Ticaret ve Sanayi Odası Kaydı, Yıllık Aidat ve Munzam Aidat: İcra Takibi ve Zamanaşımı

legapro kapak 16991 LegaPro Hukuk Ticaret ve Sanayi Odası Kaydı, Yıllık Aidat ve Munzam Aidat: İcra Takibi ve Zamanaşımı
Kısaca
  • Ticaret siciline kayıtlı tacirler ile sanayici ve deniz taciri sıfatını taşıyanlar bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadır.
  • Kayıt zorunluluğunu bir ay içinde yerine getirmeyenler oda tarafından resen kaydedilir ve durum kendilerine tebliğ edilir.
  • Sanayi odası kurulan illerde sanayiciler, sanayi odasına kaydolmakla ticaret odasına kaydolma yükümlülüğünü de yerine getirmiş olur.
  • Odaya kaydı zorunlu olanlar başka meslek kuruluşlarına üye olmaya ve aidat ödemeye mecbur tutulamaz.
  • Üyeler kayıt sırasında kayıt ücreti, her yıl için de yıllık aidat öder.
  • Kayıt ücreti ve yıllık aidat, brüt asgari ücretin yüzde onundan az, yarısından fazla olamaz.
  • Yıllık aidat haziran ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir.
  • Munzam aidat, ticari kazanç ya da ticari bilanço kârı üzerinden binde beş oranında tahsil edilir.
  • Zarar eden üyeler o yıl için munzam aidat ödemez.
  • Kurumlar vergisinden muaf olmak munzam aidat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
  • Tescil ve ilanı gereken değişiklikler bir ay içinde odaya bildirilmelidir.
  • İki yıldır aidat ödemeyen ya da adresi tespit edilemeyen üyelerin aidat tahakkukları durdurulur.
  • Bu kararın her yılın ocak ayında alınmasından oda yönetim kurulu sorumludur.
  • Oda yönetim kurulunun tahsile ilişkin kararları ilam hükmündedir ve icra dairelerince yerine getirilir.
  • Aidat alacakları dönemsel edim sayılır; tahsil zamanaşımı beş yıldır.

Şirket kurulduğunda ya da ticaret siciline tescil yapıldığında oda kaydı da kendiliğinden gündeme gelir. Sorun çoğu zaman kayıt anında değil, yıllar sonra ortaya çıkıyor: işi bırakmış, vergi kaydını sildirmiş, hatta adresini değiştirmiş bir kişiye birikmiş aidat ve munzam aidat için icra emri tebliğ ediliyor. Oda kararı ilam hükmünde olduğu için takip doğrudan icra dairesinde başlıyor ve itiraz yolu ilk bakışta kapalı görünüyor.

Bu yazıda odaya kayıt zorunluluğunun kapsamı, kayıt ücreti ile yıllık aidatın tavanı, munzam aidatın hangi matrah üzerinden hesaplandığı, aidat tahakkukunun hangi hâlde durdurulması gerektiği, oda kararına karşı hangi yargı yolunun açık olduğu ve aidat alacaklarında zamanaşımı Yargıtay ve Danıştay kararlarıyla ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5174 sayılı Kanun m.24 (kayıt ücreti ve yıllık aidat): “Üyeler odaya kaydı sırasında kayıt ücreti ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Kayıt ücreti ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, yarısından fazla olamaz. Kayıt ücretinin alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. … Yıllık aidat her yılın haziran ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. … Şubelere kayıtlı olan üyeler, bu maddede belirlenen kayıt ücreti ve aidatların yarısı kadar ödeme yaparlar.”
5174 sayılı Kanun m.25 ve m.77 (munzam aidat ve tahsil): “Odalarca her yıl için; gerçek kişi tacir ve sanayicilerin gelir vergisine ilişkin beyannamelerinde gösterilen ticarî kazanç toplamı; tüzel kişi tacir ve sanayicilerin ise ödeyecekleri kurumlar vergisine ilişkin beyannamelerinde gösterilen ticarî bilanço kârı üzerinden binde beş oranında munzam aidat tahsil olunur. … Zarar eden üyeler, o yıl için munzam aidat ödemezler.”“Kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat … ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm hükmünde olup, icra dairelerince yerine getirilir. … tahsil zamanaşımı süresi beş yıldır.”
Değişiklik uyarısı: 5174 sayılı Kanun 18/5/2004 tarihlidir ve uygulamada en çok tartışılan 10. maddesi yakın tarihte değişmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına “Vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen” üyeler eklenmiş; üçüncü fıkra 26/1/2023 tarihli ve 7435 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değiştirilerek, iki yıl içinde adres ve durumunu bildirmeyen ve vergi mükellefiyeti bulunmayan üyenin oda kaydının silinmesi ve durumun ticaret sicili müdürlüğüne bildirilmesi esası getirilmiş, aynı maddeyle bir cümle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle 2023 öncesi tarihli kararlarda yer alan “ticaret sicil kaydının resen silinmesi için ihbarda bulunulur” ifadesi güncel metinle birebir örtüşmemektedir. Kayıt ücreti, yıllık aidat ve munzam aidat tavanları asgari ücrete bağlı olduğundan her yıl değişir; munzam aidat tavanına ilişkin ölçüt Kayıt Ücreti ile Yıllık Aidat ve Munzam Aidatın Tespiti ve Ödenmesi Hakkında Yönetmelik’te 20/1/2021 tarihli ve 31370 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden belirlenmiştir. Tutar hesabı yapılmadan önce güncel metin ve o yılki tarife kontrol edilmelidir.
KonuKuralDayanak
Kayıt zorunluluğuTicaret siciline kayıtlı tacirler ve sanayiciler odaya kaydolurm.9/1
Resen kayıtBir ay içinde kaydolmayan resen kaydedilirm.9/son
Çifte üyelik yasağıBaşka meslek kuruluşuna üyelik ve aidat zorunlu tutulamazm.9
Kayıt ücreti ve yıllık aidatBrüt asgari ücretin yüzde onu ile yarısı arasındam.24
Ödeme zamanıHaziran ve ekim aylarında iki eşit taksitm.24, m.25
Munzam aidatTicari kazanç ya da ticari bilanço kârının binde beşim.25/1
Zarar hâliZarar eden üye o yıl munzam aidat ödemezm.25/3
Tahakkukun durdurulmasıOcak ayında yönetim kurulu kararıylam.10/2
TahsilYönetim kurulu kararı ilam hükmündedirm.77/2
Kritik nokta: Oda yönetim kurulunun tahsile ilişkin kararının ilam hükmünde olması, üyenin hiçbir savunma imkânı olmadığı anlamına gelmez. Karar idari nitelikte olduğu için iptali idari yargıda istenebilir; buna karşılık takip konusu borcun bulunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası, İcra ve İflas Kanunu’na dayandığından adli yargıda görülür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ayrımı açıkça kurmuştur. İkinci kritik nokta zamanlamadır: 5174 sayılı Kanun m.10/2, iki yıl aidat ödemeyen üyenin aidat tahakkukunun durdurulmasını odanın kendi yükümlülüğü hâline getirmiş ve bunun her yılın ocak ayında yapılmasından yönetim kurulunu sorumlu tutmuştur. Oda bu yükümlülüğü zamanında yerine getirmezse, sonradan işletilen aidatların tahsili hukuka aykırı olur.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Hangi odaya kayıtlı olduğunuzu ve kaydın hangi tarihte yapıldığını oda sicil kaydından tespit edin.
  2. Sanayici iseniz sanayi odasına kayıtla ticaret odası yükümlülüğünün de yerine getirilmiş sayıldığını göz önünde bulundurun.
  3. Aynı faaliyet için birden fazla meslek kuruluşuna aidat ödeyip ödemediğinizi kontrol edin.
  4. Tescil ve ilanı gereken her değişikliği gerçekleşmesinden itibaren bir ay içinde odaya bildirin.
  5. İşi bıraktıysanız vergi mükellefiyetinin terkin edildiğini belgeleyerek odaya yazılı başvuru yapın.
  6. Ticaret sicili kaydınızı sildirmediyseniz oda kaydının kendiliğinden sona ermeyeceğini bilin.
  7. Aidat bildirgesi geldiğinde hangi yıllara ait olduğunu ve tahakkukun hangi tarihte durdurulması gerektiğini karşılaştırın.
  8. Munzam aidatta matrahın ticari bilanço kârı olduğunu, ödenen vergi tutarı olmadığını dikkate alın.
  9. O yıl zarar ettiyseniz bilanço ve beyannameyi sunarak munzam aidat istenemeyeceğini ileri sürün.
  10. İcra takibi başlatıldıysa borcun bulunmadığını ileri süreceğiniz menfi tespit davasını adli yargıda açın.
  11. Oda kararının kendisinin iptalini istiyorsanız idari yargı yoluna başvurun.
  12. Beş yıllık zamanaşımı def’ini açıkça ileri sürün ve hangi dönemlerin kapsandığını hesaplayarak gösterin.
Yargı kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 23.11.2021 T., 2017/2189 E., 2021/1480 K.
Oda ve borsa alacağına karşı açılan menfi tespit davası adli yargıda görülür. Kurul önce mercii nitelendirmiştir: “5174 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca davalı Borsa, kamu tüzel kişiliğine sahip bir kurumdur. Yasal organları tarafından alınan idari nitelikteki kararların iptalinde idari yargının görevli olduğu tartışmasızdır.” Ardından talebin niteliğini ayırmıştır: “Ancak eldeki davada talep ‘idari nitelikte bir karar ya da işleminin’ iptaline ilişkin değildir. Davacı, davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespiti istemiyle İİK’nın 72. maddesine dayalı olarak menfi tespit davası açmıştır. İdari yargıda İcra ve İflas Kanunu’na dayalı olarak açılan menfi tespit davasının görülmesi mümkün değildir.” Kararda ayrıca menfi tespit davasının genel hükümlere tabi olduğu, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir. Sonuç: yerel mahkemenin yargı yolu nedeniyle ret yönündeki direnme kararı 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle BOZULMUŞTUR.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 22.06.2022 T., 2022/37 E., 2022/43 K.
Kurumlar vergisinden muaf olmak munzam aidat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemi üzerine verilen bu kararda Kurul, munzam aidatın matrahını esas almıştır: mevzuatta “munzam aidata ilişkin olarak herhangi bir muafiyete yer verilmediği, ancak o yıl zarar edilmesi halinde söz konusu aidatın ödenmeyeceğinin hüküm altına alındığı, munzam aidatın hesaplanmasında ödenen kurumlar vergisi miktarının değil, beyannamede gösterilen ticari bilanço karının dikkate alındığı, oda üyesinin kurumlar vergisinden muaf olması halinin sadece kurumlar vergisinin ödenip ödenmeyeceği noktasında göz önünde tutulacağı” belirtilmiş; buradan “kurumlar vergisinden muaf olan oda üyelerinin bu muafiyetlerinin munzam aidat ödeme yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı” sonucuna varılmıştır. Sonuç: aykırılığın, davanın reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 22/06/2022 tarihinde OY ÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir. Kararda yer alan karşı oy — munzam aidatın yalnızca ortak dışı işlemlerden elde edilen kazanç üzerinden alınabileceği yönünde — çoğunluk görüşü değildir.

Danıştay 8. Daire, 17.02.2021 T., 2017/6125 E., 2021/946 K.
Aidat tahakkukunu zamanında durdurmayan oda, sonraki yılların aidatını isteyemez. Daire, 5174 sayılı Kanun m.10/2’den şu sonucu çıkarmıştır: iki yıldır adresi ve durumu tespit edilemeyen ya da aidat ödemeyen üyelerin isimleri yönetim kurulu kararıyla listelerden silinir ve aidat tahakkukları durdurulur; “bu fıkra hükmünün gereğinin her yılın ocak ayı içinde yerine getirilmesinden oda yönetim kurulunun sorumlu olacağı anlaşılmaktadır.” Somut olayda üyenin 2007 ve 2008 yılları aidatını ödemediği, dolayısıyla 2009 yılı ocak ayında tahakkukun durdurulması gerektiği hâlde bunun yapılmadığı belirlenmiş; “bu haliyle oda yönetim kurulunun kanunla kendisine verilen yükümlülüğü süresinde yerine getirmediğinin açık olduğu” saptanmıştır. Daire, 2007 ve 2008 yılları aidatı için takip başlatılmasını hukuka uygun bulmuş, buna karşılık 2009, 2010 ve 2011 yılları aidatlarının istenmesinde hukuki isabet görmemiştir. Sonuç: İdare Mahkemesi kararı 2009 ve 2010 yılları yönünden BOZULMUŞ, 2007, 2008 ve 2011 yılları yönünden gerekçe değiştirilerek ONANMIŞTIR; karar 17/02/2021 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 29.11.2021 T., 2021/19628 E., 2021/9282 K.
Meslek kuruluşu aidatı dönemsel edimdir; beş yıllık zamanaşımına tabidir. Daire, Türk Borçlar Kanunu m.147’deki dönemsel edim kavramını açmıştır: mülga Borçlar Kanunu’ndaki “muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat” deyiminin yeni Kanun’da “diğer dönemsel edimler” şeklinde ifade edildiği, bunun “aynı borç ilişkisi gereğince borçlunun düzenli devrelerde ifa etmeye yükümlü olduğu edimler olarak tanımlanması” gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda “takipte talep edilen alacağın aidat alacağı olduğu ve bu alacağın … dönemsel edimler kapsamında olup, 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu” sonucuna varılmış; yerel mahkemenin zamanaşımı def’ini gerekçe göstermeden reddederek alacağın tümüne hükmetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Sonuç: hüküm, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydıyla kanun yararına 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle BOZULMUŞTUR. Karar, bir meslek odası aidatına ilişkindir ve kanun yararına bozma niteliği gereği somut dosyanın sonucunu değiştirmez; buna karşılık aidat alacaklarında zamanaşımının nasıl uygulanacağını göstermesi bakımından yol göstericidir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda savunmanın hangi sırayla kurulacağı belirginleşiyor. İlk halka yargı yolu. Oda ya da borsa yönetim kurulunun idari nitelikteki kararının iptali idari yargıda istenir; buna karşılık İcra ve İflas Kanunu’na dayanan menfi tespit davası adli yargıda görülür. İki yolun birbirinin yerine geçmediğini görmek, dosyanın en başında verilecek karardır.

İkinci halka takibin dayanağı. Oda yönetim kurulunun tahsile ilişkin kararı ilam hükmünde olduğundan takip doğrudan icra dairesinde başlar. Bu, borcun tartışılamayacağı anlamına gelmez; tartışma menfi tespit davası yoluyla yürütülür.

Üçüncü halka üyeliğin kendisi. Odaya kayıt, ticaret siciline kayıtlı olmaya bağlanmıştır. Vergi kaydını sildirmek tek başına yetmez; sicil kaydı devam ettiği sürece üyelik de devam eder. Bu bağlantı için ticaret sicili tescil ve terkin ayrıca incelenmelidir.

Dördüncü halka odanın kendi yükümlülüğü. İki yıl aidat ödenmediğinde ya da adres tespit edilemediğinde aidat tahakkukunun durdurulması bir takdir değil, ocak ayında yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Oda bunu zamanında yapmazsa, sonraki yıllar için tahakkuk ettirdiği aidatı isteyemez.

Beşinci halka munzam aidatın matrahı. Hesap ödenen vergi üzerinden değil, beyannamede gösterilen ticari kazanç ya da ticari bilanço kârı üzerinden yapılır. Bu nedenle vergi muafiyeti munzam aidatı ortadan kaldırmaz.

Altıncı halka zarar. Kanun, zarar eden üyenin o yıl için munzam aidat ödemeyeceğini açıkça düzenlemiştir. Zararın bilanço ve beyanname ile ortaya konması, tek başına sonuç doğuran bir savunmadır.

Yedinci halka tavanlar. Kayıt ücreti ve yıllık aidat brüt asgari ücrete bağlı bir alt ve üst sınır içinde kalır; munzam aidat da tavana tabidir. Tahakkukun bu sınırları aşıp aşmadığı sayısal olarak denetlenmelidir.

Son halka zamanaşımı. Aidat dönemsel edimdir ve beş yıllık süreye tabidir; Kanun’un kendisi de tahsil zamanaşımını beş yıl olarak belirlemiştir. Def’in usulüne uygun ileri sürülmesi ve hangi dönemleri kapsadığının hesaplanarak gösterilmesi gerekir; sürenin kesilmesi ve durması bakımından zamanaşımının kesilmesi ve durması gözden geçirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Vergi kaydını sildirmekle oda üyeliğinin bittiğini sanmakAidat işlemeye devam ederOdaya başvurulmalı ve sicil durumu düzeltilmelidir
Adres değişikliğini odaya bildirmemekTebligat ve takipten geç haberdar olunurDeğişiklik bir ay içinde bildirilmelidir
Oda kararına adli yargıda iptal davası açmakDava görev yönünden reddedilirİptal istemi idari yargıya aittir
Menfi tespit davasını idari yargıda açmakDava görülemezMenfi tespit adli yargıda açılır
Munzam aidatı ödenen vergi üzerinden hesaplamakİtiraz dayanaksız kalırMatrah ticari kazanç ya da bilanço kârıdır
Vergi muafiyetine dayanarak munzam aidat ödememekBorç faiziyle birlikte büyürMuafiyet aidat yükümlülüğünü kaldırmaz
Zarar edilen yılı belgelememekMunzam aidat tahakkuku ayakta kalırBilanço ve beyanname sunulmalıdır
Zamanaşımı def’ini ileri sürmemekEski yılların aidatı da tahsil edilirBeş yıllık def açıkça ileri sürülmelidir
Tahakkukun durdurulması gereken tarihi hesaplamamakSorumlu olunmayan yıllar ödenirOcak ayı yükümlülüğü tarih tarih denetlenmelidir
Odaya kaydolmak zorunlu mu?

Evet. 5174 sayılı Kanun m.9’a göre ticaret siciline kayıtlı tacirler ile sanayici ve deniz taciri sıfatını taşıyan tüm gerçek ve tüzel kişiler, bunların şubeleri ve fabrikaları bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadır. Bu zorunluluğu bir ay içinde yerine getirmeyenler odalar tarafından resen kaydedilir ve durum kendilerine tebliğ edilir.

Sanayiciyim, hem ticaret hem sanayi odasına mı kaydolacağım?

Kanun’un 9. maddesine göre sanayi odası kurulan illerde sanayiciler, sanayi odasına kaydolmakla ticaret odasına kaydolma yükümlülüğünü de yerine getirmiş olurlar. Ancak kendi sanayi ürünlerinin satışı dışında başka ticari işlerle uğraşılması ya da birden fazla satış yeri açılması hâlinde ticaret odasına da kayıt gerekir.

Aynı iş için birden fazla meslek kuruluşuna aidat ödemek zorunda mıyım?

Hayır. Kanun’un 9. maddesi, odalara kaydı zorunlu olan gerçek ve tüzel kişilerle bunların şubelerinin, kamu kurumu niteliğindeki başka meslek kuruluşlarına, birlik ve teşekküllere üye olmaya ve aidat ödemeye mecbur tutulamayacağını açıkça düzenlemiştir.

Yıllık aidat ne kadar olabilir?

Kanun m.24’e göre kayıt ücreti ile yıllık aidat, on altı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, yarısından fazla olamaz. Miktarlar Birlikçe çıkarılacak yönetmelikteki usullere göre belirlenen dereceler ve tarifeler üzerinden tespit edilir; tarife oda yönetim kurulunun teklifi ve meclisin onayıyla yürürlüğe girer.

Derecem yanlış belirlenmişse ne yapmalıyım?

Kanun m.24, derecelerini durumlarına uygun bulmayanların yönetmelikte gösterilecek usullere göre ve on gün içinde oda meclisine itiraz edebileceklerini düzenler. İtirazlar meclisçe karara bağlanıncaya kadar kayıt ücreti ve yıllık aidatın ihtilaflı kısmı tahsil olunmaz.

Munzam aidat neyin üzerinden hesaplanır?

Kanun m.25’e göre gerçek kişi tacir ve sanayicilerde gelir vergisi beyannamesinde gösterilen ticari kazanç toplamı, tüzel kişilerde ise kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen ticari bilanço kârı üzerinden binde beş oranında hesaplanır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, hesapta ödenen vergi miktarının değil beyannamede gösterilen ticari bilanço kârının dikkate alındığını vurgulamıştır.

Zarar eden şirket munzam aidat öder mi?

Hayır. Kanun m.25/3, zarar eden üyelerin o yıl için munzam aidat ödemeyeceğini düzenler. Bu nedenle zarar edilen yıla ilişkin bilanço ve beyannamenin odaya sunulması, tahakkuku doğrudan etkileyen bir savunmadır.

Bilanço vermezsem ne olur?

Kanun m.25, üyelerin ticari ve sınai kazançlarına ait bilgileri ve bilançolarını talep üzerine odalara vermek zorunda olduğunu, odaların Vergi Usul Kanunu m.5 çerçevesinde vergi dairelerinden bilgi isteyebileceğini belirtir. Bilanço verilmez ve vergi dairesinden de sağlanamazsa, yıllık aidat tavanının üç katından az olmamak üzere bir önceki yılın munzam aidatı geçici olarak aynen tahakkuk ettirilir.

Aidat ne zaman ödenir?

Kanun m.24 ve m.25’e göre hem yıllık aidat hem munzam aidat haziran ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. Yıl içinde kaydedilenlerin kayıt ücreti ile önceki yıldan itibaren geçerli olarak kaydedilmesi gerekenlerin aidatları, durumun kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İşi bıraktım ama aidat gelmeye devam ediyor, ne yapmalıyım?

Kanun m.10, vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen ya da iki yıldır adresi ve durumu tespit edilemeyen veya aidat ödemeyen üyelerin listelerden silinmesini ve aidat tahakkuklarının durdurulmasını öngörür. Bu kararın her yılın ocak ayında alınmasından oda yönetim kurulu sorumludur. Danıştay 8. Dairesi, bu yükümlülüğü süresinde yerine getirmeyen odanın sonraki yıllara ait aidatları isteyemeyeceğine karar vermiştir.

Oda kaydı kendiliğinden silinir mi?

Kanun m.10’un 26/1/2023 tarihli ve 7435 sayılı Kanun’la değişik üçüncü fıkrasına göre, yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde ilgilinin odaya başvurup adres ve durumunu bildirmemesi ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması hâlinde, yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla oda kaydı silinir ve durum ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.

Oda kararına karşı nereye başvurulur?

Karara göre değişir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oda ve borsaların kamu tüzel kişisi olduğunu ve yasal organlarınca alınan idari nitelikteki kararların iptalinde idari yargının görevli olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık takip konusu borcun bulunmadığının tespiti istemiyle İcra ve İflas Kanunu m.72’ye dayanılarak açılan menfi tespit davası adli yargıda görülür.

Oda kararı ilam hükmünde ise itiraz edemez miyim?

Kanun m.77, tahsile ilişkin yönetim kurulu kararlarının ilam hükmünde olduğunu ve icra dairelerince yerine getirileceğini düzenler. Bu, borcun hiç tartışılamayacağı anlamına gelmez; borçlu, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar vermiştir.

Ödenmeyen aidata gecikme zammı işler mi?

Evet. Kanun m.77/1, süresinde ödenmeyen kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları, borsa tescil ücreti ve Birlik aidatına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca günlük gecikme zammı tahakkuk ettirileceğini düzenler. Gecikme zammının hangi tarihten itibaren ve hangi oranla işletildiği ayrıca denetlenmelidir.

Aidat borcunda zamanaşımı kaç yıl?

Kanun m.77/3, kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsil zamanaşımını beş yıl olarak belirlemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de meslek kuruluşu aidatının dönemsel edim niteliğinde olduğunu ve Türk Borçlar Kanunu m.147 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu kabul etmiştir.

İlgili mevzuat
  • 5174 sayılı Kanun m.5 — sanayici ve deniz taciri sıfatı
  • 5174 sayılı Kanun m.9 — odalara kayıt zorunluluğu ve resen kayıt
  • 5174 sayılı Kanun m.10 — değişikliklerin bildirilmesi, tahakkukun durdurulması ve kaydın silinmesi
  • 5174 sayılı Kanun m.24 — kayıt ücreti ve yıllık aidat
  • 5174 sayılı Kanun m.25 — munzam aidat ve navlun hasılatından alınacak pay
  • 5174 sayılı Kanun m.28 — ticaret borsalarının hukuki niteliği
  • 5174 sayılı Kanun m.32 — borsaya kayıt zorunluluğu
  • 5174 sayılı Kanun m.46 — borsa işlemlerinin tescili ve tescil ücreti
  • 5174 sayılı Kanun m.77 — tahsilat, gecikme zammı ve beş yıllık zamanaşımı
  • 5174 sayılı Kanun m.93 — idari para cezaları ve otuz günlük itiraz süresi
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72 — menfi tespit ve istirdat davaları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147 — dönemsel edimlerde beş yıllık zamanaşımı

İlgili yazılarımız: ticaret sicili tescil ve terkin · tacir olmanın hükümleri · menfi tespit davası · itirazın iptali davası · zamanaşımının kesilmesi ve durması

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Esnaf Odası Kaydı, Aidat Borcu ve Üyeliğin Sona Ermesi (5362)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Esnaf ve sanatkâr, ekonomik faaliyetini sermayesiyle birlikte bedenî…

13.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Çekte Vade ve İbraz Süreleri

İçindekilerHamilin Haklarını Korumak İçin Kritik ZamanlamalarÇekte Vade ve İbraz Sürelerinin Hukuki Tanımı: Ödeme İçin Kritik Zaman DilimleriÇeklerde Vade…

30.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Karşılıksız Çek: Üç Aylık Şikâyet Süresi ve 1.500 Gün Sınırı

İçindekilerSuçun tanımıŞikâyet süresi: üç ay1.500 gün üst sınırıAdli para cezasının taksitlendirilmesiDiğer sonuçlarNe yapmalı? Kısaca 5941 sayılı Çek Kanunu…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Organik Bağ: Şartlar ve Sınırlar

İçindekilerKavramsal çerçeveOrganik bağ hangi belirtilerle saptanır?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Kural, ayrı…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirmede Ayrılma Akçesi ve Denkleştirme Davası (TTK m. 141, 191, 192)

İçindekilerKanunî dayanakİki dava, iki farklı mantıkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Birleşmeye katılan şirketler, birleşme…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu ve Azli (TTK 623-630)

İçindekilerKanunî dayanakİki ayrı yol: azil ve sorumlulukNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Limited şirkette yönetim…

02.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara