HAGB’de 2026 Değişikliği Nedir? Şartlar, Taksitli Zarar Ödemesi ve İhlalin Sonucu (CMK 231)

HAGB’de 2026 Değişikliği Nedir? Şartlar, Taksitli Zarar Ödemesi ve İhlalin Sonucu (CMK 231)
Kısaca
  • HAGB kaldırılmadı. CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkraları, 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle bütünüyle yeniden yazıldı.
  • Sınır aynı: hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olmalı.
  • Yürürlükteki m.231/6 üç şart sayar: daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmama, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın tamamen giderilmesi.
  • Müsadere artık açıkça istisna: HAGB, müsadereye ilişkin hükümler hariç hükmün sonuç doğurmamasını ifade eder.
  • Zarar derhal giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödeme koşuluyla da karar verilebilir.
  • İhlal hâlinde hüküm açıklanır; açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir ve itiraz mercii yalnız o fıkradaki koşullarla sınırlı inceleme yapar.
  • İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği Anayasa m.17 kapsamı kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmaz.

Kısa cevap: HAGB kaldırılmamış, CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkraları 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden yazılmıştır; hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olmalıdır. m.231/6 üç şart sayar: daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmama, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi; zarar derhal giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödeme koşuluyla da karar verilebilir.

2026 yazında en çok sorulan sorulardan biri şuydu: “HAGB kalktı mı?”

Kalkmadı. Ama maddenin neredeyse tamamı yeniden yazıldı.

Kurumun mantığı

HAGB, bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. Birincisi teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanması geri bırakıldığı için hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmüdür. İkincisi, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve onun varlık kazanmasını engelleyen HAGB kararıdır.

Denetim süresi sorunsuz geçerse düşme, ihlal olursa hükmün açıklanması sonucu doğar. Bu yönüyle HAGB, sanık ile Devlet arasındaki cezai ilişkiyi sona erdiren şartlı bir düşme nedenidir.

Yürürlükteki şartlar

CMK m.231/6: “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.”

Yürürlükteki metinde sanığın kabulüne ilişkin bir cümle yer almamaktadır. Ayrıca m.231/8 uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB’ye karar verilemez.

Zararın giderilmesi ve taksit imkânı

SoruCevap
Hangi zarar?Maddi zarar; manevi zarar bu kapsamda değildir
Kim ödeyebilir?Sanık adına, bilgisi ve rızası dâhilinde üçüncü kişiler de
Zarar doğurmayan suçlarda?Bu şart aranmaz
Miktar nasıl belirlenir?Kanaat verici basit bir araştırma ile; hâkim, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tespite çalışmaz
Teknik bilgi gerekiyorsa?Bilirkişi incelemesi yaptırılır ve sanığa gidereceği açıkça sorulur
Derhal ödenemiyorsa?m.231/9: denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderme koşuluyla karar verilebilir

Denetim süresi ve yükümlülükler

  • Süre beş yıldır; suça sürüklenen çocuklarda üç yıl.
  • Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere denetimli serbestlik tedbiri olarak eğitim programına devam, gözetim altında çalıştırılma veya belli yerlere gitmekten yasaklanma gibi yükümlülükler belirlenebilir.
  • Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
  • HAGB’de hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa dahi seçenek yaptırımlara çevrilemez.

İhlal: ne olur, ne yapılabilir?

CMK m.231/11: “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.“

Son iki cümle yenidir ve pratikte belirleyicidir: ihlal üzerine açıklanan hükme karşı itiraz yolu açıktır, ancak merciin incelemesi o fıkranın koşullarıyla sınırlıdır.

Kanun yolu: kısa bir tarihçe

DönemHAGB kararına karşı yol
5560 sayılı Kanun sonrasıİtiraz (m.231/12)
AYM’nin 20.07.2022 tarihli 121-88 sayılı kararıİtiraz yolunu düzenleyen kural iptal edildi
05.04.2023 — 7445 sayılı Kanunİtiraz mercii karar ve hükmü inceler, aykırılık varsa kaldırır
12.03.2024 — 7499 sayılı Kanunİstinaf yolu; karar ve hüküm usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir
31.07.2026 — 7589 sayılı KanunFıkra yeniden düzenlendi; istinaf yolu korundu

Uygulanmayacağı suçlar

m.231/14, HAGB hükümlerinin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacağını açıkça düzenler.

Ne yapmalı?

  1. Adli sicilinizdeki kaydın suç tarihini kontrol edin; sonraki tarihli bir suçtan verilen mahkûmiyet engel oluşturmaz.
  2. Zarar varsa duruşmadan önce giderin; ödeme belgesini dosyaya sunun.
  3. Derhal ödeyemiyorsanız taksitle ödeme iradenizi tutanağa geçirtin.
  4. Zarar miktarı tartışmalıysa bilirkişi incelemesi isteyin; size açıkça sorulmasını talep edin.
  5. HAGB’ye yer olmadığına karar verilirse gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığını denetleyin.
  6. Gerekçelerin birbiriyle çelişmemesi gerektiğini — takdiri indirim uygulanırken olumlu, HAGB’de olumsuz kanaat gibi — ileri sürün.
  7. İhlal üzerine açıklanan hükme karşı itiraz süresini kaçırmayın.
Ceza Genel Kurulu uygulaması
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2024/547, K.2025/368, 01.10.2025 Sabıkada belirleyici olan suç tarihidir. Sanık hakkında 02-11.11.2017 tarihlerinde işlediği zincirleme cinsel taciz suçundan HAGB kararı verilmiş; itiraz mercii, sanığın adli sicilinde yer alan bir mahkûmiyeti gerekçe göstererek “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerektiği” gerekçesiyle kararı kaldırmıştı. Oysa o mahkûmiyetin suç tarihi 17.11.2017, kesinleşme tarihi 25.12.2018‘di — yani yargılamaya konu suçtan sonra. Kurul, adli sicildeki ilamın suç tarihi itibarıyla yasal engel oluşturmadığını ve “yalnızca sanığın suç işleme hususundaki eğilimini belirlemek yönünden değerlendirmeye tabi tutulabileceğini” belirtti. Ayrıca merci kararının gerekçesinin Anayasa m.141/3 ile CMK m.34 uyarınca yasal ve yeterli olmadığı saptandı. Kararda gerekçe yükümlülüğünün itiraz mercii kararları bakımından da geçerli olduğu vurgulanır. Başsavcılık itirazı kabul edilerek merci kararı oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2018/607, K.2022/349, 17.05.2022 Zarar giderilmediyse HAGB verilmez — ama zarar doğru saptanmalıdır. Suç eşyasının satın alınması suçundan mahkûm edilen hurdacı sanık hakkında, “mağdur tarafın zararı giderilmediği” gerekçesiyle HAGB’ye yer olmadığına karar verilmişti. Kurul önce ölçütleri sıraladı: burada kastedilen maddi zarardır, manevi zarar kapsam dışıdır; zarar sanık adına üçüncü kişilerce de giderilebilir; hâkim kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam olarak tespite çalışmamalıdır; miktar teknik bilgi gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve zararı giderip gidermeyeceği sanığa açıkça sorulmalıdır. Somut olayda katılanın 12.000 TL civarındaki zararı giderilmemiş, demirler iade edilmemiş, belge ya da fatura düzenlemeksizin malı satın alan sanığın haksız kazancı devam etmişti. Bu nedenle yerel mahkemenin gerekçesi usul ve kanuna uygun bulundu; Başsavcılık itirazı oybirliğiyle reddedildi.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2018/212, K.2021/27, 04.02.2021 “İkinci kez HAGB yasağı” geriye yürümez. Sanık hakkında daha önce iki ayrı HAGB kararı verilmiş; yerel mahkeme, yeni suçun bu kararların denetim süreleri içinde işlendiğini belirterek m.231/8’in ikinci cümlesi uyarınca HAGB’ye yer olmadığına karar vermiş ve direnmişti. Kurul, söz konusu cümlenin 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun‘la eklendiğini hatırlattı ve şu ilkeyi kurdu: HAGB maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğurduğundan karma yapıdadır; bu nedenle sanık aleyhine sonuç doğuran bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önce işlenen suçlar hakkında uygulanmaması gerekir. Önceki HAGB kararları yalnızca suç işleme eğilimini belirlemek yönünden değerlendirilebilir. Yerel mahkeme gerekçesi yasal ve yeterli bulunmayarak direnme hükmü oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2023/1, K.2024/95, 28.02.2024 Askıdaki hükmün içeriği kanun yararına bozmayla denetlenemez. Fuhuş suçundan verilen HAGB kararı, itirazın reddiyle kesinleşmiş; Adalet Bakanlığı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemişti. Kurul, HAGB kararının CMK m.231/5-14’teki objektif koşullar — ceza miktarı, önceki mahkûmiyet, zararın giderilmesi, denetim süresinin doğru tayini gibi — bakımından kanun yararına bozmaya konu olabileceğini kabul etti. Buna karşılık hükmün içeriğine dâhil hukuka aykırılıklar için aynı şey söylenemez: “henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir”. Aksi kabul, kararın olağan denetim yolları işletilmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması ve aynı merci tarafından iki kez farklı yöntemlerle incelenmesi sonucunu doğururdu. İtiraz değişik gerekçeyle kabul edildi, kanun yararına bozma istemi reddedildi; karar oy çokluğuyla verildi.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuza ilk kez çocuklar bakımından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.23 ile girmiş; 19.12.2006‘da yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun‘un 23. maddesiyle CMK m.231’e eklenen 5 ilâ 14. fıkralar ile yetişkinler için de uygulamaya konulmuştur. Başlangıçta yalnızca şikâyete bağlı suçlarla sınırlı ve bir yıl veya daha az cezalar için kabul edilen kurum, 5728 sayılı Kanun‘la iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezalarını kapsayacak biçimde genişletilmiş; 6008 sayılı Kanun‘la sanığın kabulü şartı eklenmiş, 6545 sayılı Kanun‘la da “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi getirilmiştir. Son olarak 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle, 31.07.2026 itibarıyla maddenin beşinci ilâ on dördüncü fıkraları bütünüyle yeniden düzenlenmiştir. Kurumun yapısı değişmemiştir: HAGB bünyesinde iki karar barındırır. İlki, teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanması geri bırakıldığı için hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmü; ikincisi, bu ön hükmün varlık kazanmasını engelleyen HAGB kararıdır. Denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak CMK m.223 uyarınca düşme kararı verilir; bu yönüyle HAGB, sanık ile Devlet arasındaki cezai ilişkiyi sona erdiren şartlı bir düşme nedenidir. Yürürlükteki m.231/5‘e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise HAGB’ye karar verilebilir; uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır ve HAGB, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. m.231/6 üç şart sayar: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi. Yürürlükteki metinde sanığın kabulüne ilişkin bir cümle bulunmamaktadır. Birinci şart uygulamada en çok hataya yol açan noktadır: belirleyici olan suç tarihidir. Yargılamaya konu suçtan sonra işlenip sonradan kesinleşen bir mahkûmiyet HAGB’ye yasal engel oluşturmaz; böyle bir kayıt yalnızca suç işleme eğilimini belirlemek yönünden değerlendirilebilir. Aynı şekilde adli sicilden silinme şartları oluşmuş bir mahkûmiyet de kanuni engel değildir. Üçüncü şart bakımından Ceza Genel Kurulunun yerleşik ölçütleri şunlardır: kastedilen maddi zarardır, manevi zarar bu kapsamda değerlendirilmez; zararın bizzat sanık tarafından giderilmesi gerekmez, onun bilgisi ve rızası dâhilinde üçüncü kişiler de tazmin edebilir; zarar doğurmayan ya da zarar doğurmaya elverişli olmayan suçlarda bu şart aranmaz. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza muhakemesinde şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini gözeterek kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla tespite çalışmamalıdır; nitekim düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına engel değildir. Zarar herkesçe kolaylıkla belirlenebiliyorsa sanığın talep veya ihtar beklenmeksizin kendiliğinden gidermesi beklenir; buna karşılık miktar teknik bilgi gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve zararı karşılama iradesi bulunan sanığa belirlenen miktarı giderip gidermeyeceği açıkça sorulmalıdır. m.231/9, altıncı fıkranın (c) bendindeki koşulun derhal yerine getirilemediği hâllerde, zararın denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödenerek tamamen giderilmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebileceğini öngörür. m.231/7 uyarınca HAGB’ye konu hükümde hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. m.231/8‘e göre denetim süresi beş yıldır; bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB’ye karar verilemez, bir yıldan fazla olmamak üzere denetimli serbestlik yükümlülükleri belirlenebilir ve dava zamanaşımı durur. İkinci kez uygulama yasağının zaman bakımından uygulanması ayrı bir meseledir: Ceza Genel Kurulu, HAGB’nin maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğuran karma bir kurum olduğundan hareketle, sanık aleyhine sonuç doğuran bu cümlenin yürürlük tarihi olan 28.06.2014’ten önce işlenen suçlara uygulanmaması gerektiğini kabul etmiştir. İhlal rejimi m.231/11‘de düzenlenir: denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa erteleme veya seçenek yaptırıma çevirmeye karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Yeni metnin eklediği iki cümle uygulamada belirleyicidir: açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir ve itiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. Kanun yolu tarafında tablo şöyledir: HAGB kararına karşı başlangıçta itiraz öngörülmüş, Ceza Genel Kurulu 22.01.2013 tarihli 534-15 sayılı kararıyla bu itirazın hem maddi olay hem hukuki yönden incelenmesi gerektiğini kabul etmiş; Anayasa Mahkemesinin 20.07.2022 tarihli ve 121-88 sayılı kararıyla itiraz yolunu düzenleyen kural etkili başvuru hakkına aykırı bulunarak iptal edilmiş; 05.04.2023‘te yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun‘la itiraz merciinin karar ve hükmü inceleyerek aykırılık hâlinde kaldıracağı düzenlenmiş; 12.03.2024‘te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun‘la istinaf yoluna geçilmiş ve karar ile hükmün usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceleneceği kabul edilmiştir. Yürürlükteki m.231/12 bu çerçeveyi korur. Bir sınır da olağanüstü kanun yolu bakımındandır: HAGB kararı, m.231/5-14’teki objektif koşullar yönünden kanun yararına bozmaya konu olabilirse de, hükmün içeriğine dâhil hukuka aykırılıklar bu yolla denetlenemez; zira henüz hukuken varlık kazanmamış bir hüküm ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilebilir. Son olarak m.231/13 HAGB kararlarının bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceğini ve bu kayıtların ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece istenmesi hâlinde kullanılabileceğini; m.231/14 ise HAGB’nin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacağını hükme bağlar.
HAGB 2026’da kaldırıldı mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkraları yeniden düzenlendi ve kurum yürürlükte kaldı. Değişiklik 31.07.2026’da yürürlüğe girdi. Yeni metin, HAGB’nin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda uygulanmayacağını açıkça düzenlemektedir.

HAGB’nin şartları nelerdir?

Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması gerekir. Ayrıca m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi aranır.

Zararı taksitle ödeyebilir miyim?

Evet. CMK m.231/9 uyarınca altıncı fıkranın (c) bendindeki koşulu derhal yerine getiremeyen sanık hakkında, mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

Manevi zarar da giderilmek zorunda mı?

Hayır. Ceza Genel Kurulunun yerleşik uygulamasına göre m.231/6-c’de kastedilen maddi zarardır; manevi zarar bu kapsamda değerlendirilmez. Ayrıca suçun işlenmesiyle herhangi bir zararın doğmadığı ya da zarar doğurmaya elverişli olmayan suçlar yönünden bu şart hiç aranmaz.

Sabıkam var, HAGB alabilir miyim?

Belirleyici olan suç tarihidir. Yargıtay, yargılamaya konu suçtan sonra işlenip sonradan kesinleşen bir mahkûmiyetin HAGB’ye yasal engel oluşturmadığını, böyle bir kaydın yalnızca suç işleme eğilimini belirlemek yönünden değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. Adli sicilden silinme şartları oluşmuş mahkûmiyet de kanuni engel değildir.

Denetim süresinde suç işlersem ne olur?

Mahkeme hükmü açıklar. Ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii yalnızca o fıkradaki koşullarla sınırlı inceleme yapar.

HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?

Yürürlükteki CMK m.231/12 uyarınca, CMK m.272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır. İstinaf ve temyizde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

HAGB kararı adli sicile işler mi?

CMK m.231/13 uyarınca HAGB kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.231 — Hükmün açıklanması ve geri bırakılması
  • 7589 sayılı Kanun m.15 — CMK m.231’de değişiklik (RG 31.07.2026)
  • 5271 sayılı CMK m.223 — Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
  • 5271 sayılı CMK m.272 — İstinaf edilebilecek kararlar
  • 5271 sayılı CMK m.309 — Kanun yararına bozma
  • 5271 sayılı CMK m.34 · Anayasa m.141/3 — Kararların gerekçeli olması
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.23

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, HAGB nedir ve adli sicil kaydı sildirme yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı Nasıl Yapılır? CMK 308 Yeni Kapsam ve Üç Aylık Süre

İçindekilerYeni madde metniNeler değişti?Nasıl işler?Kapsamın içtihatla çizilen sınırlarıLehe ve aleyhe ayrımıNe yapmalı? Kısaca CMK m.308, 7589 sayılı Kanun’un…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevreyi Kirletmenin Cezası Nedir? Atık ve Deşarj Suçu (TCK m.181)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kasten Yaralamanın Ağırlaşmış Halleri Nelerdir? Kemik Kırığı, Yüzde Sabit İz ve Ölüm (TCK m.87)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.87, kasten yaralamanın mağdurda ağır bir netice…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Şikâyet Süresi Kaç Ay? Şikâyete Bağlı Suçlarda Süre ve Şikâyetten Vazgeçme (TCK m.73)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.73/1’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Adli Sicil Kaydı Sildirme Kapsamlı Rehber

İçindekilerAdli Sicil Kaydı Sildirme: Kapsamlı Rehber ve Sıkça Sorulan SorularAdli Sicil (Sabıka Kaydı): Nedir ve Nasıl Sorgulanır?Adli Sicile…

02.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Müşteki Nedir? Müşteki Sanık Ne Demek?

İçindekilerCeza Yargılamasında Mağdur Hakları ve Sıkça Sorulan SorularMüşteki Nedir? Tanımı ve Hukuki AnlamıMüşteki ve Mağdur Arasındaki FarklarMüşteki ve…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara