Hekimin Disiplin Sorumluluğu ve Tabip Odası Onur Kurulu Kararına İtiraz

legapro kapak 16863 LegaPro Hukuk Hekimin Disiplin Sorumluluğu ve Tabip Odası Onur Kurulu Kararına İtiraz
Kısaca
  • Hekimler hakkındaki disiplin soruşturması, kayıtlı oldukları tabip odasının onur kurulu tarafından yürütülür ve karara bağlanır.
  • Onur kurulu kararına karşı, kararın üyeye tebliğinden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak itiraz edilebilir (6023 s. K. m.40).
  • İtiraz dilekçesi, karar aleyhindeki belgelere dayanan savunmayla birlikte ve imza karşılığında Oda İdare Heyeti Başkanlığına verilir.
  • Süresinde itiraz edilmeyen yazılı ihtar ve para cezaları kesinleşir ve derhâl uygulanır.
  • Geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararları, itiraz edilmese dahi Yüksek Haysiyet Divanına gönderilir ve ancak onun tasdikiyle tekemmül eder.
  • Uygulamada bu merci Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu olarak anılmakta ve kararı disiplin cezasını idari anlamda kesinleştiren nihai işlem sayılmaktadır.
  • Kesinleşen ceza işlemine karşı idari yargıda iptal davası açılır.
  • Davacı kamu görevlisi bir hekimse, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.33/3 uyarınca yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.
  • Bölge idare mahkemesinin istinaf üzerine verdiği karar, kural olarak kesindir; geçici meslekten alıkoyma cezalarında temyiz yolu kapalıdır.
  • Danıştay, geçici olarak meslekî faaliyetten alıkoyma cezasını “meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem” saymamaktadır.
  • Hekimlik ticari faaliyet olarak değerlendirilmediğinden, temyize açık davaları sayan hükmün ticari faaliyete ilişkin bendi de uygulanmaz.
  • Ceza davasında verilen beraat kararı, disiplin cezası verilmesine kendiliğinden engel oluşturmaz; beraatin gerekçesi belirleyicidir.
  • Disiplin yönetmeliğinde, hastalıkların tanı ve tedavisinde bilimselliği henüz kanıtlanmamış ya da bilim dışı yöntemleri uygulamak veya önermek ayrı bir disiplin sebebi olarak düzenlenmiştir.
  • Uzmanlık belgesi olmadan uzmanmış gibi davranmak veya tanıtım yapmak da disiplin cezası gerektiren fiiller arasında değerlendirilmektedir.
  • 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 11/2/2025 tarihli ve E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Hekim hakkında yürütülen disiplin süreci, tazminat davasından ve ceza soruşturmasından tamamen ayrı bir yolda ilerler. Şikâyet tabip odasına ulaşır, onur kurulu soruşturma yapar, ceza verilirse dosya Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kuruluna gider ve orada onaylanmadıkça geçici meslekten alıkoyma cezası hüküm doğurmaz. Süreç kısa görünse de sonuçları ağırdır: bir aylık bir alıkoyma bile muayenehanenin kapanması, sözleşmenin askıya alınması ve gelirin kesilmesi anlamına gelir.

Uygulamada en çok hata yapılan iki nokta usuldür: itirazın hangi mercie ve hangi sürede yapılacağı ile davanın hangi idare mahkemesinde açılacağı. Buna bir de kanun yolu sorunu eklenir; bölge idare mahkemesinin kararı çoğu dosyada kesindir ve temyiz istemleri incelenmeksizin reddedilmektedir. Aşağıda süreci, süreleri, yetkili mahkemeyi, ceza yargılamasıyla ilişkiyi ve idari yargının denetim ölçütlerini ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.40 – İtiraz ve tasdik
“Madde 40 – (Değişik: 19/6/1963 – 256/1 md.) Haysiyet divanları tarafından verilen disiplin cezaları aleyhine, kararın üyeye tebliğinden itibaren 15 gün zarfında yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi, karar aleyhindeki belgelere dayanan savunma ile birlikte ve imza karşılığında (Yüksek Haysiyet Divanına gönderilmek üzere) Oda İdare Heyeti Başkanlığına verilir. Müddeti içinde itiraz edilmiyen disiplin cezalarından, yazılı ihtar ve para cezaları kesinleşir ve derhal tatbik edilir. Cezalandırma halinde karar aleyhinde itiraz vakı olmasa dahi geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararları idare heyeti başkanlığınca yüksek haysiyet divanına gönderilir. Bu hususlara mütedair olan kararlar Yüksek Haysiyet Divanının tasdikiyle tekemmül eder.”
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.33/3 ve m.46 – Yetkili mahkeme ve temyiz
m.33/3: “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.” — m.45/6: “Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” — m.46/1-(c): “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararlar Danıştay’da temyiz edilebilir.
Değişiklik uyarısı
Bu alandaki temel hüküm 2025’te ortadan kalkmıştır. Disiplin cezalarını düzenleyen 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 39. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 11/2/2025 tarihli ve E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Aşağıda incelenen Danıştay kararlarının tamamı, bu iptalden önceki döneme ve o dönemde yürürlükte olan 6023 sayılı Kanun m.39 ile Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’ne dayanmaktadır. Güncel bir dosyada, cezaya dayanak yapılan hükmün işlem tarihinde yürürlükte olup olmadığı, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih ve Anayasa Mahkemesi’nin yürürlüğü erteleyip ertelemediği Resmî Gazete’den ayrıca doğrulanmalıdır. Buna karşılık itiraz usulünü ve Yüksek Haysiyet Divanının tasdikini düzenleyen m.40, yürürlükte kalmaya devam etmektedir; itiraz süresi ve mercii bakımından bu madde esas alınır.
KonuYazılı ihtar ve para cezasıGeçici olarak meslekten alıkoyma
Kararı verenTabip odası onur kuruluTabip odası onur kurulu
İtiraz süresiTebliğden itibaren on beş günTebliğden itibaren on beş gün
İtiraz merciiYüksek Haysiyet DivanıYüksek Haysiyet Divanı
İtiraz edilmezseKesinleşir ve derhâl uygulanırİtiraz olmasa da divana gönderilir
TekemmülSürenin geçmesiyleYüksek Haysiyet Divanının tasdikiyle
Yargı yoluİdari yargı, iptal davasıİdari yargı, iptal davası
Yetkili mahkemeKamu görevlisinde görev yeri idare mahkemesiKamu görevlisinde görev yeri idare mahkemesi
İstinafOtuz gün içinde bölge idare mahkemesineOtuz gün içinde bölge idare mahkemesine
TemyizKural olarak kapalıKapalı; BAM kararı kesindir
Kritik nokta
Bu dosyalarda en pahalı hata, bölge idare mahkemesi kararının kesin olduğunun fark edilmemesidir. Danıştay 8. Daire, geçici olarak meslekî faaliyetten alıkoyma cezalarında istikrarlı biçimde temyiz istemini incelemeksizin reddetmektedir; gerekçe iki yönlüdür: bu ceza “meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem” değildir ve hekimlik ticari faaliyet sayılamayacağı için ticari faaliyetin icrasını engelleyen işlemlere ilişkin bent de uygulanmaz. Sonuç şudur: dosyanın kaderi bölge idare mahkemesinde belirlenir. Bu nedenle bütün deliller, bilirkişi itirazları ve hukuki argümanlar en geç istinaf aşamasında eksiksiz ortaya konmalı; “nasılsa Danıştay’a gideriz” beklentisiyle savunma geriye bırakılmamalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Size ulaşan yazının niteliğini belirleyin: soruşturmacı görevlendirme bildirimi mi, savunma istemi mi, onur kurulu kararı mı, yoksa Yüksek Onur Kurulu kararı mı?
  2. Savunma isteminde isnat edilen fiilin ve dayanak yönetmelik maddesinin açıkça gösterilip gösterilmediğini denetleyin.
  3. Savunmanızı yazılı verin ve dayandığınız tıbbi belgeleri, hasta dosyalarını, konsültasyon kayıtlarını ve rızaları ekleyin.
  4. Onur kurulu kararının tebliğ tarihini kesinleştirin; itiraz için on beş günlük süre bu tarihten işler.
  5. İtiraz dilekçenizi belgelere dayanan savunmayla birlikte ve imza karşılığında Oda İdare Heyeti Başkanlığına verin.
  6. Geçici meslekten alıkoyma cezasında, itiraz etmeseniz bile dosyanın Yüksek Haysiyet Divanına gideceğini ve cezanın ancak tasdikle tekemmül edeceğini gözetin.
  7. Yüksek Onur Kurulu kararının tebliğinden sonra iptal davası açın; dava dilekçesinde hem onur kurulu hem de Yüksek Onur Kurulu kararını tarih ve sayısıyla gösterin.
  8. Kamu görevlisi hekim iseniz davayı görevli bulunduğunuz yer idare mahkemesinde açın; merkez organın bulunduğu yer değil, görev yeriniz esastır.
  9. Yürütmenin durdurulmasını mutlaka talep edin; cezanın uygulanması gelir kaybı ve sözleşme sonuçları doğurur.
  10. Aynı olayla ilgili ceza dosyası varsa getirtin; beraat kararı varsa beraatin gerekçesini ayrıca tartışın.
  11. Bilimsellik iddiasına karşı literatür, kılavuz ve uzmanlık derneği görüşü sunun; gerekiyorsa üniversiteden görüş alınmasını isteyin.
  12. Bütün delil ve itirazlarınızı en geç istinaf aşamasında tamamlayın; bölge idare mahkemesi kararı çoğu dosyada kesindir.
Danıştay kararları

Danıştay 8. Daire, 12.02.2025 T., 2025/982 E., 2025/688 K.
Daire, kamu görevlisi hekim hakkında verilen disiplin cezasına karşı açılan davada yetkili mahkemenin, merkez organın bulunduğu yer değil, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğunu belirlemiştir. İstanbul’da hekim olarak görev yapan davacı, Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 5/b ve 7. maddeleri uyarınca bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezasıyla cezalandırılmıştı. Ankara İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın kamu görevlisinin disiplin cezasından kaynaklandığını belirterek yetkisizlik kararı vermiş; İstanbul İdare Mahkemesi ise cezayı kesinleştiren nihai işlemi tesis eden Yüksek Onur Kurulunun bulunduğu yerin yetkili olduğu görüşüyle karşı yetkisizlik kararı vermişti. Daire, ortaya çıkan yetki uyuşmazlığını şu kuralla çözmüştür: “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. maddesinde, ”Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları … ile ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.’ kuralı yer almaktadır. Bu durumda; uyuşmazlığın, kamu görevlisi olan davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemden kaynaklanması nedeniyle görüm ve çözümünde … davacının görevli olduğu yerde bulunan İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.” Sonuç: uyuşmazlığın çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu belirlenmiş ve dosya bu mahkemeye gönderilmiştir; karar 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Danıştay 8. Daire, 22.12.2023 T., 2023/6576 E., 2023/7733 K.
Daire, altı ay süreyle geçici meslekten alıkoyma cezasına ilişkin bölge idare mahkemesi kararının kesin olduğunu, bu nedenle temyiz isteminin incelenemeyeceğini belirlemiştir. Davacı hekim hakkında, vitiligo rahatsızlığı bulunan bir hastada bilimselliği kanıtlanmamış tedavi yöntemi uygulandığı ve dermatoloji uzmanlık alanından değerlendirme alınmadığı gerekçesiyle ceza verilmişti. İdare mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, temyiz kanun yolunun kapsamını değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “‘6 ay geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma’ disiplin cezasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, … 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan ‘belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası’ olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim … Türk Tabipler Birliği Yüksek Onur Kurulunca onaylanan mesleki faaliyetten alıkoyma cezasının, davacının hekimlikten çıkarılması sonucunu doğuran bir işlem niteliğine sahip olmadığı anlaşılmaktadır.” Kararda ikinci bir gerekçe de eklenmiştir: “serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veyahut ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin … yapılması şeklinde tanımlanmakta olup, belirtilen tanımlamaya göre hekimlik mesleği ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın … 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.” Sonuç: TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE karar verilmiş; karar 22.12.2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Danıştay 8. Daire, 10.02.2022 T., 2022/583 E., 2022/723 K.
Bu dosyada temyiz istemi yine incelenmeksizin reddedilmiş; böylece hekim lehine verilen iptal kararı kesinleşmiştir. Karar, ceza davasındaki beraatin disiplin cezasına etkisini ve bilirkişi raporlarının çatışması hâlinde nasıl bir sonuca varıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Ortopedi uzmanı olan davacı hakkında, gereksiz ameliyat yapıldığı ve pahalı malzeme kullanıldığı gerekçesiyle üç ay süreyle geçici meslekten men cezası verilmişti. İdare mahkemesi davayı reddederken beraat kararının etkisini şöyle değerlendirmişti: davacının “ceza yargılamasında mahkemesince yapılan değerlendirme sonucu suç işlediği kanaatine varılmamış ve beraatine karar verilmiş ise de, beraat kararının isnat edilen suçun davacı tarafından işlenmediğinin kesin olarak ortaya konulmasına ilişkin olmadığı, bu nedenle de disiplin soruşturmasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilerek davacının disiplin cezası yönünden cezalandırılmasına engel teşkil etmeyeceği”. Bölge idare mahkemesi ise Adli Tıp Kurumu raporlarını esas alarak farklı sonuca varmıştır: “tedavi işlemlerinin gerekliliğini takdir etmenin hastaların bu tedavileri yapılmasını kabul edişleri kapsamında doktorların gerekli görmesine bağlı olduğu anlaşıldığından, bir kısım hastaların uygulanan tedavi sonucu iyileştikleri ve tedavi oldukları dikkate alındığında, uygulanan tedavi yöntemlerinin tamamen gereksiz olduğunun kabul edilemeyeceği gibi bu tedavi yönteminin uygulanmasını yasaklayan herhangi bir yasal düzenlemede bulunmadığı, ayrıca davacının bu tedavileri şahsi menfaat temini amacıyla da uygulandığına ilişkin somut ve kesin bir delilinde bulunmadığı” gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Daire, aynı kanun yolu değerlendirmesini yaparak temyiz istemini incelememiştir. Sonuç: TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE karar verilmiş; karar 10.02.2022 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Danıştay 8. Daire, 02.11.2021 T., 2019/656 E., 2021/4947 K.
Bu dosyada da temyiz istemi incelenmeksizin reddedilmiş; uzmanlık belgesi bulunmadan uzmanmış gibi davranma veya tanıtım yapma fiiline dayanan disiplin cezasının iptali istemi bakımından verilen ret kararı kesinleşmiştir. Kendisine ait muayenehanede pratisyen hekim olarak çalışan davacı hakkında bir ay meslekten men cezası verilmiş; idare mahkemesi, “davacının Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre alınmış bir uzmanlık belgesi olmadan herhangi bir biçimde uzmanmış gibi davranmak veya tanıtım yapmak suretiyle meslek uygulamasında bulunmak fiilinin işlendiğinin subuta erdiği anlaşıldığından” davayı reddetmişti. Bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve kararında temyiz yolunun açık olduğunu belirtmişti. Daire, kararda temyiz yolunun açık gösterilmiş olmasının sonucu değiştirmediğini ortaya koyarak aynı değerlendirmeyi yapmıştır: “temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge idare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan ‘kesin’ kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.” Sonuç: TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE karar verilmiş; karar 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda hekim disiplin dosyalarının belirli bir mantık zinciri izlediği görülür. İlk halka merci sırasıdır. Süreç tabip odası onur kurulunda başlar; verilen ceza yazılı ihtar veya para cezası ise süresinde itiraz edilmediğinde kesinleşir ve derhâl uygulanır. Geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararları ise itiraz edilmese bile Yüksek Haysiyet Divanına gönderilir ve ancak onun tasdikiyle tekemmül eder. Bu ayrım, dava açma süresinin ne zaman işlemeye başladığını da belirler.

İkinci halka süredir. İtiraz süresi, kararın üyeye tebliğinden itibaren on beş gündür ve dilekçe belgelere dayanan savunmayla birlikte, imza karşılığında Oda İdare Heyeti Başkanlığına verilir. Bu kısa süre uygulamada sıkça kaçırılmakta; kaçırıldığında ise idari yargıda ileri sürülebilecek esasa ilişkin en güçlü argümanlar bile sonuç doğurmamaktadır.

Üçüncü halka yetkidir ve 2025 tarihli karar bu noktayı netleştirmiştir. Disiplin cezasını kesinleştiren nihai işlem Ankara’da bulunan merkez organ tarafından tesis edilse bile, davacı kamu görevlisi bir hekimse yetkili mahkeme onun görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır ve aylar kaybedilir.

Dördüncü halka kanun yoludur ve bu alanın en belirleyici kuralıdır. Danıştay 8. Daire, 2021’den 2023’e uzanan kararlarında geçici meslekten alıkoyma cezalarında bölge idare mahkemesi kararının kesin olduğunu istikrarlı biçimde kabul etmiştir. Gerekçe iki ayaklıdır: bu ceza meslekten çıkarılma sonucunu doğurmaz ve hekimlik ticari faaliyet sayılmaz. Bölge idare mahkemesinin kararında “temyiz yolu açık” ibaresinin bulunması da sonucu değiştirmemektedir.

Beşinci halka ceza yargılamasıyla ilişkidir. Disiplin sorumluluğu ile ceza sorumluluğu ayrı yollarda ilerler; beraat kararı disiplin cezası verilmesine kendiliğinden engel oluşturmaz. Belirleyici olan beraatin gerekçesidir: fiilin hiç işlenmediği ya da sanık tarafından işlenmediği kesin biçimde ortaya konmuşsa sonuç değişir; delil yetersizliğine dayanan beraat ise disiplin değerlendirmesini engellemez. Aynı ayrım avukatın disiplin sorumluluğunda da kanunla açıkça düzenlenmiştir.

Altıncı halka bilimsellik denetimidir. Disiplin yönetmeliğinde, hastalıkların tanı ve tedavisinde bilimselliği henüz kanıtlanmamış ya da bilim dışı yöntemleri uygulamak veya önermek ayrı bir disiplin sebebi olarak düzenlenmiştir. 2023 tarihli dosyada bu hüküm uygulanmış; 2022 tarihli dosyada ise Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanılarak uygulanan yöntemin tamamen gereksiz sayılamayacağı ve yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu, savunmanın nereye yoğunlaşması gerektiğini gösterir: literatür, kılavuz ve bağımsız uzman görüşü.

Yedinci halka konsültasyon ve uzmanlık sınırıdır. 2023 tarihli dosyada, hastalığın esas olarak dermatoloji uzmanlık alanıyla ilgili olduğu ve tedavi başka bir uzmanlıkça yürütülse dahi ilgili alandan değerlendirme alınması gerektiği vurgulanmıştır. 2021 tarihli dosyada ise uzmanlık belgesi olmadan uzmanmış gibi davranma veya tanıtım yapma fiili sabit görülmüştür. Bu iki karar, disiplin denetiminin yalnızca sonuca değil, sürece de yöneldiğini göstermektedir; komplikasyon ve malpraktis ayrımı tartışmasından farklı olarak burada kusurlu sonucun doğması aranmaz.

Son halka, disiplin sürecinin diğer sorumluluk türlerinden ayrılmasıdır. Onur kurulu kararı, hasta tarafından açılacak tazminat davasının sonucunu belirlemez; buna karşılık dosyaya delil olarak sunulur ve fiilî bir ağırlık taşır. Bu nedenle disiplin savunması, ilerideki hastane ve hekimin sorumluluk ayrımı tartışması ile aydınlatılmış onam savunması gözetilerek, bu üç dosya birlikte düşünülerek kurulmalıdır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
On beş günlük itiraz süresini kaçırmakCeza kesinleşir ve uygulanırSüresinde yazılı itiraz edilmeli
İtirazı yanlış mercie vermekSüre işlemeye devam ederOda İdare Heyeti Başkanlığına verilmeli
Savunmayı belgesiz sunmakİddialar ispatlanamazHasta dosyası ve tıbbi kayıtlar eklenmeli
Davayı merkez organın yerinde açmakYetkisizlikle zaman kaybedilirGörev yeri idare mahkemesi seçilmeli
Yürütmenin durdurulmasını istememekCeza dava sürerken uygulanırTalep dilekçede ayrıca kurulmalı
Beraati tek başına yeterli saymakDisiplin cezası ayakta kalırBeraatin gerekçesi tartışılmalı
Delilleri temyiz aşamasına saklamakBAM kararı kesinleşirHer şey istinafta ortaya konmalı
Karardaki “temyiz yolu açık” ibaresine güvenmekTemyiz incelenmeksizin reddedilirKanun yolu m.46’ya göre denetlenmeli
Konsültasyon kaydını tutmamakUzmanlık alanı ihlali iddiası güçlenirİlgili uzmanlıktan görüş belgelenmeli
Hekim hakkında disiplin soruşturmasını kim yürütür?

Hekimin kayıtlı olduğu tabip odasının onur kurulu yürütür ve karara bağlar. Verilen cezaya karşı itiraz mercii, kanundaki adıyla Yüksek Haysiyet Divanı, uygulamadaki adıyla Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kuruludur.

Onur kurulu kararına ne kadar sürede itiraz edilir?

6023 sayılı Kanun m.40’a göre kararın üyeye tebliğinden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi, karar aleyhindeki belgelere dayanan savunmayla birlikte ve imza karşılığında Oda İdare Heyeti Başkanlığına verilir.

İtiraz edilmezse ne olur?

m.40’a göre süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarından yazılı ihtar ve para cezaları kesinleşir ve derhâl uygulanır. Buna karşılık geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararları, itiraz edilmese dahi Yüksek Haysiyet Divanına gönderilir.

Meslekten alıkoyma cezası ne zaman yürürlük kazanır?

m.40’ın son cümlesine göre bu kararlar Yüksek Haysiyet Divanının tasdikiyle tekemmül eder. Uygulamada Yüksek Onur Kurulunun onama kararı, cezayı idari anlamda kesinleştiren nihai işlem olarak kabul edilmektedir.

Dava hangi idare mahkemesinde açılır?

Danıştay 8. Daire’nin 12.02.2025 tarihli kararına göre, kamu görevlisi hekimin disiplin cezasına ilişkin uyuşmazlıkta İYUK m.33/3 uyarınca yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir; nihai işlemi tesis eden merkez organın bulunduğu yer esas alınmaz.

Bölge idare mahkemesi kararına karşı temyize gidilebilir mi?

Geçici meslekten alıkoyma cezalarında gidilemez. Danıştay 8. Daire, bu cezanın “meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem” sayılamayacağını ve hekimliğin ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek temyiz istemlerini incelemeksizin reddetmektedir.

Kararda “temyiz yolu açık” yazıyorsa ne olur?

Sonuç değişmez. 02.11.2021 tarihli kararda, bölge idare mahkemesi kararında temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiş olmasına rağmen Daire, kararın kanun gereği kesin olduğunu saptayarak temyiz istemini incelememiştir.

Ceza davasından beraat edersem disiplin cezası kalkar mı?

Kendiliğinden kalkmaz. İncelenen dosyada idare mahkemesi, beraat kararının “isnat edilen suçun davacı tarafından işlenmediğinin kesin olarak ortaya konulmasına ilişkin olmadığı” gerekçesiyle disiplin cezasına engel oluşturmadığını kabul etmiştir. Belirleyici olan beraatin gerekçesidir.

Bilimselliği kanıtlanmamış yöntem uygulamak disiplin suçu mudur?

Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’nde, hastalıkların tanı ve tedavisinde bilimselliği henüz kanıtlanmamış ya da bilim dışı yöntemleri uygulamak veya önermek disiplin sebebi olarak düzenlenmiştir. 22.12.2023 tarihli dosyada bu hükme dayanılarak verilen ceza yerinde bulunmuştur.

Uygulanan yöntemin gereksiz olduğu nasıl ispatlanır?

10.02.2022 tarihli dosyada bölge idare mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporlarını değerlendirerek bir kısım hastanın iyileştiğini, yöntemi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığını ve şahsi menfaat temini konusunda somut ve kesin delil olmadığını saptayarak işlemi iptal etmiştir. Uzman raporları ve tedavi sonuçları belirleyicidir.

Uzmanlık alanı dışında tedavi yapmak ceza gerektirir mi?

22.12.2023 tarihli dosyada, hastalığın esas olarak dermatoloji uzmanlık alanıyla ilgili olduğu, tedavi başka bir uzmanlık tarafından yürütülse dahi ilgili alandan değerlendirme ve yardım alınması gerektiği, davacının bu kurala uymadığı belirtilerek ceza yerinde bulunmuştur.

Uzman olmadığı hâlde uzmanmış gibi tanıtım yapmanın sonucu nedir?

02.11.2021 tarihli dosyada, uzmanlık belgesi olmadan uzmanmış gibi davranmak veya tanıtım yapmak suretiyle meslek uygulamasında bulunma fiilinin sabit olduğu kabul edilerek verilen bir ay meslekten men cezası hukuka uygun bulunmuştur.

Disiplin cezası tazminat davasını etkiler mi?

Doğrudan bağlayıcı değildir; disiplin sorumluluğu ile hukuki sorumluluk ayrı değerlendirilir. Ancak onur kurulu kararı ve dayanağı bilirkişi raporları tazminat dosyasına delil olarak sunulabildiğinden, savunma her iki süreç birlikte düşünülerek kurulmalıdır.

Disiplin cezalarının kanuni dayanağında bir değişiklik oldu mu?

Evet. 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 39. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 11/2/2025 tarihli ve E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Güncel dosyalarda, işlem tarihinde yürürlükte olan hüküm ile iptal kararının yürürlük tarihi ayrıca doğrulanmalıdır.

Dosyaya hangi belgeler konmalı?

Şikâyet dilekçesi ve soruşturma dosyası, savunma istemi ve verdiğiniz savunma, onur kurulu ve Yüksek Onur Kurulu kararları ile tebliğ belgeleri, hasta dosyaları, tetkik ve görüntüleme kayıtları, aydınlatılmış onam formları, konsültasyon kayıtları, ilgili kılavuz ve literatür ile varsa ceza dosyasının ve adli tıp raporlarının örnekleri.

İlgili mevzuat
  • 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.28 – Oda idare heyetinin görevleri
  • 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.39 – Disiplin cezaları (AYM’nin 11/2/2025 tarihli kararıyla iptal)
  • 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.40 – İtiraz usulü ve Yüksek Haysiyet Divanının tasdiki
  • 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.41 – Merkez teşkilatı
  • Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği m.5 ve m.7 – Disiplin cezası gerektiren fiiller
  • Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi – Meslekî etik yükümlülükler
  • 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun – Meslek icrasının koşulları
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.33/3 – Disiplin cezalarında yetkili mahkeme
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45 – İstinaf ve kesinlik
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.46 – Temyize açık davalar
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27 – Yürütmenin durdurulması
  • 2709 sayılı Anayasa m.135 – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları

İlgili yazılarımız: komplikasyon ve malpraktis ayrımı, hastane ve hekimin sorumluluk ayrımı, aydınlatılmış onam ve hekimin sorumluluğu, avukatın disiplin sorumluluğu ve sağlık hizmetinde hizmet kusuru.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Sağlık ve tıp hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara