Çevre İzni Olmadan Faaliyet Gösterilir mi? Geçici Faaliyet Belgesi ve Durdurma (2872)

- Atıklarını alıcı ortama vermesi uygun görülmeyen tesisler arıtma, bertaraf ve izin yükümlülüğü altındadır.
- Çevre iznine tabi işletmeler çevresel etkilerine göre Ek-1 ve Ek-2 listelerinde sınıflandırılır.
- Bu listelerdeki işletmeler faaliyete başlamadan önce geçici faaliyet belgesi almak zorundadır.
- Geçici faaliyet belgesi alan işletme bir yıl içinde çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi almalıdır.
- Belge alınana kadar faaliyette bulunulamaz.
- Çevre izni; hava emisyonu, çevresel gürültü, atıksu deşarjı ve derin deniz deşarjı konularından en az birini içerir.
- Belgesiz faaliyet hem idari para cezası hem faaliyetin durdurulması sonucunu doğurur.
- Aykırılığı düzeltmek için bir defaya mahsus ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir.
- Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur.
- ÇED incelemesi yapılmadan başlanan faaliyetler de süre verilmeksizin durdurulur.
- Süre verilmesi ve durdurma, cezaların uygulanmasına engel değildir.
- Durdurma işleminde dayanak kanun maddesinin gösterilmesi zorunludur.
- Yaptırım kararında hangi liste maddesine girildiğinin belirtilmesi hukuki belirlilik gereğidir.
- Bir maddenin “atık” mı yoksa “biyokütle” mi olduğu yaptırımın ön koşuludur.
- Para cezası ile durdurma birlikte dava edilmişse karar bütünüyle temyize tabidir.
Kısa cevap: Çevre iznine tabi işletmeler çevresel etkilerine göre Ek-1 ve Ek-2 listelerinde sınıflandırılır ve faaliyete başlamadan önce geçici faaliyet belgesi almak zorundadır; belge alan işletme bir yıl içinde çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi almalıdır. Belgesiz faaliyet hem idari para cezası hem faaliyetin durdurulması sonucunu doğurur.
Çevre mevzuatında izin, bir formalite değil faaliyetin ön koşuludur. Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan bir işletme, önce geçici faaliyet belgesini almadan üretime başlayamaz; başlarsa hem para cezasıyla hem de faaliyetin durdurulmasıyla karşılaşır.
Buna karşılık idarenin yaptırım yetkisi de sınırsız değildir. Yargı, hangi liste maddesine girildiğinin ve durdurmanın hangi kanun maddesine dayandığının işlemde gösterilmesini aramakta; ayrıca yaptırıma konu maddenin gerçekten “atık” olup olmadığını denetlemektedir. Aşağıda önce izin sistemini, sonra durdurma rejimini ve yargısal ölçütleri ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler.”
“(1) Bu Kanun ve bu Kanun uyarınca yayımlanan yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek üzere Bakanlıkça ya da 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından bir defaya mahsus olmak üzere esasları yönetmelikle belirlenen ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. (2) Faaliyet; süre verilmemesi halinde derhal, süre verilmesi durumunda, bu süre sonunda aykırılık düzeltilmez ise Bakanlıkça ya da 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur. Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur. (3) Çevresel Etki Değerlendirmesi incelemesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler Bakanlıkça, proje tanıtım dosyası hazırlanmaksızın başlanan faaliyetler ise mahallin en büyük mülkî amiri tarafından süre verilmeksizin durdurulur. (4) Süre verilmesi ve faaliyetin durdurulması, bu Kanunda öngörülen cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez.”
Bu alanda hem kanun hem yönetmelik hem de idari fiyat listeleri her yıl değişir; işlem tarihindeki metin ve tutar mutlaka çıkarılmalıdır. Kanun’un 20. maddesindeki idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; kararlarda geçen 2022 yılı için 131.516,00 TL veya 265.497,00 TL gibi tutarlar yalnızca o yılın karşılıklarıdır. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası uyarınca bazı bentlerdeki cezalar kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir. Yönetmelik düzeyinde de köklü bir değişim vardır: 29/04/2009 tarihli ve 27214 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik’in yerini, 10/09/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği almıştır; bu Yönetmeliğin geçici faaliyet belgesinin iptaline ilişkin 13. maddesi de sonradan değiştirilmiştir. Uygulamada ayrıca Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği (25/11/2014-29186), Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Atık Yönetimi Yönetmeliğinin ekleri belirleyicidir; bir maddenin atık mı biyokütle mi sayılacağı bu eklere ve Bakanlık görüşlerine göre değişebilmektedir. Bakanlık adı da değişmiştir (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı → Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı).
| Konu | Geçici faaliyet belgesi | Çevre izin / izin ve lisans |
|---|---|---|
| Dayanak | Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği m.5 | 2872 s. K. m.11 ve Yönetmelik |
| Zamanı | Faaliyete başlamadan önce | Belge tarihinden itibaren bir yıl içinde |
| Kapsam | Ek-1 ve Ek-2 listeleri | Aynı listeler |
| Konu | Ön izin | Emisyon, gürültü, atıksu, derin deniz deşarjı |
| Belgesiz faaliyet | İdari para cezası ve faaliyetin durdurulması | |
| Süre verme | Bir defaya mahsus, en çok bir yıl | |
| Tehlike hâli | Süre verilmeksizin durdurma | |
| ÇED yapılmaması | Süre verilmeksizin durdurma | |
| Ceza ilişkisi | Durdurma cezaya engel değildir | |
Bu dosyalarda en verimli savunma çizgisi işlemin sebep unsurudur. Danıştay, faaliyetin durdurulmasına ilişkin kısmın hangi kanun maddesine dayandığı işlemde belirtilmediği için o kısmı hukuka aykırı bulmuş; “idarenin kanuni dayanağı bulunmayan bir yetkiyi kullanmasının olanaklı olmadığını” vurgulamıştır. İkinci kritik nokta nitelemedir: yaptırım, işletmenin Ek-1 mi Ek-2 mi kapsamına girdiğine göre değişir ve hangi liste maddesinin esas alındığının gösterilmesi gerekir. Üçüncüsü, maddenin hukukî niteliğidir: atık geri kazanımına ilişkin ceza için söz konusu maddenin “atık” olması ön koşuldur; Bakanlık görüşüyle biyokütle sayılan bir madde bakımından bu ceza uygulanamaz. Dördüncü olarak usul: para cezası ile durdurma aynı davada birlikte dava edilmişse, kararın tamamı temyize tabidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İşletmenizin Ek-1 mi Ek-2 mi kapsamında olduğunu maddesiyle birlikte belirleyin.
- Muafiyet iddianız varsa dayandığınız liste maddesini açıkça gösterin.
- Faaliyete başlamadan önce geçici faaliyet belgesi başvurusunu yapın.
- Belge tarihinden itibaren bir yıllık süreyi takvime alın.
- Isıl güç, yakıt türü ve kapasite verilerini belgeleyin.
- ÇED kararı veya muafiyet yazısını dosyada bulundurun.
- Denetim tutanağını imzalarken şerhinizi yazdırın.
- Yaptırım kararında dayanak kanun ve yönetmelik maddesinin yazılı olup olmadığını kontrol edin.
- Durdurma kısmının ayrı bir dayanağı gösterilmemişse bunu ilk savunmada ileri sürün.
- Atık niteliği tartışmalıysa Bakanlıktan görüş isteyin.
- Para cezası ve durdurma işlemini aynı dilekçede dava konusu edin.
- Yürütmenin durdurulması talebini faaliyet kaybı üzerinden gerekçelendirin.
Danıştay 6. Daire, 03.11.2021 T., 2019/15827 E., 2021/12130 K.
Bu kararla, faaliyeti durduran işlemde kanunî dayanağın gösterilmesinin zorunlu olduğu ortaya konmuştur. Ömrünü tamamlamış lastiklerin geri kazanımı konusunda geçici faaliyet belgesiyle çalışan bir tesiste yapılan denetimde çeşitli uygunsuzluklar saptanmış; işletmeye hem idari para cezası verilmiş hem de faaliyeti durdurulmuştu. Daire önce usulü çözmüştür: para cezası ile durdurma işlemi aynı davada birlikte dava edilmişse, “işlemlerden biri yönünden verilen kararın Bölge İdare Mahkemesinde, diğeri yönünden verilen kararın ise Danıştayda kesinleşmesi gibi bir durumun usul ve hukuka uygun olduğunun kabul edilemeyeceği” gerekçesiyle kararın tamamının temyize tabi olduğunu belirtmiştir. Esasta ise para cezasını hukuka uygun bulmuş, durdurma bakımından şu ölçütü koymuştur: “İdari işlemlerin kanuni dayanağının olması ‘kanuni idare ilkesi’nin sonucudur. Bu sebeple, idarenin kanuni dayanağı bulunmayan bir yetkiyi kullanması olanaklı değildir. Öte yandan, dayanılan kanun maddesinin idari işlemde belirtilmesi de yukarıda belirtilen ilke açısından bir gereklilik olduğu gibi, idarenin yargısal denetimi yapılırken kanuna uygun hareket edip etmediğinin (…) belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.” Buna göre “davalı idarenin herhangi bir yasa maddesi göstermeden tesis ettiği dava konusu işlemin faaliyetin durdurulmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık (…) görülmemiştir.” Sonuç: Kararın para cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, faaliyetin durdurulmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA; 03/11/2021 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay 4. Daire, 29.01.2025 T., 2024/1301 E., 2025/615 K.
Bu kararla, geçici faaliyet belgesi zorunluluğunun kapsamı ve doğru liste maddesinin önemi gösterilmiştir. Cips üretimi yapan bir tesiste, geçici faaliyet belgesi ve çevre izni olmaksızın faaliyet gösterildiği tespit edilmiş; idari para cezası verilmiş ve faaliyet durdurulmuştu. Daire, sistemi şöyle özetlemiştir: Yönetmelik uyarınca “Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan işletmelerin, faaliyette bulunabilmeleri için, öncelikle geçici faaliyet belgesi almak zorunda olduğu, geçici faaliyet belgesi alan işletmelerin belge tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi almak zorunda olduğu” ve belgesiz faaliyete başlayan işletmelerin “geçici faaliyet belgesi düzenlenene kadar faaliyette bulunamayacağı” kurala bağlanmıştır. Daire, yerel mahkemenin işletmeyi Ek-1 listesinde saymasını yetersiz bulmuş, “işletmenin hangi maddesi kapsamına girdiği belirtilmeden Ek-1 listesinde yer aldığından geçici faaliyet belgesi alınması gerektiğine ilişkin kararı, davacının iddialarını tam olarak karşılamamakta ve dava konusu işlemin hukuka uygunluğunu yeterince ortaya koyamamaktadır” demiştir. Ancak tutanaktaki ısıl güç ve yakıt verisinden hareketle işletmenin Ek-2 listesi kapsamında olduğunu saptayarak sonucu hukuka uygun bulmuştur. Sonuç: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 29/01/2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir. Kararda yer alan Tetkik Hâkimi düşüncesi bozma yönünde olup Daire’nin hükmü değildir.
Danıştay 4. Daire, 29.02.2024 T., 2023/11597 E., 2024/1404 K.
Bu kararla, atık geri kazanımı cezasının ön koşulunun maddenin gerçekten atık olması olduğu belirlenmiştir. Çay posası kurutma ve peletleme tesisine, atık geri kazanım tesisi olarak izin ve lisans alınmadığı gerekçesiyle idari para cezası verilmiş ve geçici faaliyet belgesi alınana kadar faaliyeti durdurulmuştu. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, bölge idare mahkemesi ise çay posasını atık sayarak davayı reddetmişti. Daire, Bakanlığın ilgili genel müdürlüğünün yazılarını esas almıştır: bu yazılarda, herhangi bir işleme tabi tutulmamış bitkisel atıkların biyokütle olarak değerlendirildiği ve “pelet haline getirilen çay lifinin biyokütle olarak kullanılmasının uygun bulunduğu” ile davacının lisans yükümlülüğünün bulunmadığı bildirilmiştir. Daire bundan hareketle ölçütü kurmuştur: “2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca idari para cezasına yönelik işlem tesis edilebilmesi için, usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak toplanan, taşınan, geçici ve ara depolama yapılan, geri kazanılan, geri dönüşüm sağlanan, tekrar kullanılan veya bertaraf edilen maddenin ‘atık’ olmasının ön koşul niteliğinde olduğu” belirtilerek, biyokütle niteliğindeki madde bakımından ceza ve durdurma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 29/02/2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 30.12.2020 T., 2020/2424 E., 2020/3623 K.
Bu kararla, Bakanlığın kendi duyurusuyla tanıdığı süreye güvenen işletmeye ceza verilemeyeceği yönündeki ısrar kararı onanmıştır. Bir kimya şirketine, geçici faaliyet belgesi veya çevre izni olmadan faaliyet gösterdiği gerekçesiyle idari para cezası verilmişti. İdare mahkemesi, Bakanlığın 31/07/2013 tarihli duyurusunda mevcut işletmelere 31/12/2013 tarihine kadar süre tanındığını ve bu tarihe kadar idari yaptırım uygulanmayacağının ilan edildiğini saptamış; hukuki güvenlik ilkesinden hareketle “idarenin güvenilirliği ve idarenin bütünlüğü ilkeleri gereğince Bakanlık ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüklerinin bu düzenleyici işlemle bağlı olacağı, bu nedenle de geçici faaliyet belgesi veya çevre izni bulunmayan işletmelere 31/12/2013 tarihinden önce yapılan tespitlere dayanılarak para cezası verilemeyeceği” gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Mahkeme, Dairenin bozma kararına karşı ilk kararında ısrar etmiştir. Kurul, “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” diyerek ısrar kararını benimsemiştir. Sonuç: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının ONANMASINA, 30/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verilmiştir; kararda bozma yönünde bir karşı oy bulunmakta olup bu görüş Kurul çoğunluğunun kabulü değildir.
İkinci halka, nitelemedir. Yaptırımın türü ve tutarı işletmenin hangi liste ve hangi madde kapsamında olduğuna bağlıdır; bu maddenin işlemde gösterilmesi hukuki belirliliğin gereğidir.
Üçüncü halka, maddenin hukukî niteliğidir. Atık geri kazanımına ilişkin cezanın ön koşulu, işleme konu maddenin atık sayılmasıdır; biyokütle niteliği kabul edilen madde bakımından bu ceza uygulanamaz.
Dördüncü halka, dayanaktır. Faaliyetin durdurulması ayrı ve ağır bir yetkidir; hangi kanun maddesine dayandığı işlemde açıkça gösterilmelidir.
Beşinci halka, süredir. Aykırılığı gidermek için bir defaya mahsus ve en çok bir yıllık süre verilebilir; çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetlerde ise süre verilmez.
Altıncı halka, ÇED‘dir. Çevresel etki değerlendirmesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler doğrudan durdurulur; bu, izin rejiminin en katı köşesidir.
Yedinci halka, güvendir. İdarenin kendi duyurusuyla tanıdığı geçiş süresine güvenerek hareket eden işletmeye, o süre dolmadan yapılan tespite dayanılarak ceza verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Sekizinci halka, usuldür. Para cezası ile durdurma birlikte dava edilmişse karar bütünüyle temyize tabidir; parasal yaptırım bakımından ayrıca çevreyi kirletme cezaları ve idari para cezasının iptali yolları, faaliyetin sürdürülmesi bakımından ise yürütmenin durdurulması talebi birlikte kurgulanmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Belgesiz üretime başlamak | Ceza ve durdurma | Önce geçici faaliyet belgesi |
| Bir yıllık süreyi kaçırmak | Belge geçersizleşir | Çevre izni süresinde alınmalı |
| Liste maddesini belirlememek | Savunma zayıflar | Ek-1/Ek-2 maddesi tespit edilmeli |
| Muafiyet iddiasını genel tutmak | Dikkate alınmaz | Dayanak madde gösterilmeli |
| Isıl güç ve yakıt verisini önemsememek | Yanlış sınıflandırma | Teknik veriler belgelenmeli |
| Atık nitelemesini tartışmamak | Ceza kesinleşir | Bakanlık görüşü istenmeli |
| Durdurmanın dayanağını sormamak | Güçlü bir iptal sebebi kaçırılır | Kanun maddesi aranmalı |
| Durdurmayı ceza sanmak | Yanlış strateji kurulur | İki yaptırım ayrıdır |
| Sadece cezayı dava etmek | Faaliyet durmaya devam eder | Her iki işlem dava edilmeli |
Çevre izni almak zorunlu mu?
Kanun’un 11. maddesine göre atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler, atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdür.
Hangi işletmeler izne tabidir?
Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında çevre iznine veya çevre izin ve lisansına tabi işletmeler, çevresel etkilerine göre Ek-1 ve Ek-2 listelerinde sınıflandırılmıştır.
Geçici faaliyet belgesi ne işe yarar?
Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan işletmeler faaliyette bulunabilmek için öncelikle geçici faaliyet belgesi almak zorundadır; bu belge, çevre izin ve lisansı öncesinde verilen belgedir.
Geçici faaliyet belgesinden sonra süre var mı?
Vardır. Geçici faaliyet belgesi alan işletmeler belge tarihinden itibaren bir yıl içerisinde çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi almak zorundadır.
Belge alınmadan faaliyete devam edilebilir mi?
Edilemez. Yönetmelik, geçici faaliyet belgesi olmadan faaliyete başladığı tespit edilen işletmelere idari yaptırım uygulanacağını ve bu işletmelerin belge düzenlenene kadar faaliyette bulunamayacağını kurala bağlamıştır.
Çevre izni hangi konuları kapsar?
Yönetmelikteki tanıma göre çevre izni; hava emisyonu, çevresel gürültü, atıksu deşarjı ve derin deniz deşarjı konularından en az birini içeren izindir.
Aykırılık için süre verilir mi?
Kanun’un 15. maddesine göre aykırı faaliyeti düzeltmek üzere bir defaya mahsus olmak ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir.
Hangi hâllerde süre verilmez?
Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler ile Çevresel Etki Değerlendirmesi incelemesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur.
Durdurma cezayı ortadan kaldırır mı?
Kaldırmaz. Kanun, süre verilmesi ve faaliyetin durdurulmasının bu Kanunda öngörülen cezaların uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini belirtmiştir.
Durdurma kararında kanun maddesi yazılı olmalı mı?
Danıştay’a göre evet. İdarenin kanuni dayanağı bulunmayan bir yetkiyi kullanması olanaklı değildir ve dayanılan kanun maddesinin işlemde belirtilmesi kanuni idare ilkesinin gereğidir.
Yaptırım kararında liste maddesi gösterilmeli mi?
Danıştay, işletmenin hangi liste maddesi kapsamına girdiği belirtilmeden yalnızca Ek-1 listesinde yer aldığından hareket eden kararı, davacının iddialarını karşılamaması nedeniyle yeterli bulmamıştır.
Atık ile biyokütle ayrımı neden önemli?
Atık geri kazanımına ilişkin idari para cezası verilebilmesi için işleme konu maddenin “atık” olması ön koşuldur; biyokütle olarak değerlendirilen madde bakımından bu ceza uygulanamaz.
Bakanlık görüşü bağlayıcı mı?
Danıştay, ilgili genel müdürlüğün pelet hâline getirilen çay lifinin biyokütle olarak kullanılmasını uygun bulan ve lisans yükümlülüğü bulunmadığını bildiren yazılarını esas alarak yaptırım kararını hukuka aykırı bulmuştur.
İdarenin verdiği geçiş süresine güvenilebilir mi?
Bir uyuşmazlıkta idare mahkemesi, Bakanlığın duyurusuyla tanınan süre içinde yapılan tespite dayanılarak ceza verilemeyeceğine hükmetmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu ısrar kararını onamıştır.
Para cezası ve durdurma birlikte dava edilebilir mi?
Edilebilir ve edilmelidir. Danıştay, her iki işlemin aynı davada dava konusu edilmesi hâlinde kararın tamamının temyize tabi olduğunu kabul etmiştir.
- 2872 sayılı Çevre Kanunu m.8 – Kirletme yasağı
- 2872 sayılı Kanun m.10 – Çevresel etki değerlendirmesi
- 2872 sayılı Kanun m.11 – İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü
- 2872 sayılı Kanun m.12 – Denetim ve yetki devri
- 2872 sayılı Kanun m.15 – Faaliyetlerin durdurulması
- 2872 sayılı Kanun m.20 – İdari para cezaları
- 2872 sayılı Kanun m.24 – Cezalarda yetki ve itiraz
- Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği m.4 – Tanımlar
- Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği m.5 – İzne tabi işletmeler
- Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği m.13 – Geçici faaliyet belgesinin iptali
- Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği m.19 – Aykırı uygulamaların durdurulması
- Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-4 – Atık listesi
İlgili yazılarımız: çevreyi kirletme idari para cezası, ÇED kararı ve iptal davası, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, idari para cezasının iptali ve yürütmenin durdurulması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.