Gürültü Cezasına Nasıl İtiraz Edilir? Eğlence Yerleri, Ölçüm ve Tekerrür (2872)

Gürültü Cezasına Nasıl İtiraz Edilir? Eğlence Yerleri, Ölçüm ve Tekerrür (2872)
Kısaca
  • Kişilerin huzur ve sükûnunu bozacak şekilde standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.
  • Yasak; ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutları kapsar.
  • Gürültüyü standartlara indirme yükümlülüğü faaliyet sahibine aittir.
  • Denetim yetkisi Bakanlığa aittir; çevre denetim birimi kuran belediyelere devredilebilir.
  • Yetki devri yapılan idarelerde uzman personel ve ölçüm ekipmanı zorunludur.
  • Ceza tutarları konut, ulaşım aracı, işyeri ve eğlence yeri için farklı kademelerde belirlenmiştir.
  • İdari para cezaları üç yıl içinde birinci tekrarda bir kat, sonrakilerde iki kat artırılır.
  • Konutlar mevzuatta çok hassas kullanım olarak korunur.
  • Danıştay, çok hassas kullanımlar için öngörülen koruyucu hükümlerin kaldırılmasını hukuka aykırı bulmuştur.
  • İdareye gürültü konusunda keyfî uygulamaya yol açacak genişlikte takdir yetkisi verilemez.
  • Kurallar uygulanabilir ve nesnel ölçütler getirmelidir.
  • İptal edilen düzenlemeye dayanan bireysel işlem de hukuka aykırı hâle gelir.
  • Birden çok işletmenin yol açtığı toplam gürültü sınır değeri Mahalli Çevre Kurulunca belirlenir.
  • Sınır aşımında katkısı olan her işletme sorumlu tutulabilir.
  • Ceza mahkemesinden beraat etmek, idari yaptırımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Kısa cevap: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozacak şekilde standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır ve gürültüyü standartlara indirme yükümlülüğü faaliyet sahibine aittir. Ceza tutarları konut, ulaşım aracı, işyeri ve eğlence yeri için farklı kademelerde belirlenmiştir; idari para cezaları üç yıl içinde birinci tekrarda bir kat, sonrakilerde iki kat artırılır.

Gürültü şikâyetleri iki ayrı hukuk dalında sonuç doğurur: komşuluk hukuku çerçevesindeki özel hukuk talepleri ve çevre mevzuatı çerçevesindeki idari yaptırımlar. Bu yazı ikincisini, yani ölçüme dayalı idari para cezası ile faaliyet kısıtlamalarını ele alıyor.

Uyuşmazlıkların çoğu üç noktada düğümlenir: ölçümün usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, uygulanan yönetmelik hükmünün yürürlükte ve geçerli olup olmadığı ve cezanın tekerrür nedeniyle artırılıp artırılmayacağı. Aşağıda önce yasal çerçeveyi, sonra düzenleyici işlem denetimini ve somut ölçüm ölçütlerini inceliyoruz.

Kanunî dayanak

2872 sayılı Çevre Kanunu m.14 – Gürültü
“Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır.”
2872 sayılı Çevre Kanunu m.23 – Cezalarda tekerrür
“Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir.”
Değişiklik uyarısı
Bu alanda asıl kural yönetmeliktedir ve yönetmelik hem sık değiştirilmiş hem de bazı hükümleri yargı kararıyla iptal edilmiştir; işlem tarihindeki metin mutlaka çıkarılmalıdır. Kanun’un 14 ve 23. maddeleri 26/4/2006 tarihli ve 5491 sayılı Kanun’un 11 ve 15. maddeleriyle değiştirilmiştir. Uygulamanın çerçevesi olan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği (04/06/2010-27601) defalarca değişmiştir: 27/04/2011 tarihli ve 27917 sayılı değişiklikle konutlar “çok hassas kullanım” olmaktan çıkarılmış, bu düzenleme Danıştay 14. Dairesinin 23/10/2013 tarihli ve E:2011/13995, K:2013/7052 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ardından 18/11/2015 tarihli ve 29536 sayılı değişiklikle 24. maddenin (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (d) ve (e) bentleri ile 26. maddenin (ı) bendi değiştirilmiş; bu değişiklikler de Danıştay 6. Dairesinin 20/10/2020 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 24. maddesinin (h) bendi de 2011 yılında değiştirilmiş olup, idarelerin hâlâ eski metne dayanarak işlem tesis ettiği görülmektedir. Kanun’un 20. maddesindeki ceza tutarları ise her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; kararlarda geçen rakamlar yalnızca o yılın karşılıklarıdır. Bakanlık adı da değişmiştir (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı → Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı).
KonuDüzenleyici işlem denetimiBireysel işlem denetimi
KonusuYönetmelik hükmüCeza veya yasaklama kararı
ÖlçütÜst norm ve kamu yararıÖlçüm ve tespitin usulü
Takdir yetkisiNesnel ölçüt aranırSomut veriye dayanmalı
KonutÇok hassas kullanımÖlçüm noktası olabilir
YetkiBakanlıkBakanlık veya yetki devri yapılan idare
Personel—Uzman personel ve ekipman zorunlu
Toplam gürültüSınır Mahalli Çevre Kurulunca belirlenirKatkısı olan her işletme sorumlu
Tekerrür—Üç yılda bir kat, sonra iki kat
Ceza davasıBeraat, idari yaptırımı kendiliğinden kaldırmaz
Kritik nokta
Bu dosyalarda en etkili savunma, işleme dayanak yapılan yönetmelik hükmünün o tarihte yürürlükte olan hâli ile yargı kararıyla iptal edilip edilmediğini araştırmaktır. Danıştay, İl Mahalli Çevre Kurulunun ilçe genelinde müzik yayınını yasaklayan kararını, dayandığı yönetmelik bendinin iptal edilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı bulmuştur. İkinci kritik nokta ölçümdür: gürültü tespiti, yetki devri yapılan idarede uzmanlığa sahip personel ve uygun ekipmanla, Yönetmelikte öngörülen usule göre yapılmalıdır. Üçüncüsü tekerrürdür: aynı fiilin üç yıl içinde tekrarı cezayı bir kat, sonraki tekrarları iki kat artırır; bu nedenle önceki cezaların gerçekten aynı fiile ilişkin olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir. Dördüncüsü, ceza mahkemesinden alınan beraat kararı idari para cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İşlemin dayandığı yönetmelik maddesini ve bendini tam olarak belirleyin.
  2. O bendin işlem tarihindeki metnini Resmî Gazete’den çıkarın.
  3. Bent hakkında verilmiş iptal kararı olup olmadığını araştırın.
  4. Ölçümü yapan personelin uzmanlık ve sayı şartını taşıyıp taşımadığını sorun.
  5. Kullanılan ölçüm cihazının kalibrasyon belgelerini isteyin.
  6. Ölçüm noktasının bitişik nizam olup olmadığını krokiyle belgeleyin.
  7. Arka plan gürültü ölçümünün ayrıca yapılıp yapılmadığını inceleyin.
  8. Birden çok işletme varsa toplam gürültü sınır değerini ve kurul kararını temin edin.
  9. Tespit tutanağının usulüne uygun düzenlenip imzalandığını kontrol edin.
  10. Tekerrüre esas alınan önceki cezaların aynı fiile ilişkin olduğunu doğrulayın.
  11. Alan sınıflandırmasının (çok hassas, hassas, hassas olmayan) doğru yapıldığını denetleyin.
  12. Genel ve ayrım yapmayan yasaklama kararlarına karşı eşitlik itirazını ileri sürün.
Danıştay kararları

Danıştay 6. Daire, 20.10.2020 T., 2019/21179 E., 2020/9734 K.
Bu kararla, çok hassas kullanımlara ilişkin koruyucu hükümlerin kaldırılması iptal edilmiştir. Dava, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinde 2015 yılında yapılan değişikliklere karşı açılmıştı. Bu değişikliklerle, çok hassas kullanım alanlarındaki açık ve yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yasağını içeren bent yürürlükten kaldırılmış; belirli saat aralıkları dışındaki uygulamanın İl Mahalli Çevre Kurulu veya yetkili idarelerce yeniden düzenlenebilmesine imkân tanınmıştı. Daire, takdir yetkisinin sınırını çizmiştir: “idarelere gürültünün önlenmesi ve sınır değerlerin sağlanması için alınacak tedbirler konusunda keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte geniş takdir yetkisinin verilemeyeceği, takdir yetkisinin bu ölçüde geniş tutulmasının idare hukukunda bulunan belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olacağı açıktır.” Ardından korunacak menfaati tanımlamıştır: “toplumun temel kurumu olan aile başta olmak üzere, yaşlı, çocuk, çalışan, öğrenci gibi toplumun tüm kesimleri için yaşam alanı niteliğindeki konutun ve diğer çok hassas kullanım alanlarının, bireylerin ve toplumun ruhsal ve fiziksel sağlığı için, çevresel gürültüden uzak olması gerekmektedir.” Sonuçta düzenlemelerin “uygulanabilir nitelikte nesnel kriterler getirmediği” saptanmıştır. Sonuç: Anılan hükümlerin İPTALİNE, 20/10/2020 tarihinde oy birliğiyle ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Kararda yer alan Danıştay Savcısı ve Tetkik Hâkimi düşünceleri ayrı görüşler olup Daire’nin hükmü değildir.

Danıştay 6. Daire, 01.02.2022 T., 2019/11767 E., 2022/907 K.
Bu kararla, iptal edilmiş bir yönetmelik bendine dayanan yasaklama kararının da hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlıkta, bir ilçede müzik yayını yapan işletmelerin gece geç saatlere kadar faaliyet göstermesi üzerine, İl Mahalli Çevre Kurulu kararıyla ilçe sınırları içinde kapalı eğlence mekânları dâhil 00.00-07.00 saatleri arasında müzik yayını yasaklanmıştı. İlk derece mahkemesi, kararın kamu düzenini sarsıcı somut bir tespite dayanmadığını, ilçenin tamamını kapsadığını ve “‘çok hassas alan’, ‘hassas alan’ ve ‘hassas olmayan alanlar’ ile ‘açık, yarı açık ve kapalı iş yerleri’ açısından herhangi bir ayrım yapılmadığı”nı belirterek işlemi iptal etmişti. Daire ise idarenin dayandığı bendin 2011 yılında değiştirildiğini saptamış; işlemlerin dayanağı olan 24. maddenin (d) bendinin de Dairenin 20/10/2020 tarihli kararıyla iptal edildiğini belirterek şu sonuca varmıştır: “dava konusu işlemlerin, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin 24. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca tesis edildiği ve anılan düzenleyici işlemin yargı kararı ile iptal edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; iptal edilen düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık (…) görülmemiştir.” Sonuç: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 01/02/2022 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle karar verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 07.02.2022 T., 2021/3109 E., 2022/337 K.
Bu kararla, toplam gürültü sorumluluğu ile ceza yargılamasındaki beraatin idari yaptırıma etkisi ele alınmıştır. Bir eğlence tesisine, Yönetmeliğin 24. maddesinin (ç) bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle idari para cezası verilmiş; hem bu işlemin hem de dayanağı bendin iptali istenmişti. Daire davayı reddetmiş; düzenleme bakımından “iptali istenilen düzenlemede belirlenen sınır değerin tüm kaynakların toplam gürültüsüne ilişkin olduğu, sınır değerin aşılmasına katkısı saptanan tüm işletmelerin sorumlu tutulduğu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu düzenlemede kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı” sonucuna varmıştı. Kurul bu kararı onarken davacının beraat savunmasını da karşılamıştır: “idari yaptırımların sebebini oluşturan fiilerin, aynı zamanda ceza hukuku anlamında suç sayılabileceği, bu durumlarda, idari yaptırım ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanabileceği, bu iki yaptırım türünün hukuki dayanakları ile amaç ve sonuçlarının; ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile idari yaptırımlar açısından uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.” Sonuç: Davacının temyiz isteminin reddi ile Danıştay Altıncı Dairesi kararının ONANMASINA, 07/02/2022 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle karar verilmiştir.

Danıştay 6. Daire, 11.02.2021 T., 2020/9161 E., 2021/1751 K.
Bu kararla, gürültü ölçümüne dayalı cezanın iptaline ilişkin yerel mahkeme kararı onanmıştır. Uyuşmazlıkta, bir işyerinden kaynaklanan gürültünün Yönetmelikte belirtilen sınır değerleri aştığı gerekçesiyle belediye encümeni kararıyla idari para cezası verilmiş; idare mahkemesi işlemi iptal etmişti. Daire, temyiz denetiminin sınırını hatırlatarak kararı benimsemiştir: “İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesince verilen … karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA” karar verilmiştir. Sonuç: Kararın ONANMASINA, 11/02/2021 tarihinde oy çokluğuyla ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Kararda, ölçümün Yönetmeliğin 39. maddesindeki usule uygun biçimde teknik yeterliliğe sahip personelce yapıldığı ve tutanağın imzalanmamasının teknik ölçüm sonucunu değiştirmeyeceği yönünde bir karşı oy bulunmaktadır; bu görüş Daire çoğunluğunun kabulü değildir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda gürültü yaptırımlarının denetim şeması ortaya çıkar. İlk halka, normdur. Yasak kanunda genel biçimde kurulmuş, ölçütler yönetmeliğe bırakılmıştır; bu nedenle uyuşmazlığın merkezinde çoğu zaman yönetmelik hükmünün kendisi yer alır.

İkinci halka, takdir yetkisinin sınırıdır. İdareye keyfî uygulamaya yol açacak genişlikte yetki tanınamaz; kurallar uygulanabilir ve nesnel ölçütler içermelidir.

Üçüncü halka, alan sınıflandırmasıdır. Konut çok hassas kullanım sayılır ve bu alanlar için öngörülen koruyucu hükümlerin kaldırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Dördüncü halka, dayanağın geçerliliğidir. İptal edilmiş bir yönetmelik bendine dayanan yasaklama veya ceza kararı da hukuka aykırı hâle gelir; bu nedenle dosyanın ilk işi dayanak denetimidir.

Beşinci halka, genelliktir. İlçe genelini kapsayan ve alan ile işletme türü ayrımı yapmayan yasaklar, mevzuata uygun işletmeler bakımından eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle iptal edilebilmektedir.

Altıncı halka, ölçümdür. Tespit, yetki devri yapılan idarede uzman personel ve uygun ekipmanla, arka plan gürültüsü de ölçülerek yapılmalıdır; teknik rapora itiraz bu noktada kurulur.

Yedinci halka, toplam sorumluluktur. Birden çok işletmenin katkısıyla oluşan aşımda sınır değer Mahalli Çevre Kurulunca belirlenir ve katkısı saptanan her işletme sorumlu tutulabilir.

Sekizinci halka, yaptırımların ayrılığıdır. Ceza yargılamasındaki beraat idari yaptırımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; parasal yaptırım idari para cezasının iptali yoluyla, komşuluk ilişkisinden doğan talepler ise komşuluk hukuku çerçevesinde ayrıca takip edilir; ağır hâllerde çevreye ilişkin ceza hükümleri de gündeme gelebilir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Dayanak bendi araştırmamakGüçlü bir iptal sebebi kaçırılırİptal kararı olup olmadığı sorulmalı
Yönetmeliğin güncel metnine bakmakYanlış hüküm tartışılırİşlem tarihli metin esas alınmalı
Ölçüm usulünü sorgulamamakTespit tartışılmaz kalırPersonel ve ekipman denetlenmeli
Arka plan ölçümünü göz ardı etmekAşım yanlış hesaplanırKarşılaştırmalı ölçüm istenmeli
Ölçüm noktasını incelememekYanlış bent uygulanırBitişik nizam durumu belgelenmeli
Alan sınıfını kabullenmekYanlış sınır değer uygulanırÇok hassas/hassas ayrımı denetlenmeli
Tekerrürü kontrol etmemekCeza katlanarak artarÖnceki cezalar incelenmeli
Beraat kararına güvenmekİdari yaptırım ayakta kalırİdari dava ayrıca açılmalı
Genel yasağa itiraz etmemekFaaliyet süresiz kısıtlanırEşitlik ve ayrım itirazı yapılmalı
Gürültü hangi hâlde yasaktır?

Kanun’un 14. maddesine göre kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.

Yasak hangi kaynakları kapsar?

Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşim kapsam içindedir.

Tedbir alma yükümlülüğü kimde?

Kanun, gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için gerekli tedbirlerin faaliyet sahipleri tarafından alınacağını öngörmüştür.

Denetim yetkisi kimdedir?

Kanun’un 12. maddesine göre denetleme yetkisi Bakanlığa aittir; bu yetki gerektiğinde il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına ve mevzuatta sayılan diğer kurumlara devredilir.

Ölçümü kim yapabilir?

Yönetmeliğe göre yetki devri yapılmış kurumlarda çevre denetim biriminin kurulması, Bakanlıkça esasları belirlenmiş uzmanlığa sahip en az iki personelin görevlendirilmesi ve uygun ölçüm ekipmanının bulundurulması zorunludur.

Cezalar tekrar hâlinde artar mı?

Artar. Kanun’un 23. maddesine göre idari para cezaları, cezayı gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir.

Konutlar özel olarak korunuyor mu?

Mevzuatta konutlar çok hassas kullanım olarak sayılmıştır. Konutları bu kapsamdan çıkaran 2011 tarihli yönetmelik değişikliği yargı kararıyla iptal edilmiştir.

İdareye ne kadar takdir yetkisi tanınabilir?

Danıştay’a göre idarelere keyfî uygulamalara yol açabilecek nitelikte geniş takdir yetkisi verilemez; bu ölçüde geniş bir yetki belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırıdır.

Koruyucu hükümlerin kaldırılması mümkün mü?

Danıştay, çok hassas kullanımlar için öngörülen koruyucu hükümleri kaldıran ve nesnel ölçüt getirmeyen yönetmelik değişikliklerini iptal etmiştir.

İptal edilen hükme dayanan ceza ne olur?

Danıştay, iptal edilen düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetmiştir.

İlçe genelinde müzik yasağı getirilebilir mi?

Bir uyuşmazlıkta bu tür bir karar; somut tespite dayanmaması, ilçenin tamamını kapsaması ve alan ile işletme türü ayrımı yapmaması nedeniyle iptal edilmiş, Danıştay bu sonucu benimsemiştir.

Birden çok işletme varsa sorumluluk nasıl belirlenir?

Danıştay, sınır değerin tüm kaynakların toplam gürültüsüne ilişkin olduğunu ve sınır değerin aşılmasına katkısı saptanan tüm işletmelerin sorumlu tutulduğunu belirterek düzenlemeyi hukuka uygun bulmuştur.

Ceza mahkemesinden beraat alırsam ceza kalkar mı?

Kalkmaz. Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna göre idari yaptırım ile ceza yaptırımı birlikte uygulanabilir; iki yaptırım türünün hukuki dayanakları, amaçları ve delil takdirinde uygulanan ilkeleri birbirinden farklıdır.

Tutanağı imzalamazsam ceza geçersiz olur mu?

Bir kararda yer alan karşı oyda, tutanağın imzalanmamasının teknik aletlerle yapılan ölçüm sonucunu değiştirmeyeceği belirtilmiştir; bu görüş azınlıkta kalmış olmakla birlikte, savunmayı yalnızca imza eksikliği üzerine kurmak risklidir.

Hangi mahkeme görevlidir?

Çevre Kanunu uyarınca verilen idari para cezaları ve faaliyet kısıtlamaları idari işlem niteliğinde olduğundan, bunlara karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılır.

İlgili mevzuat
  • 2872 sayılı Çevre Kanunu m.9 – Çevrenin korunması
  • 2872 sayılı Kanun m.12 – Denetim ve yetki devri
  • 2872 sayılı Kanun m.14 – Gürültü ve titreşim
  • 2872 sayılı Kanun m.15 – Faaliyetlerin durdurulması
  • 2872 sayılı Kanun m.20/1-(h) – Gürültüye ilişkin idari para cezası
  • 2872 sayılı Kanun m.23 – Cezalarda tekerrür
  • 2872 sayılı Kanun m.24 – Cezalarda yetki
  • Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği m.4 – Tanımlar
  • Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği m.24 – Eğlence yerleri
  • Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği m.26 – Açık hava faaliyetleri
  • Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği m.39 – Şikâyet ve denetim
  • Çevre Kanununa Göre Verilecek İdari Para Cezalarında İhlalin Tespiti ve Ceza Verilmesi ile Tahsili Hakkında Yönetmelik m.13

İlgili yazılarımız: komşuluk hukuku, gürültü ve taşmalar, çevreyi kirletme idari para cezası, çevrenin kasten kirletilmesi suçu, idari para cezasının iptali ve bilirkişi raporuna itiraz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İdare hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

GEKAP Nedir, Kim Öder? Geri Kazanım Katılım Payı Beyanı ve Plastik Poşet Ücreti

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Geri kazanım katılım payı, Kanun’un (1) sayılı listesindeki…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

İdari Davada Dava Açma Süresi Kaç Gün? Başlangıç ve Öğrenme Tarihi (İYUK m.7)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Özel kanunda ayrı süre yoksa dava açma süresi…

29.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aday Memurluktan Çıkarılma

İçindekilerAdaylık Süreci (657 sayılı Kanun m.54-58)İlişik Kesme İşlemine Karşı DavaKaynaklarKısa cevap: Aday memurun ilişiği, 657 sayılı Devlet Memurları…

15.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

DMK 64 (Devlet Memurları Kanunu 64. Madde)

İçindekilerDMK 64 : Kademe İlerlemesi ve Derece Yükselmesi RehberiDMK 64. Madde: Kademe ve Kademe İlerlemesiKademe Nedir?Kademe İlerlemesi ŞartlarıKademe…

12.01.2025 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Vergi İncelemesinde Defter İstendiğinde Ne Yapmalı? İnceleme Süreci ve Mükellef Hakları

İçindekilerİnceleme nasıl başlar?Defter ve belge isteme: on beş gün kuralıİnceleme ne kadar sürer?Rapor aşaması ve denetim mekanizmalarıTutanaklarNe yapmalı?Sık…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Kamu İhalesinde Fiyat Farkı Nasıl Hesaplanır? Katsayılar, Artırımlı ve Ek Fiyat Farkı

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiyat farkı, sözleşme süresince girdi maliyetlerindeki değişimin yükleniciye…

09.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara