İyi Hâl Değerlendirmesi ve İdare ve Gözlem Kurulu Kararına İtiraz (5275 s.K. m.89)

Kısaca
- İyi hâl, ceza infaz kurumunda kendiliğinden oluşan bir durum değil; idare ve gözlem kurulunun (İGK) 5275 sayılı Kanun’un 89. maddesindeki ölçütlere göre karara bağladığı bir hukuki tespittir.
- İki ayrı kurul vardır: ara (dönem) değerlendirmesini kurum müdürü başkanlığındaki kurul, açık kuruma ayrılma / denetimli serbestlik / doğrudan koşullu salıverilme değerlendirmesini ise belirli suçlarda Cumhuriyet savcısı başkanlığındaki genişletilmiş kurul yapar.
- Yanlış kurulun karar vermesi başlı başına bir yetki sakatlığıdır; karar bu nedenle iptal edilebilir.
- İGK kararı gerekçeli yazılmak zorundadır; gerekçe somut, denetlenebilir ve dosya içeriğiyle uyumlu olmalıdır. “Pişmanlık duymadığı kanaatine varıldı” gibi kalıp cümleler yeterli değildir.
- Olumsuz kararda bir sonraki değerlendirme tarihi açıkça gösterilir; bu süre üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz.
- İGK kararına infaz hâkimliğine şikâyet, infaz hâkimliği kararına ağır ceza mahkemesine itiraz yolu açıktır. Ancak hâkim yerindelik denetimi yapamaz: hatayı gösterir ve dosyayı kurula geri gönderir.
- 18.08.2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesine, on beş yaşını doldurmamışken işlenen suçlarda infazda geçen bir günün iki gün sayılmasına dair yeni bir fıkra eklemiştir.
Ceza infaz hukukunda hükümlünün önündeki hemen her kapı tek bir kelimeye bağlıdır: iyi hâl. Açık ceza infaz kurumuna ayrılmak, kalan cezayı denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etmek, izin kullanmak, doğrudan koşullu salıverilmek — hepsinin ortak şartı budur. Buna rağmen uygulamada iyi hâl, çoğu zaman “kendiliğinden oluşan” bir durum gibi algılanır; hükümlü disiplin cezası almadığı sürece iyi hâlli sayılacağını düşünür.
Oysa iyi hâl, kanunun ölçütlerini uygulayarak karar veren bir kurulun ürünüdür ve bu karar, tıpkı diğer idari kararlar gibi denetime tabidir. Bu yazıda, iyi hâl değerlendirmesinin hangi kurul tarafından, hangi ölçütlere göre yapıldığını; olumsuz karara karşı hangi yolların açık olduğunu ve Yargıtay’ın bu denetimin sınırını nasıl çizdiğini, kanun yararına bozma kararları üzerinden ele alıyoruz.
İyi hâl nedir, kim karar verir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89. maddesi, 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun ile bütünüyle yeniden yazılmıştır. Madde, iyi hâli bir sonuç değil, bir değerlendirme süreci olarak kurgular.
5275 sayılı Kanun m.89/1: “Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.”
Maddenin ikinci fıkrası, bu değerlendirmede nelerin dikkate alınacağını tek tek sayar: iyileştirme ve eğitim-öğretim programları, spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, alınan sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklularla, kurum görevlileriyle ve dışarıyla olan ilişkiler, işlenen suçtan duyulan pişmanlık, kurum ve çalışma kurallarına uyum ve alınan disiplin cezaları.
Bu liste, iyi hâl denetiminin can damarıdır. Çünkü kurul kararının hukuka uygunluğu, tam da bu kalemlere ilişkin somut bilgi ve belgelerin değerlendirilip değerlendirilmediğine bakılarak ölçülür.
İki farklı kurul: ara değerlendirme mi, nihai değerlendirme mi?
Uygulamada en çok hata yapılan nokta budur. Ceza infaz kurumunda tek bir “idare ve gözlem kurulu” yoktur; iki farklı bileşimde toplanan iki kurul vardır ve her birinin görev alanı ayrıdır.
| Ölçüt | Ara (dönem) değerlendirmesi kurulu | m.89/3 kapsamındaki kurul |
|---|---|---|
| Başkan | Kurum müdürü | Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği savcı |
| Üyeler | İkinci müdür, idare memuru, kurum tabibi, psikiyatrist, psikolog, psiko-sosyal servis personeli, öğretmen, infaz ve koruma başmemuru, bir teknik personel | Aynı üyeler + bir izleme kurulu üyesi + ASHB ve Sağlık Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerince belirlenen birer uzman |
| Görevi | Bütün hükümlüler hakkında en geç altı ayda bir yapılan periyodik iyi hâl değerlendirmesi | Belirli suç ve ceza gruplarında açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme talebine ilişkin nihai değerlendirme |
| Kapsam | Süreklidir, talebe bağlı değildir | Toplam 10 yıl ve daha fazla hapis; terör suçları; örgüt kurma/yönetme/üyelik; örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar; kasten öldürme; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar; uyuşturucu imal ve ticareti |
| Dayanak | m.89/1; Yönetmelik m.13/1, m.14/1-e | m.89/3; Yönetmelik m.13/2, m.14/2 |
Bu ayrım kâğıt üzerinde nettir; ancak somut olayda bir kurul kararının hangi kategoriye girdiği her zaman kolayca anlaşılmaz. Aynı kurul, aynı hükümlü hakkında, birkaç gün arayla hem dönem değerlendirmesi hem de talep üzerine nihai değerlendirme yapmış olabilir. Aşağıda ele alınan iki Yargıtay kararı, tam da bu ayrımın nasıl yapılacağını gösterir.
Yönetmelik ayrımı: Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m.14/1-(e), ara değerlendirmeleri “bütün hükümlüler hakkında en geç altı ayda bir” yapılan işlem olarak tanımlar. Aynı maddenin (f) bendi ise m.89/3 kapsamı dışında kalan hükümlülerin nihai değerlendirmelerini bu kurula bırakır. Yani müdür başkanlığındaki kurul, m.89/3 listesindeki bir hükümlünün talebi hakkında nihai karar veremez.
Kurul kararı nasıl yazılmalı? Gerekçe zorunluluğu
İyi hâl kararının hukuka uygunluğunun ikinci ekseni, kararın gerekçesidir. Bu, yalnızca bir usul kuralı değil; kararın denetlenebilir olmasının ön şartıdır.
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m.17: “(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, merci, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir. (2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dair değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir.”
Bu düzenlemeden dört somut sonuç çıkar:
- Gerekçesiz karar hukuka aykırıdır. Kurul, hangi bilgi ve belgeye dayandığını göstermek zorundadır.
- Kararda başvuru yolu yazılı olmalıdır. Hangi mercie, ne kadar sürede, nasıl başvurulacağı kararda yer almalıdır.
- Olumsuz kararda bir sonraki değerlendirme tarihi belirtilmelidir. “Sonraki dönemde tekrar değerlendirilecektir” ifadesi bu şartı karşılamaz; tarih gösterilmelidir.
- Yeniden değerlendirme süresi üç ay ile bir yıl arasında olmalıdır. Kanunun 89/6. fıkrası da bu süreyi bir yıl ile sınırlar.
Yönetmeliğin 17/3. fıkrası ayrıca pratik bir kolaylık getirir: olumlu iyi hâl değerlendirmesini içeren gerekçeli kurul kararı, 5275 sayılı Kanun’un 107/11. maddesinde yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerdeki “değerlendirme raporu” ve “iyi hâl kararı” yerine geçer. Yani olumlu karar çıktığında ayrıca bir rapor beklemek gerekmez.
Terör ve örgütlü suçlarda üç şart birlikte aranır
Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6/2-(ç) bendi uyarınca ek şartlara bağlıdır. Yargıtay bu şartların birlikte gerçekleşmesini arar:
| # | Şart | Kim tespit eder? |
|---|---|---|
| 1 | Koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması | Müddetname (Cumhuriyet başsavcılığı) |
| 2 | Mensup olunan örgütten ayrıldığının tespit edilmesi | İdare ve gözlem kurulu kararı |
| 3 | İyi hâlli olmak | İdare ve gözlem kurulu değerlendirmesi |
Aynı yönetmeliğin 6/1-(a) bendi ise genel kuralı belirler: toplam cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar onda birini kurumda infaz edip iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar açık kuruma ayrılabilir. TCK m.142, 148, 149, 188 ve 190’dan mahkûm olanlarda koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az; TCK m.102 ve 103 ile eşe karşı işlenen bazı suçlarda üç yıldan az süre kalması ayrıca aranır.
Olumsuz karara karşı ne yapılabilir? Şikâyet ve itiraz
İGK’nın olumsuz kararı kesin değildir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4/2. maddesi, hükümlülerin “cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri” gibi işlemlere ilişkin şikâyetleri incelemeyi infaz hâkimliğine bırakır.
Ayrıca 5275 sayılı Kanun’un 14/4. maddesi uyarınca, m.89/3 kapsamındaki suçlardan hükümlü olanların açık kuruma ayrılmasına ilişkin kurul kararları infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. Yani bu grupta, hükümlü şikâyet etmese bile dosya zaten hâkim önüne gelir.
Denetimin sınırı: yerindelik denetimi yasağı
Buradaki en kritik nokta, infaz hâkiminin ve itiraz merciinin yetkisinin kapsamıdır. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı şudur: hâkim, kurulun yerine geçerek yeniden bir iyi hâl değerlendirmesi yapamaz. Denetimi şunlarla sınırlıdır:
- Hükümlünün şekli şartları (süre, disiplin cezası, ceza türü) taşıyıp taşımadığı,
- Kurulun, mevzuat gereği gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunması gereken rapor ve belgeleri değerlendirip değerlendirmediği,
- Ulaşılan kanaate ilişkin, dosya içeriğine uygun ve denetime imkân verecek nitelikte gerekçe gösterilip gösterilmediği.
Hâkim bir eksiklik veya hatalı değerlendirme tespit ederse, kendi kanaatini kurulun kanaatinin yerine koyamaz; eksikliği açıklayıp göstererek dosyayı yeniden değerlendirme yapılması için kurula gönderir. Bu, idari işlemlerde hukuka uygunluk denetimi ile yerindelik denetimi arasındaki klasik ayrımın infaz hukukundaki görünümüdür.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Müddetnameyi kontrol edin. Koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleri doğru hesaplanmış mı? Süre şartı sağlanmadan yapılan talep, esasa girilmeden reddedilir.
- Talebi yazılı ve tarihli verin. Dilekçede hangi kurumdan yararlanmak istediğinizi (açık kuruma ayrılma mı, denetimli serbestlik mi, doğrudan koşullu salıverilme mi) ayrı ayrı ve açıkça belirtin. Uygulamada karışıklığın en sık kaynağı, talebin muğlak yazılmasıdır.
- Kurul kararının hangi kurulca verildiğini kararın başlığından tespit edin. Kurum müdürü başkanlığında mı toplanmış, yoksa Cumhuriyet savcısı başkanlığında mı? Suçunuz m.89/3 listesindeyse ve talebiniz nihai bir karar gerektiriyorsa, müdür başkanlığındaki kurulun kararı yetki yönünden sakattır.
- Gerekçeyi satır satır okuyun. Karar yalnızca genel ifadelerden mi ibaret? Katıldığınız programlar, aldığınız sertifikalar, ödüller, çalışma durumunuz kararda geçiyor mu? Geçmiyorsa bu, m.89/2’deki ölçütlerin değerlendirilmediği anlamına gelir.
- Bir sonraki değerlendirme tarihinin kararda yazılı olup olmadığını kontrol edin. Yazılı değilse veya süre bir yılı aşıyorsa, Yönetmelik m.17/2’ye aykırılık vardır.
- Süresinde infaz hâkimliğine şikâyet edin. Şikâyet dilekçenizde hem yetki sakatlığını hem gerekçesizliği ayrı başlıklar hâlinde ileri sürün; talebinizi “kararın iptali ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere kurula gönderilmesi” biçiminde kurun. Hâkimden doğrudan “iyi hâlli sayılmama” kararı istemek, yerindelik denetimi yasağı nedeniyle sonuçsuz kalabilir.
- Olumsuz sonuçta itiraz yolunu kullanın. İnfaz hâkimliği kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Kesinleşen ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz kararlar için ayrıca kanun yararına bozma (CMK m.309) başvurusu gündeme gelebilir; aşağıdaki kararların tamamı bu yolla verilmiştir.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/3256, K. 2025/2558, 27.03.2025
Kurulun gerekçesi kendi önceki kararıyla çelişiyorsa, o değerlendirmeye itibar edilemez. Silahlı terör örgütü üyeliğinden 11 yıl 3 ay hapis cezası infaz edilen hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu iyi hâlli olmadığına karar vermiş; infaz hâkimliği şikâyeti reddetmiş, itiraz mercii ise itirazı kabul ederek kurul kararını iptal etmiştir. Daire, kurulun olumsuz gerekçesinin, aynı kurumun örgütten ayrılma konusundaki samimiyetin tasdikine ilişkin daha önceki kararıyla açıkça çeliştiğini; yargılama dosyasındaki belgelerin olumsuz gerekçe olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını belirtmiş ve “idarenin somut tespitlere dayanmayan değerlendirmelerine itibar edilmesinin mümkün olmadığı” sonucuna varmıştır. Karara göre değerlendirme sonucunda “somut ve denetlenebilir, dosya içeriğine uygun takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe” gösterilmesi gerekir. Bu nedenle merciin iptal kararı usul ve yasaya uygun bulunarak kanun yararına bozma isteminin oybirliğiyle reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5842, K. 2023/7990, 14.12.2023
İnfaz hâkimi ve itiraz mercii, kurulun yerine geçerek yerindelik denetimi yapamaz. Yağma suçundan 10 yıl hapis cezası infaz edilen hükümlü hakkında kurul iyi hâlli olduğuna ve açık kuruma ayrılmasına karar vermiş; infaz hâkimliği bu kararı onaylamış; infaz savcısının itirazı üzerine mercii, “hükümlünün suça yönelik farkındalığının oluşmadığı, koşullu salıverilme tarihinin uzak olduğu” gerekçesiyle onaylama kararını kaldırmıştır. Daire, denetimin “hükümlünün açık cezaevine ayrılma şartlarını taşıyıp taşımadığı, kurul tarafından karar alındığı sırada mevzuat gereği hükümlünün gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunan rapor ve belgelerin değerlendirilip değerlendirilmediği, ulaşılan kanaate ilişkin dosya içeriğine uygun, denetime imkân verecek nitelikte gerekçe gösterilip gösterilmediğini denetlemek ile sınırlı olduğunu”; “idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmadığını” vurgulamıştır. Bir eksiklik veya hatalı değerlendirme tespit edilirse, idarenin yerine geçilerek karar verilmesi yerine, eksiklik açıklanıp gösterilmek suretiyle dosyanın yeniden değerlendirme için kurula gönderilmesi gerekir. Merci kararı bu nedenle oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/6472, K. 2024/4444, 13.06.2024
Müdür başkanlığındaki kurul, terör hükümlüsünün denetimli serbestlik talebi hakkında karar veremez. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü, koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kaldığını belirterek denetimli serbestlikten yararlanmak istemiştir. Kurum müdürü başkanlığında toplanan kurul, bu dilekçe üzerine yalnızca örgütten ayrılma konusundaki samimiyet hakkında değerlendirme yapmış, denetimli serbestlik talebi hakkında bir karar vermemiştir. Daire, m.89/3 ile ilgili yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde “kurum müdürü başkanlığında toplanan İdare ve Gözlem Kurulunun terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûm olan hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma talebi konusunda değerlendirme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığını” belirtmiştir. Talep hakkında şikâyete konu ve denetime imkân verecek nitelikte bir karar bulunmadığından, dosyanın yetkili ve görevli kurula gönderilmesine karar verilmesi gerekirken şikâyetin kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş; merci kararı farklı gerekçeyle ve oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5778, K. 2025/2562, 27.03.2025
Talep üzerine verilen karar “dönem değerlendirmesi” sayılamaz; savcı başkanlığındaki kurul karar vermelidir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası infaz edilen hükümlü, koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kaldığını belirterek açık kuruma ayrılma veya denetimli serbestlik talebinde bulunmuş; kurum müdürü başkanlığındaki kurul talebi reddetmiştir. İnfaz hâkimliği, kararın m.89/3 uyarınca Cumhuriyet savcısı başkanlığındaki kurulca verilmesi gerektiği gerekçesiyle şikâyeti kabul etmiş, merci itirazı reddetmiştir. Daire, terör ve örgütlü suçlarda açık kuruma ayrılma için “koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi hâlli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini” belirtmiş; hükümlünün talebi ve karar içeriği dikkate alındığında bu kararın dönem değerlendirmesi olarak nitelendirilemeyeceğini kabul ederek merci kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varmış ve kanun yararına bozma isteminin oybirliğiyle reddine karar vermiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda, iyi hâl denetiminin iki ayrı ekseni netleşir. Birinci eksen yetkidir: kararı hangi kurul vermelidir? Üçüncü ve dördüncü kararlar bu sorunun cevabını çarpıcı biçimde gösterir. Her iki dosyada da aynı ceza infaz kurumu, aynı dönem, aynı suç tipi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının birebir aynı gerekçesi söz konusudur; buna rağmen Daire iki farklı sonuca ulaşmıştır. Ayrım noktası, kurul kararının niteliğidir: karar altı ayda bir yapılan periyodik dönem değerlendirmesiyse müdür başkanlığındaki kurul yetkilidir ve savcının katılması gerekmez; buna karşılık karar hükümlünün talebi üzerine ve açık kuruma ayrılma / denetimli serbestlik konusunda verilen nihai bir değerlendirmeyse, m.89/3 listesindeki suçlarda savcı başkanlığındaki genişletilmiş kurul karar vermelidir. Pratik ölçüt şudur: kararın metni bir talebe cevap veriyor mu, yoksa dönemsel bir gözlem raporu niteliğinde mi?
İkinci eksen gerekçedir. Birinci karar, kurulun kendi kayıtlarıyla çelişen bir gerekçe kurmasının kararı sakatladığını gösterir; kurul, örgütten ayrılma samimiyetini bir kararla tasdik ettikten sonra aynı olguyu olumsuzluk sebebi yapamaz. Yine bu karar, yargılama dosyasındaki (yani mahkûmiyete esas alınmış) belgelerin infaz aşamasında olumsuz gerekçe olarak yeniden kullanılmasını kabul etmez — aksi hâlde hükümlünün infaz süresince gösterdiği gelişme hiçbir zaman dikkate alınamaz ve iyi hâl değerlendirmesi anlamsızlaşır. İkinci karar ise madalyonun diğer yüzüdür ve hükümlü lehine sonuç doğuran denetimin de bir sınırı olduğunu hatırlatır: hâkim, kurulun kanaatini beğenmediği için kendi kanaatini onun yerine koyamaz. Yapması gereken, hukuka aykırılığı somut olarak göstermek ve dosyayı kurula iade etmektir.
Bu ikili yapı, iyi hâl kararlarına karşı yapılacak başvuruların nasıl kurgulanması gerektiğini de belirler. Dilekçede önce yetki (hangi kurul, hangi bileşimle toplanmış), sonra usul (gerekçe var mı, bir sonraki değerlendirme tarihi gösterilmiş mi, karara karşı başvuru yolu yazılmış mı), en son esas (m.89/2’deki hangi somut veriler değerlendirilmemiş) sırasıyla ilerlemek gerekir. Talep ise “iyi hâlli sayılmama” değil, “kararın iptali ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere kurula gönderilmesi” biçiminde kurulmalıdır; aksi hâlde mercii, kendisinden yerindelik denetimi istendiği gerekçesiyle talebi reddedebilir.
Koşullu salıverilme aşaması ve gerekçeli rapor
İyi hâl değerlendirmesinin son durağı koşullu salıverilmedir. 5275 sayılı Kanun’un 107/11. maddesi uyarınca, hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkındaki karar, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan gerekçeli rapor üzerine, hükmü veren mahkemece veya hükümlünün bulunduğu yer infaz hâkimliğince dosya üzerinden verilir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Yukarıda değindiğimiz Yönetmelik m.17/3 hükmü burada devreye girer: olumlu iyi hâl değerlendirmesini içeren gerekçeli kurul kararı, bu “gerekçeli rapor” yerine geçer. Dolayısıyla olumlu kurul kararı elde edildiğinde, ayrıca bir rapor düzenlenmesini beklemek gerekmez.
7593 sayılı Kanun’la gelen yenilik: on beş yaş altı infazda bir gün iki gün sayılır
08.08.2026 tarihinde kabul edilen ve 18.08.2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, çocuk koruma mevzuatında kapsamlı bir reform yapmış; bu kapsamda 5275 sayılı Kanun’un 11, 15 ve 107. maddelerini de değiştirmiştir. Koşullu salıverilme bakımından en önemli değişiklik 107. maddeye ilişkindir.
5275 sayılı Kanun m.107/5 (7593 s.K. m.7 ile değişik): Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. Ancak bu hüküm; TCK m.81 (kasten öldürme), m.82 (nitelikli hâlleri), m.83 (ihmali davranışla öldürme), m.102 (cinsel saldırı), m.103 (çocuğun cinsel istismarı), m.188 (uyuşturucu imal ve ticareti) ve m.220 (suç işlemek amacıyla örgüt kurma) kapsamındaki suçlar bakımından uygulanmaz.
Aynı Kanun’la 5275 sayılı Kanun’un 15. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, cezalarını doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edebilir hâle gelmiştir. Bu değişiklikler, çocukken işlenen suçlarda infaz rejiminin bütününü etkileyen nitelikte olduğundan, hâlen infaz edilmekte olan dosyalarda müddetnamenin yeniden düzenlenmesini gerektirebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| “Disiplin cezam yok, o hâlde iyi hâlliyim” varsayımı | Talep reddedildiğinde hazırlıksız yakalanma | Disiplin cezasının bulunmaması yalnızca ön şarttır; m.89/2’deki tüm kalemler değerlendirilir |
| Talebi “iyi hâlli sayılmayı” istemek biçiminde yazmak | Kurul neye karar vereceğini belirleyemez, karar muğlaklaşır | Hangi kurumdan (açık kurum / denetimli serbestlik / koşullu salıverilme) yararlanmak istendiği açıkça yazılmalıdır |
| Kurulun bileşimini hiç incelememek | En güçlü iptal sebebi olan yetki sakatlığı gözden kaçar | Kararın başlığı ve altındaki imzalar üzerinden kurulun kim tarafından başkanlık edildiği kontrol edilir |
| Şikâyet dilekçesinde hâkimden doğrudan olumlu karar istemek | Yerindelik denetimi yasağı nedeniyle talep reddedilebilir | Kararın iptali ve dosyanın kurula iadesi talep edilmelidir |
| Bir sonraki değerlendirme tarihinin yazılmadığını fark etmemek | Hükümlü belirsiz süre bekler | Yönetmelik m.17/2 uyarınca tarih kararda gösterilmelidir; süre üç ay ile bir yıl arasında olmalıdır |
| Kuruma sunulan sertifika, ödül ve program kayıtlarını dosyaya koydurmamak | Kurulun elinde değerlendirilecek somut veri kalmaz | Katılınan programlar ve alınan belgeler talep dilekçesine eklenmeli, dosyaya girdiği teyit edilmelidir |
İyi hâl kararını kim verir?
Ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu verir. Ancak iki farklı bileşim vardır: en geç altı ayda bir yapılan ara (dönem) değerlendirmelerini kurum müdürü başkanlığındaki kurul yapar. Buna karşılık toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör, örgüt, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu imal-ticareti suçlarından hükümlü olanların açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme değerlendirmelerinde kurula Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği savcı başkanlık eder; kurula ayrıca bir izleme kurulu üyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı uzmanları katılır.
Disiplin cezam yoksa otomatik olarak iyi hâlli sayılır mıyım?
Hayır. Disiplin cezasının bulunmaması ya da kaldırılmış olması bir ön şarttır, tek başına iyi hâl anlamına gelmez. 5275 sayılı Kanun’un 89/2. maddesi; katılınan iyileştirme ve eğitim programlarını, spor, sosyal, kültür ve sanat faaliyetlerini, alınan sertifikaları, kitap okuma alışkanlığını, diğer hükümlüler ve kurum görevlileriyle ilişkileri, işlenen suçtan duyulan pişmanlığı ve çalışma kurallarına uyumu da değerlendirme ölçütü sayar.
İdare ve gözlem kurulunun olumsuz kararına karşı nereye başvurulur?
Karara karşı, hükümlünün bulunduğu yer infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurulur. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı ise ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Yönetmelik m.17/1 uyarınca başvuru yolu, mercii, süresi ve şekli kurul kararının kendisinde açıkça belirtilmek zorundadır.
İnfaz hâkimi benim iyi hâlli olduğuma doğrudan karar verebilir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, denetimin şekli şartların varlığı, dosyadaki rapor ve belgelerin değerlendirilip değerlendirilmediği ve gerekçenin denetime elverişli olup olmadığı ile sınırlı olduğunu; idarenin yerine geçilerek yerindelik denetimi yapılamayacağını belirtmektedir. Hâkim bir eksiklik veya hatalı değerlendirme saptarsa, bunu göstererek dosyayı yeniden değerlendirme yapılması için kurula gönderir.
Olumsuz karardan sonra ne kadar beklemem gerekir?
5275 sayılı Kanun’un 89/6. maddesi, olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilme süresinin bir yılı geçemeyeceğini düzenler. İlgili Yönetmeliğin 17/2. maddesi ise bu süreyi “üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz” biçiminde iki yönlü sınırlar ve bir sonraki değerlendirme tarihinin kararda açıkça belirtilmesini zorunlu kılar. Ayrıca olumsuz karar verilen hükümlü için iyileştirme planı revize edilerek kendisine tebliğ edilir.
Kurul kararı gerekçesiz olabilir mi?
Hayır. Yönetmelik m.17/1 kurul kararlarının gerekçeli yazılmasını emreder. Yargıtay ayrıca gerekçenin niteliğini de belirlemiştir: değerlendirme sonucunda somut ve denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe gösterilmesi gerekir. Somut tespitlere dayanmayan genel değerlendirmelere itibar edilmesi mümkün değildir.
Terör suçundan hükümlüyüm; açık kuruma ayrılmak için hangi şartlar aranıyor?
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6/2-(ç) ve Yargıtay uygulamasına göre üç şart birlikte gerçekleşmelidir: koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması, mensup olunan örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi hâlli olunması. Bu şartlardan biri eksikse açık kuruma ayrılma kararı verilemez.
Yanlış kurul karar verirse ne olur?
Bu bir yetki sakatlığıdır ve kararın iptali sebebidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kurum müdürü başkanlığında toplanan kurulun, terör örgütü üyeliğinden hükümlü olan kişinin denetimli serbestlikten yararlanma talebi hakkında değerlendirme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığını belirtmiştir. Bu durumda yapılması gereken, dosyanın kanunda öngörülen şekilde oluşturulmuş yetkili ve görevli kurula gönderilmesidir.
Koşullu salıverilme için ayrıca bir rapor gerekiyor mu?
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m.17/3 uyarınca, idare ve gözlem kurulunun olumlu iyi hâl değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı; 5275 sayılı Kanun’un 107/11. maddesinde yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerdeki “değerlendirme raporu” ve “iyi hâl kararı” yerine geçer. Yani olumlu karar alındığında ayrı bir rapor beklenmesi gerekmez.
Çocukken işlenen suçlarda infazda bir gün iki gün mü sayılıyor?
18.08.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun m.107/5 uyarınca, koşullu salıverilme süresinin hesabında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün iki gün olarak dikkate alınır. Ancak bu kural; TCK m.81, 82, 83, 102, 103, 188 ve 220 kapsamındaki suçlar bakımından uygulanmaz.
İlgili mevzuat
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.14 (açık ceza infaz kurumları), m.15 (çocuk eğitimevleri), m.89 (hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi), m.107 (koşullu salıverilme)
- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4 (infaz hâkimliklerinin görevleri)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 (kanun yararına bozma)
- 7242 sayılı Kanun m.18 ve m.36 (5275 s.K. m.14 ve m.89’da yapılan değişiklikler)
- 7593 sayılı Kanun m.6 ve m.7 (5275 s.K. m.15 ve m.107’de yapılan değişiklikler)
- Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m.13, m.14, m.16, m.17, m.36
- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.22
- Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6, m.10
İnfaz hukukunun diğer başlıkları için koşullu salıverilme ve koşullu salıverilme şartları yazılarımıza; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetim süresi konusunda HAGB yazımıza; ceza yargılamasının usul aşamaları için beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. İyi hâl değerlendirmesi ve koşullu salıverilme, her dosyanın müddetnamesine, suç türüne, infaz aşamasına ve kurul kayıtlarına göre farklı sonuç doğurur. Somut durumunuz için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.