Haciz İhbarnamesi (İİK 89): 7 Gün, 15 Gün ve Menfi Tespit

- Birinci haciz ihbarnamesine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır.
- Bu durum ikinci ihbarname ile bildirilir; ona da yedi gün içinde itiraz edilebilir.
- İkinci ihbarnameye itiraz edilmez ve ödeme yapılmazsa üçüncü ihbarname gönderilir.
- Üçüncü ihbarnameye karşı on beş gün içinde menfi tespit davası açılabilir.
- Bu on beş günlük süre hak düşürücüdür; taraflarca ileri sürülmese de resen gözetilir.
- Menfi tespit davasında ispat yükü üçüncü kişidedir.
- Birinci ihbarnameye süresinde itiraz edilmişse menfi tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.
Borçlu olmadığınız bir takipte kapınıza haciz ihbarnamesi gelebilir.
Sessiz kalmanın bedeli ağırdır: borç zimmetinizde sayılır.
Üç aşamalı yapı
| Aşama | Süre | Sessiz kalınırsa |
|---|---|---|
| 1. ihbarname | 7 gün | Mal yedinde / borç zimmette sayılır |
| 2. ihbarname | 7 gün | Ödeme veya teslim istenir |
| 3. ihbarname | 15 gün | Ödemeye / teslime zorlanır |
İİK m.89/3: üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarname ile bildirilir. İkinci ihbarnameye süresinde itiraz etmeyen ve borcu ödemeyen üçüncü şahsa, on beş gün içinde parayı ödemesi, malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Menfi tespit davası
- Süre: üçüncü ihbarnamenin tebliğinden itibaren on beş gün
- Yetkili mahkeme: icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi
- İspat yükü: üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur
- Nitelik: on beş günlük süre hak düşürücüdür ve resen gözetilir
İtiraz ettiyseniz
Birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmişse, ikinci ve üçüncü ihbarnamelerin çıkarılması yasaya aykırıdır. Bu durumda yapılması gereken, icra müdürünün işleminin şikâyet yoluyla İcra Mahkemesinden iptalini istemektir; genel mahkemede açılan menfi tespit davasında haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilemez.
Ayrıca üçüncü şahıs birinci ihbarnameye süresinde itiraz etmişse, artık menfi tespit davası açmasına gerek yoktur ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaz. Bu hâlde alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini ispat şartıyla icra mahkemesinde dava açar.
Ne yapmalı?
- İhbarnamenin tebliğ tarihini ve kaçıncı ihbarname olduğunu saptayın.
- Borcunuz yoksa yedi gün içinde icra dairesine yazılı itiraz verin.
- İtiraz dilekçenizin dosyaya girdiğini mutlaka teyit edin.
- İtiraza rağmen 2./3. ihbarname geldiyse icra mahkemesine şikâyet edin.
- Üçüncü ihbarname geldiyse on beş günü takvime işleyin — hak düşürücüdür.
- Menfi tespit davasında borçlu olmadığınızı ispat edecek delilleri baştan toplayın.
- Ödeme yapmak zorunda kaldıysanız iade imkânını değerlendirin.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2019/1592, K.2019/6041, 16.12.2019 On beş günlük süre hak düşürücüdür ve resen gözetilir. Üçüncü şahsa birinci haciz ihbarnamesi 03.04.2013, itiraz edilmediği için ikinci ihbarname 14.05.2013, ona da itiraz edilmemesi üzerine üçüncü ihbarname 06.09.2013 tarihinde tebliğ edilmiş; menfi tespit davası ise 26.12.2013 tarihinde açılmıştı. Daire, davanın İİK m.89/3 kapsamında açılmış bir menfi tespit davası olduğunu ve “yasa maddesinde belirtilen on beş günlük dava açma süresi hak düşürücü süre mahiyetindedir” tespitini yaptı. Ayrıca niteliğini açıkladı: “Hak düşürücü süreler ‘itiraz’ niteliğindedir ve itiraz bir hakkın doğumuna engel olan veya doğmuş bir hakkı ortadan kaldıran bir sonuç yarattığı için, borçlu bundan vazgeçemez ve hâkim tarafından doğrudan ve kendiliğinden göz önüne alınmak zorundadır.” Mahkemenin davayı İİK m.89/5 kapsamında sayarak esasa girmesi hatalı bulundu — çünkü m.89/5, üçüncü şahsın kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle süresinde itiraz edememesi hâline ilişkindir. Süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken esasa girilmesi bozma sebebi sayıldı.
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E.2016/5004, K.2017/1879, 08.03.2017 İtiraz edilmişse menfi tespit davasında hukuki yarar yoktur. Daire kuralı net biçimde koydu: “İİK 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açılması için 3. kişinin 1. ve 2. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmemesi gerekir.” Üçüncü şahıs süresinde itiraz ederse takip alacaklısı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini ispat şartıyla icra mahkemesinde açacağı bir dava ile hakkını isteyebilir. Somut olayda davacı üçüncü şahıs birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmişti; bu nedenle “artık İİK 89. madde uyarınca menfi tespit davası açmasına gerek olmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken mahkemece işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş” denilerek hüküm, gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onandı.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2015/10415, K.2015/21312, 15.09.2015 İtiraza rağmen ikinci ihbarname gönderilemez. Daire, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesine yasal süresi içinde itiraz etmesi hâlinde alacaklının, verilen cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK m.338/1 uyarınca cezalandırılmasını ve tazminata mahkûm edilmesini isteyebileceğini belirtti. Ayrıca önemli bir boşluğa işaret etti: “İİK.’nun 89. maddesinde haciz ihbarnamesine itiraz edilmesi halinde üçüncü kişiler aleyhine itirazın iptali davası açılacağına ya da itirazın kaldırılması isteminde bulunulabileceğine dair bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.” Somut olayda alacaklı, üçüncü kişinin itirazının aksini ispat için icra mahkemesine başvurmamış; buna rağmen 89/2 ihbarnamesinin gönderilmesini talep etmiş ve icra müdürlüğü yanılgılı değerlendirmeyle istemi kabul etmişti. Daire, şikâyetin kabulü gerekirken reddedilmesini isabetsiz bularak kararı bozdu.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/1864, K.2023/3816, 19.12.2023 İspat yükü üçüncü kişidedir. Daire, İİK m.89 uyarınca birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine yedi gün içinde itiraz edilmemesi sebebiyle borç zimmetinde sayılan üçüncü kişinin, m.89/3 gereğince üçüncü haciz ihbarnamesine karşı on beş günlük süre içinde menfi tespit davası açtığı takdirde bu davada takip borçlusuna borçlu olmadığını ispata mecbur olduğunu vurguladı. Somut olayda davacı bu hususu ispat edemediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle bölge adliye mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca oybirliğiyle onandı. Karar, süresinde dava açmanın tek başına yeterli olmadığını; davanın kaderini ispat faaliyetinin belirlediğini göstermesi bakımından önemlidir.
Haciz ihbarnamesine kaç gün içinde itiraz edilir?
Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin her birine, tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmelidir. Birinci ihbarnameye süresinde itiraz edilmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci ihbarname ile bildirilir. İkinci ihbarnameye de itiraz edilmez ve ödeme yapılmazsa üçüncü ihbarname gönderilir.
Üçüncü ihbarname geldi; ne yapmalıyım?
On beş gün içinde ya parayı icra dairesine ödemeli, malı teslim etmeli ya da menfi tespit davası açmalısınız. Bu on beş günlük süre hak düşürücüdür; Yargıtay, bu sürenin taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim tarafından doğrudan ve kendiliğinden göz önüne alınmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Süre kaçırılırsa dava reddedilir.
Menfi tespit davasını nerede açarım?
İİK m.89/3 uyarınca dava, icra takibinin yapıldığı veya üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur; bu nedenle delillerin dava açılmadan önce hazırlanması gerekir.
Birinci ihbarnameye itiraz ettim; yine de dava açmalı mıyım?
Hayır. Yargıtay, üçüncü şahsın birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmiş olması hâlinde artık İİK m.89 uyarınca menfi tespit davası açmasına gerek olmadığını ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirtmektedir. Bu hâlde alacaklı, verdiğiniz cevabın aksini ispat şartıyla icra mahkemesinde dava açarak hakkını arar.
İtiraz ettiğim hâlde ikinci ihbarname geldi; ne yapmalıyım?
İcra mahkemesine şikâyet yoluna başvurun. Yargıtay, birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmiş olması durumunda ikinci ve üçüncü ihbarnamelerin çıkarılmasının yasaya aykırı olduğunu; icra müdürünün bu işleminin şikâyet yoluyla icra mahkemesinden iptalinin istenmesi gerektiğini belirtmektedir. Genel mahkemedeki menfi tespit davasında bu ihbarnamelerin iptaline karar verilemez.
Elimde olmayan bir sebeple itiraz edemedim; çarem var mı?
İİK m.89/5 bu hâli düzenler: üçüncü şahsın kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle süresi içinde haciz ihbarnamesine itiraz edememesi durumunda m.65 hükmü uygulanır. Ayrıca her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Gerçekten borcum yoksa dava kazanır mıyım?
Bunu ispat etmeniz gerekir. Yargıtay, birinci ve ikinci ihbarnamelere yedi gün içinde itiraz edilmemesi sebebiyle borç zimmetinde sayılan üçüncü kişinin, üçüncü ihbarnameye karşı süresinde menfi tespit davası açması hâlinde bu davada takip borçlusuna borçlu olmadığını ispata mecbur olduğunu belirtmiş; ispat edilemeyen dosyada ret kararını onamıştır.
Yalan beyanın yaptırımı var mı?
Vardır. Üçüncü şahıs haciz ihbarnamesine yasal süresi içinde itiraz ederse alacaklı, verilen cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK m.338/1 hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Bu nedenle itiraz beyanının gerçeğe uygun ve belgeye dayalı olması önem taşır.
- 2004 sayılı İİK m.89 — Üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların haczi
- 2004 sayılı İİK m.65 — Gecikmiş itiraz
- 2004 sayılı İİK m.72 — Menfi tespit ve istirdat davaları
- 2004 sayılı İİK m.16 — Şikâyet
- 2004 sayılı İİK m.338 — Hakikate aykırı beyan
- 6100 sayılı HMK m.114 — Hukuki yarar dava şartı
- 6100 sayılı HMK m.370 — Onama
Bağlantılı başlıklar için icra memuru işlemlerine şikâyet, istihkak davası ve senet zamanaşımı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.