DNA Verileri Ne Zaman Silinir? CMK m.80 ve Yeni Kayıt Sistemi

legapro kapak 16054 LegaPro Hukuk DNA Verileri Ne Zaman Silinir? CMK m.80 ve Yeni Kayıt Sistemi
Kısaca
  • 7589 sayılı Kanun’un 14. maddesi CMK m.80’i yeniden yazdı: ikinci fıkra değişti, üçüncü ve dördüncü fıkralar eklendi. Yürürlük: 31.07.2026.
  • İnceleme sonuçları artık kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir; bir örneği dosyada delil olarak saklanır.
  • Derhâl imha: KYO kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi.
  • Diğer hâllerde: mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl. İmha Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılır ve tutanağa geçirilir.
  • Süre dolmadan da silme talebi mümkündür: saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden varsa hâkim veya mahkemeden silme istenebilir.
  • Sistemdeki bilgiler yalnız yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada ve mahkeme, hâkim ya da savcı kararıyla kullanılabilir; kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
  • Örnek alınması için karar, moleküler genetik inceleme için yalnızca hâkim kararı gerekir (m.75, 76, 79/1).

Bir suç soruşturmasında vücudunuzdan alınan kan, tükürük ya da saç örneği, dosya kapandıktan sonra ne oluyor?

Bu soru 12. Yargı Paketi’ne kadar tartışmalıydı. Şimdi kanunda açık bir cevabı var — ve cevap, sadece imha takvimini değil, verilerin nerede tutulacağını da düzenliyor.

Önce sınır: örnek hangi hâllerde alınabilir?

Veri, ancak hukuka uygun alınmış bir örnekten doğar. Bu nedenle imha tartışmasından önce alma aşamasına bakmak gerekir.

KimeMaddeKim karar verir
Şüpheli / sanıkCMK m.75Savcının veya mağdurun istemiyle ya da re’sen hâkim veya mahkeme; gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı
Mağdur / diğer kişilerCMK m.76Aynı usul — ancak mağdurun rızası varsa karar aranmaz (m.76/2)
Moleküler genetik incelemeCMK m.78-79Sadece hâkim karar verebilir; kararda bilirkişi de gösterilir (m.79/1)

CMK m.75/1: “Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.”

Maddede üç sınır daha vardır: müdahale sağlığa zarar verme tehlikesi taşımamalıdır (m.75/2); işlem ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından yapılabilir (m.75/3); ve üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamaz, örnek alınamaz (m.75/5). Cinsel organlar veya anüs bölgesindeki muayene de iç beden muayenesi sayılır (m.75/4).

Mağdur bakımından ek bir güvence vardır: tanıklıktan çekinme sebepleriyle muayeneden veya örnek vermekten kaçınılabilir; çocuk ve akıl hastası için kanunî temsilci karar verir, ancak çocuk durumu algılayabiliyorsa görüşü de alınır (m.76/4).

Neden inceleme sonuçları kişisel veridir?

CMK m.80/1: “75, 76 ve 78 inci madde hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez.”

Bu fıkra değişmedi. İki yasak koyar: amaç dışı kullanım ve üçüncü kişiye verme. Buna m.78/1’in son cümlesi eklenir: alınan örnekler üzerinde soybağının veya bulgunun kime ait olduğunun tespiti dışında tespit yapılmasına yönelik incelemeler yasaktır.

Anonimlik teknik olarak da korunur: m.79/2 uyarınca “İncelenecek bulgu, bilirkişiye ilgilinin adı ve soyadı, adresi, doğum tarihi bildirilmeksizin verilir.”

7589 ile m.80 nasıl değişti?

FıkraDurum
80/1Değişmedi — gizlilik ve amaç dışı kullanım yasağı
80/2Değişti (7589/14) — kayıt sistemi, imha takvimi ve silme talebi
80/3Eklendi (7589/14) — sistemdeki bilgilerin kullanılması ve itiraz
80/4Eklendi (7589/14) — usul ve esasları belirleyecek yönetmelik

CMK m.80/2 (7589/14 ile değişik): “İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.”

İmha takvimi

Hâlİmha zamanı
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolmasıDerhâl
KYO kararına yapılan itirazın reddiDerhâl
Beraat kararı verilip kesinleşmesiDerhâl
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesiDerhâl
Diğer hâller (örneğin mahkûmiyet)Kesinleşmeden itibaren 20 yıl

İmhanın usulü de kanunla belirlenmiştir: Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyada muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Yani imha, kâğıt üzerinde kalabilecek bir işlem değildir; denetlenebilir bir belgesi vardır.

Süre dolmadan silme talebi

Yirmi yıl beklemek zorunlu değildir. Fıkranın son cümlesi, veri sahibine aktif bir talep hakkı tanır.

Unsurİçerik
KimBilgisi sisteme kaydedilen kişi
Ne zamanYirmi yıllık süre içinde
ŞartSaklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması
MerciHâkim veya mahkeme

Sistemdeki bilgiler ne için kullanılabilir?

CMK m.80/3 (Ek: 7589/14): “Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.”

Fıkra üç sınır getirir: kullanım yürütülmekte olan bir dosyaya bağlıdır; amaç maddî gerçeğin ortaya çıkarılması olmalıdır; ve mutlaka bir karar gerekir. Ayrıca her karar denetime tabidir — hâkim ve mahkeme kararlarına itiraz, savcı kararına ise sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu açıktır.

Uygulamanın ayrıntıları, m.80/4 uyarınca Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

Fizik kimlik kayıtları: m.81

DNA dışındaki kimlik kayıtları ayrı bir maddede düzenlenir ve imha rejimi daha kısadır.

KonuCMK m.81
KapsamÜst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, kimliğin teşhisi için gerekliyse
Ne kaydedilirFotoğraf, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, teşhisi kolaylaştıracak diğer özellikler, ses ve görüntü
Kim emrederCumhuriyet savcısı
İmhaKYO itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya CYO kesinleşince derhâl, savcı huzurunda, tutanakla

Dikkat edilmesi gereken fark şudur: m.81’de yirmi yıllık bir saklama süresi yoktur; madde yalnız derhâl imha hâllerini sayar.

Ne yapmalı?

  1. Kararın varlığını ve zamanını denetleyin. Örnek savcı kararıyla alınmışsa, karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmuş mu, hâkim yirmi dört saat içinde karar vermiş mi? Onaylanmayan karar hükümsüzdür ve elde edilen delil kullanılamaz.
  2. Suçun cezasını kontrol edin. Üst sınır iki yıldan azsa m.75/5 gereği örnek alınamaz.
  3. Genetik inceleme için hâkim kararı arayın. Örnek hukuka uygun alınmış olsa bile, moleküler genetik inceleme yalnızca hâkim kararıyla yapılabilir ve kararda bilirkişi gösterilmelidir.
  4. Bilirkişinin niteliğini sorgulayın. m.79/2, soruşturmayı yürüten makamın ilgili dairesinden objektif olarak ayrı bir birime mensup olmayı arar.
  5. Karar kesinleşince imhayı takip edin. Beraat veya CYO kesinleştiyse imha derhâl yapılır. Dosyada imha tutanağı var mı, kontrol edin; yoksa yazılı talepte bulunun.
  6. Yirmi yılı beklemeden silme isteyin. Saklamayı gerektiren amaç ortadan kalkmışsa veya haklı bir nedeniniz varsa hâkim ya da mahkemeden silme talep edin.
  7. Sisteme erişim kararlarına itiraz edin. Sistemdeki bilgilerin kullanılmasına ilişkin hâkim ve mahkeme kararlarına itiraz, savcı kararına ise sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu açıktır.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E.2012/17565, K.2012/23123, 07.11.2012 Rıza örnek almayı meşrulaştırır, genetik incelemeyi değil. Oto hırsızlığı soruşturmasında, araçtan elde edilen biyolojik bulgular ile müştekiden alınan kan örneğinin karşılaştırılması için savcılık moleküler genetik inceleme kararı istemiş; sulh ceza mahkemesi, müştekinin rızası bulunduğu gerekçesiyle hiçbir karara gerek olmadığını belirterek talebi reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Daire ayrımı net biçimde kurdu: “mağdurun rızası olduğu için, beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması için hakim veya Cumhuriyet Savcısından karar alınmasına gerek yok ise de; 5271 sayılı CMK’nın 78 ve 79/1. maddeleri uyarınca, mağdurdan alınan kan örneği ile suç konusu araçtan elde edilen bulguların karşılaştırılması, diğer bir ifadeyle moleküler genetik inceleme işleminin yapılabilmesi için mutlaka hakim kararına gerek bulunmaktadır.” Kanun yararına bozma istemi kabul edildi ve karar oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2017/10820, K.2018/9086, 12.09.2018 Yirmi dört saatlik onay kaçırılırsa delil ölür. Açık ceza infaz kurumunda bulunan sanığın uyuşturucu kullandığı yönündeki duyumlar üzerine, Cumhuriyet savcısının yazılı kararıyla CMK m.75/1 gereğince idrar örneği alınmıştı. Ancak karar yasal sürede hâkim veya mahkeme onayına sunulmamıştı. Daire, Anayasa m.38/6 ile CMK m.206/2-a, 217/2 ve 230/1-b’yi birlikte değerlendirdi: onaya sunulmayan savcı kararı hükümsüz kalmış, elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz hâle gelmiştir. Hukuka uygun elde edilmeyen bu delil dışında sanığın suçu işlediğine dair kanıt bulunmadığından hüküm bozuldu. Karar, m.75’teki süre kuralının şeklî değil yaptırımlı bir kural olduğunu göstermektedir.
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E.2015/14129, K.2016/8721, 24.05.2016 Veri tabanı eşleşmesi tek başına mahkûmiyete yetmez. Hırsızlık dosyasında tek delil, müştekinin evinden alınan parmak izlerinin — başka bir olay nedeniyle sisteme kaydedilmiş — sanığa ait izlerle eşleşmesiydi. Ancak sicildeki kimlik bilgileri nüfus kaydıyla doğum tarihi ve nüfusa kayıtlı yer bakımından farklılık gösteriyor, üstelik raporda kimlik bilgilerinin kişinin beyanına göre kaydedildiği belirtiliyordu; sanık da aşamalarda inkâr ediyordu. Daire, maddî gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi için sistemdeki fotoğrafın sanığa ait olup olmadığının tespitini ve sanıktan yeniden parmak izi alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını zorunlu gördü. “AFİS veri tabanında kayıtlı parmak izi örnekleriyle yapılan kıyaslama sonucu kolluk görevlilerince düzenlenen rapora dayanılarak, eksik araştırma ile hüküm kurulması” bozma sebebi sayıldı; hüküm oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E.2016/9901, K.2016/11870, 16.11.2016 Kanunî dayanak tartışması: sisteme kayıt. Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan iki hüküm incelenmişti. Daire, hırsızlık hükmünü oybirliğiyle bozdu: TCK m.142/2-h’nin alt sınırı beş yıl olduğundan sanık istinabe suretiyle sorguya çekilemezdi ve bu, CMK m.196/2’ye aykırı biçimde savunma hakkının kısıtlanmasıydı. Konut dokunulmazlığının ihlali hükmü ise oy çokluğuyla onandı. Karara eklenen muhalefet şerhinde — yani çoğunluğun görüşü olarak değil, bir üyenin ayrık görüşü olarak — o tarihteki mevzuatın önemli bir boşluğuna işaret edilmiştir: Anayasa m.20/3 kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde işlenebileceğini söylemekte, DNA Verileri ve Türkiye Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı 2007’de Meclise sunulmuş fakat kanunlaşmamıştır; şerhe göre “Gerek Kanunlarımızda ve gerekse Yönetmelik hükümlerinde adli soruşturma nedeniyle alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarının bir sisteme kaydedileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.” Şerh, bu nedenle başka bir olaydan elde edilen genotip özelliklerinin sisteme kaydedilip olay yerindeki izlerle karşılaştırılmasını CMK m.217/2’ye aykırı bulmuştur. 7589 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle CMK m.80’e eklenen kayıt, kullanım ve imha hükümleri, tam da bu kanunî dayanak boşluğunu kapatmaktadır.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Beden muayenesi ve genetik inceleme rejimi, birbirine bağlı üç halkadan oluşur ve her halkanın ayrı bir yetki kuralı vardır. Birinci halka örnek alınmasıdır. CMK m.75 şüpheli ve sanık, m.76 ise mağdur ve diğer kişiler bakımından uygulanır. Her ikisinde de kural aynıdır: karar hâkim veya mahkemeye aittir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir, ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmalı ve hâkim de yirmi dört saat içinde kararını vermelidir. Kanun bu kuralın yaptırımını da kendisi yazmıştır: “Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.” Yargıtay bu cümleyi lafzıyla uygulamaktadır; savcı kararının süresinde onaya sunulmadığı bir dosyada elde edilen bulgu, Anayasa m.38/6 ile CMK m.206/2-a, 217/2 ve 230/1-b uyarınca hükme esas alınamaz sayılmış ve başka delil bulunmadığından hüküm bozulmuştur. Maddenin diğer sınırları da esaslıdır: müdahalenin sağlığa zarar verme tehlikesi taşımaması (m.75/2), işlemin ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından yapılması (m.75/3), cinsel organlar veya anüs bölgesindeki muayenenin de iç beden muayenesi sayılması (m.75/4) ve üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamaması, örnek alınamaması (m.75/5). Mağdur bakımından m.76/2 bir kolaylık getirir: rıza varsa karar aranmaz. Ancak bu kolaylık yalnız örnek alma halkasına özgüdür. İkinci halka moleküler genetik incelemedir ve burada rıza yetmez. CMK m.78, alınan örnekler üzerinde ancak soybağının veya bulgunun kime ait olduğunun tespiti zorunlu olduğunda genetik inceleme yapılabileceğini, bu amaçlar dışındaki incelemelerin yasak olduğunu söyler. m.79/1 ise yetkiyi tekelleştirir: “78 inci madde uyarınca moleküler genetik incelemeler yapılmasına sadece hâkim karar verebilir. Kararda inceleme ile görevlendirilen bilirkişi de gösterilir.” Yargıtay, mağdurun rızasının bulunduğu bir dosyada dahi, alınan kan örneğiyle olay yeri bulgusunun karşılaştırılabilmesi için mutlaka hâkim kararı arandığını belirterek aksi yöndeki mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur. Bilirkişi seçimi de serbest değildir: m.79/2, soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makama mensup olmayan ya da bu makamın ilgili dairesinden teşkilât yapısı itibarıyla ve objektif olarak ayrı bir birime mensup görevlilerin görevlendirilebileceğini, bu kişilerin yasak moleküler genetik incelemeleri ve yetkisiz üçüncü kişilerin bilgi edinmesini önlemekle yükümlü olduğunu düzenler; ve anonimliği somutlaştırır: “İncelenecek bulgu, bilirkişiye ilgilinin adı ve soyadı, adresi, doğum tarihi bildirilmeksizin verilir.” Üçüncü halka sonuçların akıbetidir ve 12. Yargı Paketi’nin dokunduğu halka budur. m.80/1 değişmemiştir: inceleme sonuçları kişisel veri niteliğindedir, başka bir amaçla kullanılamaz ve dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip kişilerce bir başkasına verilemez. Değişen m.80/2‘dir. Yeni metin üç şey yapar. Önce kayıt yerini belirler: sonuçlar kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyada delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sonra imha takvimini kurar: kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle. İmha, Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılır ve dosyada muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir — yani denetlenebilir bir işlemdir. Nihayet bireysel bir talep hakkı tanır: bilgisi sisteme kaydedilen kişi, bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden silinmesini talep edebilir. Eklenen m.80/3, sistemin bir genel arama havuzuna dönüşmesini engelleyecek üç sınır koyar: kullanım yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında olmalı, amaç maddî gerçeğin ortaya çıkarılması olmalı ve mutlaka mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı bulunmalıdır. Denetim de öngörülmüştür: mahkeme ve hâkim kararlarına karşı itiraz, savcı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru. Eklenen m.80/4 ise kaydetme, saklama, imha ve yararlanma usullerini Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının müştereken çıkaracağı yönetmeliğe bırakır. Bu düzenlemenin neden gerekli olduğunu anlamak için değişiklikten önceki tartışmaya bakmak yeterlidir. Anayasa m.20/3 kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğini, esas ve usullerin kanunla düzenleneceğini söyler. 6698 sayılı Kanun m.6/1 genetik ve biyometrik verileri özel nitelikli kişisel veri sayar; aynı Kanun’un m.28/1’i ise soruşturma, kovuşturma, yargılama ve infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamlarınca yapılan işlemeyi kapsam dışına çıkarır. DNA Verileri ve Türkiye Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı 2007’de Meclise sunulmuş, ancak kanunlaşmamıştır. Bu boşluk yargı kararlarında da dile getirilmiştir: bir Yargıtay kararına eklenen muhalefet şerhinde — çoğunluğun görüşü olarak değil — o tarih itibarıyla ne kanunlarda ne de yönetmelikte inceleme sonuçlarının bir sisteme kaydedileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı belirtilmiş, hatta yönetmeliğin bilirkişiye bulguyu kimlik bilgisi olmadan verme kuralının sisteme kaydı fiilen imkânsız kılmayı amaçladığı savunulmuştur. Buna karşılık uygulamada kolluk veri tabanları fiilen kullanılmakta; Yargıtay ise bu eşleşmelerin tek başına mahkûmiyete esas alınmasına ihtiyatla yaklaşmaktadır. Kimlik bilgileri kişinin beyanına göre kaydedilmiş, nüfus kaydıyla çelişen bir sicile dayanılarak kurulan mahkûmiyet hükmü, sistemdeki fotoğrafın doğrulanması ve sanıktan yeniden parmak izi alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerekçesiyle bozulmuştur. Son olarak fizik kimlik kayıtları ayrı bir rejime tabidir. CMK m.81, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçta kimliğin teşhisi için gerekliyse, Cumhuriyet savcısının emriyle fotoğraf, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, teşhisi kolaylaştıracak diğer özellikler ile ses ve görüntülerin kayda alınarak dosyaya konulmasını öngörür. İmha rejimi ise m.80’den daha dardır: KYO itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde kayıtlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus tutanağa geçirilir; maddede yirmi yıllık bir saklama süresi yer almaz. Bu iki maddeyi birlikte okumak gerekir: bir dosyada hem genetik inceleme sonucu hem fizik kimlik kaydı varsa, imha talepleri ayrı ayrı takip edilmelidir.
Beraat edersem DNA verilerim silinir mi?

Evet. CMK m.80/2 uyarınca beraat kararı verilip kesinleştiğinde, sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler derhâl, Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus tutanağa geçirilir. Aynı kural ceza verilmesine yer olmadığı kararı için de geçerlidir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse ne olur?

KYO kararına itiraz süresinin dolması ya da yapılan itirazın reddi hâlinde bilgiler derhâl yok edilir. Yani takipsizlikte de imha, kesinleşmenin ardından beklemeksizin yapılır.

Mahkûm olursam verilerim ne kadar saklanır?

Derhâl imha hâlleri dışındaki durumlarda, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle bilgiler Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir.

Yirmi yılı beklemeden silinmesini isteyebilir miyim?

Evet. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilir.

Kan veya tükürük örneği vermek zorunda mıyım?

Şüpheli veya sanık bakımından CMK m.75 uyarınca hâkim, mahkeme ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir. Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise iç beden muayenesi yapılamaz, örnek alınamaz. Mağdur ve diğer kişiler tanıklıktan çekinme sebepleriyle örnek vermekten kaçınabilir.

Savcının kararı yeterli mi?

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulmalıdır. Onaylanmayan karar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. Yargıtay bu kuralı uygulayarak, süresinde onaya sunulmayan karara dayanan delili hükme esas alınamaz saymıştır.

Rıza gösterirsem DNA incelemesi karar olmadan yapılabilir mi?

Hayır. Mağdurun rızası, CMK m.76/2 uyarınca yalnız beden muayenesi ve örnek alınması için karar alınmasını gereksiz kılar. Moleküler genetik inceleme yapılabilmesi için CMK m.79/1 gereği mutlaka hâkim kararı gerekir.

Parmak izi ve fotoğraf kayıtları ne zaman silinir?

CMK m.81/2 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde bu kayıtlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve tutanağa geçirilir.

Sistemdeki DNA kaydım başka bir dosyada kullanılabilir mi?

CMK m.80/3 uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ve mahkeme, hâkim ya da Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme ve hâkim kararlarına itiraz, savcı kararına ise sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu açıktır.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.75 — Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması
  • 5271 sayılı CMK m.76 — Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması
  • 5271 sayılı CMK m.78 — Moleküler genetik incelemeler
  • 5271 sayılı CMK m.79 — Hâkimin kararı ve inceleme yapılması
  • 5271 sayılı CMK m.80 — Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği (7589/14 ile değişik)
  • 5271 sayılı CMK m.81 — Fizik kimliğin tespiti
  • 5271 sayılı CMK m.206, 217, 230 — Delillerin ortaya konulması, takdiri ve hükmün gerekçesi
  • Anayasa m.20/3 ve m.38/6 — Kişisel verilerin korunması, hukuka aykırı delil yasağı
  • 6698 sayılı KVKK m.6 ve m.28 — Özel nitelikli kişisel veriler ve istisnalar

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, kaçak sanık ve yargılamanın yenilenmesi ve soruşturmanın gizliliği ve kısıtlama kararı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara