Taksirli İflas Suçu (TCK 162): Defterlerin Tutulmaması Tek Başına Yeter mi, İlliyet Bağı ve Bilirkişi İncelemesi

- TCK m.162’ye göre tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde iki aydan bir yıla kadar hapis cezası alır.
- Suçun cezalandırılabilmesi için iflasa karar verilmiş olması gerekir; Yargıtay bunu objektif cezalandırılabilme şartı olarak nitelendirmektedir.
- Kesinleşmiş iflas kararının kesinleşme şerhli onaylı sureti ceza dosyasına alınmadan hüküm kurulamaz.
- Suç taksirle işlenir; özensiz davranış ile iflas arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
- İİK m.310, müflisin taksiratlı sayılacağı halleri on bent halinde sayar.
- Kanunun emrettiği defterlerin hiç veya usulüne uygun tutulmaması bu hallerden biridir.
- Yargıtay’a göre defterlerin yalnızca kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması suçun oluşması için tek başına yeterli değildir.
- İflas dairesinin istediği defter ve belgelerin verilmemesi de tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemektedir.
- Defter eksikliğinin şirketin iflasına yol açıp açmadığı, ticaret ve icra-iflas hukuku uzmanları ile mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla araştırılmalıdır.
- Bilirkişi raporunun yalnızca İİK m.310 kapsamında unsurların oluştuğunu söylemesi, illiyete ilişkin görüş içermiyorsa yeterli değildir.
- Bu araştırma yapılmadan kurulan beraat hükümleri de eksik inceleme nedeniyle bozulmaktadır.
- Alacaklıları zarara uğratmaya yönelik hileli tasarruflar ise TCK m.161’deki hileli iflas suçunu oluşturur ve üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülür.
- TCK m.162’deki suç şikâyete bağlı değildir.
- 2. Ceza Dairesi, bu suçu kararın verildiği tarihte basit yargılama usulü kapsamında değerlendirmiş ve lehe olan bu usulün yeniden tartışılmasını istemiştir.
- Dava asliye ceza mahkemesinde görülür; olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Bir şirketin iflasına karar verildiğinde iflas idaresi şirketin defter ve belgelerini inceler; eksik veya usulsüz tutulmuş defterler tespit edilirse şirket yetkilileri hakkında taksirli iflas suçundan soruşturma başlatılabilir. Uygulamada birçok dosyada yalnızca defterlerin tasdik ettirilmemesi veya iflas dairesine teslim edilmemesi nedeniyle mahkûmiyet kararı verildiği görülmektedir.
Yargıtay ise bu yaklaşımı yerleşik biçimde bozmaktadır. Yüksek mahkemeye göre taksirli iflas suçunda defter eksikliği ile şirketin iflası arasında uygun illiyet bağı ortaya konmalı ve bu inceleme uzman bir bilirkişi kurulu tarafından yapılmalıdır. Aşağıda 8. ve 2. Ceza Dairesi kararları üzerinden suçun unsurları ve yargılamada dikkat edilmesi gerekenler ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Taksirli iflas | TCK m.162 | İki ay–bir yıl hapis |
| Hileli iflas | TCK m.161 | Üç yıl–sekiz yıl hapis |
| Taksiratlı müflis halleri | İİK m.310 | On bent halinde sayılmıştır |
| Kapanış tasdiki yapılmamış defterler | Y8CD 20.12.2017 | Tek başına yetmez, bozma |
| İlliyet görüşü içermeyen bilirkişi raporu | Y2CD 21.03.2022 | Uzman kurul incelemesi gerekir, bozma |
| İstenen defterlerin verilmemesi | Y8CD 25.10.2018 | Eksik incelemeyle beraat bozuldu |
| İflas kararının dosyada bulunmaması | Y8CD 06.12.2017 | Kesinleşme şerhli suret şart |
| Ticari defter tutma yükümlülüğü | TTK m.64 | Her tacir için geçerli |
| Basit yargılama usulü | CMK m.251 | Lehe olduğundan yeniden değerlendirilmeli |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İflas kararının kesinleşip kesinleşmediğini ve kesinleşme şerhli onaylı suretinin ceza dosyasına alınıp alınmadığını kontrol edin.
- Ticaret sicilinden şirketi temsil ve yönetim yetkinizin başladığı ve sona erdiği tarihleri gösteren belgeleri alın.
- Yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterini açılış ve kapanış onaylarıyla birlikte eksiksiz hazırlayın.
- Eksik bir defteri sonradan bulursanız yargılamanın her aşamasında dosyaya sunun.
- Zararların makul sebeplerini gösteren sözleşme, yazışma, tahsil edilemeyen alacak ve piyasa verilerini toplayın.
- Bilirkişi incelemesinin ticaret ve icra-iflas hukuku ile mali müşavirlik alanında uzman bir kurul tarafından yapılmasını talep edin.
- Bilirkişi raporunda defter eksikliği ile iflas arasındaki illiyet bağının tartışılıp tartışılmadığını denetleyin; tartışılmamışsa itiraz edin.
- İflas idaresi, iflas dairesi veya mahkeme tarafından çağrıldığınızda katılın; katılamıyorsanız mazeretinizi belgeleyin.
- Alacaklıların zararına malvarlığı hareketi iddiası varsa hileli iflas suçu yönünden ayrıca savunma hazırlayın.
- Alacaklıysanız iflas masasına alacak kaydı ve gerekirse suç duyurusu yollarını değerlendirin.
- Basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi lehe hükümlerin tartışılıp tartışılmadığını takip edin.
- Uzun süren yargılamalarda dava zamanaşımını hesaplayın.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 20.12.2017 T., 2017/6350 E., 2017/14626 K.
İflas eden şirketin yevmiye ve envanter defterlerinin yalnızca kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması taksirli iflas suçunun oluşması için tek başına yeterli değildir; bu eksikliğin iflasa sebebiyet verip vermediği uzman bilirkişi kuruluyla araştırılmalıdır. Sanığın yetkilisi olduğu şirketin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğünce yaptırılan incelemede, işyerine ait yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı tespit edilmiş ve sanığın İİK m.310/5 uyarınca taksirli iflas suçunu işlediği iddia edilmiştir. Mahkeme sanığı mahkûm etmiştir. Daire, tacirlerin bazı defterleri tutmak zorunda olduğunu kabul etmekle birlikte defterlerin ibraz edilmemesi veya usulüne uygun tutulmamasının ancak borçlunun iflasına neden olması halinde önem taşıyacağını belirtmiş ve “borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin sadece kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı” tespitini yapmıştır. Şirket defterlerinin temin edilip ticaret, icra ve iflas hukuku öğretim üyesi ile mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, iflas olgusu ile sanığın özensiz davranışı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, “sırf defter ve belgeleri usulüne uygun tutmadığı gerekçesi ile” mahkûmiyet kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır. Hüküm 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 21.03.2022 T., 2022/1645 E., 2022/5181 K.
Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu yalnızca İİK m.310/5 kapsamında unsurların oluştuğunu belirtip defter eksikliği ile iflas arasındaki illiyet bağı hakkında görüş bildirmemişse, uzman kurul incelemesi yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmü yeniden bozulur. Dosyadaki hüküm daha önce 8. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli kararıyla, kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının tek başına yeterli olmadığı ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmadan sonra kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu, defterlerin kanuna uygun tutulmaması nedeniyle İİK m.310/5 gereğince suçun unsurlarının oluştuğu sonucuna varmış, ancak illiyet bağına ilişkin görüş içermemiş, mahkeme de bu yönde bir gerekçe göstermemiştir. Sanık 2008 yılına ait defteri kebiri kovuşturma aşamasında sunamamış, müdafii bu defteri temyiz dilekçesiyle birlikte ibraz etmiştir. Daire, ticaret, icra ve iflas hukuku ile mali müşavirlik konularında uzman bir bilirkişi kurulu incelemesi yaptırılmadan “sırf defter ve belgeleri usulüne uygun tutmadığı gerekçesi ile sanığın taksirli iflas suçundan yazılı gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi” hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de TCK 162/1’deki suçun basit yargılama usulü kapsamında olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve bu usulde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirilmesi karşısında lehe kanun yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Hüküm 21.03.2022 tarihinde istem gibi oybirliğiyle bozulmuş, yeniden kurulacak hükümde kazanılmış hakkın gözetilmesi istenmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 25.10.2018 T., 2018/3989 E., 2018/11694 K.
İflas müdürlüğünün istediği defter ve belgelerin verilmemesi taksirli iflas için tek başına yeterli değildir; ancak bu konuda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen beraat kararı da eksik inceleme nedeniyle bozulur. Sanığın yetkilisi olduğu şirketin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğü şirket defter ve belgelerinin ibrazını istemiş, muhtıra içerikli tebligata rağmen belgeleri ibraz etmeyen sanığın İİK m.310/7 uyarınca taksirli iflas suçunu işlediği iddia edilmiştir. Mahkeme sanığın beraatine karar vermiş, hükmü katılan vekili temyiz etmiştir. Daire öncelikle katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar vermiştir. Esas yönünden “borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı” açıklamasını yapmıştır. Buna karşın şirket defter ve belgeleri temin edilip ticaret, icra ve iflas hukuku ile mali müşavirlikten oluşan uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla illiyet bağı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Beraat hükmü 25.10.2018 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 06.12.2017 T., 2017/4911 E., 2017/13890 K.
İflas kararı taksirli iflas suçunda objektif cezalandırılabilme şartıdır; kesinleşmiş iflas kararının kesinleşme şerhli onaylı sureti dosyaya alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Sanığın yetkilisi olduğu gıda şirketinin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğü defter ve belgelerin ibrazını istemiş, muhtıraya rağmen belgeleri ibraz etmeyen sanık İİK m.310/7 uyarınca taksirli iflas suçundan mahkûm edilmiştir. Daire iki ayrı bozma nedeni belirtmiştir. İlk olarak defter ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin tek başına yeterli olmadığını, uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla illiyet bağının araştırılması gerektiğini belirtmiştir. İkinci olarak “İflas kararı objektif bir cezalandırılabilme şartı olup, sanığın taksirli iflas suçundan cezalandırılabilmesi için mutlaka kesinleşmiş iflas kararının bulunması ve denetime imkan verecek şekilde kesinleşme şerhi içeren onaylı suretinin dosya içerisine alınması gerekmekte” olduğunu vurgulamıştır. Asliye ticaret mahkemesinin 17.10.2011 tarihli iflas kararının denetime imkân verecek şekilde dosyaya alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu tespit etmiştir. Hüküm 06.12.2017 tarihinde sanığın temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
8. Ceza Dairesinin 2017 ve 2018 tarihli kararlarında kullanılan kalıp gerekçe, suçun taksirli bir netice suçu olduğunu ve iflas ile özensiz davranış arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Defterlerin tasdik ettirilmemesi veya iflas dairesine teslim edilmemesi bu illiyet bağının kanıtı sayılmamakta, uzman bir bilirkişi kurulunun denetime elverişli değerlendirmesi aranmaktadır. Ticari defterlerin ispat gücü için ticari defterlerin delil niteliği yazımıza bakılabilir.
2. Ceza Dairesinin 2022 tarihli kararı, bozma kararına uyulduğu halde bilirkişi raporunun illiyet sorusunu cevaplamaması durumunda hükmün yeniden bozulabileceğini göstermektedir. Aynı kararda eksik defterin temyiz aşamasında sunulması da dikkate alınmıştır. 2017 tarihli diğer kararda ise kesinleşmiş iflas kararının dosyaya alınması objektif cezalandırılabilme şartı olarak vurgulanmıştır. İflas sürecinin kendisi için iflas yoluyla takip yazımız incelenebilir.
Özensizlik değil, alacaklıları zarara uğratmaya yönelik malvarlığı kaçırma veya sahte kayıt gibi hileli tasarruflar söz konusuysa hileli iflas suçu gündeme gelir. Şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğu için limited şirket müdürünün sorumluluğu, iflasın önlenmesine yönelik yollar için konkordato yazılarımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Defter eksikliğini yeterli saymak | Yargıtay illiyet bağı aramaktadır | Eksikliğin iflasa etkisini araştırtın |
| Uzman olmayan bilirkişiyle yetinmek | Rapor denetime elverişli sayılmaz | Ticaret, icra-iflas ve muhasebe uzmanlarından kurul isteyin |
| İflas kararını dosyaya koymamak | Objektif cezalandırılabilme şartı denetlenemez | Kesinleşme şerhli onaylı sureti ekleyin |
| Yetki dönemini araştırmamak | Yetkili olmayan kişi cezalandırılabilir | Ticaret sicil kayıtlarını getirtin |
| Defterleri hiç sunmamak | İnceleme yapılamaz | Bulunan defterleri her aşamada sunun |
| Zararların sebebini belgelememek | Makul sebep gösterilemez | Ekonomik ve ticari nedenleri belgeleyin |
| Taksirli ve hileli iflası karıştırmak | Unsurları ve cezaları farklıdır | Kast ve malvarlığı hareketlerini ayrı tartışın |
| İflas dairesi çağrılarını önemsememek | İİK m.310’daki bir hal olarak ileri sürülebilir | Çağrılara katılın veya mazeret bildirin |
| Lehe usul hükümlerini takip etmemek | Basit yargılama gibi imkânlar kaçırılabilir | Olay tarihine göre lehe hükümleri isteyin |
Taksirli iflas suçu nedir?
TCK m.162’de düzenlenen, tacir olmanın gerektirdiği dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle iflasa sebebiyet verilmesidir. Suçun cezalandırılabilmesi için iflasa karar verilmiş olması gerekir.
Cezası nedir?
İki aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.
Hileli iflastan farkı nedir?
Taksirli iflas özensizlikten kaynaklanır. TCK m.161’deki hileli iflas ise malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarla işlenir ve üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
Defterleri tutmamak tek başına suç mu?
Yargıtay’a göre hayır. Defterlerin tutulmaması veya usulüne uygun tutulmaması ancak şirketin iflasına sebebiyet vermişse taksirli iflas suçu bakımından önem taşır ve bu illiyet bağı ayrıca araştırılmalıdır.
Kapanış onayı yaptırmamak suç oluşturur mu?
8. Ceza Dairesi, defterlerin yalnızca kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının taksirli iflas suçunu oluşturmak için başlı başına yeterli olmadığını belirtmiştir.
İflas dairesine defter teslim etmemek suç mu?
8. Ceza Dairesine göre istenen defter ve belgelerin verilmemesi de tek başına yeterli değildir. Ancak bu durumda mahkemenin uzman bilirkişi incelemesi yaptırmadan beraat kararı vermesi de eksik inceleme sayılmıştır.
İflas kararı neden önemli?
8. Ceza Dairesine göre iflas kararı objektif cezalandırılabilme şartıdır. Kesinleşmiş iflas kararının kesinleşme şerhli onaylı sureti dosyaya alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Bilirkişi incelemesi nasıl yapılmalı?
Yargıtay, şirket defter ve belgeleri üzerinde ticaret hukuku, icra ve iflas hukuku uzmanı ile mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılmasını ve illiyet bağının açıkça değerlendirilmesini istemektedir.
Bilirkişi raporu suçun oluştuğunu söylerse yeterli mi?
2. Ceza Dairesi, raporun yalnızca İİK m.310/5 kapsamında unsurların oluştuğunu belirtip illiyet bağı hakkında görüş içermediği dosyada mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Hangi durumlarda müflis taksiratlı sayılır?
İİK m.310’da zararlar için makul sebep gösterilememesi, aşırı ev masrafları, kumar veya borsa işlemlerinde büyük harcamalar, defterlerin tutulmaması, iflas takibinde çağrıya mazeretsiz gelinmemesi ve işlerin terk edilerek kaçılması gibi haller sayılmıştır.
Şirketin müdürü değilsem sorumlu olur muyum?
Suçun faili tacir olmanın gerektirdiği özeni göstermeyen ve iflasa sebebiyet veren kişidir. Yargıtay kararlarında sanıkların şirketi temsil yetkisinin hangi dönemde bulunduğunun ticaret sicilinden araştırılması istenmektedir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.162’de şikâyet şartı öngörülmemiştir.
Basit yargılama usulü uygulanır mı?
2. Ceza Dairesi, kararın verildiği tarihteki düzenlemeye göre bu suçun basit yargılama usulü kapsamında olduğunu ve bu usulün lehe sonuç doğurabileceğini belirtmiştir. Güncel CMK m.251 metni ayrıca kontrol edilmelidir.
Zamanaşımı ne kadar?
İki yıldan az hapis cezası öngörüldüğünden olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.162 — Taksirli iflas
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.161 — Hileli iflas
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.22 — Kast ve taksir
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.310 — Taksirli iflas halleri
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.311 — Hileli iflas halleri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18 — Tacir olmanın hükümleri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.64 — Defter tutma yükümlülüğü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.63 — Bilirkişi incelemesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 7188 sayılı Kanun — Basit yargılama usulünün getirilmesi
İlgili yazılarımız: Hileli iflas suçu · İflas yoluyla takip · Ticari defterlerin delil niteliği · Limited şirket müdürünün sorumluluğu · Konkordato nedir
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.