Avukatlık Ücret Sözleşmesi, Azil ve Akdi Vekâlet Ücreti

- Avukatlık sözleşmesi, vekâlet sözleşmesi niteliğindedir; ancak ücret bu sözleşmenin zorunlu unsurudur.
- Avukatın iki ayrı ücret alacağı vardır: sözleşmeden doğan akdi vekâlet ücreti ve karar ile karşı tarafa yüklenen yasal (karşı taraf) vekâlet ücreti.
- Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
- Sözleşme serbestçe düzenlenir; belirli bir hukukî yardımı ve meblağı yahut değeri kapsaması gerekir.
- Dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşmamak üzere yüzde üzerinden ücret kararlaştırılabilir.
- Tavanı aşan sözleşmeler tavan miktarında geçerlidir; ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez.
- Yazılı ücret sözleşmesi yoksa ya da ücret hükmü geçersizse, değeri para ile ölçülebilen işlerde müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında ücret belirlenir.
- Vekâletten azil ve istifa her zaman mümkündür ve şekle bağlı değildir.
- Avukat kusur veya ihmali nedeniyle azledilmişse ücret ödenmez; haksız azilde ücretin tamamı muaccel olur.
- Haksız azilde hakkaniyet indirimi yapılamaz ve davanın sonuçlanması beklenmez.
- Avukat, azil tarihinden önce sonuçlandırdığı işler yönünden azlin haklı olup olmadığına bakılmaksızın ücrete hak kazanır.
- Süreli vekâletnamenin süresinin dolması azil sayılmaz; sözleşmedeki başarı şartı bu tarihte gerçekleşmemişse ücret doğmaz.
Avukat ile müvekkil arasındaki ilişki güvene dayanır; bu nedenle her iki taraf da ilişkiye her an son verebilir. Ancak ilişki sona erdiğinde geriye çoğu zaman tek bir soru kalır: yapılan iş karşılığında ne ödenecek?
Avukatlık Kanunu bu soruyu, azlin haklı olup olmadığına göre keskin biçimde ayrılan bir düzenle cevaplıyor. Aşağıda akdi ve yasal vekâlet ücreti ayrımını, yazılı sözleşme bulunmayan hâlleri, başarıya bağlı ücretin geçerliliğini ve süreli vekâletnamenin sonuçlarını Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir.
Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Yokluk halleri hariç, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.”
“Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz… Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”
“Avukatın azlî hâlinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.”
Sona erme biçimine göre ücret
| Sona erme biçimi | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| İşin tamamlanması | Sözleşmedeki ücretin tamamı | Sözleşme |
| Haksız azil | Ücretin tamamı, hangi aşamada olursa olsun | m. 174/2 |
| Haklı azil (kusur/ihmal) | Ücret ödenmez | m. 174/2 |
| Azil öncesi tamamlanan işler | Azlin haklılığına bakılmaksızın ücret doğar | Yerleşik uygulama |
| Avukatın istifası | Haklı olup olmadığına göre değerlendirilir | m. 174/1 |
| Süreli vekâletnamenin sona ermesi | Azil sayılmaz; şart gerçekleşmemişse ücret doğmaz | Vekâlet hükümleri |
| Yazılı sözleşme yokluğu | Müddeabihin %10-%20’si | m. 164/4 |
| Tavanı aşan sözleşme | Tavan miktarında geçerli | m. 163/2 |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Ücret sözleşmesini yazılı yapın; belirli bir hukukî yardımı ve meblağı ya da değeri açıkça içermesine dikkat edin.
- Yüzde üzerinden ücret kararlaştıracaksanız yüzde yirmi beş sınırını aşmayın.
- Dava konusu para dışındaki mal ve hakların bir kısmının aynen avukata ait olacağı yönünde hüküm koymayın; bu yasaktır.
- Başarıya bağlı ücret öngörecekseniz şartı tereddüde yer bırakmayacak biçimde tanımlayın: “lehe kesinleşme” mi, “bozma” mı?
- Sözleşmede hangi işlerin kapsandığını (dava, ıslah, ek dava, icra takibi, kanun yolları) tek tek sayın.
- Vekâletname alırken süreli mi süresiz mi olduğunu kontrol edin; süreli vekâletnamede süre bitiminden önce yenileme talep edin.
- Azil hâlinde azil bildirimini ve tarihini belgeleyin; azlin gerekçesinin yazılı olarak alınmasını isteyin.
- Azil tarihi itibarıyla tamamlanmış ve devam eden işleri ayrı listeleyin.
- Ücret alacağınız için önce ihtarname gönderin; temerrüt tarihi faiz başlangıcını belirler.
- Yazılı sözleşme yoksa talebinizi m. 164/4 çerçevesinde kurun ve oranın neden alt sınırın üzerinde olması gerektiğini gerekçelendirin.
- Alacağın belirli olup olmadığını değerlendirerek belirsiz alacak davası ile kısmî dava arasında bilinçli seçim yapın.
- Vekâlet ilişkisinden doğan alacaklarda beş yıllık zamanaşımını takvime alın.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/666, K. 2025/224, 09.04.2025
Haksız azilde, henüz yapılmamış işler için oranlama yapılmaz; sözleşmedeki ücretin tamamı istenir. Avukat, müvekkili adına açtığı kısmî davanın yargılaması sırasında değeri artan taşınmaz nedeniyle 92.000 TL’lik ücret sözleşmesi imzalamış; ıslah ya da ek dava aşamasına gelmeden haksız biçimde azledilmiştir. Özel Daire, avukatın yapmadığı iş için ücret alamayacağını belirterek oranlama yapılmasını istemiş; yerel mahkeme direnmiştir. Genel Kurul kuralı şöyle koymuştur: “Haksız olarak vekâletten azledilmesi hâlinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekâlet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Bu hâlde de, hak edilecek ücretten hakkaniyet indirimi yapılması doğru olmayacaktır.” Somut olayda ise: “Açmış olduğu kısmi davanın yargılaması sırasında haksız azledilmesiyle davacı avukatın sözleşmede kararlaştırılan ek davayı açma imkânı elinden alınmış olmaktadır… bu durumun davalının haksız azlinden kaynaklandığı açıktır. Bu durumda davalının kendi hareketinin sonuçlarına katlanması gerektiğinden… davacı avukatın sözleşmeyle belirlenen tüm vekâlet ücretini alabileceği kabul edilmelidir.” Sonuç: direnme uygun bulunarak, sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye GÖNDERİLMESİNE, 09.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/357, K. 2022/1329, 19.10.2022
Başarıya bağlı ücret geçerlidir; ancak süreli vekâletnamenin sona ermesi azil değildir. İdare mahkemesindeki davada 120.000 dolarlık ücret sözleşmesi imzalanmış; bedelin bir bölümü sözleşme anında, bir bölümü karar verilmesi anında, kalanı ise davanın lehe sonuçlanması ve kesinleşmesi şartına bağlanmıştı. Avukata verilen vekâletname süreliydi ve süresi, Danıştay’ın karar düzeltme aşamasındaki bozmasından önce dolmuştu. Genel Kurul önce ilkeyi kurmuştur: “Avukatın belli bir sonucu taahhüdü mümkün değilse de, tarafların serbest iradeleri ile başarıya göre ücret belirlemeleri her zaman mümkün ve geçerlidir.” ve bu durumda “şarta bağlı bir borç söz konusudur”. Süreli vekâletname bakımından ise: “Süreli vekâletnameler hukuken geçerlidir ve öngörülen sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden geçerliliklerini kaybederler… Bu şekildeki sona erme Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesindeki gibi haksız azîl anlamına gelen bir fesih olmayacaktır.” Sözleşmedeki “Danıştay’da bozdurulursa” ifadesinin ise araştırmaya yönelik bir bozmayı değil, lehe kesinleşme sonucunu doğuracak bir bozmayı anlattığı kabul edilmiştir. Sonuç: direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 19.10.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/765, K. 2023/1005, 06.04.2023
Yazılı ücret sözleşmesi yoksa oran yüzde on ile yüzde yirmi arasında belirlenir; alt sınırın üzerine çıkılıyorsa gerekçe gösterilmelidir. Haksız azledildiğini ileri süren avukat, takip ettiği işlerin değeri üzerinden ücret istemiş; mahkeme bilirkişi raporu doğrultusunda müddeabihin yüzde on beşi oranında ücrete hükmetmiştir. Davalı, yüzde onun aşılmasının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek karar düzeltme istemiştir. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı hallerde Avukatlık Kanununun 164/4 üncü maddesi gereğince %10-%20 arasında bir ücret belirlenecektir. Mahkemece de yargılama aşmasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidilerek %15 oranında ücret takdiri yapılmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda ise %15 oranına ilişkin gerekçelendirme yapıldığı gibi mahkemece de oranın takdiren belirlendiği anlaşılmakla” davalının itirazları yerinde görülmemiştir. Sonuç: tarafların karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/279, K. 2022/3, 18.01.2022
Yazılı sözleşme yoksa ücret yargılamayla belirleneceğinden alacak belirsizdir ve belirsiz alacak davası açılabilir. Aynı uyuşmazlıkta, avukatın ücretinin belirsiz alacak davasına konu edilip edilemeyeceği tartışılmıştır. Yukarıdaki Daire kararında aktarıldığı üzere Genel Kurul; “taraflar arasında vekâlet ücretine ilişkin bir kararlaştırma olmaması nedeniyle ücretin ancak mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda belirleneceğinden davacının dava açarken vekâlet alacağının ne olduğunu bildiğinden yahut net olarak belirleyebildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı, alacak belirsiz olduğundan davacının yargılama sırasında HMK’nın 107/2 nci maddesi çerçevesinde talep sonucunu artırabileceği, bu hâlde davanın ıslahı kurumundan bahsedilemeyeceği ve artılan talep yönünden davalının zamanaşımı def’înin de dinlenmeyeceği” sonucuna varmıştır. Sonuç: direnme kararı uygun bulunarak, hükmolunan alacak miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir (18.01.2022).
Birinci halka: iki ayrı ücret vardır. Akdi vekâlet ücreti sözleşmeden, yasal vekâlet ücreti ise karardan doğar. İkisinin kaynağı, muacceliyet anı ve tahsil yolu farklıdır. Kanun, karşı tarafa yüklenen ücretin avukata ait olduğunu ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup ya da haczedilemeyeceğini açıkça söyler. Haksız azil hâlinde muaccel olan tutarın bu iki ücretin toplamından oluştuğu kabul edilmektedir.
İkinci halka: azlin haklılığı her şeyi belirler. Kanun ikili bir düzen kurmuştur: avukat kusur veya ihmali nedeniyle azledilmişse ücret ödenmez; aksi hâlde ücretin tamamı verilir. Ara bir çözüm — “kısmen haklı azil” ya da hakkaniyet indirimi — kabul edilmemektedir. Bu keskinlik, uyuşmazlıkların ispat yükünü azil sebeplerinin somutlaştırılmasına kaydırır.
Üçüncü halka: haksız azilde yapılmayan iş de ücretlendirilir. 2025 tarihli Genel Kurul kararı, uygulamada uzun süredir tartışılan bir noktayı çözüyor. Özel Daire, avukatın açmadığı ek dava için ücret alamayacağını savunmuştu; Genel Kurul ise ek davayı açma imkânının avukatın elinden bizzat müvekkilin haksız azliyle alındığını, dolayısıyla müvekkilin kendi davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğini kabul etti. Dayanak, dürüstlük kuralıdır.
Dördüncü halka: azil ile sürenin dolması aynı şey değildir. 2022 tarihli Genel Kurul kararı bu ayrımı net biçimde kuruyor. Süreli vekâletname geçerlidir ve süre dolduğunda vekâlet ilişkisi kendiliğinden sona erer; bu, azil niteliğinde bir fesih değildir. Sonuç ağırdır: azle bağlı “ücretin tamamı” kuralı devreye girmez. Avukatlar bakımından pratik ders, süreli vekâletnamelerde yenileme takibinin ücret alacağının kaderini belirlediğidir.
Beşinci halka: başarıya bağlı ücret serbesttir, ama lafza bağlıdır. Aynı kararda, tarafların serbest iradeleriyle başarıya göre ücret kararlaştırabilecekleri ve bunun şarta bağlı borç oluşturduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık şartın nasıl yazıldığı belirleyici olmuştur: “Danıştay’da bozdurulursa” ifadesi, sözleşmenin bütünü ve tarafların gerçek iradesi ışığında, yalnızca lehe kesinleşme sonucunu doğuracak bir bozma olarak yorumlanmış; araştırmaya yönelik bozma bu kapsamda görülmemiştir.
Altıncı halka: sözleşme yoksa oran aralığı devreye girer. 2023 tarihli karar, yazılı ücret sözleşmesi bulunmayan hâllerde müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir oran belirleneceğini teyit ediyor. Uygulamadaki asıl tartışma, alt sınırın neden aşıldığıdır. Kararda, yüzde on beşlik oranın bilirkişi raporunda gerekçelendirilmiş olması yeterli görülmüştür. Talebin emek, mesai ve işin niteliğine dayalı somut gerekçelerle desteklenmesi bu nedenle önem taşır.
Yedinci halka: tavan aşılırsa sözleşme tümden düşmez. Kanun iki koruyucu kural içerir: tavanı aşan sözleşmeler tavan miktarında geçerlidir ve bir hükmün geçersizliği — yokluk hâlleri dışında — sözleşmenin tamamını geçersiz kılmaz. Ayrıca ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Bu üç kural birlikte, ücret sözleşmelerinde “hepsi ya da hiçbiri” sonucunu büyük ölçüde önlemektedir.
Sekizinci halka: usulî tercih sonucu etkiler. 2022 tarihli diğer Genel Kurul kararı, yazılı sözleşme bulunmadığı için ücretin ancak yargılamayla belirlenebileceği hâllerde alacağın belirsiz olduğunu ve belirsiz alacak davası açılabileceğini kabul etmiştir. Bunun iki önemli sonucu vardır: talep sonucu ıslaha gerek olmadan artırılabilir ve artırılan kısım yönünden zamanaşımı def’i dinlenmez. Buna karşılık ücretin sözleşmeyle belirlendiği hâllerde alacak belirli olacağından bu yol kapalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Sözlü anlaştık, sorun çıkmaz.” | Yazılı sözleşme yoksa ücret %10-%20 aralığında yargıca takdir edilir. |
| “Yüzde kırk üzerinden anlaşalım.” | Yüzde yirmi beş sınırı aşılamaz; aşan sözleşme tavanda geçerlidir. |
| “Taşınmazın bir kısmı avukatın olsun.” | Dava konusu para dışındaki mal ve hakların aynen devri kararlaştırılamaz. |
| “Azlettim, hiçbir ücret ödemem.” | Azil haksızsa ücretin tamamı muaccel olur. |
| “Azil haklıydı ama biraz ödeyelim.” | Haklı azilde hakkaniyet gereği ücrete hükmedilemez. |
| “Dava bitsin, sonra ücret isterim.” | Haksız azil ücreti muaccel kılar; beklemeye gerek yoktur. |
| “Vekâletnameyi yenilemedim, bu azildir.” | Süreli vekâletnamenin sona ermesi azil sayılmaz. |
| “Bozma oldu, başarı şartı gerçekleşti.” | Şartın kapsamı sözleşmenin bütünü ve gerçek iradeye göre yorumlanır. |
| “Her ücret alacağı belirsiz alacaktır.” | Sözleşmeyle belirlenmiş ücret belirli alacaktır. |
Akdi ve yasal vekâlet ücreti nedir?
Akdi vekâlet ücreti avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeden doğar. Yasal (karşı taraf) vekâlet ücreti ise yargılama sonunda tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen ve avukata ait olan ücrettir.
Karşı taraf vekâlet ücreti haczedilebilir mi?
Hayır. Bu ücret avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
Ücret sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?
Zorunlu değildir; yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır. Ancak yazılı sözleşme yoksa ücret kanunda öngörülen oran aralığında belirlenir.
Yüzde kaç oranında ücret kararlaştırılabilir?
Dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşmamak üzere. Tavanı aşan sözleşmeler tavan miktarında geçerlidir.
Yazılı sözleşme yoksa ücret nasıl belirlenir?
Değeri para ile ölçülebilen işlerde, tarifenin altında olmamak üzere, kazanılan bölüm için avukatın emeğine göre müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir miktar belirlenir.
Oran neden yüzde onun üzerinde belirlenir?
Avukatın emeği, işin niteliği ve süreci dikkate alınır. Alt sınırın aşılması hâlinde bunun gerekçelendirilmesi aranmaktadır.
Azil her zaman mümkün mü?
Evet. Azil ve istifa her zaman mümkündür, şekle bağlı değildir ve sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirir.
Haksız azilde avukat ne alır?
Üstlendiği işe ilişkin ücretin tamamını; dava lehe sonuçlanıp kesinleşmiş gibi. Hakkaniyet indirimi yapılmaz.
Haklı azilde durum nedir?
Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücret ödenmez. Hakkaniyet gereğince kısmî ücrete de hükmedilemez.
Azilden önce biten işler ne olur?
Avukat, takip edip sonuçlandırdığı işler yönünden azlin haklı olup olmadığına bakılmaksızın ücrete hak kazanır.
Süreli vekâletname azil sayılır mı?
Hayır. Sürenin dolmasıyla vekâlet kendiliğinden sona erer; bu, azil niteliğinde bir fesih değildir.
Başarıya bağlı ücret geçerli mi?
Evet. Taraflar serbest iradeleriyle başarıya göre ücret belirleyebilir; bu, şarta bağlı bir borç oluşturur.
Ücret alacağında zamanaşımı nedir?
Vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Belirsiz alacak davası açılabilir mi?
Ücret yazılı sözleşmeyle belirlenmemiş ve ancak yargılamayla belirlenebilecekse alacak belirsiz kabul edilmiş ve bu yol açık görülmüştür.
Hangi mahkeme görevlidir?
Avukat ile müvekkil arasındaki ücret uyuşmazlıkları tüketici mahkemesinin değil, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinin görev alanında değerlendirilmiştir.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 163 — Avukatlık sözleşmesinin kapsamı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 164 — Avukatlık ücreti ve oran sınırları
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 165 — Ücretten müteselsil sorumluluk
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 166-167 — Avukatın hapis hakkı ve ücret alacağının rüçhanı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 171-172 — İşi sonuna kadar takip ve işin bırakılması
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 174 — Ücretin ödenmesi, azil ve istifa
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34 ve 38 — Meslek kuralları ve işi reddetme
- Türk Borçlar Kanunu m. 502 — Vekâlet sözleşmesinin tanımı
- Türk Borçlar Kanunu m. 506 — Vekilin özen borcu
- Türk Borçlar Kanunu m. 512 — Azil ve istifa
- Türk Borçlar Kanunu m. 170 — Şarta bağlı borç
- Türk Borçlar Kanunu m. 147 — Beş yıllık zamanaşımı
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 — Belirsiz alacak davası
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Vekâlet sözleşmesinde azil ve istifa, Vekâlet ücretinden kim sorumludur, Vekâlet ücreti hesaplama rehberi, İtirazın iptali davası, Cezai şart, Zamanaşımının kesilmesi ve durması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Ücret uyuşmazlıklarında sonucu çoğunlukla sözleşmenin lafzı ve azlin haklılığına ilişkin belgeler belirlediğinden, ilişkinin başında yazılı düzenleme yapılması önem taşır.