Ceza Yargılamasında Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? (CMK m.63-67)

- Bilirkişiye yalnız çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde başvurulur; genel bilgi, tecrübe veya hukukî bilgiyle çözülebilecek konularda başvurulamaz (m.63/1).
- Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığı olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
- Bilirkişi hukukî nitelendirme ve değerlendirme yapamaz; uzmanlık dışındaki hususlarda açıklama yapamaz (m.67/3).
- Görev süresi üç ayı geçemez; özel sebepler varsa en çok üç ay daha uzatılabilir (m.66/1).
- İnceleme tamamlanınca taraflara yeni bilirkişi incelemesi veya itirazların bildirilmesi için süre verilir; istem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (m.67/5).
- Uzman mütalaası alınabilir; bu nedenle ayrıca süre istenemez (m.67/6).
- Listede olmayan bilirkişiye yemin verilmemesi bozma sebebidir; çelişkili raporlar giderilmeden hüküm kurulamaz.
Kısa cevap: Bilirkişiye yalnız çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde başvurulur (CMK m.63/1) ve bilirkişi hukukî nitelendirme ve değerlendirme yapamaz (m.67/3). Görev süresi üç ayı geçemez; inceleme tamamlanınca taraflara yeni bilirkişi incelemesi veya itirazların bildirilmesi için süre verilir (m.67/5).
Ceza dosyalarında hükmün kaderi çoğu zaman tek bir belgeye bağlanır: bilirkişi raporu. Oysa rapor, hâkimi bağlayan bir karar değil, takdir edilecek bir delildir.
Bu ayrımın pratik karşılığı üç soruda toplanır: bilirkişiye başvurulmalı mıydı, rapor sınırını aştı mı ve itiraz hakkı kullandırıldı mı?
Bilirkişiye ne zaman başvurulur?
CMK m.63/1: “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.”
| Kural | İçerik |
|---|---|
| Kim isteyebilir | Re’sen; savcı, katılan, vekil, şüpheli, sanık, müdafi veya kanunî temsilcinin istemiyle |
| Kim karar verir | Hâkim veya mahkeme; soruşturmada Cumhuriyet savcısı da bu yetkileri kullanır (m.63/3) |
| Sayı | Birden çok bilirkişi atanması gerekçe gösterilerek mümkündür; birden çok atama istemi reddedilirse aynı biçimde karar verilir (m.63/2) |
| Yasak alan | Genel bilgi/tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgi ile çözülebilecek konular |
Bilirkişi seçimi hâkime aittir. Tarafın “şu kurumdan rapor alınsın” biçimindeki talebi, mahkemeyi bağlamaz; m.63/2 uyarınca atama yetkisi hâkim veya mahkemededir.
Süre ve yürütme
| Konu | Kural (m.66) |
|---|---|
| Atama kararının içeriği | Cevaplandırılması uzmanlık gerektiren sorular, inceleme konusu ve görevin yerine getirileceği süre |
| Süre | İşin niteliğine göre üç ayı geçemez; özel sebepler zorunlu kılarsa bilirkişinin istemi üzerine gerekçeli kararla en çok üç ay daha |
| Süreye uymama | Bilirkişi hemen değiştirilebilir; o ana kadarki işlemleri açıklayan rapor sunar, eşya ve belgeleri geri verir; ücret ve masraf ödenmemesine karar verilebilir ve gerekli yaptırımlar bilirkişilik bölge kurulundan istenir |
| Bilgi toplama | Bilirkişi, şüpheli veya sanık dışındaki kimselerin bilgisine başvurabilir; uzmanlık alanı dışında bir sorun için konusunda tanınmış kişilerle bir araya gelmesine izin verilebilir — bu kişiler yemin eder ve raporları bilirkişi raporunun tamamlayıcı bölümü olur |
| Soru sorma | Bilirkişi, mağdur, şüpheli veya sanığa hâkim/savcı aracılığıyla soru sorabilir; izin verilirse doğrudan da sorabilir. Muayeneyle görevli hekim bilirkişi, zorunlu saydığı soruları hâkim, savcı ve müdafi bulunmadan da doğrudan sorabilir |
| Mühür | İnceleme konusu şeyler mühür altında verilir; liste ve sayım tutanakla belirlenir; mühürlerin açılması ve yeniden konulması da tutanağa bağlanır |
Raporun sınırı: hukukî nitelendirme yasağı
CMK m.67/3 (6754 sayılı Kanun ile değişik): “Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.”
Rapor, yapılan işlemleri ve varılan sonuçları açıklamalı, bilirkişi kendisinden istenen incelemeleri yaptığını ayrıca belirtmelidir (m.67/1). Birden çok bilirkişi değişik görüşler yansıtmışsa veya ortak sonuçlar üzerinde ayrık görüşleri varsa, bu durum gerekçeleriyle rapora yazılır (m.67/2).
İtiraz hakkı ve uzman mütalaası
CMK m.67/5: “Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmelerini sağlamak üzere Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanunî temsilciye süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedildiğinde, üç gün içinde bu hususta gerekçeli bir karar verilir.”
| Hak | Dayanak |
|---|---|
| Rapor örneğinin duruşmada doğrudan verilmesi veya iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesi | m.67/4 |
| Süre verilmesi — yeni inceleme veya itiraz için | m.67/5 |
| İstem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar | m.67/5 |
| Uzman mütalaası alma — olayla ilgili, raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da rapor hakkında | m.67/6 |
| İlgililerin, bilirkişiye teknik bilgi verebilecek kişilerin dinlenmesini veya bazı araştırmaların yapılmasını isteme hakkı | m.66/5 |
Uzman mütalaası bir haktır; ancak “Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.” (m.67/6). Yani mütalaa alacaksanız, m.67/5 uyarınca verilen süre içinde hazırlanmalıdır.
Çelişkili raporlar ve Adli Tıp basamakları
Ceza dosyalarında en sık karşılaşılan sorun, aynı konuda birbiriyle çelişen raporların bulunmasıdır. Bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.
| Çelişki | Nereden rapor alınır |
|---|---|
| Adli Tıp ihtisas kurulları ile ATK dışındaki sağlık kuruluşlarının raporları arasında | 2659 sayılı Kanun m.15/f uyarınca Adli Tıp Genel Kurulu — ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar |
| Suç ve karar tarihinden sonraki teşkilat değişiklikleri sonrası | Adli Tıp ilgili Üst Kurulu — 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.16/2-(d) uyarınca |
Ceza Genel Kurulu ölçütü şöyle koyar: ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır; bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekir.
Şekil şartları: yemin ve kimlik
Listede yer almayan bir kişinin bilirkişi olarak görevlendirilmesi hâlinde yemin verdirilmesi zorunludur. Yeminsiz alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması bozma sebebidir. Aynı şekilde bilirkişinin kimlik tespitinin yapılmaması da usul aykırılığıdır.
Ne yapmalı?
- Başvurunun gerekli olup olmadığını sorgulayın. Konu genel bilgi veya hukukî bilgiyle çözülebiliyorsa bilirkişiye başvurulamaz (m.63/1).
- Bilirkişinin niteliğini kontrol edin. Listeden mi seçilmiş, yemin verdirilmiş mi, kimlik tespiti yapılmış mı? Hukuk öğrenimi görmüş biri, ayrı uzmanlığını belgelemedikçe görevlendirilemez.
- Raporun sınırını denetleyin. Bilirkişi hukukî nitelendirme yapmış veya uzmanlık dışı açıklamalarda bulunmuşsa, raporun o kısmı m.67/3’e aykırıdır.
- Süre talebinizi tutanağa geçirtin. m.67/5 uyarınca itiraz ve yeni inceleme istemi için süre verilmesi gerekir; verilmezse bunu duruşma tutanağına yazdırın.
- Ret kararının gerekçesini isteyin. İsteminiz reddedilirse mahkeme üç gün içinde gerekçeli karar vermelidir.
- Uzman mütalaası hazırlatın. m.67/6 açık bir haktır; ancak ayrıca süre istenemeyeceğinden mütalaayı verilen süre içinde sunun.
- Çelişki varsa üst kurulu talep edin. ATK ihtisas kurulu ile başka bir sağlık kuruluşunun raporu çelişiyorsa, çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulu / ilgili Üst Kurul tarafından giderilmesini isteyin.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2015/281, K.2016/132, 15.03.2016 Çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulu giderir. Nitelikli cinsel istismar dosyasında, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporu ile Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki bulunuyordu. Kurul, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu m.15/f‘ye dayandı: adli tıp ihtisas kurulları ile ATK dışındaki sağlık kuruluşlarının verdiği raporlar arasındaki çelişkileri ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyip kesin olarak karara bağlama görevi Adli Tıp Genel Kuruluna aittir. Kurul ayrıca ilkeyi hatırlattı: ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır ve bu nedenle “ulaşılma imkanı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi” gerekir. Çelişki giderilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunarak Başsavcılık itirazı değişik gerekçeyle kabul edildi, özel dairenin bozma kararı kaldırıldı ve yerel mahkeme hükmü bozuldu.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2021/4, K.2021/31, 16.02.2021 Yeni teşkilat, aynı ilke: Üst Kurul. Bu kez çelişki mağdurenin yaşına ilişkindi: Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporu ile bir üniversite eğitim ve araştırma hastanesinin raporu birbirini tutmuyordu; ayrıca olay sonrası alınan raporlarda mağdurede travmatik lezyon saptanmamıştı. Kurul, suç ve karar tarihinden sonra 2659 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikleri gözeterek 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.16/2-(d)‘ye dayandı ve söz konusu çelişkinin suçun vasfını etkileyebileceğini saptadı. Çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp ilgili Üst Kurulundan rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulundu; itiraz değişik gerekçeyle kabul edildi, özel dairenin onama kararı kaldırıldı ve hüküm bozuldu. Bir Kurul üyesi, üst kuruldan rapor alınması gerekmediği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2014/26766, K.2015/21703, 28.09.2015 Yemin, şeklî bir ayrıntı değildir. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık dosyasında, soruşturma aşamasında rapor düzenleyen ve dosya kapsamından adlî bilirkişi listesinde olduğu anlaşılamayan, ancak raporu hükme esas alınan bilirkişiye yemin verilmemişti. Daire bunu CMK m.64/6’ya aykırılık sayarak hükmü oybirliğiyle bozdu. Karar, bilirkişi delilinin geçerliliğinin yalnız içeriğine değil, görevlendirmenin ve yeminin usulüne de bağlı olduğunu göstermektedir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2011/8255, K.2012/8954, 03.04.2012 Rapor geldiği duruşmada sanık yoksa savunma kısıtlanır. Mahkeme, 26.12.2007 tarihli duruşmada bir sonraki duruşmayı 24.01.2008 olarak belirlemiş; ancak 21.01.2008‘de duruşma yapıp “bilirkişi raporunun beklenmesine” ve duruşmanın 31.01.2008‘e bırakılmasına karar vermişti. Buna rağmen hükme dayanak olan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu 24.01.2008 tarihinde sanığın yokluğunda duruşma yapılmıştı. Daire bunu sanığın savunma hakkının kısıtlanması sayarak kanuna aykırı buldu. Aynı kararda, suçun sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmü onanmış, mahkûmiyet hükmü ise bu ve diğer sebeplerle bozulmuştur.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
CMK m.67/5 uyarınca incelemeler tamamlandığında taraflara yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir. İtirazınızı bu süre içinde yazılı olarak sunun; isteminiz reddedilirse mahkeme üç gün içinde gerekçeli bir karar vermek zorundadır.
Uzman mütalaası alabilir miyim?
Evet. CMK m.67/6 uyarınca savcı, katılan, vekil, şüpheli, sanık, müdafi veya kanunî temsilci; olayla ilgili olarak, raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. Ancak sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
Bilirkişi kusur oranı veya suç niteliği belirleyebilir mi?
CMK m.67/3 uyarınca bilirkişi, uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Raporun bu sınırı aşan kısımları hükme esas alınamaz.
İstediğim kurumdan rapor alınmasını talep edebilir miyim?
Talep edebilirsiniz ancak mahkeme bununla bağlı değildir. CMK m.63/2 uyarınca bilirkişi atama yetkisi hâkim veya mahkemeye aittir; dosyanın tarafın bildirdiği bilirkişilere tevdi edilmesi yönünde yasal bir zorunluluk yoktur.
Bilirkişi raporunu ne kadar sürede vermek zorunda?
CMK m.66/1 uyarınca görev süresi işin niteliğine göre üç ayı geçemez; özel sebepler zorunlu kıldığında bilirkişinin istemi üzerine gerekçeli kararla en çok üç ay daha uzatılabilir. Süresinde rapor vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir.
Raporlar birbiriyle çelişiyorsa ne yapılır?
Hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Adli Tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının raporları çelişiyorsa, 2659 sayılı Kanun m.15/f uyarınca çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulu inceleyip kesin karara bağlar; güncel uygulamada Adli Tıp ilgili Üst Kurulundan rapor alınmaktadır.
Bilirkişiye yemin verilmesi zorunlu mu?
Listede yer almayan kişinin bilirkişi olarak görevlendirilmesi hâlinde CMK m.64/6 uyarınca yemin verdirilmesi gerekir. Yargıtay, yeminsiz düzenlenen ve hükme esas alınan rapor nedeniyle hükümleri bozmuştur.
Hukukçu bilirkişi olabilir mi?
CMK m.63/1’in son cümlesi uyarınca hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Rapor bana tebliğ edilmeden karar verilebilir mi?
CMK m.67/4 ve 5 uyarınca rapor örneği ilgililere verilir veya gönderilir ve itiraz için süre tanınır. Yargıtay, hükme dayanak olan raporun sunulduğu duruşmanın sanığın yokluğunda yapılmasını savunma hakkının kısıtlanması saymıştır.
- 5271 sayılı CMK m.63 — Bilirkişinin atanması (6754/42 ile değişik)
- 5271 sayılı CMK m.64 — Bilirkişi olarak atanabilecekler ve yemin
- 5271 sayılı CMK m.66 — Atama kararı ve incelemelerin yürütülmesi
- 5271 sayılı CMK m.67 — Bilirkişi raporu, uzman mütalaası (6754/45 ile değişik)
- 5271 sayılı CMK m.68 — Duruşmada bilirkişinin açıklaması
- 5271 sayılı CMK m.217 — Delilleri takdir yetkisi
- 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu m.15 — Adli Tıp Genel Kurulunun görevleri
- 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.16 — Adli Tıp üst kurulları
- 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu — Bilirkişilik bölge kurulları ve CMK değişiklikleri
Bağlantılı başlıklar için bilirkişi raporuna itiraz, dijital delil ve DNA ve beden muayenesi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.