Suç İşlemeye Tahrik (TCK 214): Alenen Tahrik, Sosyal Medya Çağrıları, İfade Özgürlüğü ve Ceza

legapro kapak 17099 LegaPro Hukuk Suç İşlemeye Tahrik (TCK 214): Alenen Tahrik, Sosyal Medya Çağrıları, İfade Özgürlüğü ve Ceza
Kısaca
  • TCK m.214/1’e göre suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Suçun oluşması için tahrik edilen suçun işlenmesi gerekmez; alenen yapılan tahrik yeterlidir.
  • Tahrik konusu suç işlenirse tahrik eden kişi, TCK m.214/3 uyarınca o suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.
  • Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etmek, on beş yıldan yirmi dört yıla kadar hapis gerektiren ağır hâldir.
  • Yargıtay, herkese açık sosyal medya hesabından belirsiz sayıda kişiye yapılan çağrıları alenen tahrik olarak değerlendirmektedir.
  • Yargıtay’ın incelediği bir olayda, bir yerin abluka altına alınması ve işgal edilmesi çağrısı belirsiz kişileri suç işlemeye tahrik sayılmıştır.
  • Asker ve polisi işgalci olarak nitelendirip onlara taş atılmasını “hak ve helal” diye sunan paylaşım da ifade özgürlüğü kapsamında görülmemiştir.
  • İfadeler tek tek değil, paylaşımın bütünü içinde değerlendirilir.
  • Sanık hesabın kendisine ait olmadığını savunursa ikrar, bilirkişi raporu ve hesap bilgileri birlikte değerlendirilir.
  • Suç basın ve yayın yoluyla işlenirse TCK m.218 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
  • Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları TCK m.218 uyarınca suç oluşturmaz.
  • Temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi ve tehlikenin ağırlığı gözetilmeli; alt sınırdan gerekçesiz ayrılmak bozma nedenidir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonradan kaldırılırsa açıklanan hüküm, delillerin tartışıldığı tam bir gerekçe içermelidir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir; kolluk tespitleri ve açık kaynak araştırmaları çoğu zaman soruşturmanın başlangıcıdır.
  • Paylaşım halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa kışkırtıyorsa ayrıca TCK m.216 gündeme gelebilir.

Suç işlemeye tahrik suçlaması, özellikle toplumsal olayların yoğunlaştığı dönemlerde yapılan sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelir. Bir eyleme katılım çağrısı, polise veya bir kuruma yönelik öfkeli bir yorum ya da bir yürüyüş için yapılan paylaşım, soruşturma konusu olabilmektedir.

Bu suç, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas sınırda yer alır. Belirleyici olan, kullanılan sözlerin belirsiz sayıda kişiyi somut bir suçu işlemeye yönlendirecek nitelikte olup olmadığıdır. Aşağıda Yargıtay kararları üzerinden suçun unsurları ve yargılamada öne çıkan usul sorunları ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.214: “(1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.”
TCK m.218 (basın ve yayın yoluyla işlenme): Kamu barışına karşı suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Aynı maddeye göre haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Yargıtay, herkese açık sosyal medya paylaşımlarında bu artırımın gözetilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Değişiklik uyarısı: TCK m.218’e eleştiri ve haber verme sınırına ilişkin cümle sonradan eklenmiş, hak yoksunluğuna ilişkin TCK m.53 ise Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli kararıyla kısmen iptal edilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK m.231’in uygulanması da Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir. Somut olayda suç ve hüküm tarihindeki metinler esas alınmalıdır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Temel hâlTCK m.214/1Altı aydan beş yıla kadar hapis
Ağır hâlTCK m.214/2Silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik
Tahrik konusu suç işlenirseTCK m.214/3Azmettiren olarak sorumluluk
AlenilikY8CD 16.09.2024Herkese açık hesaptan belirsiz kişilere çağrı
İfade özgürlüğü sınırıY8CD 04.05.2023Şiddeti öne çıkaran paylaşım korunmadı
Hesap sahipliğiY8CD 16.09.2024İkrar ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildi
Basın-yayın artırımıTCK m.218Yarı oranında artırım gözetilmeli
Temel cezaY16CD 15.06.2017Alt sınırdan gerekçesiz fazla ayrılma bozma nedeni
HAGB sonrası açıklanan hükümY8CD 12.03.2018Gerekçesiz karara atıfla hüküm kurulamaz
Kritik nokta: Aynı cümle farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle savunmada paylaşımın tarihi, o günün olayları, paylaşımın öncesi ve sonrasındaki yazışmalar, hesabın takipçi sayısı ve paylaşımın gerçekte bir eyleme dönüşüp dönüşmediği ayrıntılı olarak ortaya konulmalıdır. Soruşturma aşamasında yapılan ikrar sonradan geri alınsa bile Yargıtay tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilebildiğinden ilk ifade büyük önem taşır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İddianamede suça konu edilen paylaşımın tam metnini, tarihini ve yayımlandığı hesabı tespit edin.
  2. Paylaşımın herkese açık mı yoksa sınırlı bir kitleye mi yapıldığını gösteren hesap ayarlarını belgeleyin.
  3. Hesabın size ait olmadığını savunuyorsanız IP, erişim zamanı ve abone bilgilerinin platform ve servis sağlayıcıdan istenmesini talep edin.
  4. Kolluk ifadesini avukat eşliğinde verin; soruşturma aşamasındaki beyanlar kovuşturmada da delil olarak kullanılabilir.
  5. Paylaşımın yapıldığı günün olaylarını ve paylaşımın hangi tartışmaya yanıt olarak yazıldığını gösteren kanıtları toplayın.
  6. Kullanılan ifadelerin somut bir suçu işlemeye çağrı mı, yoksa eleştiri ve tepki mi olduğunu bağlamıyla birlikte açıklayın.
  7. Paylaşımın gerçekte bir eyleme dönüşüp dönüşmediğini araştırın; tahrik konusu suç işlenmişse azmettirme sorumluluğu gündeme gelir.
  8. Paylaşımın ayrıca halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya örgüt propagandası olarak nitelendirilme ihtimalini değerlendirin.
  9. Basın-yayın artırımının uygulanıp uygulanmadığını ve bunun ceza hesabına etkisini denetleyin.
  10. Temel cezanın alt sınırdan hangi gerekçeyle ayrıldığını kontrol edin; gerekçesiz ağır ceza temyiz sebebidir.
  11. Sabıkasızlık gibi lehe hususları belgeleyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme talebinde bulunun.
  12. Denetim süresinde yeni bir kasıtlı suç işlemekten kaçının; aksi hâlde geri bırakılan hüküm açıklanır.
Yargıtay kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.09.2024 T., 2021/16104 E., 2024/6651 K.
Herkese açık hesaptan bir yerin abluka altına alınması ve işgal edilmesi çağrısı, belirsiz kişileri suç işlemeye alenen tahrik sayılmıştır; soruşturmadaki ikrar hesap sahipliğini ispatta dikkate alınmıştır. Sanık, herkese açık bir sosyal medya hesabından bir yürüyüş etiketiyle birlikte bir yere yürünmesi, orasının abluka altına alınması ve aylarca işgal edilmesi çağrısında bulunmuştur. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 214/1 uyarınca 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Sanık soruşturmada paylaşımı kendisinin yaptığını kabul etmiş, kovuşturmada ise hesabın kendisine ait olmadığını, fotoğraflarının kullanıldığını savunmuştur. Bilirkişi raporunda IP tespitinin gerekli olduğu, ancak hesap adının kullanıcı tarafından değiştirilebildiği belirtilmiştir. Daire, ikrar ve bilirkişi raporunu birlikte değerlendirerek sanığın “..yürüyelim..abluka altına alalım,.. İstila edelim..” şeklindeki ifadeleriyle “belirsiz sayıdaki kişileri suç işlemeye alenen tahrik etme suçunu işlediği sabit olduğundan” temyiz istemini yerinde görmemiştir. Basın ve yayın yoluyla işlenmesine rağmen cezada artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hüküm 16.09.2024 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 04.05.2023 T., 2021/6938 E., 2023/2861 K.
Asker ve polisi işgalci olarak niteleyip onlara taş atılmasını hak ve helal sayan paylaşım, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemiştir. Sanık, bir örgüt liderinin yurt dışına çıkarılmasının yıldönümünde yürüyüş yapılacağına dair kolluk bilgisi bulunan bir günde, sosyal medya hesabından “işgalcinin varlığı silahı, askeri, polisi, şiddeti ise elbet o işgalciye atılan her taş helaltir, haktır” şeklinde bir paylaşım yapmıştır. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 214/1 uyarınca 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık müdafii, suçun unsurlarının oluşmadığını ve eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ileri sürmüştür. Daire, sanığın ikrarı ve dosya kapsamına göre ifadelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde “asker ve polisi işgalci olarak nitelendirdiği ve bunlara karşı taş atılmasını hak ve helal olarak ifade etmek suretiyle suç işlemeye alenen tahrikte bulunduğu” sonucuna varmıştır. Daireye göre “sanığın şiddeti ön plana çıkaran söz edilen tweet içeriğini yayımlama fiilinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği” açıktır. Basın-yayın artırımı yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Hüküm 04.05.2023 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 15.06.2017 T., 2017/1495 E., 2017/4475 K.
Halkı suç işlemeye tahrikte temel ceza, fiilin ağırlığıyla orantılı belirlenmeli; alt sınırdan gerekçesiz ve fazla ayrılmak bozma nedenidir. Ağır ceza mahkemesi sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat, halkı suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan ise TCK 214/1 uyarınca mahkûmiyet kararı vermiştir. Daire, beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizini reddederek bu hükmü onamıştır. Mahkûmiyet hükmü yönünden ise Anayasa’nın 138/1, TCK’nın 61/1 ve 3/1. maddeleri uyarınca “suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken” temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul biçimde ayrılmak yerine fazla ceza tayin edildiğini belirtmiştir. Kabule göre de Anayasa Mahkemesinin TCK 53’e ilişkin iptal kararı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkûmiyet hükmü 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 12.03.2018 T., 2016/6089 E., 2018/2575 K.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaldırılarak açıklanan hükümde, delillerin tartışıldığı tam bir gerekçe yazılmalıdır. Sanık hakkında suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan 2012 yılında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sonradan kaldırılarak hüküm açıklanmış ve sanık TCK 214/1 uyarınca mahkûm edilmiştir. Daire, CMK 231/11 uyarınca hükmün açıklanmasına yönelik kararda Anayasa’nın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli, 2013/8-830 E., 2014/502 K. sayılı kararı gereğince iddia ve savunmanın yazılması, delillerin tartışılması, sabit görülen fiilin belirtilip nitelendirilmesi suretiyle “infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması” nı yasaya aykırı bulmuştur. Bu nedenle sair yönler incelenmeden hüküm bozulmuştur. Hüküm 12.03.2018 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, suç işlemeye tahrik davalarında hem esasa hem de usule ilişkin kritik noktaları göstermektedir.

Esas bakımından 8. Ceza Dairesinin 2023 ve 2024 tarihli onama kararları, suçun oluşması için tahrik konusu suçun gerçekleşmesinin aranmadığını, belirsiz sayıda kişiye yönelik ve somut bir suç türünü işaret eden çağrının yeterli görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bir yerin abluka altına alınıp işgal edilmesi çağrısı ile kolluk görevlilerine taş atılmasının meşru gösterilmesi, bu yaklaşımın iki örneğidir. Daire her iki olayda da ifadeleri tek tek değil paylaşımın bütünü içinde değerlendirmiş ve şiddeti ön plana çıkaran içeriği ifade özgürlüğü kapsamı dışında tutmuştur.

Bu kararlar, eleştiri ve tepki niteliğindeki sert ifadelerin kendiliğinden suç sayılacağı anlamına gelmez. TCK 218, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarını açıkça suç kapsamı dışında tutmaktadır. Övgü niteliğindeki paylaşımlarda ise ayrı bir suç tipi olan suçu ve suçluyu övme gündeme gelir ve orada açık ve yakın tehlike şartı aranır. Halkın bir kesimini diğerine karşı kışkırtan içerikler için halkı kin ve düşmanlığa tahrik yazımıza bakılabilir.

Usul bakımından 2024 tarihli karar, soruşturma aşamasındaki ikrarın önemini göstermektedir. Sanık kovuşturmada hesabın kendisine ait olmadığını savunmuş, ancak Daire soruşturmadaki ikrarı ve hesap adının değiştirilebildiğine ilişkin bilirkişi raporunu birlikte değerlendirerek bu savunmaya itibar etmemiştir. Bu nedenle ilk ifadenin avukat eşliğinde ve dikkatle verilmesi gerekir.

16. Ceza Dairesinin 2017 tarihli kararı temel cezanın belirlenmesinde orantılılık ilkesini, 8. Ceza Dairesinin 2018 tarihli kararı ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kaldırılması hâlinde tam gerekçe yazılması gerektiğini vurgulamaktadır. Tahrik sonucunda kolluk görevlilerine karşı fiili bir direnme gerçekleşmişse görevi yaptırmamak için direnme suçu, belirli bir kişiye yönelik sözler varsa hakaret suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Çağrının eyleme dönüşmemesini savunma sanmakSuç için tahrik konusu suçun işlenmesi aranmazÇağrının niteliğini ve bağlamını tartışın
İfadeleri tek tek savunmakYargıtay paylaşımın bütününe bakarPaylaşımı bağlamıyla birlikte açıklayın
Soruşturmada düşünmeden ikrar etmekİkrar sonradan geri alınsa da delil olarak kullanılabilirİfadeyi avukat eşliğinde verin
Hesap sahipliği savunmasını belgesiz bırakmakHesap adının değişebilmesi savunmayı zayıflatabilirIP ve abone bilgilerinin alınmasını isteyin
Eleştiri ile tahrik ayrımını yapmamakTCK 218 eleştiriyi korurİfadenin eleştiri niteliğini somut olarak gösterin
Nitelendirmeyi denetlememekEylem övme, kin ve düşmanlığa tahrik veya propaganda olabilirDoğru suç tipinin uygulanıp uygulanmadığını tartışın
Temel cezanın gerekçesini sorgulamamakGerekçesiz ağır ceza bozma nedenidirOrantılılık yönünden temyiz sebebi yapın
HAGB denetim süresini hafife almakYeni suç hükmün açıklanmasına yol açarDenetim süresi yükümlülüklerine uyun
Açıklanan hükmün gerekçesini denetlememekGerekçesiz karara atıf bozma nedenidirTam gerekçe yokluğunu kanun yoluna taşıyın
Suç işlemeye tahrik suçu nedir?

TCK m.214’te düzenlenen ve suç işlemek için alenen tahrikte bulunmakla işlenen, kamu barışına karşı bir suçtur.

Cezası nedir?

Temel hâlde altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Halkın bir kısmını diğerine karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik hâlinde ceza on beş yıldan yirmi dört yıla kadar hapistir. Basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde TCK m.218 uyarınca artırım yapılır.

Tahrik ettiğim suç işlenmezse ceza alır mıyım?

Evet. Suçun oluşması için alenen tahrikte bulunulması yeterlidir. Tahrik konusu suç işlenirse ayrıca TCK m.214/3 uyarınca o suçlara azmettiren sıfatıyla sorumluluk doğar.

Alenen ne demektir?

Tahrikin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilecek şekilde yapılmasıdır. Yargıtay, herkese açık sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla belirsiz sayıdaki kişilere yönelik çağrıları alenen tahrik olarak değerlendirmiştir.

Sosyal medyada yürüyüş çağrısı yapmak suç mu?

Barışçıl bir toplantı veya yürüyüş çağrısı kendiliğinden suç değildir. Ancak Yargıtay’ın onadığı bir kararda, bir yerin abluka altına alınıp işgal edilmesi çağrısı belirsiz kişileri suç işlemeye alenen tahrik olarak kabul edilmiştir.

İfade özgürlüğü savunması kabul edilir mi?

İfadenin niteliğine bağlıdır. Yargıtay, kolluk görevlilerine taş atılmasını hak ve helal olarak sunan ve şiddeti ön plana çıkaran bir paylaşımı ifade özgürlüğü kapsamında görmemiştir. Eleştiri amacıyla yapılan açıklamalar ise TCK m.218 uyarınca suç oluşturmaz.

Hesabım bana ait değil, ne yapmalıyım?

IP, erişim ve abone bilgilerinin alınmasını talep etmelisiniz. Yargıtay’ın incelediği bir olayda sanığın soruşturmadaki ikrarı ve hesap adının değiştirilebildiğine ilişkin bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek bu savunmaya itibar edilmemiştir.

Basın-yayın artırımı nedir?

TCK m.218’e göre kamu barışına karşı suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Yargıtay, sosyal medya paylaşımlarında bu artırımın gözetilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Suç işlemeye tahrik ile suçu ve suçluyu övme arasındaki fark nedir?

Tahrikte kişiler gelecekte bir suç işlemeye yönlendirilir; övmede ise işlenmiş bir suç veya suçlu övülür. Övme suçunda ayrıca kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike şartı aranır.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile farkı nedir?

TCK m.216, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahriki düzenler. TCK m.214 ise belirli bir kesimi değil, genel olarak suç işlemeye yönelik tahriki cezalandırır.

Suç şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.214’te şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Şartları varsa mümkündür. Denetim süresinde yeni bir kasıtlı suç işlenirse hüküm açıklanır; Yargıtay bu durumda açıklanan hükmün tam bir gerekçe içermesi gerektiğini belirtmiştir.

Temel ceza nasıl belirlenir?

TCK m.61 uyarınca suçun işleniş biçimi, yeri, zamanı ve tehlikenin ağırlığı gözetilir. Yargıtay, alt sınırdan makul şekilde ayrılmak yerine gerekçesiz fazla ceza verilmesini bozma nedeni saymıştır.

Paylaşımı silmek davayı etkiler mi?

Suç paylaşımla oluştuğundan silinmesi davayı düşürmez. Ancak paylaşımın erişilebilir kaldığı süre ve etkisi, cezanın belirlenmesinde ve lehe hükümlerin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Hangi mahkemede yargılanırım?

Temel hâl kural olarak asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Aynı olayda terör örgütü üyeliği gibi ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlamalar bulunuyorsa dava ağır ceza mahkemesinde görülebilir; incelenen bir karar bu şekilde ağır ceza mahkemesinden gelmiştir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.214 — Suç işlemeye tahrik
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.215 — Suçu ve suçluyu övme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.216 — Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.217 — Halkı kanunlara uymamaya tahrik
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.218 — Basın ve yayın yoluyla işlenme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.38 — Azmettirme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.61 — Cezanın belirlenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.230 — Hükmün gerekçesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.26 — Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.141 — Mahkeme kararlarının gerekçeli olması

İlgili yazılarımız: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik · Görevi yaptırmamak için direnme · Suç örgütü kurma · Haksız tahrik · Hakaret davası

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (TCK 206): Başkasının Kimliğiyle Hastane Kaydı, Kimliği Bildirmeme Kabahati ve Özel Norm

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.206’ya göre bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Nüfuz Ticareti Suçu (TCK 255): Dolandırıcılık ve Rüşvetten Farkı, Parayı Verenin Durumu ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.255/1’e göre kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU

İçindekilerUyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti SuçuUyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Nasıl Oluşur?Uyuşturucu Maddenin…

18.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK SUÇU TCK 216

İçindekilerHalkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu (TCK 216): Kamu Barışını TehditTCK 216: Halkı Kin ve Düşmanlığa…

21.09.2024 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Görevi Kötüye Kullanma Suçu (TCK 257): Kural İhlali Tek Başına Yetmez

İçindekilerEski kanunla arasındaki kritik farkÜç sonuçtan biri: ne anlama geliyor?İcrai hâl mi, ihmali hâl mi?Hangi suçlar TCK 257’nin…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Ön Ödeme (TCK m.75): Ödeyince Dava Açılmıyor mu?

İçindekilerKanunî dayanakKapsam ve sonuçlarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca Ön ödeme, hafif suçlarda…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara