Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (TCK 206): Başkasının Kimliğiyle Hastane Kaydı, Kimliği Bildirmeme Kabahati ve Özel Norm

legapro kapak 17100 LegaPro Hukuk Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (TCK 206): Başkasının Kimliğiyle Hastane Kaydı, Kimliği Bildirmeme Kabahati ve Özel Norm
Kısaca
  • TCK m.206’ya göre bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Doktrinde “fikrî sahtecilik” olarak da adlandırılan bu suçta belgenin kendisi değil, belgeye yansıyan beyan gerçeğe aykırıdır.
  • Yalan beyanın resmî belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılması gerekir.
  • Beyan üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin düzenlenmesi şarttır; yalnızca beyanda bulunmak yetmez.
  • Düzenlenen belge, beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olmalıdır.
  • Kamu görevlisinin beyanın doğruluğunu araştırma yükümlülüğü varsa suç oluşmaz.
  • Yargıtay, sağlık kuruluşu görevlilerinin hastanın gerçek kimliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu için başkasının kimlik bilgileriyle hastane kaydı yaptırmayı bu suç kapsamında görmemiştir.
  • Bu tür olaylarda eylem, Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesindeki kimliği bildirmeme kabahati olarak değerlendirilmiş ve idari para cezası verilmiştir.
  • Beyana dayanılarak hiçbir belge düzenlenmemişse de suç oluşmaz; kimlik konusunda kolluğa yalan söylemek kabahat kapsamında kalabilir.
  • Suç ile kabahat arasındaki temel fark, gerçeğe aykırı beyanın resmî belge düzenlenirken yapılıp yapılmadığıdır.
  • Nüfus müdürlüğüne yapılan gerçeğe aykırı beyanlar için 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67. maddesinde özel bir suç tipi bulunmaktadır.
  • Gerçeğe aykırı beyanla bir çocuğun soybağı değiştirilmişse TCK m.231’deki çocuğun soybağını değiştirme suçu gündeme gelir.
  • Kabahat yaptırımında da zamanaşımı işler; Yargıtay zamanaşımı dolan bir olayda idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
  • Doğrudan adli para cezasına hükmedilen düşük miktarlı kararlar bazı dönemlerde kesin nitelikte olabildiğinden kanun yolu hakları dikkatle incelenmelidir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir ve kamu güvenini koruyan suçlar arasında yer alır.

Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlaması, çoğu zaman günlük hayattaki pratik bir “çözüm” arayışından doğar: sosyal güvencesi olmayan bir yakının başka birinin kimliğiyle hastaneye kaydedilmesi, denetimli serbestlik imzası için kardeşin yerine karakola gidilmesi veya nüfus kayıtlarında bir çocuğun farklı ebeveynler adına tescil ettirilmesi gibi.

Bu olayların hepsi aynı suçu oluşturmaz. Yargıtay, kamu görevlisinin beyanı araştırma yükümlülüğü bulunup bulunmadığına, beyana dayanılarak gerçekten bir belge düzenlenip düzenlenmediğine ve olayın daha özel bir suç tipine girip girmediğine bakmaktadır. Aşağıda bu ayrımlar Yargıtay kararları üzerinden ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.206 (Yargıtay kararında aktarılan metin): “Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.40/1 (Yargıtay kararında aktarılan metin): “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” Kanunda yazılı bu miktar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir; Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında 277 TL idari para cezasına hükmedilmiştir.
Değişiklik uyarısı: Kabahatler Kanunu’ndaki idari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla artırıldığından güncel tutar yıl bazında kontrol edilmelidir. 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca belirli miktarın altındaki adli para cezalarına ilişkin eski tarihli kararlar kesin nitelikte olabilmektedir. Basit yargılama usulü ise 7188 sayılı Kanun’la 2019’da getirilmiştir. Somut olayda suç ve hüküm tarihindeki metinler esas alınmalıdır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Beyanın muhatabıTCK m.206Belge düzenleme yetkisi olan kamu görevlisi
Belge düzenlenmesiCGK 01.04.2014 (kararlarda aktarılan)Beyan üzerine belge düzenlenmesi şart
Araştırma yükümlülüğüCGK 01.04.2014 (kararlarda aktarılan)Görevli araştırmak zorundaysa suç oluşmaz
Başkasının kimliğiyle hastane kaydıY11CD 08.02.2023 ve 15.01.2024Suç yok; sağlık kuruluşu kimliği kontrol etmekle yükümlü
Kabahat nitelendirmesi5326 m.40; Y11CD 15.01.2024Kimliği bildirmeme kabahati
Belge düzenlenmemesiY11CD 19.09.2023Suç yok; kabahat ve zamanaşımı
Nüfus müdürlüğüne beyan5490 m.67Özel suç tipi
Soybağının değiştirilmesiTCK m.231; Y11CD 26.02.2024Çocuğun gerçekte var olup olmadığı araştırılmalı
Düşük adli para cezası5320 geçici m.2Eski tarihli kararlarda kesinlik sorunu
Kritik nokta: Bu davalarda sanık lehine en güçlü argüman, kamu görevlisinin beyanı kendisinin doğrulamakla yükümlü olduğudur. Hastane, banka, noter veya kolluk gibi kurumlarda kimlik kontrolü yapılması gerektiği kanun ya da yönetmelik hükmüyle gösterilebiliyorsa, yalan beyan tek başına belgeyi ispat gücüne kavuşturamaz. Buna karşın görevlinin beyanla bağlı olduğu, araştırma yapmadan belgeyi düzenlemek zorunda olduğu durumlarda suçun oluşma ihtimali yükselir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Suçlamaya konu beyanın hangi kamu görevlisine, hangi işlem sırasında ve hangi amaçla yapıldığını tespit edin.
  2. Beyana dayanılarak gerçekten bir resmî belge düzenlenip düzenlenmediğini ve belgenin türünü belirleyin.
  3. Görevlinin beyanın doğruluğunu araştırma veya kimlik kontrolü yapma yükümlülüğü bulunup bulunmadığını ilgili mevzuatla ortaya koyun.
  4. Başkasının kimliğiyle hastane kaydı yapılmışsa sağlık kuruluşunun kimlik doğrulama uygulamasına ilişkin kayıtları dosyaya getirtin.
  5. Beyan nüfus müdürlüğüne yapılmışsa 5490 sayılı Kanun’daki özel suç tipinin uygulanması gerekip gerekmediğini tartışın.
  6. Bir çocuğun soybağıyla ilgili işlem varsa çocuğun gerçekte var olup olmadığının araştırılmasını talep edin.
  7. Eylemin kimliği bildirmeme kabahati olarak nitelendirilmesi gerekip gerekmediğini savunmada açıkça ileri sürün.
  8. Kabahat nitelendirmesi söz konusuysa kabahatin zamanaşımının dolup dolmadığını hesaplayın.
  9. Aynı fiil için birden fazla suçtan ayrı ayrı hüküm kurulup kurulmadığını denetleyin; tek fiil için ikinci mahkûmiyet hukuka aykırıdır.
  10. Başka bir kişinin kimliğinin kullanıldığı olaylarda kimliği kullanılan kişinin rızası ve bilgisi olup olmadığını belgeleyin.
  11. Basit yargılama usulüyle verilen kararlarda itiraz süresini kaçırmayın; kesinleşen kararlar yalnızca olağanüstü yollarla düzeltilebilir.
  12. Kesinleşmiş hatalı bir mahkûmiyet varsa Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yapılmasını değerlendirin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 08.02.2023 T., 2019/6433 E., 2023/488 K.
Başkasının kimlik bilgileriyle hastanelerde muayene olmak, sağlık kuruluşlarının kimlik kontrolü yükümlülüğü nedeniyle resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturmaz. Sanık, şikâyetçiye ait kimlik bilgileriyle beş farklı hastanede giriş yaparak muayene olmuş ve yazılan reçetelerdeki ilaçları almıştır; sanık eylemleri ikrar etmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 206/1 ve zincirleme suç hükümleri uyarınca dokuz ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Daire, Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli, 2013/9-542 E., 2014/153 K. sayılı kararına atıfla suçun unsurlarını açıklamıştır: “Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır.” Somut olayda “sağlık kuruluşlarının sanığın gerçek kimliğini araştırma ve kontrol etme yükümlülüğünün olması karşısında” suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Daire ayrıca gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin yanlış gösterilmesini de hukuka aykırı bulmuştur. Mahkûmiyet hükmü 08.02.2023 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.01.2024 T., 2023/6715 E., 2024/379 K.
Sosyal güvencesi olmayan kişinin başkasının kimliğiyle acil servise kaydedilmesi suç değil, kimliği bildirmeme kabahatidir; kesinleşmiş mahkûmiyet kanun yararına bozulmuştur. Merdivenden düşerek ayağından yaralanan ve sosyal güvencesi olmayan sanık, diğer sanıkla birlikte şehir hastanesinin acil servisine gitmiş; diğer sanığın kimlik bilgileriyle hasta kaydı yaptırılarak bu isimle muayene olmuştur. Asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulüyle her iki sanığı TCK 206/1 uyarınca iki ay yedi gün hapis cezasına mahkûm etmiş, hükümler istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine inceleme yapan Daire, suçun oluşması için beyanın doğruluğunu ispat edici bir belge düzenlenmesi gerektiğini ve beyan üzerine görevlinin araştırma yapmasının gerekli olduğu durumlarda suçun oluşmayacağını belirtmiştir. Daireye göre “sağlık kuruluşlarında çalışan görevlilerin hastaların gerçek kimliğini araştırma ve kontrol etme yükümlülüğünün olması karşısında, sanıklara yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan suçunun unsurlarının oluşmayacağı” açıktır. Daire, sanıkların beraatine ve eylemlerine uyan Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesi uyarınca 277 TL idari para cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir. Hükümler 15.01.2024 tarihinde oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 19.09.2023 T., 2019/11526 E., 2023/6280 K.
Kardeşinin yerine imza atmak için kendini onun gibi tanıtan ancak hiçbir belge düzenlenmeden fark edilen kişinin eylemi suç değil kabahattir. Denetimli serbestlik kapsamında emniyete imza verme yükümlülüğü bulunan kardeşi başka bir ilde olduğu için sanık, emniyet müdürlüğüne giderek kendisini kardeşi olarak tanıtmış ve onun yerine imza atmak istemiştir. Görevliler kimlik istediğinde sanık kimliğinin yanında olmadığını söylemiş, sanığın o kişi olmadığı anlaşılınca deftere imza attırılmamış ve tutanak düzenlenmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 206/1 ve teşebbüs hükümleri uyarınca iki ay on beş gün hapis cezasına mahkûm etmiştir. Daire, suçun oluşması için beyan üzerine bir belge düzenlenmesi gerektiğini hatırlatarak Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesi ile TCK 206 arasındaki farkın “beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığı” olduğunu belirtmiştir. Somut olayda sanığın beyanıyla herhangi bir adli veya idari belge düzenlenmediğinden eylemin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma kabahatini oluşturduğu kabul edilmiştir. Kabahat için öngörülen zamanaşımının eylem tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm 19.09.2023 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 26.02.2024 T., 2021/6397 E., 2024/2189 K.
Nüfusa gerçeğe aykırı çocuk kaydı yaptırılan olayda çocuğun gerçekte var olup olmadığı araştırılmalı; eylem ya çocuğun soybağını değiştirme ya da nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyan suçunu oluşturur. Ceza infaz kurumundaki bir hükümlünün infazının geri bırakılmasını sağlamak amacıyla sanık, kimliği tespit edilemeyen bir kadının yeni doğan çocuğunu tanıma yoluyla ortak çocukları gibi nüfusa kaydettirmiş; uzman doktor raporu hükümlü kadının yakın zamanda doğum yapmadığını ortaya koymuştur. Asliye ceza mahkemesi sanığı hem TCK 206/1 uyarınca adli para cezasına hem de TCK 231/1 uyarınca on ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Daire, adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikte olduğunu belirterek bu hükme yönelik temyiz isteğini oyçokluğuyla reddetmiştir. Soybağı suçu yönünden ise sanığın çocuğu hiç görmediğine ilişkin savunması karşısında “gerçekte bu kişinin var olduğunun tespiti hâlinde eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında kalan çocuğun soybağını değiştirme suçunu oluşturacağı, gerçekte böyle bir kişinin bulunmadığının tespiti durumunda ise sanığın eyleminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67 nci maddesi kapsamında kalacağı” belirtilerek eksik inceleme gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Karşı oy ve değişik gerekçe yazan üye, Ceza Genel Kurulunun 29.09.2015 tarihli kararına atıfla TCK 231/1’in hem TCK 206’ya hem de Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67. maddesine göre özel norm olduğunu, tek fiil için iki ayrı hüküm kurulamayacağını ve kesin nitelikteki TCK 206 hükmünün de bozulması gerektiğini savunmuştur. Karar 26.02.2024 tarihinde verilmiştir.

Dört karar, TCK 206’nın uygulanma alanının sanıldığından dar olduğunu göstermektedir. Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı, Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli kararında belirlenen üç şarta dayanmaktadır: beyanın belge düzenleme yetkisi olan görevliye yapılması, beyan üzerine belge düzenlenmesi ve belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici nitelikte olması, yani görevlinin beyanı araştırma zorunluluğu bulunmaması.

Hastane kayıtlarına ilişkin 2023 ve 2024 tarihli kararlar bu şartların en sık tartışıldığı örneklerdir. Başkasının kimliğiyle muayene olmak toplumsal açıdan ciddi bir sorun olsa da Yargıtay, sağlık kuruluşlarının kimlik kontrolü yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek eylemi TCK 206 kapsamında görmemiştir. 2024 tarihli kararda kesinleşmiş mahkûmiyet kanun yararına bozulmuş ve sanıklar kimliği bildirmeme kabahatinden idari para cezasına çarptırılmıştır. Bu durum, olayın cezasız kaldığı anlamına gelmez; eylem kabahat olarak yaptırıma bağlanmıştır. Aynı olayın koşullarına göre başka suç tiplerinin, örneğin başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılmasına ilişkin hükümlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Denetimli serbestlik imzasına ilişkin 2023 tarihli karar ise belge düzenlenmesi şartının önemini göstermektedir. Görevliler kimlik kontrolüyle durumu fark ettiği ve imza attırmadığı için ortada yalan beyana dayanan bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle olay, kabahat olarak nitelendirilmiş ve kabahatin zamanaşımı dolduğu için yaptırım uygulanmamıştır. Denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlalinin sonuçları için denetimli serbestlikte ihlal yazımıza bakılabilir.

Soybağına ilişkin 2024 tarihli karar, TCK 206’nın genel norm niteliğini ortaya koymaktadır. Nüfus müdürlüğüne yapılan gerçeğe aykırı beyanlar 5490 sayılı Kanun’un 67. maddesinde, çocuğun soybağının değiştirilmesi ise TCK 231’de özel olarak düzenlenmiştir. Daire çoğunluğu çocuğun gerçekte var olup olmadığına göre bu iki özel norm arasında tercih yapılması gerektiğini belirtmiş; karşı oy yazan üye ise tek fiil için ayrıca TCK 206’dan kurulan hükmün de bozulması gerektiğini savunmuştur. Soybağı kayıtlarının düzeltilmesi için soybağının reddi davası yazımız incelenebilir.

Belgenin kendisinin sahte olarak üretildiği durumlarda ise TCK 206 değil, resmî belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçları gündeme gelir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Her yalan beyanı TCK 206 saymakBelge düzenlenmesi ve ispat gücü şartı aranırÜç şartı ayrı ayrı denetleyin
Görevlinin araştırma yükümlülüğünü tartışmamakAraştırma zorunluysa suç oluşmazİlgili mevzuattaki kontrol yükümlülüğünü gösterin
Kabahat ihtimalini gözden kaçırmakEylem kimliği bildirmeme kabahati olabilirKabahat nitelendirmesini açıkça ileri sürün
Belge düzenlenip düzenlenmediğini sormamakBelge yoksa suç yokturDosyada belge bulunup bulunmadığını tespit edin
Özel norm ihtimalini tartışmamakNüfus beyanı ve soybağı için özel suçlar vardırUygulanacak özel normu belirleyin
Tek fiil için iki hükme itiraz etmemekAynı fiil için ikinci mahkûmiyet kurulamazİçtima ve özel norm kurallarını ileri sürün
Kabahat zamanaşımını hesaplamamakSüre dolmuşsa yaptırım uygulanamazEylem tarihinden itibaren süreyi hesaplayın
Basit yargılama kararına itiraz etmemekKarar kesinleşirİtiraz süresini takip edin
Kesinleşmiş hatalı kararı kabullenmekKanun yararına bozma yolu vardırAdalet Bakanlığına başvuruyu değerlendirin
Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu nedir?

TCK m.206’da düzenlenen ve bir resmî belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunmakla işlenen, kamu güvenine karşı bir suçtur.

Cezası nedir?

Yargıtay kararında aktarılan madde metnine göre üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Suçun oluşması için hangi şartlar gerekir?

Yargıtay kararlarında aktarılan Ceza Genel Kurulu içtihadına göre beyanın belge düzenleme yetkisi olan görevliye yapılması, beyan üzerine belge düzenlenmesi ve bu belgenin beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, yani görevlinin beyanı araştırma zorunluluğunun bulunmaması gerekir.

Başkasının kimliğiyle hastanede muayene olmak suç mu?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sağlık kuruluşlarının hastanın gerçek kimliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu için bu eylemi TCK 206 kapsamında görmemiş ve kimliği bildirmeme kabahati olarak değerlendirmiştir.

Kimliği bildirmeme kabahatinin yaptırımı nedir?

Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde idari para cezası öngörülmüştür. Kanundaki tutar her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir; Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında 277 TL idari para cezasına hükmedilmiştir.

Başkasının yerine imza atmaya çalışmak suç mu?

Yargıtay’ın incelediği bir olayda sanık kardeşinin yerine denetimli serbestlik imzası atmak istemiş, ancak görevliler durumu fark ettiği için hiçbir belge düzenlenmemiştir. Daire bu eylemi suç değil kimliği bildirmeme kabahati olarak nitelendirmiştir.

Suç ile kabahat arasındaki fark nedir?

Yargıtay’a göre temel fark, gerçeğe aykırı beyanın resmî belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Belge düzenlenirken yapılan yalan beyan TCK 206’yı, belge düzenlenmeden kimlik sorulduğunda yapılan yalan beyan ise Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesini ilgilendirir.

Nüfus müdürlüğüne yalan beyan hangi suçu oluşturur?

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67. maddesinde nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunma özel bir suç olarak düzenlenmiştir. Yargıtay kararında bu hükmün TCK 206’ya göre özel nitelikte olduğu tartışılmıştır.

Çocuğu başkası adına nüfusa kaydettirmek hangi suçtur?

Yargıtay 11. Ceza Dairesine göre çocuğun gerçekte var olduğu tespit edilirse eylem TCK 231’deki çocuğun soybağını değiştirme suçunu, çocuk gerçekte yoksa Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 67. maddesindeki suçu oluşturur.

Aynı fiil için hem TCK 206 hem başka suçtan ceza verilebilir mi?

Tek fiil için birden fazla hüküm kurulması tartışmalıdır. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında karşı oy yazan üye, özel normun önceliği ilkesi uyarınca yalnızca özel suç tipinin uygulanması ve TCK 206 hükmünün de bozulması gerektiğini savunmuştur.

Suç şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.206’da şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.

Basit yargılama usulüyle verilen kararın kesinleşmesi ne anlama gelir?

İtiraz edilmeyen karar kesinleşir ve olağan kanun yollarına başvurulamaz. Yargıtay’ın incelediği bir olayda bu şekilde kesinleşen mahkûmiyet, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozulmuştur.

Kabahat için de zamanaşımı var mı?

Evet. Kabahatler Kanunu’nda idari para cezasının miktarına göre değişen zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. Yargıtay, bu süre dolduğu için idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Sahte belge kullanmak ile yalan beyan arasındaki fark nedir?

Resmî belgede sahtecilikte belgenin kendisi sahte olarak üretilir veya değiştirilir. TCK 206’da ise belge yetkili görevlice gerçek olarak düzenlenir, ancak içeriğine yalan beyan yansır.

Kimliği kullanılan kişi de sorumlu olur mu?

Kimliğinin kullanılmasına bilerek katılan veya bunu sağlayan kişi iştirak hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında her iki sanık hakkında birlikte hüküm kurulmuş ve ikisi de kabahatten idari para cezasına çarptırılmıştır.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.206 — Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.204 — Resmî belgede sahtecilik
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.231 — Çocuğun soybağını değiştirme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.268 — Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 — Fikri içtima
  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.40 — Kimliği bildirmeme
  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20 — Zamanaşımı
  • 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.67 — Gerçek dışı beyan
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.225 — Hükmün konusu
  • 5320 sayılı Kanun geçici m.2 — Kesin nitelikteki hükümler

İlgili yazılarımız: Resmî belgede sahtecilik · Özel belgede sahtecilik · Yalan tanıklık · Denetimli serbestlikte ihlal · Soybağının reddi davası

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu (TCK 268): İftira, Yalan Beyan ve Kimlik Bildirmeme Ayrımı

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.268’e göre işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması Suçu (TCK 258): Hangi Bilgi Sırdır, Görevi Kötüye Kullanma ve Soruşturmanın Gizliliğinden Farkı, Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.258/1’e göre görevi nedeniyle kendisine verilen veya…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYUŞTURUCU KULLANMA SUÇU VE CEZASI

İçindekilerUyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası: Cezalandırmadan Tedaviye Odaklanan Bir YaklaşımUyuşturucu Kullanma Suçu: Kişisel Kullanım Amacıyla Uyuşturucu Madde Edinme,…

19.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYUŞTURUCU KULLANARAK ARAÇ KULLANMA

İçindekilerUyuşturucu Kullanarak Araç Kullanmanın Tehlikeleri ve CezalarıUyuşturucu ile Yakalanan Sürücüye Verilen CezalarUyuşturucu Tespitinde Kullanılan Teknik Cihazlar ve Sürücü…

14.10.2024 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Resmî Belgede Sahtecilik: Belgenin Aldatma Yeteneği Yoksa Suç Yoktur

İçindekilerHangi belge “resmî belge” sayılır?Aldatma yeteneği (iğfal kabiliyeti)Belge aslı yoksa ne olur?Sahtecilik ile dolandırıcılık birlikte işlenirseNe yapmalı? Kısaca…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: Hangi Sabıka Tekerrüre Esas Alınır?

İçindekilerKanunî dayanakHangi sabıka tekerrüre esas alınır?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tekerrür, önceki suçtan verilen…

02.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara