Bağlı Kredi ve Konutun Teslim Edilmemesi: Bankanın Sorumluluğu

- Bağlı kredi, tüketici kredisinin yalnızca belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin sözleşmenin finansmanı için verildiği ve iki sözleşmenin ekonomik birlik oluşturduğu ilişkidir.
- Ekonomik birlik için üç ölçütten birinin gerçekleşmesi yeterlidir: satıcının finanse etmesi, kredi verenin satıcının hizmetlerinden yararlanması ya da belirli malın kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmesi.
- Konut hiç ya da gereği gibi teslim edilmezse satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur.
- Tüketici bedelden indirim hakkını kullanırsa bağlı kredi de aynı oranda indirilir ve ödeme planı değişir.
- Tüketici sözleşmeden dönerse, o güne kadar yaptığı ödemenin iadesinden üçü birlikte sorumludur.
- Bankanın sorumluluğu yalnızca kendisine yapılan ödemelerle sınırlı değildir; tüketicinin yaptığı tüm ödemeleri kapsar.
- Buna karşılık banka, kullandırdığı kredi tutarını aşan bir borçtan sorumlu tutulamaz.
- Kredi verenin sorumluluğu, teslim tarihinden (teslim yapılmışsa teslim tarihinden) itibaren bir yıl ile sınırlıdır.
- Bu bir yıllık süre hak düşürücü nitelikte kabul edilmekte ve resen gözetilmektedir.
- Tüketici mal veya hizmet sözleşmesinden cayar ve bunu cayma süresi içinde kredi verene de bildirirse, bağlı kredi tazminatsız sona erer.
- Her sözleşme münferiden değerlendirilir; aynı projede farklı alıcıların süreleri farklı işleyebilir.
- Uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülür; tüketici yargı harçlarından muaftır.
Projeden konut alan tüketicinin en sık yaşadığı sıkışma şudur: daire teslim edilmemiştir, inşaat durmuştur ya da yavaşlamıştır, ama banka kredisinin taksitleri her ay hesaptan çıkmaya devam etmektedir. Satıcıya karşı dava açmak çoğu zaman yeterli olmaz, çünkü asıl ödeme yükü bankaya karşıdır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu tabloya “bağlı kredi” kurumuyla cevap veriyor ve bankayı satıcıyla birlikte sorumlu tutuyor. Ancak bu sorumluluğun iki önemli sınırı var: tutar ve süre. Aşağıda bunları Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“(1) Bağlı kredi sözleşmesi; tüketici kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu sözleşmedir.
(2) Ekonomik birliğin varlığı; a) Satıcı veya sağlayıcının tüketici için krediyi finanse ettiği, b) Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı, c) Belirli bir mal veya hizmetin verilmesinin kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği, durumlarından en az birinin varlığı hâlinde kabul edilir.
(3) Tüketicinin mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer.
(4) Bağlı kredilerde, mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi veren, tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumludur. Tüketicinin bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde bağlı kredi de bu oranda indirilir ve ödeme planı buna göre değiştirilir. Tüketicinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, o güne kadar yapmış olduğu ödemenin iadesi hususunda satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Ancak, kredi verenin sorumluluğu; malın teslim veya hizmetin ifa edilmediği durumlarda satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen malın teslim veya hizmetin ifa edilme tarihinden, malın teslim veya hizmetin ifa edildiği durumlarda malın teslim veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır.”
“Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen seçimlik haklarından birini kullanması hâlinde, satıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumludur. Ancak, konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu; konutun teslim edilmemesi durumunda konut satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen konut teslim tarihinden, konutun teslim edilmesi durumunda konutun teslim edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır.”
Sorumluluğun çerçevesi
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Banka kime karşı sorumlu? | Tüketiciye karşı, satıcıyla birlikte müteselsilen |
| Hangi ödemelerden sorumlu? | Tüketicinin yaptığı tüm ödemelerden |
| Üst sınır nedir? | Kullandırdığı kredi tutarı |
| Süre ne zaman başlar? | Sözleşmede belirtilen teslim tarihinden |
| Teslim yapılmışsa? | Fiilî teslim tarihinden |
| Süre ne kadar? | Bir yıl |
| Sürenin niteliği | Hak düşürücü süre olarak uygulanmaktadır |
| Cayma hâlinde | Bildirim süresinde bankaya da yapılırsa kredi tazminatsız sona erer |
| Görevli mahkeme | Tüketici mahkemesi |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kredi sözleşmenizi ve satış sözleşmenizi yan yana koyup teslim tarihini tam olarak tespit edin.
- Kredinin bağlı kredi olduğunu gösteren delilleri toplayın: kredinin doğrudan satıcıya havale edilmesi, projenin kredi sözleşmesinde adının geçmesi, satıcının bankayla anlaşması.
- Teslim tarihi geçtiyse ve teslim yapılmadıysa bir yıllık süreyi takvime işleyin ve içinde kalın.
- Sözleşmeden dönme iradenizi noter ihtarnamesiyle hem satıcıya hem de bankaya bildirin.
- İhtarnamede taleplerinizi ayrı ayrı yazın: sözleşmeden dönme, ödemelerin iadesi, borçlu olmadığınızın tespiti, senetlerin iadesi.
- Bankaya ödediğiniz taksitler ile satıcıya ödediğiniz peşinat ve senetleri ayrı tablolar hâlinde belgeleyin.
- İnşaatın durumunu tespit ettirin; gerekiyorsa delil tespiti yaptırarak tamamlanma oranını kayıt altına aldırın.
- Taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizleri tapudan alacağınız kayıtla belgeleyin; bu hukuki ayıp iddiasını güçlendirir.
- Davayı tüketici mahkemesinde açın; dava değerine göre tüketici hakem heyeti sınırlarını kontrol edin.
- Talebinizi bankaya karşı kullandırılan kredi tutarıyla sınırlı biçimde kurun; aşan kısım için yalnızca satıcıyı hedefleyin.
- Faiz türünü ve başlangıcını doğru belirleyin; uygulamada ihtarname tarihi ya da dava tarihi esas alınmaktadır.
- Banka davayı kısmen kabul ederse bunun yargılama gideri ve vekâlet ücretine etkisini gözden kaçırmayın.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1232, K. 2023/2294, 19.09.2023
Konut teslim edilmezse bağlı kredi veren banka da satıcıyla birlikte sorumludur. Tüketici, noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle 414.983 TL bedelle daire almış, bedelin 300.683 TL’sini bankadan kullandığı krediyle ödemişti. Sözleşmedeki teslim tarihi geçmesine rağmen taşınmaz teslim edilmemiş, kat irtifakı bile kurulmamıştı. Banka, bağlı kredi ilişkisi bulunmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Daire ölçütü şöyle koymuştur: “Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda, ortada bir bağlı kredinin var olduğu söylenebilir. Bunun sonucu olarak, satın alınan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi veren tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması halinde müteselsilen sorumludur.” Somut olayda kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğu ve “davalı bankanın da hesap edilen bedelden diğer davalı yüklenici şirket ile birlikte sorumlu tutulmasının yerinde olduğu” kabul edilmiştir. Sonuç: davanın kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3019, K. 2023/1978, 21.06.2023
Bankanın sorumluluğu kendisine yapılan ödemelerle sınırlı değildir; tüketicinin yaptığı tüm ödemeleri kapsar. Ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesiyle daire alan tüketici, satıcıya 1.000 TL kapora ve 97.600 TL, bankaya ise kredi taksiti olarak 31.358,12 TL ödemiştir. İnşaat tamamlanmamış, taşınmaza satıcının borçları nedeniyle ipotek konulmuş, satıcı şirkete kayyum atanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi bankayı yalnızca kendisine ödenen 31.358,12 TL’den sorumlu tutmuştu. Daire bunu kabul etmemiştir: “Bu düzenleme gereğince konut satışı nedeniyle tüketici tarafından yapılan tüm ödemelerden satıcı şirket ve kredi veren banka birlikte müteselsilen sorumlu olup bankanın sorumluluğu kullanılan kredi miktarı ile sınırlıdır. Hal böyle olunca, davacı tarafından ön ödemeli konut sözleşmesi gereğince yapılan tüm ödemelerin tamamından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı”dır. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3247, K. 2024/2876, 08.10.2024
Sorumluluk müteselsil olsa da bankanın yükümlülüğü kullandırdığı kredi tutarını aşamaz. Tüketici 399.713 TL bedelle daire almış, bunun 288.693 TL’si için bankayla “Ön Ödemeli Konut Finansmanı Sistemi Kredi Sözleşmesi” imzalamıştı. On sekiz aylık teslim süresi dolduğu hâlde inşaatın tamamlanma oranı yüzde altmışta kalmış, tüketici ihtarnameyle sözleşmeden dönmüştür. Daire, bağlı kredi tespitini ve müteselsil sorumluluğu doğru bulmuş; ancak sınırı hatırlatmıştır: “davalı bankanın 6502 sayılı Kanun’un 35/2 nci maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğunun kredi miktarı ile sınırlı olduğu; davalılar hakkında müşterek ve müteselsil olarak hükmedilen 399.713,00 TL’nin, davacı ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesindeki 288.693,00 TL’den az olduğunun anlaşılması” nedeniyle esasa ilişkin itirazlar reddedilmiş, yalnızca bankanın sorumlu tutulacağı vekâlet ücretinin sınırlı sorumluluğa göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: sair temyiz itirazlarının reddiyle, vekâlet ücreti yönünden hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/851, K. 2025/4468, 01.10.2025
Bankaya karşı dava, teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Tüketici 2016 yılında 451.412 TL bedelli konut kredisi kullanarak projeden daire almış; sözleşmeye göre teslim tarihi 17.11.2018 idi. Daire teslim edilmemiş, dava ise 26.10.2020 tarihinde açılmıştır. Tüketici, bağlı kredi sözleşmesinde teslim süresinin 36 ay olduğunu ileri sürerek sürenin dolmadığını savunmuştur. Daire önce her sözleşmenin ayrı değerlendirileceğini belirtmiştir: “Bağlı Kredi Sözleşmesi ile davacı ile … Bankası A.Ş. ve davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerin birbirinden bağımsız sözleşmeler olması ve konut projelerinde her alıcı ile farklı tarihlerde sözleşmeler imzalanmış olması nedeniyle her sözleşmenin münferiden değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.” Ardından kuralı uygulamıştır: “Bağlı kredi halinde, konut finansmanı kuruluşu ile satıcı, tüketiciye karşı konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilememesi nedeniyle tüketicinin 6502 sayılı Kanun’un 11. Maddesindeki seçimlik haklarını kullanması halinde banka kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere satış sözleşmesindeki teslim tarihinden bir yıl süre ile sorumlu olacaktır.” Dava tarihi itibarıyla bir yıllık hak düşürücü süre dolmuştu. Sonuç: banka yönünden davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Birinci halka: bağlı kredi bir nitelendirme sorunudur. Bankalar bu davalarda düzenli olarak “kredi bağlı kredi değildir, husumet yöneltilemez” savunmasını yapmaktadır. Yargı, kanunun aradığı ekonomik birliği geniş yorumluyor: kredinin belirli bir proje ya da belirli bir satıcıyla yapılacak satış şartına bağlanmış olması yeterlidir. Kredi bedelinin doğrudan satıcının hesabına havale edilmesi, kredi sözleşmesinde projenin adının geçmesi, satıcının bankayla önceden yaptığı çerçeve anlaşma bu tespitin klasik delilleridir. “Ön ödemeli konut finansmanı sistemi kredi sözleşmesi” başlıklı metinler kararlarda düzenli olarak bağlı kredi sayılmıştır.
İkinci halka: sorumluluk tüketicinin ödediği her kuruşa uzanır. 2023 tarihli bozma kararı, uygulamada sıkça yapılan bir hatayı düzeltiyor: banka yalnızca kendisine ödenen taksitlerden değil, tüketicinin satıcıya ödediği peşinat ve senet bedelleri dahil tüm ödemelerden sorumludur. Aksi kabul, müteselsil sorumluluğu anlamsız kılardı; çünkü zaten bankaya ödenen tutarı bankadan istemek için müteselsilliğe ihtiyaç yoktur.
Üçüncü halka: ama tavan kredi tutarıdır. 2024 tarihli karar bu simetriyi kuruyor. Banka, kullandırdığı kredi miktarını aşan bir tutardan sorumlu tutulamaz. Somut olayda hükmedilen toplam bedel kredi tutarının altında kaldığı için sorun çıkmamış; buna karşılık bankanın sorumlu tutulacağı vekâlet ücretinin de bu sınırlı tutar üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Dilekçe yazarken bankaya karşı istenen tutarın kredi miktarını aşmaması, hem gereksiz ret hem de vekâlet ücreti riskini önler.
Dördüncü halka: asıl tehlike süredir. 2025 tarihli karar, bu davaların en sert kuralını gösteriyor. Kredi verenin sorumluluğu bir yılla sınırlıdır ve bu süre, konut teslim edilmemişse sözleşmede yazan teslim tarihinden başlar. İnşaatın hâlâ devam ediyor olması süreyi uzatmaz. Somut olayda teslim tarihi Kasım 2018, dava tarihi ise Ekim 2020 olduğundan banka yönünden dava reddedilmiştir. Tüketicinin bağlı kredi sözleşmesindeki daha uzun süreye dayanma çabası da sonuç vermemiştir.
Beşinci halka: her sözleşme kendi başına değerlendirilir. Aynı kararda, banka ile satıcı arasındaki çerçeve bağlı kredi sözleşmesi ile tüketicinin imzaladığı sözleşmelerin birbirinden bağımsız olduğu ve konut projelerinde her alıcıyla farklı tarihlerde sözleşme yapıldığı için her sözleşmenin münferiden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Aynı projedeki bir komşunun kazandığı dava, kendi dosyanız için doğrudan emsal oluşturmayabilir; tarihler farklıdır.
Altıncı halka: hukuki ayıp da bir dayanaktır. Bozma kararına konu olayda, satıcının kendi borçları nedeniyle satılan taşınmaza sözleşmeden sonra ipotek koydurması hukuki ayıp sayılmış ve tüketicinin seçimlik haklarını kullanabileceği kabul edilmiştir. Teslim gecikmesinin yanında tapu kaydındaki takyidatlar da ayrı bir dayanak oluşturmaktadır; bu nedenle dava öncesinde güncel tapu kaydı mutlaka alınmalıdır.
Yedinci halka: dönme bildirimi bankaya da yapılmalıdır. Kanun, cayma hâlinde bağlı kredinin tazminatsız sona ermesini, bildirimin süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi şartına bağlamıştır. Bankalar savunmalarında düzenli olarak “sözleşmeden dönme iradesi bize bildirilmedi” itirazını ileri sürmektedir. İhtarnamenin iki muhataba birden gönderilmesi, hem bu itirazı karşılar hem de temerrüt tarihini netleştirir.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Banka satıştan sorumlu değil.” | Kredi bağlı kredi ise banka satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur. |
| “Banka sadece aldığı taksitleri iade eder.” | Tüketicinin yaptığı tüm ödemelerden sorumludur. |
| “Bankadan tüm bedeli alırım.” | Sorumluluk kullandırılan kredi tutarıyla sınırlıdır. |
| “İnşaat bitmedikçe sürem işlemez.” | Süre sözleşmedeki teslim tarihinden başlar. |
| “Bir yıllık süreyi ileri sürmezlerse sorun olmaz.” | Hak düşürücü süre olarak resen gözetilmektedir. |
| “İhtarnameyi satıcıya gönderdim, yeter.” | Bildirim ayrıca kredi verene de yöneltilmelidir. |
| “Komşumun davası kazanıldı, benimki de kazanılır.” | Her sözleşme kendi tarihleriyle münferiden değerlendirilir. |
| “Kredi sözleşmesinde proje adı yok, bağlı kredi sayılmaz.” | Üç ölçütten birinin gerçekleşmesi yeterlidir. |
| “Sadece gecikme tazminatı isterim.” | Seçimlik haklar ve iade talepleri birlikte kurgulanmalıdır. |
Bağlı kredi nedir?
Tüketici kredisinin yalnızca belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin sözleşmenin finansmanı için verildiği ve iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu ilişkidir.
Ekonomik birlik nasıl belirlenir?
Satıcının krediyi finanse etmesi, kredi verenin sözleşmenin hazırlanmasında satıcının hizmetlerinden yararlanması veya belirli malın kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmesi hâllerinden en az birinin varlığı yeterlidir.
Konut teslim edilmezse bankaya başvurabilir miyim?
Kredi bağlı kredi ise evet. Satıcı ve kredi veren, tüketicinin sözleşmeden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumludur.
Banka hangi tutardan sorumlu olur?
Tüketicinin yaptığı tüm ödemelerden sorumludur; ancak sorumluluğu kullandırdığı kredi miktarıyla sınırlıdır.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Konut teslim edilmemişse satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen teslim tarihinden; teslim edilmişse fiilî teslim tarihinden.
Bu süre kaçarsa ne olur?
Bankaya karşı dava hakkı düşer. Uygulamada hak düşürücü süre olarak değerlendirilmekte ve mahkemece resen gözetilmektedir.
Satıcıya karşı hakkım da düşer mi?
Hayır. Bir yıllık sınır kredi verenin sorumluluğuna ilişkindir; satıcıya karşı talepler kendi zamanaşımı kurallarına tabidir.
Bedelden indirim istersem kredim ne olur?
Bağlı kredi de aynı oranda indirilir ve ödeme planı buna göre değiştirilir.
Cayma hakkımı kullanırsam kredi sona erer mi?
Cayma bildirimini süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltirseniz, bağlı kredi sözleşmesi tazminat veya cezai şart ödemeksizin sona erer.
Kredi taksitlerini ödemeyi durdurabilir miyim?
Tek taraflı olarak ödemeyi kesmek temerrüt ve olumsuz sicil riski doğurur. Doğru yol, dönme iradesini bildirip borçlu olunmadığının tespitini de dava konusu yapmaktır.
Taşınmaza ipotek konulmuş, bu ne anlama gelir?
Satıcının kendi borçları nedeniyle satılan taşınmaza sonradan ipotek konulması hukuki ayıp olarak değerlendirilmiş ve tüketicinin seçimlik haklarını kullanabileceği kabul edilmiştir.
Verdiğim senetleri geri alabilir miyim?
Sözleşmeden dönme hâlinde senetlerin geçersiz ve bedelsiz kaldığının tespiti ile iadesi talep edilebilmektedir.
Hangi mahkemede dava açılır?
Tüketici mahkemesinde. Parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir.
Harç öder miyim?
Tüketiciler bu davalarda yargı harçlarından muaftır.
Faiz ne zamandan işler?
Uygulamada temerrüt tarihi esas alınır; kararlarda ihtarname tarihinden veya dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği görülmektedir.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 30 — Bağlı krediler
- 6502 sayılı Kanun m. 35 — Konut finansmanında bağlı kredi ve sorumluluk
- 6502 sayılı Kanun m. 11 — Ayıplı malda tüketicinin seçimlik hakları
- 6502 sayılı Kanun m. 8 — Ayıplı mal
- 6502 sayılı Kanun m. 40-46 — Ön ödemeli konut satışı
- 6502 sayılı Kanun m. 68 ve 73 — Tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi
- 6502 sayılı Kanun m. 31-32 — Tüketici kredisinde cayma ve erken ödeme
- Türk Borçlar Kanunu m. 112 — Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi
- Türk Borçlar Kanunu m. 237 — Taşınmaz satışı ve satış vaadinde şekil
- Türk Medeni Kanunu m. 706 — Taşınmaz mülkiyetinin devri
- Noterlik Kanunu m. 60 ve 89 — Düzenleme şeklinde satış vaadi
- Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Kat karşılığı inşaatta geç teslim tazminatı, Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Ayıplı hizmet ve tüketicinin seçimlik hakları, Kaparo, pey akçesi ve cayma parası, Bankada haksız şart ve ücret iadesi, Tüketici hakem heyetine başvuru.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Bağlı kredi uyuşmazlıklarında bankaya karşı dava hakkı kısa bir süreye bağlı olduğundan, teslim tarihi geçtiğinde vakit kaybedilmemesi önem taşır.