Toplu İş Sözleşmesinde Yetki Tespiti ve Yetki İtirazı

Kısaca
- Bir işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için iki eşiği birden aşması gerekir: kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birine üye olmak ve işyerinde yarıdan fazla, işletmede yüzde kırk çoğunluğu sağlamak.
- Çoğunluk hesabı, yetki tespiti başvurusu tarihindeki duruma göre yapılır. Başvurudan sonraki işe girişler, çıkışlar, üyelikler ve istifalar sonucu değiştirmez.
- Yetki tespiti yazısını alan taraf, tebliğden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye itiraz edebilir. Dilekçe önce görevli makama kaydettirilir, sonra mahkemeye verilir.
- İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delil yoksa itiraz incelenmeksizin reddedilir. Maddi hata ve süre itirazları duruşmasız ve kesin olarak karara bağlanır.
- İşkolu itirazı, yetki uyuşmazlığında ileri sürülemez. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin davalar bekletici neden sayılmaz; işkolu değişikliği ancak bir sonraki dönem için geçerli olur.
- İşverenin birden fazla işyeri varsa çoğunluk işyeri değil işletme düzeyinde hesaplanır ve işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır.
- Yetki itirazı, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur; bu nedenle süreci geciktirmek amaçlı itirazlar yargı kararlarında sıkça tartışılmaktadır.
Toplu iş sözleşmesi süreci masaya oturmakla değil, bir sayı tartışmasıyla başlar. Sendika Bakanlığa başvurur, Bakanlık kayıtlarına göre çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığını tespit eder ve bu tespit yazısı taraflara gönderilir. Sürecin gerçek çekişme alanı çoğu zaman burasıdır: kaç işçi vardı, kaçı üyeydi, hangi birim hesaba dâhil edilecekti?
Bu yazıda yetki tespitinin nasıl yapıldığını, itirazın hangi süre ve usulle ileri sürüldüğünü, hangi itirazların dinlendiğini ve hangilerinin baştan reddedildiğini Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin son dönem kararları üzerinden inceliyoruz.
Yetkinin iki eşiği
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.41: “(1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
(2) İşletme toplu iş sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır ve yüzde kırk çoğunluk buna göre hesaplanır.
(3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. (…)
(5) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinin tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. (…) Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.
(7) Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır.”
| Eşik | Ölçüt | Nasıl belirlenir? |
|---|---|---|
| İşkolu barajı | İşkolunda çalışan işçilerin en az %1’i | Bakanlıkça ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler |
| İşyeri çoğunluğu | Başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlası | SGK’ya yapılan işçi bildirimleri ile üyelik kayıtları |
| İşletme çoğunluğu | Başvuru tarihinde çalışan işçilerin %40’ı | İşyerleri bir bütün olarak dikkate alınır |
| Birden çok sendika | Her ikisi de %40’ı aşıyorsa | Başvuru tarihinde en çok üyeye sahip olan yetkilidir |
İstatistiklere ilişkin kural pratik açıdan çok önemlidir: yayımlanan istatistik, yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir ve yetki belgesi almak üzere başvuran ya da belge alan sendikanın yetkisini sonraki istatistikler etkilemez. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle yayımından itibaren on beş gün içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir; itiraz edilmezse istatistik kesinleşir.
Tespit süreci: başvurudan yazıya
6356 sayılı Kanun m.42: “(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz. (…)”
Dördüncü fıkra sessiz ama etkili bir yaptırım içerir: işe giriş ve çıkış bildirimlerini yasal süresinde SGK’ya yapmayan işveren, o işçileri yetki hesabında saydıramaz. Kayıt disiplinindeki gecikme, doğrudan çoğunluk hesabına yansır.
Yetki itirazı: süre, usul ve sınırlar
6356 sayılı Kanun m.43: “(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. (…) Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
| Aşama | Süre | Not |
|---|---|---|
| Bakanlığın tespit yazısını göndermesi | 6 iş günü | Olumsuz tespit yalnızca başvuru sahibine bildirilir |
| Yetki itirazı | Tebliğden itibaren 6 iş günü | Dilekçe önce görevli makama kaydettirilir |
| Olumsuz tespit alan sendikanın davası | 6 iş günü | Mahkeme davayı 2 ay içinde sonuçlandırır |
| Maddi hata ve süre itirazı | Mahkeme 6 iş günü | Duruşma yapılmaksızın kesin karar |
| Diğer itirazlar | Duruşmalı yargılama | İstinaf 1 ay, temyiz 1 ay ve kesin |
Uygulamada en sık düşülen tuzak, dilekçenin doğrudan mahkemeye verilmesidir. Kanun, itiraz dilekçesinin önce görevli makama kayıt ettirilmesini, sonra mahkemeye verilmesini emreder. Bir diğer tuzak ise dilekçenin soyut kalmasıdır: somut delil sunulmayan itiraz, esasa girilmeden reddedilir.
İşkolu itirazı neden dinlenmez?
Yetki tespitine itiraz eden işverenlerin en sık başvurduğu argüman, “bu birim de aslında aynı işyerinin parçası, o hâlde onun işçileri de hesaba katılmalı” iddiasıdır. Yargıtay bu iddiayı, ilgili birim farklı bir işkolunda kayıtlıysa gerçekte bir işkolu itirazı olarak nitelendirir ve dinlemez. Dayanak açıktır:
6356 sayılı Kanun m.5/2: “Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.”
Hükmün gerekçesinde amaç açıkça belirtilmiştir: “Bu hüküm ile işkolu itirazlarının toplu sözleşme yapma sürecini gereksiz şekilde uzatması ve zaman zaman bu itirazların toplu sözleşme sürecini kilitlemek için kötüye kullanılması önlenmek istenmiştir.”
Yargıtay bu kuralı, hukuk devleti çerçevesindeki hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle de destekler: uyuşmazlık, yetki tespiti için başvuru tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilmelidir. Sendika, Bakanlık kayıtlarına güvenerek örgütlenme faaliyeti yürütmüş ve çoğunluk tespiti istemiştir; başvuru tarihinden sonra ileri sürülen işkolu itirazının dikkate alınması bu güveni zedeler.
Çoğunluk hesabında hangi işçi sayılır?
| Durum | İşçi sayısına dâhil mi? | Üye sayısına dâhil mi? |
|---|---|---|
| Başvuru tarihinde çalışan ve o tarihte üye olan işçi | Evet | Evet |
| Başvuru tarihinde çalışan, sonradan üye olan işçi | Evet | Hayır |
| Başvuru tarihinden önce işten ayrılmış işçi | Hayır | Hayır |
| Başvuru tarihinden sonra işe alınan işçi | Hayır | Hayır |
| Başvurudan sonra üyelikten istifa eden işçi | Evet | Evet (başvuru tarihindeki durum esastır) |
| SGK bildirimi yasal süresinde yapılmamış işçi | Yetkili sendikanın tespitinde dikkate alınmaz | — |
| Farklı işkolunda kayıtlı birimin işçileri | Hayır | Hayır |
Bu tablo, yetki sürecinin neden bu kadar tarih odaklı olduğunu açıklar. Yetki tespiti bir fotoğraftır: başvuru gününde çekilir ve sonrasında yaşananlar o fotoğrafı değiştirmez. Bu, hem sendikayı başvuru sonrası istifa baskısına karşı korur hem de işvereni başvuru sonrası hızlı üyelik artışlarına karşı korur.
İşyeri mi, işletme mi?
Ayrım, aranacak çoğunluk oranını doğrudan değiştirir: işyerinde yarıdan fazla, işletmede yüzde kırk. Aynı işverene ait ve aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa, çoğunluk tespiti işyeri düzeyinde değil işletme düzeyinde yapılır ve işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır.
Buna karşılık, hizmet alım sözleşmesiyle çalışan bir alt işverenin kendi SGK sicil numarasına sahip işyeri, yetki tespitinde bağımsız bir işyeri olarak ele alınabilir. Bu durumda tespit, asıl işverenin toplam çalışan sayısına göre değil, o sicil numarasındaki işçi sayısına göre yapılır.
Usule ilişkin iki önemli ayrıntı
Yargıtay, yetki tespitine itiraz dosyalarında iki noktayı düzenli olarak eleştirmektedir:
- Bilirkişi incelemesi. Yetki tespitine itiraz uyuşmazlığı, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken niteliktedir; bu nedenle 6100 sayılı Kanun m.266’ya aykırı olarak bilirkişi raporu alınması hatalıdır. Uygulamada bu hata çoğu zaman sonuca etkili görülmediğinden yalnızca eleştiri konusu yapılmaktadır.
- Taraf sıfatı. Yetki tespiti işlemini Bakanlık tesis ettiğinden, davanın Bakanlığa yöneltilmesi gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu gibi işlemi tesis etmeyen kurumların davalı gösterilmesi hatalıdır.
Bir başka yaygın yanılgı da üyelik bildirimlerine ilişkindir: sendikaya üye olan işçilerin listesinin işverene noter kanalıyla tebliğ edilmesi gibi bir kanuni zorunluluk bulunmamaktadır. Üyelik ve istifa işlemleri elektronik ortamda yapılmakta, Bakanlık da bu kayıtlar ile SGK bildirimlerini esas almaktadır.
Ne yapmalı?
- Tebliğ tarihini gün gün hesaplayın. İtiraz süresi altı iş günüdür; tatil günleri hesabı kolayca yanıltır.
- Dilekçeyi önce görevli makama kaydettirin. Doğrudan mahkemeye verilen dilekçe usul sorunu doğurur.
- Somut delili dilekçeye ekleyin. Delil sunulmayan itiraz esasa girilmeden reddedilir; iddiayı bordro, SGK kayıtları ve sicil bilgileriyle destekleyin.
- İtirazınızı doğru başlıkta kurun. Maddi hata ve süre itirazları duruşmasız ve kesin olarak karara bağlanır; diğer itirazlar duruşmalı yargılamaya tabidir.
- İşkolu tartışmasını yetki dosyasına taşımayın. Bu itiraz dinlenmez; işkolu tespiti gerekiyorsa ayrı süreç işletilir ve sonucu ancak bir sonraki dönemi etkiler.
- Başvuru tarihini merkeze alın. Tüm sayımlar o güne göre yapılır; sonraki giriş, çıkış, üyelik ve istifalar sonucu değiştirmez.
- İşyeri–işletme ayrımını netleştirin. Aynı işkolunda birden fazla işyeriniz varsa hesap işletme düzeyinde ve %40 üzerinden yapılır.
- SGK bildirim disiplinini gözden geçirin (işveren). Süresinde yapılmayan giriş–çıkış bildirimleri yetki hesabında dikkate alınmaz.
- Sürecin durduğunu unutmayın. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur; bu nedenle dayanaksız itirazlar kötüniyet tartışmasına yol açmaktadır.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9480, K. 2026/1201, 12.02.2026
Farklı işkolunda kayıtlı birim, yetki tespitinin kapsamına dâhil edilemez. İşveren, şube ve irtibat ofisinin merkezle tek bir işyeri oluşturduğunu ileri sürerek toplam işçi sayısının 61 olduğunu ve çoğunluğun sağlanmadığını savunmuştu. İlk derece mahkemesi bu birimlerdeki işçilerin de sayılması gerektiğini kabul ederek davayı kabul etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire her iki kararı oy birliğiyle bozarak ortadan kaldırmış ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçede şu tespit yapılmıştır: “işverenin, farklı işkolunda yer alan işyerinin de yetki tespitinde nazara alınması gerektiği iddiası, esas itibarıyla itiraz konusu işyeri bakımından işkolu itirazı niteliğindedir. Yukarıda belirtilen açık düzenleme gereği, bu itiraz mevcut yetki uyuşmazlığında ileri sürülemez ve bu konuda bir işkolu tespit kararı verilse dahi ancak bir sonraki dönem için geçerli olabilir.” Daire ayrıca hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri gereği uyuşmazlığın başvuru tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerektiğini, sendikanın Bakanlık kayıtlarına güvenerek örgütlendiğini vurgulamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/9992, K. 2023/8529, 05.06.2023
Sayım başvuru tarihine göre yapılır; üyelik listesinin işverene noterden tebliği gerekmez. İşveren, sendika üyesi işçilerin listesinin kendisine noter kanalıyla tebliğ edilmediğini ve çoğunluğun sağlanmadığını ileri sürerek tespitin iptalini istemişti. Yerel mahkeme, başvuru tarihinde ve öncesinde işten ayrılanlar ile başvurudan sonra işe alınanların hesaba katılmadığını, başvuru tarihinde çalışıp sonradan üye olanların ise işçi sayısında gösterilip üye sayısında dikkate alınmadığını belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de sendikal yetki tespitinde esas alınacak işçi sayılarının başvuru tarihine göre belirlendiğini, sonraki değişikliklerin yetkiye engel olmadığını ve işçilerin sendikalı olup olmadığının işverene noter kanalıyla bildirilmesine dair bir kanuni düzenleme bulunmadığını belirtmişti. Daire kararı oy birliğiyle onamıştır. Kararda ayrıca, uyuşmazlığın hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğu, bu nedenle 6100 sayılı Kanun m.266’ya aykırı olarak bilirkişi raporu alınmasının ve işlemi tesis etmeyen kurumun davalı gösterilmesinin hatalı olduğu, ancak bunların sonuca etkili görülmediği belirtilerek eleştiriyle yetinilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/237, K. 2024/1536, 05.02.2024
Birden fazla işyeri varsa çoğunluk işletme düzeyinde ve yüzde kırk üzerinden hesaplanır. Bakanlık, aynı işkolunda yer alan işyerlerinde toplam 77 işçi çalıştığını ve sendikanın üye sayısının bu eşiği aştığını tespit ederek işletme düzeyinde olumlu yetki tespiti vermişti. İşveren, tespitin işyeri için mi işletme için mi verildiğinin belirsiz olduğunu, farklı işkollarındaki işyerlerinin ve çalışmayan işçilerin hesaba katıldığını, ayrıca derdest işkolu tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştü. Yerel mahkeme davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise işverenin birden fazla işyerinin bulunması hâlinde işyeri değil işletme düzeyinde çoğunluk tespiti yapılabileceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire kararı oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/17065, K. 2023/13958, 09.10.2023
Alt işverenin kendi sicil numaralı işyeri bağımsız olarak ele alınır; dokuz işçinin dokuzu üye ise çoğunluk sağlanmıştır. Hizmet alımı kapsamında çalışan şirket, gerçek işverenin dava dışı kurum olduğunu, tespitin kendisine bildirilmesinin usulsüz olduğunu ve başvuru tarihinde 683 işçisi bulunduğunu ileri sürerek tespitin iptalini istemişti. Yerel mahkeme, sendikanın ilgili işkolunda yayımlanan istatistiklere göre yüzde birlik barajı aştığını, üyelik fişlerinin işverene bildirilmesi zorunluluğunun 6356 sayılı Kanun ile ortadan kalktığını, tespitin işyeri düzeyinde yapıldığını ve o işyerinde çalışan dokuz işçinin tamamının sendika üyesi olduğunu belirterek davayı reddetmişti. Daire kararı oy birliğiyle onamış, yalnızca bilirkişi raporu alınmasının 6100 sayılı Kanun m.266’ya aykırılığını eleştirmekle yetinmiştir.
Dört karar birlikte okunduğunda Yargıtay’ın yetki uyuşmazlıklarına bakışındaki temel tercih ortaya çıkıyor: süreci hızlı ve öngörülebilir tutmak. Bunun ilk aracı zaman kilidi: bütün sayımlar yetki tespiti başvurusunun yapıldığı güne göre donduruluyor. Başvurudan sonra işe girenler, işten çıkanlar, üye olanlar ya da istifa edenler hesabı değiştirmiyor; böylece hem sendikanın başvuru sonrası istifa baskısına karşı, hem işverenin sonradan yapılan toplu üyeliklere karşı konumu korunuyor. İkinci araç, itirazın kapsamının daraltılması: işkolu itirazı yetki uyuşmazlığına taşınamıyor, işkolu davası bekletici neden sayılmıyor ve olası bir işkolu değişikliği ancak bir sonraki dönemde hüküm doğuruyor. Kanun koyucunun bu düzenlemedeki amacı gerekçede açıkça yazılı: itirazların toplu sözleşme sürecini kilitlemek için kötüye kullanılmasını önlemek. Üçüncü araç, dilekçe disiplini: somut delil içermeyen itiraz esasa girilmeden reddediliyor, maddi hata ve süre itirazları duruşmasız ve kesin karara bağlanıyor, kalan itirazlarda istinaf ve temyiz birer aylık sürelere bağlanıyor. Buna karşılık, hesabın kendisinde Yargıtay biçimsel değil maddi bir yaklaşım izliyor: aynı işverene ait birden çok işyeri varsa işletme düzeyi ve yüzde kırk uygulanıyor, alt işverenin kendi sicil numaralı işyeri ise bağımsız olarak ele alınabiliyor. Nihayet usul bakımından iki hatırlatma dikkat çekiyor: bu uyuşmazlık hâkimin hukuki bilgisiyle çözülür, bilirkişiye havale edilmez; ve dava, işlemi tesis eden Bakanlığa yöneltilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun yaratır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Altı iş gününü takvim günü sanmak | Süre kaçırıldığında itiraz esasa girilmeden reddedilir | İş günü hesabını tatilleri çıkararak yapmak |
| Dilekçeyi doğrudan mahkemeye vermek | Kanun, önce görevli makama kayıt ettirilmesini emreder | Kaydı yaptırıp dilekçeyi mahkemeye vermek |
| Soyut itiraz dilekçesi yazmak | Somut delil yoksa itiraz incelenmeksizin reddedilir | SGK kayıtları, sicil bilgileri ve bordrolarla desteklemek |
| İşkolu tartışmasını yetki dosyasına taşımak | İşkolu itirazı bu uyuşmazlıkta ileri sürülemez, bekletici neden sayılmaz | İşkolu tespiti sürecini ayrı yürütmek, sonucun bir sonraki döneme etkili olacağını bilmek |
| Başvurudan sonraki üyelik veya istifalara dayanmak | Çoğunluk başvuru tarihindeki duruma göre belirlenir | Tüm argümanı başvuru tarihindeki kayıtlar üzerine kurmak |
| “Üyelik listesi bana tebliğ edilmedi” demek | Böyle bir kanuni tebliğ zorunluluğu bulunmamaktadır | İtirazı sayısal ve belgeye dayalı hususlara yöneltmek |
| İşletme düzeyi tespiti işyeri ölçütüyle tartışmak | Birden fazla işyerinde ölçüt %40’tır, işyerleri bütün olarak sayılır | Hangi düzeyde tespit yapıldığını önce belirlemek |
| SGK bildirimlerini gecikmeli yapmak (işveren) | Süresinde yapılmayan bildirimler tespitte dikkate alınmaz | Giriş–çıkış bildirimlerini yasal sürede tamamlamak |
Yetki tespiti için hangi çoğunluk aranır?
Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birine üye olması ve toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması gerekir. İşletme toplu iş sözleşmelerinde işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır.
İşkolu barajı nasıl hesaplanıyor?
Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinin tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Yayımlanan istatistik, yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir ve yetki belgesi almak üzere başvuran ya da belge alan sendikanın yetkisini sonradan yayımlanacak istatistikler etkilemez.
Yetki tespitine itiraz süresi ne kadardır?
Tespit yazısının tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günüdür. İtiraz dilekçesi önce görevli makama kayıt ettirilir, sonra mahkemeye verilir. Kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası da altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir.
İtiraz dilekçesine delil eklemek zorunlu mu?
Evet. Kanun, itiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itirazın incelenmeksizin reddedileceğini açıkça düzenler. Bu nedenle “tespit hatalıdır” biçimindeki genel ifadeler yeterli olmaz; sayısal iddianın belgeyle desteklenmesi gerekir.
Yetki itirazı süreci durdurur mu?
Evet. 6356 sayılı Kanun m.43/5 uyarınca itiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur. Yargılamanın hızlandırılması için maddi hata ve süre itirazları duruşmasız ve kesin karara bağlanmakta, diğer itirazlarda ise istinaf ve temyiz mercileri birer aylık süreyle sınırlandırılmaktadır.
İşkolu itirazımı yetki davasında ileri sürebilir miyim?
Hayır. 6356 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca işkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz. Yargıtay, farklı işkolunda kayıtlı bir birimin de tespite dâhil edilmesi gerektiği yönündeki iddiayı esas itibarıyla işkolu itirazı olarak nitelendirmekte ve bu uyuşmazlıkta dinlememektedir. İşkolu değişikliği tespiti ancak bir sonraki dönem için geçerli olur.
Başvurudan sonra işçiler sendikadan istifa ederse yetki düşer mi?
Hayır. Çoğunluk, yetki tespiti başvurusunun yapıldığı tarihteki duruma göre belirlenir. Başvurudan sonra meydana gelen üyelik, istifa, işe giriş ve işten çıkış hareketleri o tespiti etkilemez. Aynı ilke tersi yönde de işler: başvurudan sonra üye olanlar da üye sayısına eklenmez.
Sendika, üye listesini işverene bildirmek zorunda mı?
Hayır. Bir işyerinde çalışan işçilerin sayılarının veya sendikalı olup olmadıklarının işverene noter kanalıyla bildirilmesine ilişkin bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Üyelik ve üyelikten çekilme işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilir; Bakanlık bu kayıtlar ile SGK’ya yapılan işçi bildirimlerini esas alır.
Alt işveren işçileri hangi işyerine sayılır?
Alt işverenin kendi Sosyal Güvenlik Kurumu sicil numarasına sahip işyeri, yetki tespitinde bağımsız bir işyeri olarak ele alınabilir. Bu durumda çoğunluk, asıl işverenin toplam çalışan sayısına göre değil, ilgili sicil numarasındaki işçi sayısına göre hesaplanır.
Yetki tespitine itiraz davasında bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Yargıtay, bu uyuşmazlığın hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğunu, dolayısıyla 6100 sayılı Kanun m.266’ya aykırı olarak bilirkişi raporu alınmasının hatalı olduğunu belirtmektedir. Uygulamada bu hata çoğu zaman sonuca etkili görülmediğinden eleştiriyle yetinilmektedir.
Davayı kime yöneltmeliyim?
Yetki tespiti işlemini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tesis ettiğinden dava Bakanlığa yöneltilir; ayrıca yetkili olduğu tespit edilen sendika da taraf olur. İşlemi tesis etmeyen kurumların davalı gösterilmesi hatalıdır ve Yargıtay tarafından eleştiri konusu yapılmaktadır.
İlgili mevzuat
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.53 — Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.5 — İşkolunun tespiti
- 6356 sayılı Kanun m.41 — Yetki
- 6356 sayılı Kanun m.42 — Yetki tespiti için başvuru
- 6356 sayılı Kanun m.43 — Yetki itirazı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266 — Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller
Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: toplu iş sözleşmesi nedir, sendikal tazminat davası, grev nedir, iş hukukunda grev hakkı ve iş güvencesi kapsamı ve şartları.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.