Limited Şirket Ortağı Hangi Haklı Sebeplerle Çıkabilir? Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma

Kısaca
- Limited şirket ortağı tek yanlı iradesiyle ortaklıktan ayrılamaz; çıkma ya şirket sözleşmesindeki bir hükme ya da haklı sebebe dayalı mahkeme kararına dayanmalıdır (TTK m.638).
- Haklı sebepler kanunda sayılmamıştır; ölçüt, ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak bakımından çekilmez hâle gelmiş olmasıdır.
- Haklı sebeplerin oluşumuna bilerek veya ihmalle katkı sağlayan ortağın bu sebeplere dayanması TMK m.2’ye aykırıdır.
- Çıkma davası bozucu yenilik doğuran bir davadır; sonuçlarını dava tarihinde değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur.
- Çıkarma davasını yalnızca şirket açabilir; ortaklardan biri kendi adına çıkarma davası açamaz.
- Çıkarma davasından önce genel kurulda TTK m.621/1-h uyarınca çifte nisapla karar alınması özel dava şartıdır ve resen gözetilir.
- Yargıtay HGK: iki ortaklı limited şirkette tek ortağın oyuyla alınan çıkarma kararı yok hükmündedir; dava usulden reddedilir.
- Çıkarılması istenen ortak, bu konudaki genel kurul görüşmesinde oy kullanamaz.
- Ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir (TTK m.641).
- Gerçek değer, karar tarihine en yakın tarih itibarıyla şirketin tüm aktif ve pasifleri gözetilerek hesaplanır; bilanço değeri alt sınırdır.
Kısa cevap: Limited şirket ortağı tek yanlı iradesiyle ortaklıktan ayrılamaz; çıkma ya şirket sözleşmesindeki bir hükme ya da haklı sebebe dayalı mahkeme kararına dayanmalıdır (TTK m.638). Çıkarma davasını yalnızca şirket açabilir; ortaklardan biri kendi adına çıkarma davası açamaz.
Limited şirket, sermaye şirketi kılığında bir şahıs şirketidir. Ortak sayısı azaldıkça bu karakter daha da belirginleşir ve ortaklar arasındaki güven ilişkisi bozulduğunda şirketin işleyişi neredeyse imkânsız hâle gelir. Türk Ticaret Kanunu bu tıkanmayı çözmek için iki kapı bırakmıştır: ortağın kendi isteğiyle çıkması ve şirketin ortağı çıkarması.
Bu yazıda her iki yolun şartlarını, aralarındaki usulî farkları, iki ortaklı şirketlerde ortaya çıkan kilitlenmeyi ve ayrılma akçesinin nasıl hesaplandığını Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Çıkma ve çıkarılma: temel ayrım
| Çıkma (TTK m.638) | Çıkarılma (TTK m.640) | |
|---|---|---|
| Kimin iradesi | Ortağın kendi iradesi | Ortağın iradesi dışında |
| Davacı | Ortak | Şirket (ortak kendi adına açamaz) |
| Davalı | Şirket (diğer ortaklara husumet yöneltilmez) | Çıkarılması istenen ortak |
| Ön koşul | Yok | Genel kurulda çifte nisapla karar — dava şartı |
| Sözleşmesel yol | Şirket sözleşmesi çıkma hakkı tanıyabilir | Sözleşmedeki sebeple genel kurul kararıyla çıkarma; ortak 3 ay içinde iptal davası açabilir |
| Sonuç | Ayrılma akçesi | Ayrılma akçesi |
TTK m.638: “(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.”
TTK m.640: “(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.”
Haklı sebep nedir?
Kanun, haklı sebepleri örnekseme yoluyla dahi saymamıştır. Ölçüt tek cümleyle şudur: ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam ettirilmesinin, çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesi.
Uygulamada haklı sebep olarak kabul edilen tipik durumlar:
- Ortaklar arasındaki güvenin sarsılması, sürekli çekişme, hakaret ve aşağılayıcı davranışlar
- Ortağa şirket sözleşmesiyle tanınan müdürlük yetkisinin rızası dışında kaldırılması
- Bilgi alma ve inceleme hakkının fiilen engellenmesi
- Şirket malvarlığının diğer ortağın şahsi hesaplarına aktarılması
- Şirketin sürekli zarar etmesi, kötü yönetim, mali kayıtların düzgün tutulmaması
- Aile şirketlerinde ortak eşler arasındaki boşanmanın kesinleşmesi ve buna bağlı çekişmelerin şirketin işleyişini engellemesi
Buna karşılık haklı sebep, aynı zamanda bir kusur sorusudur: çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek ya da ihmal suretiyle katkı sağlaması hâlinde, bu sebeplere dayanması TMK m.2’ye aykırı sayılır. Aynı ölçüt çıkarma davasında da işler; şirketin dayandığı haklı sebeplerin ağırlıklı olarak çıkarılması istenen ortaktan kaynaklanması gerekir.
Çıkarma davasının kilit noktası: genel kurul nisabı
Çıkarma davası, dava dilekçesiyle başlamaz. Önce genel kurulda karar alınması gerekir ve bu karar sıradan bir çoğunlukla alınamaz.
TTK m.621/1-h: Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması kararı, “genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde” alınabilir.
Buna “çifte nisap” denir ve iki ayrı eşiği aynı anda aşmayı gerektirir:
| Eşik | Ölçü |
|---|---|
| Birinci eşik | Temsil edilen oyların en az 2/3‘ü olumlu olmalı |
| İkinci eşik | Bu oylar, oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunu karşılamalı |
Bu nisapla alınmayan genel kurul kararı yok hükmündedir ve buna dayanılarak açılan çıkarma davası, HMK m.115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Karar, HMK m.114/2 anlamında özel dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
İki ortaklı limited şirketteki kilitlenme
Ortak sayısı ikiye indiğinde bu kural pratikte bir tıkanma yaratır: iki ortak aynı yönde oy kullanmadıkça çifte nisap oluşamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu tıkanmayı bir “boşluk” olarak değil, kanun koyucunun tercihi olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak iki ortaklı bir limited şirkette, ortaklardan yalnızca birinin katılımıyla toplanan genel kurulda alınan çıkarma kararı — o ortağın payı ne kadar yüksek olursa olsun — yok hükmünde sayılmaktadır.
Çıkarılacak ortak oy kullanabilir mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, haklı sebeple ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul görüşmesinde çıkarılacak ortağın oy kullanamayacağını kabul etmektedir. Bu, nisap hesabında çıkarılacak ortağın oylarının olumsuz yönde sayılmayacağı anlamına gelir ve özellikle ortak sayısı üç ve üzeri olan şirketlerde belirleyici olur.
Çıkmaya katılma hakkı
Bir ortak çıkma yoluna başvurduğunda diğer ortaklar bundan habersiz bırakılamaz.
TTK m.639: “(1) Ortaklardan biri şirket sözleşmesindeki hükme dayanarak çıkma istediği veya haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler. (2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde; a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirmek, b) Açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak, hakkına sahiptir. (3) Çıkan tüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşit işleme tabi tutulurlar. (4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağın şirketten çıkarılması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.”
Ayrılma akçesi: “gerçek değer” ne demek?
TTK m.641: “(1) Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. (2) Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.”
Madde gerekçesinde gerçek değerin en azından bilanço değerini ifade ettiği belirtilmiştir; yani defter değeri bir taban, tavan değil. Yargıtay uygulamasında gerçek değer, şirketin öz varlığının rayiç değeri üzerinden hesaplanır:
| Unsur | Nasıl dikkate alınır |
|---|---|
| Taşınmazlar | Keşif ve emsal karşılaştırma yöntemiyle rayiç bedel |
| Makine, tesis, demirbaş | Özel maliyetler, amortismanlar ve net defter değerleri gözetilerek rayiç bedel |
| Maddi olmayan varlıklar | Şerefiye (good will) ve gizli yedek akçeler dahil |
| Borçlar ve yükümlülükler | Pasifte tam olarak düşülür |
| Değerleme tarihi | Karar tarihine en yakın tarih — dava veya ıslah tarihi değil |
Ayrılma akçesi hükümle birlikte muaccel hâle geldiğinden, dava tarihinden itibaren faiz talep edilemez; faiz kural olarak karar tarihinden işletilir. Ödemenin şartları ise TTK m.642’de düzenlenmiştir: ayrılma akçesi, şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin payları devredilebiliyorsa veya esas sermaye azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olur. Ödenmeyen kısım, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur.
Şirket borca batıksa ve öz varlığı negatifse, ortaklıktan çıkma koşulları gerçekleşse dahi talep edilebilecek bir ayrılma akçesi bulunmayabilir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce şirket sözleşmesini okuyun: çıkma veya çıkarma sebepleri sözleşmede düzenlenmişse önce o yol işletilir.
- Haklı sebepleri kronolojik bir olay listesine dönüştürün; her olayın tarihini ve delilini karşısına yazın.
- Kendi kusurunuzu dürüstçe değerlendirin: haklı sebeplerin oluşumuna katkınız varsa dava riskiniz yüksektir.
- Ticaret sicil kayıtlarını çıkarın; müdürlük yetkilerinde yapılan değişikliklerin tarih ve dayanağını belgeleyin.
- Bilgi alma ve inceleme hakkınızı yazılı olarak kullanın; reddedilmesi başlı başına bir delildir.
- Çıkma davasında husumeti yalnızca şirkete yöneltin; diğer ortaklara karşı açılan dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.
- Çıkarma davası açacaksanız, önce genel kurulu usulüne uygun çağrıyla toplayın ve çifte nisabı belgeleyin.
- Genel kurul tutanağında çıkarılacak ortağın oy kullanmadığını ve nisap hesabının nasıl yapıldığını açıkça gösterin.
- İki ortaklı şirkette çıkarma davası düşünüyorsanız, nisabın sağlanamayacağını baştan hesaba katın; haklı sebeple fesih veya kendi çıkmanız daha gerçekçi bir yol olabilir.
- Ayrılma akçesi için şirketin tüm taşınır ve taşınmazlarının listesini, son bilançoları ve ticari defterleri dosyaya kazandırın.
- Bilirkişi raporu eskidiyse ek rapor talep edin; değerleme karar tarihine en yakın tarihe göre yapılmalıdır.
- Talebinizi baştan doğru kurgulayın: kısmi dava açtıysanız yalnızca bir kez ıslah yapabileceğinizi unutmayın.
Yargı kararları ne diyor?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/63, K. 2023/722, 05.07.2023
Ortağa sözleşmeyle tanınan müdürlük yetkisinin rızası dışında kaldırılması ve ortaklar arasındaki çekişmenin hakarete varması hâlinde haklı sebeple çıkma koşulları gerçekleşir; buna karşılık iki ortaklı şirkette tek ortağın oyuyla alınan çıkarma kararı yok hükmündedir. Genel Kurul önce çıkma davasının niteliğini ortaya koymuştur: “Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur.” Haklı sebep ölçütü ise şöyle çizilmiştir: “çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder. Burada önemli olan husus; ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam edebilmesinin çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesidir.” Somut olayda müdürlük yetkisinin vekil aracılığıyla verilen düzeltme beyanıyla kaldırılması ve tanık beyanlarıyla sabit olan hakaretler karşısında çıkma koşullarının gerçekleştiğine oy birliğiyle hükmedilmiştir. Çıkarma yönünden ise: “iki ortaklı limited şirkette her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması durumunda önemli kararlardan sayılan ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için genel kurul kararı bakımından öngörülen ağırlaştırılmış nisabın oluşması mümkün değildir. Bu sebeple tek ortak ile diğer ortak aleyhine alınan bu nitelikteki bir karar yok hükmünde olacaktır.” Bu ikinci sonuca oy çokluğuyla varılmış; karşı oyda, %85 paya sahip ortağın oyuyla nisabın sağlandığı ve dava şartının ikmal edildiği görüşü savunulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3081, K. 2025/1453, 04.03.2025
Yüzde ellişer paylı iki ortaklı şirkette, genel kurul kararı sonradan tamamlanabilir nitelikte olsa bile pay ve ortak sayısı itibarıyla kanunun aradığı nisap sağlanamayacağından dava şartı gerçekleşmez. Şirket, ortağının şirket hesabından kendi hesabına para aktardığını ileri sürerek haklı sebeple çıkarılmasını talep etmişti. İlk derece mahkemesi, çıkarma talebinin “münhasıran bu hakkın sahibi olan şirkete” verildiğini ve ortaklardan birinin kendi adına — haklı sebep bulunsa dahi — bu talepte bulunamayacağını belirtmiş; bölge adliye mahkemesi ise davanın şirket tarafından açılmış olması sebebiyle taraf sıfatını kabul etmekle birlikte, “iki ortaklı davacı şirkette ortakların %50’şer oranında pay sahibi oldukları, davadan önce davalı ortağın şirketten çıkarılması için genel kurulda bir karar alınmadığı, her ne kadar genel kurul kararı tamamlanabilir nitelikte ise de somut olayda ortaklık pay durumu ve ortak sayısı itibariyle Yasa’da aranan nitelikte karar nisabını içerir genel kurul kararının alınması mümkün olmadığından dava şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, bu kararı usul ve yasaya uygun bularak oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3575, K. 2025/3506, 20.05.2025
Dört ortaklı bir şirkette ortaklardan üçünün olumlu oyu ve sermayenin salt çoğunluğu bir aradaysa çifte nisap sağlanmıştır; ayrıca çıkarılacak ortak bu konudaki genel kurul görüşmesinde oy kullanamaz. Bölge adliye mahkemesi, %49,95 paya sahip davalı ortağın oy kullandırılmamasını hukuka aykırı görmüş ve onun olumlu oyu olmadan “temsil edilen oyların en az üçte ikisi” koşulunun sağlanamayacağı gerekçesiyle davayı usulden reddetmişti. Daire ise şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Şirketin toplam dört hissedarından üçünün olumlu oy kullandığı, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak Kanun’un aradığı çifte nisap ile ortaklıktan çıkarma kararı alındığı anlaşılmakla bu durumda dava şartı sağlanmıştır.” Ayrıca: “Bölge Adliye Mahkemesince, haklı sebeple ortaklıktan çıkarmaya ilişkin olarak genel kurulda çıkarılacak ortağın oy kullanabileceği sonucuna varılması, davalının oyunun nisabın sağlanmasına etkisi bulunmaması dikkate alındığında hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.” Karar oy çokluğuyla verilmiş; karşı oyda çifte nisabın sağlanmadığı ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü savunulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6870, K. 2025/4957, 08.07.2025
Ayrılma akçesi, karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değere göre belirlenmelidir; sonradan alınan ek rapora neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeden eski kök rapora göre hüküm kurulamaz. Mahkeme, çıkma payını 18.07.2022 tarihli kök bilirkişi raporundaki 31.03.2022 tarihli reel değere göre belirlemiş; tarafların itirazı üzerine 09.03.2023 tarihli ek rapor alınmasına rağmen hükmü yine kök rapora dayandırmıştı. Daire şu gerekçeyle bozmuştur: “Öncelikle, yukarıdaki kanuni düzenlenme uyarınca ayrılma akçesinin gerçek değerinin tespiti için karar tarihine en yakın tarihteki değeri belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gibi, 09.03.2023 tarihli ek rapora neden itibar edilmediği de gerekçede değerlendirilmeksizin 18.07.2022 tarihli kök bilirkişi raporuna göre yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda limited şirkette ayrılma uyuşmazlıklarının iki ayrı eksende çözüldüğü görülüyor. Birinci eksen usuldür ve çıkarma davası bakımından neredeyse belirleyicidir: genel kurulda çifte nisapla alınmış bir karar yoksa mahkeme haklı sebepleri hiç tartışmadan davayı reddeder. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.07.2023 tarihli kararı ile 11. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2025 tarihli onama kararı bu eşiğin iki ortaklı şirketlerde fiilen aşılamaz olduğunu ortaya koyuyor: ister %50-%50, ister %85-%15 paylı olsun, diğer ortak olumlu oy vermedikçe geçerli bir çıkarma kararı alınamıyor. Bunun pratik sonucu, iki ortaklı şirketlerde çatışmanın çözüm yolunun çıkarma değil, çıkma ya da haklı sebeple fesih olmasıdır. 20.05.2025 tarihli karar ise eşiğin ortak sayısı arttıkça nasıl aşılabildiğini gösteriyor ve iki önemli katkı yapıyor: nisap hesabında pay çoğunluğu kadar paydaş çoğunluğunun da gözetilmesi ve çıkarılacak ortağın kendi çıkarılması konusunda oy kullanamaması. Bu ikinci ilke olmasaydı, yüksek paylı her ortak kendi çıkarılmasını fiilen veto edebilirdi. İkinci eksen değerlemedir ve burada tartışma haklı sebep değil, para üzerinedir. 08.07.2025 tarihli karar, uygulamada çok sık rastlanan bir soruna — yıllar süren yargılamalarda değerlemenin eskimesine — net bir cevap veriyor: gerçek değer, dava tarihine ya da ıslah tarihine değil, karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir. Yüksek enflasyon dönemlerinde bu ilke ayrılan ortak için ayrılma akçesini kat kat değiştirebilecek bir güvencedir; şirket bakımından ise yargılamanın uzamasının kendiliğinden bir kazanç sağlamadığı anlamına gelir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Ortağın kendi adına çıkarma davası açması | Çıkarma talebi münhasıran şirkete aittir |
| Genel kurul kararı almadan çıkarma davası açmak | Karar, resen gözetilen özel dava şartıdır |
| Nisabı yalnızca pay oranına göre hesaplamak | Çifte nisap gerekir; Yargıtay uygulamasında paydaş çoğunluğu da gözetilir |
| Çıkarılacak ortağa oy kullandırmak | Bu konudaki görüşmede çıkarılacak ortak oy kullanamaz |
| Çıkma davasını diğer ortaklara karşı açmak | Husumet yalnızca şirkete yöneltilir |
| Kendi kusurundan doğan sebeplere dayanmak | Haklı sebebe katkı sağlayan ortağın talebi TMK m.2’ye aykırıdır |
| Ayrılma akçesini defter değerine göre istemek | Gerçek değer aranır; bilanço değeri alt sınırdır |
| Eski bilirkişi raporuyla yetinmek | Değerleme karar tarihine en yakın tarihe göre güncellenmelidir |
| Kısmi davada ikinci kez ıslah yapmak | Bir davada yalnızca bir kez ıslah yapılabilir |
Sık sorulan sorular
Limited şirket ortağı istediği zaman ayrılabilir mi?
Hayır. Ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gerekir: ya şirket sözleşmesinin ortağa çıkma hakkı tanıyan bir hükmü ya da TTK m.638/2 uyarınca haklı sebebe dayalı mahkeme kararı.
Payımı satarak ayrılamaz mıyım?
Pay devri esas olarak mümkündür; ancak şirket sözleşmesi devri sınırlandırabilir veya genel kurul onayına bağlayabilir. Devir yolunun fiilen kapatılmış olması, çıkma davasında ileri sürülebilecek olgulardan biridir. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, pay devri girişiminin somut olarak belgelenmemiş olması hâlinde “devir engellendi” iddiası tek başına haklı sebep sayılmamaktadır.
Çıkma davası ne zaman sonuç doğurur?
Çıkma davası bozucu yenilik doğuran bir davadır ve sonuçlarını dava tarihinde değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. Bu nedenle davacının ortaklık sıfatının kararın kesinleştiği tarihe kadar devam etmesi gerekir.
Dava sürerken ortaklık haklarım donduralabilir mi?
Evet. TTK m.638/2 uyarınca mahkeme istem üzerine, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına ya da davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla başka önlemlere karar verebilir.
Bir ortak çıkma davası açtı; ben de katılabilir miyim?
Evet. TTK m.639 uyarınca müdürler diğer ortakları gecikmeksizin haberdar eder ve her ortak, haberin ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde açacağı bir davayla çıkma davasına katılabilir. Çıkan tüm ortaklar esas sermaye payları ile orantılı olarak eşit işleme tabi tutulur. Bu hüküm çıkarma hâlinde uygulanmaz.
Şirket sözleşmesindeki sebebe dayanarak çıkarılırsam ne yapabilirim?
TTK m.640/2 uyarınca çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Bu süre hak düşürücüdür.
Şirket borca batıksa ayrılma akçesi alabilir miyim?
Ayrılma akçesi, şirketin öz varlığının gerçek değerine göre hesaplanır. Şirketin borçları varlıklarını aşıyorsa, yani öz varlık negatifse, çıkma koşulları gerçekleşmiş olsa dahi talep edilebilecek bir ayrılma akçesi bulunmayabilir.
Ayrılma akçesi hemen ödenir mi?
TTK m.642 uyarınca ayrılma akçesi; şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa veya esas sermaye ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olur. Ödenmeyen kısım, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur.
Ayrılma akçesine hangi tarihten itibaren faiz işler?
Ayrılma akçesi hükümle birlikte muaccel hâle geldiğinden dava tarihinden itibaren faiz talep edilemez. Uygulamada faiz, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden itibaren işletilmektedir.
Gerçek değer hesabına şerefiye dahil edilir mi?
Evet. Yargıtay uygulamasında payın gerçek değeri, şerefiye (good will) ve gizli yedek akçeler de dahil olmak üzere ortaklığın tüm aktif ve pasifleri birlikte değerlendirilerek hesaplanan net aktif değerdir. Ortak ayrıldıktan sonra şirketin faaliyetine devam edeceği dikkate alındığından, çıkma karşılığı tasfiye payından daha yüksek bir değere karşılık gelir.
Çıkma davası yerine şirketin feshini isteyebilir miyim?
Evet, TTK m.636/3 uyarınca haklı sebeplerin varlığında ortaklar şirketin feshini isteyebilir. Uygulamada bu talepler çoğunlukla terditli olarak ileri sürülür; mahkeme fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da karar verebilir. İki ortaklı şirketlerde fesih talebi, çıkarma yolunun kapalı olması nedeniyle pratikte önem kazanır.
Ortağın rekabet yasağına aykırı davranması çıkarma sebebi olur mu?
Şirket sözleşmesinde rekabet yasağı öngörülmemiş olsa dahi, ortak TTK m.613 uyarınca şirkete karşı bağlılık yükümlülüğü altındadır. Aynı alanda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurulması, benzer unvan kullanılması ve şirketin müşteri potansiyelinden yararlanılması Yargıtay uygulamasında çıkarma bakımından haklı sebep olarak değerlendirilebilmektedir.
Genel kurul çağrısı usulsüzse karar geçerli olur mu?
Usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanan genel kurulda alınan kararlar yokluk yaptırımına tabi tutulabilir. Çıkarma davası bakımından bu, dava şartının hiç doğmamış olması sonucunu doğurur. Bu nedenle çağrı, gündem ve tutanak usulüne titizlikle uyulması gerekir.
Çıkma davası hangi mahkemede açılır?
Şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde. Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan, dava açılmadan önce ticari davalarda öngörülen dava şartı arabuluculuk süreci de gözetilmelidir.
Ortaklıktan çıkarılan ortağın payı ne olur?
Ayrılma akçesi şirket tarafından ödenirse pay şirket tarafından devralınır; şirketin kendi payını iktisabına ilişkin sınırlar çerçevesinde işlem yapılır. Ayrılma akçesinin diğer ortaklarca ödenmesi veya sermaye azaltımı yoluna gidilmesi de mümkündür.
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.613 — ortakların bağlılık yükümlülüğü
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.616 — genel kurulun devredilemez yetkileri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.618 — oy hakkı ve hesaplanması
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.620 ve m.621 — olağan kararlar ve önemli kararlarda çifte nisap
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.636 — sona erme sebepleri ve haklı sebeple fesih
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.638 — ortaklıktan çıkma
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.639 — çıkmaya katılma
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.640 — ortaklıktan çıkarılma
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.641 ve m.642 — ayrılma akçesi ve ödenmesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 ve m.115 — dava şartları
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2 — dürüstlük kuralı
Şirketler hukukuyla ilgili diğer yazılarımız: limited şirkette müdürün sorumluluğu, anonim şirkette genel kurul kararlarının iptali ve adi ortaklık ve tasfiyesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Ortaklıktan çıkma ve çıkarma davalarında sonucu çoğu zaman genel kurul tutanağının ayrıntıları belirler; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.