Miras Taksim Sözleşmesi: Şekil Şartı ve Geçerlilik

Kısaca
- Mirasçılar arasında yapılan paylaşma (taksim) sözleşmesi mirasçıları bağlar; geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TMK m.676).
- Terekeye dâhil taşınmazlar için dahi resmî şekil aranmaz; tüm mirasçıların katılımıyla adi yazılı şekil yeterlidir.
- Yazılılık bir ispat şartı değil, geçerlilik şartıdır; yazılı sözleşme ispatlanamazsa fiilî kullanım tek başına sonuç doğurmaz.
- Taksim, yalnızca sözleşmenin yapıldığı sırada miras ortaklığına dâhil ve paylaşılmamış mallar için mümkündür; paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilmiş taşınmazda taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz.
- Sözleşmede parsel numarası yazmasa bile mevkiler açıkça belirlenmiş ve nasıl paylaşılacağı yazılmışsa sözleşme geçerli sayılabilir; bu durumda keşifle zemine uygulanır.
- İmzasını ve içeriğini kabul eden mirasçı, sözleşmeden tek başına dönemez.
- Buna karşılık sözleşmeden sonra tapuda yapılan paylı mülkiyet intikali, taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesi olarak değerlendirilebilmektedir.
Miras paylaşımı çoğu zaman mahkemeye gitmeden, aile içinde yapılan bir anlaşmayla çözülür: “bu tarla sana, bu bağ bana”. Yıllar sonra tapu devri gündeme geldiğinde ise aynı anlaşma tartışmalı hâle gelir — kimi mirasçı imzasını hatırlamaz, kimi “biz öyle demedik” der, kiminin adı sözleşmede hiç geçmez.
Bu yazıda miras taksim sözleşmesinin geçerlilik şartlarını, hangi mallar için yapılabileceğini, sözleşmeden dönmenin mümkün olup olmadığını ve yazılı belge bulunmadığında fiilî taksimin nasıl değerlendirildiğini Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin son dönem kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanuni çerçeve
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.676 (Paylaşma sözleşmesi): “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”
Hükmün en çarpıcı yönü, taşınmazlar bakımından getirdiği istisnadır. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler kural olarak resmî şekilde yapılır; ancak miras taksim sözleşmesi bakımından kanun adi yazılı şekli yeterli görmüştür. Bunun tek koşulu vardır: tüm mirasçıların katılımı.
Taksim sözleşmesi mi, miras payının devri mi?
Uygulamada bu iki sözleşme sıklıkla karıştırılır; oysa şekil şartları ve sonuçları farklıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.677 (Miras payı üzerinde sözleşme): “Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.”
| Taksim sözleşmesi (m.676) | Miras payının devri (m.677) | |
|---|---|---|
| Konusu | Tereke mallarının mirasçılar arasında bölüşülmesi | Bir mirasçının payının devredilmesi |
| Taraflar | Tüm mirasçılar | Mirasçılar arasında ya da mirasçı ile üçüncü kişi |
| Şekil | Adi yazılı | Mirasçılar arasında adi yazılı; üçüncü kişiyle noterlikçe düzenleme |
| Üçüncü kişinin konumu | — | Paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda özgülenen payı isteyebilir |
Bu ayrım, davanın nitelendirilmesini doğrudan etkiler. Dava dilekçesinde ileri sürülen olgular mirasçılar arasında bir paylaşma anlatıyorsa, mahkemenin bunu miras payının devri olarak nitelendirmesi hatalıdır — sonucu değiştirmese bile gerekçenin düzeltilmesini gerektirir.
Geçerlilik şartları
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Yazılılık | Adi yazılı şekil yeterlidir; ancak bu bir geçerlilik şartıdır, ispat şartı değildir |
| Tüm mirasçıların katılımı | Sözleşmeye katılmayan mirasçı varsa sözleşme geçerli kabul edilmez |
| Malın terekeye dâhil olması | Sözleşme tarihinde miras ortaklığına dâhil ve paylaşılmamış olmalıdır |
| Konunun belirlenebilirliği | Parsel numarası şart değildir; mevki ve paylaşım biçimi açıkça belirlenmişse yeterlidir |
| İmzaların gerçekliği | İmza veya içerik itirazı varsa bilirkişi incelemesiyle araştırılır |
Üçüncü satır özellikle önemlidir. Miras paylaşımı, ancak taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada miras ortaklığına dâhil, paylaşılmamış miras malları için söz konusu olabilir. Taşınmaz daha önce paylı mülkiyete dönüştürülmüşse ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilmişse, o mal artık tereke malı olmaktan çıkmıştır; onun hakkında yapılan bir taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz.
Sözleşmeden dönme ve vazgeçme iradesi
İmzasını ve içeriğini kabul eden bir mirasçının, “sözleşme uygulanmadı, o hâlde geçersizdir” diyerek tek başına dönmesi mümkün değildir. Buna karşılık dönme, tarafların ortak iradesiyle ya da davranışlarıyla gerçekleşebilir.
Yargıtay’ın kabul ettiği en tipik dönme göstergesi, sözleşmeden sonra tapuda yapılan işlemdir: taksim sözleşmesine konu taşınmazlar, sözleşmeye taraf olan mirasçıların da katılımıyla resmî akitle intikal görüp paylı mülkiyete dönüştürülmüşse, bu işlem taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesi olarak değerlendirilebilmektedir.
| Davranış | Değerlendirme |
|---|---|
| Sözleşmeye göre kullanmaya devam etmek | Sözleşmenin uygulandığını gösterir |
| Sözleşme sonrası paylı mülkiyet intikali yaptırmak | Sözleşmeden vazgeçme iradesi sayılabilir |
| “Sözleşme uygulanmadı” diyerek tek taraflı dönmek | Mümkün değildir |
| Uzun süre sessiz kalıp sonradan geçersizlik ileri sürmek | Somut olayın koşullarına göre dürüstlük kuralı çerçevesinde tartışılır |
Yazılı belge yoksa: fiilî taksim
Aile içi paylaşımların önemli bir kısmı hiç kâğıda dökülmez. Herkes kendine düşen yeri kullanır, yıllar geçer, sonra tapu devri istenir. Bu durumda dava, “fiilî/rızai taksim” iddiasına dayanır ve karşılaşılan engel şudur: yazılılık geçerlilik şartı olduğundan, yazılı sözleşme yoksa taksim sözleşmesine dayanılarak tapu iptali ve tescil istenemez.
Kararlarda bunun iki uzantısı görülür:
- Kısmi kabul yetmez. Davalı mirasçılardan bir kısmının fiilî taksimin yapıldığını kabul etmesi, tüm mirasçılar aynı yönde beyanda bulunmadıkça taksim olgusunu ispatlamaya yetmez.
- Usuli kazanılmış hak devreye girebilir. Yazılı sözleşme bulunmadığı için davanın reddi gerekse dahi, hükmü temyiz etmeyen mirasçılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuşsa, ret yalnızca temyiz eden davalılar bakımından sonuç doğurur.
Ayrıca uygulanacak hukuk, sözleşmenin yapıldığı tarihe göre belirlenir. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 611. maddesi de terekeye dâhil taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımıyla adi yazılı şekli yeterli görmüştür; dolayısıyla eski tarihli paylaşımlarda da yazılılık aranmaktadır.
Sözleşmenin zemine uygulanması
Geçerli bir yazılı sözleşme varsa, sıradaki iş onun araziye oturtulmasıdır. Sözleşmede parsel numaraları yazmıyorsa bu tek başına geçersizlik sebebi değildir; mevkiler açıkça belirlenmiş ve paylaşımın nasıl yapılacağı yazılmışsa sözleşme geçerlidir. Bu hâlde mahkemenin yapması gereken:
- Mahallinde keşif yapmak,
- Sözleşmeyi zemine uygulamak,
- Denetime elverişli bilirkişi raporu almak,
- Mirasbırakanın malik veya paydaş olduğu, mevkileri belirtilen taşınmazlardan hangilerinin dava konusu yerler olduğunu belirlemek,
- Sözleşme kapsamındaki taşınmazlar için sözleşmeye göre, kapsam dışındakiler için işin esasına girerek karar vermek.
Ne yapmalı?
- Sözleşmeyi yazılı yapın. Sözlü mutabakat, ne kadar açık olursa olsun taksim sözleşmesi olarak sonuç doğurmaz.
- Tüm mirasçıları imzaya dâhil edin. Bir mirasçının eksikliği sözleşmenin tamamını sakatlar.
- Ölen mirasçının yerine mirasçılarını alın. Sözleşme uzun sürede imzalanıyorsa, bu arada ölen mirasçının halefleri de katılmalıdır.
- Taşınmazları tapu bilgileriyle yazın. Parsel numarası şart olmasa da, ada–parsel ve mevki birlikte yazılırsa uygulama tartışması yaşanmaz.
- Sözleşme tarihindeki tapu durumunu kontrol edin. Taşınmaz paylı mülkiyete dönüşmüş veya birkaç mirasçı adına tescil edilmişse, o mal için taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz.
- Sözleşme sonrası tapu işlemlerine dikkat edin. Paylı mülkiyet intikali yaptırmak, sözleşmeden vazgeçme iradesi olarak yorumlanabilir.
- Aslını saklayın. Yargılamada fotokopi yeterli görülmeyebilir; imza itirazı hâlinde asıl belge üzerinde inceleme yapılır.
- Sözleşmeyi gecikmeden tapuya taşıyın. Taksim sözleşmesi mülkiyeti kendiliğinden geçirmez; tescil için ayrıca işlem gerekir.
- Talebinizi doğru nitelendirin. Paylaşma mı, pay devri mi olduğunu dilekçede açıkça ortaya koyun.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4675, K. 2024/119, 11.01.2024
Adi yazılı şekil yeterlidir; ancak mal tereke dışına çıkmışsa taksim sonuç doğurmaz. Miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde Daire, kuralı iki cümlede ortaya koymuştur: “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676 ncı maddesi (MÜLGA 743 sayılı TKM’nın 611.) uyarınca miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmazlara ilişkin miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı şekil yeterlidir. Miras paylaşımı (taksim) ancak taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada miras ortaklığına dahil, paylaşılmamış olan miras malları için söz konusudur. Paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilen durumlarda miras taksim sözleşmesi yapılması sonuç doğurmaz.” Daire, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/44, K. 2025/3771, 22.09.2025
Parsel numarası yazmasa da mevki belliyse sözleşme geçerlidir; imza sahibi tek başına dönemez. Mirasbırakanın 1976’daki ölümünden sonra tüm mirasçıların 1994 tarihli adi yazılı taksim sözleşmesini imzaladığı dosyada, davacı imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş ancak sözleşmenin uygulanmadığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu savunmuştu. Daire kararı oy birliğiyle bozmuştur. Gerekçe iki noktada toplanır: “imzasını ve içeriğini kabul ettiği yazılı sözleşmeden tek başına dönemeyeceği kuşkusuzdur” ve “taksim sözleşmesinde, murise ait taşınmazların parsel numaraları yazılı değil ise de, mevkiileri açıkça belirlenmiş ve ne şekilde taksim edileceği yazılmıştır. Bu durumda tüm mirasçılar tarafından imzalanan yazılı taksim sözleşmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi uyarınca geçerlidir.” Daire, mahallinde keşif yapılarak sözleşmenin zemine uygulanmasını ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasını işaret etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3896, K. 2024/5679, 12.12.2024
Yazılılık ispat şartı değil geçerlilik şartıdır. 1962 yılında ölen mirasbırakandan kalan taşınmazlar hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasında mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, kuralı net biçimde ifade etmiştir: “TMK’nın 676/son maddesine göre tapulu taşınmazlara ilişkin olarak mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmeleri yazılı olması şartı ile geçerli olup, sözleşmenin yazılı olması bir ispat şartı değil geçerlilik şartıdır.” Somut olayda tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış yazılı bir taksim sözleşmesinin varlığı ispatlanamadığından davanın reddi gerektiği belirtilmiş; ancak hükmü temyiz etmeyen mirasçılar yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan karar, yalnızca temyiz eden davalılar bakımından bozulmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3224, K. 2025/1330, 06.03.2025
Tapuda yapılan intikal, taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesi sayılabilir. Kırk yıla yakın süren bir kullanıma ve taksim sözleşmesine dayanılan dosyada Daire, kararı oy birliğiyle ve kesin olarak onarken iki hususu ayrıca vurgulamıştır: “velinin velayeti altındaki kişi için miras taksim sözleşmesi yapmak üzere izin almasına gerek olmadığı, ancak tapuda intikal ile miras taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesinin ortaya konulmuş olduğu”. Karar, sözleşmenin kurulduktan sonra tapuda yapılan işlemlerin sözleşmenin akıbetini doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir.
Dört karar bir arada okunduğunda miras taksim sözleşmesinin üç eşikten geçtiği görülüyor. Birinci eşik şekil: kanun burada taşınmaz hukukunun genel kuralından bilinçli olarak ayrılıyor ve resmî şekil yerine adi yazılı şekli yeterli sayıyor. Ancak bu kolaylığın bedeli katı bir yorum: yazılılık ispat değil geçerlilik şartı olduğundan, kırk yıldır süren fiilî kullanım, tanık beyanları, hatta bazı mirasçıların açık kabulü bile yazılı belgenin yerini tutmuyor. İkinci eşik kapsam: taksim yalnızca sözleşme anında hâlâ miras ortaklığına dâhil olan mallar için mümkün. Taşınmaz daha önce paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilmişse, tereke malı olmaktan çıktığı için taksim sözleşmesi o mal bakımından sonuç doğurmuyor — bu, dosyaların önemli bir kısmının kaybedilme sebebi. Üçüncü eşik iradenin sürekliliği: geçerli bir sözleşme kurulmuş olsa bile, sonrasındaki davranışlar önem taşıyor. İmzasını kabul eden mirasçı tek taraflı dönemiyor; buna karşılık tüm tarafların katılımıyla tapuda yapılan paylı mülkiyet intikali, sözleşmeden vazgeçme iradesi olarak okunabiliyor. Bu eşiklerden geçen sözleşmede ise yorum esnek: parsel numarası bulunmasa dahi mevkiler ve paylaşım biçimi belliyse sözleşme ayakta tutuluyor ve keşifle zemine uygulanıyor. Kısacası Yargıtay, kâğıdın varlığında katı, kâğıdın içeriğinde ölçülü davranıyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun yaratır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Paylaşımı sözlü yapmak | Yazılılık geçerlilik şartıdır | Adi yazılı sözleşme düzenlemek ve saklamak |
| Bir mirasçıyı imzaya dâhil etmemek | Tüm mirasçıların katılımı zorunludur | Mirasçılık belgesindeki herkesi imzaya almak |
| Ölen mirasçının haleflerini atlamak | Taraf eksikliği sözleşmeyi sakatlar | Ölen mirasçının mirasçılarını da katmak |
| Paylı mülkiyete dönüşmüş taşınmazı sözleşmeye koymak | Bu mal tereke malı olmaktan çıkmıştır | Sözleşme öncesi tapu kayıtlarını incelemek |
| Sözleşme sonrası paylı intikal yaptırmak | Vazgeçme iradesi olarak yorumlanabilir | Tapu işlemini sözleşmeye uygun biçimde yapmak |
| Yalnızca fotokopi sunmak | İmza itirazında asıl belge üzerinde inceleme gerekir | Sözleşmenin aslını dosyaya sunmak |
| Fiilî kullanıma güvenmek | Yazılı sözleşme yoksa taksim ispatlanamaz | Yazılı belge yoksa ortaklığın giderilmesi gibi başka yolları değerlendirmek |
| Talebi miras payının devri olarak kurmak | Nitelendirme hatası gerekçenin düzeltilmesini gerektirir | Olguları paylaşma sözleşmesi olarak açıkça anlatmak |
Miras taksim sözleşmesi noterde mi yapılmalı?
Hayır. TMK m.676 uyarınca paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır; terekeye dâhil taşınmazlar bakımından dahi tüm mirasçıların katılımıyla adi yazılı şekil yeterlidir. Noterde düzenlenmesi geçerlilik için zorunlu değildir, ancak ispat kolaylığı sağlar.
Bir mirasçı imzalamazsa sözleşme geçerli olur mu?
Hayır. Sözleşmenin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı aranır. Sözleşmeye katılmayan mirasçı bulunması hâlinde sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmemektedir.
Sözleşmede parsel numarası yazmıyor, geçersiz mi?
Zorunlu olarak değil. Yargıtay, taşınmazların parsel numaraları yazılı olmasa bile mevkilerinin açıkça belirlendiği ve ne şekilde taksim edileceğinin yazıldığı sözleşmeyi TMK m.676 uyarınca geçerli saymıştır. Bu durumda mahkemece keşif yapılarak sözleşme zemine uygulanır.
İmzaladığım taksim sözleşmesinden vazgeçebilir miyim?
Tek başınıza vazgeçemezsiniz. İmzasını ve içeriğini kabul ettiği yazılı sözleşmeden mirasçının tek başına dönemeyeceği kabul edilmektedir. Dönme ancak tarafların ortak iradesiyle ya da bu iradeyi ortaya koyan davranışlarla mümkün olabilir.
Sözleşmeden sonra tapuda paylı mülkiyete geçtik; sözleşme ne olur?
Bu işlem, taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesi olarak değerlendirilebilmektedir. Yargıtay kararlarına konu dosyalarda, sözleşmeye taraf olan mirasçıların da katılımıyla yapılan paylı mülkiyet intikali nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü sonucuna varılmıştır.
Yazılı sözleşme yok ama yıllardır fiilen paylaşarak kullanıyoruz; tapu iptali isteyebilir miyim?
Taksim sözleşmesine dayanarak istemeniz güçtür. Yazılılık ispat şartı değil geçerlilik şartı olduğundan, yazılı sözleşme bulunmadığında fiilî kullanım tek başına sonuç doğurmaz. Bir kısım mirasçının fiilî taksimi kabul etmesi de, tüm mirasçılar aynı yönde beyanda bulunmadıkça taksim olgusunu ispatlamaya yetmez.
Taşınmaz daha önce paylı mülkiyete geçmişse taksim yapılabilir mi?
Hayır. Miras paylaşımı ancak taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada miras ortaklığına dâhil ve paylaşılmamış olan mallar için söz konusudur. Paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilmiş taşınmazlarda taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz.
Miras payımı üçüncü bir kişiye devredebilir miyim?
Devredebilirsiniz, ancak TMK m.677/2 uyarınca bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı bu tür sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Bu sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.
Küçük çocuk adına veli taksim sözleşmesi imzalayabilir mi?
Yargıtay kararlarına konu bir dosyada, velinin velayeti altındaki kişi için miras taksim sözleşmesi yapmak üzere izin almasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.
Eski tarihli bir taksim sözleşmesi için de yazılılık aranır mı?
Evet. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 611. maddesi de terekeye dâhil taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımıyla adi yazılı şekli aramaktaydı. Bu nedenle 2002 öncesi paylaşımlarda da yazılı belge gereklidir.
Sözleşme geçerliyse mülkiyet kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Taksim sözleşmesi mirasçıları bağlayan bir borçlandırıcı işlemdir; taşınmaz mülkiyetinin geçmesi için tapuda tescil gerekir. Diğer mirasçılar sözleşmeye uygun devri yapmazsa, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılır.
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640 — Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.642 — Paylaşmayı isteme hakkı
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.676 — Paylaşma (taksim) sözleşmesi
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.677 — Miras payı üzerinde sözleşme
- Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m.611 — Paylaşma sözleşmesi (eski tarihli paylaşımlar bakımından)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.705 — Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması ve tescil
Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: hisseli arazilerde rızai taksim, kardeşler arasında miras paylaşımı, ortaklığın giderilmesi davası ve terekenin tespiti davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.