Komşuluk Hukuku: Gürültü, Koku ve Taşkın Kullanım (TMK m.737)

- TMK m.683 malike geniş yetki verir; m.737 ise bu yetkiyi komşu lehine sınırlar.
- Taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku, gürültü ve sarsıntı yasaktır.
- “Taşkınlık”, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi, ailesi ve taşınmazı zararına aşırı derecede etkili eylemlerdir.
- Değerlendirmede yerin kullanım amacı ve niteliği, ilgili düzenlemeler ve boşluk hâlinde mahalli örf ve âdet esas alınır.
- Hâkim, hem zararı saptamak hem giderici önlemi bulmak ve tarafların yarar-zarar dengesini değerlendirmek zorundadır.
- Projeye ya da imara aykırılık tek başına komşuluk hukukuna aykırılık değildir.
- Hükümde giderim şekli ve taraf yükümlülükleri açıkça gösterilmelidir.
Komşuluk uyuşmazlıkları hukukun en somut alanlarından biridir: bir klima motoru, bir baca, bir ağaç ya da bir pergole yıllarca süren davaların konusu olabilir.
Bu davalarda kural tek bir maddede toplanır ve ölçüt tek bir kavramdır: hoşgörü sınırı.
İki madde, iki yön
TMK m.683: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”
TMK m.737: “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.”
Mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevler de yükleyen bir ayni haktır. m.737, malike mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek mülkiyetin yasal kısıtlamalarından birini düzenler.
“Taşkınlık” nedir?
Taşkınlıktan amaç, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ile ailesi ve taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek, tahammül sınırlarını zorlayan iş ve eylemlerdir.
Bu eylemlerin saptanmasında dört ölçüt gözetilir:
| Ölçüt | Örnek |
|---|---|
| Yerin kullanma amacı | Sanayi bölgesi mi, yazlık site mi? |
| Taşınmazın niteliği | Mesken, işyeri, tarım arazisi |
| İlgili düzenlemeler | İmar planı, çevre mevzuatı, yönetim planı |
| Mahalli örf ve âdet | Yasal boşluk hâlinde |
Hâkimin görevi
Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hâkim, gerek zararı saptama gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek ve tarafların yarar-zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Sınırı aşan kullanım saptanırsa, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şekli ve taraf yükümlülükleri açıkça gösterilmek zorundadır. “El atmanın önlenmesine” biçiminde soyut bir hüküm infaz edilemez.
Sık yapılan hata: “projeye aykırı, o hâlde taşkın”
Bir yapının imar planına ya da projeye uygun olmaması, soyut olarak — yalnızca bu hâliyle — komşuluk hukukuna aykırılık oluşturmaz. Bilirkişi raporunun yalnızca “eklenti projede yok” demesi yeterli değildir; ayrıca taşkın kullanma sayılıp sayılamayacağı, aşırı kullanma ile zarar arasında illiyet bulunup bulunmadığı ve zararın nasıl giderileceği tartışılmalıdır.
Doğru bilirkişi seçimi
Uyuşmazlığın konusuna göre uzmanlık alanı değişir ve uzmanlığı anlaşılamayan bilirkişinin raporu hükme yeterli sayılmaz:
- Ağaç, gölge, yaprak, kök zararı → ziraat fakültelerinin bağ ve bahçe bitkileri bölümünden mezun mühendis
- Yapı, eklenti, statik → inşaat mühendisi / mimar
- Gürültü, titreşim → makine mühendisi, çevre mühendisi, ölçüm raporu
- Koku, emisyon → çevre mühendisi
Ne yapmalı?
- Rahatsızlığı tarih ve saatleriyle kaydedin; video ve ses kaydı alın.
- Dava öncesi delil tespiti yaptırın; sonradan değişen durumlar ispatı zorlaştırır.
- Belediye, çevre müdürlüğü ve kolluğa yapılan şikâyet kayıtlarını toplayın.
- Gürültü için desibel ölçüm raporu alınmasını talep edin.
- Dilekçede hangi önlemin alınmasını istediğinizi somut olarak yazın.
- Uzmanlık alanını belirterek bilirkişi seçimi talep edin.
- Zararınız varsa tazminat talebini de ekleyin; m.730 bu imkânı verir.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2007/1963, K.2007/3012, 22.03.2007 Ağaç uyuşmazlığında bahçe bitkileri uzmanı gerekir. Davacı, 54 parsel sayılı taşınmazına komşu 31 parseldeki ağaçların gölge yaptığını, dökülen yaprakların mantar hastalıklarına yol açtığını, ağaçların hava sirkülasyonunu engellediğini ve rüzgârlı havalarda yıkılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ağaçların kalini istemişti. Mahkeme davayı reddetti. Daire, dava öncesi alınan 29.06.2004 tarihli tespit raporu ile hükme esas alınan 21.03.2006 tarihli bilirkişi görüşünün birbirini tutmadığını saptadı. Meyveli ve meyvesiz ağaçların dal, gövde ve yapraklarından zarar oluştuğu ileri sürüldüğüne göre, keşfin “ziraat fakültelerinin bağ ve bahçe bitkileri bölümünden mezun olmuş mühendis sıfatını taşıyan bilirkişinin katılımıyla” yapılması gerekirdi. Her iki raporu düzenleyenlerin bu konudaki uzmanlıkları anlaşılamadığından “hükme yeterli bilirkişi raporu varlığından söz edilemez” denilerek karar bozuldu.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2009/5626, K.2009/6409, 26.05.2009 “Projede yok” demek taşkınlığı ispatlamaz. Davacı, komşusunun eski pergolesini yıkarak daha büyük bir pergole yaptığını, bunun plan ve projeye aykırı olduğunu belirterek imalatın sökülmesini ve yapının eski hâline getirilmesini istemiş; mahkeme davayı kabul etmişti. Hükme esas alınan inşaat mühendisi raporları ise yalnızca “pergolenin vaziyet planında olmadığını” bildiriyordu. Daire, raporlarda eklentilerin komşuları olumsuz etkileyecek taşkın kullanma sayılıp sayılamayacağı, olağan hoşgörü sınırlarını aşıp aşmadığı, aşırı kullanmayla zarar arasında illiyet bulunup bulunmadığı ve zararın ne şekilde giderilebileceği hususları üzerinde hiç durulmadığını belirledi. Yapılacak iş, binaların yazlık amaçlı meskenler olduğu da gözetilerek uzman bilirkişiyle yeniden keşif yapmaktı; somut olaya uymayan raporlara dayanılarak verilen kabul kararı bozuldu.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2010/10496, K.2010/10664, 18.10.2010 Hükümde giderim şekli açıkça gösterilmelidir. Karar düzeltme aşamasında Daire, m.683 ile m.737‘yi birlikte ele alarak mülkiyetin sınırını çizer ve taşkınlığın tanımını yineler: komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi, ailesi ve taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemler. Yöntem bakımından iki ilke vurgulanır: hâkim “gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır” ve sınırı aşan kullanım saptanırsa “mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur”. Kararda ayrıca, bir inşaatın imar planına uygun düşmemesinin soyut olarak — yalnızca bu hâliyle — komşuluk hukukuna aykırılık oluşturmayacağı belirtilir.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2013/12235, K.2014/7741, 21.04.2014 Sulama motoru gürültüsünde eksik inceleme. Birleştirilen davada, pancar sulama motorunun çıkardığı gürültü kirliliğinin önlenmesi istenmişti; mahkeme davayı reddetmişti. Daire, uyuşmazlığın TMK m.737 gereğince çözülmesi gerektiğini belirterek yapılan araştırma ve incelemeyi hüküm vermeye yeterli görmedi. Kararda mülkiyetin çift yönlü niteliği vurgulanır: “mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevler de yükleyen bir ayni haktır.” Taşkınlık, komşunun kendisi ve ailesi zararına “tahammül sınırlarını zorlayan iş ve eylemler” olarak tanımlanır; saptanmasında yerin kullanma amacı, niteliği, ilgili düzenlemeler ve yasal boşluk hâlinde mahalli örf ve âdet gözetilir. Kararda ayrıca hâkimin, birlikte yaşama olanağı sağlayan demokratik toplum kurallarını da göz önünde tutması gerektiği belirtilmiştir.
Komşumun gürültüsü için hangi davayı açmalıyım?
TMK m.737’ye dayanan el atmanın önlenmesi (men’i müdahale) davası açılır. Dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve talep somut olarak belirtilmelidir: sesin belirli bir saatten sonra kesilmesi, motorun izole edilmesi, cihazın yerinin değiştirilmesi gibi. Zarar doğmuşsa tazminat talebi de eklenebilir. Ayrıca idari yoldan belediyeye ve çevre müdürlüğüne şikâyette bulunulması, dosyaya sunulacak kayıtlar bakımından yararlıdır.
Hoşgörü sınırı nasıl belirlenir?
Kanun mutlak bir eşik koymaz; ölçüt taşınmazın durumu, niteliği ve yerel âdettir. Bu nedenle sanayi bölgesindeki bir gürültü ile yazlık sitedeki aynı gürültü farklı değerlendirilir. Mahkeme yerin kullanım amacını, ilgili imar ve çevre düzenlemelerini, yasal boşluk hâlinde mahalli örf ve âdeti gözetir. Ayrıca eylemin komşunun kendisi, ailesi ve taşınmazı üzerinde aşırı derecede etkili olup olmadığı, tahammül sınırlarını zorlayıp zorlamadığı somut olarak incelenir.
Komşumun ağaçları evimi gölgeliyor, kestirebilir miyim?
Kendi başınıza kesemezsiniz; dava açmanız gerekir. Gölge, dökülen yapraklar, hava sirkülasyonunun engellenmesi ve devrilme tehlikesi gibi iddialar TMK m.737 kapsamında değerlendirilir. Ancak bu iddiaların ziraat fakültelerinin bağ ve bahçe bitkileri bölümünden mezun uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerekir; uzmanlığı anlaşılamayan kişilerin raporu hükme yeterli sayılmaz. Ayrıca TMK m.740’taki taşkın dallar ve kökler hükmü de ayrı bir dayanak oluşturabilir.
Komşumun yapısı ruhsatsız, yıktırabilir miyim?
Ruhsatsızlık ya da projeye aykırılık tek başına yıkım sonucu doğurmaz. Yargıtay, bir inşaatın imar planına uygun düşmemesinin soyut olarak komşuluk hukukuna aykırılık oluşturmadığını kabul etmektedir. Yıkım (kal) talebinin kabulü için yapının size somut bir zarar vermesi, bunun hoşgörü sınırını aşması ve aşırı kullanma ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekir. İmar mevzuatına aykırılık ise ayrıca belediyeye yapılacak başvuruyla idari yaptırıma konu olur.
Mahkeme kararı nasıl olmalı ki uygulanabilsin?
Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım saptanırsa, hükümde zararlı davranışın giderim şekli ve tarafların yükümlülükleri açıkça gösterilmelidir. “El atmanın önlenmesine” biçiminde soyut bir hüküm icra aşamasında uygulanamaz. Bunun yerine hangi cihazın kaldırılacağı, hangi izolasyonun yapılacağı, hangi saatlerde faaliyetin durdurulacağı gibi somut yükümlülükler yazılmalıdır. Bu nedenle dava dilekçesinde de talebin somutlaştırılması önemlidir.
Kiracıya karşı da dava açılabilir mi?
Evet. TMK m.737 taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanımını düzenlemekle birlikte, taşkın davranışı fiilen gerçekleştiren kişi kiracı ya da intifa hakkı sahibi olabilir. Bu hâlde el atmanın önlenmesi davası doğrudan ona karşı açılabilir; uygulamada malik ile kullanana birlikte dava açılması tercih edilir. Kat mülkiyetine tabi yapılarda ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu m.18 ve m.33 hükümleri uygulanır ve bağımsız bölüm malikleriyle kiracılar bakımından ayrı bir usul öngörülmüştür.
Zararımı da isteyebilir miyim?
Evet. Komşuluk hukukuna aykırı taşkın kullanımdan doğan zararlar için tazminat istenebilir; TMK m.730 taşkın kullanmadan doğan zararın giderilmesini düzenler. Ayrıca yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirme hakları m.737’nin son cümlesinde saklı tutulmuştur. Tazminat talebi el atmanın önlenmesi davasıyla birlikte ileri sürülebilir; zararın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve zarar ile taşkın kullanma arasında illiyet bağının ispatı gerekir.
Dava açmadan önce delil tespiti yaptırmalı mıyım?
Kuvvetle tavsiye edilir. Gürültü, koku ve toz gibi taşkınlıklar süreklilik göstermeyebilir ve dava sırasında ortadan kaldırılabilir; bu da ispatı imkânsızlaştırır. HMK m.400 vd. uyarınca delil tespiti yaptırarak mevcut durumu kayıt altına alabilirsiniz. Ancak dava öncesi rapor ile yargılamada alınan rapor çelişirse mahkeme yeniden keşif yaptırır; bu nedenle tespit aşamasında da uzmanlık alanı doğru seçilmiş bir bilirkişi görevlendirilmesi istenmelidir.
- 4721 sayılı TMK m.683 — Mülkiyet hakkının içeriği
- 4721 sayılı TMK m.730 — Taşkın kullanmadan doğan sorumluluk
- 4721 sayılı TMK m.737 — Komşu hakkı, kullanım biçimi
- 4721 sayılı TMK m.740 — Taşkın dallar ve kökler
- 4721 sayılı TMK m.746 — Kazı ve yapılar
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.18, 33
- 2872 sayılı Çevre Kanunu m.14 — Gürültü
- Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği
- 6100 sayılı HMK m.400 vd. — Delil tespiti
Bağlantılı başlıklar için kat mülkiyeti nedir, apartman ve site yönetim planı ve tapu iptal ve tescil davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.