Bedensel Zarar ve Destek Tazminatında Faiz: TBK 55’e Yeni Fıkralar

legapro kapak 15995 LegaPro Hukuk Bedensel Zarar ve Destek Tazminatında Faiz: TBK 55'e Yeni Fıkralar
Kısaca
  • 7589 sayılı Kanun m.18 ile TBK m.55‘e iki yeni fıkra eklendi (31.07.2026‘da yürürlüğe girdi).
  • Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil / zarar doğuran olay tarihinden faiz işler.
  • Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden faiz işler.
  • Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
  • Geçiş kuralı: yeni fıkralar, 31.07.2026’dan sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylara uygulanır.
  • Değişmeyen kurallar: rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri indirilemez.
  • Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.

Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında yıllardır tartışılan iki mesele — faizin ne zaman başlayacağı ve peşin ödemelerin nasıl mahsup edileceği — 2026 yazında kanunla çözüldü.

Yeni fıkralar

TBK m.55 (Ek fıkra: 16.07.2026-7589/18 md.): “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.”

İkinci ek fıkra: “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.”

Faizde ikili ayrım

DönemFaiz başlangıcı
Kazanç biliniyor (geçmiş dönem)Olay tarihi
Kazanç bilinemiyor (gelecek dönem)Karar tarihi

Bu ayrım, tazminatın henüz doğmamış gelecek kayıpları da kapsaması nedeniyle ortaya çıkan mükerrer zenginleşme tartışmasını kanun düzeyinde çözmektedir.

Değişmeyen üç kural

  • Hesap yöntemi: destekten yoksun kalma ve bedensel zararlar, TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.
  • İndirim yasağı: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler zararın belirlenmesinde gözetilemez, tazminattan indirilemez.
  • Hakkaniyet yasağı: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.

TBK m.55, kamu düzenine ilişkin emredici bir hükümdür. 6101 sayılı Kanun m.2 uyarınca kamu düzenine ilişkin kurallar gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır. Buna karşılık 2026’da eklenen iki fıkra için özel geçiş kuralı getirilmiştir.

Geçiş kuralı

7589 sayılı Kanun geçici m.1/(9): TBK m.55’te yapılan değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. 31.07.2026’dan önce meydana gelen olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder.

Ne yapmalı?

  1. Olay tarihinin 31.07.2026 öncesi mi sonrası mı olduğunu ilk iş olarak belirleyin.
  2. Bilirkişiden bilinen ve bilinemeyen dönem ayrımlı hesap isteyin.
  3. Faiz talebini iki döneme ayırarak yazın.
  4. Sigorta şirketinin peşin ödemelerinin tarihini belgeleyin; oransal mahsup buna bağlıdır.
  5. Rücu edilemeyen SGK ödemelerinin indirilmediğini denetleyin.
  6. Hesaptan hakkaniyet indirimi yapılmışsa itiraz edin.
  7. Bakıcı gideri kaleminden yapılan indirime istinaf/temyiz aşamasında mutlaka değinin.
Yargıtay uygulaması — indirim yasağı ve mahsup
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/15776, K.2025/1156, 23.01.2025 Bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamaz. Daire, TBK m.55 metnini aktardıktan sonra somut olaydaki hatayı gösterdi: “yukarıda açıklanan madde hükmü kapsamında bedensel zarara dahil olan bakıcı gideri alacak kaleminden hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapılamayacağı açık olmasına karşın aile içi dayanışmalı bakım gerekçe gösterilerek hakkaniyet indirimi yapılmış olması hatalı” bulundu. Ancak Daire, usul hukuku sınırını da gözetti: ilk derece mahkemesinin bakıcı giderinden aile içi dayanışmalı bakım gerekçesiyle yaptığı %30 oranındaki indirim davacı tarafça istinafa getirilmediğinden, usuli kazanılmış hak kapsamında hesap raporundaki bakıcı giderinden %30 oranında indirim yapılması gerekirken %40 oranında indirim yapılması hatalı sayıldı ve bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu. Karar, hem indirim yasağının bakıcı giderini de kapsadığını hem de aleyhe hükümlerin zamanında istinafa getirilmemesinin sonradan telafi edilemeyeceğini göstermesi bakımından çift yönlü öğreticidir.
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2013/25, K.2013/8901, 02.05.2013 Madde kamu düzenine ilişkindir; hakkaniyet indirimi mümkün değildir. Daire, 01.07.2012‘de yürürlüğe giren TBK m.55‘i aktardıktan sonra zaman bakımından uygulamayı çözdü: 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun m.2 uyarınca “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” ve “6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de kamu düzenine ilişkin emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.” Bu ilkeler doğrultusunda Daire, iş kazasına dayalı olarak sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle hesaplanan maddi zararlardan hakkaniyet indirimi yapılabilmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardı; bilirkişi raporunda tespit edilen maddi zarar miktarından hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı oybirliğiyle bozdu.
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2013/22301, K.2014/5657, 24.03.2014 Yalnızca rücu edilebilir kısım indirilir. Hükme esas alınan hesap raporunda toplam maddi zarar hesaplanmış, ancak bu miktardan Kurumca bağlanan gelirin hesap raporu tarihinde geçerli tüm peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmı indirilerek davacının karşılanmayan zararı bulunmadığı sonucuna varılmıştı. Daire, geçici iş göremezlik ödeneğinin ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin davalılara rücu edilebilir kısımlarının indirilmesi gerektiğini belirterek bunun aksine yapılan hesabı TBK m.55’e aykırı buldu. Kararda, Adalet Komisyonu’nun madde gerekçesi de aktarılır: “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır.” Bu kural gereği teknik arıza ve tam kaçınılmazlık hâllerindeki ödemeler, bağlanan gelirlerin işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı, müterafik kusura yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri ve tahsis tarihinden sonraki artışlar denkleştirilemez.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2014/20603, K.2015/17570, 10.11.2015 Destek zararının unsurları ve “ifa amacı taşımayan ödeme”. Daire, TBK m.53/3 uyarınca “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların” ölüm hâlinde uğranılan zararlardan biri olduğunu ve uygulamada bunun destekten yoksun kalma tazminatı olarak ifade edildiğini belirtti. Hesabın bağlı olduğu unsurlar sayıldı: ölenin muhtemel yaşam süresi, muhtemel çalışma ve destek olma süresi, destekten yoksun kalanların muhtemel yaşam süresi, destek alabilme süreleri ve gelir durumları. Daire ayrıca, desteğin bakım ihtiyacını ortadan kaldıran menfaatlerin bulunması hâlinde destek zararının azalabileceğini ya da kalkabileceğini belirtti; ancak TBK m.55/1 gereğince kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin — örneğin zarar veren yahut üçüncü kişi tarafından ifa kastı dışında kalan saiklerle yapılan ödeme ve yardımların — tazminattan indirilemeyeceğini vurguladı.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. 6098 sayılı TBK m.55, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların nasıl belirleneceğini düzenler ve uygulamada tazminat hesabının çerçevesini çizen temel hükümdür. Maddenin ilk fıkrası üç kural içerir: bu zararlar TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler zararın belirlenmesinde gözetilemez ve tazminattan indirilemez; ve hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. İkinci fıkra ise hükmün kapsamını genişletir: her türlü idari eylem ve işlem ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğü kaybı ya da ölüme bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da TBK hükümleri uygulanır. Yargıtay, m.55’i kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm saymakta ve 6101 sayılı Kanun m.2 uyarınca gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağını kabul etmektedir. Bunun en görünür sonucu, hesaplanan maddi zarardan hakkaniyet indirimi yapılamamasıdır; bu yasak yalnızca sürekli iş göremezlik kalemini değil, bedensel zarara dâhil olan bakıcı gideri kalemini de kapsar — nitekim “aile içi dayanışmalı bakım” gerekçesiyle yapılan indirimler hatalı bulunmaktadır. İndirim yasağının ikinci ayağı sosyal güvenlik ödemeleridir: denkleştirme işlevi, ödemenin sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır; bu nedenle teknik arıza ve tam kaçınılmazlık hâllerindeki ödemeler, bağlanan gelirlerin işçinin kusuru ve kaçınılmazlık nedeniyle rücu edilemeyen kısmı, müterafik kusura yansıyan ödemeler ve tahsis tarihinden sonraki artışlar tazminattan düşülemez; indirilebilecek olan yalnızca rücu edilebilir kısımdır. Aynı fıkra, ifa amacını taşımayan ödemeleri de dışarıda bırakır: zarar veren ya da üçüncü kişi tarafından ifa kastı dışında kalan saiklerle yapılan ödeme ve yardımlar denkleştirilemez. Bu yerleşik çerçeveye 16.07.2026 kabul tarihli, 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle iki yeni fıkra eklenmiştir ve bunlar uygulamada iki büyük tartışmayı sonlandırmaktadır. Birincisi faiz başlangıcıdır: çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Böylece geçmiş ve gelecek dönem ayrımı faiz bakımından kanunla kurulmuş olur. İkincisi peşin ödemelerin mahsubudur: aynı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu kural, özellikle sigorta şirketlerinin dava öncesi yaptığı kısmi ödemelerin nominal olarak mı yoksa güncel değere göre mi düşüleceği tartışmasına açık bir cevap verir. Bu iki fıkra bakımından zaman uygulaması ayrıca düzenlenmiştir: 7589 sayılı Kanun geçici m.1/(9) uyarınca değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önce meydana gelen olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Dolayısıyla hâlen derdest olan dosyaların büyük çoğunluğunda faiz ve mahsup, eski rejim ve yerleşik içtihat uyarınca belirlenmeye devam edecek; yeni kurallar ise 31.07.2026’dan sonraki olaylarda doğrudan uygulanacaktır.
Faiz artık ne zaman başlıyor?

7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkra ikili bir ayrım getirmiştir: zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Bu kural 31.07.2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır.

Olayım 2026’dan önceyse hangi kural geçerli?

Eski rejim geçerlidir. 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca TBK m.55’te yapılan değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; bu tarihten önce meydana gelen olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Sigortanın yaptığı peşin ödeme nasıl düşülür?

Yeni eklenen fıkra uyarınca, bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Yani ödeme nominal tutarıyla değil, yapıldığı tarihteki tazminata oranı gözetilerek düşülür. Bu nedenle ödeme tarihinin dekont veya ibraname ile kesin biçimde belgelenmesi önem taşır.

Hesaplanan tazminattan hakkaniyet indirimi yapılabilir mi?

Hayır. TBK m.55’in birinci fıkrası açıktır: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Yargıtay bu hükmü kamu düzenine ilişkin emredici bir kural sayarak, sürekli iş göremezlik nedeniyle hesaplanan maddi zarardan hakkaniyet indirimi yapılmasını bozma sebebi saymıştır. Bu yasak bakıcı gideri kalemini de kapsar.

SGK’nın bağladığı gelir tazminattan düşülür mü?

Yalnızca rücu edilebilir kısmı düşülür. TBK m.55 uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zararın belirlenmesinde gözetilemez ve tazminattan indirilemez. Madde gerekçesine göre teknik arıza ve tam kaçınılmazlık hâllerindeki ödemeler, işçinin kusuru nedeniyle rücu edilemeyen kısım, müterafik kusura yansıyan ödemeler ve tahsis tarihinden sonraki artışlar denkleştirilemez.

“İfa amacını taşımayan ödeme” ne demek?

Zarar veren ya da üçüncü kişi tarafından, borcu ifa etme kastı dışında kalan saiklerle yapılan ödeme ve yardımlardır. Yargıtay, bu tür ödemelerin TBK m.55/1 gereğince tazminattan indirilemeyeceğini belirtmektedir. Örneğin yardım amacıyla toplanan paralar veya iyi niyet gösterisi niteliğindeki destekler bu kapsamda değerlendirilir; borcun ifası amacıyla yapılan ödemeler ise mahsup edilir.

Bu hükümler idareye karşı açılan davalarda da uygulanır mı?

Evet. TBK m.55’in ikinci fıkrası uyarınca bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Bu nedenle idari yargıda görülen tam yargı davalarında da aynı hesap ilkeleri geçerlidir.

Aleyhime yapılan indirime istinafta değinmezsem ne olur?

Sonradan düzeltilemez. Yargıtay, bakıcı giderinden yapılan %30 oranındaki hakkaniyet indiriminin hatalı olduğunu kabul etmekle birlikte, bu indirimin davacı tarafça istinafa getirilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirtmiş; bu nedenle indirimin ancak %30 oranında uygulanabileceğine hükmetmiştir. Bu nedenle aleyhe her kalemin kanun yolu dilekçesinde ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı TBK m.55 — Zararın belirlenmesi (Ek fıkralar: 16.07.2026-7589/18)
  • 6098 sayılı TBK m.53 — Ölüm hâlinde uğranılan zararlar
  • 6098 sayılı TBK m.54 — Bedensel zararlar
  • 6098 sayılı TBK m.51-52 — Tazminatın belirlenmesi ve indirim
  • 7589 sayılı Kanun geçici m.1/(9) — Geçiş hükmü
  • 6101 sayılı Kanun m.2 — Kamu düzenine ilişkin kuralların uygulanması
  • 5510 sayılı Kanun m.21 — SGK’nın rücu hakkı

Bağlantılı başlıklar için destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminatın belirlenmesi ve iş kazası tazminat davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara