Yargılamanın İadesi (HMK m.374): Sebepleri, Süreleri ve Sınırları

legapro kapak 16333 LegaPro Hukuk Yargılamanın İadesi (HMK m.374): Sebepleri, Süreleri ve Sınırları

Kısaca

  • Yargılamanın iadesi, kesin hükmün en önemli istisnasıdır.
  • Yalnızca kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenebilir.
  • Sebepler HMK m.375’te sınırlı sayıda sayılmıştır.
  • Sebepler kıyas yoluyla genişletilemez.
  • Yeni belgede dört şart aranır; başlıcası belgenin karardan sonra ele geçirilmesi.
  • Elinizde olan bir belge “sonradan ele geçirilmiş” sayılmaz.
  • Hile aktif olabileceği gibi susma biçiminde de olabilir.
  • Yalan tanıklık, bilirkişi ve yemin hâllerinde kural olarak ceza mahkûmiyeti aranır.
  • Süre: sebebin öğrenilmesinden üç ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren on yıl.
  • Süreler hak düşürücüdür ve resen gözetilir.

Kesinleşen karar kural olarak tartışılamaz. Ancak yargılamada öyle ağır hatalar olabilir ki kararı ayakta tutmak adalet duygusunu zedeler. İşte bu istisnai hâllerde devreye yargılamanın iadesi girer.

Bu yazıda iadenin sebeplerini, sürelerini ve uygulamada en sık reddedilme nedenlerini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

HMK m.374: “Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.”

HMK m.375/1 — İade sebepleri (özet): “a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi … kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin … sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) … tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, … Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması …”

Aynı maddenin ikinci fıkrası: “Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz…”

Yeni belge sebebinde aranan dört şart

ŞartAçıklama
Mevcut olmaBelge, davaya bakıldığı sırada var olmalı
Etkili olmaBelge, hükmü etkileyecek nitelikte olmalı
Sonradan elde etmeBelge, hükümden sonra ele geçirilmeli
Engel bulunmaMücbir sebep ya da karşı tarafın eylemi nedeniyle elde edilememiş olmalı

Kritik nokta: Yalnızca mevcut bir belgenin sonradan bulunmuş olması tek başına iade sebebi değildir. Tapu sicili gibi herkese açık kayıtlardan öğrenilebilecek bir husus, “elde edilemeyen belge” sayılmaz.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Hükmün kesinleştiğini şerhle belgeleyin.
  2. İddianızı m.375’teki hangi bende dayandırdığınızı açıkça yazın.
  3. Sebebi öğrendiğiniz tarihi kanıtlayın.
  4. Üç aylık süreyi bu tarihten hesaplayın.
  5. Kesinleşmeden itibaren on yılı aşmadığınızı kontrol edin.
  6. Yeni belgede dört şartın tamamını gösterin.
  7. Belgeyi neden daha önce elde edemediğinizi anlatın.
  8. Hile iddiasında somut davranışı ve hükme etkisini ortaya koyun.
  9. Yalan tanıklık, bilirkişi ve yemin hâllerinde ceza kararını ekleyin.
  10. Talebi hükmü veren mahkemeye yöneltin.
  11. Talebin kabul edilmesinin otomatik olarak davayı kazandırmadığını bilin.
  12. Reddedilirse kanun yolunu süresinde kullanın.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/392, K. 2022/1150, 27.09.2022

İade sebepleri sınırlı sayıdadır ve kıyasla genişletilemez; herkese açık sicilden öğrenilebilecek bir husus “elde edilemeyen belge” sayılmaz. Kurul kurumu şöyle tanımlamıştır: “Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.” Sınırını da çizmiştir: “Yargılamanın iadesi sebepleri, … 375. maddesinde … sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. … maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez.” Yeni belge sebebinin dört şartını sayan Kurul, “Sadece mevcut belgenin sonradan bulunmuş olması vakıası, başlı başına yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilemez” demiş; tapu kaydında kamulaştırma şerhi bulunduğu ve “kamuya açıklık prensibi gereği somut olayda aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin bulunmadığı” gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/419, K. 2024/414, 12.09.2024

Hile aktif bir eylemle olabileceği gibi susmakla da gerçekleşebilir; bilinen bir ödemeyi gizlemek iade sebebidir. Kurul hileyi geniş yorumlamıştır: “Hile, gerçekte var olan olayların bilerek gizlenmesi veya gerçek dışı olaylara (vakıalara) mal etmek suretiyle diğer tarafın aldatılmasıdır. … Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada kabul edilen görüşlere göre, … öngörülen hileli davranış olumlu (aktif) bir eylem biçiminde olabileceği gibi, çekinme ve susma gibi olumsuz (pasif) bir şekilde de ortaya çıkabilir.” Bunu HMK m.29’a bağlamıştır: “Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.” Kamulaştırma bedelinin kendisine ödendiğini bilen ve bunu yargılama boyunca açıklamayan taraf ile vekili bakımından “dürüst davranma ilkesine uymadıkları gibi 375/1-h maddeleri uyarınca hileli davranış içinde oldukları” sonucuna varılmış; ödeme belgelerinin ancak iade davasında dosyaya gelmesi karşısında m.375/1-ç şartının da gerçekleştiği kabul edilerek direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle oy çokluğuyla onanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1301, K. 2025/6481, 23.10.2025

Yargılama sırasında sizin elinizde olan ve dosyaya bizzat sunduğunuz belge, “sonradan ele geçirilmiş belge” sayılmaz. Alacak davasının reddinden sonra, sevk irsaliyelerinin sahteliğine ve karşı tarafın belgeleri imha ettiğine dayanılarak iade istenmişti. Yerel mahkeme, “sevk irsaliyelerinin alacak davası devam ediyor iken davacının elinde bulunduğu ve bu irsaliyelerin kendi beyanına göre bizzat davacı tarafından alacak dosyasına ibraz edildiği, yani iade sebebi olarak gösterilen belgelerin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması şeklindeki koşulunun somut olayda gerçekleşmediği” gerekçesiyle talebi reddetmişti. Ceza yargılamasının beraatle sonuçlanması ve “salt bir kısım sevk irsaliyelerinin usulüne uygun düzenlenmemiş olmasının sanıklar aleyhine hileli hareket olarak kabulünün mümkün olmadığı” saptanması karşısında m.375/1-h şartının da gerçekleşmediği kabul edilmiş; karar oy birliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5775, K. 2023/6379, 19.12.2023

İleri sürülen sebep kanunda sayılan hâller arasında değilse talep esasa girilmeden reddedilir. Talep eden, hükme esas alınan belgenin sahte olduğunu ve karşı tarafın hileli davrandığını ileri sürerek m.375/1-(d), (e) ve (h) bentlerine dayanmıştı. İlk derece mahkemesi, “davacı vekilince ileri sürülen sebeplerin yargılamanın iadesini gerektiren haller arasında olmadığı, ayrıca davalı …’ın … dilekçesinde belirttiği hususlar gerekçeli kararda bahsedilmişse de hükmün buna göre verilmediği” gerekçesiyle talebi reddetmiş; bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetmişti. Daire kararı usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.

Dört karar, yargılamanın iadesinin neden çok dar bir kapı olduğunu gösteriyor. Kural, kesin hükmün dokunulmazlığıdır; iade ise ancak kanunda tek tek sayılan ağır hatalar için açılan bir istisnadır ve 27.09.2022 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararının vurguladığı gibi bu liste kıyasla genişletilemez. Uygulamada taleplerin çoğu “yeni belge” (m.375/1-ç) ve “hile” (m.375/1-h) bentlerine dayanıyor ve çoğu da bu iki bendin dar yorumunda takılıyor. Yeni belge bendinde dört şart birlikte aranıyor; en çok düşülen hâl 23.10.2025 tarihli kararda görülüyor — davanın seyri sırasında zaten sizde bulunan, hatta bizzat sizin dosyaya sunduğunuz bir belge “sonradan ele geçirilmiş” sayılmıyor. 27.09.2022 tarihli karar bunun bir başka yüzünü ekliyor: tapu sicili gibi herkese açık bir kayıttan öğrenilebilecek bilgi de elde edilemeyen belge değildir; kimse sicildeki kaydı bilmediğini ileri süremez. Hile bendi ise daha esnek yorumlanıyor: 12.09.2024 tarihli karara göre hile aktif bir aldatma olabileceği gibi, bilinen bir gerçeği susarak gizlemek de olabilir ve bu, HMK m.29’daki doğruyu söyleme yükümlülüğünün ihlalidir. Buna karşılık 23.10.2025 tarihli kararın gösterdiği gibi, ceza yargılaması beraatle sonuçlanmışsa aynı olguya dayalı hile iddiası ayakta durmakta zorlanır. Pratik özet: bendi doğru seçin, üç aylık süreyi öğrenme tarihinden işletin, belgeyi neden daha önce alamadığınızı ispatlayın.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Kesinleşmemiş karara karşı iade istemekHüküm kesinleşmiş olmalıdır
Kanunda olmayan sebebe dayanmakSebepler sınırlı sayıdadır
Elindeki belgeyi yeni belge saymakBelge karardan sonra ele geçirilmelidir
Aleni sicilden öğrenilebilecek bilgiye dayanmakKimse sicildeki kaydı bilmediğini ileri süremez
Üç aylık süreyi kaçırmakSüre öğrenme tarihinden işler
On yıllık süreyi hesaba katmamakHer hâlde kesinleşmeden itibaren on yıl
Ceza kararı olmadan yalan tanıklığa dayanmakKural olarak kesinleşmiş mahkûmiyet gerekir
Hileyi soyut ileri sürmekSomut davranış ve hükme etkisi gösterilmelidir
Kanun yolu itirazı gibi kullanmakİade, temyiz yerine geçmez

Sık sorulan sorular

Yargılamanın iadesi nedir?

Ağır yargılama hataları nedeniyle maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve dava hakkında yeniden yargılama yapılmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur.

Hangi kararlara karşı istenebilir?

Yalnızca kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı. Karar kesinleşmeden, sebep mevcut olsa bile bu yola gidilemez.

Sebepler nelerdir?

HMK m.375’te sayılanlar: mahkemenin teşekkülü, yasaklı hâkim, yetkisiz temsil, yeni belge, sahte senet, yalan tanıklık, gerçeğe aykırı bilirkişi/tercüman beyanı, yalan yere yemin, dayanak hükmün ortadan kalkması, hile, çelişkili kesin hükümler ve AİHM kararı.

Başka bir sebebe dayanabilir miyim?

Hayır. Sebepler sınırlı sayıdadır ve kıyas yoluyla genişletilemez.

“Yeni belge” ne demek?

Davaya bakıldığı sırada mevcut olan, hükmü etkileyecek nitelikteki, hükümden sonra ele geçirilen ve daha önce mücbir sebep ya da karşı tarafın eylemi yüzünden elde edilememiş belge.

Belgenin sonradan bulunması yeterli mi?

Hayır. Sadece mevcut belgenin sonradan bulunmuş olması tek başına iade sebebi değildir; elde edilememe hâlinin de ortaya konması gerekir.

Tapu kaydına dayanabilir miyim?

Tapu sicili herkese açıktır ve kimse sicildeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez; bu nedenle sicilden görülebilecek bir husus “elde edilemeyen belge” sayılmaz.

Hile nasıl anlaşılır?

Gerçekte var olan olayların bilerek gizlenmesi ya da gerçek dışı vakıalara dayanılarak karşı tarafın aldatılmasıdır; hükme etkili olup olmadığının takdiri hâkime aittir.

Susmak hile sayılır mı?

Sayılabilir. Hileli davranış aktif bir eylem biçiminde olabileceği gibi çekinme ve susma gibi pasif bir şekilde de ortaya çıkabilir.

Yalan tanıklığa dayanmak için ne gerekir?

Kural olarak bu sebebin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması. Delil yokluğu dışında bir sebeple kovuşturma yapılamamışsa ceza kararı aranmaz; bu hâlde sebep iade davasında ispatlanır.

Süre ne kadar?

Kural olarak sebebin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl.

Süreler resen dikkate alınır mı?

Evet, hak düşürücü nitelikte olduklarından mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Talep nereye yapılır?

Yargılamanın iadesi, iadesi istenen hükmü vermiş olan mahkemeden istenir.

Talep kabul edilirse dava kazanılmış olur mu?

Hayır. Kabul kararı yalnızca yeniden yargılama yapılmasını sağlar; esas hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilir.

Aynı sebeple ikinci kez iade istenebilir mi?

Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir iade talebi daha önce kesin hükme bağlanmışsa, ikinci talep kesin hüküm nedeniyle reddedilir.

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m.29 — dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü
  • 6100 sayılı HMK m.303 — kesin hüküm
  • 6100 sayılı HMK m.374 — yargılamanın iadesinin konusu
  • 6100 sayılı HMK m.375 — iade sebepleri
  • 6100 sayılı HMK m.376 — üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi
  • 6100 sayılı HMK m.377 — süreler
  • 6100 sayılı HMK m.378 — görevli ve yetkili mahkeme
  • 6100 sayılı HMK m.379-381 — yargılama usulü ve sonuçları
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.2 — dürüstlük kuralı
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.1020 — tapu sicilinin aleniyeti

Usul hukukuyla ilgili diğer yazılarımız: kesin hüküm ve etkisi, bekletici mesele ve delil tespiti.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yargılamanın iadesinde sebep seçimi ve süre hesabı sonucu belirler; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara