMK m.45); meslek sebebiyle de avukatlar, hekimler, malî müşavirler ve noterler çekinebilir (m.46). Çekinme hakkı dinlenmeden önce hatırlatılır ve tanık dinlenirken de her zaman çekinebilir (m.45/3).

Ceza muhakemesinde tanıklık kural olarak bir yükümlülüktür. Ancak kanun, kişiyi yakınına karşı ya da mesleki sırrına karşı konuşmaya zorlamaz.

Bu hakkın gücü, sonucunda görülür: hatırlatılmazsa beyan delil olmaz; sonradan kullanılırsa önceki ifade de yanar.

Kimler yakınlık sebebiyle çekinebilir?

CMK m.45/1: “Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir: a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı. b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi. c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu. d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları. e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.”

BentKimÖrnek
aNişanlıResmî nikâh olmasa da nişanlılık ilişkisi
bEş — evlilik bağı kalmasa bileBoşanmış eş de çekinebilir
cÜstsoy ve altsoy (kan veya kayın)Anne, baba, dede, çocuk, torun; kayınvalide, kayınpeder, üvey çocuk
dÜçüncü derece dâhil kan, ikinci derece dâhil kayın hısımlarıKardeş, amca/dayı/hala/teyze, yeğen; kardeşin eşi, baldız, kayınbirader
eEvlâtlık bağı bulunanlarEvlât edinen ve evlâtlık

Uygulamada en sık atlanan grup (d) bendidir. Örneğin sanığın kardeşinin eşi, ikinci derece kayın hısmı olarak tanıklıktan çekinebilir; bu hak hatırlatılmadan dinlenmesi bozma sebebidir.

Ayrıca m.45/2: yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olanlar, kanunî temsilcilerinin rızasıyla dinlenebilir; ancak kanunî temsilci şüpheli veya sanık ise bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.

Meslek sebebiyle çekinme (m.46)

BentKimNeyi kapsar
aAvukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarıBu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler
bHekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarıHastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler
cMalî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerHizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler

Kritik fark — m.46/2: “Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler, ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez.” Yani hekim, eczacı, mali müşavir ve noter, ilgili rıza gösterirse tanıklık yapmak zorundadır. Avukat ise müvekkili rıza gösterse bile çekinebilir — çünkü bu hak, Avukatlık Kanunu m.36’daki sır saklama yükümlülüğünden doğar.

Kendisi veya yakınları aleyhine çekinme (m.48)

CMK m.48: “Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.”

Ölçütm.45m.48
KapsamTanıklığın tamamı — hiç ifade vermeyebilirBelirli sorular — yalnız o sorulara cevap vermeyebilir
DayanakYakınlık bağıKendisini veya yakınını ceza kovuşturmasına uğratma tehlikesi
Sınır—Bu kapsam dışındaki hususlarda salt m.48’e dayanarak çekinme hakkı yoktur

Hatırlatma zorunluluğu ve yaptırımı

m.45/3 iki ayrı kural içerir: hak dinlenmeden önce bildirilir ve tanık dinlenirken de her zaman çekinebilir. Hakkın kullanılıp kullanılmayacağı tutanağa yazılmalıdır.

EksiklikSonuç
m.45’teki çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlemeBeyanların kanıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır
m.48’deki soruya cevap vermeme hakkı hatırlatılmadan dinlemeTanığın yeniden ve usulüne uygun beyanı alınmalıdır
Çekinme hakkı olan tanığın yeminli dinlenmesim.51/1‘e aykırılık — yemin verip vermemek hâkimin takdirindedir ve tanık yeminden de çekinebilir, bu kendisine bildirilir
Duruşmada çekinen tanığın önceki ifadesinin okunmasım.210/2‘ye aykırılık — tutanak okunamaz ve beyan hükme esas alınamaz

CMK m.210/2: “Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.” Yani hakkını soruşturmada kullanmayıp duruşmada kullanan tanığın önceki beyanı da kullanılamaz hâle gelir.

Buna m.210/1 eklenir: olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir; daha önceki tutanağın veya yazılı açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez.

Ne yapmalı?

  1. Hısımlık derecesini hesaplayın. Kan hısımlığında üçüncü derece dâhil, kayın hısımlığında ikinci derece dâhil olanlar çekinebilir; boşanmış eş de bu kapsamdadır.
  2. Tutanağı okuyun. Çekinme hakkının hatırlatıldığı ve tanığın bu hakkı kullanıp kullanmadığı tutanağa yazılmış mı?
  3. Yemin kısmını kontrol edin. Çekinme hakkı olan tanığa yemin verilmesi hâkimin takdirindedir; ayrıca yeminden çekinebileceği kendisine bildirilmiş olmalıdır.
  4. m.48’i ayrıca arayın. Yakınlık bağı olmasa bile, tanığı kendi suçuna sürükleyebilecek sorular varsa m.48 hatırlatması gerekir; eksikse yeniden dinleme talep edin.
  5. Duruşmada hakkı kullanın. Soruşturmada beyanda bulunmuş olmak hakkı tüketmez; duruşmada çekinildiğinde önceki tutanak okunamaz.
  6. Meslek grubunu ayırt edin. Hekim, eczacı, mali müşavir ve noter ilgilinin rızasıyla tanıklık yapmak zorundadır; avukat rıza olsa da çekinebilir.
  7. Tek tanıklı dosyalarda ısrar edin. Delil yalnız bir tanığın açıklamalarından ibaretse, o tanık duruşmada mutlaka dinlenmelidir; tutanak okunması yeterli değildir.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2016/1170, K.2019/488, 20.06.2019 Avukatın çekinme hakkı kimi korur? Kurul önce genel kuralı koydu: tanıklıktan çekinme hakkı olan kimselere bu hak dinlenmeye başlamadan önce hatırlatılmalı ve kullanıp kullanmayacakları tutanağa yazılmalıdır; hak hatırlatılmadan dinleme hâlinde “beyanlarının kanıt olarak değerlendirilmesi de artık olanaksızdır”. Somut olayda, vekilliğini yaptığı kişinin yargılandığı dosyada tanık olarak dinlenen avukata m.45 ve m.48 hatırlatılmış, ancak m.46‘daki meslek sebebiyle çekinme hakkı hatırlatılmamıştı. Kurul, m.46’yı Avukatlık Kanunu m.36’daki sır saklama yükümlülüğüyle birlikte değerlendirdi: bu hak, avukatın müvekkili hakkında öğrendiği sırları saklama yükümlülüğünden doğar ve müvekkil rıza gösterse bile avukata çekinme hakkı sağlar; buna karşılık “bu hakkın yapılan tanıklığın avukat aleyhine sonuç doğurmasını önlemek amacıyla tanınmadığı” belirtildi. Bu nedenle sanık avukata m.46’nın hatırlatılmasına gerek olmadığı, m.48’in hatırlatılmasının yeterli olduğu ve beyanın usulüne uygun alındığı kabul edilmelidir denildi.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E.2015/8028, K.2015/9418, 27.10.2015 Çekinen tanığın soruşturma beyanı okunamaz. Sanığın kardeşinin eşi olan tanığa duruşmada tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmış, tanık tanıklık yapmayacağını beyan etmişti. Buna rağmen mahkeme aynı celsede tanığın soruşturma aşamasındaki beyanını okumuş ve bu beyanı hükümlere esas almıştı. Daire, Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2014 tarihli ve 2013/255 E., 2014/180 K. sayılı kararına atıfla kuralı aktardı: “tanıklıktan çekinme hakkı olmasına karşın daha önce bu hakkını kullanmayan bir tanık duruşmada tanıklıktan çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanaklar da okunamayacak” ve m.217/1 uyarınca hâkim kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğinden, tanığın önceki beyanları hükme esas alınamayacaktır. CMK m.210 ve 217’ye aykırı davranılması kanuna aykırı bulundu.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E.2019/6764, K.2019/16494, 19.09.2019 Kardeşin eşi de çekinebilir; yemin de ayrı bir haktır. Daire, sanığın kardeşinin eşi olan tanığın CMK m.45/1-(d) gereğince tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu saptadı. Buna karşın tanık, tanıklıktan ve yemin etmekten çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmişti. Daire bunu m.45/3 ve m.51/1’e aykırılık saydı ve hükmü oybirliğiyle bozdu. Karar iki noktayı birden gösterir: ikinci derece kayın hısımlığı çekinme hakkı doğurur ve yeminden çekinme, tanıklıktan çekinmeden ayrı olarak bildirilmesi gereken bir haktır.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2020/25099, K.2022/22598, 15.11.2022 Doğru uygulama neye benzer? Tehdit suçundan açılan davada mahkeme, kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinen kişinin soruşturma aşamasındaki beyanlarını hükme esas almamıştı. Daire, CMK m.210/2‘yi anarak bu tutumu doğru buldu ve “delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı” sonucuna vardı; bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmedi ve hüküm oybirliğiyle onandı. Karar, m.210/2’nin yalnız bir bozma sebebi değil, aynı zamanda mahkemenin beraat veya lehe hükmünü koruyan bir kural olduğunu göstermektedir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Ceza muhakemesinde tanıklık bir yükümlülüktür; ancak CMK bu kurala 45, 46, 47 ve 48. maddelerinde çekinme hakkı tanıyarak istisnalar getirmiştir. m.45 yakınlık sebebiyle çekinmeyi düzenler ve listesi sınırlıdır: nişanlı; evlilik bağı kalmasa bile eş — yani boşanmış eş de kapsamdadır —; kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoy; üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları; ve evlâtlık bağı bulunanlar. Uygulamada en çok gözden kaçan grup (d) bendidir; örneğin sanığın kardeşinin eşi ikinci derece kayın hısmıdır ve çekinme hakkına sahiptir. m.45/2, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olanların kanunî temsilcilerinin rızasıyla dinlenebileceğini, ancak kanunî temsilcinin şüpheli veya sanık olması hâlinde çekinme konusunda karar veremeyeceğini söyler. m.45/3 ise usulü belirler: hak dinlenmeden önce bildirilir ve tanık dinlenirken de her zaman çekinebilir. Ceza Genel Kurulu bu usule bağladığı sonucu açıkça ifade etmiştir: çekinme hakkı olan kimselere bu hak dinlenmeye başlamadan önce hatırlatılmalı, kullanıp kullanmayacakları tutanağa yazılmalıdır ve hak hatırlatılmadan dinleme hâlinde beyanların kanıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır. Öğretideki ölçüt de aynıdır: elde edilmesinde kanun koyucunun koşul öngördüğü bir delil, bu koşullara göre elde edilmemişse hükümde ona dayanılamaz. m.46, meslek ve sürekli uğraş sebebiyle çekinmeyi düzenler ve üç grup sayar: avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler; malî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler. Maddenin ikinci fıkrası kritik bir ayrım yapar: (a) bendindekiler dışında kalanlar, ilgilinin rızasının varlığı hâlinde tanıklıktan çekinemez. Yani hekim, eczacı, mali müşavir ve noter için ilgilinin rızası çekinme hakkını ortadan kaldırırken, avukat bakımından kaldırmaz. Ceza Genel Kurulu bunun sebebini 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36‘daki sır saklama yükümlülüğüne bağlamıştır: m.46’daki hak, avukatın müvekkili hakkında öğrendiği sırları saklama yükümlülüğünden doğar ve müvekkil rıza gösterse bile avukata çekinme hakkı sağlar. Kurul buradan pratik bir sonuç da çıkarmıştır: bu hak, tanıklığın avukat aleyhine sonuç doğurmasını önlemek amacıyla tanınmamıştır; dolayısıyla kendisi hakkında yürütülen bir soruşturmada aleyhe kullanılabilecek beyanlar bakımından avukata m.46’nın değil, m.48’in hatırlatılması yeterlidir. m.48, kendisi veya yakınları aleyhine çekinmeyi düzenler ve m.45’ten yapısal olarak ayrılır: m.45’te tanıklığın bütünü bakımından çekinme söz konusuyken, m.48’de tanık yalnız kendisini ya da m.45/1’deki yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorular bakımından cevap vermeme takdirine sahiptir. Kurul bu sınırı açıkça çizmiştir: “Bu kapsam dışında kalan hususlarda tanığın, salt bu madde uyarınca çekinme hakkı bulunmamaktadır.” Bu hakkın da tanığa önceden bildirilmesi gerekir; bildirilmemesi hâlinde Daireler, tanığın usulüne uygun biçimde yeniden dinlenmesini ve sonucuna göre karar verilmesini aramaktadır. Çekinme hakkının bir de yemin boyutu vardır. m.51/1 uyarınca m.45 gereğince çekinebileceklere yemin verip vermemek hâkimin veya mahkemenin takdirine bağlıdır; ancak tanık yemin etmekten çekinebilir ve bu hususun kendisine bildirilmesi gerekir. Yargıtay, çekinme hakkı bulunan tanığın hem tanıklıktan hem yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesini m.45/3 ve m.51/1’e aykırılık sayarak bozma sebebi kabul etmiştir. Ayrıca m.50 uyarınca belirli hâllerde tanığın yeminsiz dinlenmesi gerekir; yemin verdirilerek dinlenmesi delil elde etme yasağına aykırılık olarak nitelendirilmiştir. Hakkın en güçlü sonucu m.210‘dadır. Birinci fıkra, olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesini emreder ve “Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” der. İkinci fıkra ise çekinme hakkını geriye doğru işletir: “Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.” Ceza Genel Kurulu ve Daireler bu hükmü m.217/1 ile birlikte okumaktadır: hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğinden, tanığın daha önceki aşamada çekinme hakkını kullanmayarak verdiği beyanlar da hükme esas alınamaz. Bu kuralın iki yönü vardır. Bir yandan, çekinen tanığın soruşturma beyanının okunup hükme esas alınması bozma sebebidir. Öte yandan, mahkemenin çekinen tanığın önceki beyanlarını hükme esas almaması da doğru uygulamadır ve bu gerekçeyle verilen hükümler onanmaktadır. Nitekim bir kararda Daire, kovuşturmada çekinen tanığın soruşturma beyanlarının hükme esas alınmamasında ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, aksi yöndeki tebliğnameye iştirak etmemiş ve hükmü onamıştır. Sonuç olarak tanıklıktan çekinme, yalnız tanığın kişisel bir tercihi değil, delilin hukuka uygunluğunu belirleyen bir usul kuralıdır: hatırlatılmazsa beyan doğmaz, sonradan kullanılırsa geçmiş beyan da silinir.
Kimler tanıklıktan çekinebilir?

CMK m.45/1 uyarınca şüpheli veya sanığın nişanlısı; evlilik bağı kalmasa bile eşi; kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu; üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları; ve aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.

Boşandığım eşim aleyhine tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Hayır. CMK m.45/1-b açıkça “evlilik bağı kalmasa bile” demektedir; boşanmış eş de tanıklıktan çekinebilir.

Kardeşimin eşi tanıklıktan çekinebilir mi?

Evet. Kardeşin eşi ikinci derece kayın hısmıdır ve CMK m.45/1-d kapsamında tanıklıktan çekinebilir. Yargıtay, bu hak hatırlatılmadan yapılan dinlemeyi bozma sebebi saymıştır.

Çekinme hakkı hatırlatılmazsa ne olur?

Ceza Genel Kurulu’na göre çekinme hakkı bulunan bir kimsenin bu hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi hâlinde beyanlarının kanıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır. Hakkın kullanılıp kullanılmayacağı ayrıca tutanağa yazılmalıdır.

Soruşturmada ifade verdim; duruşmada çekinebilir miyim?

Evet. CMK m.45/3 uyarınca tanık dinlenirken de her zaman çekinebilir. Bu hâlde m.210/2 gereği önceki ifadeye ilişkin tutanak okunamaz ve o beyan hükme esas alınamaz.

Avukat müvekkili hakkında tanıklık yapmak zorunda mı?

Hayır. CMK m.46/1-a uyarınca avukatlar bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler bakımından çekinebilir ve m.46/2 gereği bu hak, ilgilinin rızasıyla ortadan kalkmaz. Hak, Avukatlık Kanunu m.36’daki sır saklama yükümlülüğünden doğar.

Doktor hasta sırrı hakkında tanıklık yapabilir mi?

Hekim kural olarak çekinebilir; ancak CMK m.46/2 uyarınca avukatlar dışında kalanlar ilgilinin rızasının varlığı hâlinde tanıklıktan çekinemez. Hasta rıza gösterirse hekim tanıklık yapar.

Beni suçlayacak sorulara cevap vermek zorunda mıyım?

Hayır. CMK m.48 uyarınca tanık, kendisini veya m.45/1’deki yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir. Bu, tanıklığın tamamından değil, yalnız o sorulardan çekinme hakkıdır.

Yemin etmek zorunda mıyım?

CMK m.51/1 uyarınca m.45 gereğince çekinebileceklere yemin verip vermemek hâkimin takdirindedir; ancak tanık yemin etmekten çekinebilir ve bu husus kendisine bildirilmelidir. Bildirilmemesi bozma sebebi sayılmıştır.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.45 — Tanıklıktan çekinme
  • 5271 sayılı CMK m.46 — Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme
  • 5271 sayılı CMK m.47 — Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık
  • 5271 sayılı CMK m.48 — Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme
  • 5271 sayılı CMK m.50-51 — Yeminsiz dinlenecekler, tanıklara yemin verilmesi
  • 5271 sayılı CMK m.210 — Duruşmada okunmayacak belgeler
  • 5271 sayılı CMK m.217 — Delilleri takdir yetkisi
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36 — Sır saklama

Bağlantılı başlıklar için hukuk yargılamasında tanıkla ispat, iletişimin denetlenmesi ve gizli soruşturmacı ve teknik takip yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Ceza Yargılamasında Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? (CMK m.63-67)

İçindekilerBilirkişiye ne zaman başvurulur?Süre ve yürütmeRaporun sınırı: hukukî nitelendirme yasağıİtiraz hakkı ve uzman mütalaasıÇelişkili raporlar ve Adli Tıp…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Ruhsatsız Silah Bulundurmanın Cezası Nedir? 6136 m.13 ve Kuru Sıkı Tabanca

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 6136 sayılı Kanun m.13/1, ruhsatsız ateşli silah ya…

13.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Ölen Kişiye Hakaret Suç mu? Kişinin Hatırasına Hakaret ve Şikâyet Hakkı (TCK m.130)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.130/1’e göre bir kimsenin öldükten sonra hatırasına…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Genital Muayene Suçu Nedir? Hâkim veya Savcı Kararı Olmadan Bekaret Kontrolü (TCK m.287)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.287/1’e göre yetkili hâkim ve savcı kararı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma TCK 123

İçindekilerKişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK 123)Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ÖzellikleriKişilerin Huzur ve Sükununu Bozma…

09.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Karakolda İfade Verdikten Sonraki Süreç

İçindekilerNeden İfadeye Çağrıldığımı Nasıl Öğrenebilirim?İfade Verirken Dikkat Edilmesi GerekenlerKarakolda İfade Verme Süreci Nasıldır?İfade Almada Yasak YöntemlerBilgi Alma Tutanağı…

03.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara