Yalan Yere Yemin Suçu (TCK 275): Hukuk Davasında Edilen Yemin Ne Zaman Suç Olur, Kast, Yazılı Delil ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17190 LegaPro Hukuk Yalan Yere Yemin Suçu (TCK 275): Hukuk Davasında Edilen Yemin Ne Zaman Suç Olur, Kast, Yazılı Delil ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TCK m.275’e göre hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Suçun faili hukuk davasının tarafıdır; davada tanık olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi hakkında yalan tanıklık hükmü (TCK m.272) gündeme gelir.
  • Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz.
  • Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
  • Yemin, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar hakkında edilir (HMK m.225).
  • Hâkim, yeminden önce yemin edecek kişinin yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çekmek zorundadır (HMK m.233/2).
  • 8. Ceza Dairesi, yemin beyanı ile başka davadaki beyan arasında gerçek bir çelişki bulunmayan olayda beraat kararını onamıştır.
  • Yazılı belgeyle ispatı gereken işlerde ceza hâkiminin yazılı delile göre hüküm vermesi gerektiği Yargıtay kararlarında tekrarlanmaktadır.
  • Yemin edilen husus sanığın kendi el yazısıyla düşülmüş bir kayıtla çürütüldüğünde 8. Ceza Dairesi beraat kararını bozmuştur.
  • Yirmi yıl önce düzenlenmiş bir belgeyi hatırlamadığını savunan sanık bakımından kastın şüpheden uzak delille ispatlanması aranmıştır.
  • Yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası, hukuk davasında bekletici sorun yapılamaz (HMK m.239).
  • Yemin edenin yalan yere yemin ettiği kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenirse hukuk kararına karşı yargılamanın iadesi istenebilir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında da bulunmamaktadır.
  • Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırıma çevirme mümkündür.
  • Olağan dava zamanaşımı sekiz yıl, kesilme hâlinde en fazla on iki yıldır.

Tanıkla ya da belgeyle ispat edilemeyen bir iddiada son çare çoğu zaman yemin delilidir. Yemin eda edildiğinde hukuk mahkemesi bu beyana göre karar verir ve kaybeden taraf, karşı tarafın yalan yere yemin ettiğini düşünerek savcılığa başvurur. Bu noktada sorulan soru, yemin beyanının gerçeğe aykırı olduğunun ceza yargılamasında hangi delillerle ve hangi ölçüde kanıtlanması gerektiğidir.

Yargıtay kararları bu konuda dikkatli bir çizgi izlemektedir. Başka bir davadaki farklı görünen beyan her zaman çelişki sayılmamakta, yazılı delille ispatı gereken işlerde yazılı delil aranmakta ve sanığın bilerek gerçeğe aykırı yemin ettiği ayrıca araştırılmaktadır. Buna karşılık yemin edilen husus sanığın kendi yazısıyla çürütüldüğünde mahkûmiyet gerektiği kabul edilmektedir. Aşağıda suçun unsurları, hukuk yargılamasıyla bağlantısı ve bu kararlar ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.275: “(1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz. (3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.”
Bağlantılı hükümler (HMK m.225, 226, 233, 238, 239, 375): HMK m.225’e göre “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır.” HMK m.226/1-c, yemin edecek kimseyi “ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar” hakkında yemin teklif edilemeyeceğini düzenler. HMK m.233/2’ye göre “Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker.” HMK m.238’e göre hâkim yemin edenin beyanını tutanağa geçirip okur ve beyanında ısrar edip etmediğini sorar. HMK m.239’a göre “Yemin eda edildikten sonra, yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası, esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz.” HMK m.375/1-g ve 375/2 uyarınca lehine karar verilen tarafın karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenmesi yargılamanın iadesi sebebidir; delil yokluğundan başka bir sebeple mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz.
Değişiklik uyarısı: TCK m.275’in metni yürürlüğe girdiği tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Buna karşılık hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen CMK m.231’in beşinci ve sonraki fıkraları 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir; bu kuruma ilişkin eski tarihli kararlar güncel metinle karşılaştırılarak okunmalıdır. Karar metinlerinde anılan ve yazılı delil aranması gerektiğini belirten Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 02.04.1941 tarihli ve 1940/19 E., 1941/12 K. sayılı kararı ise 6100 sayılı HMK’dan önceki döneme aittir; atıf yapan kararlar bu görüşü güncel uyuşmazlıklarda da gözetmektedir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
FailTCK m.275/1Hukuk davasının davacısı veya davalısı
CezaTCK m.275/1Bir–beş yıl hapis
Hükümden önce gerçeği söylemeTCK m.275/2Cezaya hükmolunmaz
Kesinleşme veya icradan önce gerçeği söylemeTCK m.275/3Ceza yarı oranında indirilir
Yemin ile başka davadaki beyan arasında çelişki yokY8CD 10.04.2023Suç oluşmaz; beraat onanır
Yazılı delille ispatı gereken işY8CD 09.01.2024Ceza hâkimi yazılı delile göre karar verir
Sanığın el yazısıyla çürütülen yeminY8CD 30.11.2022Mahkûmiyet gerekir
Uzun süre geçmesi ve hatırlamama savunmasıY9CD 20.05.2013Kast şüpheden uzak delille ispatlanmalı
Dava zamanaşımıTCK m.66/1-e, 67/4; Y16CD 08.10.2015Sekiz yıl; kesilmeyle on iki yıl
Kritik nokta: Yalan yere yemin davasında belirleyici olan, hukuk davasında yeminin tam olarak hangi soruya ve hangi vakıaya ilişkin edildiğidir. Yemin tutanağındaki soru ile sonradan gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen olgu birebir karşılaştırılmadan suçun oluştuğu söylenemez. Aynı sonucu doğuran farklı hukuki ilişkiler, örneğin bir taşınmazın borca karşılık değil satın alınarak kullanılması, çelişki sayılmayabilir. Gerçeğe aykırılık kanıtlansa bile sanığın bunu bilerek yemin ettiği ayrıca ortaya konmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Hukuk dosyasındaki yemin tutanağını, yemin sorusunu ve yeminin hangi vakıanın ispatı için teklif edildiğini eksiksiz olarak edinin.
  2. Yemin edenin hukuk davasının tarafı mı yoksa tanık mı olduğunu belirleyin; tanık beyanı yalan tanıklık kapsamında değerlendirilir.
  3. Hâkimin yeminden önce HMK m.233/2’deki uyarıyı yapıp yapmadığını ve HMK m.238’e göre beyanda ısrar sorulup sorulmadığını tutanaktan kontrol edin.
  4. Yeminin gerçeğe aykırı olduğunu gösteren belge, yazışma, imza veya el yazısı gibi yazılı delilleri toplayın.
  5. İşin hukuk yargılamasında senetle ispatı gereken bir işlem olup olmadığını değerlendirin; bu durumda yazılı delil belirleyicidir.
  6. Başka bir davadaki beyanın gerçekten yemin konusuyla çelişip çelişmediğini, hukuki ilişkinin niteliğini de gözeterek inceleyin.
  7. İmza veya yazının kime ait olduğu tartışmalıysa bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edin.
  8. Yemin ile olay arasında uzun süre geçmişse sanığın vakıayı bilip bilmediğini ve kastını gösteren delilleri ayrıca araştırın.
  9. Savcılık “olay mahkemelik” gerekçesiyle soruşturma yapmadan karar verirse kovuşturmaya yer olmadığı kararına süresinde itiraz edin.
  10. Sanık gerçeği söylemek istiyorsa hukuk davasında hüküm verilmeden önce söylemesinin cezaya hükmolunmaması sonucunu doğuracağını gözetin.
  11. Mahkûmiyet kesinleşirse hukuk kararına karşı yargılamanın iadesi yolunu ve üç aylık süreyi değerlendirin.
  12. Dava zamanaşımını son kesme işleminden itibaren hesaplayın.
Yargıtay kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 10.04.2023 T., 2021/1500 E., 2023/2131 K.
Yemin beyanı ile başka bir davadaki beyan arasında gerçek bir çelişki bulunmuyorsa yalan yere yemin suçu oluşmaz; iki beyanın hangi hukuki ilişkiye dayandığı birlikte değerlendirilmelidir. Bir kişinin kredi borcunu ödeyen sanıklar, ödedikleri paranın tahsili için açılan davada borçlunun “fındık bahçesini borca karşılık beş yıl kullandırdım” savunması üzerine, bahçenin bu borca karşılık kendilerince hasat edilmediğine dair yemin etmişlerdir. Sanıklardan biri ise başka bir hukuk davasında aynı bahçeyi borçludan adi satış sözleşmesiyle satın alıp belli bir tarihe kadar kullandığını ileri sürmüş ve bu davayı da kazanmıştır. Katılan, bu beyanlar nedeniyle sanıkların yalan yere yemin ettiğini iddia etmiş; asliye ceza mahkemesi ise sanıkların CMK m.223/2-c uyarınca beraatine karar vermiştir. Daire, iki hukuk dosyasının içeriğini karşılaştırarak sanıkların “verdikleri yemin beyanında çelişki olmadığı, zira sanıkların bu yemin beyanlarında fındık bahçesini kefil oldukları borca karşılık kullanmadıklarını beyan ettikleri” sonucuna varmış; bahçenin borca karşılık değil para karşılığı satın alındığı için kullanıldığının anlaşıldığını belirtmiştir. Hukuk davalarının yeterince incelenmediğine ve tanık dinlenmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Beraat hükümleri 10.04.2023 tarihinde katılan vekilinin temyiz sebepleri reddedilerek tebliğnameye uygun biçimde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 09.01.2024 T., 2023/4253 E., 2024/93 K.
Yazılı belgeyle ispatı gereken işlerde yemin teklif edilemeyeceği ve ceza hâkiminin yazılı delile göre hüküm vermesi gerektiği gözetildiğinde, hukuk davası belgeler üzerinden karara bağlanmışsa yalan yere yemin suçunun unsurları oluşmaz. Şirketin eski ortağının piyasaya sürdüğü senedin karşılıksız olduğu iddiasıyla şirket ortakları menfi tespit davası açmış, senette cirosu bulunan davalı sanık teklif edilen yemin üzerine eski ortakla aralarında borç ilişkisi bulunduğu ve ona borç verdiği yönünde yemin etmiştir. Sanık hakkında yalan tanıklık suçundan dava açılmış, ilk derece mahkemesi ek savunma alarak yalan yere yemin suçundan mahkûmiyet kurmuş ve dosya uzun bir bozma süreci geçirmiştir. Daire, önceki bozma kararında da açıklandığı üzere 1941 tarihli İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gözetilmesi gerektiğini, “yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde yemin teklif edilemeyeceği ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında şirket belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda karar verildiği” ve bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesince onandığını belirtmiştir. Bu nedenle sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığını ve bozma üzerine verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığını açıklamıştır. Beraat hükmü 09.01.2024 tarihinde katılan vekilinin temyiz sebepleri reddedilerek tebliğnameye uygun biçimde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 30.11.2022 T., 2020/18993 E., 2022/18071 K.
Hukuk davasında edilen yeminin gerçeğe aykırılığı sanığın kendi el yazısıyla düşülmüş bir kayıtla ortaya konmuşsa, mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı yemin etme eylemi yalan yere yemin suçunu oluşturur. Sanık, müştekiye karşı iş mahkemesinde iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açmıştır. Müşteki tarafından delil olarak sunulan senede karşı teklif edilen yemin üzerine sanık, senetteki alacağı almadığını ve senedin dava konusu alacağa ait olmadığını söyleyerek yemin etmiştir. Müştekinin şikâyeti üzerine alınan bilirkişi raporuyla, bononun arkasındaki bir miktar para aldığına ilişkin el yazısının sanığın eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Asliye ceza mahkemesi buna rağmen sanığın beraatine karar vermiştir. Daire, bu olayda sanığın “mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı yemin etmesi şeklindeki eyleminin, atılı suçu oluşturduğu gözetilmeksizin” mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesini yasaya aykırı bulmuştur. Beraat hükmü 30.11.2022 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine mahkûmiyet gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 20.05.2013 T., 2013/602 E., 2013/7821 K.
Yemine konu belge ile yemin arasında uzun süre geçmiş, sanık belgeyi hatırlamadığını savunmuş ve hukuk kararı üst mahkemece onanmışsa, sanığın bilerek gerçeğe aykırı yemin ettiği şüpheden uzak delillerle ispatlanmadıkça mahkûmiyet kurulamaz. Sanığın yalan yere yemin ettiği kabul edilen hukuk mahkemesi duruşması 21.02.2008 tarihinde yapılmış, yeminin gerçeğe aykırı olduğuna delil gösterilen protokol başlıklı belge ise 11.12.1988 tarihinde düzenlenmiştir. Sanık bu belgeyi hatırlamadığını savunmuş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de anılan belgeye rağmen hukuk mahkemesinin kararını onamıştır. Asliye ceza mahkemesi sanığı mahkûm etmiştir. Daire, yaklaşık yirmi yıllık süre, sanığın savunması ve hukuk kararının onanması karşısında “sanığın yalan yere yemin etme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gözetilmeden mahkûmiyet kurulmasını kanuna aykırı bulmuştur. Mahkûmiyet hükmü 20.05.2013 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine beraat gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, TCK 275’te gerçeğe aykırılığın ve kastın hukuk dosyasındaki yemin sorusu ile somut delillere göre ayrı ayrı ortaya konması gerektiğini göstermektedir.

10.04.2023 ve 09.01.2024 tarihli kararlar, yemin delilinin hangi vakıa hakkında kullanıldığının önemini ortaya koymaktadır. Yemin, isticvap ve yemin yazımızda anlatılan usul kurallarına tabidir; senetle ispat zorunluluğu için senetle ispat ve delil başlangıcı yazımıza bakılabilir. 8. Ceza Dairesi, aynı menfi tespit dosyasında edilen yemin nedeniyle yargılanan sanık hakkında verdiği 01.10.2020 tarihli ve 2020/2541 E., 2020/16420 K. sayılı kararında da 1941 tarihli İçtihadı Birleştirme kararına dayanarak mahkûmiyeti bozmuştur. 16. Ceza Dairesi de 30.03.2015 tarihli ve 2015/761 E., 2015/414 K. sayılı kararında, sanığın savcılık ifadesinin doğruluğunun araştırılması ve yazılı delil aranması gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Senede dayalı uyuşmazlıklarda menfi tespit davası ile ceza şikâyetinin birbirini nasıl etkilediği ayrıca değerlendirilmelidir.

30.11.2022 tarihli karar, yazılı bir kaydın gerçeğe aykırılığı kanıtladığı olaylarda sonucun değiştiğini göstermektedir. 9. Ceza Dairesi 18.11.2014 tarihli ve 2013/10683 E., 2014/11550 K. sayılı kararında, belgedeki imzanın sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır; bu tür incelemelerde ceza yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz imkânı önemlidir. Şirket yetkilisinin yemin ettiği bir olayda 16. Ceza Dairesi 01.07.2016 tarihli ve 2016/58 E., 2016/4594 K. sayılı kararında, çalışanın kıdem ve niteliğine göre asgari ücret almayacağını bilebilecek durumdaki şirket yetkilisinin buna aykırı yemin ederek suçu işlediğini kabul edip beraat hükmünü bozmuştur.

20.05.2013 tarihli karar, kast yönünden şüpheden sanığın yararlanacağını göstermektedir. Hukuk dairelerinin kararları yemin merasiminin şekline de dikkat çekmektedir: 22. Hukuk Dairesi 11.11.2013 tarihli ve 2013/30821 E., 2013/24068 K. sayılı kararında yemin eden kişinin beyanında sebat etmediğini bildirmesi hâlinde yalan yere yemin suçunun oluşmayacağını belirtmiş ve uyarı yapılmadan eda ettirilen yemine dayanan kararı bozmuştur. 19. Hukuk Dairesi 21.10.2019 tarihli ve 2018/2758 E., 2019/4861 K. sayılı kararında ise “Yemin teklif edenin hazırladığı yemin metni mahkemeye bir teklif niteliğindedir.” diyerek yemin sorusunun ispatı gereken vakıaya göre mahkemece hazırlanması gerektiğini açıklamıştır.

Soruşturma aşamasında 9. Ceza Dairesi 24.05.2012 tarihli ve 2012/3428 E., 2012/6712 K. sayılı kanun yararına bozma kararında, olayın “mahkemelik” olduğu gerekçesiyle soruşturma yapılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddini hukuka aykırı bulmuştur; bu durumda kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz yolu işletilmelidir. Yemin ile tanık beyanı arasındaki ayrım için yalan tanıklık suçu yazımıza bakılabilir; Ceza Genel Kurulu 22.05.2018 tarihli ve 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, yalan yere yemin gibi özel suç düzenlemeleri bulunan hâllerde failin resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. Uzun süren dosyalarda dava zamanaşımı da belirleyicidir: 16. Ceza Dairesi 08.10.2015 tarihli ve 2015/3441 E., 2015/2932 K. sayılı kararında son kesme işlemi olan 13.02.2007 tarihli sorgudan sonra sekiz yıllık sürenin dolduğunu belirterek davayı düşürmüştür. Mahkûmiyet kesinleşirse hukuk kararına karşı yargılamanın iadesi gündeme gelir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Başka davadaki farklı beyanı doğrudan çelişki saymakHukuki ilişki farklı olabilirYemin sorusu ile beyanı birebir karşılaştırın
Yemin tutanağını dosyaya getirtmemekSuçun konusu belirlenemezHukuk dosyasını ve tutanağı eksiksiz inceleyin
Yazılı delil aranan işte tanık beyanıyla yetinmekYargıtay yazılı delil aramaktadırBelge, kayıt ve yazışmaları toplayın
Kastı ayrıca tartışmamakGerçeğe aykırılık tek başına yetmezSanığın vakıayı bilip bilmediğini araştırın
İmza veya yazı incelemesi yaptırmamakEksik araştırma sebebiyle bozulurBilirkişi veya Adli Tıp raporu alın
Tanığın beyanını TCK 275 kapsamında görmekFail davacı veya davalı olmalıdırYalan tanıklık hükmünü değerlendirin
“Olay mahkemelik” diyerek soruşturma yapmamakCMK m.160 araştırma yükümlülüğü getirirİddiaları ve şüpheli beyanını araştırın
Ceza davası sonuçlanana kadar hukuk davasını bekletmekHMK m.239 buna izin vermezYargılamanın iadesi yolunu kullanın
Zamanaşımını izlememekDava düşebilirSon kesme işlemini esas alın
Yalan yere yemin suçu nedir?

TCK m.275’te düzenlenen; hukuk davalarında davacı veya davalının gerçeğe aykırı olarak yemin etmesi suçudur.

Cezası nedir?

Bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu suçu kimler işleyebilir?

Kanun metnine göre hukuk davasının davacısı veya davalısı. Taraf tüzel kişiyse, onun adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin HMK m.232/2 uyarınca temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda edilebilir. 16. Ceza Dairesi, şirket yetkilisi olan sanığın gerçeğe aykırı yemin ettiğini kabul ederek verilen beraat kararını bozmuştur.

Tanık yalan söylerse bu suç mu oluşur?

Hayır. Tanık olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi hakkında TCK m.272’deki yalan tanıklık suçu değerlendirilir.

Başka bir davada farklı beyanda bulunmak yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. 8. Ceza Dairesi, bahçenin borca karşılık kullanılmadığına dair yemin ile aynı bahçenin satın alınarak kullanıldığına ilişkin başka davadaki beyan arasında çelişki bulunmadığını belirterek beraat kararını onamıştır.

Yazılı delil şart mı?

Yazılı belgeyle ispatı gereken işlerde Yargıtay, 1941 tarihli İçtihadı Birleştirme kararına atıf yaparak ceza hâkiminin yazılı delile göre hüküm vermesi gerektiğini belirtmektedir. 8. Ceza Dairesi, belgeler üzerinden karara bağlanan menfi tespit davasındaki yemin nedeniyle verilen beraat kararını onamıştır.

Yeminin yalan olduğu nasıl kanıtlanır?

Olayın niteliğine göre belge, imza, el yazısı ve bilirkişi incelemesi önem taşır. 8. Ceza Dairesi, bono arkasındaki para alındığına ilişkin yazının sanığın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği olayda mahkûmiyet gerektiğini kabul etmiştir.

Unuttuğunu söyleyen kişi cezalandırılır mı?

Kastın ispatlanması gerekir. 9. Ceza Dairesi, yemin ile belge arasında yaklaşık yirmi yıl geçtiği ve sanığın belgeyi hatırlamadığını savunduğu olayda şüpheden uzak delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.

Hâkim yeminden önce uyarı yapmak zorunda mı?

Evet. HMK m.233/2’ye göre hâkim yemin edecek kişiye yeminin konusunu, anlam ve önemini açıklar ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. 22. Hukuk Dairesi bu uyarının yapılmadığı yemin merasimini hatalı bulmuştur.

Gerçeği sonradan söylemek cezayı etkiler mi?

Evet. TCK m.275/2’ye göre dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz; m.275/3’e göre hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce söylenirse ceza yarı oranında indirilir.

Ceza davası hukuk davasını bekletir mi?

Hayır. HMK m.239’a göre yemin eda edildikten sonra yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz.

Mahkûmiyetten sonra hukuk kararı değiştirilebilir mi?

HMK m.375/1-g uyarınca lehine karar verilen tarafın karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenmesi yargılamanın iadesi sebebidir. HMK m.377’ye göre süre, ceza hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde hukuk hükmünün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.

Uzlaştırma veya önödeme uygulanır mı?

Hayır. Suç şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’te sayılmamıştır; cezanın üst sınırı altı ayı aştığından TCK m.75’teki önödeme de uygulanmaz.

HAGB, erteleme veya adli para cezasına çevirme mümkün mü?

Koşulları varsa mümkündür. İki yıl veya daha az hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme, bir yıl veya daha az hapis cezasında seçenek yaptırıma çevirme değerlendirilebilir. Suçun temel cezası bir yıldan başladığından, alt sınırdan hükmedilen ceza da kısa süreli hapis cezası sayılır.

Zamanaşımı ne kadar?

TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; kesilme hâlinde TCK m.67/4’e göre en fazla on iki yıla uzar. 16. Ceza Dairesi sürenin dolduğu bir dosyada davanın düşmesine karar vermiştir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.275 — Yalan yere yemin
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.272 — Yalan tanıklık
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.50 — Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51 — Hapis cezasının ertelenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.67 — Dava zamanaşımının durması veya kesilmesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160 — Suçun öğrenilmesi üzerine Cumhuriyet savcısının araştırma yükümlülüğü
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.225 ve 226 — Yeminin konusu ve yemine konu olamayacak vakıalar
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.233 ve 238 — Yeminin şekli ve yemin tutanağı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.239 — Yalan yere yemin iddiası
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375 ve 377 — Yargılamanın iadesi sebepleri ve süresi

İlgili yazılarımız: İsticvap ve yemin · Yalan tanıklık suçu · Yargılamanın iadesi · Senetle ispat ve delil başlangıcı · Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik Suçu (TCK 276): Hatalı Rapor ile Kasıtlı Rapor Farkı, Görevlendiren Merci ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.276’ya göre yargı mercileri veya suçtan dolayı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

KOŞULLU SALIVERİLME

İçindekilerKoşullu Salıverilme: Ceza İnfazında Bir Umut ve Topluma Yeniden Uyum FırsatıKoşullu Salıverilme Şartları: Özgürlüğe Açılan KapıKoşullu Salıverilme Hesaplaması:…

23.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir Mi?

İçindekilerWhatsApp Mesajları Delil Olur Mu? Hangi Şartlarda?1. Hukuka Uygunluk İlkesi: Mesajlar Nasıl Elde Edildi?2. Gerçeklik ve Bütünlük: Mesajlar…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma: 1.00 Promil Neden Sınır?

İçindekilerİki ayrı yaptırımSuç ne zaman oluşur?“Somut tehlike suçu” ne demek?Kaza varsa ne olur?Ne yapmalı? Kısaca Alkollü araç kullanmanın…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK m. 265): Unsurlar, Cezalar ve Savunma

İçindekilerKanunî dayanakSuçun unsurları ve sınırlarıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Suç, kamu görevlisine karşı görevini…

03.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemeye Tahrik (TCK 214): Alenen Tahrik, Sosyal Medya Çağrıları, İfade Özgürlüğü ve Ceza

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.214/1’e göre suç işlemek için alenen tahrikte…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara