Sit Alanı İlanı, Geçiş Dönemi Koşulları ve Koruma Amaçlı İmar Planı (2863 s. K.)

- Bir alanın koruma bölge kurulunca sit ilan edilmesi, o alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur.
- Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar kurul, üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarını belirler.
- Belediye, valilik ve ilgili kurumlar üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatmak zorundadır.
- Zorunlu nedenlerle plan yapılamazsa süre gerekçeli olarak uzatılabilir.
- Uzatılan sürede geçiş dönemi şartları uygulanmaya devam eder.
- Kurulca uygun görülen planlar ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır.
- Bu sürede görüşülmeyen veya onaylanmayan planlar kendiliğinden kesinleşir.
- Koruma amaçlı planın yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi şartları ayrıca karar almaya gerek olmadan kalkar.
- Plan müellifinin şehir plancısı olması ve ekibin Bakanlıkça belirlenen uzmanlardan oluşması gerekir.
- Sit ilanından önce subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir.
- Subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların ruhsatları iptal edilir.
- Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu istisnadan yararlanılamaz.
- Danıştay, koruma amaçlı imar planlarının parsel ölçeğinde yapılamayacağına hükmetmiştir.
- Doğal sitler bugün üç yeni kategoriye göre değerlendirilmektedir.
- Kesin korunacak hassas alanlar, yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlardır.
Bir taşınmazın sit alanı içinde kalması, mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz ama kullanımını kökten değiştirir. Sit ilanıyla birlikte yürürlükteki planların uygulaması durur, geçici bir rejim devreye girer ve nihaî çerçeve ancak koruma amaçlı imar planıyla kurulur.
Uygulamadaki uyuşmazlıklar bu üç aşamanın hangisinde bulunulduğunun tespitiyle başlar. Geçiş dönemi mi işliyor, üç yıllık süre dolmuş mu, plan kurulca uygun görülmüş mü? Aşağıda önce yasal çerçeveyi, sonra doğal sit kategorilerindeki köklü değişimi ve yargı denetiminin ölçütlerini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.”
“Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar. (…) Koruma bölge kurulunca sit alanı olarak ilan edilen yerlerde; bu kararın ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar plânlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir (…) Subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların yapı ruhsatları iptal edilir. Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamaz.”
Bu alanda hem madde metni hem de yetki yapısı değişmiştir; işlem tarihindeki düzenleme mutlaka çıkarılmalıdır. Madde 17 tümüyle 14/7/2004 tarihli ve 5226 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle değiştirilmiş; ikinci, üçüncü, beşinci, sekizinci ve dokuzuncu paragrafları ise 8/8/2011 tarihli ve 648 sayılı KHK’nın 42. maddesiyle yeniden yazılmıştır. Daha önemlisi, 648 sayılı KHK ile doğal sitlere ilişkin yetki ve görevler Kültür ve Turizm Bakanlığından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonuna devredilmiş, 644 sayılı KHK’ya eklenen 13/A maddesiyle Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bugün kültürel sitler için koruma bölge kurulları, doğal sitler için koruma bölge komisyonları yetkilidir; mevzuattaki “koruma bölge kurulu” atıfları doğal sitler bakımından komisyonlara yapılmış sayılır. 19/07/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik ile doğal sitler “kesin korunacak hassas alanlar”, “nitelikli doğal koruma alanları” ve “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları” olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır; eski birinci, ikinci ve üçüncü derece doğal sit adlandırması yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar geçerliliğini sürdürür. Bakanlık adları da değişmiştir (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı → Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı). Ayrıca Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi, Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik ile Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik sık değiştirilmekte ve bazı hükümleri yargı kararlarıyla iptal edilmektedir.
| Konu | Geçiş dönemi | Koruma amaçlı imar planı |
|---|---|---|
| Dayanak | 2863 m.17/a | 2863 m.3/a-8 ve m.17/a |
| Belirleyen | Koruma bölge kurulu/komisyonu | Belediye, valilik, ilgili kurum |
| Süre | Sit ilanından itibaren üç ay | Sit ilanından itibaren üç yıl |
| Niteliği | Geçici rejim | Kalıcı planlama |
| Kapsam | Koruma esasları ve kullanma şartları | Alanın bütünü |
| Müellif | Aranmaz | Şehir plancısı ve uzman ekip |
| Onay | Kurul kararı | Kurul uygun görüşü + idare onayı |
| Onay süresi | Belirlenmemiş | Altmış gün; aksi hâlde kesinleşir |
| Sona erme | Planın yürürlüğe girmesiyle kendiliğinden | Yeni planla veya iptalle |
Sit alanlarındaki en yaygın hata, koruma amaçlı imar planı değişikliğinin belediye meclisi kararıyla tamamlandığının sanılmasıdır. Danıştay, üçüncü derece arkeolojik sit alanında kalan bir taşınmaza ilişkin plan değişikliğinin koruma bölge kurulunca onaylanmayıp iade edilmesi hâlinde işlemin hukuken tamamlanmadığını kabul etmiştir. İkinci kritik nokta ölçektir: koruma amaçlı imar planlarının tek bir parsel için yapılamayacağı, planların sit alanının bütününü kapsaması gerektiği yargı kararıyla ortaya konmuştur. Üçüncüsü ruhsattır: sit ilanından önce alınmış ruhsatla yalnızca subasman seviyesi tamamlanmış yapılar korunur; bu seviyeye ulaşmamış yapıların ruhsatları iptal edilir ve kesin yapılanma yasağı bulunan alanlarda bu istisna hiç uygulanmaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Taşınmazın hangi sit türü ve derecesinde kaldığını tapu ve kurul kararından tespit edin.
- Sit ilan kararının tarihini ve ilan biçimini belgeleyin.
- Geçiş dönemi koruma esaslarının belirlenip belirlenmediğini kuruldan sorun.
- Üç yıllık sürenin dolup dolmadığını ve uzatma kararı olup olmadığını araştırın.
- Koruma amaçlı imar planının onaylı olup olmadığını ilgili idareden isteyin.
- Planın koruma bölge kurulunca uygun görülüp görülmediğini kontrol edin.
- Doğal sit ise yeniden değerlendirme yapılıp yapılmadığını inceleyin.
- Yeni kategorinin hangisi olduğunu ve yapı yasağı bulunup bulunmadığını saptayın.
- Sit ilanından önceki ruhsat ve subasman durumunu tutanakla belgeleyin.
- Plan değişikliğinin parsel ölçeğinde yapılıp yapılmadığını değerlendirin.
- Askı ve ilan sürecinde itiraz edilmişse belgelerini dosyaya ekleyin.
- Dava açarken keşif ve uzman bilirkişi incelemesi talebini açıkça yazın.
Danıştay 6. Daire, 22.05.2023 T., 2020/4189 E., 2023/4939 K.
Bu kararla, koruma bölge kurulunun onayı olmadan plan değişikliğinin tamamlanmayacağı ve husumetin kime yöneltileceği belirlenmiştir. Bolu’da bir parselin bir kısmının yola ayrılmasına ilişkin koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri belediye meclisince onaylanmış; alan üçüncü derece arkeolojik sit alanında kaldığından değişiklik koruma bölge kuruluna sunulmuş, kurul mülk sahibi idarelerin görüşü alınmadığı için değişikliği uygun bulmayarak iade etmişti. Daire, uyuşmazlığın çerçevesini Kanun’un 17. maddesinden çıkarmış ve maddenin geçiş dönemi düzenini aynen aktarmıştır. Somut olayda ise şu sonuca varmıştır: “dava konusu imar planı değişikliklerinin Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanmayıp iade edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararı hukuka aykırı olmamakla birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığınca dava konusu işlemle ilgili tesis edilen herhangi bir işlem olmadığından, davanın Kültür ve Turizm Bakanlığının husumetiyle görülmesinde isabet bulunmamakta olup anılan idarenin hasım mevkinden çıkarılarak yalnızca Bolu Belediye Başkanlığının husumetiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda yer alan Danıştay Tetkik Hâkimi düşüncesi ayrı bir görüş olup Daire’nin hükmü sayılmaz.
Danıştay 6. Daire, 15.12.2020 T., 2019/2481 E., 2020/12782 K.
Bu kararla, koruma amaçlı imar planlarının parsel ölçeğinde yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Dava, Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanmasına ilişkin Yönetmelikte yapılan değişikliklerin iptali istemiyle açılmıştı; ihtilaflı düzenlemelerden biri “koruma amaçlı imar planları parsel ölçeğinde yapılabilir” kuralıydı. Daire, imar planlarının tanımı ve hazırlanma yönteminden hareketle “bu planların, parsel bazında yapılmalarının mümkün olmadığı açıktır” demiş; koruma amaçlı planlar bakımından da ölçütü şöyle kurmuştur: “planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe plan kararlarına uygun olmak kaydıyla; doğal, tarihi ve kültürel değerlerin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması esası gözetilerek; sit alanının bütününü kapsayacak şekilde ve plan bütününde diğer alanlarla sürekliliği, bütünlüğü, uyumu ve erişilebilirliği dikkate alınarak bütünleşik bir yaklaşım ile hazırlanmasının esas olduğu; söz konusu planlarda yapılacak değişikliklerin de yine sit alanının bütünü gözetilmek suretiyle, bu bütünü olumsuz etkileyecek ve korunması gerekli değerleri bozacak ya da yok edecek şekilde yapılamayacağı” sonucuna varılmaktadır. Daire ayrıca sit alanı tescil kararlarına karşı açılan davalarda bilirkişi incelemesinin yalnızca dava konusu parsel bazında yapılmaması, parsellerin sit dışına çıkarılmasının sit bütünlüğüne etkisinin de ortaya konması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç: Anılan ibarenin İPTALİNE, diğer düzenlemeler yönünden DAVANIN REDDİNE; 15/12/2020 tarihinde iptal yönünden oy çokluğuyla, ret yönünden oy birliğiyle ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17.02.2021 T., 2020/2139 E., 2021/310 K.
Bu kararla, doğal sit kategorileri ve kesin korunacak hassas alanların hukukî rejimi ortaya konmuştur. Uyuşmazlık, doğal sit alanlarında rüzgâr enerjisi santrallerine ilişkin ilke kararının iptali istemine ilişkindi. Kurul, Daire kararının gerekçesini benimseyerek onamış; o gerekçede kategoriler şöyle açıklanmıştır: “nitelikli doğal koruma alanlarının koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu alanlar, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının ise doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler ile turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar olduğu” belirtilmiştir. Kesin korunacak hassas alanlar için ise ölçüt daha katıdır: “kesin korunacak hassas alanların, kaynak değerlerinin korunması için, alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin dahi engellendiği, yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlar olması” vurgulanmıştır. Kurul ayrıca sit ilanı üzerine koruma amaçlı imar planı yapılmasının zorunlu olduğunu ve bu planların kurul onayı olmadan yürürlüğe giremeyeceğini benimsemiştir. Sonuç: Davacıların temyiz istemlerinin reddi ile Danıştay Altıncı Dairesi kararının ONANMASINA, 17/02/2021 tarihinde kesin olarak; kararın bir kısmı yönünden oy çokluğu, diğer kısımları yönünden oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda iki ayrı karşı oy ile bir Danıştay Tetkik Hâkimi düşüncesi bulunmakta olup bunlar Kurul çoğunluğunun kabulü değildir.
Danıştay 6. Daire, 13.10.2025 T., 2023/5377 E., 2025/4907 K.
Bu kararla, tarihi sit alanındaki plan değişikliğinin yalnızca ilke kararına bakılarak değil, somut etki araştırmasıyla denetlenmesi gerektiği belirlenmiştir. Uyuşmazlık, Atatürk Orman Çiftliği birinci derece doğal ve tarihi sit alanında kalan bir parselin 3.000 metrekarelik kısmının “kamu kurum alanı” olarak planlanmasına ilişkindi. İlk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, tarihi sitlerde zorunlu altyapı uygulamaları dışında inşaî ve fizikî uygulamaya izin verilemeyeceği gerekçesiyle işlemi hukuka aykırı bulmuştu. Daire, uygulanacak mevzuatı sıralarken Kanun’un 9. maddesindeki tanımı aktarmıştır: “Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.” Ardından denetim ölçütünü şöyle koymuştur: “Uyuşmazlığa konu … parselin, % 0,02’ye tekabül eden 3000 m²lik kısmında emniyet hizmet binası yapılmasında Atatürk Orman Çiftliği Alanları 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanına muhtemel olumsuz etkisi bulunup bulunmadığının araştırılarak elde edilecek sonuca göre tarihi sit ve doğal sit alanında uzman bilirkişilerin de katılımıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu imar planlarının yürürlükteki mevzuat ve ilke kararları çerçevesinde şehircilik ilkeleri planlama esasları kamu yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi sonucu yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda yer alan Danıştay Tetkik Hâkimi düşüncesi onama yönünde olup Daire’nin hükmü değildir.
İkinci halka, geçiş dönemidir. Kurul üç ay içinde koruma esaslarını belirler; bu esaslar koruma amaçlı plan yürürlüğe girinceye kadar tek dayanaktır ve planın yürürlüğe girmesiyle ayrıca karar almaya gerek olmadan kalkar.
Üçüncü halka, üç yıllık süredir. İdareler bu sürede planı hazırlatıp kurula vermek zorundadır; zorunlu nedenle uzatma ancak gerekçeli kurul kararıyla mümkündür.
Dördüncü halka, onaydır. Plan yalnızca belediye meclisi kararıyla tamamlanmaz; kurulun uygun görüşü şarttır ve kurulca uygun görülen plan idarece altmış gün içinde onaylanmazsa kendiliğinden kesinleşir.
Beşinci halka, ölçektir. Koruma amaçlı planlar sit alanının bütününü kapsamak zorundadır; parsel ölçeğinde plan yapılmasına imkân tanıyan düzenleme yargı kararıyla iptal edilmiştir.
Altıncı halka, kategoridir. Doğal sitler bugün üç yeni kategoriye göre değerlendirilir; kesin korunacak hassas alanlar yapı yasağı bulunan mutlak korunması gereken alanlardır. Benzer bir katmanlı rejim millî park ve tabiat parklarında da geçerlidir.
Yedinci halka, kazanılmış haktır. Sit ilanından önceki ruhsatla korunan tek durum subasman seviyesinin tamamlanmış olmasıdır; kesin yapılanma yasağı bulunan alanlarda bu istisna hiç işlemez. Aynı mantık kıyı şeridindeki yapılaşmada da görülür.
Sekizinci halka, ispattır. Yargı, ilke kararlarına soyut atıfla yetinmemekte; somut etkinin uzman bilirkişilerle yerinde araştırılmasını aramaktadır. Bu nedenle dava dilekçesinde keşif talebi ve yürütmenin durdurulması istemi birlikte kurulmalıdır; tescil işleminin kendisi tartışılacaksa tescil ve kurul kararları ayrıca incelenmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sit ilanına rağmen eski planı uygulamak | İşlem iptal edilir | Plan uygulaması durur |
| Geçiş dönemi şartlarını araştırmamak | Yanlış dayanak kullanılır | Kurul kararı temin edilmeli |
| Belediye kararını yeterli saymak | Plan hukuken tamamlanmaz | Kurul uygun görüşü şart |
| Tek parsel için plan değişikliği istemek | Düzenleme iptal edilir | Plan sit bütününü kapsamalı |
| Ruhsatın varlığıyla yetinmek | Ruhsat iptal edilebilir | Subasman seviyesi belgelenmeli |
| Kesin yasak alanında istisna beklemek | Talep reddedilir | Bu alanlarda istisna yok |
| Eski sit derecesine göre işlem yapmak | Yanlış rejim uygulanır | Yeniden değerlendirme sorulmalı |
| Kültürel ve doğal sitte aynı mercie başvurmak | Yetkisiz merci kararı | Kurul/komisyon ayrımı yapılmalı |
| Yalnızca ilke kararına dayanmak | Eksik inceleme sayılır | Somut etki araştırılmalı |
Sit ilanı mevcut imar planını iptal eder mi?
Etmez. Kanun’un 17. maddesine göre bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, o alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur; planlar yürürlükten kalkmaz, uygulanamaz hâle gelir.
Geçiş dönemi koşulları ne zaman belirlenir?
Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir.
Koruma amaçlı imar planı için süre var mı?
Vardır. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır.
Üç yıl içinde plan yapılmazsa ne olur?
Zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir; uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanmaya devam eder.
Kurulun uygun gördüğü plan idarece onaylanmazsa?
Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır; bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer.
Geçiş dönemi şartları nasıl sona erer?
Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.
Belediye meclisi kararı plan değişikliği için yeterli mi?
Yeterli değildir. Danıştay, sit alanında kalan taşınmaza ilişkin plan değişikliğinin koruma bölge kurulunca onaylanmayıp iade edilmesi hâlinde işlemin hukuken sonuç doğurmadığını kabul etmiştir.
Tek bir parsel için koruma amaçlı plan yapılabilir mi?
Yapılamaz. Danıştay, bu imkânı tanıyan yönetmelik ibaresini iptal ederek planların sit alanının bütününü kapsayacak şekilde ve bütünleşik bir yaklaşımla hazırlanmasının esas olduğunu belirtmiştir.
Plan müellifi kim olabilir?
Kanun’a göre koruma amaçlı imar planları, müellifi şehir plancısı olmak üzere alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri göz önünde bulundurularak ilgili meslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzmanlar tarafından hazırlanır.
Sit ilanından önce alınmış ruhsat korunur mu?
Kısmen. Sit ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar planlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir; subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların ruhsatları iptal edilir.
Kesin yapılanma yasağı olan alanlarda bu istisna geçerli mi?
Geçerli değildir. Kanun, kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamayacağını açıkça belirtmiştir.
Doğal sit dereceleri hâlâ kullanılıyor mu?
Doğal sitler için 2012 tarihli Yönetmelikle kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları şeklinde üç kategori getirilmiştir; yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar eski statüler devam eder.
Kesin korunacak hassas alan ne demek?
Yargı kararında aktarıldığı üzere, kaynak değerlerinin korunması için alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin dahi engellendiği, yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlardır.
İnşaî ve fizikî müdahale nedir?
Kanun’un 9. maddesine göre esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.
Davada bilirkişi incelemesi nasıl olmalı?
Danıştay, planlamanın sit alanına muhtemel olumsuz etkisinin araştırılması ve tarihi ile doğal sit alanında uzman bilirkişilerin katılımıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirtmiştir.
- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.3 – Tanımlar
- 2863 sayılı Kanun m.7 – Tespit ve tescil
- 2863 sayılı Kanun m.9 – İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı
- 2863 sayılı Kanun m.17 – Geçiş dönemi ve koruma amaçlı imar planı
- 2863 sayılı Kanun m.51 – Koruma Yüksek Kurulunun görevleri
- 2863 sayılı Kanun m.65 – İdari ve cezaî yaptırımlar
- 644 sayılı KHK m.13/A – Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
- Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik
- Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik m.5
- Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanmasına Dair Yönetmelik
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.5 ve m.8 – Plan tanımları ve kademelenme
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 ve m.27 – Süre ve yürütmenin durdurulması
İlgili yazılarımız: taşınmaz kültür varlığı tescili, millî park ve korunan alanlarda planlama, kıyı kenar çizgisi ve sahil şeridi, imar planının iptali davası ve yürütmenin durdurulması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.