Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi (TCK 262): “Polisim” Demek Suç mu, Sıfat ile Görev Farkı ve Yargıtay Kararları

- TCK m.262’ye göre bir kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirildiği hâlde görevi sürdüren kimse üç aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- Suçun hareketi, bir kamu görevini fiilen yerine getirmeye kalkışmaktır; yalnızca bir kamu görevine ait sıfatı kullanmak yeterli değildir.
- 14. Ceza Dairesine göre failin kendisine memur süsü vermesi yetmez, üstlendiği görevin yapılmasına da kalkışması gerekir.
- Failin kamu görevlisi olmaması ya da üstlenmek istediği görevi yapmaya yetkili bulunmayan bir kamu görevlisi olması gerekir.
- Tartışma sırasında polise haber vermek isteyen kişiye “polisiz” demekten ibaret eylemde suçun unsurları oluşmamıştır.
- Kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtmaktan ibaret eylem de 5. Ceza Dairesince beraat gerektiren bir durum olarak görülmüştür.
- Görevle bağlantılı olarak kimliği sorulduğunda gerçeğe aykırı beyanda bulunmak Kabahatler Kanununun 40. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
- 5. Ceza Dairesi, kendisini polis ve jandarma istihbarat görevlisi olarak tanıtıp sahte kimlik fotokopisi sunan sanığın eylemini bu kabahat kapsamında görmüştür.
- Kanun “teşebbüs eden” kişiyi cezalandırdığından bu suçta ayrıca teşebbüs indirimi yapılamaz.
- Polis memurunun kendi şahsi şikâyetini doğrulayacak delilleri araştırması bu suçun unsurlarını taşımamıştır.
- Kendini kamu görevlisi olarak tanıtıp menfaat sağlanmışsa nitelikli dolandırıcılık, resmî elbise yetkisiz giyilmişse TCK m.264 ayrıca gündeme gelir.
- Cezanın üst sınırı altı ayı aştığından önödeme uygulanmaz; suç uzlaştırma kapsamında da değildir.
- Basit yargılama usulü ve koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken CMK m.231/6’daki koşullar somut olarak tartışılmalıdır.
- Olağan dava zamanaşımı sekiz yıl, kesilme hâlinde en fazla on iki yıldır.
“Polisim, kimliğini göster”, “Savcıyım, dosyanı hallederim” ya da “İcra müdürüyüm, aracı teslim al” gibi sözlerle başlayan olaylar, çoğu zaman tek bir suç isnadıyla sınırlı kalmaz. Kamu görevlisi gibi davranan kişi hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, dolandırıcılık, resmî elbiseyi usulsüz kullanma veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi farklı suçlar birlikte gündeme gelebilir.
TCK 262’nin uygulanmasındaki temel soru, failin yalnızca bir sıfat mı kullandığı, yoksa gerçekten bir kamu görevini yerine getirmeye mi kalkıştığıdır. Yargıtay, sadece kendini görevli olarak tanıtmayı bu suç için yeterli görmemekte; eylemli olarak bir kamu görevine ilişkin faaliyette bulunulmasını aramaktadır. Aşağıda suçun unsurları, benzer suç ve kabahatlerle ilişkisi ve bu kararlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs | TCK m.262 | Üç ay–iki yıl hapis |
| Terk emrine rağmen görevi sürdürme | TCK m.262 | Aynı ceza |
| Tartışmada yalnızca “polisiz” demek | Y14CD 02.04.2018 | Suç oluşmaz; beraat gerekir |
| Kendini savcı olarak tanıtmaktan ibaret eylem | Y5CD 30.06.2020 | Suç oluşmaz; beraat gerekir |
| Kimliği sorulunca gerçeğe aykırı beyan | Y5CD 02.03.2020; 5326 s. Kanun m.40 | Kabahat; üç yıllık soruşturma zamanaşımı |
| Teşebbüs indirimi | Y5CD 10.11.2015 | Uygulanmaz; suç teşebbüsle tamamlanır |
| Kamu görevlisi gibi tanıtıp menfaat sağlama | TCK m.158/1-l | Nitelikli dolandırıcılık |
| Resmî elbiseyi yetkisiz giyme | TCK m.264 | Ayrı suç |
| Dava zamanaşımı | TCK m.66/1-e, 67/4; Y5CD 23.09.2024 | Sekiz yıl; kesilmeyle on iki yıl |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Failin olay sırasında tam olarak ne söylediğini ve ne yaptığını tanık beyanları, kamera kayıtları ve yazışmalarla belirleyin.
- Yalnızca bir sıfatın mı kullanıldığını, yoksa bir kamu görevine ait işlem veya faaliyete mi girişildiğini ayırın.
- Failin kamu görevlisi olup olmadığını; kamu görevlisiyse söz konusu işi yapmaya yetkili olup olmadığını görev belgeleriyle tespit edin.
- Görevden alma veya terk emri söz konusuysa bu emrin faile usulüne uygun bildirildiğini belgeleyin.
- Kimlik sorulması üzerine gerçeğe aykırı beyan varsa Kabahatler Kanununun 40. maddesini ve üç yıllık zamanaşımını değerlendirin.
- Para veya başka bir menfaat alındıysa TCK m.158/1-l’deki nitelikli dolandırıcılık yönünü inceleyin.
- Resmî elbise, rozet veya işaret kullanıldıysa TCK m.264’ü ayrıca değerlendirin.
- Sahte kimlik veya belge kullanıldıysa belge suçlarını ayrıca araştırın.
- Mağdurun hareket özgürlüğü kısıtlandıysa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu gözetin.
- Mahkûmiyet hâlinde teşebbüs indirimi yapılıp yapılmadığını kontrol edin; bu suçta teşebbüs indirimi uygulanmaz.
- Basit yargılama usulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının somut olarak tartışılmasını isteyin.
- Dava zamanaşımını son kesme işleminden itibaren hesaplayın.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 02.04.2018 T., 2015/2478 E., 2018/2399 K.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu, memuriyet sıfatının değil kamu görevinin üstlenilmesine teşebbüs edilmesiyle oluşur; failin kendisine memur süsü vermesi yetmez, üstlendiği görevin yapılmasına da kalkışması gerekir. Sanıkların, gece boyunca birlikte vakit geçirdikleri mağdureleri eve bırakmak yerine araçla dolaştırdıkları ve bir iş yerine zorla soktukları kabul edilmiştir. Mağdurelerden birinin babası olay yerine gelmiş, çıkan tartışmada polise haber verilmesini isteyince sanık “bizzaten polisiz” diyerek karşılık vermiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı diğer suçların yanında kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan da mahkûm etmiştir. Daire, bu suçun oluşması için ortada yapılması gereken bir kamu görevinin bulunması ve failin bu görevi mevzuata aykırı biçimde üstlenip yerine getirmeye teşebbüs etmesi gerektiğini, failin kamu görevlisi olmaması ya da üstlenmek istediği görevi yapmaya yetkili bulunmayan bir kamu görevlisi olması gerektiğini belirterek “Suç memuriyet sıfatını değil kamu görevini üstlenmeye (yerine getirmeye) teşebbüs edilmesi halinde oluşur.” tespitini yapmıştır. Somut olayda sanığın kendisini zor durumdan kurtarmak için polis olduğunu söylemesiyle üstlenilen memuriyete ait bir görevin yapılmaya kalkışılmadığını açıklamıştır. Aynı kararda alıkoyma eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli hâli yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiği de belirtilmiştir. Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan kurulan mahkûmiyet, beraat gerektiği gerekçesiyle 02.04.2018 tarihinde sanığın temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 30.06.2020 T., 2016/8793 E., 2020/11772 K.
TCK 262’nin hareket unsuru bir kamu görevini mevzuata aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüstür; kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtmaktan ibaret eylem bu suçu oluşturmaz. Sulh ceza mahkemesi, kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan sanığı kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan mahkûm etmiştir. Daire, suçun hareket öğesinin bir kamu görevini kanun ve diğer mevzuata aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs edilmesi olduğunu belirterek “Bu suçun meydana geldiğinden söz edilebilmesi için yalnızca bir kamu görevine ilişkin sıfatın kullanılması yeterli görülmemekte, eylemli olarak bir kamu görevinin fail tarafından yerine getirilmeye kalkışılması zorunlu bulunmaktadır.” açıklamasını yapmıştır. Bu nedenle failin üstlenmeye kalkıştığı kamu görevine ilişkin bir faaliyette bulunması veya işlem yapması gerektiğini, somut olayda sanığın bir kamu görevini yerine getirmeye kalkıştığından söz edilemeyeceğini ve yalnızca kendisini savcı olarak tanıtmaktan ibaret eyleminde suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Mahkûmiyet hükmü 30.06.2020 tarihinde sanığın temyizi üzerine beraat gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 02.03.2020 T., 2016/8387 E., 2020/9664 K.
Kendisini polis ve jandarma istihbarat görevlisi olarak tanıtmakla birlikte bir kamu görevini yerine getirmeye kalkışmayan kişinin, görevle bağlantılı olarak kimliğinin sorulduğu durumda gerçeğe aykırı beyanda bulunması suç değil Kabahatler Kanununun 40. maddesindeki kabahattir. Sanığın karıştığı trafik kazasının karşı tarafı olan ilçe milli eğitim müdürlüğü görevlilerine kendisini polis olarak tanıttığı, ardından gittikleri müdürlükte usulsüz park nedeniyle devriye gezen polis memurlarına jandarma istihbarat görevlisi olduğunu söyleyip başka bir kişi adına düzenlenmiş sahte kimlik fotokopisi sunduğu kabul edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan mahkûm etmiştir. Daire, suçun oluşması için yalnızca sıfat kullanmanın yetmediğini ve eylemli olarak bir kamu görevinin yerine getirilmeye kalkışılması gerektiğini hatırlatarak sanığın eylemlerinde “herhangi bir suç soruşturması ve kovuşturmasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesine uyduğu ve idari yaptırımı gerektirdiği” sonucuna varmıştır. Bu kabahat için öngörülen üç yıllık soruşturma zamanaşımının olay ile inceleme tarihi arasında dolduğunu da belirlemiştir. Mahkûmiyet hükmü 02.03.2020 tarihinde sanığın temyizi üzerine bozulmuş ve sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 10.11.2015 T., 2013/13387 E., 2015/16100 K.
Polis memurunun kendi şahsi şikâyetini doğrulayacak delilleri araştırması kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu oluşturmaz; kaldı ki bu suçta kanun teşebbüsü cezalandırdığından ayrıca teşebbüs indirimi yapılamaz. Polis memuru olan sanık, ilçe emniyet müdürü hakkında yaptığı şahsi şikâyetin sonuçsuz kalması üzerine şikâyetini doğrulayacak bulgu ve delilleri araştırmıştır. Sulh ceza mahkemesi sanığı kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan teşebbüs hükümlerini de uygulayarak cezalandırmıştır. Daire, bu eylemde suçun yasal unsurlarının bulunmadığını belirtmiştir. Kabule göre de TCK 262’ye göre “kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs fiilinin tamamlanmış suç olarak cezalandırılması gerektiği” gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını, adli para cezası taksitlendirilirken taksit aralığının gösterilmemesini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına CMK 231/6’daki koşullar yerine “hükmolunan cezanın nevi, miktarı, suçun işleniş şekli” gerekçesiyle karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkûmiyet hükmü 10.11.2015 tarihinde sanığın temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
2018 ve 30.06.2020 tarihli kararlar, kendini görevli olarak tanıtmanın tek başına bu suçu oluşturmadığını ortaya koymaktadır. Aynı olayda mağdurların alıkonulması söz konusuysa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kamu görevlisi gibi tanıtılarak menfaat sağlanmışsa nitelikli dolandırıcılık suçları ayrıca değerlendirilmelidir. 11. Ceza Dairesi 20.06.2023 tarihli ve 2021/29120 E., 2023/5296 K. sayılı kararında, avukatlık bürosunda çalışan ve rehinli araçları kendisini icra müdürü ve avukat olarak tanıtarak teslim alan sanık hakkında dolandırıcılık kastı bulunmadığını belirtmiş, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu yönünden ise basit yargılama usulü bakımından yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini açıklayarak hükümleri bozmuştur.
02.03.2020 tarihli karar, görevlilere kimlik bilgisi konusunda gerçeğe aykırı beyanın kabahat olarak kalabileceğini ve bu durumda soruşturma zamanaşımının kısa olduğunu göstermektedir. İdari yaptırım kararlarına karşı başvuru için Kabahatler Kanununda idari para cezasına itiraz yazımıza bakılabilir. Sahte kimlik veya belge kullanılan olaylarda resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarının koşulları ayrıca incelenmelidir.
10.11.2015 tarihli karar, teşebbüs indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesindeki hataların hükmü doğrudan etkilediğini göstermektedir. Uzun süren dosyalarda dava zamanaşımı da belirleyicidir: 5. Ceza Dairesi 23.09.2024 tarihli ve 2023/6879 E., 2024/9251 K. sayılı kararında, 11.07.2012 tarihli suç için on iki yıllık ilaveli zamanaşımının dolduğunu belirterek davayı düşürmüştür. Kamu görevlilerinin görev dışı davranışları ayrıca disiplin sorumluluğu doğurabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| “Polisim” demeyi tek başına TCK 262 saymak | Sıfat kullanımı yeterli değildir | Görevi yapmaya kalkışma olup olmadığını araştırın |
| Kimlik konusunda yanlış beyanı suç saymak | Kabahat kapsamında kalabilir | Kabahatler Kanunu 40’ı değerlendirin |
| Kabahat zamanaşımını gözden kaçırmak | İdari yaptırım verilemez hâle gelir | Üç yıllık süreyi hesaplayın |
| Teşebbüs indirimi uygulamak | Suç teşebbüsle tamamlanır | Tamamlanmış suç olarak cezalandırın |
| Yetkili kamu görevlisinin işlemini bu suç saymak | Fail yetkisiz olmalıdır | Görev ve yetki belgelerini inceleyin |
| Menfaat sağlanan olayda dolandırıcılığı atlamak | Daha ağır suç gözden kaçar | TCK 158/1-l’yi değerlendirin |
| Resmî elbise kullanımını ayrıca incelememek | TCK 264 atlanır | Kıyafet ve işaret kullanımını tespit edin |
| HAGB’yi soyut gerekçeyle reddetmek | Bozma sebebidir | CMK 231/6 koşullarını somut tartışın |
| Zamanaşımını izlememek | Dava düşebilir | Son kesme işlemini esas alın |
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu nedir?
TCK m.262’de düzenlenen; bir kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etme veya terk emri kendisine bildirildiği hâlde görevi sürdürme suçudur.
Cezası nedir?
Üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.
Kendini polis olarak tanıtmak suç mu?
Tek başına TCK 262’yi oluşturmaz. 14. Ceza Dairesi, tartışma sırasında polise haber vermek isteyen kişiye “polisiz” diyen sanığın eyleminde bir kamu görevinin yapılmaya kalkışılmadığını belirterek beraat gerektiğini kabul etmiştir. Ancak olayın koşullarına göre kabahat veya başka suçlar gündeme gelebilir.
Suçun oluşması için ne gerekir?
5. Ceza Dairesine göre yalnızca bir kamu görevine ilişkin sıfatın kullanılması yeterli değildir; failin eylemli olarak bir kamu görevini yerine getirmeye kalkışması, bu göreve ilişkin bir faaliyette bulunması veya işlem yapması gerekir.
Kamu görevlisi de bu suçu işleyebilir mi?
Evet. 14. Ceza Dairesine göre fail, kamu görevlisi olmayan bir kişi olabileceği gibi üstlenmek istediği kamu görevini yapmaya yetkili ve görevli bulunmayan bir kamu görevlisi de olabilir.
Kendini savcı olarak tanıtmak bu suçu oluşturur mu?
5. Ceza Dairesi, yalnızca kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtmaktan ibaret eylemde bir kamu görevinin yerine getirilmeye kalkışılmadığını ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Görevliye yanlış kimlik bilgisi vermek hangi yaptırımı doğurur?
Kabahatler Kanununun 40. maddesine göre görevle bağlantılı olarak sorulduğunda kimliği veya adresiyle ilgili gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye idari para cezası verilir. 5. Ceza Dairesi, kendini polis ve jandarma görevlisi olarak tanıtıp sahte kimlik fotokopisi sunan sanığın eylemini bu kapsamda değerlendirmiştir.
Teşebbüs indirimi yapılır mı?
Hayır. Kanun, kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs eden kişiyi cezalandırdığından 5. Ceza Dairesi bu fiilin tamamlanmış suç olarak cezalandırılması gerektiğini ve teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir.
Kamu görevlisi gibi davranıp para almak hangi suçtur?
TCK m.158/1-l, kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle işlenen dolandırıcılığı nitelikli hâl olarak düzenler. Bu durumda kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi ve nitelikli dolandırıcılık koşulları ayrı ayrı incelenmelidir.
Polis kıyafeti giymek suç mu?
TCK m.264’e göre bir rütbe, kamu görevi veya mesleğin resmî elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Terk emrinden sonra görevi sürdürmek de suç mu?
Evet. TCK m.262, terk emri kendisine bildirildiği hâlde görevi sürdüren kimseyi de aynı cezayla cezalandırır.
Önödeme veya uzlaştırma uygulanır mı?
Hayır. Cezanın üst sınırı altı ayı aştığından TCK m.75’teki önödeme uygulanmaz; suç şikâyete bağlı olmadığı ve CMK m.253’te sayılmadığı için uzlaştırma kapsamında da değildir.
Basit yargılama usulü uygulanabilir mi?
Evet. CMK m.251’e göre üst sınırı iki yıl veya daha az olan suçlarda asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünü uygulayabilir. 11. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında eski tarihli bir hükmün bu yönden yeniden değerlendirilmesini istemiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Evet, koşulları varsa mümkündür. 5. Ceza Dairesi, bu kurumun reddedilmesi için soyut gerekçeler yerine CMK m.231/6’daki koşulların somut olarak tartışılması gerektiğini belirtmiştir.
Zamanaşımı ne kadar?
TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; kesilme hâlinde TCK m.67/4’e göre en fazla on iki yıla uzar. 5. Ceza Dairesi bu sürelerin dolduğu dosyalarda davaların düşmesine karar vermiştir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.262 — Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.264 — Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158 — Nitelikli dolandırıcılık
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.109 — Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.35 — Suça teşebbüs
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.67 — Dava zamanaşımının durması veya kesilmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.206 — Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20 — Soruşturma zamanaşımı
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.40 — Kimlik veya adres bilgisi vermekten kaçınma ve gerçeğe aykırı beyan
İlgili yazılarımız: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma · Nitelikli dolandırıcılık · Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan · İdari para cezasına itiraz · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.