Hukukî Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27): Üç Unsuru ve İhlal Hâlleri

- Hukukî dinlenilme hakkı, HMK m. 27’de düzenlenmiş olup adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur.
- Hak sahibi yalnızca davanın tarafları değildir: müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri de kendi haklarıyla bağlantılı olarak bu haktan yararlanır.
- Hak üç unsurdan oluşur: bilgilenme, açıklama ve ispat, mahkemenin dikkate alıp gerekçelendirmesi.
- Sıkça “iddia ve savunma hakkı” denilse de, hukukî dinlenilme hakkı bunları da kapsayan daha geniş bir üst kavramdır.
- Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
- Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz.
- Bilgilendirmenin şeklen değil gerçek anlamda sağlanması gerekir; bu nedenle tebligat ve davetiyelerde kanunî şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulmalıdır.
- Açıklama ve ispat hakkı, iki tarafa eşit tanınmalıdır; buna silahların eşitliği ilkesi denir.
- Hak yalnızca dava başındaki dilekçelerle sınırlı değildir; yargılamanın her aşamasında ve tanık, bilirkişi gibi diğer kişilerin açıklamaları bakımından da geçerlidir.
- Mahkeme, tarafların açıklamalarını dikkate almalı ve bu değerlendirmeyi karar gerekçesinde göstermelidir.
- Hak, kanun yolunun açılmasını da kapsar; gerekçeli kararın usulsüz tebliği bu hakkı ihlal eder.
- Mahkeme, tanıkları dinlemeden ve delilleri toplamadan tanık sayısını baştan sınırlayamaz.
- Süresinde sunulan katılma yoluyla kanun yolu başvurusunun değerlendirilmemesi de ihlaldir.
- Birleştirilen ek davanın dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden karar verilemez.
- Hukukî dinlenilme hakkının ihlali, Yargıtay uygulamasında tek başına bozma sebebidir.
Bir dosyada kaç kez şu cümleyi duyarsınız: “Ben bunu hiç görmedim.” Tebliğ edilmemiş bir bilirkişi raporu, dinlenmeyen tanıklar, cevap hakkı verilmeden karara bağlanan bir dilekçe, kapıya yapıştırılmayan bir ihbarname. Bunların her biri teknik bir eksiklik gibi görünür; oysa hepsi aynı anayasal hakka dokunur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu hakkı 27. maddede adıyla düzenlemiş ve unsurlarını tek tek saymıştır. Yargıtay ise ihlalini, esasa hiç girmeden verilen tek başına bozma sebebi olarak uygulamaktadır. Aşağıda hakkın üç unsurunu ve uygulamada en sık karşılaşılan ihlal biçimlerini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
HMK m. 27 – Hukuki dinlenilme hakkı: “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”
Anayasa m. 36: “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Anayasa m. 90/son uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesi de doğrudan uygulanır.
Sınır çizen ilkeler: HMK m. 25 – “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz… Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.” — HMK m. 26 – “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.”
Hakkın üç unsuru, uygulamada birbirinden farklı ihlal biçimleri üretir:
| Unsur | İçeriği | Tipik ihlal |
|---|---|---|
| Bilgilenme | Yargılama hakkında tam bilgi sahibi olma | Dilekçenin tebliğ edilmemesi |
| Bilgilendirme şekli | Tebligat ve davetiyede şekil şartları | İhbarnamenin kapıya yapıştırılmaması |
| Açıklama | İddia ve savunmaya karşı beyan | Rapora itiraz süresi verilmemesi |
| İspat | Delil gösterme ve toplatma | Tanık sayısının baştan sınırlanması |
| Silahların eşitliği | İki tarafa eşit imkân | Yalnızca bir tarafın delillerinin toplanması |
| Dikkate alma | Beyanların değerlendirilmesi | İtirazların hiç karşılanmaması |
| Gerekçelendirme | Somut ve açık gerekçe | Kalıp gerekçeyle hüküm kurulması |
| Kanun yolu boyutu | Karara karşı başvuru imkânı | Gerekçeli kararın usulsüz tebliği |
| Kapsam | Yargılamanın her aşaması | Kanun yolu talebinin incelenmemesi |
Kritik nokta: Hukukî dinlenilme hakkının ihlali, “sonucu değiştirmezdi” savunmasıyla giderilemez. Yargıtay bu ihlalleri tek başına bozma sebebi olarak nitelendirmekte; esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarını çoğu zaman incelemeden dosyayı geri çevirmektedir. Bu, savunma açısından güçlü bir kaldıraçtır: esasta zayıf görünen bir dosyada bile, usulî bir dinlenilme ihlali gösterilebiliyorsa karar bozulur ve yargılama yeniden açılır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Tebligat parçalarını tek tek inceleyin. Hangi belge kime, hangi adrese, hangi maddeye göre tebliğ edilmiş? Tebligat Kanunu m. 21/2 uygulanmışsa ihbarname kapıya yapıştırılmış mı?
- Tebliğ edilmemiş belgeleri listeleyin. Bilirkişi raporu, ek dava dilekçesi, ıslah dilekçesi, müzekkere cevabı ve celse arası sunulan deliller en sık atlananlardır.
- Süre verilip verilmediğini kontrol edin. Belge tebliğ edilmiş olsa bile beyan için makul süre tanınmamışsa açıklama hakkı kısıtlanmış olur.
- Delil listenizin akıbetini izleyin. Bildirdiğiniz tanıklar dinlendi mi, müzekkereler yazıldı mı, gelen cevaplar dosyaya girdi mi?
- Tanık sınırlamasına itiraz edin. Mahkeme dinlemeden önce tanık sayısını sınırlıyorsa, itirazınızı tutanağa geçirtin.
- Silahların eşitliğini somutlaştırın. Karşı tarafa tanınıp size tanınmayan imkânı tarih ve tutanak numarasıyla gösterin.
- Gerekçeyi itirazlarınızla karşılaştırın. İleri sürdüğünüz esaslı itirazlardan hangileri gerekçede hiç karşılanmamış, tek tek çıkarın.
- Kanun yolu başvurularınızın izini sürün. Özellikle katılma yoluyla yapılan istinaf ve temyiz başvurularının incelenip incelenmediğine bakın.
- İhlali temyiz sebebi olarak ayrı başlık yapın. Esasa ilişkin sebeplerin arasına gömmeyin; ilk sırada ve HMK m. 27’ye atıfla ileri sürün.
- Zararın somutlaşmasını gösterin. İhlal olmasaydı hangi beyanı yapacaktınız, hangi delili sunacaktınız; bunu yazmak bozma ihtimalini artırır.
- Kendi tarafınızda da uyulmasını sağlayın. Karşı tarafın dinlenilme hakkı ihlal edilerek alınan bir karar, sizin lehinize olsa da bozulur.
- Yeni yargılamada eksiği tamamlatın. Bozmadan sonra ihlale konu işlemin usulüne uygun yenilenmesini talep edin.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 10.12.2024 T., 2023/10733 E., 2024/12690 K.
Üç unsur ve silahların eşitliği; tebliğ edilmeyen ek dava dilekçesi bozma sebebidir. İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, bozmadan sonra sunulan ve asıl dosyayla birleştirilen ek dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden karar verilmişti. Daire, hakkın unsurlarını sırasıyla açıklamıştır. Bilgilenme hakkı bakımından: “Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir… Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır.” Açıklama ve ispat hakkı bakımından: “silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir.” Üçüncü unsur bakımından: “Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme … doğru karar verilmesinin garantisidir.” Somut olayda ek dava dilekçesinin tebliğ edilmemesi ve zamanaşımı def’inin karşılanmaması hatalı bulunmuştur. Karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 21.03.2022 T., 2022/2629 E., 2022/3809 K.
Tanıklar dinlenmeden tanık sayısı baştan sınırlanamaz. Mahkeme, duruşmada tarafların “ikişer tanığının” dinlenmesine karar vermiş; davacı üç tanık bildirmiş, sonunda dava ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, HMK m. 241’in sınırını çizmiştir: “Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 241. maddesine göre mahkeme gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir ise de mahkemenin tanıkları dinlemeden, delilleri toplamadan başlangıçta tanıklar bakımından sınırlama getirme yetkisi yoktur.” Sonuç açıktır: “davacının bildirdiği tüm tanıklar dinlenmeden, deliller toplanmadan ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi açıkça hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup tek başına bozma nedenidir.” İlk derece kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 07.06.2022 T., 2021/18656 E., 2022/8329 K.
Hak, kanun yolunun açılmasını da kapsar; usulsüz tebligat bunu engeller. Trafik kazasından doğan tazminat davasında, ilk derece gerekçeli kararı davalıya Tebligat Kanunu m. 21/2’ye göre tebliğ edilmiş; ancak tebliğ evrakı doğrudan mahalle muhtarına bırakılmakla yetinilmiş, tesellüm edenin adresini içeren ihbarname binanın kapısına yapıştırılmamıştı. Daire, maddenin açık şekil şartını hatırlattıktan sonra hakkın kapsamını genişçe çizmiştir: “Hukuki dinlenilme hakkı hem görülmekte olan bir davada ileri sürülen tüm iddia ve savunmaların dinlenilmesi hem de dava sonunda verilen karara karşı kanun yolunun açılması anlamındadır.” Bu nedenle “davalı …’ın yasal teminat altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edilmemesi için ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının adı geçen davalıya usulüne uygun olarak tebliğinin sağlanması gerekmektedir” denilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 06.03.2025 T., 2025/242 E., 2025/2399 K.
Katılma yoluyla yapılan kanun yolu başvurusu değerlendirilmeden karar verilemez. Belediye aleyhine açılan işçilik alacağı davasında, davalı vekili süresinde sunduğu istinafa cevap dilekçesinde ihbar tazminatı yönünden kararın kaldırılmasını istemişti. Bölge adliye mahkemesi bu katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hiçbir değerlendirme yapmadan hüküm kurmuştu. Daire, hakkın kapsamını yineledikten sonra tespiti yapmıştır: “davalı vekilinin 12.09.2024 tarihli katılma yolu ile istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.” Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle usulden bozulmuş; diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Dört karar birlikte okunduğunda, hukukî dinlenilme hakkının dosyanın her aşamasında ayrı bir kontrol listesi ürettiği görülür.
Birinci halka – hak üst kavramdır. Aralık 2024 tarihli karar, hakkın “iddia ve savunma hakkı” ifadesinden daha geniş olduğunu vurgular. Bu genişlik pratik bir sonuç doğurur: yalnızca dilekçe verme imkânı değil, bilgilenme, eşit imkân ve gerekçede karşılanma da hakkın parçasıdır. Bu nedenle temyiz sebebi kurulurken hangi unsurun ihlal edildiği açıkça belirtilmelidir.
İkinci halka – şeklî tebligat yetmez. Aynı karar, bilgilenmenin “şeklen değil, gerçek anlamda” sağlanması gerektiğini söyler. Haziran 2022 tarihli karar bunu somutlaştırır: Tebligat Kanunu m. 21/2 uygulanırken ihbarnamenin kapıya yapıştırılmaması tek başına tebliği geçersiz kılar. Dosya incelemesinde tebligat parçalarının okunması, çoğu zaman en verimli çalışmadır.
Üçüncü halka – ispat hakkı baştan kısılamaz. Mart 2022 tarihli karar, delil değerlendirmesiyle delil toplama arasındaki farkı netleştirir. Mahkeme, dinlediği tanıklardan yeterli bilgi edindiğinde kalanları dinlemeyebilir; ancak hiç dinlemeden “ikişer tanık” diyerek sınır koyamaz. Bu ayrım, iş ve tazminat dosyalarında sıkça karşımıza çıkar.
Dördüncü halka – hak kanun yolunu da kapsar. Haziran 2022 tarihli kararın en değerli cümlesi budur: hak, yalnızca yargılama içindeki dinlenilmeyi değil, karara karşı kanun yolunun açılmasını da içerir. Mart 2025 tarihli karar ise madalyonun diğer yüzünü gösterir: açılan kanun yolu başvurusunun incelenmemesi de aynı hakkı ihlal eder.
Beşinci halka – silahların eşitliği ölçülebilir bir ölçüttür. Taraflardan birine tanınan imkânın diğerine tanınmaması, soyut bir adalet duygusu değil, tutanaklardan okunabilen somut bir dengesizliktir. Dilekçede bu dengesizliği tarih ve tutanak numarasıyla göstermek, iddiayı denetlenebilir kılar.
Altıncı halka – gerekçe hakkın parçasıdır. HMK m. 27/2-c, mahkemenin açıklamaları dikkate almasını ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini hakkın içeriğine dâhil eder. Esaslı bir itirazın gerekçede hiç karşılanmaması, başlı başına bir dinlenilme sorunudur.
Yedinci halka – ihlal tek başına bozma sebebidir. Her dört kararda da Yargıtay esasa girmeden kararı bozmuş, çoğunda diğer temyiz itirazlarını incelemeye bile gerek görmemiştir. Bu, usulî itirazların esasa ilişkin itirazlardan önce ve ayrı başlık altında ileri sürülmesini gerektirir.
Sekizinci halka – hak iki tarafa aittir. Karşı tarafın dinlenilme hakkı ihlal edilerek alınmış bir karar, sizin lehinize olsa dahi bozulur ve dosya yıllarca uzar. Bu nedenle duruşmalarda karşı tarafa tebligat yapılıp yapılmadığını izlemek, sadece nezaket değil dosya güvenliğidir. Usulî kazanılmış hak yazımız, bozmadan sonraki aşamada nelerin artık tartışılamayacağını göstermektedir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| Tebligat parçalarını okumamak | En sık bozma sebebi buradan çıkar | Her tebliğ evrakını madde madde denetleyin |
| Tebliğ edildi diye yeterli saymak | Bilgilendirme gerçek anlamda olmalıdır | Beyan için süre verilip verilmediğine bakın |
| Tanık sınırlamasına itiraz etmemek | İtiraz tutanağa geçmezse temyizde zayıflar | Sınırlamaya karşı beyanınızı kaydettirin |
| İhlali esas sebeplerin arasına gömmek | Ayrı başlık olmadan gözden kaçabilir | HMK m. 27’ye atıfla ilk sırada ileri sürün |
| Zararı göstermemek | Soyut ihlal iddiası zayıf kalır | İhlal olmasaydı ne yapacağınızı yazın |
| Katılma yoluyla başvuruyu takip etmemek | Değerlendirilmemesi ayrı bir ihlaldir | Başvurunun incelendiğini kararda arayın |
| Gerekçedeki boşluğu önemsememek | Gerekçelendirme hakkın parçasıdır | Karşılanmayan esaslı itirazları listeleyin |
| Karşı tarafın tebligatını umursamamak | Lehinize karar da bu yüzden bozulur | Taraf teşkilini duruşmada izleyin |
| Bilirkişi raporuna itiraz süresini kaçırmak | Açıklama hakkı fiilen kullanılmamış olur | Rapor tebliğinden sonra süresinde itiraz edin |
Hukukî dinlenilme hakkı nedir?
Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi haklarıyla bağlantılı olarak sahip oldukları; yargılama hakkında bilgi sahibi olmayı, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık gerekçelendirilmesini içeren haktır.
Bu hak iddia ve savunma hakkıyla aynı mı?
Değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, iddia ve savunma hakkı kavramını da kapsayan daha geniş bir üst kavramdır.
Bu haktan kimler yararlanır?
Yalnızca davacı ve davalı değil; müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri de kendi haklarıyla bağlantılı olarak bu haktan yararlanır.
Bilgilenme hakkı ne demek?
Tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleridir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir ve tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz.
Tebligattaki bir eksiklik bu hakkı ihlal eder mi?
Edebilir. Bilgilenme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekir. Örneğin Tebligat Kanunu m. 21/2 uygulanırken ihbarnamenin binanın kapısına yapıştırılmaması tebliği usulsüz hâle getirir.
Silahların eşitliği ilkesi nedir?
Davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız duruma düşürmeyecek şekilde, her iki tarafın deliller dâhil olmak üzere iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması ve bu dengenin yargılama boyunca korunmasıdır.
Mahkeme tanık sayımı sınırlayabilir mi?
Dinlediği tanıklardan yeter derecede bilgi edindiği takdirde geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir. Ancak tanıkları hiç dinlemeden ve delilleri toplamadan başlangıçta tanık sayısı bakımından sınırlama getirme yetkisi yoktur.
Hak yargılamanın hangi aşamalarında geçerli?
Yalnızca dava başındaki iddia ve savunmalarda değil, yargılamanın her aşamasında geçerlidir. Ayrıca tanık ve bilirkişi gibi yargılamada yer alan diğer kişilerin açıklamaları bakımından da uygulanır.
Bilirkişi raporu tebliğ edilmezse ne olur?
Tarafın bilgi sahibi olmadığı belgeler yargılamada esas alınamayacağından, tebliğ edilmeyen ve itiraz imkânı tanınmayan bir rapora dayanılarak hüküm kurulması hukukî dinlenilme hakkını ihlal eder.
Gerekçesiz karar bu hakkı ihlal eder mi?
Eder. HMK m. 27/2-c uyarınca mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hakkın içeriğine dâhildir.
Hak kanun yollarını da kapsar mı?
Evet. Yargıtay uygulamasına göre hukukî dinlenilme hakkı, hem görülmekte olan davada ileri sürülen tüm iddia ve savunmaların dinlenilmesi hem de dava sonunda verilen karara karşı kanun yolunun açılması anlamına gelir.
Katılma yoluyla istinaf başvurum incelenmezse ne olur?
Süresinde sunulan katılma yoluyla kanun yolu başvurusu hakkında değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması hatalıdır ve kararın usulden bozulmasına yol açar.
İhlal tek başına bozma sebebi midir?
Evet. Yargıtay uygulamasında hukukî dinlenilme hakkının ihlali tek başına bozma sebebi sayılmakta; çoğu zaman diğer temyiz itirazları incelenmeden karar bozulmaktadır.
Hâkim kendiliğinden delil toplayabilir mi?
HMK m. 25 uyarınca, kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim kendiliğinden delil toplayamaz ve tarafların söylemediği vakıaları dikkate alamaz. Bu kural, dinlenilme hakkının karşı sınırını oluşturur.
İhlali nasıl ileri sürmeliyim?
Temyiz veya istinaf dilekçenizde ayrı bir başlık açıp HMK m. 27’ye ve Anayasa m. 36’ya atıfla, hangi unsurun nasıl ihlal edildiğini tarih ve tutanak numarasıyla somutlaştırın; ihlal olmasaydı hangi beyanı yapacağınızı veya hangi delili sunacağınızı belirtin.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 – Hak arama hürriyeti
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 90 – Milletlerarası andlaşmaların iç hukuktaki yeri
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6 – Adil yargılanma hakkı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 25 – Taraflarca getirilme ilkesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 – Taleple bağlılık ilkesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 – Hukuki dinlenilme hakkı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33 – Hâkimin hukuku resen uygulaması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 241 – Tanık sayısının sınırlandırılması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281 – Bilirkişi raporuna itiraz
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297 – Hükmün kapsamı ve gerekçe
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371 – Bozma sebepleri
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 21 – Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma
İlgili yazılarımız: usulî kazanılmış hak, Tebligat Kanunu m. 21/2, tanıkla ispat, bilirkişi raporuna itiraz, istinaf nedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Hukukî dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmediği, dosyadaki usul işlemlerinin bütünü değerlendirilerek belirlenir.