Kanuni Faiz Oranı 2026: Reeskonta Bağlanan Yeni Sistem (3095 m.1)

legapro kapak 16039 LegaPro Hukuk Kanuni Faiz Oranı 2026: Reeskonta Bağlanan Yeni Sistem (3095 m.1)
Kısaca
  • 3095 sayılı Kanun m.1, 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle tümüyle değiştirildi; yürürlük 31.07.2026.
  • Kanuni faiz artık sabit oran değil: TCMB reeskont oranının yüzde sekseni.
  • Esas alınan oran, önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont oranıdır.
  • 30 Haziran oranı, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında o oranın yüzde sekseni geçerli olur.
  • m.2 değişmedi; ancak m.2/1 m.1’e atıf yaptığından ticari olmayan temerrüt faizi de yeni orandan etkilenir.
  • Ticari işlerde temerrüt faizi hâlâ TCMB kısa vadeli avans faizi oranından istenebilir (m.2/2).
  • m.4 saklıdır: İş Kanunu, Kamulaştırma Kanunu gibi kanunlardaki özel faiz hükümleri önceliklidir.

Kanuni faiz, yirmi yıldır sabit bir yüzde olarak uygulanıyordu.

2026’da bu bitti: oran artık Merkez Bankası’nın reeskont oranına bağlı.

Yeni madde metni

3095 sayılı Kanun m.1 (7589/10 ile değişik): “…Türk Borçlar Kanunu ile … Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”

Kanuni faizin kırk yıllık seyri

DönemHesap yöntemi
19.12.1984 – 01.01.2000Yıllık yüzde otuz; Bakanlar Kurulu yüzde sekseni kadar artırıp eksiltebilir
01.01.2000 – 01.05.2005TCMB reeskont oranı (4489 sayılı Kanun)
01.05.2005 – 31.07.2026Yıllık yüzde on iki; 01.01.2006’dan itibaren yüzde dokuz (5335 sayılı Kanun)
31.07.2026 –Reeskont oranının yüzde sekseni (7589 sayılı Kanun)

Yani sistem reeskont esasına geri döndü — ancak bu kez oranın tamamı değil, yüzde sekseni uygulanıyor.

Faiz türlerini karıştırmayın

TürNe zaman işlerOran kaynağı
Anapara (akdi) faiziTemerrütten önce, vadeye kadarSözleşme; yoksa 3095 m.1
Temerrüt faizi (adi iş)Temerrütten itibaren3095 m.2/1 → m.1’e atıf
Temerrüt faizi (ticari iş)Temerrütten itibaren3095 m.2/2 — TCMB avans faizi
Özel kanun faiziİlgili kanunun öngördüğü hâllerde3095 m.4 saklı — örn. İş K. m.34 en yüksek mevduat faizi

Yargıtay’ın deyişiyle yasal faiz, sözleşmede oran gösterilmeyen ya da kanunun faiz öngördüğü hâllerde devreye giren bir “yedek hukuk kuralı” — bir ikame faiztir.

Reeskont oranı ile “reeskont faizi” aynı şey değil

3095 m.1’de 2005’te reeskont ibaresinin metinden çıkarılması, TCMB’nin reeskont oranı belirleme yetkisini ortadan kaldırmamıştı; Banka bu yetkiyi 1211 sayılı Kanun‘dan alır ve oranları düzenli olarak ilan eder. Bu nedenle bir hükümde “reeskont faizi” yazıyorsa, uygulanacak oran TCMB’nin reeskont işlemlerinde uyguladığı orandır; yorumla bunun yasal faiz olduğu kabul edilemez.

Ticari işlerde tavan var mı?

TBK m.88 akdi faizi yasal faizin yüzde elli fazlasıyla, TBK m.120 temerrüt faizini yüzde yüz fazlasıyla sınırlar. Ancak TTK m.8/1 ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini öngörür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TTK m.8 ve 9’un ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğunu ve bu nedenle TBK m.88 ile m.120’nin ticari işlerde uygulanamayacağını kabul etmiştir. Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (TTK m.8/3).

Ne yapmalı?

