Kaçak Sanık Kimdir? CMK m.247 ve Yargılamanın Yenilenmesi

legapro kapak 16051 LegaPro Hukuk Kaçak Sanık Kimdir? CMK m.247 ve Yargılamanın Yenilenmesi
Kısaca
  • Kaçak, soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan ya da yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle kendisine ulaşılamayan kişidir (CMK m.247/1).
  • Kaçaklık kararı her suçta verilemez: CMK m.248/2’deki katalog suçlar ile sınırlıdır.
  • Karar, gazete ilanı + konut kapısına asma ve ardından on beş gün beklenmesi usulüne bağlıdır (m.247/2).
  • 7589 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle m.247/3 değiştirildi ve 31.07.2026‘da yürürlüğe girdi.
  • Yeni metin: kaçak hakkında kovuşturma yapılabilir; sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
  • Güvenlik tedbirine karar verilirse kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
  • 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde CMK m.247 için ayrı bir geçiş kaydı yoktur.

Bir ceza davası, kural olarak sanığın huzurunda görülür. Sanık ortada yoksa dosya beklemeye alınır.

Ancak kanun bu kurala bir istisna tanır: sanık kaçak ise yargılama yürüyebilir. Bu istisnanın sınırlarını çizen hüküm, 12. Yargı Paketi ile yeniden yazılmıştır.

Kaçak kimdir?

CMK m.247/1: “Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir.”

Tanımın iki unsuru vardır ve ikisi birlikte aranır: amaç (soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak) ve sonuç (kendisine ulaşılamaması). Adresinde bulunamayan her sanık kaçak değildir; hakkında yakalama emri çıkarılmış olması da tek başına kaçaklık kararı yerine geçmez.

Kaçaklık kararı hangi şartlarla verilir?

Kaçaklık, kendiliğinden doğan bir statü değil, karara bağlanan bir statüdür. CMK m.247/2 bunun için üç aşamalı bir usul öngörür.

AşamaNe yapılır
1 — Ön şartKişi hakkında m.248/2’deki suçlardan soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olmalı; usulüne göre yapılan tebligata uyulmaması nedeniyle verilen zorla getirilme kararı da yerine getirilememiş olmalı
2 — İlan (bent a)Çağrının bir gazete ile ve bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilanına karar verilir; ilanda, on beş gün içinde gelmezse m.248’deki tedbirlere hükmedilebileceği ayrıca açıklanır
3 — Karar (bent b)Bu işlemlerin yerine getirildiği tutanakla saptandıktan sonra on beş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verilir

Katalog dışında kalan bir suçtan kaçaklık kararı verilemez. Örneğin konut dokunulmazlığının ihlali m.248/2’de sayılmadığından, bu suçtan kaçaklık kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

CMK m.248/2 kataloğu

GrupSuçlar
TCKSoykırım ve insanlığa karşı suçlar (76-78); göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (79, 80); hırsızlık (141, 142); yağma (148, 149); güveni kötüye kullanma (155); dolandırıcılık (157, 158); hileli iflas (161); uyuşturucu imal ve ticareti (188); parada sahtecilik (197); suç işlemek amacıyla örgüt kurma (220); zimmet (247); irtikâp (250); rüşvet (252); ihaleye fesat karıştırma (235); edimin ifasına fesat karıştırma (236); Devletin güvenliğine karşı suçlar (302-308); Anayasal düzene karşı suçlar (309-313); silahlı örgüt ve örgüte silah sağlama (314, 315); Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (328-337)
Diğer kanunlarAteşli Silahlar Kanunu m.12 silah kaçakçılığı; Bankalar Kanunu m.22/3 ve 4 zimmet; Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu‘nda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.68 ve 74

7589 sayılı Kanun m.247/3’ü nasıl değiştirdi?

Üçüncü fıkranın son yirmi yılı hareketlidir. Fıkra önce iptal edilmiş, sonra yeniden düzenlenmiş, en son da değiştirilmiştir.

Tarihİşlem
5271 sayılı KanunÖzgün metin: “Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararı verilemez.”
22.03.2023Anayasa Mahkemesi, E.2022/145, K.2023/59 sayılı kararıyla fıkrayı iptal etti
02.03.20247499 sayılı Kanun m.16 ile fıkra yeniden düzenlendi
16.07.20267589 sayılı Kanun m.16 ile fıkra değiştirildi — yürürlük 31.07.2026

CMK m.247/3 (yürürlükteki metin): “Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.”

Özgün metinle karşılaştırıldığında iki yenilik göze çarpar.

KonuÖzgün metinYürürlükteki metin
Kovuşturma yapılabilmesiYapılabilirAynı
Sorgusuz verilemeyecek kararlarYalnız mahkûmiyetMahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı
Güvenlik tedbiriHüküm yokVerilebilir; ancak yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir

Mantık şudur: sorgusu yapılmamış bir kaçak hakkında aleyhe sonuç doğuran kararlar verilemez. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı beraat değildir; suçun işlendiği kabul edilir, yalnız ceza verilmez. Kanun koyucu bu kararı da savunma alınmadan verilemeyecek kararlar arasına almıştır.

Güvenlik tedbiri ve yenileme hakkı

Güvenlik tedbiri — örneğin müsadere — bakımından ise farklı bir denge kurulmuştur. Tedbire karar verilebilir; ama karar, sanığın savunma hakkını sonsuza dek yok etmez.

Kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. Talebin dayanağı, yeni bir delil ya da bir hata iddiası değil, doğrudan savunma hakkının kullanılmamış olmasıdır.

Zaman bakımından uygulama

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi on fıkradan oluşur ve İİK m.114, 2576 m.7, İYUK m.46, TMK m.440-444, TCK m.158, CMK m.308, TBK m.55 ve HMK mülga m.107 için ayrı geçiş kuralları getirir. CMK m.247 bu fıkralarda sayılmamıştır. Dolayısıyla yeni metin, yürürlük tarihi olan 31.07.2026 itibarıyla uygulanır.

Kaçak hakkında hangi tedbirler uygulanabilir?

Kaçaklık kararının asıl sonucu, CMK m.248’deki zorlama amaçlı elkoyma rejiminin devreye girmesidir.

FıkraTedbir
248/1Kaçağın savcıya başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’deki mal, hak ve alacaklarınaamaçla orantılı olarak — sulh ceza hâkimi veya mahkeme kararıyla elkonulabilir; gerektiğinde kayyım atanır. Karar müdafiye bildirilir.
248/3Elkonulan mal, hak ve alacakların korunmasında elkoymaya ilişkin hükümler uygulanır; kararların özetinin gazetede ilanına karar verilebilir.
248/4Kaçak yakalandığında veya kendiliğinden teslim olduğunda elkoymanın kaldırılmasına karar verilir.
248/5Kaçak hakkında yokluğunda tutuklama kararı verilebilir (m.100 ve devamı).
248/6Kaçağın bakmakla yükümlü olduğu yakınları yoksulluğa düşecekse, elkonulan mal varlığından sosyal durumlarıyla orantılı yardımda bulunulması için kayyıma izin verilir.
248/8Bu kararlara karşı itiraz edilebilir.

Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister (m.247/4). Kaçak yargılamasında müdafisiz duruşma yapılamaz.

“Sorgu” ne demektir?

m.247/3’ün kilit kavramı sorgudur. Sorgu, sanığın kimliğinin tespit edilmesi, iddianamenin okunması, haklarının hatırlatılması ve suçlamaya karşı beyanının usulüne uygun biçimde alınmasıdır. Başka bir dosyada tutuklama talebiyle alınan bir beyan, bu dosyadaki sorgunun yerini tutmaz.

HükümKural
CMK m.193/1Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz
CMK m.193/2Toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir
CMK m.195Suç yalnız veya birlikte adlî para cezası veya müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese de duruşma yapılabilir — davetiyede bu ihtarın yazılı olması şartıyla
CMK m.247/3Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; sorgusu yoksa mahkûmiyet ve CYO verilemez

Ne yapmalı?

  1. Kaçaklık kararının varlığını denetleyin. Dosyada yalnız yakalama emri varsa kaçaklık statüsü doğmamıştır; m.248 tedbirlerinin dayanağı yoktur.
  2. Suçun katalogda olup olmadığına bakın. Suç CMK m.248/2’de sayılmıyorsa kaçaklık kararı verilemez; verilmişse itiraz konusu yapın.
  3. İlan usulünü inceleyin. Gazete ilanı yapılmış mı, konut kapısına asılmış mı, on beş günlük ihtar ilanda açıkça yazılmış mı, tutanak düzenlenmiş mi — her biri ayrı bir denetim noktasıdır.
  4. Sorgunun usulüne uygunluğunu ölçün. Kimlik tespiti, iddianamenin okunması, hakların hatırlatılması ve savunmanın alınması tamamlanmamışsa sorgu yapılmış sayılmaz.
  5. Müdafi görevlendirilmesini takip edin. Kaçak sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan avukat görevlendirilmesini istemek zorundadır (m.247/4).
  6. Elkoymanın orantılılığını sorgulayın. m.248/1 elkoymanın amaçla orantılı olmasını arar; kaçak yakalandığında veya teslim olduğunda elkoyma kaldırılır (m.248/4). Yakınlar yoksulluğa düşecekse m.248/6 yardımını talep edin.
  7. Güvenlik tedbiri verilmişse yenileme yolunu değerlendirin. Kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2014/29473, K.2016/4115, 08.03.2016 Katalog dışı suçtan kaçaklık kararı verilemez; tutuklama sorgusu yeterli değildir. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun CMK m.247/1 uyarınca yurt içinde saklanan kaçak olduğunun kabulüne karar vermiş; ardından çocuğun daha önce tutuklama istemiyle sevk edildiği sulh ceza mahkemesindeki savunmasıyla yetinerek m.247/3 uyarınca kovuşturmaya devamla mahkûmiyet hükmü kurmuştu. Daire iki ayrı isabetsizlik saptadı. Birincisi: m.247/2 gereği ilan ve on beş günlük bekleme usulü işletilerek kaçaklık kararı verilebilmesi, suçun “aynı Kanun’un 248. maddesinde sayılan suçlardan olması kaydıyla” mümkündür; somut olayda “248. maddesinde sayılmayan konut dokunulmazlığının ihlali suçundan suça sürüklenen çocuğun kaçak olduğuna karar verilmesi” hukuka aykırıdır. İkincisi: çocuğun CMK m.147, 182 ve 191 uyarınca usulüne uygun olarak sorgusu yapılıp savunması alınmadan, başka bir mahkemedeki sorgu numaralı savunmayla yetinilerek hüküm kurulması da bozmayı gerektirir. Hüküm oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E.2017/2183, K.2018/2027, 13.06.2018 Kaçaklık kararı verilmeden açılan dava beklemeye mahkûmdur. Silahlı terör örgütü suçlamasıyla düzenlenen iddianame, ağır ceza mahkemesince şüphelinin savunması alınmadığı gerekçesiyle iade edilmiş; itiraz reddedilerek iade kararı kesinleşmişti. Kanun yararına bozma istemini inceleyen Daire, önce genel kuralı ortaya koydu: “Sorgusu yapılmamış sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamaz (CMK 193/2 ve 247/3).” Buradan pratik sonucu çıkardı: yakalanmayan şüpheliler hakkında dava açılırsa “davanın sonuçlandırılma imkanı bulunmadığından soruşturma evrakı Cumhuriyet Başsavcılığında değil mahkemede beklemiş olacaktır” ve bu, makul sürede yargılanma ilkesini ihlal eder. Somut olayda şüpheli hakkında yakalama müzekkeresi düzenlendikten sonra makul süre aranmamış ve CMK m.247 ve devamı gereğince “kaçaklık” kararı da verilmemişti; ayrıca örgüt üyeliği mütemadi suç olduğundan temadi ancak yakalanmayla kesilecekti. Daire, iddianamenin iadesinde hukuka aykırılık görmeyerek kanun yararına bozma talebini oybirliğiyle reddetti. Karar ayrıca, dava zamanaşımı tehlikesi, bağlantılı davalar ve TCK m.220/5 uygulaması gibi hâllerde kaçak olsalar da dava açılabileceğini belirtmektedir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2020/228, K.2020/993, 17.02.2020 “Ulaşılamadı” gerekçesi savunmasız mahkûmiyeti haklı kılmaz. Asliye ceza mahkemesi, sanığa ulaşılamadığı gerekçesiyle savunması alınmadan yargılamayı sonlandırmış, mahkûmiyetine karar vererek hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Daire, CMK m.193’ün birinci ve ikinci fıkralarını birlikte değerlendirerek şu sonuca vardı: “sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK’nın 193. ve 195. maddelerine aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerindedir.” Karar oybirliğiyle kanun yararına bozuldu. Bu karar, HAGB’nin de temelinde bir mahkûmiyet hükmü bulunduğunu ve sorgu şartından muaf olmadığını göstermesi bakımından önemlidir.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2021/8244, K.2022/11813, 15.09.2022 Usulsüz ilanen tebligat temyiz süresini başlatmaz. Suriye uyruklu ve Türkiye’de adresi bilinmeyen sanık hakkında gıyabi mahkûmiyet kurulmuş, hüküm Resmî Gazete yoluyla ilanen tebliğ edilmişti. Daire önce tebligatı denetledi: bu yöntem sanığın “kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtladığı” için 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.29/1 uyarınca usulsüzdür; bu nedenle temyiz istemi öğrenme üzerine süresinde kabul edildi. Esasa geçen Daire, CMK m.193/2 ve m.195/1’deki ayrık durumlar dışında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığını belirterek, savunması alınmadan verilen mahkûmiyet hükmünü bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Ceza muhakemesinin kurucu ilkelerinden biri yüz yüzeliktir: CMK m.193/1 uyarınca, kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Kanunun ayrık tuttuğu hâller sınırlıdır ve iki grupta toplanır. Birinci grup m.193/2‘dir: toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir. İkinci grup m.195‘tir: suç yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese de duruşma yapılabilir — ancak bunun için davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olması gerekir; iki şart bir aradadır. Üçüncü bir istisna ise kaçakların yargılanmasıdır ve CMK m.247 ile m.248’de düzenlenmiştir. Kaçak, m.247/1’de, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle kendisine ulaşılamayan kişi olarak tanımlanır. Bu tanım 6763 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle bugünkü hâlini almıştır. Kaçaklık kararının verilme usulünü düzenleyen m.247/2 ise 680 sayılı KHK’nin 12. maddesiyle değiştirilmiş ve 7072 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır; Yargıtay bu değişikliğin amacını, soruşturma safhasının da sisteme dâhil edilerek kaçaklık kararının verilme koşullarını basitleştirmek ve kolaylaştırmak olarak açıklamıştır. Usul üç aşamalıdır: m.248/2’deki katalog suçlardan soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olması ve zorla getirilme kararının yerine getirilememesi; çağrının gazete ile ve bilinen konutun kapısına asılmak suretiyle ilanı ve ilanda on beş gün içinde gelinmezse m.248 tedbirlerinin uygulanabileceğinin açıklanması; işlemlerin tutanakla saptanmasından itibaren on beş gün içinde başvurulmaması hâlinde kaçaklık kararının verilmesi. Yargıtay uygulamasında en sık rastlanan hata, katalog şartının atlanmasıdır: m.248/2’de sayılmayan bir suçtan — örneğin konut dokunulmazlığının ihlalinden — kaçaklık kararı verilmesi bozma sebebidir. İkinci sık hata sorgunun içeriğine ilişkindir. Sorgu, sanığın kimliğinin tespiti, iddianamenin okunması, yasal haklarının hatırlatılması ve suçlamaya karşı beyanının usulüne uygun alınmasından oluşur; başka bir dosyada, tutuklama istemiyle sevk edildiği hâkimlikte alınan bir beyanla yetinilerek mahkûmiyet hükmü kurulması, CMK m.147, 182 ve 191‘e aykırılık oluşturur. Üçüncü nokta, kaçak statüsü ile yakalama emri arasındaki farktır. Hakkında yakalama müzekkeresi düzenlenmiş olması kişiyi kaçak yapmaz; kaçaklık ayrı bir usulün sonunda karara bağlanır. Yargıtay, yakalanmayan ve hakkında kaçaklık kararı da verilmemiş şüpheli bakımından iddianamenin iadesini hukuka uygun bulmuş; gerekçesini “sorgusu yapılmamış sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamaz” kuralına ve dosyanın mahkemede beklemesinin makul sürede yargılanma ilkesini ihlal edeceğine dayandırmıştır. Aynı kararda, dava zamanaşımı tehlikesinin bulunduğu, birlikte görülmesi gereken bağlantılı davaların söz konusu olduğu ve örgüt yöneticileri hakkında TCK m.220/5‘in uygulanması gerektiği hâllerde, şüphelilerin bir kısmı yakalanmamış veya kaçak olsa da dava açılabileceği belirtilmiştir. Savunma alınmadan hüküm kurulması yasağı yalnız klasik mahkûmiyetle sınırlı değildir: Yargıtay, sanığa ulaşılamadığı gerekçesiyle savunması alınmadan verilen mahkûmiyet + hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını da CMK m.193 ve m.195’e aykırı bularak kanun yararına bozmuştur. Aynı şekilde, gıyabi mahkûmiyet hükmünün Resmî Gazete yoluyla ilanen tebliği, sanığın öğrenme olanağını kısıtladığı için 7201 sayılı Kanun m.29/1 uyarınca usulsüz sayılmış; temyiz istemi öğrenme üzerine süresinde kabul edilerek hüküm bozulmuştur. 7589 sayılı Kanun’un 16. maddesi bu tabloya iki ekleme yapmıştır. Birincisi, sorgusu yapılmamış kaçak hakkında verilemeyecek kararlar listesine ceza verilmesine yer olmadığı kararı eklenmiştir. Bu ekleme yerindedir: CMK m.223/1 uyarınca mahkûmiyet dışındaki hükümler beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine hükmedilmesine, davanın reddine ve düşmesine ilişkin kararlardır; ancak ceza verilmesine yer olmadığı kararı beraat değildir — fiilin sabit olduğu kabul edilir, yalnız kusur veya cezalandırılabilirlik yönünden ceza verilmez. Sanığın lehine olmayan bu kararın savunma alınmadan verilebilmesi, m.193/2’nin “sanığın lehine bir düzenleme” olan amacıyla bağdaşmıyordu. İkincisi, güvenlik tedbiri bakımından yeni bir denge kurulmuştur: tedbire karar verilebilir, ancak kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. Bu, olağan yenileme sebeplerinden farklı, savunma hakkının kullanılmamış olmasına dayanan özel bir yenileme yoludur. Fıkranın geçmişi bu düzenlemenin sebebini açıklar: fıkra Anayasa Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli, E.2022/145, K.2023/59 sayılı kararıyla iptal edilmiş, 7499 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle (02.03.2024) yeniden düzenlenmiş ve nihayet 7589 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle bugünkü hâlini almıştır. Kaçaklık kararının asıl maddi sonucu m.248‘dedir: kaçağın savcıya başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak elkonulabilir ve gerektiğinde kayyım atanır; karar müdafiye bildirilir; kararların özetinin gazetede ilanına hükmedilebilir; kaçak hakkında yokluğunda tutuklama kararı verilebilir; kaçak yakalandığında veya kendiliğinden teslim olduğunda elkoyma kaldırılır; bakmakla yükümlü olunan yakınlar yoksulluğa düşecekse elkonulan mal varlığından sosyal durumlarıyla orantılı yardım için kayyıma izin verilir; ve tüm bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Son olarak m.247/4, duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa mahkemenin barodan bir avukat görevlendirilmesini istemesini zorunlu kılar; kaçak yargılaması müdafisiz yürütülemez.
Kaçak sanık ne demek?

CMK m.247/1 uyarınca kaçak, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan ya da yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişidir. Tanımda hem amaç hem de ulaşılamama unsuru birlikte aranır.

Hakkımda yakalama kararı var; kaçak sayılır mıyım?

Hayır. Yakalama emri düzenlenmiş olması tek başına kaçaklık statüsü doğurmaz. Kaçaklık, CMK m.247/2’deki ilan ve bekleme usulü işletildikten sonra verilen ayrı bir kararla doğar. Yargıtay, kaçaklık kararı verilmemiş şüpheli bakımından bu ayrımı açıkça yapmaktadır.

Her suçta kaçaklık kararı verilebilir mi?

Hayır. Kaçaklık kararı yalnız CMK m.248/2’de sayılan katalog suçlarda verilebilir. Katalogda yer almayan bir suçtan kaçaklık kararı verilmesi bozma sebebidir.

Kaçak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Kaçak hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Ceza verilmesine yer olmadığı kararının bu yasağa dâhil edilmesi, 7589 sayılı Kanun m.16 ile getirilen yeniliktir.

Güvenlik tedbirine hükmedilirse ne olur?

Güvenlik tedbirine karar verilebilir. Bu hâlde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. Talebin dayanağı yeni bir delil değil, savunma hakkının kullanılmamış olmasıdır.

Kaçağın mallarına elkonulabilir mi?

Evet. CMK m.248/1 uyarınca kaçağın savcıya başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’deki mal, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak elkonulabilir ve gerektiğinde kayyım atanır. Karar müdafiye bildirilir ve bu kararlara itiraz edilebilir.

Kaçak yakalanırsa elkoyma devam eder mi?

Hayır. CMK m.248/4 uyarınca kaçak yakalandığında veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda elkoymanın kaldırılmasına karar verilir. Elkoyma, cezalandırma değil zorlama amacı taşıdığından amaç gerçekleşince tedbir sona erer.

Kaçak sanığın avukatı yoksa ne olur?

CMK m.247/4 uyarınca duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister. Bu bir takdir değil, zorunluluktur.

Yeni düzenleme devam eden dosyalara uygulanır mı?

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi on fıkradan oluşur ve İİK m.114, 2576 m.7, İYUK m.46, TMK m.440-444, TCK m.158, CMK m.308, TBK m.55 ile HMK mülga m.107 için özel geçiş kuralları getirir. CMK m.247 bu fıkralarda sayılmamıştır; değişiklik 31.07.2026 itibarıyla yürürlüktedir.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.247 — Kaçağın tanımı (7589/16 ile değişik)
  • 5271 sayılı CMK m.248 — Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi
  • 5271 sayılı CMK m.193 — Sanığın duruşmada hazır bulunmaması
  • 5271 sayılı CMK m.195 — Sanığın duruşmadan bağışık tutulması
  • 5271 sayılı CMK m.223 — Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
  • 5271 sayılı CMK m.147, 182, 191 — İfade ve sorgu usulü, duruşma
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.29 — İlanen tebligat
  • 7589 sayılı Kanun m.16 ve geçici m.1 — Değişiklik ve geçiş hükümleri

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara