Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu (TCK m. 154)

legapro kapak 16709 LegaPro Hukuk Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu (TCK m. 154)
Kısaca
  • TCK m. 154, taşınmaz mülkiyetini ve zilyetliğini ceza hukuku yoluyla koruyan temel hükümdür.
  • Birinci fıkra, başkasına ait taşınmazı malikmiş gibi işgal etme, sınırlarını değiştirme veya bozma ile hak sahibinin yararlanmasına engel olmayı cezalandırır.
  • Ceza, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıdır.
  • Birinci fıkradaki suçun takibi şikâyete bağlıdır.
  • 25.02.2009 tarihli 5841 sayılı Kanun‘la yapılan değişiklikle kamuya ait taşınmazlar birinci fıkra kapsamı dışına çıkarılmıştır.
  • Değişiklik gerekçesi, kamu mallarının idarenin kamu gücüyle korunabildiği ve özel kanunlarda düzenleme bulunduğudur.
  • İkinci fıkra, köy tüzel kişiliğine ait veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmazları korur.
  • İkinci fıkradaki seçimlik hareketler zapt etme, tasarrufta bulunma ve sürüp ekmedir.
  • Suç kesintisiz (mütemadi) niteliktedir.
  • Sayım tahdidi değildir; “gibi” ibaresiyle benzer yerler de kapsanır.
  • Köylünün ortak kullanımında olmayan tarla veya arsa vasfındaki taşınmazlar ikinci fıkranın konusu değildir.
  • Üçüncü fıkra, kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştirmeyi cezalandırır.
  • Tahsisli mera ile kadim mera ayrımı, ikinci fıkranın uygulanmasında belirleyici olabilmektedir.
  • 6360 sayılı Kanun’la köylerin mahalleye dönüşmesi, tek başına fiili suç olmaktan çıkarmaz.
  • 3091 sayılı Kanun m. 15’teki suç ise, men kararının infazından sonra ikinci kez tecavüz edilmesini arar.

Tarlanın sınır taşının kaydırılması, komşu bahçenin bir bölümünün çekilen tel ile içeri alınması, köy merasına ev yapılması, dere yatağının doldurulup düzeltilmesi. Bunlar günlük hayatta “arazi kavgası” olarak anılır; ceza hukukunda ise tek bir maddede toplanır.

Ancak bu madde, 2009’daki değişiklikten sonra göründüğünden çok daha dar bir alana uygulanmaktadır. Kamu taşınmazlarının bir bölümü kapsam dışına çıkmış, mera ve köy malları için ayrı bir fıkra ayrılmış, idarî yolla korunan hâller ise başka bir kanuna bırakılmıştır. Aşağıda bu haritayı güncel Yargıtay kararlarıyla çiziyoruz.

Kanunî dayanak

TCK m. 154/1 (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.): “Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.”

TCK m. 154/2: “Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.” m. 154/3: “Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.”

4342 sayılı Mera Kanunu m. 4: Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy ya da belediyeye aittir; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerler özel mülkiyete geçirilemez, amaçları dışında kullanılamaz, zamanaşımına tabi değildir ve sınırları daraltılamaz.

Aynı olay iki ayrı kanunun süzgecinden geçebilir; ölçütler farklıdır:

ÖlçütTCK m. 1543091 sayılı Kanun m. 15
Korunan değerMülkiyet ve zilyetlikİdarî kararın etkinliği
Ön koşulYokturMen kararı ve infazı
Aranan fiilİşgal, sınır değiştirme, engellemeİkinci kez tecavüz
Takip1. fıkrada şikâyete bağlıResen
Kamu malı2. fıkra kapsamında sınırlıAğırlaştırılmış ceza
NiteliğiKesintisiz suçAyrı suç
Ceza6 ay – 3 yıl hapis ve adlî paraMalikine göre değişen hapis
Failin çokluğuGenel hükümlerArtırım sebebi
YolCumhuriyet savcılığıKaymakamlık/valilik sonrası

Kritik nokta: 5841 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra, kamuya ait taşınmazlara tecavüz kural olarak m. 154/1 kapsamında değildir. Bu tür yerler ancak m. 154/2’nin aradığı nitelikteyse, yani köy tüzel kişiliğine ait ya da öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş mera, harman yeri, yol, sulak ve benzeri yerlerse ceza hukukunun konusu olur. Belde veya belediye halkının ortak kullanımı, tek başına bu şartı karşılamayabilmektedir. Bu nedenle dosyada önce taşınmazın kime tahsisli olduğu, kim tarafından ve ne zamandan beri ortaklaşa kullanıldığı belgelendirilmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Taşınmazın statüsünü belirleyin. Özel mülk mü, hazine malı mı, mera mı, köy ortak malı mı?
  2. Tapu ve mera kayıtlarını getirtin. Mera komisyonu tespit, tahdit ve tahsis kayıtları belirleyicidir.
  3. Tahsis tarihine dikkat edin. Suç tarihinden sonra yapılan tahsis, o tarihteki durumu değiştirmez.
  4. Kadim kullanımı ispatlayın. Tahsis yoksa, öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş olma hâli araştırılmalıdır.
  5. Yerel bilirkişi ve tanık dinletin. Yöreyi bilen tarafsız kişilerin beyanı bu tespitte esas alınmaktadır.
  6. Keşif isteyin. Fen ve zirai bilirkişi raporlarıyla sınır ve nitelik saptanmalıdır.
  7. Şikâyet süresini kaçırmayın. Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlıdır.
  8. Kesintisiz suç niteliğini hatırlayın. İşgal sürdükçe fiil devam eder; bu, süre hesabını etkiler.
  9. 3091 yolunu ayrı değerlendirin. İdarî men kararı, TCK m. 154’ün ön şartı değildir.
  10. Men kararının kapsamını kontrol edin. Karar hangi parselleri kapsıyorsa yalnız onlar için sonuç doğurur.
  11. İkinci tecavüzü belgeleyin. 3091 m. 15 suçu, infazdan sonra yeniden tecavüz edilmesini arar.
  12. Suçtan zarar gören kurumu davadan haberdar edin. Katılma imkânı tanınmaması bozma sebebidir.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.10.2025 T., 2022/218 E., 2025/385 K.

İkinci fıkranın konusu köy ortak malıdır; belde halkının kullanımı yetmez. Belde sınırlarındaki “otlakiye” nitelikli hazine parseline ev yapan sanıklar mahkûm edilmiş, Başsavcılık itiraz etmişti. Kurul önce suçun konusunu tanımlamıştır: “Kesintisiz (mütemadi) niteliğe haiz olan bu suçun konusunu köy tüzel kişiliğine ait olan veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan mera, harman yeri, yol ve sulak gibi köy halkı tarafından ortaklaşa kullanılan taşınmaz mallar oluşturmaktadır… Köylünün ortak kullanımında olmayan tarla veya arsa vasfındaki taşınmazlar ise bu suçun konusunu oluşturmazlar.” Ayrıca 5841 sayılı Kanun’la “kamuya ait taşınmaz mal veya eklentileri bu fıkra kapsamından çıkartılıp anılan fıkrada düzenlenen suçun takibi şikâyete bağlı hâle getirilmiştir.” Somut olayda taşınmazın suç tarihinde bir köye tahsisli olmadığı, bilirkişi beyanlarına göre belde halkınca kullanıldığı ve mera tahsisinin suç tarihinden sonra 2017’de yapıldığı saptanarak suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmiştir. Karar, asıl uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla bozulmuştur; beş üye itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 26.04.2023 T., 2021/12855 E., 2023/2518 K.

Köyün mahalleye dönüşmesi fiili suç olmaktan çıkarmaz. Büyükşehir belediyesine ait mezarlık vasfındaki taşınmazı yıllardır ekip biçen şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, 6360 sayılı Kanun’un etkisini şöyle sınırlamıştır: bu Kanun “köylünün ortak kullanımına terk edilmiş taşınmaza tecavüz suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile bütünleyici bir ilişki içinde bulunmadığı gibi maddede herhangi bir değişikliğe ya da maddenin yürürlükten kaldırılmasına dair bir hüküm de içermemekte, idari yapılanmayı yeniden düzenlemek amacıyla köy statüsüne sahip yerleşim yerlerini mahalle olarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine bağlamaktadır.” Daireye göre bu Kanun taşınmazın statüsünü değiştirmekte, ancak “ortak kullanıma terk edilmiş taşınmaza tecavüz fiilini suç olmaktan çıkarmamakta ya da suçun unsurlarında, cezasında veya kanuni neticelerinde bir değişiklik yapmamaktadır.” Delillerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 10.10.2024 T., 2023/465 E., 2024/7598 K.

3091 suçu için men kararı yetmez, ikinci tecavüz gerekir. Meradan toprak alınması nedeniyle yürütülen soruşturmada, şüpheli hakkında kaymakamlıkça 3091 sayılı Kanun uyarınca men kararı verilmişti. Daire, anılan Kanun’un 15. maddesinin “Mahkeme kararıyla kendisine teslim edilmeksizin aynı taşınmaz mala ikinci defa yapılan tecavüz veya müdahale” hâlini cezalandırdığını aktardıktan sonra somut olayda “şüpheli hakkında 3091 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi kapsamında ikinci defa tecavüzün menine ilişkin karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, 3091 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından” kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varmıştır. Kanun yararına bozma istemi oy birliğiyle reddedilmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 25.09.2023 T., 2021/14776 E., 2023/6572 K.

Men kararının kapsamı ve taşınmazın niteliği ayrı ayrı saptanmalıdır. Limon bahçesi, arsa ve dere yatağının işgal edildiği iddiasıyla açılan davada Daire, kaymakamlık men kararının yalnızca tek bir parseli kapsadığını, diğer parseller yönünden usulünce verilmiş men kararı bulunmadığını saptamıştır. Men kararı verilen parsel bakımından ise “bu kararın 24.07.2015 tarihinde usulünce infaz edilerek taşınmazın malikine teslim edildiği gözetildiğinde sanığın bahse konu infaz kararından sonra tekrar aynı taşınmazı işgal etmek suretiyle tecavüz ettiği” belirtilerek beraat kararı hatalı bulunmuştur. TCK m. 154 yönünden ise “Suça konu dere yatağının, köylünün ortak kullanımına bırakılan mera, harman yeri, yol veya sulak gibi yerlerden olup olmadığı kesin bir şekilde saptanıp sonucuna göre sanıkların, hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması” hukuka aykırı görülmüştür. Hükümler oy birliğiyle kısmen onanmış, kısmen bozulmuştur.

Dört karar birlikte okunduğunda maddenin uygulama alanı netleşir.

Birinci halka – 2009 değişikliği kapsamı daralttı. 5841 sayılı Kanun, kamuya ait taşınmazları birinci fıkra dışına çıkardı ve suçu şikâyete bağladı. Gerekçe, kamu mallarının idarî yolla ve özel kanunlarla korunabilmesidir.

İkinci halka – ikinci fıkra dar ve özeldir. Ekim 2025 tarihli Genel Kurul kararı, konunun yalnızca köy tüzel kişiliğine ait ya da köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş yerler olduğunu vurgular. Tarla veya arsa vasfındaki taşınmazlar kapsam dışıdır.

Üçüncü halka – tahsis anı önemlidir. Aynı kararda taşınmazın mera olarak tahsisinin suç tarihinden yıllar sonra yapılmış olması, suçun oluşmadığı sonucunu desteklemiştir. Ceza hukukunda belirleyici olan fiil anındaki durumdur.

Dördüncü halka – idarî statü değişikliği af değildir. Nisan 2023 tarihli karar, 6360 sayılı Kanun’un köyleri mahalleye çevirmesinin fiili suç olmaktan çıkarmadığını açıkça söyler. Bu, uygulamada sık rastlanan bir savunmayı karşılar.

Beşinci halka – suç kesintisizdir. İşgal devam ettiği sürece fiil sürer. Bu nitelik, hem şikâyet süresini hem de zamanaşımının başlangıcını etkiler.

Altıncı halka – 3091 ayrı bir yoldur. İdarî men kararı, TCK m. 154 soruşturmasının ön şartı değildir. Buna karşılık 3091 sayılı Kanun m. 15’teki suç, men kararının infazından sonra ikinci kez tecavüz edilmesini arar.

Yedinci halka – men kararının kapsamı bağlayıcıdır. Eylül 2023 tarihli karar, men kararında yer almayan parseller yönünden bu suçun oluşmayacağını gösterir. Karar metni parsel parsel okunmalıdır.

Sekizinci halka – araştırma standardı yüksektir. Taşınmazın niteliği, yöreyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklara sorularak kesin biçimde saptanmalı; suçtan zarar gören kuruma da davaya katılma olanağı tanınmalıdır. Mala zarar verme, orman kadastrosu ve imar kirliliğine neden olma yazılarımız komşu suçları ele alır.

Sık yapılan hatalar

HataNeden yanlış?Doğrusu
Her kamu malı işgalini suç saymak2009 değişikliği kapsamı daralttıTaşınmazın niteliğini belirleyin
Belde kullanımını köy kullanımı saymakİkinci fıkra köy ortak malını ararTahsis ve kullanım geçmişini belgeleyin
Sonraki tahsise dayanmakFiil anındaki durum esastırSuç tarihindeki kaydı getirtin
6360’a dayanarak beraat beklemekBu Kanun fiili suç olmaktan çıkarmazUnsurları esastan tartışın
Şikâyet süresini beklemekBirinci fıkra şikâyete bağlıdırSüreyi takvime işleyin
3091 men kararını ön şart sanmakTCK m. 154 için gerekmezDoğrudan şikâyette bulunun
Tek men kararıyla 3091 suçu beklemekİkinci tecavüz aranırYeniden tecavüzü belgeleyin
Men kararının kapsamını okumamakKapsam dışı parsellerde suç oluşmazParsel listesini karşılaştırın
Keşifsiz karar beklemekNitelik tespiti eksik kalırYerel bilirkişili keşif isteyin
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu nedir?

Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen ya da kısmen işgal etmek, sınırlarını değiştirmek veya bozmak yahut hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olmaktır.

Cezası nedir?

Altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıdır. Aynı ceza ikinci ve üçüncü fıkralardaki fiiller için de uygulanır.

Suç şikâyete bağlı mıdır?

Birinci fıkradaki suç, 5841 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır.

Kamuya ait taşınmazlar kapsamda mıdır?

25.02.2009 tarihli 5841 sayılı Kanun ile kamuya ait taşınmaz mal veya eklentileri birinci fıkra kapsamından çıkarılmıştır. Bu yerler ancak ikinci fıkradaki nitelikleri taşıyorsa korunur.

Neden böyle bir değişiklik yapıldı?

Değişiklik gerekçesinde, kamu mallarının idare tarafından kamu gücü kullanılarak her zaman korunabildiği ve orman, kıyı gibi alanlar için özel kanunlarda düzenlemeler bulunduğu belirtilmiştir.

İkinci fıkra hangi yerleri korur?

Köy tüzel kişiliğine ait olduğu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğu bilinen mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları korur.

Sayılan yerler sınırlı mıdır?

Değildir. Maddede “gibi” ibaresi kullanılarak benzer özelliklere sahip yerlerin de suçun konusu olabileceği belirtilmiştir.

Tarla veya arsa işgali ikinci fıkraya girer mi?

Girmez. Köylünün ortak kullanımında olmayan tarla veya arsa vasfındaki taşınmazlar bu suçun konusunu oluşturmaz.

Zapt etme ve tasarruf ne demektir?

Zapt etme, taşınmazdan başkalarının kısmen veya tamamen yararlanmasını engellemek ve taşınmazı fiilen el altında tutmaktır. Tasarruf ise taşınmazın devamlı biçimde kullanılmasıdır; kısa süreli tasarruflar bu kapsamda değildir.

Tahsisli mera ile kadim mera farkı nedir?

Tahsisli mera, kullanım hakkı idarî bir işlemle bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılan yerdir. Kadim mera ise böyle bir tahsis olmaksızın başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri hayvan otlatmak için kullanılan taşınmazdır.

Mera üzerinde kazanılmış hak doğar mı?

Doğmaz. Mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amaçları dışında kullanılamaz, zamanaşımına tabi değildir ve sınırları daraltılamaz.

Köyüm mahalleye dönüştü, suç ortadan kalkar mı?

Kalkmaz. 6360 sayılı Kanun idarî yapılanmayı düzenlemekte, taşınmazın statüsünü değiştirmekte; ancak ortak kullanıma terk edilmiş taşınmaza tecavüz fiilini suç olmaktan çıkarmamaktadır.

Önce kaymakamlığa başvurmak zorunlu mu?

TCK m. 154 bakımından zorunlu değildir. 3091 sayılı Kanun yolu ayrı bir idarî korumadır.

3091 sayılı Kanun’a muhalefet suçu ne zaman oluşur?

Mahkeme kararıyla kendisine teslim edilmeksizin aynı taşınmaza ikinci defa tecavüz veya müdahale edilmesiyle oluşur. Yalnızca bir men kararı bulunması yeterli değildir.

Suç ne zaman sona erer?

Suç kesintisiz (mütemadi) niteliktedir; işgal veya tasarruf devam ettiği sürece fiil de devam eder.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 154 – Hakkı olmayan yere tecavüz
  • 5237 sayılı Kanun m. 37 – Faillik ve iştirak
  • 5237 sayılı Kanun m. 53 – Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
  • 5841 sayılı Kanun m. 1 – TCK m. 154/1’de yapılan değişiklik
  • 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun m. 15
  • 4342 sayılı Mera Kanunu m. 1, 3, 4, 5 ve 6
  • 6360 sayılı Kanun m. 1 – Köy ve belde tüzel kişiliklerinin kaldırılması
  • 6831 sayılı Orman Kanunu – Ormanlara tecavüz
  • 3621 sayılı Kıyı Kanunu – Kıyılara müdahale
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173 – Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
  • 5271 sayılı Kanun m. 233-234 – Mağdur ve şikâyetçinin hakları
  • 5271 sayılı Kanun m. 309 – Kanun yararına bozma

İlgili yazılarımız: mala zarar verme suçu, imar kirliliğine neden olma, orman kadastrosu ve 2-B arazileri, ecrimisil davası, zilyetlik ve korunması.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Suçun oluşup oluşmadığı taşınmazın niteliğine, tahsis durumuna ve fiilin gerçekleştiği tarihe göre değişir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara