Beraat mi, Düşme mi? CMK m.223 Hüküm Türleri ve Zamanaşımında Değişen İçtihat

- Hüküm altı türdür: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme (m.223/1).
- Beraat beş hâlde verilir (m.223/2); en sık görüleni (e) bendi: suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması.
- CYO‘nun iki ayrı grubu vardır: kusurun bulunmaması (m.223/3) ve fiil suç olmaya devam etmesine rağmen faile ceza verilmemesi (m.223/4 — etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık, karşılıklı hakaret, haksızlık içeriğinin azlığı).
- m.223/9: “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.”
- İçtihat üç kez değişti. 2010’dan beri süren uygulama, CGK 27.09.2023 kararıyla terk edilmiş; CGK 18.02.2026 kararıyla yeniden eski uygulamaya dönülmüştür.
- Bugünkü ölçüt: “derhâl beraat”, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenlemeyle suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâllerdir; bunun dışında zamanaşımı gerçekleşmişse düşme kararı verilir.
- Düşme kararı verilen sanığın, beraat verilmesi gerektiği talebiyle kararı temyiz etmesinde hukuki yarar vardır.
Kısa cevap: CMK m.223/1’e göre hüküm altı türdür: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme. Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (m.223/9); zamanaşımı konusunda içtihat üç kez değişmiştir.
“Dava düştü” ile “beraat ettim” aynı şey değildir. Biri teknik bir sona erme, diğeri aklanmadır.
Bu ayrımın hangi hâlde hangisinin verileceği sorusu, Yargıtay’da son üç yılda iki kez yön değiştirdi — sonuncusu 2026 Şubat‘ında.
Altı hüküm türü
CMK m.223/1: “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.”
Beraat sebepleri (m.223/2)
| Bent | Sebep |
|---|---|
| a | Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması |
| b | Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması |
| c | Failin kast veya taksirinin bulunmaması |
| d | Fiil sanık tarafından işlenmiş olsa da olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması |
| e | Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması |
(b) ile (e) karıştırılmamalıdır. (b), sanığın suçu işlemediğinin ispatlanmasıdır; (e) ise işlediğinin ispatlanamamasıdır — yani şüpheden sanık yararlanır ilkesinin karşılığıdır. Hükümde hangi bendin gösterildiği, tazminat ve hukuk davaları bakımından sonuç doğurur.
Ceza verilmesine yer olmadığı: iki ayrı grup
| Fıkra | Dayanak | Hâller |
|---|---|---|
| m.223/3 | Kusurun bulunmaması | Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâli veya geçici nedenler; hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi, zorunluluk hâli ya da cebir veya tehdit etkisi; meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılması; kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi |
| m.223/4 | Fiil suç olmaya devam ettiği hâlde faile ceza verilmemesi | Etkin pişmanlık; şahsî cezasızlık sebebi; karşılıklı hakaret; işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı |
Diğer hükümler
| Fıkra | Karar |
|---|---|
| 223/5 | Suçun işlendiği sabit olursa mahkûmiyet |
| 223/6 | Belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbiri |
| 223/7 | Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş hüküm veya açılmış dava varsa davanın reddi |
| 223/8 | TCK’daki düşme sebepleri ya da soruşturma/kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde düşme. Şart henüz gerçekleşmemişse durma kararı verilir ve bu karara itiraz edilebilir |
| 223/10 | Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı, kanun yolu bakımından hüküm sayılır |
Kilit hüküm: m.223/9
CMK m.223/9: “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.”
Madde gerekçesi ölçütü şöyle verir: “fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâllerde” derhâl beraat kararı verilebilir.
Sorun, “derhâl” kelimesinin ne anlama geldiğidir: yargılamanın başında mı, yoksa dosyanın geldiği nokta itibarıyla mı?
İçtihadın üç dönemi
| Dönem | Ölçüt | Zamanaşımı dolmuşsa |
|---|---|---|
| 1) 2010-2023 CGK 23.11.2010, 136-229 ve devamı | “Derhâl” = araştırma gerektirmeyen hâller (fiilin suç olmaması, suç olmaktan çıkarılması) | Düşme — derhâl beraat hâlleri hariç |
| 2) 2023-2026 CGK 27.09.2023, E.2023/6-7, K.2023/481 | Rücu edildi: “derhâl” = dosyanın mevcut durumu; ek araştırma gerekmiyorsa beraat verilebilir | Beraat — sanığın daha lehine olduğu için |
| 3) 18.02.2026’dan itibaren CGK, E.2025/562, K.2026/106 | Yeniden rücu: istikrar kazanmış uygulamaya dönüldü | Düşme — derhâl beraat hâlleri hariç |
2023 kararının gerekçesi masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı üzerine kuruluydu: beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesi, gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi ve suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüt yaratması anlamına gelirdi. 2026 kararı ise Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarına dayanarak bu endişeleri “isabetli olmadığı” değerlendirmesiyle reddetmiştir.
2026 kararının dayanağı
Ceza Genel Kurulu, Anayasa Mahkemesinin 16.10.2014 ve 2019 tarihli bireysel başvuru kararlarını esas aldı. Bu kararlara göre:
- Adil yargılanma hakkı, ceza davalarının mutlaka mahkûmiyet ya da beraat hükmüyle sonuçlandırılmasını isteme hakkını içermez;
- Suç isnadı altındaki kişilere, davanın tam olarak aklanmayı sağlayan bir hükümle sonuçlandırılmasını isteme güvencesi tanınmamıştır;
- Davanın düştüğü hâllerde de kişi hakkında masumiyet karinesi devam eder;
- Düşme kararı suçlayıcı veya cezai bir ifade barındırmaz ve adli sicile işlenmez.
Kurul ayrıca uzun yargılamaların makul sürede yargılanma hakkını ihlal edebileceğini kabul etmiş; ancak bunu gidermek için düşme kararı vermemenin etkin ve yeterli bir yöntem olmayacağını belirtmiştir.
Zamanaşımının usulî yeri
| Kural | İçerik |
|---|---|
| Kovuşturma şartı | Zamanaşımının gerçekleşmemiş olması bir kovuşturma şartıdır |
| Re’sen uygulama | TCK m.72 uyarınca re’sen uygulanır; şüpheli, sanık veya hükümlü vazgeçemez |
| Öncelik | Zamanaşımı sorunu diğer tüm sorunlardan önce ele alınır ve karara bağlanır |
| Süreler | TCK m.66/1-(e): beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezası gerektiren suçlarda 8 yıl. TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar |
Ne yapmalı?
- Beraat bendini denetleyin. Hüküm m.223/2’nin hangi bendine dayanıyor? (b) ile (e) arasındaki fark, hukuk davası ve tazminat bakımından önemlidir.
- CYO’nun fıkrasını ayırt edin. m.223/3 kusursuzluk, m.223/4 ise fiil suç olmaya devam ederken ceza verilmemesi hâlidir; sonuçları farklıdır.
- Zamanaşımını en başta hesaplayın. Kesen son işlem tarihini ve TCK m.66-67’deki süreleri çıkarın; zamanaşımı diğer tüm sorunlardan önce ele alınır.
- Derhâl beraat hâli var mı, sorun. Fiil suç oluşturmuyor mu ya da yeni düzenlemeyle suç olmaktan çıkarıldı mı? Bu hâllerde düşme değil beraat verilmelidir.
- Güncel çizgiyi esas alın. 18.02.2026 tarihli Ceza Genel Kurulu kararından sonra, “dosya olgun, beraat verilebilirdi” argümanı tek başına yeterli görülmemektedir.
- Düşme kararını temyiz edin. Düşme kararı verilen sanığın, beraat verilmesi gerektiği talebiyle temyizde hukuki yararı vardır.
- Durma kararına itiraz edin. Soruşturma veya kovuşturma şartı henüz gerçekleşmemişse verilen durma kararına karşı itiraz yolu açıktır (m.223/8).
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/562, K.2026/106, 18.02.2026 Genel Kurul içtihadını yeniden değiştirdi. Silahla tehdit suçundan verilen beraat kararı özel dairece onanmış; Başsavcılık, dava zamanaşımının 10.09.2023‘te dolduğunu belirterek düşme kararı verilmesi gerektiği görüşüyle itiraz etmişti. Kurul önce tarihçeyi çıkardı: 23.11.2010 tarihli ve 136-229 sayılı karar başta olmak üzere müstakar içtihatlarda “derhâl beraat kararı verilmesini gerektiren hâller hariç olmak üzere zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda öncelikle beraat değil zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği” kabul edilmiş; 27.09.2023 tarihli ve 7-481 sayılı kararla ise bu uygulamadan rücu edilerek “derhâl” ibaresinin dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği ve ek araştırma gerekmiyorsa beraat verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştı. Kurul, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarına dayanarak 2023 kararının masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı argümanlarına dayanan hak ihlali endişelerinin ve buna bağlı sonucun isabetli olmadığını değerlendirdi ve “istikrar kazanmış uygulamaya rücu edilmesi gerektiğine” hükmetti. Somut olayda derhâl beraat gerektiren bir hâl bulunmadığından, itirazın kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve beraat hükmünün zamanaşımı nedeniyle bozularak kamu davasının düşmesine karar verildi. Karar oy çokluğuyla alınmış; karşı oy kullanan üyeler, beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin lekelenmeme hakkına, masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu savunmuşlardır.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2023/3787, K.2025/2771, 13.03.2025 Ara dönemin uygulaması. Daire, Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli ve 2023/6-7 E., 2023/481 K. sayılı ilamına dayanarak, temyiz incelemesinden önce dava zamanaşımı gerçekleşmiş olsa da beraat hükmünü inceledi. Gerekçe şuydu: “derhal beraat” kavramının fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliğiyle suç olmaktan çıkarılması hâlleriyle sınırlı tutulması düzenlemenin konuluş amacına ters düşer; m.223/9’daki “derhal” sözcüğü dosyanın mevcut durumunu ifade eder. Kararda ayrıca üç dayanak sıralanmıştır: zamanaşımı büyük ölçüde yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamamasından doğduğundan düşme kararı gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına gelir; beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı lekelenmeme hakkının ihlali niteliğindedir; ve Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararı uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve fiilin hukuka aykırılığı konusuyla bağlıdır. Bu çizgi, 18.02.2026 tarihli Genel Kurul kararıyla terk edilmiştir.
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2020/4512, K.2020/18097, 08.12.2020 Klasik ölçüt ve zorunluluk. Daire, m.223/9’un gerekçesini aktardı: “fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği”. Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126-207 sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasına atıfla, zamanaşımı gerçekleştiğinde derhâl beraat gerektiren hâller hariç öncelikle düşme kararı verilmesi gerektiğini belirtti. Somut olayda derhâl beraat gerektiren bir durum bulunmadığından, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 12.09.2002 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK m.102/4‘teki beş yıllık asli zamanaşımının hüküm tarihinden önce dolduğu gözetilmeden karar verilmesi yasaya aykırı bulundu. Karar, zamanaşımının re’sen ve diğer iddialardan önce ele alınması zorunluluğunu da vurgulamaktadır.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2024/5786, K.2024/15052, 10.12.2024 Düşme kararı temyiz edilebilir mi? Daire, Ceza Genel Kurulunun 2013/8-333 E., 2013/624 K. sayılı ilamına dayanarak hüküm türlerini sanık lehine sıraladı: m.223/8’deki düşme kararı mahkûmiyeti önleyici sonuç doğurduğundan mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı gibi hükümlere göre sanık lehinedir; ancak m.223/1’de sayılan hükümlerden sanık açısından en lehe olanı hiç şüphesiz beraat kararıdır. Buradan pratik sonuç çıkar: hakkında düşme kararı verilen sanık veya müdafiinin bu kararı “beraat kararı verilmesi gerektiği talebi ile” temyiz etmelerinde hukuki yarar bulunmakta, bunun dışında düşme kararını temyizde hukuki yarar bulunmamaktadır. Karar ayrıca, Anayasa m.38/4 ve AİHS m.6/2’deki masumiyet karinesi ile lekelenmeme hakkı arasındaki bağı ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
CMK m.223’e göre kaç tür hüküm vardır?
Altı tür: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme. Ayrıca m.223/10 uyarınca adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı da kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Beraat hangi hâllerde verilir?
CMK m.223/2 uyarınca fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâllerinde.
“İşlemediği sabit” ile “işlediği sabit değil” farkı nedir?
m.223/2-b, sanığın suçu işlemediğinin ispatlanmasıdır; m.223/2-e ise işlediğinin ispatlanamamasıdır, yani şüpheden sanık yararlanır ilkesinin karşılığıdır. Hükümde hangi bendin gösterildiği, ceza hâkiminin tespitleriyle bağlı olan hukuk davası bakımından önem taşır.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı beraat mıdır?
Hayır. m.223/3’te kusurun bulunmaması, m.223/4’te ise fiil suç olmaya devam ettiği hâlde etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık sebebi, karşılıklı hakaret veya haksızlık içeriğinin azlığı nedeniyle ceza verilmemesi söz konusudur. Beraatten farklı olarak fiilin suç niteliği ortadan kalkmaz.
Zamanaşımı dolduğunda beraat mi düşme mi verilir?
Ceza Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli kararıyla istikrar kazanmış uygulamaya dönülmüştür: derhâl beraat kararı verilmesini gerektiren hâller hariç olmak üzere, zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda düşme kararı verilir.
“Derhâl beraat” ne demek?
Madde gerekçesine göre fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenlemeyle suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâllerdir. Ceza Genel Kurulu, 27.09.2023 tarihli kararında bu kavramı “dosyanın mevcut durumu” olarak genişletmiş; 18.02.2026 tarihli kararıyla dar yoruma dönmüştür.
Düşme kararını temyiz edebilir miyim?
Yargıtay’a göre hakkında düşme kararı verilen sanık veya müdafiinin bu kararı, beraat kararı verilmesi gerektiği talebiyle temyiz etmelerinde hukuki yarar bulunmaktadır; bunun dışında düşme kararını temyizde hukuki yarar yoktur.
Zamanaşımından vazgeçebilir miyim?
Hayır. Dava zamanaşımı TCK m.72 uyarınca re’sen uygulanır ve şüpheli, sanık veya hükümlü bundan vazgeçemez. Zamanaşımı kamunun yararı için kabul edilmiştir ve sorun diğer tüm sorunlardan önce ele alınır.
Durma kararı nedir?
CMK m.223/8 uyarınca soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şart henüz gerçekleşmemişse, gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
- 5271 sayılı CMK m.223 — Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
- 5271 sayılı CMK m.231 — Hükmün açıklanması ve açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı CMK m.232 — Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar
- 5237 sayılı TCK m.66 — Dava zamanaşımı süreleri
- 5237 sayılı TCK m.67 — Zamanaşımının durması veya kesilmesi
- 5237 sayılı TCK m.72 — Zamanaşımının re’sen uygulanması
- Anayasa m.36 ve 38/4 — Adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi
- AİHS m.6 — Adil yargılanma hakkı
Bağlantılı başlıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak sanık ve beraat hâlinde vekâlet ücreti yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Bu konudaki içtihat son üç yılda iki kez değişmiştir; işlem yapmadan önce güncel Yargıtay uygulaması doğrulanmalıdır.