  1. Dilekçede faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça yazın; hâkim taleple bağlıdır.
  2. İşin ticari olup olmadığını belirleyin; taraflardan biri tacirse kural olarak diğer taraf için de ticari iştir.
  3. Alacağınız ücret niteliğindeyse İş Kanunu m.34’teki en yüksek mevduat faizini talep edin.
  4. Islah veya talep artırımı dilekçesinde faiz türünü değiştirmeyin; değiştirirseniz o kısma yeni tür uygulanır.
  5. Sözleşmede faiz varsa oranı ve türünü (akdi mi temerrüt mü) net yazdırın.
  6. İlamlı takipte hükümde ne yazıyorsa onu talep edin; icra dairesi yorum yapamaz.
  7. 31.07.2026 öncesi ve sonrası dönemler için oranın ayrı ayrı hesaplanmasını isteyin.
Hukuk Genel Kurulu uygulaması
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1916, K.2019/616, 28.05.2019 Hükümde “reeskont faizi” yazıyorsa yasal faiz uygulanamaz. Ticaret mahkemesi ilamında 7.779.771,33 TL‘nin “dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile” tahsiline hükmedilmiş; borçlu, 5335 sayılı Kanun’la 3095 m.1’den reeskont ibaresi çıkarıldığı için bunun artık yasal faiz sayılması gerektiğini ileri sürmüştü. Kurul, kanuni faizin 1984’ten bugüne geçirdiği tüm aşamaları ayrıntısıyla ortaya koyduktan sonra iki tespit yaptı. Birincisi: “ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur”; ne icra dairesi ne de sınırlı yetkili icra mahkemesi infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirleme yetkisine sahiptir. İkincisi: 3095 m.1’den reeskont ibaresinin çıkarılması, TCMB’nin reeskont oranını belirleme yetkisini ortadan kaldırmaz — Banka bu yetkiyi 1211 sayılı Kanun m.4 ve m.39‘dan alır ve oranları ilan etmeye devam eder. Bu nedenle “hükmün faize ilişkin bölümünün açıkça ‘reeskont faizi’ olarak adlandırılarak kurulmuş olmasına rağmen, yorumla bunun hükümde ifade edilmeyen yasal faizi ifade ettiğini kabule olanak bulunmamaktadır”. Direnme kararı oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1812, K.2021/185, 02.03.2021 “Yasal faiz” dediyseniz yasal faiz alırsınız. İşçi, dava dilekçesinde fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri için en yüksek mevduat faizi istemiş; ıslah dilekçesinde ise artırılan kısım için “yasal faiz” talep etmişti. Kurul önce kavramları ayırdı: yasal faiz, sözleşmede oran gösterilmeyen veya kanunun faiz öngördüğü hâllerde devreye giren, öğretide “yedek hukuk kuralı” ya da “ikame faiz” denilen faizdir. Ardından 4857 sayılı Kanun m.34 uyarınca gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütüleceğini hatırlattı. Buna rağmen HMK m.26‘daki taleple bağlılık ilkesi gereği, “ıslah dilekçesinde talep edilen ‘yasal faiz’ ifadesinin 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinde düzenlenen yasal faiz olduğu kabul edilmelidir” denildi; aksi hâlde kavram kargaşası doğardı. Sonuç: artırılan miktarlara ıslah tarihinden itibaren, en yüksek mevduat faizini aşmamak kaydıyla yasal faiz uygulanmalıdır. Direnme kararı bu değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozuldu.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/558, K.2020/234, 26.02.2020 Tüketici de bankadan avans faizi isteyebilir. Konut kredisinde 3.000 TL dosya masrafı kesilen tüketici, iade için takip başlatmış; itiraz üzerine açtığı davada avans faizi istemişti. Yerel mahkeme yasal faize hükmetti. Kurul, TTK m.3 ve m.19 uyarınca tacir olan bankanın borçlarının ticari olmasının asıl olduğunu ve taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin diğer taraf için de ticari iş sayıldığını belirtti. Buna göre konut kredisi sözleşmesi banka için ticari iş niteliğindedir ve tüketici, 3095 m.2/2 uyarınca temerrüt hâlinde avans faizi isteyebilir. Kurul ayrıca, kredi masraflarına ilişkin belgeler bankada bulunduğundan alacağın likit olduğunu ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini kabul etti. Direnme kararı bozuldu — faiz ve tazminat noktalarında oybirliğiyle.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1650, K.2019/507, 02.05.2019 Ticari işlerde TBK’daki faiz tavanları uygulanmaz. Genel kredi sözleşmesinden doğan alacakta yerel mahkeme, TBK m.120‘deki tavanı uygulayarak temerrüt faizini %20,63 ile sınırlamıştı. Kurul, TTK m.8/1‘in ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini öngördüğünü, TTK m.9‘un yollama yaptığı mevzuatın 3095 sayılı Kanun olduğunu ve bunun akdi faiz oranı yönünden bir sınırlama getirmediğini saptadı: “TTK’nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olup … 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir.” Buna karşılık Kurul bir sınır da çizdi: bankaların TCMB’ye bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizler temerrüt faizinin tespitinde esas alınmaz; bu nedenle banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesiyle fiilen uygulanan akdi faiz belirlenmelidir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozuldu.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gerekip de miktarı sözleşmeyle tespit edilmemiş hâllerde uygulanacak oranları belirler. Kanun’un 1. maddesinde “kanuni (yasal) faiz”, 2. maddesinde “temerrüt faizi” düzenlenmiştir; ikinci maddede ayrıca ikili bir ayrım vardır — ticari olmayan temerrüt faizi birinci fıkrada düzenlenip açıkça 1. maddeye atıf yapar, ticari temerrüt faizi ise ikinci fıkrada ayrıca hükme bağlanır. Maddenin tarihsel seyri şöyledir: ilk hâlinde kanuni faiz senelik yüzde otuz olarak belirlenmiş ve Bakanlar Kuruluna bu oranın yüzde sekseni kadar artırma-eksiltme yetkisi tanınmıştı; bu düzenleme 01.01.2000‘e kadar uygulandı. 4489 sayılı Kanun‘la yapılan değişiklikle, 01.01.2000 – 01.05.2005 döneminde kanuni faizin hesabı TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranına bağlandı; aynı dönemde ticari temerrüt faizi de kısa vadeli avans faizi oranına bağlandı ve her iki oran için 30 Haziran’da beş puanlık fark ölçütü getirildi. 5335 sayılı Kanun‘la 01.05.2005‘ten itibaren reeskont esasından vazgeçilerek kanuni faiz yıllık yüzde on iki olarak belirlendi; bu oran 01.01.2006‘dan geçerli olmak üzere yüzde dokuza indirildi ve yirmi yıl boyunca bu şekilde uygulandı. Nihayet 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, 31.07.2026 itibarıyla madde yeniden yazıldı: kanuni faiz artık TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden ödenir; söz konusu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur. Böylece sistem reeskont esasına dönmüş, ancak oranın tamamı yerine yüzde seksenlik bir katsayı benimsenmiştir. 2. madde değiştirilmemiştir; ne var ki birinci fıkrasındaki açık yollama nedeniyle ticari olmayan işlerde uygulanacak temerrüt faizi de yeni orandan doğrudan etkilenir. Ticari işlerde ise temerrüt faizi, arada sözleşme olmasa bile TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden istenebilir; bunun için avans oranının m.1’deki orandan fazla olması gerekir. m.2/3 uyarınca temerrüt faizi sözleşmede kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz yukarıdaki oranların üstündeyse, temerrüt faizi akdi faizden az olamaz. Faiz kavramları bakımından önce anapara faizi ile temerrüt faizi ayrımı yapılır: anapara faizi — sermaye, kapital ya da akdi faiz de denir — henüz temerrüde düşmeden, vade tarihine kadar işleyen faizdir; temerrüt faizi ise borçlunun para borcunu zamanında ödememesi üzerine temerrüt tarihinden başlayıp temerrüt devam ettikçe varlığını koruyan faizdir. Her iki tür bakımından ayrıca akdi faiz (taraflarca kararlaştırılan) ve yasal faiz (miktarı kanunla tespit edilen) ayrımı yapılır. Faiz hukuki niteliği itibarıyla fer’i bir haktır: varlığı ve devamı asıl alacağa bağlıdır; asıl alacak doğmamışsa faiz de doğmaz, asıl alacak sona ererse faiz de sona erer. Buna karşılık TBK m.147/1 uyarınca faiz alacağının asıl alacaktan ayrı olarak talep ve dava edilmesi mümkündür. TBK m.88 ve m.120, sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirleme yapılacağını söyler ve sözleşmeyle kararlaştırılacak orana tavan getirir: anapara faizinde yüzde elli, temerrüt faizinde yüzde yüz fazla. Ancak Hukuk Genel Kurulu, TTK m.8/1‘in ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini öngörmesi ve TTK m.8 ile m.9’un ticari işler bakımından özel hüküm niteliği taşıması karşısında, TBK m.88 ve m.120’deki tavanların ticari işlerde uygulanamayacağını kabul etmiştir; tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler ise TTK m.8/3 uyarınca saklıdır. Uygulamada dikkat edilecek bir başka nokta, 3095 m.4‘tür: “Diğer kanunların, bu Kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükümleri saklıdır.” Bu nedenle bazı alanlarda özel faiz türleri geçerlidir — örneğin 4857 sayılı İş Kanunu m.34 uyarınca gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır ve bu oran yalnız çıplak ücreti değil, ikramiye, sosyal yardımlar, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücret niteliğindeki alacakların tümünü kapsar. Kat Mülkiyeti Kanunu, Banka Kartları Kanunu ve Kamulaştırma Kanunu da faize ilişkin özel düzenleme içeren kanunlar arasındadır. Tüm bu ayrımların pratikteki bağlayıcı sınırı taleple bağlılık ilkesidir: HMK m.26 uyarınca hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yargıtay bu ilkeyi faiz bakımından katı uygular: dilekçede “yasal faiz” yazılmışsa bu ifade 3095 m.1’deki yasal faiz olarak dar yorumlanır, “yasadan kaynaklanan faiz” şeklinde genişletilmez. Aynı şekilde ilamlı takipte ilamın infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür ve hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur; icra dairesi de sınırlı yetkili icra mahkemesi de infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirleme yetkisine sahip değildir. Bu nedenle hükümde “reeskont faizi” yazıyorsa uygulanacak oran TCMB’nin reeskont işlemlerinde uyguladığı orandır ve davanın açıldığı tarihte yasal faizin oran olarak reeskont faizine eşit olması, talebin yasal faiz sayılması sonucunu doğurmaz. Son olarak, kanuni faiz oranının dönemsel olarak değiştiği unutulmamalıdır: 31.07.2026 öncesi ve sonrası dönemler için hesaplamanın ayrı ayrı yapılması, yılın ilk ve ikinci yarısı bakımından da beş puanlık fark ölçütünün denetlenmesi gerekir.
Kanuni faiz oranı 2026’da nasıl hesaplanıyor?

7589 sayılı Kanun’la değişik 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden ödenir. Bu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Yasal faiz ile avans faizi arasındaki fark nedir?

Yasal faiz 3095 m.1’de düzenlenir ve sözleşmede oran kararlaştırılmamış hâllerde uygulanır. Avans faizi ise 3095 m.2/2 uyarınca ticari işlerde temerrüt faizi olarak istenebilen, TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı orandır. Avans faizinin istenebilmesi için bu oranın m.1’deki orandan fazla olması gerekir.

Temerrüt faizi oranı da değişti mi?

3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi değiştirilmedi. Ancak maddenin birinci fıkrası oranı belirlerken 1. maddeye atıf yaptığından, ticari olmayan işlerde uygulanacak temerrüt faizi de yeni hesap yönteminden doğrudan etkilenir. Ticari işlerde temerrüt faizi ise m.2/2 uyarınca TCMB kısa vadeli avans faizi oranı üzerinden istenmeye devam eder.

Dilekçede hangi faizi istemeliyim?

Faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça yazmak gerekir; HMK m.26 uyarınca hâkim taleple bağlıdır. Yargıtay, ıslah dilekçesinde “yasal faiz” yazılmasını 3095 m.1’deki yasal faiz olarak dar yorumlamış ve artırılan kısma bu faizin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle dilekçedeki ifade, alacağınızın niteliğine uygun seçilmelidir.

İşçilik alacaklarına hangi faiz uygulanır?

4857 sayılı İş Kanunu m.34 uyarınca gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu oran yalnız çıplak ücreti değil, ikramiye ve sosyal yardımlar ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücret niteliğindeki alacakları da kapsar. 3095 m.4 uyarınca bu tür özel hükümler saklıdır.

Ticari işlerde faiz oranına üst sınır var mı?

Hukuk Genel Kurulu, TTK m.8/1’in ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini öngördüğünü ve TTK m.8 ile m.9’un ticari işler bakımından özel hüküm niteliği taşıdığını belirterek, TBK m.88 ve m.120’deki tavanların ticari işlerde uygulanamayacağını kabul etmiştir. Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler ise TTK m.8/3 uyarınca saklıdır.

İlamda “reeskont faizi” yazıyorsa ne uygulanır?

TCMB’nin reeskont işlemlerinde uyguladığı oran uygulanır. Yargıtay’a göre ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür ve hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur; icra dairesi ile sınırlı yetkili icra mahkemesi infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirleyemez. Hükümde açıkça “reeskont faizi” yazıyorsa bunun yasal faizi ifade ettiği kabul edilemez.

Değişiklik derdest davalarımı etkiler mi?

Kanuni faiz oranı dönemseldir; her dönem için o dönemde yürürlükte olan yönteme göre hesaplanır. Bu nedenle 31.07.2026 öncesi ve sonrası için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekir. Faiz oranına ilişkin bu değişiklik için 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde ayrı bir geçiş hükmü öngörülmemiştir; buna karşılık TBK m.55’teki faiz düzenlemesi için özel bir geçiş kuralı vardır.

İlgili mevzuat
  • 3095 sayılı Kanun m.1 — Kanuni faiz (7589/10 ile değişik)
  • 3095 sayılı Kanun m.2 — Temerrüt faizi
  • 3095 sayılı Kanun m.4 — Diğer kanunlardaki faizler
  • 6098 sayılı TBK m.88 ve m.120 — Faiz ve temerrüt faizi
  • 6102 sayılı TTK m.8 ve m.9 — Ticari işlerde faiz
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.34 — Ücretin gününde ödenmemesi
  • 6100 sayılı HMK m.26 — Taleple bağlılık ilkesi
  • 1211 sayılı TCMB Kanunu m.4 ve m.39

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, bedensel zararda faiz ve mahsup ve itirazın iptali davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara