Taşınmaz Kültür Varlığı Olarak Tescil Edilirse Ne Yapılır? Koruma Kurulu Kararına İtiraz (2863)

Taşınmaz Kültür Varlığı Olarak Tescil Edilirse Ne Yapılır? Koruma Kurulu Kararına İtiraz (2863)
Kısaca
  • Bir taşınmazın “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescili, mülkiyet hakkının kullanımını kalıcı biçimde kısıtlayan bir idarî işlemdir.
  • Kanuna göre korunması gerekli tabiat varlıkları ile on dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar bu kapsamdadır.
  • Belirlenen tarihten sonra yapılmış olsa bile, önem ve özellikleri bakımından Bakanlıkça korunmasında gerek görülen taşınmazlar da kapsama girer.
  • Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları ayrıca sayılmıştır.
  • Buna karşılık koruma kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar kültür varlığı sayılmaz.
  • Tespitler, Bakanlığın koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır ve koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur.
  • Kanun, tespitte “Devletin imkânları göz önünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin” belirleneceğini öngörür.
  • Tescil kararları, taşınmazın kadastral bilgileriyle birlikte tapu siciline şerh düşülmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.
  • Tek yapı ölçeğindeki tescil kararları ile korunma alanına ilişkin kararlar maliklere tebliğ edilir.
  • Sit alanlarının ve maliki tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararları Resmî Gazete’de yayımlanır ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.
  • Korunma alanı, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazasında veya tarihî çevre içinde korunmasında etkinlik taşıyan, korunması zorunlu alandır.
  • Koruma bölge kurulu kararlarına karşı Koruma Yüksek Kurulu’na itiraz edilebilir; itirazın reddi üzerine iptal davası açılır.
  • Danıştay, tescilin mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğunu kabul ederek tescilin devamında kamu yararı bulunup bulunmadığının somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiğini benimsemiştir.
  • Yitirilmiş bir yapıda tescilin sürdürülebilmesi, yeniden yapımı mümkün kılacak yeterli belgenin bulunmasına bağlıdır.
  • Her taşınmaz kendi özellikleriyle değerlendirilmelidir; başka bir dosyada alınan bilirkişi raporu komşu parsel için de geçerli sayılamaz.

Kısa cevap: Bir taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescili, mülkiyet hakkının kullanımını kalıcı biçimde kısıtlayan bir idarî işlemdir; tespitler Bakanlığın koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır ve koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. Koruma kurullarınca korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar kültür varlığı sayılmaz.

Tapu kaydına “korunması gerekli kültür varlığıdır” şerhi düşülen bir taşınmazda artık hiçbir inşaî ve fizikî müdahale koruma bölge kurulunun izni olmadan yapılamaz. Yapı yıkılmış, yanmış veya hiç ayakta kalmamış olsa bile şerh kendiliğinden kalkmaz.

Bu nedenle uyuşmazlıklar iki eksende toplanır: tescilin ilk anda hukuka uygun olup olmadığı ve zaman içinde değişen koşullar karşısında tescilin devamında kamu yararı bulunup bulunmadığı. Aşağıda tescilin ölçütlerini, usulünü, koruma alanının anlamını ve yargısal denetimin sınırlarını ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

2863 sayılı Kanun m.6 – Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları
“(1) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. (2) Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar.”
2863 sayılı Kanun m.7 – Tespit ve tescil
“(1) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. (2) Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. (3) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. … (5) Tescil kararları, tescil olunan taşınmazın kadastral bilgileri ile birlikte, tapu siciline şerh düşülmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. (6) Tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararları … maliklere tebliğ edilir.”
Değişiklik uyarısı
Bu alanda kanun metni kadar ikincil düzenlemeler ve ilke kararları belirleyicidir; dosyada işlem tarihinde yürürlükte olan metin esas alınmalıdır. Tespit ve tescil işlemlerinde uygulanacak değerlendirme kıstasları, 13/3/2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde sayılmıştır; bu maddenin (c) bendi 9/1/2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden yazılmıştır. Yeni metne göre tek yapılar bakımından taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik ve onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra yapısal durum, malzeme, yapım tekniği ve biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine ve dokusuna katkıda bulunması ile yöresel yaşam biçimini yansıtması hususları göz önünde bulundurulur. Ayrıca Koruma Yüksek Kurulu ilke kararları uygulamayı doğrudan belirler: yapı grupları ikiye ayrılmış, birinci grup yapılar “toplumun maddi tarihini oluşturan kültür verileri içinde tarihsel, simgesel, anı ve estetik nitelikleriyle korunması zorunlu yapılar”, ikinci grup yapılar ise “kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılar” olarak tanımlanmıştır. Yeniden yapıma ilişkin ilke kararı ise rekonstrüksiyonu, yapının kendi parselinde, daha önce bulunduğu oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak ve kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı olarak yapılması şartına bağlamıştır.
KonuTek yapı tesciliSit alanı ve koruma alanı
Karar merciiKoruma bölge kuruluKoruma bölge kurulu
BildirimMalike tebliğResmî Gazete’de yayım ve duyuru
TapuŞerh düşülürKadastral bilgilerle bildirilir
KapsamYapının kendisiEtki alanındaki parseller
İzinHer müdahale kurul iznine tâbiAlan içi her uygulama kurul iznine tâbi
ÖlçütYönetmelikteki değerlendirme kıstaslarıMuhafazada ve çevre içinde korumada etkinlik
İtirazKoruma Yüksek Kurulu’na itiraz, ardından iptal davası
Yargısal denetimKeşif ve uzman bilirkişi incelemesi
KaldırmaKurul kararıyla; kamu yararı somut olarak değerlendirilir
Kritik nokta
Bu dosyalarda belirleyici olan, tescilin gerekçesinin somut ve yapıya özgü biçimde ortaya konulmuş olmasıdır. Kanun, tespitlerde “örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin” korunması gerekli kültür varlığı olarak belirleneceğini söyler; yönetmelik ise bir dizi ölçüt sayar. Bu ölçütler tek tek tartışılmadan yapılan, soyut ve yüzeysel değerlendirmelere dayanan tescil kararları yargısal denetimde ayakta kalmamaktadır. Aynı şekilde, komşu parsel için alınmış bir bilirkişi raporunun uyuşmazlık konusu parsel bakımından da geçerli sayılması mümkün değildir. Dava dilekçesi bu nedenle “yapının hangi özelliği, hangi ölçüt bakımından, hangi belgeye dayanılarak tescili gerektirmektedir” sorusunu merkeze almalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Tapu kaydını ve varsa şerhin tarihini çıkarın; şerhin hangi kurul kararına dayandığını belirleyin.
  2. Koruma bölge kurulu kararının ve eki tescil fişinin örneğini isteyin.
  3. Tescil fişinde yapının hangi özellikleriyle tanımlandığını ve kaç fotoğraf bulunduğunu tespit edin.
  4. Kararın maliklere usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini, sit ve koruma alanı kararlarında ilan yapılıp yapılmadığını denetleyin.
  5. Taşınmazın hangi grupta (birinci veya ikinci grup yapı) değerlendirildiğini ve bunun gerekçesini inceleyin.
  6. Koruma alanı belirlenmişse, alan haritasının hangi parselleri kapsadığını ve gerekçesini araştırın.
  7. Koruma bölge kurulu kararına karşı süresinde Koruma Yüksek Kurulu’na itiraz edin.
  8. İtirazın reddi üzerine, ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresini takvime alın.
  9. Dilekçede yönetmelikteki değerlendirme kıstaslarını tek tek ele alın; genel ifadelerle yetinmeyin.
  10. Mimar, sanat tarihçisi ve inşaat mühendisinden oluşan bir bilirkişi heyetiyle keşif yapılmasını talep edin.
  11. Yapı yitirilmişse, yeniden yapımı mümkün kılacak belgelerin bulunup bulunmadığını dosyaya koyun.
  12. Çevrenin fiilî durumunu, komşu parsellerdeki yapılaşmayı ve dokunun korunup korunmadığını fotoğraflarla belgeleyin.
Danıştay kararları

Danıştay 6. Daire, 27.04.2022 T., 2020/1396 E., 2022/5193 K.
Daire, tescilin mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğunu kabul ederek tescil kaydının devamında kamu yararı bulunup bulunmadığının somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiğini belirlemiştir. Yangında tamamen yanan ve enkazı kaldırılan ahşap yapının bulunduğu parseldeki “korunması gerekli kültür varlığıdır” şerhinin kaldırılması istemi, koruma bölge kurulu ve Koruma Yüksek Kurulu tarafından reddedilmişti. Daire önce ölçütü kurmuştur: “bir taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesinin, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kullanımını kısıtlayacağı ve bu anlamda, mülkiyet hakkına bir müdahale niteliği taşıdığı da açık olduğundan, dava konusu taşınmazın tescil kaydının devamında kamu yararı bulunup bulunmadığı hususunun somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.” Ardından somut sonuca varmıştır: rekonstrüksiyona esas teşkil edebilecek tek belgenin tescil fişi olduğu, bu belgede yapının yalnızca iki cephesini gösteren bir fotoğrafla çok kısa bilgilere yer verildiği, alanın tamamen yapılaşmış durumda olduğu birlikte değerlendirildiğinde “davacının, dava konusu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkından doğan tasarruf hakkının kısıtlanmasında hukuka ve adil denge (ölçülülük) ilkesine uygunluk bulunmadığı” sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının bildirim yazısına ilişkin kısmı oy birliğiyle ONANMIŞ, Koruma Yüksek Kurulu kararına ilişkin kısmı ise oy çokluğuyla BOZULMUŞ; karar 27.04.2022 tarihinde kesin olarak verilmiştir.

Danıştay 4. Daire, 07.07.2025 T., 2023/11555 E., 2025/4267 K.
Daire, tescil gerekçesinin soyut ve yüzeysel olamayacağını ve başka bir dosyada alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlık konusu taşınmaz için geçerli sayılamayacağını belirlemiştir. Davacıların taşınmazı korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş, koruma alanı belirlenmiş ve itirazları Koruma Yüksek Kurulu’nca reddedilmişti. İdare mahkemesi, konusu aynı olan başka bir dosyada alınan bilirkişi raporunu esas alarak davayı reddetmişti. Daire, parsellerin komşu olmakla birlikte farklı sokaklardan cephe aldığını ve yapıların birbirinden farklı özellikler gösterdiğini saptadıktan sonra şu sonuca varmıştır: “dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi ve Yönetmeliğin 4. maddesinde taşınmazın kültür varlığı olarak tescil ve tespitine ilişkin hususlar yönünden yeterli düzeyde incelenmediği ve yapılan değerlendirmelerin soyut ve yüzeysel olduğu, söz konusu yapının hangi özellikleri itibarıyla kültür varlığı olarak tescilinin uygun olup olmadığının somut ve açık bir biçimde ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.” Yapılması gerekeni de göstermiştir: “dava konusu yapının korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla mimar, sanat tarihçisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler ile gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak bilirkişi heyetiyle … mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanacak raporun incelenip değerlendirilmesi suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” Sonuç: Temyiz istemi kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararı oy çokluğuyla BOZULMUŞ; karar 07.07.2025 tarihinde kesin olarak verilmiştir.

Danıştay 4. Daire, 02.11.2023 T., 2023/12934 E., 2023/5925 K.
Bu kararda, yeterli belge bulunmadığı gerekçesiyle tescil talebinin reddine ilişkin kurul kararını hukuka uygun bulan mahkeme kararı onanmıştır. Davacı, taşınmazının kültür varlığı olup olmadığının değerlendirilmesini ve temel rölövesi ile restitüsyon projesinin incelenmesini istemiş; koruma bölge kurulu sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle talebi uygun bulmamış, Koruma Yüksek Kurulu itirazı reddetmişti. Onanan İdare Mahkemesi kararında, iki ayrı bilirkişi raporunun tescil yönünde görüş bildirmesine karşın bunlara itibar edilmediği; “dava konusu taşınmazda eskiden kalma bir yapıya ait temel taşları dışında arsada bir delil bulunmadığı … yapının görseline, cephe şekline ve dış görünüşüne dair bir verinin bulunmadığı … bir taşınmazın rekonstrüksiyona tabi tutulması için, daha önceden parselde sadece bir yapının varlığının bulunduğunun tespitinin yeterli olmadığı ayrıca yapının tüm görsellerle desteklenerek ilgili döneme ait cephe, balkon, yapılış malzemesi, silüet, çevre yapılarla bütünlük arzedip arzetmediği gibi birçok hususun da bir arada bulunması gerektiği” gerekçesine yer verilmiştir. Daire, temyiz incelemesinde “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” demiştir. Sonuç: Temyiz istemi reddedilerek Bölge İdare Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 09.02.2022 T., 2021/2532 E., 2022/383 K.
Kurul, tescilli yapı ve anıt ağaç bulunan bir alanda yapılan koruma amaçlı plan değişikliğini iptal eden ısrar kararını onamıştır. Uyuşmazlık, üzerinde koruma bölge kurulunca tescil edilmiş bir bina ile korunması gerekli anıt ağaçlar bulunan taşınmazın ticaret alanı fonksiyonuna alınmasına ilişkin nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine yöneliktir. Onanan İdare Mahkemesi kararında, önceki bütüncül planda kısmen yeşil alan olarak ayrılmış yaklaşık 7.665 metrekarelik alanın sonraki parçacıl plan değişiklikleriyle kaldırıldığı; plan notlarındaki iskân edilen bodrum katların emsale dâhil olmaması kuralı nedeniyle iskân edilebilir toplam inşaat alanının belirgin biçimde artabileceği, buna karşılık aynı oranda yeşil alan oluşturulmadığı; plan değişikliğinin donatı dengesini bozduğu ve ulaşım ile otopark gibi hususları belirsiz bıraktığı saptanmıştır. Kurul temyiz incelemesinde “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” sonucuna varmıştır. Sonuç: Davalı idare ve müdahillerin temyiz istemleri reddedilerek ısrar kararı ONANMIŞ; karar 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda kültür varlığı uyuşmazlıklarının izlediği çizgi görünür hâle gelir. İlk halka, kapsamın kanunla çizilmiş olmasıdır. On dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar ile sit alanı içindeki kültür varlıkları doğrudan kapsamdadır; daha yeni yapılar ancak önem ve özellikleri bakımından korunmalarında gerek görülmesi hâlinde kapsama girer. Buna karşılık koruma kurullarınca korunması gerekli bulunmadığına karar verilen taşınmazlar kültür varlığı sayılmaz.

İkinci halka, tespitin ölçülü olmasıdır. Kanun, tespitte Devletin imkânlarının göz önünde tutulacağını ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan “yeteri kadar” eserin belirleneceğini söyler. Bu ifade, her eski yapının otomatik olarak tescil edilmesini değil, temsil gücü olan örneklerin seçilmesini gerektirir. Yönetmelikteki değerlendirme kıstasları da bu seçimi somutlaştırmak içindir.

Üçüncü halka, gerekçenin yapıya özgü olmasıdır. 2025 tarihli karar, tescil kararındaki değerlendirmelerin soyut ve yüzeysel kalmasını bozma sebebi saymıştır. Aynı kararda, komşu parsel için alınmış bir bilirkişi raporunun uyuşmazlık konusu parsel bakımından geçerli kabul edilemeyeceği de belirtilmiştir. Buna göre her taşınmaz için ayrı keşif ve ayrı uzman incelemesi gerekir.

Dördüncü halka, bilirkişi heyetinin bileşimidir. Kültür varlığı niteliğinin belirlenmesi teknik bir konudur ve mimar, sanat tarihçisi ve inşaat mühendisi ile gerektiğinde başka uzmanlardan oluşan bir heyetle incelenmelidir. Koruma amaçlı planlara ilişkin uyuşmazlıklarda da heyette kültür ve tabiat varlıkları alanında uzman bulunması tartışma konusu edilmektedir; bu yönüyle dosya imar planının iptali davası ile aynı teknik zemini paylaşır.

Beşinci halka, mülkiyet hakkı ve ölçülülüktür. Tescil, taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan bir müdahaledir. Danıştay, kültür varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılmasında kamu yararı bulunduğunu kabul etmekle birlikte, tescil kaydının devamında kamu yararı bulunup bulunmadığının somut olay bazında değerlendirilmesini aramaktadır. Bu değerlendirmede yapının fiilen ayakta olup olmadığı, çevrenin fiilî durumu ve dokunun korunup korunmadığı belirleyicidir.

Altıncı halka, yitirilmiş yapılarda yeniden yapım sorunudur. Yeniden yapım, yapının kendi parselinde, önceki oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak ve kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı olarak gerçekleştirilebilir. Elde yalnızca bir iki fotoğraf veya temel taşları bulunuyorsa, bu koşulların sağlanamayacağı ortaya konabilir. 2023 tarihli kararda mahkeme, iki bilirkişi raporuna rağmen bu gerekçeyle idarenin işlemini hukuka uygun bulmuştur.

Yedinci halka, korunma alanıdır. Kanun korunma alanını, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazasında veya tarihî çevre içinde korunmasında etkinlik taşıyan, korunması zorunlu alan olarak tanımlar. Koruma alanı içinde kalan parseller tescilli olmasa dahi her tür fizikî ve inşaî müdahale kurul iznine bağlanır. Bu nedenle alan haritasının kapsamı ayrıca dava konusu edilebilir ve kısıtlamanın kapsamı tapu şerhleri üzerinden izlenmelidir.

Son halka, kısıtlamanın malî sonuçlarıdır. Tescil ve koruma alanı kararları taşınmazın kullanımını uzun süre sınırlayabilir. Kısıtlamanın hukuka uygun olduğu hâllerde dahi, malikin uğradığı kayıp bakımından kamulaştırmasız el atma ve kamulaştırma bedeli tartışmaları gündeme gelebilir. Ayrıca kurul izni alınmadan yapılan müdahaleler için idarî ve cezaî yaptırımlar öngörülmüştür; bu nedenle her uygulama öncesinde kurul görüşü alınmalıdır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Tescil fişini incelememekGerekçenin zayıflığı görülmezFiş ve ekleri dosyaya konmalı
Yüksek Kurul’a itiraz etmemekİdari aşama tüketilmemiş olurSüresinde itiraz edilmeli
Ölçütleri tek tek tartışmamakGenel ifadelerle karşılık verilirYönetmelik kıstasları ayrı ayrı ele alınmalı
Başka dosyanın raporuna dayanmakKarar bozulurHer parsel için ayrı keşif istenmeli
Uzman bileşimini denetlememekEksik inceleme yapılırMimar, sanat tarihçisi ve mühendis talep edilmeli
Yapının fiilî durumunu belgelememekÖlçülülük tartışması kurulamazFotoğraf ve tespitler sunulmalı
Koruma alanı sınırını sorgulamamakGereksiz parseller kısıtlanırAlan haritası ve gerekçesi incelenmeli
Kurul izni almadan müdahale etmekYaptırımla karşılaşılırHer uygulama öncesi izin alınmalı
Dava açma süresini kaçırmakİşlem kesinleşirRet kararının tebliğ tarihi esas alınmalı
Hangi taşınmazlar korunması gerekli kültür varlığı sayılır?

Kanun’un 6. maddesine göre; korunması gerekli tabiat varlıkları ile on dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, bu tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Bakanlıkça korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları ve Millî Mücadele ile Cumhuriyetin kuruluşunda büyük tarihî olaylara sahne olmuş binalar bu kapsamdadır.

Eski olan her yapı tescil edilir mi?

Edilmez. Koruma kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmaz.

Tescil kararını kim verir?

Tespitler Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır ve koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur.

Tescil bana nasıl bildirilir?

Tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararları Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilir. Sit alanlarının ve malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararları ise Resmî Gazete’de yayımlanır ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.

Tapuya ne yazılır?

Tescil kararları, tescil olunan taşınmazın kadastral bilgileri ile birlikte tapu siciline şerh düşülmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

Korunma alanı ne demektir?

Kanun’un 3. maddesine göre korunma alanı, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihî çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan, korunması zorunlu olan alandır. Bu alan içinde yapılacak her türlü fizikî ve inşaî müdahale için koruma bölge kurulundan izin alınması gerekir.

Yapı grupları nedir?

Koruma Yüksek Kurulu ilke kararına göre yapılar iki gruba ayrılır. Birinci grup yapılar, toplumun maddî tarihini oluşturan kültür verileri içinde tarihsel, simgesel, anı ve estetik nitelikleriyle korunması zorunlu yapılardır. İkinci grup yapılar ise kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan, kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılardır.

Tescil kararına nasıl itiraz edilir?

Koruma bölge kurulu kararına karşı Koruma Yüksek Kurulu’na itiraz edilir. İtirazın reddi üzerine, ret kararının tebliğinden itibaren idari yargıda iptal davası açılabilir.

Tescil mülkiyet hakkımı ihlal eder mi?

Danıştay 6. Daire’nin kabulüne göre tescil, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kullanımını kısıtladığından mülkiyet hakkına bir müdahale niteliği taşır. Bu nedenle tescil kaydının devamında kamu yararı bulunup bulunmadığı somut olay bazında değerlendirilmelidir.

Yapı yandıysa veya yıkıldıysa şerh kalkar mı?

Kendiliğinden kalkmaz. Ancak Danıştay 6. Daire, rekonstrüksiyona esas teşkil edecek yeterli belge bulunmadığı ve çevrenin tamamen yapılaşmış olduğu bir olayda, tasarruf hakkının kısıtlanmasında hukuka ve adil denge ilkesine uygunluk bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Yeniden yapım hangi şartlarla mümkündür?

İlke kararına göre yeniden yapım; yapının kendi parselinde, daha önce bulunduğu oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak ve kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı olarak yapılmalıdır.

Bir fotoğraf yeniden yapım için yeterli mi?

Onanan bir mahkeme kararında, bir taşınmazın rekonstrüksiyona tâbi tutulması için daha önce parselde bir yapının bulunduğunun tespitinin yeterli olmadığı; yapının görsellerle desteklenerek döneme ait cephe, balkon, yapılış malzemesi, silüet ve çevre yapılarla bütünlük arz edip etmediği gibi birçok hususun bir arada bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Komşu parselin bilirkişi raporu benim için de geçerli mi?

Değildir. Danıştay 4. Daire, komşu parseller farklı sokaklardan cephe alıyor ve yapıları farklı özellikler gösteriyorsa, başka bir dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda belirtilen hususların uyuşmazlığa konu taşınmaz için de geçerli sayılamayacağına karar vermiştir.

Bilirkişi heyeti kimlerden oluşmalı?

Aynı karara göre, yapının korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığının belirlenebilmesi için mimar, sanat tarihçisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler ile gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek bir heyet oluşturulmalı ve mahallinde keşif yapılmalıdır.

Dosyaya hangi belgeler konmalı?

Tapu kaydı ve şerh belgesi, koruma bölge kurulu kararı ve eki tescil fişi, koruma alanı haritası, Koruma Yüksek Kurulu itiraz kararı, tebligat belgeleri, yapıya ait eski fotoğraf ve arşiv belgeleri, varsa rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri, imar planı ve plan notları ile çevrenin fiilî durumunu gösteren güncel fotoğraflar.

İlgili mevzuat
  • 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.1 – Amaç ve kapsam
  • 2863 sayılı Kanun m.3 – Tanımlar ve korunma alanı
  • 2863 sayılı Kanun m.6 – Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları
  • 2863 sayılı Kanun m.7 – Tespit ve tescil
  • 2863 sayılı Kanun m.8 – Tescil dışı bırakma
  • 2863 sayılı Kanun m.9 – İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı
  • 2863 sayılı Kanun m.15 – Kamulaştırma
  • 2863 sayılı Kanun m.17 – Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları
  • 2863 sayılı Kanun m.51 ilâ m.61 – Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları
  • 2709 sayılı Anayasa m.35 – Mülkiyet hakkı
  • 2709 sayılı Anayasa m.63 – Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
  • Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik m.4

İlgili yazılarımız: imar planının iptali davası, imar planına dava: ehliyet ve süre, kamulaştırmasız el atma, ruhsat iptali davası ve yapı tatil zaptının iptali.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Gayrimenkul hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Gayrimenkul Hukuku Makale

Baz İstasyonu Kaldırılabilir mi? Kaldırma Davası ve Komşuluk Hukuku

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 37.…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İzmir Kira Hukuku Avukatı – İzmir Kira Avukatı

İçindekilerİzmir Kira Hukuku Avukatı: Kiracı ve Ev Sahibi İçin Kira UyuşmazlıklarıKira Uyuşmazlıkları Hangi Konularda Çıkar?İzmir İçin Kira Davası…

04.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Yıkım Kararının İptali Dava Dilekçesi

İçindekilerYıkım Kararının İptali: Mülkiyet Hakkınızı Korumak İçin Hukuki YolYapı Tatil Zaptı (Tutanağı) ve Yıkım Kararı: İmar Mevzuatına Aykırı…

10.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kat Mülkiyeti Rehberi

İçindekilerİmar ve Gayrimenkul Hukukunda Kat MülkiyetiKAT MÜLKİYETİ NEDİR? TANIM VE KAPSAMININ DERİNLEMESİNE İNCELENMESİKAT MÜLKİYETİ KANUNU’NDA (KMK) YER ALAN…

31.12.2024 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Komşunun Gürültüsü, Kokusu ve Tozu Ne Zaman Hukuka Aykırıdır? Komşuluk Hukuku (TMK m.737)

İçindekilerİki madde, iki yön“Taşkınlık” nedir?Hâkimin göreviSık yapılan hata: “projeye aykırı, o hâlde taşkın”Doğru bilirkişi seçimiNe yapmalı? Kısaca TMK…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

İntifa Hakkı Nedir? Çıplak Mülkiyet Sahibi Neyi Yapabilir, Neyi Yapamaz? (TMK m.794-822)

İçindekilerKanunî dayanakKim neyi yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık sorulan sorular Kısaca İntifa hakkı, sahibine tam…

28.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara