Usulî Kazanılmış Hak: Bozmaya Uyulduktan Sonra Direnilebilir mi?

- Usulî kazanılmış hak, bir davada mahkemenin veya tarafların yaptığı usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan haktır.
- En tipik hâli, mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıdır: uymayla birlikte bozma lehine olan taraf bakımından kazanılmış hak doğar.
- Kurumun kanunda açık bir düzenlemesi yoktur; Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiştir.
- Temel dayanak 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
- Bozmaya uyan mahkeme bu kararla bağlıdır; sonradan uyma ara kararından dönerek direnme kararı veremez.
- Uyma kararından sonra verilen ve bozmaya aykırı düşen hüküm, usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulur.
- Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzenine ilişkindir ve temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.
- Amacı yalnızca hakkı bulmak değil, hukukî alanda istikrarı ve kararlara duyulan güveni korumaktır.
- Karar düzeltme üzerine verilen bozma kararına uyulması da usulî kazanılmış hak doğurur.
- Kural yalnızca asliye mahkemelerinde değil, icra hukuk mahkemeleri dâhil tüm derece mahkemelerinde geçerlidir.
- İstisna 1: Uymadan sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması.
- İstisna 2: Geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması.
- İstisna 3: Uygulanacak hükmün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi.
- İstisna 4: Görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç gibi kamu düzenine ilişkin konular.
- İstisna 5: Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmuş olması.
Bir dosyada mahkeme bozma kararına uyar, taraflar buna göre delil toplar, hesap yaptırır; aylar sonra mahkeme fikir değiştirip “aslında önceki kararım doğruydu” diyerek direnir. Uygulamada sık görülen bu tablo, usul hukukunun en sert kurallarından birine çarpar: usulî kazanılmış hak.
Kural basittir ama sonuçları ağırdır. Bozmaya uyan mahkeme artık geri dönemez; döndüğünde kararı usulden bozulur. Buna karşılık kuralın, yine içtihatla geliştirilmiş bir istisnalar listesi vardır ve bu listeyi bilmek, çoğu zaman dosyayı kurtaran şeydir. Aşağıda kuralı ve istisnalarını Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
Kanunda açık hüküm yoktur. Yargıtay’ın deyişiyle: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukukî alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı: “Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir, meğer ki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arz etmesin.”
Aynı karardan: “Gerçekten, mahkemenin doğru bularak uyduğu ve yahut kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile dava, usul ve kanuna uygun bir çığıra sokulmuş demektir. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması manasına gelir ki, böyle bir netice asla kabul edilemez.”
Uyma ile direnme arasındaki tercih, dosyanın kalan ömrünü belirler:
| Ölçüt | Bozmaya uyma | Direnme |
|---|---|---|
| Zamanı | Bozmadan sonraki ilk oturum | Bozmadan sonraki ilk oturum |
| Doğurduğu sonuç | Usulî kazanılmış hak | Hukuk Genel Kurulu incelemesi |
| Geri dönüş | Mümkün değil | Kurul kararına kadar sürer |
| Mahkemenin yetkisi | Bozma çerçevesiyle sınırlı | Önceki görüşünü savunur |
| Aykırı hükmün sonucu | Usulden bozma | Kurul kararına göre değişir |
| Resen gözetilme | Evet, kamu düzeni | — |
| Süre etkisi | Dosyayı kısaltır | Dosyayı uzatır |
| Taraf iradesi | Aranmaz | Aranmaz |
| İstisnalar | Vardır ve dardır | — |
Kritik nokta: Uyma kararı bir ara kararıdır; ancak sıradan bir ara kararı gibi geri alınamaz. Mahkeme duruşmada “bozma ilamına uyulmasına” dediyse, sonraki oturumda “bu ara karardan rücu edildi, direnilmesine” diyemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu tabloyu son yıllarda defalarca ve aynı gerekçeyle bozmuştur. Bu nedenle uyma-direnme tercihi, aceleyle değil bozma gerekçesi tam olarak okunduktan sonra yapılmalıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Bozma gerekçesini satır satır çözümleyin. Bozmanın esasa mı yoksa yalnızca usule mi ilişkin olduğu, uyma-direnme tercihinin temelidir.
- Bozmanın kimin lehine olduğunu belirleyin. Uyma hâlinde kazanılmış hak, bozmadan yararlanan taraf lehine doğar.
- Uyma-direnme kararını ilk oturumda netleştirin. Tereddütlü ifadeler sonradan yorum tartışması yaratır.
- Uyma kararı verildiyse çerçeveye sadık kalın. Bozmada gösterilen inceleme ve araştırma neyse yalnızca o yapılır.
- Uyma sonrası direnme talebinden kaçının. Bu talep kabul edilse bile karar usulden bozulacaktır; dosya bir tur daha uzar.
- Karşı taraf uymadan dönerse hemen itiraz edin. İtirazınızı tutanağa geçirtin ve gerekçeli kararı bu yönden temyiz edin.
- İstisna listesini kontrol edin. Yeni İçtihadı Birleştirme Kararı, geçmişe etkili kanun veya Anayasa Mahkemesi iptali var mı?
- Kamu düzeni başlıklarını ayrıca tarayın. Görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı ve harç konularında usulî kazanılmış haktan söz edilemez.
- Maddi hata iddiasını somutlaştırın. Bozmanın dosyadaki bir belgeyi yanlış okumaya dayandığını göstermek, kuralı aşmanın en güçlü yoludur.
- Temyiz etmediğiniz hususları unutmayın. Önceki kararda aleyhinize olup temyize getirmediğiniz hususlar, sonraki temyizde ileri sürülemez.
- Yeni hükmü bozma çerçevesiyle karşılaştırın. Bozmaya aykırılık sadece bir usul kuralına ilişkin ve sonucu değiştirmiyorsa bozma sebebi sayılmayabilir.
- Temyiz dilekçesinde ilkeyi açıkça anın. Usulî kazanılmış hak resen gözetilse de, dilekçede gösterilmesi incelemeyi hızlandırır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.04.2022 T., 2022/368 E., 2022/537 K.
Uyma ara kararından dönülüp direnilemez; ilke kamu düzenindendir. Mahkeme, bozmadan sonraki oturumda bozma kararına uyulmasına karar vermiş, ancak bir sonraki oturumda bu ara karardan dönerek direnme yönünde hüküm kurmuştu. Kurul, kavramı tanımlamıştır: “bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulî kazanılmış hak denilir.” Bağlayıcılık şöyle ifade edilmiştir: “Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Daha sonra bu uyma kararından dönerek direnme kararı veremez; bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır.” Kurul, ilkenin niteliğini de belirlemiştir: “Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.” Direnme kararı oy birliğiyle usulden bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.12.2024 T., 2024/809 E., 2024/665 K.
Karar düzeltme üzerine verilen bozmaya uyma da kazanılmış hak doğurur. Ecrimisil davasında ilk derece kararı önce onanmış, davacılar vekilinin karar düzeltme başvurusu üzerine Özel Daire onama ilâmını kaldırıp hükmü bozmuştu. Mahkeme bu bozmaya uyduktan yaklaşık bir yıl sonra uyma ara kararından rücu ederek direnmişti. Kurul, sonucu tereddüde yer bırakmayacak biçimde bağlamıştır: “davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme yoluna başvurması üzerine verilen Yargıtay bozma kararı sonrasında ilk derece mahkemesinin bu karara uyması ile davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Burada usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık önceki kararda direnilmesi usulen mümkün değildir.” Direnme kararı oy birliğiyle usulden bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.04.2025 T., 2024/786 E., 2025/270 K.
Kural icra hukuk mahkemelerinde de aynen geçerlidir. İtirazın kaldırılması ve tahliye isteminde, ilk derece mahkemesi Özel Daire bozmasına uyulmasına karar vermiş; ancak bir sonraki oturumda “önceki celse geçici yetkili hâkim tarafından verilen ara karardan dönülmesine” diyerek direnmişti. Kurul, aynı ilkeleri tekrarlayarak “İlk Derece Mahkemesinin bu karara uyması ile borçlu yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur” tespitini yapmış ve “Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir” demiştir. Direnme kararı oy birliğiyle usulden bozulmuştur. Kararın önemi, hâkim değişikliğinin de uyma kararının bağlayıcılığını ortadan kaldırmadığını göstermesidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.09.2023 T., 2022/8299 E., 2023/4276 K.
Harç ve maddi hata, kuralın iki önemli istisnasıdır. Vakıflar Kanunu’na dayalı gaiplik ve tapu iptali davasında, önceki bozma kararında kayyımın “yasal hasım” olduğu ve harcın davacıdan tahsili gerektiği belirtilmiş; mahkeme bozmaya uyarak harcı davacıya yüklemişti. Daire önce kuralı teyit etmiştir: “bozma kararına uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı”. Ardından istisnayı uygulamıştır: “harç hususu kamu düzenine ilişkin olup usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gibi, maddi hataya dayalı olan bir bozma kararına uyulmuş olunması halinde de usuli kazanılmış hakka değer verilmesi mümkün değildir.” Somut olayda önceki bozmanın harca ilişkin kısmı maddi hataya dayalı bulunmuş, kayyımın harçtan muaf olmadığı gözetilerek harcın davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. Hüküm oy birliğiyle düzeltilerek onanmıştır. Karar ayrıca şu uyarıyı da içerir: önceki kararda aleyhe olup temyize getirilmeyen hususlar, sonraki temyizde ileri sürülemez.
Dört karar birlikte okunduğunda, usulî kazanılmış hakkın “istikrar” ile “doğru karar” arasında kurulmuş bir denge olduğu görülür.
Birinci halka – kural nettir. Nisan 2022 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı, uyma kararının bağlayıcılığını en açık biçimde ifade eder. Mahkeme uydu mu bağlıdır; ne uyma ara kararından döner ne de bozmaya aykırı hüküm kurabilir. Bu kural mahkemenin görüş değiştirmesine değil, tarafların kazandığı usulî konuma dayanır.
Ikinci halka – gerekçe istikrardır. İçtihadı Birleştirme Kararının vurguladığı gibi, kurumun amacı yalnızca doğru karara ulaşmak değil, hukukî alanda istikrarı sağlamak ve kararlara duyulan güveni korumaktır. Bu nedenle mahkemenin “sonradan daha doğrusunu buldum” demesi tek başına yeterli sayılmaz.
Üçüncü halka – kapsam geniştir. Aralık 2024 tarihli karar, karar düzeltme üzerine verilen bozmaya uymanın da kazanılmış hak doğurduğunu gösterir. Nisan 2025 tarihli karar ise kuralın icra hukuk mahkemelerinde de uygulandığını ve hâkim değişikliğinin sonucu değiştirmediğini teyit eder. Yani kural, “hangi mahkeme” ya da “hangi hâkim” sorusuna bağlı değildir.
Dördüncü halka – ilke resen gözetilir. Her üç Kurul kararında da usulî kazanılmış hakkın kamu düzenine ilişkin olduğu ve temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınacağı vurgulanır. Bu, tarafın dilekçesinde ileri sürmemiş olmasının bir kayıp doğurmadığı anlamına gelir; ancak ileri sürmek incelemeyi hızlandırır.
Beşinci halka – istisnalar dar ama gerçektir. Uymadan sonra çıkan yeni İçtihadı Birleştirme Kararı, geçmişe etkili kanun ve hüküm kesinleşmeden önceki Anayasa Mahkemesi iptali, kazanılmış hakkı ortadan kaldırır. Bunlara kamu düzeniyle ilgili başlıklar eklenir: görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı ve harç.
Altıncı halka – maddi hata en işlevsel istisnadır. Eylül 2023 tarihli karar bunu somutlaştırır: bozma kararı dosyadaki bir olguyu yanlış değerlendirmişse, ona uyulmuş olması bile kazanılmış hak doğurmaz. Uygulamada bu argümanın gücü, “maddi hata” ile “hukukî değerlendirme farkı” arasındaki sınırı doğru çizmeye bağlıdır; ikincisi istisna kapsamında değildir.
Yedinci halka – temyiz edilmeyen husus kaybedilir. Aynı karar ikinci bir uyarı içerir: önceki kararda aleyhe olup temyize getirilmeyen hususlar, dosya bozulup yeniden karara bağlansa bile sonraki temyizde ileri sürülemez. Bu, kısmen aleyhe kararlarda temyiz kapsamının dikkatle belirlenmesini zorunlu kılar. Temyiz başvurusu yazımız bu kapsam tartışması için başlangıç noktasıdır.
Sekizinci halka – tercih baştan yapılır. Uyma-direnme tercihi geri alınamayan bir tercihtir. Bu nedenle bozma kararı geldiğinde ilk iş, bozmanın hangi noktalara ilişkin olduğunu ve uyulması hâlinde hangi hususların artık tartışılamayacağını çıkarmaktır. Bu çalışma yapılmadan verilen uyma kararı, sonraki bütün savunmaları daraltır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| Uyma ara kararını geri alınabilir sanmak | Uyma ile taraf lehine hak doğar | Tercihi bozma gerekçesini okuyup verin |
| Uymadan sonra direnme talep etmek | Karar usulden bozulur, dosya uzar | Bozma çerçevesinde inceleme yapılmasını isteyin |
| Hâkim değişti diye kuralın kalktığını sanmak | Bağlayıcılık mahkemeye aittir | Yeni hâkime uyma kararını hatırlatın |
| İlkeyi dilekçede hiç anmamak | Resen gözetilse de gecikmeye yol açar | Temyiz sebepleri arasında açıkça belirtin |
| Her aleyhe bozmayı maddi hata saymak | Hukukî değerlendirme farkı istisna değildir | Dosyadaki somut yanlış okumayı gösterin |
| Görev itirazını uyma nedeniyle bırakmak | Görev kamu düzenindendir | Kamu düzeni başlıklarını her aşamada ileri sürün |
| Harç eksikliğini kazanılmış hak sanmak | Harç kamu düzenine ilişkindir | Harç hesabını her aşamada denetleyin |
| Kısmen aleyhe kararı temyiz etmemek | O hususlar sonraki temyizde ileri sürülemez | Temyiz kapsamını eksiksiz belirleyin |
| Her aykırılığı bozma sebebi saymak | Sonucu değiştirmeyen usul aykırılığı bozma sebebi olmayabilir | Aykırılığın sonuca etkisini tartışın |
Usulî kazanılmış hak nedir?
Bir davada mahkemenin veya tarafların yaptığı bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan haktır. En bilinen örneği, mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozmadan yararlanan taraf lehine doğan haktır.
Kanunda düzenlenmiş mi?
Usul Kanunu’nda bu konuda açık bir hüküm yoktur. Kurum, Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş olup temel dayanağı 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
Mahkeme bozmaya uyduktan sonra direnebilir mi?
Hayır. Bozma kararına uyan mahkeme bu uyma kararıyla bağlıdır; daha sonra uyma kararından dönerek direnme kararı veremez. Bozmada gösterilen biçimde inceleme yapmak veya yeni bir hüküm vermek zorundadır.
Uyma kararı ara kararı değil mi, geri alınamaz mı?
Uyma bir ara kararıyla verilse de sıradan bir ara kararı gibi geri alınamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, uyma ara kararından rücu edilerek direnilmesini usul ve yasaya aykırı bularak bu tür kararları usulden bozmaktadır.
Bu ilke resen dikkate alınır mı?
Evet. Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgili olduğundan temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.
İlkenin amacı nedir?
Yalnızca doğru karara ulaşmak değil, hukukî alanda istikrarı sağlamaktır. Bozmaya uyulduktan sonra aksi yönde karar verilmesi, usul hükümleriyle hedeflenen istikrarı zedeler ve kararlara duyulan genel güveni sarsar.
Hâkim değişirse kural değişir mi?
Hayır. Bağlayıcılık mahkemeye aittir; hâkimin değişmesi uyma kararının bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz.
Karar düzeltme üzerine verilen bozma da kazanılmış hak doğurur mu?
Evet. Onama ilâmının karar düzeltme üzerine kaldırılıp hükmün bozulması hâlinde de mahkemenin bu bozmaya uyması, lehine bozma verilen taraf bakımından usulî kazanılmış hak doğurur.
İstisnaları nelerdir?
Uymadan sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması, geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması, uygulanacak hükmün hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi; ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç gibi kamu düzenine ilişkin konular ve maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmuş olması.
Maddi hata istisnası ne demek?
Bozma kararı, dosyadaki bir olgunun yanlış değerlendirilmesine dayanıyorsa, bu bozmaya uyulmuş olsa bile usulî kazanılmış hakka değer verilmez. Ancak maddi hata ile hukukî değerlendirme farkı birbirinden ayrılmalıdır; ikincisi istisna kapsamında değildir.
Harç konusunda kazanılmış hak doğar mı?
Hayır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan, önceki bozmada harca ilişkin belirleme yapılmış ve buna uyulmuş olsa dahi usulî kazanılmış haktan söz edilemez.
Görev itirazı için de aynı şey geçerli mi?
Evet. Görev, hak düşürücü süre ve kesin hüküm itirazı gibi kamu düzenine ilişkin konularda usulî kazanılmış haktan söz edilemez; bu hususlar her aşamada ileri sürülebilir ve resen gözetilir.
Bozmaya her aykırılık bozma sebebi midir?
Kural olarak evet. Ancak İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kuralına ilişkinse ve son kararın sonucunu değiştirecek nitelikte değilse bozma sebebi sayılmayabilir.
Önceki kararı kısmen temyiz etmiştim, sonra tamamını temyiz edebilir miyim?
Hayır. Önceki kararda aleyhinize olup temyize getirmediğiniz hususlar, dosya bozulup yeniden karara bağlansa bile sonraki temyizde ileri sürülemez.
Bu ilke sadece Yargıtay bozmalarında mı geçerli?
En tipik uygulaması bozmaya uymadır. Ancak tanım daha geniştir: bir davada taraflar, mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemiyle taraflardan biri lehine doğan ve uyulması zorunlu olan her hak bu kapsamdadır.
- 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371 – Bozma sebepleri
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373 – Bozmaya uyma ve direnme
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 303 – Kesin hüküm
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114–115 – Dava şartları
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1 ve 114/1-c – Görevin kamu düzeninden olması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu geçici m. 3 – Uygulanmaya devam eden HUMK hükümleri
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m. 429 ve 438 – Bozma ve düzelterek onama
- 492 sayılı Harçlar Kanunu – Yargı harçları
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 364 – İcra mahkemesi kararlarının temyizi
- 2709 sayılı Anayasa m. 138 – Mahkemelerin bağımsızlığı
- 2709 sayılı Anayasa m. 141 – Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması
İlgili yazılarımız: temyiz başvurusu, istinaf nedir, kesin hüküm ve etkisi, davanın ıslahı, yargılamanın yenilenmesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Usulî kazanılmış hakkın doğup doğmadığı, bozma kararının içeriğine ve dosyadaki usul işlemlerine göre değerlendirilir.