Adli Yardım Nasıl İstenir? Şartları, Kapsamı ve Ret Kararına İtiraz (HMK m.334-340)

Adli Yardım Nasıl İstenir? Şartları, Kapsamı ve Ret Kararına İtiraz (HMK m.334-340)
Kısaca
  • Adli yardım HMK m. 334-340 arasında düzenlenmiştir ve sosyal hukuk devletinin bir gereğidir.
  • İki temel şart vardır: ödeme gücünden yoksunluk ve taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması.
  • Yoksunluk, kişi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gideri karşılayamamayı ifade eder.
  • Yargıtay’a göre mali yetersizliğin ispatında tam ispat ölçüsü geçerlidir.
  • Talep sahibi, iddiasının özeti, delilleri ve mali durum belgelerini sunmak zorundadır (HMK m. 336/2).
  • Belge sunulmamışsa mahkeme başka bir inceleme yapmaksızın talebi reddedebilir.
  • Adli yardım kararı, yargılama giderlerinden geçici muafiyet sağlar; borcu silmez.
  • Kapsam sınırlandırılmamışsa karar ve ilam harçları da dâhil tüm giderleri kapsar.
  • Devlet, dava sırasındaki giderleri avans olarak öder; gerekirse baro tarafından avukat görevlendirilir.
  • Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.
  • Talep, kanun yollarında bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya da yapılabilir.
  • Ret kararına, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir.
  • Ertelenen giderler, dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur.
  • Tahsilin mağduriyet doğuracağı anlaşılırsa mahkeme tamamen veya kısmen muafiyete karar verebilir.

Kısa cevap: Adli yardım HMK m.334-340 arasında düzenlenmiştir ve iki temel şartı vardır: ödeme gücünden yoksunluk ve taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması. Talep sahibi iddiasının özetini, delillerini ve mali durum belgelerini sunmak zorundadır (HMK m.336/2); belge sunulmamışsa mahkeme başka bir inceleme yapmaksızın talebi reddedebilir.

Güncelleme notu (31.07.2026): Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır; bunun yerine HMK m.109/4 uyarınca alacağın bir kısmı dava edilir ve talep, bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. 31.07.2026’dan önce açılmış davalarda mülga m.107 uygulanmaya devam eder. Ayrıntı için 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) yazımıza bakınız; aşağıda “belirsiz alacak davası” olarak geçen ifadeler bu çerçevede okunmalıdır.

Bir davanın açılabilmesi için harç ve gider avansının yatırılması gerekir. Bu tutarlar, dava değeri yükseldikçe pek çok kişi için erişilemez hâle gelir. Hak arama hürriyetinin kâğıt üzerinde kalmaması için kanun bir güvenlik supabı öngörmüştür: adli yardım.

Ancak bu kurum otomatik bir muafiyet değildir. Yargıtay, hem mali yetersizliğin ispatında yüksek bir ölçü aramakta hem de taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartını özenle incelemektedir. Aşağıda şartları, kapsamı, başvuru usulünü ve ret kararına karşı izlenecek yolu kararlarla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

HMK m. 334 – Adli yardımdan yararlanacak kişiler: “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler… (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.”

HMK m. 335 – Adli yardımın kapsamı: “(1) Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet. b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet. c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi. ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini. (2) Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. (3) Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.”

HMK m. 336 – Adli yardım talebi: “(1) Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.”

HMK m. 339 – Ertelenen giderlerin tahsili: “(1) Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur… (2) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.”

Adli yardımın iki şartı

ÖlçütÖdeme gücünden yoksunlukTaleplerin dayanaktan yoksun olmaması
DayanakHMK m. 334/1HMK m. 334/1
DeğerlendirmeGelir, mal varlığı, borçlar ve sosyal durumTalebin ilk bakışta savunulabilirliği
İspat ölçüsüTam ispatAçık dayanaksızlık aranır
İspat aracıMali duruma ilişkin belgelerİddianın özeti ve deliller
Belge sunulmazsaTalep derhal reddedilebilirTalep derhal reddedilebilir
AmaçHak arama hürriyetini korumakKurumun kötüye kullanılmasını önlemek
Kanun yolundaKanun yolu giderleri esas alınırKanun yolu talebi esas alınır
Sonradan değişiklikÖdeme gücündeki ciddi azalmaya dayanılarak yeniden istenebilir—
YabancılarAyrıca karşılıklılık şartı aranırAynı şart geçerlidir

Kritik nokta: Adli yardım bir bağışıklık değil, bir ertelemedir. HMK m. 335/1 açıkça “geçici olarak muafiyet”ten söz eder; m. 339 ise ertelenen tüm giderlerin dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edileceğini düzenler. Bu nedenle adli yardımdan yararlanan taraf davayı kaybederse, yargılama giderleri ve karşı taraf vekâlet ücreti kendisine yükletilir. Tek yumuşatma, tahsilin mağduriyet doğuracağının anlaşılması hâlinde mahkemenin kısmen veya tamamen muafiyete karar verebilmesidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Talebi dava dilekçesiyle birlikte yapın. Adli yardım, asıl işin karara bağlanacağı mahkemeden istenir.
  2. İddianın özetini yazın. Kanun yalnızca mali durumu değil, iddianın özetini de arar.
  3. Delillerinizi gösterin. Elde bulunan deliller sunulmamışsa talep derhal reddedilebilir.
  4. Mali durum belgelerini eksiksiz ekleyin. Gelir, tapu, araç, banka ve sosyal yardım kayıtları birlikte değerlendirilir.
  5. Borçlarınızı da belgeleyin. Yargıtay, mali durumu gelir, mal varlığı, borçlar ve sosyal durumla birlikte değerlendirir.
  6. Talebin kapsamını belirtin. Mahkeme kapsamı sınırlayabileceği gibi, sınırlandırılmamışsa harçlar da dâhil olur.
  7. Karar verilmesini talep edin. Adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi zorunludur.
  8. Ret hâlinde süresinde itiraz edin. İtiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye yapılır.
  9. İtirazın kesin olduğunu bilin. İtiraz incelemesi sonucunda verilen karar kesindir.
  10. Kanun yolunda yeniden talep edin. Kanun yollarında talep bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır.
  11. Yeni belge sunun. Kanun yolu aşamasındaki talepte güncel mali durum belgeleri aranır.
  12. Sonraki riski hesaplayın. Haksız çıkma hâlinde giderler ve vekâlet ücreti size yükletilir.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/123, K. 2023/314, 12.04.2023

İki şart ve tam ispat ölçüsü. Hâkimlerin yargılama faaliyetinden doğduğu ileri sürülen zarar nedeniyle açılan tazminat davasında adli yardım talebi reddedilmiş, harç yatırılmadığı için dava açılmamış sayılmış; karar adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. Kurul önce kurumun anlamını ortaya koymuştur: “Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir.” Ardından iki şartı ayırmıştır: “Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur… Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir.” Kurul, ispat ölçüsünü de belirlemiştir: “Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir. Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir.” Sonuç olarak temyiz aşamasındaki adli yardım talebi 12.04.2023 tarihinde oybirliğiyle REDDEDİLMİŞ ve dosya harç ikmali için geri çevrilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17410, K. 2018/5385, 24.04.2018

Talep hakkında karar verilmesi zorunludur; kapsam sınırlandırılmamışsa harçları da kapsar. Boşanma davasında davalı-karşı davacı kadın hem dava dilekçesinde hem de temyiz dilekçesinde adli yardım istemiş; ilk derece mahkemesi bu talep hakkında hiçbir karar vermemiştir. Daire önce kanun yolu aşamasındaki talebi karara bağlamıştır: “Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, 336/3. maddesine göre ise adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir.” Ardından ilk derece aşamasındaki eksikliği saptamıştır: “Adli yardım kararı kapsamı sınırlandırılmamışsa bundan yararlanana, karar ve ilam harçları da dahil yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağlar (HMK m. 335/1). Dolayısıyla adli yardımdan yararlanan taraf, karar ve ilam harcının peşin bölümünü yatırmakla yükümlü değildir. Öyleyse mahkemece davalı-karşı davacı kadının adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi… gerekir.” Sonuç olarak hüküm 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14144, K. 2016/5014, 15.03.2016

Ret kararına yapılan itiraz, dava usulden reddedilerek geçiştirilemez. Boşanma davasında adli yardım talebi geçici olarak kabul edilmiş, belge sunulması için kesin süre verilmiş, sonra ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre talep reddedilmiştir. Davacı, masrafları ödeyemeyeceğini bildiren bir dilekçe sunmuş; mahkeme ise gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire önce kapsamı hatırlatmıştır: “Adli yardım kararı bundan yararlanana, tebligat dahil yapılacak tüm yargılama giderlerinden geçici olarak muafiyet sağlar (HMK m. 335/1).” Ardından dilekçenin niteliğini belirlemiştir: “Davacı kadının sunmuş olduğu dilekçe adli yardım talebinin reddine ilişkin mahkeme kararına itiraz niteliğindedir… Mahkemece itiraz üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” Sonuç olarak hüküm 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle BOZULMUŞTUR. (İtiraz süresi, HMK m. 337/2’nin yürürlükteki hâline göre tebliğden itibaren iki haftadır.)

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/2443, K. 2015/6591, 30.03.2015

Adli yardım, haksız çıkılması hâlinde vekâlet ücretinden kurtarmaz. Hizmet tespiti davası takipsiz bırakılıp yenilenmediği için açılmamış sayılmış; mahkeme, davacının adli yardımdan yararlandığı gerekçesiyle davalı kurum lehine vekâlet ücretine hükmetmemiştir. Daire, adli yardımın niteliğini ve sonucunu birlikte değerlendirmiştir: “6100 sayılı HMK’nın adli yardımın kapsamını belirleyen 335 maddesinin 1. fıkrasında adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı, 3. fıkrasında adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirlendikten sonra 339. maddesinde adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur… denilmiştir.” Buna göre: “Mahkemece, davacının adli yardım talebi kabul edilerek görülüp sonuçlandırılan davada, 6100 sayılı HMK’nun 331/3 ve 339. maddelerine aykırı olarak vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiği halde vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sonuç olarak hüküm, vekâlet ücretine ilişkin bent değiştirilerek 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMIŞTIR.

Bu dört karar, adli yardımın hangi noktalarda gerçek bir koruma sağladığını ve nerede beklentiyi karşılamadığını birlikte gösteriyor.

Birinci halka kurumun temelidir. Hukuk Genel Kurulu adli yardımı, sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak, ekonomik bakımdan yetersiz kimselere yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylık sağlanması biçiminde tanımlar. Bu kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım yoluyla gerçekleştirilir.

İkinci halka ilk şarttır: ödeme gücünden yoksunluk. Kurul bunu, gerekli giderleri kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin karşılayamama, yani nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliği olarak açıklar. Değerlendirme kişinin geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu birlikte gözetilerek her olayın kendi koşullarına göre yapılır.

Üçüncü halka ikinci şarttır: taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması. Kurul bu şartın, haksız yargılama ve takiplerin çoğalmaması ile kurumun kötüye kullanılmaması için özenle incelenmesi gerektiğini vurgular. Bu nedenle adli yardım dilekçesi yalnızca yoksulluk anlatmaz; iddianın özeti ve delilleri de içermek zorundadır.

Dördüncü halka ispat yüküdür ve pratikte en sık kaybedilen noktadır. HMK m. 336/2 belge sunma zorunluluğu getirir; Kurul ise elinde bulunan veya o sırada bilinen delilleri sunmayan talep sahibinin talebinin başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden derhal reddedileceğini söyler. Üstelik mali yetersizliğin ispatı için tam ispat ölçüsü aranır; yaklaşık ispat yeterli değildir.

Beşinci halka kapsamdır ve talep sahibi lehinedir. 24.04.2018 tarihli kararda belirtildiği üzere, kapsam sınırlandırılmamışsa adli yardım karar ve ilam harçları da dâhil tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlar; bu nedenle yararlanan taraf peşin harcı yatırmakla yükümlü değildir. Kanun ayrıca teminattan muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa baro tarafından avukat görevlendirilmesini de kapsama alır.

Altıncı halka usulî bir zorunluluktur. Mahkeme, adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorundadır. 24.04.2018 tarihli kararda talep hakkında hiç karar verilmemesi, 15.03.2016 tarihli kararda ise ret kararına yapılan itirazın işleme konulmaması bozma sebebi sayılmıştır. İkinci kararda, “masrafları ödeyemem” içerikli bir dilekçenin dahi itiraz olarak nitelendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Yedinci halka kanun yolu aşamasıdır. HMK m. 336/3 uyarınca talep, kanun yollarına başvuru sırasında bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılabilir; m. 337/1 uyarınca duruşma yapılmaksızın karara bağlanabilir. Ancak Hukuk Genel Kurulu kararında görüldüğü gibi, bu aşamada güncel mali durum belgesi sunulmaması talebin reddine yol açar; kurulun değerlendirmesi bu kez temyiz giderlerinin karşılanıp karşılanamayacağı üzerinden yapılır.

Sekizinci ve son halka sonuçtur ve beklentiyi düzelten yöndür. Adli yardım geçici bir muafiyettir; HMK m. 339 uyarınca ertelenen tüm giderler ve Devletçe ödenen avanslar dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. 30.03.2015 tarihli kararda, adli yardımdan yararlanan davacı aleyhine sonuçlanan davada karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Buna karşılık kanun bir yumuşatma getirir: tahsilin yararlananın mağduriyetine neden olacağı açıkça anlaşılırsa mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muafiyete karar verebilir. Ayrıca haksız çıkan yararlanıcıya, uygun görülürse giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesi imkânı tanınabilir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Yalnızca yoksulluk anlatmakİddianın özeti ve deliller de sunulmalıdır
Mali durum belgesi eklememekBelge yoksa talep derhal reddedilebilir
Yaklaşık ispatla yetinmekMali yetersizlikte tam ispat ölçüsü aranır
Sadece geliri göstermekMal varlığı, borçlar ve sosyal durum birlikte değerlendirilir
Ret kararına itiraz etmemekTebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir
İtiraz kararını temyize götürmeye çalışmakİtiraz incelemesi sonucunda verilen karar kesindir
Kanun yolunda eski belgelere dayanmakBu aşamada güncel mali durum belgesi aranır
Adli yardımı borçtan kurtulma sanmakKurum geçici muafiyet sağlar; giderler haksız çıkandan tahsil edilir
Kaybedilen davada gider riskini hesaplamamakVekâlet ücreti ve giderler yararlanana yükletilebilir
Adli yardım nedir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak ekonomik bakımdan yetersiz kimselere yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması biçiminde tanımlanmaktadır.

Şartları nelerdir?

İki şart birlikte aranır: kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olmak ve taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması.

Hangi belgeler sunulmalıdır?

HMK m. 336/2 uyarınca iddianın özeti, iddianın dayandırıldığı deliller ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olunmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeler sunulmalıdır.

İspat ölçüsü nedir?

Hukuk Genel Kuruluna göre talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu nedenle mali yetersizlik için tam ispat ölçüsü geçerlidir.

Adli yardım neleri kapsar?

HMK m. 335 uyarınca tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlanır.

Harçları da kapsar mı?

Evet. 2. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarihli kararında, kapsam sınırlandırılmamışsa adli yardımın karar ve ilam harçları da dâhil tüm giderlerden geçici muafiyet sağladığı ve yararlananın peşin harcı yatırmakla yükümlü olmadığı belirtilmiştir.

Ne zamana kadar devam eder?

HMK m. 335/3 uyarınca adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Nereye başvurulur?

Asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeye; icra ve iflas takiplerinde takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesine başvurulur. Kanun yollarında ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya başvurulur.

Mahkeme talep hakkında karar vermek zorunda mı?

Evet. Kararlarda, adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozma sebebi sayılmıştır.

Ret kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. HMK m. 337/2 uyarınca ret kararına tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vererek itiraz edilebilir; itiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

Reddedilirse yeniden talep edebilir miyim?

HMK m. 337/2’nin son cümlesi uyarınca, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.

Adli yardım kararı kaldırılabilir mi?

Evet. HMK m. 338 uyarınca kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuruyla yanlış bilgi verdiği ortaya çıkarsa ya da sonradan mali durumunun yeterince iyileştiği anlaşılırsa karar kaldırılır.

Davayı kaybedersem ne olur?

HMK m. 339 uyarınca ertelenen tüm giderler ve Devletçe ödenen avanslar haksız çıkan kişiden tahsil olunur. 21. Hukuk Dairesinin 30.03.2015 tarihli kararında, adli yardımdan yararlanan davacı aleyhine sonuçlanan davada karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ödeme kolaylığı var mı?

Evet. Adli yardımdan yararlanan haksız çıkarsa, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir. Ayrıca tahsilin mağduriyet doğuracağı anlaşılırsa tamamen veya kısmen muafiyete hükmedilebilir.

Yabancılar yararlanabilir mi?

HMK m. 334/3 uyarınca yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesi ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.

İlgili mevzuat
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334 – Adli yardımdan yararlanacak kişiler
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 335 – Adli yardımın kapsamı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 336 – Adli yardım talebi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 337 – Talebin incelenmesi ve itiraz
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 338 – Adli yardım kararının kaldırılması
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 339 – Ertelenen yargılama giderlerinin tahsili
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 340 – Atanan avukatın ücretinin ödenmesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 120 – Harç ve avans ödenmesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 331 – Davanın konusuz kalması ve giderler
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 27, 30-32 – Harçların ödenmesi
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176-181 – Adli yardım (baro adli yardımı)
  • 2709 sayılı Anayasa m. 36 – Hak arama hürriyeti

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: ücretsiz avukat ve adli yardım rehberi, vekâlet ücretinden kim sorumludur, ıslah harcı, dava şartları ve belirsiz alacak davası.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Hâkimin Kararı Yüzünden Devlete Tazminat Davası Açılır mı? Hukukî Sorumluluk (HMK m.46-49)

İçindekilerKanunî dayanakHangi sebep, hangi eşiği gerektirir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Hâkimin verdiği karardan dolayı…

03.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Koşullu Salıverilme

İçindekilerKoşullu Salıverilme: Ceza İnfazında Bir Umut ve Topluma Yeniden Uyum FırsatıKoşullu Salıverilme Şartları: Özgürlüğe Açılan KapıKoşullu Salıverilme Hesaplaması:…

23.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kiracının Ev Gösterme Zorunluluğu Varmı?

İçindekilerKiracının Ev Gösterme Zorunluluğu: Ev Sahibinin Hakları ve Kiracının SınırlarıKiraya Veren Eve İzinsiz Giremez! Kiracının Hakları ve Konut…

01.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kendi İsteğiyle İşten Ayrılan Tazminat Alabilir mi

İçindekilerKendi İsteğiyle İşten Ayrılan Tazminat Alabilir mi?Kendi İsteğiyle İşten Ayrılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?Kendi İsteğiyle İşten Ayrılan…

21.09.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Araç Hak Mahrumiyeti Nedir? Nasıl Kaldırılır?

İçindekilerAraç Hak Mahrumiyeti Nedir?Araç Hak Mahrumiyetine Neden Olabilecek DurumlarAraç Hak Mahrumiyeti Nasıl Kaldırılır?1. Borç Nedeniyle Konulan Hacizlerin Kaldırılması2.…

12.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Düğün Takıları ve Ziynet Eşyası

İçindekilerDüğün Takılarına Neler Dahildir? Ziynet Eşyası KavramıDüğün Takıları Nasıl Talep Edilir? Boşanma Davasında Ziynet Eşyası TalebiZiynet Eşyası Davası…

04.03.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara