İcra İnkâr Tazminatı: Şartları ve Alacağın Likit Olması

legapro kapak 16725 LegaPro Hukuk İcra İnkâr Tazminatı: Şartları ve Alacağın Likit Olması
Kısaca
  • İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasında alacaklı lehine hükmolunan icra hukukuna özgü bir tazminattır.
  • Dayanağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin ikinci fıkrasıdır.
  • Oranı, hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olamaz.
  • Birinci şart: usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunması.
  • İkinci şart: borçlunun süresinde ödeme emrine itiraz etmesi.
  • Üçüncü şart: alacaklının itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açması.
  • Dördüncü şart: alacaklının davada haklı çıkması ve tazminatı talep etmiş olması.
  • Borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması aranmaz.
  • Alacağın bir belgeye bağlanmış olması da aranmaz.
  • Buna karşılık takibe konu alacağın likit olması zorunludur.
  • Likit alacak: miktarı belli ve sabit olan ya da borçlunun tek başına hesaplayabileceği alacaktır.
  • Sırf bilirkişi incelemesi yapılmış olması alacağı likit olmaktan çıkarmaz.
  • Haklılık, dava tarihine göre değil takip tarihine göre belirlenir.
  • Takibi haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine borçlu lehine tazminata hükmedilir.
  • Kötü niyet tazminatında alacağın likit olması aranmaz; ispat yükü borçludadır.

İtirazın iptali davası kazanıldığında dosyaya eklenen tek kalem asıl alacak değildir. Kanun, haksız itirazın bir bedeli olsun diye alacaklıya ayrı bir tazminat hakkı tanımıştır.

Ancak bu tazminat otomatik değildir ve uygulamada en çok “alacak likit mi” sorusunda düğümlenir. Aşağıda dört şartı, likidite ölçütünü, bilirkişi incelemesinin bu ölçüte etkisini ve madalyonun öbür yüzü olan kötü niyet tazminatını güncel kararlarla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

İİK m. 67/1: “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.”

İİK m. 67/2: “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.”

İİK m. 67/3 ve son fıkra: “İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır. … Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. … Bu Kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötüniyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.”

Aynı fıkra iki ayrı tazminat düzenler; şartları farklıdır:

Ölçütİcra inkâr tazminatıKötü niyet tazminatı
LehtarAlacaklıBorçlu
Sebepİtirazın haksızlığıTakibin haksız ve kötü niyetli olması
Kötü niyetAranmazŞarttır
Likit alacakZorunluAranmaz
Belge şartıAranmazAranmaz
TalepGerekirGerekir
Oran%20’den az olamaz%20’den az olamaz
Esas alınanHükmolunan meblağReddolunan meblağ
İspat yüküAlacaklı alacağını ispatlarKötü niyeti borçlu ispatlar

Kritik nokta: Uygulamada davaların çoğu, “alacak bilirkişi raporuyla belirlendiğine göre likit değildir” gerekçesiyle tazminatsız sonuçlanıyordu. Yargıtay bu yaklaşımı reddetmektedir: hesap işi, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren bir konu olduğundan mahkeme alacağı bilirkişiyle belirleyecektir; bu durum, borçlunun kendi başına hesaplayabileceği bir alacağı likit olmaktan çıkarmaz. Asıl ölçüt, borçlunun tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olup olmadığıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Takibi usulüne uygun başlatın. Takip talebindeki hata tazminatı da götürür.
  2. İtirazın tebliğ tarihini kaydedin. Bir yıllık dava süresi bu tarihten işler.
  3. Tazminatı dilekçede isteyin. Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez.
  4. Alacağı belgelendirin. Fatura, ticari defter kaydı ve cari hesap dökümü toplayın.
  5. Likidite savunmasını hazırlayın. Borçlunun borcu bilebilecek durumda olduğunu gösterin.
  6. Bilirkişi itirazını karşılayın. Rapor alınması alacağı likit olmaktan çıkarmaz.
  7. İtiraz dilekçesini inceleyin. Borçlunun tutarı bilerek itiraz etmesi lehinize delildir.
  8. Haklılığı takip tarihine göre kurun. Değerlendirme itirazın yapıldığı andaki duruma göre yapılır.
  9. Temerrüdü sağlayın. Takip öncesi ihtar yoksa takip öncesi işlemiş faiz istenemez.
  10. Kısmî kabule hazır olun. Tazminat, haklı çıkılan tutar üzerinden hesaplanır.
  11. Borçluysanız kötü niyeti belgeleyin. Ödenmiş borç için takip yapılması güçlü bir göstergedir.
  12. Talebi karşılıklı kurun. Borçlu da cevap dilekçesinde tazminat talep etmelidir.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.03.2023 T., 2022/1019 E., 2023/267 K.

Bilirkişi incelemesi alacağı likit olmaktan çıkarmaz. Bölge adliye mahkemesi, alacak-borç durumunun bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle icra inkâr tazminatı talebini reddetmiş ve direnmişti. Kurul önce şartları saymıştır: “itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2 nci maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının ödeme emrine itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.” Ardından likidite ölçütünü netleştirmiştir: “bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likid olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi de doğru değildir. … likid olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likid sayılmaması doğru olmayacaktır.” Direnme kararı, ikinci görüşmede oy çokluğuyla ve kesin olarak bozulmuştur. Karşı oyda alacağın cari hesaptan doğduğu ve likit sayılamayacağı savunulmuştur; bu görüş Kurulun kararı değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 20.11.2025 T., 2024/2777 E., 2025/3987 K.

Faturalara dayalı ve karşı tarafın defterine kayıtlı alacak likittir. Yapım işinden doğan hakediş alacağı için başlatılan takibe itiraz edilmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ama “alacak likit değildir” diyerek tazminatı reddetmişti. Daire likidite tanımını yineledikten sonra somut olayı değerlendirmiştir: “eldeki davada alacağın faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği ve takibe itiraz dilekçesinde açıkça tutarı belli olan borca itiraz edildiği, yargılamayı gerektirmeyen gerçek miktarı belli ve sabit olan alacağın ticari kayıt ve belgeler esas alınarak hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişiden rapor alınmasının alacağın likid olma vasfını değiştirmeyeceği, icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir.” Karar, hükme “asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatı” eklenerek oy birliğiyle düzeltilerek onanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.09.2023 T., 2022/5866 E., 2023/5363 K.

Ödenmiş borç için takip yapmak kötü niyet tazminatını doğurur. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte alacaklı haksız bulunmuş, ancak borçlunun kötü niyet tazminatı talebi “kötü niyet ispatlanamadı” gerekçesiyle reddedilmişti. Daire iki tazminatı ayırmıştır: “borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın böyle bir alacağa dayalı takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. … Alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için de takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de davalı borçludadır.” Somut olayda borcun 2007’de ödendiği, buna rağmen çok sonra takip başlatıldığı tespit edilmiştir. Karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.03.2023 T., 2021/7534 E., 2023/1862 K.

Ödeme savunmasını borçlu ispatlar; temerrüt yoksa takip öncesi faiz istenemez. On bir faturaya dayalı takipte borçlu, verdiği senetlerle borcu ödediğini savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi ispat yükünü şöyle dağıtmıştır: “senetlerin ödendiğinin ve senetlerin fatura borcuna mukabil ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu durumda iddiasını ispat edemediği”. İlk derece mahkemesi ayrıca “icra takibinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği, alacağın likit olduğu ve itirazın haksızlığı gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği”ni belirtmiştir. Karar oy birliğiyle onanmıştır.

Dört karar birlikte okunduğunda tazminatın kaderi şu halkalara bağlıdır.

Birinci halka – dört şart birlikte aranır. Usulüne uygun takip, süresinde itiraz, bir yıl içinde açılan dava ve davada haklı çıkarak tazminatın talep edilmesi.

İkinci halka – kötü niyet aranmaz. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması şart değildir; itirazın haksız olması yeterlidir.

Üçüncü halka – likidite ayrı bir eşiktir. Kanun metninde yazmasa da yerleşik uygulama, alacağın likit olmasını zorunlu kılar.

Dördüncü halka – ölçüt borçlunun bakış açısıdır. Alacak, borçlunun tek başına hesaplayabileceği nitelikteyse likittir; mutabakata veya değerlendirmeye ihtiyaç varsa değildir.

Beşinci halka – bilirkişi tek başına ölçüt değildir. Mart 2023 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı ve Kasım 2025 tarihli Daire kararı bu noktayı açıkça ortaya koymuştur.

Altıncı halka – zaman noktası takip tarihidir. Borçlunun haksızlığı, itirazın yapıldığı andaki duruma göre saptanır; tazminat ise haklı çıkılan tutar üzerinden hesaplanır.

Yedinci halka – faiz ayrı bir konudur. Takipten önce temerrüt sağlanmamışsa takip öncesi işlemiş faiz istenemez; bu, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Sekizinci halka – madalyonun öbür yüzü unutulmamalıdır. Eylül 2023 tarihli karar, ödenmiş bir borç için takip başlatan alacaklı aleyhine borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini göstermiştir. İtirazın iptali davası, itirazın kaldırılması ve menfi tespit davası yazılarımız tabloyu tamamlar.

Sık yapılan hatalar

HataNeden yanlış?Doğrusu
Tazminatı talep etmemekTalep olmadan hükmedilmezDava dilekçesine açıkça yazın
Bir yıllık süreyi kaçırmakDava süreye tabidirİtirazın tebliğ tarihini takip edin
Kötü niyet ispatına çalışmakİnkâr tazminatında aranmazİtirazın haksızlığına odaklanın
Belge şartı sanmakAlacağın belgeye bağlı olması gerekmezLikidite ölçütünü tartışın
Bilirkişiye teslim olmakRapor likiditeyi ortadan kaldırmazYerleşik içtihadı gösterin
Haklılığı dava tarihine bağlamakÖlçüt takip tarihidirİtiraz anındaki durumu ortaya koyun
Temerrüdü atlamakTakip öncesi faiz reddedilirTakipten önce ihtar çekin
Ödeme savunmasını belgesiz yapmakİspat yükü borçludadırMakbuz ve kayıt sunun
Borçlu olarak talepte bulunmamakKötü niyet tazminatı da talebe bağlıdırCevap dilekçesinde isteyin
İcra inkâr tazminatı nedir?

Alacaklının açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi hâlinde alacaklı yararına hükmolunan, icra hukukuna özgü bir tazminattır.

Oranı nedir?

Kanun, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedileceğini düzenlemektedir.

Şartları nelerdir?

Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açması ve davada haklı çıkarak tazminatı talep etmiş olması.

Borçlunun kötü niyetli olması gerekir mi?

Gerekmez. Yargıtay kararlarında, icra inkâr tazminatı için borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması koşulunun aranmadığı belirtilmektedir.

Alacağın senede bağlı olması şart mı?

Şart değildir. Alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulu aranmaz.

Likit alacak ne demek?

Gerçek miktarı belli ve sabit olan ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurları bilinen; böylece borçlunun tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebildiği alacaktır.

Bilirkişi raporu alınırsa alacak likit sayılmaz mı?

Sayılır. Yargıtay, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin alacağın likit olup olmadığı bakımından başlı başına bir ölçüt kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.

Faturaya dayalı alacak likit midir?

Faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikteki ve borçlusunun tutarını bildiği alacaklar yargı kararlarında likit kabul edilmektedir.

Haklılık hangi tarihe göre belirlenir?

İtirazın iptali davalarında haklılık durumu, dava tarihine göre değil takip tarihi itibarıyla belirlenir.

Kısmen kazanırsam tazminat ne olur?

Tazminat, haklı çıkma durumuna uygun alacak miktarı esas alınarak hesaplanır.

Borçlu lehine tazminat mümkün mü?

Mümkündür. Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı, borçlunun talebi üzerine reddolunan meblağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Kötü niyet nasıl ispatlanır?

Alacaklının, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde takibe girişmiş olması gerekir; bu hususun ispat yükü borçludadır.

Kötü niyet tazminatında likidite aranır mı?

Aranmaz. Alacak likit olsun veya olmasın, takibin haksız ve kötü niyetli olması hâlinde borçlu lehine tazminata hükmedilebilir.

Veli, vasi veya mirasçı itiraz ederse?

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Tazminat hangi tutar üzerinden hesaplanır?

Kanun, bu tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağını öngörmektedir.

İlgili mevzuat
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 58 – Takip talebi
  • 2004 sayılı Kanun m. 62-65 – İtiraz
  • 2004 sayılı Kanun m. 67 – İtirazın iptali ve tazminat
  • 2004 sayılı Kanun m. 68 – İtirazın kaldırılması
  • 2004 sayılı Kanun m. 68/a ve 68/b – Özel hâller
  • 2004 sayılı Kanun m. 69 – Borçtan kurtulma davası
  • 2004 sayılı Kanun m. 72 – Menfi tespit ve istirdat
  • 2004 sayılı Kanun m. 169/a – Kambiyo takibinde tazminat
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 – İspat yükü
  • 6100 sayılı Kanun m. 266 vd. – Bilirkişi incelemesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117 – Temerrüt
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 21 – Faturaya itiraz

İlgili yazılarımız: itirazın iptali davası, itirazın kaldırılması, menfi tespit davası, borçtan kurtulma davası, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. İcra inkâr tazminatında sonuç, alacağın niteliğine ve takip tarihindeki duruma göre değişir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara