İdari Davada Dava Açma Süresi Kaç Gün? Başlangıç ve Öğrenme Tarihi (İYUK m.7)

- Özel kanunda ayrı süre yoksa dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür.
- İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
- Ayrıca İYUK m.8’e göre süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
- Adresleri belli olmayanlara ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
- İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar; ilgililer uygulama işlemine karşı da dava açabilir.
- Tatil günleri sürelere dahildir; son gün tatile rastlarsa süre tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
- Sürenin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
- Adli yargıya açılıp görevsizlikle reddedilen davada, kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir.
- İdareye başvuru üzerine otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu tarihten işler.
- Üst makama başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur; ret hâlinde geçmiş süre hesaba katılarak süre yeniden işler.
- İvedi yargılama usulüne tâbi işlemlerde dava açma süresi otuz gündür ve üst makama başvuru süreyi durdurmaz.
- Yazılı bildirim yapılmamışsa ve işlem bir şekilde öğrenilmişse süre öğrenme tarihinden hesaplanır; hangi sürenin işleyeceği ise kararlarda tartışmalıdır.
- Özel dava açma süresine tâbi bir işlemde bu husus bildirimde gösterilmemişse Danıştay bazı kararlarda altmış günlük genel süreyi uygulamıştır.
- Dava süresinde açılmamışsa dilekçe süre aşımı yönünden incelenir ve esasa girilmeden davanın reddine karar verilir.
- Yanlış hesaplanan tek bir günün bile hak kaybına yol açabileceği için süre, işlemin bildirim belgesine bakılarak hesaplanmalıdır.
Kısa cevap: Özel kanunda ayrı süre yoksa dava açma süresi idare mahkemelerinde ve Danıştayda 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür; süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İvedi yargılamaya tâbi işlemlerde süre 30 gündür ve üst makama başvuru süreyi durdurmaz.
İdari yargıda süre, davanın esasından önce bakılan ilk kapıdır. Dilekçe kayda girdiği anda mahkeme önce süre, yetki ve dava ehliyeti gibi unsurları inceler; süre geçmişse işlemin ne kadar hukuka aykırı olduğuna bakılmaz. Bu yüzden idari işleme karşı hak arayan kişinin ilk sorusu, “işlem hukuka aykırı mı” değil “hangi tarihten itibaren kaç gün var” olmalıdır.
Tartışmalı noktalar üç başlıkta toplanır: sürenin bildirimle mi öğrenmeyle mi başladığı, özel süre öngörülen işlemlerde bu sürenin ne zaman işleyeceği ve idareye yapılan başvurunun süreyi durdurup durdurmadığı. Bu yazıda İYUK m.7 ve bağlantılı hükümler, süre hesabının temel kuralları ve Danıştay kararlarındaki farklı yaklaşımlar birlikte ele alınmaktadır; uyuşmazlığın süre yönünden ayrıştığı noktalar ayrıca gösterilmiştir.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Kural veya Danıştay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Genel süre | İYUK m.7/1 | Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. |
| Başlangıç | İYUK m.7/2, m.8/1 | Yazılı bildirim, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işler. |
| Bildirimin niteliği | Anayasa m.125, İYUK m.7 | İdarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekir. |
| Yazılı bildirim yok, işlem öğrenilmiş | İYUK m.7, içtihat | İşlemin doğrudan tarafı olmayan ve idarece bildirim zorunluluğu bulunmayan kişiler bakımından öğrenme tarihi esas alınır. |
| Özel süreli işlem | Anayasa m.40/2, İYUK m.7 | Özel süre bildirimde gösterilmemişse bazı kararlarda altmış günlük genel süre uygulanmıştır. |
| İvedi yargılama | İYUK m.20/A | Süre otuz gündür ve m.11’deki üst makama başvuru hükümleri uygulanmaz. |
| Üst makama başvuru | İYUK m.11 | İşlemeye başlamış süreyi durdurur; ret hâlinde geçmiş süre hesaba katılarak yeniden işler. |
| Zımni ret | İYUK m.10 | Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; bekleme süresi dört ayı geçemez. |
| Görevsiz yargıya başvuru | İYUK m.9 | Görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İşlemin bildirim belgesini bulun; tebliğ zarfını, e-tebligat kaydını ve belgenin üzerindeki tarihi saklayın.
- Bildirimde dava açma süresi ile başvurulacak mahkemenin gösterilip gösterilmediğine bakın; gösterilmemişse bunu dava dilekçesinde ayrıca belirtin.
- İşlemin hangi kanuna dayandığını belirleyin ve o kanunda özel dava açma süresi bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- İşlemin ivedi yargılama usulüne tâbi olup olmadığını İYUK m.20/A’ya göre kontrol edin; tâbi ise süre otuz gündür.
- Süreyi bildirim tarihini izleyen günden başlatarak hesaplayın; son günün tatile veya çalışmaya ara verme dönemine rastlayıp rastlamadığına bakın.
- Yazılı bildirim yapılmamışsa işlemi hangi tarihte, hangi belge veya olay sayesinde öğrendiğinizi yazılı olarak belgeleyin.
- Öğrenme tarihini dava dilekçesinde açıkça belirtin; mahkeme ve idare bu tarihi ileride sizin lehinize veya aleyhinize kullanabilir.
- Üst makama başvurmayı düşünüyorsanız önce işlemin ivedi yargılamaya tâbi olup olmadığını netleştirin; tâbi ise başvuru süreyi durdurmaz.
- Üst makama başvurdunuz ise başvuru tarihini ve gelen cevabın tebliğ tarihini kayıt altına alın; otuz günün sonunda cevap gelmezse süre yeniden işlemeye başlar.
- Görevsiz yargı yerine dava açmışsanız görevsizlik kararının kesinleşme tarihini takip edin ve otuz gün içinde idari yargıda dava açın.
- Dilekçeyi süre bitiminden birkaç gün önce mahkeme kalemine verin veya elektronik ortamda gönderin; kayıt tarihi davanın açıldığı tarih sayılır.
- Süre aşımı savunmasına karşı öğrenme tarihini gösteren belgeleri ve bildirimdeki eksiklikleri dosyaya sunun.
Danıştay 13. Daire, 16.12.2019 T., 2018/2594 E., 2019/4353 K.
İşlemin doğrudan tarafı olmayan kişi bakımından süre, yazılı bildirim yoksa öğrenme tarihinden başlar. Komşu parsel maliki olduğunu ve eşinin söz konusu alanda kafe işlettiğini belirten davacı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünce yapılan jeotermal saha ihalesinin iptalini istemiştir; ihale 2012 yılında yapılmış, dava 17.08.2017’de açılmıştır. Davacı ihaleyi 31.07.2017’de öğrendiğini belirtmiş, ilk derece mahkemesi ise davacının 30.03.2017 tarihli dilekçesine eklediği faaliyet raporundan haberdar olduğunu, öğrenme tarihinin bu tarih olduğunu kabul ederek ivedi yargılamadaki otuz günlük süre bakımından davayı süre aşımıyla reddetmiştir. Daire, ölçütü şöyle ortaya koymuştur: “idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir”. Dosyada davacının 31.07.2017’den önce haberdar olduğuna dair bir tespit bulunmadığından, bu tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde açılan dava süresinde sayılmıştır. Gerekçedeki karşı oy ise, yazılı bildirim yapılmayan kişinin ivedi yargılamadaki özel süreyi bilemeyeceğini, bu nedenle altmış günlük genel sürenin uygulanması gerektiğini savunmuştur. Süre aşımı kararı 16.12.2019 tarihinde esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla bozulmuştur.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 22.02.2021 T., 2020/3177 E., 2021/329 K.
Özelleştirme Yüksek Kurulu niteliğindeki karar için ivedi yargılamanın otuz günlük süresi, öğrenme tarihinden işletilmiştir. Sakarya’daki bir askerî fabrikanın işletme hakkının devrine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptalini isteyen davacı, kararı 19.08.2019’da öğrendiğini dilekçesinde belirtmiş ve süre hesabında öğrenme tarihinin esas alınmasını istemiştir; dava 07.10.2019’da açılmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesi, işlemin 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde olduğunu, İYUK m.20/A kapsamında ivedi yargılamaya tâbi bulunduğunu belirterek şu sonuca varmıştır: “davacı tarafından öğrenme tarihi olarak belirtilen 19/08/2019 tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07/10/2019 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı”. Kurul temyiz istemini reddederek Daire kararını onamıştır. Karşı oy yazısında ise Anayasa’nın 40. ve 125. maddelerine dayanılarak, kendisine yazılı bildirim yapılmayan ve işlemi bir şekilde öğrenen kişinin özel süre yerine altmış günlük genel süreden yararlanması gerektiği, bu hâlde davanın süresinde açıldığının kabulüyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Süre aşımıyla ret kararı 22.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.
Danıştay 6. Daire, 15.06.2023 T., 2023/711 E., 2023/6185 K.
Acele kamulaştırma kararında, yazılı bildirim yoksa öğrenmeden başlayan altmış günlük genel süre uygulanır ve ivedi yargılama hükmü işletilmez. Bir ilde karayolu projesi kapsamında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının, davacıya ait iki parsel yönünden iptalini isteyen dava Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına 23.01.2023’te girmiştir. Karar Resmî Gazete’de yayımlanmış, acele el koyma davasında verilen mahkeme kararı ise davacıya 06.07.2022’de tebliğ edilmiştir; davacı da bu tarihte kararı öğrendiğini beyan etmiştir. Daire, Resmî Gazete’de yayımlanmanın bu tür bireysel işlemlerde tebliğ hükmünde olmadığını belirterek şunu kabul etmiştir: “usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği”. Buna göre en geç 05.09.2022’de dava açılması gerekirken dava geçtikten sonra açılmış, dilekçede gösterilen 17.10.2022 tarihinin öğrenme tarihi sayılması hâlinde de altmış gün 16.12.2022’de dolmuştur. Daire, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25.03.2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararının ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.03.2022 tarihli, E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirtmiştir. Dava, süre aşımı nedeniyle 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle reddedilmiştir.
Danıştay 13. Daire, 26.12.2023 T., 2023/2902 E., 2023/6257 K.
İvedi yargılamaya tâbi ihalede idareye yapılan başvuru dava açma süresini durdurmaz. Hazine taşınmazının açık artırmayla satışına ilişkin ihalenin iptalini isteyen davacı, ihale 01.07.2022’de yapıldıktan sonra 13.09.2022’de idareye başvurmuş ve usulsüz ilan ile tebligat eksikliğini ileri sürmüştür. Bu başvuru reddedilmiş, ret 07.10.2022’de tebliğ edilmiş; davacı 18.01.2023’te ikinci bir başvuru yapmış, bu da reddedilerek 01.03.2023’te tebliğ edilmiş ve dava 04.04.2023’te açılmıştır. İlk derece mahkemesi, altmış günlük genel süre ile İYUK m.11 üzerinden bir hesap yapmıştır. Daire ise ihale işlemlerinin ivedi yargılamaya tâbi olduğunu, bu usulde süre otuz gün olduğu için ihalenin davacı tarafından en geç idareye başvurulan 13.09.2022’de öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, üst makama başvuru hükmüne ilişkin şu ilkeyi ortaya koymuştur: “İvedi yargılama usulüne tâbi işlemlerde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi hükümlerinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır.” Buna göre öğrenmeyi izleyen günden itibaren otuz gün içinde, en son 13.10.2022’ye kadar dava açılması gerekmiştir. Gerekçedeki karşı oy ise, kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının hangi sürede dava açacağı hususunda yanılgıya düşebileceğini, bu nedenle mahkemeye erişim hakkı bakımından altmış günlük genel sürenin uygulanması gerektiğini, ancak davanın bu süre de geçtiğinden sonucun aynı olduğunu ileri sürmüştür. Süre aşımıyla ret kararı 26.12.2023 tarihinde gerekçe değiştirilerek oyçokluğuyla onanmıştır.
İkinci katman hangi sürenin işleyeceğidir. Bu noktada kararlar farklı sonuçlar üretmiştir. 2019 tarihli 13. Daire kararında ve 2021 tarihli Kurul kararında çoğunluk, öğrenme tarihinden itibaren ivedi yargılamadaki otuz günlük özel süreyi uygulamış; her iki kararın karşı oy yazısında ise özel süreyi bilemeyecek kişi için altmış günlük genel sürenin işletilmesi gerektiği savunulmuştur. Buna karşılık 6. Dairenin 2023 tarihli acele kamulaştırma kararında, muhatap bakımından bireysel nitelik taşıyan işlemde yazılı bildirim yoksa öğrenmeden başlayan altmış günlük genel süre uygulanmıştır. Aynı maddenin kapsamına giren işlemler bakımından dahi farklı sonuçlara ulaşılmış olması, içtihadın bu noktada tam yerleşmediğini gösterir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.03.2022 tarihli, E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı, 6. Daire kararında ve karşı oy yazılarında, yazılı olarak bildirilen ve özel süreye tâbi bir işlemde süre gösterilmemişse genel sürenin işletilmesi yönünde anılmaktadır; bu yazıdaki aktarım o anlatımlara dayanır, uygulamada güncel içtihat ayrıca kontrol edilmelidir. Tereddüt hâlinde kısa sürenin esas alınması hak kaybını önler.
Üçüncü katman idareye başvurudur. İYUK m.11’e göre üst makama başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur ve ret hâlinde geçmiş süre hesaba katılarak süre yeniden işler; ancak 13. Dairenin 2023 tarihli kararı, ivedi yargılama usulünde bu hükmün uygulanmayacağını açıkça belirtmiştir. Kararda davacının başvuru tarihi olan 13.09.2022 öğrenme tarihi sayılmış, bu tarihten altı aydan uzun bir süre sonra, iki ret işleminin ardından açılan dava süre aşımıyla reddedilmiştir. İdareye başvuru, ivedi yargılamaya tâbi olmayan işlemlerde ise m.10’daki otuz günlük zımni ret kuralıyla birlikte değerlendirilir; başvuru yapılmadan önce işlemin bu usule tâbi olup olmadığının kontrolü önem taşır. Süre aşımı savunmasına karşı deliller için idari dava nasıl açılır ve idari yargıda ivedi yargılama usulü yazılarımız incelenebilir.
Son olarak sürenin sonucu bellidir: dilekçeler İYUK m.14 uyarınca süre yönünden incelenir ve sürenin geçirildiği anlaşılırsa esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilir. Bu nedenle Danıştay kararlarında süre aşımı, işlemin hukuka uygun olup olmadığı tartışılmadan verilen bir sonuçtur. Kararların ortak dersi, sürenin dayanağı olan tarihin yazılı belgeyle kurulması ve kısa ihtimale göre hareket edilmesidir; tam yargı davalarındaki idareye başvuru süresi gibi özel süreler için tam yargı davası, temyiz süresi için idari yargıda temyiz kapsamı yazılarına bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Süreyi işlem tarihinden başlatmak | Süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler | Tebliğ veya bildirim tarihi esas alınmalı, işlemin düzenlenme tarihi değil |
| İvedi yargılamayı gözden kaçırmak | İhale ve acele kamulaştırma gibi işlemlerde süre otuz gündür | İYUK m.20/A kapsamı kontrol edilmeli, tereddütte kısa süre esas alınmalı |
| Üst makama başvuruyu her durumda süre durdurucu sanmak | İvedi yargılamada m.11 hükümleri uygulanmaz | Başvurudan önce işlemin ivedi yargılamaya tâbi olup olmadığı kontrol edilmeli |
| Öğrenme tarihini belirtmemek veya erken yazmak | Mahkeme dilekçedeki tarihi süre hesabında esas alabilir | Öğrenme tarihi belgeye dayanarak ve dikkatle yazılmalı |
| İdareye başvuruyu öğrenme delili olarak unutmak | Başvuru tarihi, öğrenmenin en geç gerçekleştiği tarih sayılabilir | Başvuru içeriğinde işlemin ne zaman öğrenildiği açıkça belirtilmeli |
| Resmî Gazete’de yayımı tebliğ sanmak | Bireysel işlemlerde yayım tebliğ hükmünde olmayabilir | Yazılı bildirimin yapılıp yapılmadığı ayrıca araştırılmalı |
| Adli yargıdaki görevsizlik süresini kaçırmak | Kesinleşmeyi izleyen günden itibaren otuz gün vardır | Görevsizlik kararının kesinleşme tarihi takip edilmeli |
| Son günü tatil gününe göre yanlış hesaplamak | Tatil günleri dahildir; yalnızca son gün tatile rastlarsa uzar | Sürenin sonu tatile veya adli ara vermeye rastlıyorsa m.8 hükümleri ayrıca uygulanmalı |
| Zımni ret sonrası cevabı beklemek | Otuz günün bitiminden sonra dava açma süresi işlemeye başlar | Zımni ret tarihinden itibaren süre takip edilmeli, bekleme dört ayı aşmamalı |
İdari davada süre kaç gündür?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İvedi yargılamaya tâbi işlemlerde ise süre otuz gündür.
Süre ne zaman başlar?
İdari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Süreler ayrıca tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
İlan yoluyla bildirim yapılırsa süre nasıl işler?
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanununda aksine bir hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
Düzenleyici işlemlerde süre nasıl işler?
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer bu işlemlerin uygulanması üzerine düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilir.
Son gün tatile rastlarsa ne olur?
Tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
Adli tatilde süre nasıl hesaplanır?
Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Yanlış mahkemede dava açtım, ne yapmalıyım?
Adli yargı yerlerine açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi hâlinde, kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargıya başvuru tarihi, idari yargıya başvuru tarihi sayılır.
İdare cevap vermezse ne olur?
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir. Bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
Otuz gün sonra gelen cevap süreyi etkiler mi?
Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.
Üst makama başvuru süreyi durdurur mu?
İdari dava açılmadan önce üst makamdan işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması istenebilir; bu başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur. İvedi yargılama usulüne tâbi işlemlerde ise bu hüküm uygulanmaz.
Başvuru reddedilirse süre nasıl işler?
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
Bildirim yapılmadıysa süre nasıl hesaplanır?
Danıştay bireysel işlemlerde, işlemin doğrudan tarafı olmayan ve idarece bildirim zorunluluğu bulunmayan kişiler bakımından öğrenme tarihini esas almaktadır. Hangi sürenin işleyeceği ise kararlarda ayrıca tartışılmaktadır.
Özel dava açma süresi bildirimde yazılı değilse hangi süre uygulanır?
Danıştay 6. Dairesinin 2023 tarihli kararında, özel dava açma süresine tâbi olmasına rağmen bu husus işlemde açıklanmamışsa altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Diğer kararlarda ise özel sürenin uygulandığı ve buna karşı oy yazıldığı görülmektedir.
Süre geçtikten sonra dava açılırsa ne olur?
Dilekçe süre aşımı yönünden incelenir ve süre geçirilmişse esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilir. Bu durumda işlemin hukuka uygunluğu tartışılmaz.
Dava ne zaman açılmış sayılır?
Harç ve posta ücreti alındıktan sonra deftere kayıt yapılır ve kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır. Harç veya posta ücretinin eksik olması hâlinde otuz gün içinde tamamlanması istenir.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 — Dava açma süresi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8 — Sürelerle ilgili genel esaslar
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.9 — Görevli olmayan yerlere başvurma
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.10 — İdari makamların sükutu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.11 — Üst makamlara başvurma
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.12 — İptal ve tam yargı davaları
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13 — Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.14 — Dilekçelerin süre aşımı yönünden incelenmesi (3. fıkra, e bendi)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.20/A — İvedi yargılama usulü
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36 — Hak arama hürriyeti
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.40 — Temel hak ve hürriyetlerin korunması
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.125 — Yargı yolu
İlgili yazılarımız: İdari dava nasıl açılır · İdari yargıda ivedi yargılama usulü · Tam yargı davası · İdari yargıda temyiz kapsamı · Acele kamulaştırma ve itiraz
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.