Toplu Sözleşme İkramiyesi Kimlere Ödenir? Sendika Üyeliği ve Destek (4688)

- Toplu sözleşme ikramiyesi, kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine yılda dört kez ödenen bir malî haktır.
- Ödeme ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında, aylık veya ücretle birlikte yapılır.
- Hakkın kaynağı toplu sözleşme değil, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesidir.
- 4688 sayılı Kanun’a göre toplu sözleşme; katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, zam ve tazminatlar, ek ödeme ve toplu sözleşme ikramiyesi dâhil malî ve sosyal hakları kapsar.
- Aynı Kanun, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağını belirtir.
- Toplu sözleşmenin kapsamı, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenir.
- Bu nedenle toplu sözleşmeyle çalışanlar lehine düzenleme yapılabilir; ancak kanun hükümleri toplu sözleşmeyle değiştirilemez.
- Danıştay, 6. Dönem Toplu Sözleşme’ye konulan yüzde bir barajı koşulunu iptal etmiştir.
- Gerekçe iki yönlüdür: sendikalar arasında ayrım yaratması ve aynı işi yapan kamu görevlileri arasında eşitsizlik doğurması.
- Bu iptal kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onanarak kesinleşmiştir.
- 28/12/2022 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle ödeme ikiye ayrılmıştır: tüm sendika üyelerine “toplu sözleşme desteği”, barajı aşan sendika üyelerine “toplu sözleşme ikramiyesi”.
- Toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmaz.
- Anayasa Mahkemesi, bu ikili yapıdaki yüzde iki barajını 18/1/2024 tarihli kararıyla iptal etmiştir.
- İptal gerekçesinde, yüksek tutarlı devlet yardımının kamu görevlilerini sendika üyeliğine dolaylı olarak zorladığı ve negatif sendika özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir.
- Ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz ve diğer ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.
Kısa cevap: Toplu sözleşme ikramiyesi, kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine yılda dört kez ödenir; ödeme ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında, aylık veya ücretle birlikte yapılır. Hakkın kaynağı toplu sözleşme değil, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesidir.
Toplu sözleşme ikramiyesi, milyonlarca kamu görevlisini doğrudan ilgilendiren ve son yıllarda hem Danıştay’ın hem Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına konu olan bir ödemedir. Tartışmanın merkezinde tek bir soru vardır: bu ödemeden yararlanmak yalnızca sendika üyeliğine mi, yoksa üye olunan sendikanın büyüklüğüne de mi bağlıdır?
Sorunun cevabı, hakkın kaynağının toplu sözleşme değil kanun hükmünde kararname olmasından çıkar. Aşağıda ödemenin hukukî temelini, baraj koşulunun neden iptal edildiğini, 2022 değişikliğiyle kurulan ikili yapıyı ve bu yapının Anayasa Mahkemesi kararıyla nasıl çözüldüğünü ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin malî ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer malî ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.”
“25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte 750 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda toplu sözleşme desteği yapılır. Kamu görevlileri sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine … toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir. Toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmaz.”
Bu ödemenin hukukî çerçevesi üç yılda üç kez değişmiştir; dosyada hangi metnin uygulanacağı ödeme dönemine göre belirlenmelidir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesi, önce 6111 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle düzenlenmiş ve sendika üyesi olup üyelik ödentisi kesilen tüm kamu görevlilerine sabit tutarlı bir toplu sözleşme ikramiyesi öngörmüştü. Ardından 28/12/2022 tarihli ve 32057 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7429 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle madde yeniden yazılmış ve ödeme ikiye ayrılmıştır: tüm sendika üyelerine 750 gösterge rakamı üzerinden “toplu sözleşme desteği”, hizmet kolundaki üye olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini kaydeden sendikaların üyelerine ise toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda “toplu sözleşme ikramiyesi”. Aynı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen geçici 42. madde, 6. Dönem Toplu Sözleşme süresince ikramiyeyi 2119 gösterge rakamına bağlamıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin 18/1/2024 tarihli ve E:2023/12, K:2024/12 sayılı kararıyla ek 4. maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi iptal edilmiş; ikinci fıkranın ikinci cümlesi, dördüncü fıkra ve geçici 42. madde de uygulanma imkânı kalmadığından iptal edilmiştir. Bu karar 5/3/2024 tarihli ve 32480 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Buna paralel olarak Danıştay, 6. Dönem Toplu Sözleşme’ye konulan yüzde bir barajını da iptal etmiş ve bu karar İdari Dava Daireleri Kurulu’nca onanmıştır.
| Konu | Toplu sözleşme desteği | Toplu sözleşme ikramiyesi |
|---|---|---|
| Dayanak | 375 s. KHK ek m.4/1 | 375 s. KHK ek m.4/2 |
| Yararlananlar | Üyelik ödentisi kesilen tüm üyeler | Barajı aşan sendika üyeleri |
| Tutar | 750 gösterge rakamı esaslı | Toplu sözleşmeyle belirlenir |
| Birlikte ödeme | İkramiye ödenene ayrıca destek yapılmaz | |
| Ödeme dönemi | Ocak, nisan, temmuz ve ekim | |
| Vergi | Damga vergisi hariç kesintiye tâbi değil | |
| Diğer ödemelere etkisi | Zam, tazminat ve benzeri hesaplarda dikkate alınmaz | |
| Baraj koşulu | Öngörülmemiştir | Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir |
| Üye sayısının tespiti | 4688 s. K. m.30 uyarınca yayımlanan tebliğ | |
Bu uyuşmazlıklarda belirleyici olan, hakkın kaynağının toplu sözleşme değil kanun hükmünde kararname olmasıdır. 4688 sayılı Kanun, toplu sözleşmenin kapsamının “mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak” belirleneceğini söyler. Buradan iki sonuç çıkar: toplu sözleşmeyle çalışanlar lehine düzenleme yapılabilir, fakat mevcut bir kanunî hakkın koşulları toplu sözleşmeyle daraltılamaz. Danıştay’ın iptal gerekçesi tam olarak budur. İkinci belirleyici nokta ise ölçüttür: kanun, ödeme için yalnızca iki şart arar — sendika üyesi olmak ve aylık ya da ücretten üyelik ödentisi kesilmesi. Üye olunan sendikanın büyüklüğü, kanunda yer almayan bir üçüncü şarttır. Dava dilekçesi bu iki tespit üzerine kurulmalı; ayrıca ödeme döneminin hangi metne tâbi olduğu baştan belirlenmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Talep ettiğiniz ödemenin hangi döneme ait olduğunu belirleyin; uygulanacak metin buna göre değişir.
- O dönemde yürürlükte olan 375 sayılı KHK ek 4. madde metnini ve varsa geçici maddeyi çıkarın.
- Sendika üyeliğinizin başlangıç tarihini ve üyelik ödentisi kesintilerini bordrolarla belgeleyin.
- Ödemenin hiç yapılmadığını mı, eksik yapıldığını mı yoksa kesildiğini mi tespit edin.
- Kuruma başvurarak ödemenin yapılmasını isteyin ve başvuru tarihini kayda geçirin.
- Başvurunun reddi veya zımnen reddi üzerine dava açma süresini takvime alın.
- Dava dilekçesinde hakkın kaynağının kanun hükmünde kararname olduğunu açıkça vurgulayın.
- Toplu sözleşmeyle getirilen ek koşulun kanunu daraltıp daraltmadığını tartışın.
- Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını ve yayım tarihini dilekçeye ekleyin.
- Danıştay’ın toplu sözleşme hükmünü iptal eden kararı ile bunun onanmasına ilişkin kararı da dayanak gösterin.
- Ödeme yapılmışsa tutarın hangi gösterge rakamı üzerinden hesaplandığını denetleyin.
- Faiz talebinizi her ödeme dönemi için ayrı ayrı ve ödeme tarihinden itibaren isteyin.
Danıştay 12. Daire, 16.03.2023 T., 2021/6774 E., 2023/1254 K.
Bu kararla, toplu sözleşmeye konulan yüzde bir barajı koşulu iptal edilmiş ve toplu sözleşmenin kanunu daraltamayacağı ilkesi kurulmuştur. Dava, 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin toplu sözleşme ikramiyesine ilişkin maddesindeki, ödemenin yalnızca hizmet kolundaki üye olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde birinden fazlasını kaydeden sendikaların üyelerine yapılacağı yolundaki ibarenin iptali istemine ilişkindi. Daire önce sınırı çizmiştir: “toplu sözleşmede, kanuna aykırı olmamak koşuluyla memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin hususlarda, çalışanlar lehine kural ve düzenlemelerin getirilmesi mümkündür. Ancak, kanun hükümlerinin toplu sözleşme ile değiştirilmesi ya da toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanma koşullarının sınırlandırılması veya daraltılması suretiyle bu hakkın kullanımının engellenmesi de mümkün değildir.” Ardından somut sonuca varmıştır: “sendikalar arasında ayrıma yol açılması, açıkça sendikal özgürlüğe bir müdahale oluşturarak sendikaların kuruluş amaçlarının gerçekleştirilmesini önleyici şekilde üye kaybına sebebiyet verecek nitelik taşıdığı gibi, aynı hizmet kolunda çalışıp aynı işi yapan sendika üyesi kamu görevlileri arasında, sadece farklı sendikalara üye olmaları nedeniyle ‘toplu sözleşme ikramiyesi ödemesinde’ eşitsizlik yaratması suretiyle çalışma barışını da olumsuz yönde etkileyeceğinden, dava konusu düzenlemede mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” Sonuç: Dava konusu ibarenin İPTALİNE karar verilmiş; karar 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 29.04.2024 T., 2023/2928 E., 2024/931 K.
Kurul, iptal kararını onamış ve gerekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin baraj koşulunu iptal eden kararını aktarmıştır. Davalı idare temyizinde, düzenlemenin bir hakkı engellemediğini, aksine sendikalaşmayı artırıcı nitelik taşıdığını ve sözleşme özgürlüğü kapsamında kaldığını ileri sürmüştü. Kurul, Daire kararını usul ve hukuka uygun bulduktan sonra Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2024 tarihli ve E:2023/12, K:2024/12 sayılı kararındaki gerekçeyi aktarmıştır: “toplu sözleşme ikramiyesinin sadece bu sendikalara üye olanlara ödeneceğinin öngörülmüş olmasının bu sendikalara üye olmaya zorlayıcı nitelik taşıdığı dolayısıyla yeni sendikaların kurulabilmesini ve çalışanların dilediği sendikayı seçebilmesini fiilen engelleyici nitelik taşıdığı açıktır. … Devlet tarafından sendika üyesi çalışanlara … sağlanan devlet yardımının sendika aidatı tutarını bariz bir biçimde aşması hâlinde bunun çalışanları sendikalara üye olmaya dolaylı olarak zorlayıcı bir boyuta ulaştığı söylenebilir. … Bu nedenle kuralın negatif sendika özgürlüğünü de ihlal ettiği kanaatine varılmaktadır.” Kararda yer alan ve düzenlemenin sözleşme özgürlüğü kapsamında kaldığı, hakkı daraltmadığı yönündeki değerlendirme, çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir KARŞI OY görüşüdür. Sonuç: Davalı idarenin temyiz istemi reddedilerek Daire kararı ONANMIŞ; karar 29.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 12. Daire, 22.11.2023 T., 2021/6419 E., 2023/5956 K.
Bu kararda baraj koşulu yine iptal edilmiş; buna karşılık üye sayılarının tespitinde yayımlanan tebliğin esas alınmasına ilişkin düzenleme hukuka uygun bulunmuştur. Dava, aynı toplu sözleşme maddesinin hem birinci fıkrasındaki yüzde bir koşuluna hem de ikinci fıkrasındaki tespit yöntemine yönelikti. Daire, tespit yöntemi bakımından şu sonuca varmıştır: “uygulama açısından, sendika üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan Tebliğin esas alınmasına ilişkin düzenleme yönünden, üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.” Kararda yer alan ve birinci fıkranın iptali karşısında ikinci fıkranın da uygulanma kabiliyetinin kalmadığı, bu nedenle onun da iptal edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir KARŞI OY görüşüdür. Sonuç: Yüzde bir koşuluna ilişkin ibarenin İPTALİNE oy birliğiyle, tespit yöntemine ilişkin düzenleme yönünden DAVANIN REDDİNE oy çokluğuyla karar verilmiş; karar 22.11.2023 tarihinde ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.
Danıştay 12. Daire, 27.02.2025 T., 2021/6682 E., 2025/1030 K.
Daire, aynı ibareye yönelik sonraki davalarda iptal kararının niteliği gereği davanın konusuz kaldığını kabul etmiştir. Davacı, aynı toplu sözleşme hükmündeki yüzde bir koşulunun iptalini istemişti. Daire, hukukî değerlendirmesinde önce süreci saptamıştır: söz konusu ibarenin Dairenin 16/03/2023 tarihli kararıyla iptal edildiği ve bu kararın İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 29/04/2024 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği belirlenmiştir. Ardından sonucu kurmuştur: “Bu durumda; ‘iptal’ kararının hukuki niteliği gereği, işbu davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.” Kararda yer alan ve 2022 değişikliğinin uyuşmazlıkta uygulanacak kural niteliğinde olamayacağına ilişkin ayrıntılı değerlendirme, Daire’nin hükmü değil Danıştay savcısının düşüncesidir ve Dairece benimsenmemiştir. Sonuç: Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiş; karar 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.
İkinci halka, toplu sözleşmenin sınırıdır. 4688 sayılı Kanun, toplu sözleşme kapsamının mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirleneceğini söyler. Buradan, çalışanlar lehine düzenleme yapılabileceği ama kanunî bir hakkın koşullarının daraltılamayacağı sonucu çıkar. Toplu sözleşme hakkı, kanunun belirlediği sınırlar dışında düzenleme yapma yetkisi vermez.
Üçüncü halka, ölçüttür. Kanun ödeme için yalnızca iki şart arar: kamu görevlileri sendikasına üye olmak ve aylık ya da ücretten üyelik ödentisi kesilmesi. Üye olunan sendikanın hizmet kolundaki ağırlığı, kanunda bulunmayan bir üçüncü şarttır. Bu şartın toplu sözleşmeyle getirilmesi, Danıştay tarafından hakkın daraltılması olarak nitelendirilmiştir.
Dördüncü halka, iptal gerekçesinin çift yönlü olmasıdır. Baraj koşulu bir yandan sendikalar arasında ayrım yaratarak küçük sendikaların üye kaybetmesine ve kuruluş amaçlarını gerçekleştirememesine yol açar; öte yandan aynı hizmet kolunda aynı işi yapan kamu görevlileri arasında yalnızca farklı sendikalara üye olmaları nedeniyle gelir farkı doğurur. İkinci sonuç, doğrudan çalışma barışını ilgilendirir. Sendikal ayrımcılık iddialarının özel hukuk boyutu için sendikal tazminat kuralları ayrıca işler.
Beşinci halka, anayasal boyuttur. Anayasa Mahkemesi, aynı mantığı kanun düzeyinde de uygulamış ve barajı iptal etmiştir. Kararın en dikkat çekici yanı, negatif sendika özgürlüğüne yaptığı vurgudur: devlet yardımının sendika aidatını bariz biçimde aşması, gerçekte üye olmaya istekli olmayan kamu görevlilerini sırf bu yardımdan yararlanmak için üyeliğe yöneltebilir. Sendika özgürlüğü, üye olma kadar üye olmama özgürlüğünü de kapsar.
Altıncı halka, 2022 değişikliğinin getirdiği ikili yapıdır. Bu düzenlemeyle tüm sendika üyelerine “toplu sözleşme desteği”, barajı aşan sendika üyelerine ise “toplu sözleşme ikramiyesi” öngörülmüş; ikramiye alanlara ayrıca destek yapılmayacağı belirtilmişti. Anayasa Mahkemesi’nin iptali, bu yapının ayrım yaratan kısmını ortadan kaldırmıştır. Dosyada hangi metnin uygulanacağı, ödeme döneminin tarihine göre belirlenmelidir.
Yedinci halka, usuldür. Aynı düzenleme hakkında verilmiş bir iptal kararı kesinleşmişse, sonradan açılan davalar konusuz kalır ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir. Bu, iptal kararlarının herkes bakımından sonuç doğurmasının doğal sonucudur. Bu nedenle bireysel talep, düzenlemenin iptalinden değil, kendi ödemesinin yapılmasından hareketle kurulmalıdır. Kesinleşen bir kararın sonraki aşamalara etkisi bakımından usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilir.
Son halka, uygulamadır. Ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz ve zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı gibi ödemelerin hesabında dikkate alınmaz. Üye sayılarının tespitinde ise ödeme tarihi itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanan en son tebliğ esas alınır. Kuruma yapılan ödeme talebinin reddi hâlinde idari başvuru ve zımni ret kuralları çerçevesinde dava açılır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Hakkın kaynağını toplu sözleşme sanmak | Talep zayıf zeminde kurulur | Kaynak 375 s. KHK ek m.4’tür |
| Ödeme dönemini belirlememek | Yanlış metne dayanılır | Her dönem için yürürlükteki metin bulunmalı |
| Üyelik ödentisi kesintisini belgelememek | İkinci şart ispatlanamaz | Bordro ve kesinti kayıtları sunulmalı |
| Anayasa Mahkemesi kararını eklememek | Baraj koşulu tartışılmaz | İptal kararı ve yayım tarihi belirtilmeli |
| Yalnızca düzenlemenin iptalini istemek | Dava konusuz kalır | Kendi ödemeniz için başvuru yapılmalı |
| Kuruma başvurmadan dava açmak | Usul sorunu doğar | Önce idari başvuru yapılmalı |
| Tutarı denetlememek | Eksik ödeme kesinleşir | Gösterge ve katsayı hesabı incelenmeli |
| Faizi tek tarihten istemek | Faiz kaybı doğar | Her ödeme dönemi için ayrı faiz istenmeli |
| Destek ve ikramiyeyi karıştırmak | Yanlış tutar talep edilir | İki ödeme ayrı ayrı değerlendirilmeli |
Toplu sözleşme ikramiyesi nedir?
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 4. maddesi uyarınca, kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleriyle birlikte yapılan ödemedir.
Yararlanmak için hangi şartlar aranır?
Kanun metnine göre iki şart yeterlidir: kamu görevlileri sendikasına üye olmak ve aylık ya da ücretten üyelik ödentisi kesilmesi.
Toplu sözleşmeyle bu şartlara ekleme yapılabilir mi?
Yapılamaz. Danıştay 12. Daire’nin kabulüne göre toplu sözleşmede çalışanlar lehine düzenleme yapılabilirse de, kanun hükümlerinin toplu sözleşmeyle değiştirilmesi ya da yararlanma koşullarının sınırlandırılması veya daraltılması suretiyle hakkın kullanımının engellenmesi mümkün değildir.
Yüzde bir barajı neden iptal edildi?
Danıştay, bu koşulun sendikalar arasında ayrım yaratarak sendikaların kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesini engelleyecek şekilde üye kaybına yol açacağını; ayrıca aynı hizmet kolunda aynı işi yapan kamu görevlileri arasında yalnızca farklı sendikalara üye olmaları nedeniyle eşitsizlik yaratacağını belirterek iptal etmiştir.
Bu iptal kararı kesinleşti mi?
Kesinleşti. Danıştay 12. Daire’nin 16/03/2023 tarihli iptal kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 29/04/2024 tarihli kararıyla onanmıştır.
2022’de ne değişti?
28/12/2022 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle ödeme ikiye ayrıldı: üyelik ödentisi kesilen tüm kamu görevlilerine 750 gösterge rakamı esaslı “toplu sözleşme desteği”, hizmet kolundaki üye olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini kaydeden sendikaların üyelerine ise toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda “toplu sözleşme ikramiyesi” öngörüldü.
İkisi birlikte ödenir mi?
Ödenmez. Kanun metni, toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmayacağını açıkça belirtir.
Anayasa Mahkemesi ne karar verdi?
Anayasa Mahkemesi 18/1/2024 tarihli ve E:2023/12, K:2024/12 sayılı kararıyla ek 4. maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesini iptal etmiş; ikinci fıkranın ikinci cümlesi, dördüncü fıkra ve geçici 42. madde de uygulanma imkânı kalmadığından iptal edilmiştir.
İptal gerekçesi neydi?
Kararda, ikramiyenin yalnızca barajı aşan sendikaların üyelerine ödenmesinin bu sendikalara üye olmaya zorlayıcı nitelik taşıdığı, yeni sendikaların kurulmasını ve çalışanların dilediği sendikayı seçmesini fiilen engellediği; ayrıca sendika aidatını bariz biçimde aşan devlet yardımının negatif sendika özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir.
Negatif sendika özgürlüğü ne demektir?
Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının, sendika üyesi olmayan çalışanları doğrudan veya dolaylı olarak üye olmaya zorlayan düzenlemeler yapılmasını da yasaklayan boyutudur.
Üye sayıları nasıl tespit edilir?
4688 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca her yıl yayımlanan istatistik tebliği esas alınır. Danıştay 12. Daire, ödeme tarihi itibarıyla en son yayımlanan tebliğin esas alınmasına ilişkin düzenlemeyi üst hukuk normlarına aykırı bulmamıştır.
Ödemeden vergi kesilir mi?
Kanun, bu madde uyarınca yapılan ödemelerin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmayacağını belirtir.
Ödeme diğer haklarımın hesabına dâhil edilir mi?
Edilmez. Kanun, bu ödemelerin ilgili mevzuat uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacağını hükme bağlar.
Aynı düzenleme için yeniden dava açabilir miyim?
Açamazsınız. Danıştay 12. Daire, aynı ibare hakkında verilen iptal kararı kesinleştikten sonra açılan davada, iptal kararının hukukî niteliği gereği davanın konusuz kaldığına ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bireysel talebiniz için kuruma başvurmanız gerekir.
Dosyaya hangi belgeler konmalı?
Sendika üyelik belgesi ve üyelik tarihi, üyelik ödentisi kesintilerini gösteren bordrolar, ödemenin yapılmadığını veya eksik yapıldığını gösteren maaş dökümleri, kuruma yapılan başvuru dilekçesi ve cevabı, ilgili dönem toplu sözleşme metni ve Resmî Gazete yayım tarihi ile dayanak yargı kararları.
- 2709 sayılı Anayasa m.51 – Sendika kurma hakkı
- 2709 sayılı Anayasa m.53 – Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı
- 2709 sayılı Anayasa m.128 – Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkeler
- 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu m.14 – Sendika üyeliğinin kazanılması
- 4688 sayılı Kanun m.18 – Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi
- 4688 sayılı Kanun m.28 – Toplu sözleşmenin kapsamı
- 4688 sayılı Kanun m.29 – Toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi
- 4688 sayılı Kanun m.30 – Üye sayılarının tespiti
- 4688 sayılı Kanun m.31 – Toplu sözleşme görüşmeleri
- 4688 sayılı Kanun m.32 – Kamu Görevlileri Hakem Kurulu
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ek m.4 – Toplu sözleşme desteği ve ikramiyesi
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname geçici m.42 – Geçiş hükmü
İlgili yazılarımız: sendika üyeliğinden çıkarma, toplu iş sözleşmesinden yararlanma ve dayanışma aidatı, sendikal tazminat davası, yersiz ödenen paranın geri alınması ve memur disiplin cezası iptal davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.