İtirazın Kaldırılması (İİK 68): Altı Aylık Süre, Belgeler ve %20 Tazminat

legapro kapak 16031 LegaPro Hukuk İtirazın Kaldırılması (İİK 68): Altı Aylık Süre, Belgeler ve %20 Tazminat
Kısaca
  • İİK m.68/1: takip, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
  • Süre altı aydır ve itirazın tebliğinden işler; bu sürede istenmezse yeniden ilâmsız takip yapılamaz.
  • Talep icra mahkemesine yapılır; inceleme dar yetkilidir.
  • Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.
  • Belge kayıtsız şartsız borç ikrarı içermelidir; şarta bağlı teminat senedi bu niteliği taşımaz.
  • İİK m.62/5: imza itirazda ayrıca ve açıkça bildirilmezse, senetteki imza takip yönünden kabul edilmiş sayılır.
  • Tazminat: esasa ilişkin nedenlerle kabulde borçlu, aynı nedenlerle reddinde alacaklı, talep üzerine en az %20 tazminata mahkûm edilir.

İtiraz üzerine duran takibi sürdürmenin iki yolu vardır.

Elinizde belge varsa, hızlı olan yol itirazın kaldırılmasıdır.

İki yolun karşılaştırması

İtirazın kaldırılması (m.68)İtirazın iptali (m.67)
Merciİcra mahkemesiGenel mahkeme
SüreAltı ayBir yıl
Belge şartıVar — m.68/1’deki belgelerYok — genel hükümlere göre ispat
İncelemeDar yetkili, belge üzerindenTam yargılama
TazminatTalep üzerine en az %20Talep üzerine en az %20

Hangi belgeler yeterlidir?

  • İmzası ikrar edilen adi senet
  • Noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet
  • Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belge
  • Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, ihtarnameler ve usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar (m.68/b)

Belgenin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içermesi gerekir. Tahsili bir şarta bağlanmış senet — örneğin arkasına “teminat için verilmiştir” kaydı düşülmüş bir senet — bu niteliği taşımaz.

İmza inkârı: iki farklı sonuç

DurumSonuç
Borçlu icra dairesindeki itirazında imzayı ayrıca ve açıkça reddetmemişİmza takip yönünden kabul edilmiş sayılır; icra mahkemesinde artık inkâr edilemez ve imza incelemesi yapılamaz (m.62/5)
Borçlu itirazında imzayı reddetmişİtirazın geçici kaldırılması yoluna gidilir; icra mahkemesi m.68/a usulüne göre imza incelemesi yapar

Borçlu borcu kabul edip “ödedim” derse

Borçlu borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının artık m.68/1’deki belgelere dayanmasına gerek yoktur; çünkü anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan “hukuki ilişki ve borçtur”. Bu durumda ödeme iddiasını m.68’deki belgelerle ispat külfeti borçluya düşer.

Tazminat ve para cezası

  • m.68/7: talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulünde borçlu, aynı nedenlerle reddinde alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
  • Borçlu menfi tespit veya istirdat davası, alacaklı genel mahkemede dava açarsa tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur; davayı kazanan taraf için tazminat kalkar.
  • m.68/a: imza incelemesi sonucunda imzanın borçluya ait olduğuna karar verilirse borçlu, alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.

Ne yapmalı?

  1. İtirazın tebliğ tarihini saptayın; altı aylık süre bu tarihten işler.
  2. Elinizdeki belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarı içerip içermediğini kontrol edin.
  3. Senedin arka yüzünü mutlaka inceleyin; şart kaydı belgeyi m.68 kapsamından çıkarır.
  4. Belgeniz yoksa itirazın iptali (m.67) yolunu seçin; süre bir yıldır.
  5. Borçlu iseniz imzayı icra dairesindeki itirazda ayrıca ve açıkça reddedin.
  6. Ödeme savunmanızı m.68’deki belgelerle destekleyin; icra mahkemesi tanık dinlemez.
  7. Tazminatı açıkça talep edin; talep yoksa hükmedilmez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi uygulaması
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2016/29069, K.2018/2069, 27.02.2018 İtirazda reddedilmeyen imza, icra mahkemesinde inkâr edilemez. Beş adet senede dayalı ilamsız takipte borçlular yalnızca borca ve fer’ilerine itiraz etmiş, senetlerdeki imzalara ise ancak icra mahkemesinde itiraz etmişlerdi; mahkeme davayı reddetti. Daire, İİK m.62/5‘i hatırlattı: “Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.” Buna göre sadece borca itiraz eden ve böylece adi senetteki imzayı ikrar etmiş sayılan borçlu, artık icra mahkemesinde imzayı inkâr edemez ve icra mahkemesi böyle bir imza inkârı üzerine imza incelemesi yapamaz. Senetler m.68 kapsamında borç ikrarını içeren belge niteliğinde olduğundan ve borçlular m.68/2 uyarınca itirazlarını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemediklerinden, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Karar oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2018/2543, K.2018/4035, 02.05.2018 Şarta bağlı teminat senedi m.68 belgesi değildir. Bir adet senede dayalı takipte itirazın kaldırılmasına ve alacaklı lehine %20 tazminata hükmedilmişti. Daire, takibe dayanak belgenin arka yüzünü inceledi: orada “Bu senet teminat için verilmiştir. Satışı yapılan dairenin borçları ile birlikte bir yıl sonra devriyle birlikte hiçbir geçerliliği yoktur.” ibaresi bulunuyordu. Bu ifade karşısında senedin tahsilinin devredilmemesi şartına bağlandığı, dolayısıyla kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği sonucuna varıldı. Daire’ye göre senette yazılı alacağın varlığının ve ne kadar tahsil edileceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmeliydi. Borçlunun temyiz itirazları kabul edilerek karar bozuldu.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2016/26571, K.2018/169, 16.01.2018 Sözleşme de m.68 belgesi olabilir. Mahkeme, alacağın dayanağı sözleşmenin “İİK 68’de sayılan belgelerden olmadığı” gerekçesiyle istemi reddetmişti. Daire, takibin dayanağı “Alacağın temliki, Sulh, İbra ve Feragat sözleşmesi” başlıklı belgeyi inceledi ve iki tespitte bulundu: belge kayıtsız şartsız, belirli bir para borcu ikrarını içermektedir ve belge altındaki imza açıkça inkâr edilmemiştir. Bu nedenle söz konusu sözleşme İİK m.68 kapsamında borç ikrarını içeren belge niteliğindedir. Mahkemece bu gerekçeyle davanın kabul edilerek itirazın kaldırılması gerekirken istemin reddi isabetsiz bulunarak karar oybirliğiyle bozuldu. Karar, belgenin başlığının değil içeriğinin belirleyici olduğunu göstermektedir.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2021/8755, K.2022/2948, 09.03.2022 Borçlu ilişkiyi kabul edip ödemeye dayanırsa belge şartı aranmaz. Alacaklı, m.68’de sayılan belgelerden birine dayanmıyordu; ancak borçlu, icra dairesine sunduğu borca itiraz dilekçesinde alacaklı vekilinin hesabına ödeme yapıldığını ve borca karşılık senet verildiğini beyan etmişti. Daire’ye göre “borçlu, borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını ‘ödeme olgusuna’ dayandırdığına göre … alacaklının artık İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek ve yer yoktur. Çünkü, anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan ‘hukuki ilişki ve borçtur’.” Bu durumda ödeme iddiasının m.68’de sayılan belgelerle ispat külfeti borçluya düşer. Somut olayda taraflarca sunulan protokolde dosya borcuna mahsuben on iki adet senet verildiği ve senetlerin tek tek yazıldığı görülmüş; borcun protokol doğrultusunda tecdit edildiği anlaşıldığından itirazın kaldırılması talebi yerinde görülmemiş ve sonucu doğru olan karar onanmıştır.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. İtirazın kesin olarak kaldırılması, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.68‘de düzenlenmiştir. İlamsız takipte borçlunun süresinde itirazı ile duran takibi sürdürmek için alacaklının önünde iki yol vardır: genel mahkemede itirazın iptali davası (m.67) ve icra mahkemesinde itirazın kaldırılması (m.68). İkincisi daha hızlıdır ancak belge şartına bağlıdır. m.68/1‘e göre talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Aynı fıkra ağır bir sonuç öngörür: bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. İnceleme dar yetkilidir: m.68/2 uyarınca borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; buna karşılık m.68/3‘e göre itiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. m.68/4 ise, borçlunun murisine ait alacak için terekenin borca batık olduğunu ileri sürmesi hâli dışında, ileri sürülen iddia ve savunmaların bekletici mesele yapılamayacağını belirtir. Belgenin niteliği bakımından belirleyici ölçüt, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içerip içermediğidir. Uygulamada bir senedin arka yüzüne düşülmüş bir kayıt bile sonucu değiştirebilir: tahsili bir şarta bağlayan “teminat için verilmiştir” türü ibareler senedi kayıtsız şartsız borç ikrarı olmaktan çıkarır ve alacağın varlığı ile miktarı yargılamayı gerektirdiğinden istem reddedilir. Buna karşılık belgenin başlığı belirleyici değildir: kayıtsız şartsız, belirli bir para borcu ikrarını içeren ve altındaki imza açıkça inkâr edilmemiş bir sözleşme de m.68 kapsamında borç ikrarını içeren belge sayılır. İmza meselesi ayrı bir eşiktir. m.62/5 uyarınca borçlu, takibin dayanağı senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Bunun sonucu nettir: sadece borca itiraz eden borçlu, artık icra mahkemesinde imzayı inkâr edemez ve icra mahkemesi böyle bir inkâr üzerine imza incelemesi yapamaz. İmza itirazda usulüne uygun biçimde reddedilmişse, bu kez m.68/a‘daki itirazın geçici olarak kaldırılması yolu işler; icra mahkemesi tatbika medar imza varsa onunla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile karşılaştırma yapar, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır ve imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazı muvakkaten kaldırır; bu hâlde borçlu ayrıca alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Bir başka önemli nokta, ispat yükünün yer değiştirdiği hâldir: borçlu borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını “ödeme olgusuna” dayandırmışsa, alacaklının m.68/1’deki belgelere sahip olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek kalmaz — çünkü anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan “hukuki ilişki ve borçtur”. Bu durumda ödeme iddiasını m.68’de sayılan belgelerle ispat külfeti borçluya düşer. Ancak taraflar arasında yeni bir protokol yapılmış ve borç bu protokol doğrultusunda tecdit edilmişse, artık eski takip üzerinden itirazın kaldırılması istenemez. Yaptırımlar bakımından m.68/7 simetrik bir düzen kurar: itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu tazminat kesin değildir: borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. Nihayet m.68/b, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi ilişkilerinde özel bir rejim getirir: kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafça usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar m.68/1’de belirtilen belgelerden sayılır; ayrıca krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır.
İtirazın kaldırılması ne kadar sürede istenir?

İİK m.68/1 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde talepte bulunulmazsa, aynı fıkra gereği yeniden ilâmsız takip yapılamaz. İtirazın iptali davasının süresi ise bir yıldır.

Hangi belgeler itirazın kaldırılması için yeterlidir?

İmzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senetler ile resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeler. Ayrıca m.68/b uyarınca kredi sözleşmeleri ve süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, ihtarnameler ve usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar da bu belgelerden sayılır.

Teminat senedine dayanarak itiraz kaldırılabilir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay, arkasına “bu senet teminat için verilmiştir” kaydı düşülmüş ve tahsili bir şarta bağlanmış senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini kabul etmiştir. Bu hâlde alacağın varlığının ve ne kadar tahsil edileceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itirazın kaldırılması istemi reddedilmelidir.

Sözleşme İİK 68 belgesi sayılır mı?

İçeriğine bağlıdır. Yargıtay, “Alacağın temliki, Sulh, İbra ve Feragat sözleşmesi” başlıklı bir belgenin kayıtsız şartsız, belirli bir para borcu ikrarını içermesi ve altındaki imzanın açıkça inkâr edilmemiş olması nedeniyle İİK m.68 kapsamında borç ikrarını içeren belge niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Belirleyici olan başlık değil içeriktir.

İmzaya itirazı sonradan ileri sürebilir miyim?

Hayır. İİK m.62/5 uyarınca borçlu, senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi takdirde icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır. Yargıtay, sadece borca itiraz eden borçlunun icra mahkemesinde artık imzayı inkâr edemeyeceğini ve mahkemenin bu inkâr üzerine imza incelemesi yapamayacağını belirtmektedir.

Borcu kabul edip ödediğimi söylersem ne olur?

İspat yükü size geçer. Yargıtay’a göre borçlu, borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını ödeme olgusuna dayandırmışsa, alacaklının m.68/1’deki belgelere sahip olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek yoktur; çünkü bu belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borçtur. Ödeme iddiasının m.68’de sayılan belgelerle ispatı borçluya düşer.

İtirazın kaldırılmasında tazminat oranı nedir?

İİK m.68/7 uyarınca talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Menfi tespit, istirdat veya genel mahkemede açılan dava hâlinde tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur.

İtirazın kaldırılması reddedilirse ne yapılır?

Alacaklının genel mahkemede alacak davası açma hakkı vardır. İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde dar yetkili bir incelemedir ve verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Ayrıca İİK m.67’deki bir yıllık süre henüz geçmemişse itirazın iptali davası yolu da değerlendirilebilir.

İlgili mevzuat
  • 2004 sayılı İİK m.68 — İtirazın kesin olarak kaldırılması
  • 2004 sayılı İİK m.68/a — İtirazın geçici olarak kaldırılması
  • 2004 sayılı İİK m.68/b — Kredilerde itirazın kesin kaldırılması
  • 2004 sayılı İİK m.62 — İtiraz sebepleri ve imzanın reddi
  • 2004 sayılı İİK m.63 — İtiraz sebeplerinin genişletilmesi yasağı
  • 2004 sayılı İİK m.67 — İtirazın iptali
  • 2004 sayılı İİK m.72 — Menfi tespit ve istirdat davaları

Bağlantılı başlıklar için itirazın iptali davası, kambiyo takibine itiraz ve borçtan kurtulma davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara